Yerel Haberler
Sakarya
02 Ocak 2026 Cuma - 12:41 Asırlık çarşıda tezgahlar sanal vitrine taşınıyor: Esnaf e-ticaretle yüzleşiyor Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 18 ve 19. yüzyıllara uzanan geçmişiyle kentin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı’da, geleneksel esnaflık anlayışı ile modern ticaret yöntemleri arasındaki rekabet dikkat çekiyor. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bazı esnaflar yüz yüze satıştan vazgeçmezken, bazıları ise tezgahını internete taşıyarak e-ticarete yöneliyor. Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan ve tarihi 18-19. yüzyıllara kadar uzanan Uzun Çarşı’da, nesilden nesle aktarılan dükkanlarda esnaflık yapan birçok isim, e-ticaretin kendilerini maddi anlamda etkilemediğini belirtirken, esnaf-müşteri samimiyetini öldürdüğüne inanıyor. İnternet satışını tercih eden aksesuar mağazası sahibi Hüseyin Oğuz Çelik ise gelirinin yarısının internet üzerinden yaptığı satışlardan geldiğini, çağa ayak uydurmayan esnafın ise yakında zamanda batma riski ile karşı karşıya kalacağını ifade etti. "İnternetten satıştan uzak duruyoruz" Uzun Çarşı’da babasının 45 yıllık gümüşçü dükkanında küçüklüğünden beri çalışan ve yakın zamanlarda devralan Sezer Akyıldız, uzun yıllardır aynı konumda esnaflık yapmanın kendilerine düzenli müşteriler kazandırdığını ve o müşteriler olmadan gelişen teknolojik ticaret sebebiyle zor günler yaşayabileceklerini belirtti. Akyıldız, "Babamdan devraldım. Esnaf şimdi kira ödüyor, sigorta ödüyor, eleman çalıştırıyor. Bir sürü giderimiz var, bunların haricinde iş yapmamız lazım ki bu giderleri karşılayabilelim. İş yapamayınca tabi ki zora düşüyoruz. İnsanlar bizi tanır, güven verdiğimizden dolayı bizi tercih ediyorlar. İnternetten satılan ürünlerde yüzde 29 gibi bir komisyon ödüyorsun belirli kurumlara. Bu sebepten internete çok yanaşmıyoruz, internetten satıştan uzak duruyoruz. 45 yıldır biz bu sektördeyiz, bizim düzenli ve oturmuş müşterimiz olmasa internet yüzünden dükkanı kapatır giderdik" dedi. "Genç nesil dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyor" Genç neslin artık çarşıda gezerek değil internet üzerinden veya alışveriş merkezlerinden ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade eden 40 yıllık ayakkabı dükkanı sahibi Sinen Pekçetin, "Aşağı yukarı 40 yıl gibi bir süredir esnaflık hayatım var. Eski müşteri yoğunluğumuz yok tabi ki. Bizden önceki kuşaklar rahmeti rahmana kavuştu artık. Genç nesilde buraları pek fazla tercih etmedikleri için dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyorlar. Burayı bilenler, daha önce buradan alışveriş yapanlar ve onların çocukları buraya geliyor. Bizim müşterilerimiz genelde görerek alan modeller. Görüp giyip, üzerine denedikten sonra ancak alıyorlar. Müşterilerle olan samimiyetimiz ve eski esnaf sıcaklığımızdan dolayı bizi tercih ediyorlar. Abi kardeş, abla kardeş ilişkisi gibi ilişkiler kuruyoruz müşterilerimizle" diye konuştu. "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var" Yıllardır Uzun Çarşı’dan alışveriş yaptığını belirten 80 yaşındaki Engin Bakır ise konuyla alakalı "Yüz yüze esnaftan alışveriş yapmayı seviyorum. Pazarlık yapmayı seviyorum. Alacağım malı görerek alırsam daha iyi oluyor. Sağlamlığını oradan anlıyorum. Hep peşin ve görerek almaya çalışıyorum" derken 47 yaşındaki Yusuf Ekşi ise, "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var. Bugün bize eski kafalı