Yerel Haberler
Sakarya
Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor 28 Mayıs 2026 Perşembe - 16:01:09 Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.
Sakarya itfaiyesinin eğitimli köpekleri operasyonlar için hazır kıta bekliyor
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:14 Sakarya itfaiyesinin eğitimli köpekleri operasyonlar için hazır kıta bekliyor İzmir ve Kahramanmaraş depremlerinde görev alan Sakarya itfaiyesinin K9 ekibi, gece gündüz süren tatbikatlarla kondisyon depoluyor. Malinois ve Labrador cinsi köpekler, zorlu parkurlarda canlı tespiti çalışıyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı K9 Arama Kurtarma Birimi, muhtemel afet ve kayıp vakalarına karşı özel eğitimli köpeklerle hazırlıklarını sürdürüyor. Grup Amiri Murat Akbaş ile eğitmenler İsrafil Yiğit ve Fatih Demir eşliğinde yürütülen çalışmalarda; Belçika Malinois cinsi 6 yaşındaki "Reina", 2,5 yaşındaki "Ateş" ve aynı cinsteki "Google" enkaz arama alanında uzmanlaşıyor. 3,5 yaşındaki Labrador cinsi köpek ise canlı iz ve koku takibi konularında eğitim alıyor. Gece ve gündüz sürdürülen antrenmanlarda köpeklerin enkazda canlı tespiti ve zorlu arazi şartlarında iz sürme yetenekleri geliştiriliyor. Sertifikasyon süreçleri devam eden K9 ekibi, daha önce birçok önemli operasyonda görev aldı. Ekip, 2019 yılında Düzce Akçakoca’daki sel felaketinde, 2020 İzmir depreminde ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde enkaz altında canlı tespiti çalışmalarına katılarak arama kurtarma faaliyetlerinde etkin rol oynadı. Ekipler, muhtemel afet durumunda hızlı aksiyon alabilmek amacıyla parkur eğitimlerini ve senaryo bazlı tatbikatlarını periyodik olarak sürdürüyor.
Sakarya’da "fıkra gibi olay: Kurtarmaya gelen de battı
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:17 Sakarya’da "fıkra gibi olay: Kurtarmaya gelen de battı Sakarya’nın Sapanca ilçesinde sürücüsünün yeni aldığı arazi aracı, deneme sürüşü sırasında çamura saplanınca bölgede eşine az rastlanır bir kurtarma operasyonu başladı. Yardıma giden 4, 14 ve 22 tonluk 3 kepçe de arazi aracıyla birlikte çamura saplanınca, araçları kurtarmak için dev iş makineleri seferber oldu. 6 gün süren çalışmanın ardından tüm araçlar kurtarıldı. Edinilen bilgiye göre, ilçedeki bir arazide yeni aldığı aracıyla deneme sürüşü yapan sürücü, aracın balçığa saplanması üzerine yardım çağırdı. Bölgeye sevk edilen 4 tonluk iş makinesi, kurtarma çalışması sırasında çamura gömüldü. Bunun üzerine bölgeye sırasıyla 14 ve 22 tonluk iki iş makinesi daha yönlendirildi. Zeminin yumuşak olması nedeniyle yardıma gelen iş makinelerinin de bataklığa saplanması üzerine bölgede kapsamlı çalışma başlatıldı. Kurtarma çalışması 6 gün sürdü Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri ve çevredeki hafriyat firmalarının desteğiyle bölgeye yüksek tonajlı ekskavatörler sevk edildi. Yaklaşık 6 gün süren ve 300 ila 490 tonluk dev iş makinelerinin kullanıldığı operasyon sonucunda, mahsur kalan arazi aracı ve 3 iş makinesi bulundukları yerden çıkarıldı. "6 gündür buradayız, çok uğraştık" Bölgede 6 gündür kurtarma çalışmasına katılan operatör Bayram Ali Çalışır, yaşanan süreci anlattı. Çalışır, "Cip sahibi aracını yeni almış, denemeye gelmiş ve batırmış. Peşine gelen operatör arkadaşımızı ’buralar sağlam’ diyerek yönlendirmişler, ilk kepçe öyle batmış. Ardından gelen 14 tonluk ve bizim büyük kepçemiz de ’şurası sağlamdır’ denilen yerlerde kuyuya denk gelerek battı. Yaklaşık 6 gündür buradayız. Çok uğraştık, belediyeler ve SASKİ çok yardımcı oldu. Hafriyatçı arkadaşlar yemek, çay getirerek destek oldu. Zor oldu ama hepsini çıkardık" dedi. "Küçük kepçenin sistemi yandı" Araçların son durumu hakkında da bilgi veren Çalışır, "Cip sağlam durumda ancak ilk batan 4 tonluk küçük kepçenin sistemi yandı, motoru su çekti. Diğer makineler bakımları yapıldıktan sonra çalışmaya devam eder. Burası belli bir alan, her katı bataklık. Bu alana girmemek daha iyi" diye konuştu.