diyorlar, geri kafalı diyorlar. Evet kabul ediyoruz, eski kafalıyız. Bir şeyi dokunarak almayı severiz. Ne alacaksak alalım onu göreceğiz, dokunacağız, hissedeceğiz. Ondan sonra bedeli neyse ödeyerek alma taraftarıyız. İnternette yapmış olduğumuz alışverişler biraz sıkıntılı. Dolandırıcılık çok yüksek. Burada esnaf seni dolandırmaz. Gösteriyor, malı ortada. Bakıyorsun hoşuna gitti verirsin parasını alırsın. İnternet güvensiz geliyor bana. O yüzden internetten alışveriş yapmam. Esnafı tercih ederim. Onları kalkındırmalıyız çünkü onlarla geçim daha rahat" şeklinde konuştu. "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor" Babasının 25 sene önce açtığı aksesuar dükkanında, ilk başlarda okul çıkışlarında yardım ederek çalışmaya başlayan ve gelişen teknoloji çağına ayak uydurmak için mağazada ki ürünlerin internet üzerinden de satışını yapan Hüseyin Oğuz Çelik, "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor. Bizim sektörümüz açısından, özellikle kıyafet, giyim, aksesuar sektörlerinde internette olman gerekiyor ama bir gıda sektörü için belki olmayabilir. E-ticarete başlayalı yaklaşık bir sene olacak. Şu an gelir konusunda yarı yarıya gidiyor gibi bir durum var" ifadelerini kullandı. "Ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın" Esnaflığın kurallarından birinin çağa ayak uydurmak olduğunu belirten Çelik, "E-ticarete herkesin girmesi gerekiyor. Eskiden Sakarya nüfusu çok daha düşüktü, herkes markaydı. Tatlıcı denince bir kişi, kıyafet denince iki kişi biliniyordu. Artık nüfus 2 milyon oldu. Artık kimse kimseyi pek tanımıyor. Yerel markaların pek bir önemi kalmıyor. İlçeler arası alışverişe bile kimse pek gitmiyor. Esnaflığın zaten kuralı budur, çağa ayak uyduramazsan hala burada kösele benzeri eski şeyler satmaya devam edersen çağın gerisinde kalırsın. Bu kredi kartına, pos cihazına geçmemekte inat etmek gibi bir şey. Bu tarz teknolojilere ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın, nasıl battığını da anlamazsın" dedi.
SGM’de işaret dili kurslarına yoğun ilgi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:03 SGM’de işaret dili kurslarına yoğun ilgi Sakarya Büyükşehir Belediyesi, toplumda işitme engelli bireylerle iletişimi güçlendirmek ve farkındalığı artırmak amacıyla başlattığı Türk İşaret Dili Kursu büyük ilgi görüyor. Katılımcılara Türk işaret dili ile ikinci seviye işaret dili öğreticiliği ve tercümanlık eğitimi veriliyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, erişilebilir ve kapsayıcı bir toplumun inşası için çalışmalarını ara vermeden sürdürüyor. Bu çerçevede Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen işaret dili eğitimleri yoğun bir ilgiyle devam ediyor. İşitme engelli bireylerle sağlıklı iletişim kurabilmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla açılan kurslarda katılımcılara birinci seviye Türk işaret dili ile ikinci seviye işaret dili öğreticiliği ve tercümanlık eğitimi veriliyor. Programda, kursiyerlerin temel düzeyde işaret dili bilgisi edinmeleri, işitme engelli bireylerle sağlıklı iletişim kurabilmeleri ve toplumsal duyarlılık bilincini geliştirmeleri amaçlanıyor. Sosyal Gelişim Merkezi’nde (SGM) düzenlenen kurslarda katılımcılar işaret dilinin yapısını ve temel kurallarını öğrenerek günlük iletişim becerilerini geliştiriyor. Aynı zamanda empati duygusunu güçlendiren bu eğitimlerle, engelli bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımı hedefleniyor.
Alifuatpaşa’da 11 yıllık hasret bitti, yüzler gülüyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:02 Alifuatpaşa’da 11 yıllık hasret bitti, yüzler gülüyor Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Geyve Alifuatpaşa’da 11 yıl önce kapatılan hemzemin geçidi yeniden açarak hasreti bitirdi. Bölgede yaşayan vatandaşlar, bu hamleden dolayı büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek Başkan Alemdar ve ekibine teşekkür etti. İki yakayı birbirine bağlayan Büyükşehir, bölgede ticareti canlandırdı, ulaşım süresini kısalttı ve öncesinde üst geçitle yapılan geçişleri kolaylaştırdı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Bu çerçevede Geyve Alifuatpaşa’da, 11 yıl önce kapatılan hemzemin geçit yeniden açıldı ve mahallede hasret sona erdi. Bölge halkının büyük bir sevinçle karşıladığı geçit, mahallede yıllardır süregelen ulaşım sorununu ortadan kaldırdı, iki yakayı birleştirdi ve bölgedeki ticareti canlandırdı. Bölge halkı ise çalışmadan dolayı memnun. Başkan Alemdar ve ekibine teşekkür eden mahalleli, dünden bugüne yaşanan değişimi anlattı. "İşlerimiz açılacak ve bereketlenecek" Serhat Çelik, "Yaşlılar, çocuklar ve biz çok zorlanıyorduk. Üst geçit ve köprüyü artık hayatımızdan çıkardık. Artık herkes dükkanımızın önünden geçecek, işlerimiz açılacak ve bereketlenecek" dedi. Tuğba Turan, "11 yıldır mahallemizde durgunluk vardı. Bu anı özlemle bekliyorduk. Açılış işlerimize olumlu yönde katkı sağlayacak. Çok mutluyuz, teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Çok mutluyuz" Kadir Sanal, "Esnaf olduğumuz için geçidin açılması bizim için çok önemli. Artık mahalle dışından gelenler de geçidi kullanacak, bu da işlerimize katkı sağlayacak. Kapalıyken çok zorlanıyorduk, Yusuf Alemdar Başkanımıza teşekkür ediyoruz" dedi. Mahalleli Meriç Gün ise, "Önceki halini bildiğimiz için açılmasına çok sevindik. Eskiden daha bereketli işlerimiz oluyordu. Alifuatpaşa’nın belli bir potansiyeli var, dışarıdan gelenlerle birlikte yeniden hareketlenecek" şeklinde konuştu. "Geçit kapanınca ikiye ayrıldık" Hasan Selvan, "Geçit kapanınca işlerimiz durgunlaştı, gelen giden kalmadı. Şimdi esnafa büyük faydası olacak. Geçit bizi ikiye ayırınca milletçe nereden gideceğimizi şaşırdık" dedi. Bölgeden Mehmet Nuri Baş ise, "Emlak ofisimiz var, araçlar yeniden bu yolu kullanacak. Bu durum işlerimiz açısından oldukça yararlı olacak" ifadelerini kullandı. Akif Acar ise, "Çocuklarımız artık güvenli şekilde geçecek. Yaşlılar sağlık ocağına, pazara rahatça gidebilecek. Tüm mahalle halkı için büyük kolaylık olacak" dedi ve Muhammet Sait Gökçe, "Geçidin açılmasıyla okula gidip gelmem çok kolaylaşacak. Emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. "Kışın yol yürümekten kurtulacağız" Eşref Kara, "Yapandan da yaptırandan da Allah razı olsun. Ekmek almak için bile kilometrelerce yürüyorduk. Şimdi 5 dakikada karşıya geçebileceğiz" dedi. Tolgahan Dalay, "Geçidin açılmasıyla esnafımızın işleri canlanacak. Çocuklar kışın soğukta uzun yol yürümekten kurtulacak. Alifuatpaşa ikiye bölünmüştü, şimdi yeniden kavuştu" derken, Muzaffer Akçıl’da, "Geçidin açılması trafik akışını da olumlu etkileyecek. Eskiden tırlar dönüşlerde büyük sıkıntı yaşıyordu, artık sorun kalmadı. Mahallemize büyük hayır getirdi" dedi. Muhlise Akkılıç ise, "Yaşlıyız, sağlık ocağına gitmek bizim için çok zordu. Artık pazara da sağlık ocağına da rahatlıkla gidebileceğiz. Şimdi sağlıkla geçidimizi kullanma vakti" şeklinde konuştu. Alifuatpaşalıların üst geçit mecburiyeti sona erdi ve ulaşım güvenliği artırıldı.