Okuldan vazgeçti, ömrünü akrep ve yelkovana adadı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:11 Okuldan vazgeçti, ömrünü akrep ve yelkovana adadı Sakarya’da 75 yaşındaki Necip Can, ortaokul yıllarında hevesle başladığı saat tamirciliğini 61 yıldır ilk günkü titizlikle sürdürüyor. Yarım asrı aşkın süredir zamana ayar veren Can, yetiştirecek çırak bulamamaktan yakınıyor. Mesleğe 1963 yılında İstanbul’da adım atan Necip Can, Sakarya’ya yerleştikten sonra Adapazarı ilçesinin işlek noktalarından Çark Caddesi’ndeki dükkanında yarım asrı devirdi. Gelişen teknolojiye ve dijital saatlerin yaygınlaşmasına rağmen mesleğini titizlikle icra eden Can, mekanik saatlere hayat vererek zamana ayar veriyor. Mesleğe duyduğu ilginin okul hayatının önüne geçtiğini belirten Can, "61 yıl oldu. Bu iş zevk işi. Saatlere olan hevesim yüzünden ortaokul ikinci sınıfta okulu bıraktım. Bu mesleğe 1963 yılında İstanbul’da başladım. O dönemlerde pilli saatler yoktu, her şey mekanik üzerineydi. Eski cep saatlerine fotoğraf koydurmak isteyenler olurdu, kapaklarına fotoğraf işlerdik. Artık gençlerde bu tür ince işlere pek heves kalmadı" dedi. "Gerçekten hevesi olan gelsin, yetiştirelim" Sektörün en büyük sorununun çırak yetişmemesi olduğunu vurgulayan Can, işin zorluğu ve sabır gerektirmesi nedeniyle gençlerin mesleğe ilgi duymadığını ifade etti. Tecrübelerini yeni nesle aktarmak istediğini dile getiren Can, "Gençlerde heves yok. Saatçilik mesleği zor bir meslek, herkes yapamaz. Gerçekten hevesleri varsa tezgahımıza gelsinler yetiştirelim" diye konuştu. "Piyanistim" Saat ustalığının yanı sıra sanatçı bir kimliğe de sahip olan Necip Can, gençlik yıllarında profesyonel olarak müzikle ilgilendiğini anlattı. İnce işçilik gerektiren mesleğinin yanında piyanistlik de yaptığını belirten Can, "Yıllarca İstanbul Beyoğlu piyasasında piyanist şantör olarak programlar yaptım. Hobi olarak ara sıra piyano çalmayı sürdürüyorum" ifadelerini kullandı.
Okuldan vazgeçti, ömrünü akrep ve yelkovana adadı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:04 Okuldan vazgeçti, ömrünü akrep ve yelkovana adadı Sakarya’da 75 yaşındaki Necip Can, ortaokul yıllarında hevesle başladığı saat tamirciliğini 61 yıldır ilk günkü titizlikle sürdürüyor. Yarım asrı aşkın süredir zamana ayar veren Can, yetiştirecek çırak bulamamaktan yakınıyor. Mesleğe 1963 yılında İstanbul’da adım atan Necip Can, Sakarya’ya yerleştikten sonra Adapazarı ilçesinin işlek noktalarından Çark Caddesi’ndeki dükkanında yarım asrı devirdi. Gelişen teknolojiye ve dijital saatlerin yaygınlaşmasına rağmen mesleğini titizlikle icra eden Can, mekanik saatlere hayat vererek zamana ayar veriyor. Mesleğe duyduğu ilginin okul hayatının önüne geçtiğini belirten Can, "61 yıl oldu. Bu iş zevk işi. Saatlere olan hevesim yüzünden ortaokul ikinci sınıfta okulu bıraktım. Bu mesleğe 1963 yılında İstanbul’da başladım. O dönemlerde pilli saatler yoktu, her şey mekanik üzerineydi. Eski cep saatlerine fotoğraf koydurmak isteyenler olurdu, kapaklarına fotoğraf işlerdik. Artık gençlerde bu tür ince işlere pek heves kalmadı" dedi. "Gerçekten hevesi olan gelsin, yetiştirelim" Sektörün en büyük sorununun çırak yetişmemesi olduğunu vurgulayan Can, işin zorluğu ve sabır gerektirmesi nedeniyle gençlerin mesleğe ilgi duymadığını ifade etti. Tecrübelerini yeni nesle aktarmak istediğini dile getiren Can, "Gençlerde heves yok. Saatçilik mesleği zor bir meslek, herkes yapamaz. Gerçekten hevesleri varsa tezgahımıza gelsinler yetiştirelim" diye konuştu. "Piyanistim" Saat ustalığının yanı sıra sanatçı bir kimliğe de sahip olan Necip Can, gençlik yıllarında profesyonel olarak müzikle ilgilendiğini anlattı. İnce işçilik gerektiren mesleğinin yanında piyanistlik de yaptığını belirten Can, "Yıllarca İstanbul Beyoğlu piyasasında piyanist şantör olarak programlar yaptım. Hobi olarak ara sıra piyano çalmayı sürdürüyorum" ifadelerini kullandı. (ACK-HFV-