Güvenli olmayan gıdadan her yıl 420 bin insan ölüyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:57 Güvenli olmayan gıdadan her yıl 420 bin insan ölüyor Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ev sahipliğinde başlayan Türkiye 15. Gıda Kongresi’nde gündem gıda güvenliği. Prof. Dr. Suzan Öztürk Yılmaz, güvenli olmayan gıdadan her yıl 420 bin insanın öldüğüne dikkat çekti. Gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve inovasyon temalarıyla öne çıkan Türkiye 15. Gıda Kongresi, Sakarya Üniversitesinde başladı. Üç gün sürecek kongrede gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, inovasyon, lezzet bilimi, mikrobiyoloji, gıda israfı, ambalaj teknolojileri ve bitkisel bazlı ürünler gibi temalar ele alınacak. Ayrıca Codex Alimentarius, postbiyotik uygulamaları, yapay zeka destekli üretim sistemleri, fonksiyonel gıdalar ve gıda israfının önlenmesi gibi güncel konularda davetli akademisyenler ve sektör temsilcileri sunum yapacak. Kongre, Devlet Konservatuvarı Müzik Araştırmaları Topluluğundan Triofon Müzik Grubu’nun dinletisiyle başladı. Açılış konuşmalarını Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suzan Öztürk Yılmaz, Gıda Teknolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Çakır ile Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Gıda ve Yem Kontrol Daire Başkanı Mehmet Menderes yaptı. "Gıda teknolojisi geleceği güvence altına alan stratejik bir alan" Sakarya Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suzan Öztürk Yılmaz, Türkiye 15. Gıda Kongresinin açılışında yaptığı konuşmada, gıda biliminin yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel gelişiminin en önemli belirleyicilerinden biri olduğunu vurguladı. Kongrenin sadece bir açılış etkinliği değil, aynı zamanda gıda biliminin geleceğini şekillendirecek fikirlerin, araştırmaların ve iş birliklerinin başlangıcı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yılmaz, gıdanın, insan yaşamının devamı için vazgeçilmez bir unsur olmasının yanı sıra doğa üzerindeki etkileriyle de stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşmasının öngörüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz, bu büyümenin gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliğine uyum ve kaynak verimliliği gibi alanlarda bilimsel çalışmaların artırılmasını zorunlu kıldığını dile getirdi. "Gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik geleceğin önceliği" Gıda üretiminde sürdürülebilir sistemlerin geliştirilmesi, kaynakların verimli kullanılması ve gıda israfının önlenmesinin önemine değinen Prof. Dr. Yılmaz, dünyada her yıl yaklaşık 600 milyon insanın güvenli olmayan gıdalar nedeniyle hastalandığını ve 420 bin kişinin bu nedenle hayatını kaybettiğini belirterek, gıda güvenliğinin yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Akademi, sanayi ve toplum iş birliklerinin, gıda alanındaki araştırmaları besleyeceğini ve yenilikçi çözümler için temel oluşturacağını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, üniversitelerin bilgi birikiminin sahaya aktarılmasının sektörün gelişimi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Konuşmasının sonunda öğrencilere de seslenen Yılmaz, bu tür bilimsel etkinliklerin genç araştırmacılar için önemli bir deneyim alanı sunduğunu ve edindikleri bilgi ile bağlantıların kariyerlerinde değerli bir basamak oluşturabileceğini belirtti. "60 üniversite ve 57 kuruluş kongrede buluştu" Gıda Teknolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Çakır, konuşmasına etkinliğin amacının yalnızca geçmiş kazanımları paylaşmakla sınırlı olmadığını belirterek başladı. Prof. Dr. Çakır, üniversite, gıda sanayisi ve özel sektör arasında iş birliğini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Derneğin 1978’den bu yana kongreler düzenlediğini ve köklü bir sivil toplum kuruluşu olduğunu hatırlatan Çakır, bu yıl 60 farklı üniversite ile 57 kamu ve özel sektör kuruluşunun destek verdiğini, yaklaşık 450 katılımcının kongrede yer aldığını belirtti. Başkan Çakır, yoğun geçecek iki buçuk günlük programın, bilimsel bilgi alışverişi açısından büyük bir fırsat sunduğunu dile getirdi. Sakarya Üniversitesinin organizasyondaki katkılarından övgüyle söz ederek Gıda Mühendisliği bölümünün gösterdiği performansın son derece başarılı olduğuna dikkati çeken Çakır, konuşmasına son verirken dernek ve sponsorların katkılarına teşekkürlerini iletti. Tarladan sofraya uzanan güvenli gıda zinciri Tarım ve Orman Bakanlığını temsilen konuşan Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mehmet Menderes, güvenilir gıdanın Türkiye’nin dünya ile rekabetinde belirleyici bir unsur olduğunu vurguladı. Menderes, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak "tarladan sofraya" uzanan gıda zincirinin her aşamasında denetim ve kontrol faaliyetlerini titizlikle sürdürdüklerini belirtti. Türkiye’nin gıda güvenilirliği alanında güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ifade eden Menderes, 2024 yılında 1 milyon 300 binden fazla denetim gerçekleştirdiklerini, 2025 yılı başından itibaren ise 950 bini aşkın denetimle bu çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini aktardı. Bu denetimler sonucunda 22 binden fazla uygunsuzluk tespit edildiğini dile getiren Menderes, yaklaşık 2 milyar lira tutarında idari para cezası uygulandığını ve 400’ün üzerinde işletme hakkında Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğunu ifade etti. Menderes ayrıca, vatandaşların denetim süreçlerine daha kolay erişebilmesi için karekod uygulaması geliştirdiklerini, gıdada taklit yapan firmaların artık anlık olarak bakanlığın internet sitesinde yayımlandığını söyledi. Konuşmasının sonunda Menderes, gıda güvenliğinin Türkiye’nin tarım ve gıda ürünlerindeki rekabet gücünün temel anahtarı olduğunu belirterek, üniversitelerle yürütülecek ortak çalışmaların bu alanda büyük önem taşıdığını vurguladı. Menderes sözlerini, kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Kongre Başkanı Prof. Dr. İbrahim Çakır ve tüm akademik kadroya teşekkür ederek tamamladı. Gıda Kongresi’nin açılış programı sponsor firmalara ve Prof. Dr. Kadir Halkman’a plaket takdimiyle sona erdi.
Vali Doğan, üniversite öğrencileri ile kariyer tecrübelerini paylaştı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:56 Vali Doğan, üniversite öğrencileri ile kariyer tecrübelerini paylaştı Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünün açılış dersinde öğrencilerle kariyer tecrübelerini paylaştı. Sakarya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünün açılış dersi, Sakarya Valisi Rahmi Doğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. ‘Kariyer ve Tecrübe Paylaşımı’ temasıyla düzenlenen program, Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda yapıldı. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Köksal Şahin açılış konuşmasında Sakarya Valisi Rahmi Doğan’ı üniversitede ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Öğrenciler için mesleki deneyimlerin paylaşıldığı etkinliklerin önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, programa katkı sunanlara teşekkür etti. Vali Doğan açılış dersinde öğrencilik yıllarından itibaren kamu yönetimi alanında edindiği tecrübeleri paylaştı. Salonun yoğun ilgiyle dolduğunu belirten Doğan, Rektör Prof. Dr. Hamza Al ile üniversite yıllarından arkadaş olduklarını ifade etti. 1980 sonrası Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal dönüşüm sürecine değinen Vali Doğan, Turgut Özal döneminin Türkiye’yi üretim ve ihracatla tanıştıran bir kırılma noktası olduğunu söyledi. Üniversiteye 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde başlayan Doğan, o dönemdeki eğitim imkanlarının kısıtlı olmasına rağmen kamu hizmeti idealini sürdürdüğünü dile getirdi. Kaymakamlık hayalini gerçekleştirme sürecini anlatan Doğan, 1994 yılında kaymakamlık sınavını kazanarak mesleğe adım attığını belirtti. Kaymakamlık mesleğinin kamu görevi açısından özel bir sorumluluk taşıdığını vurgulayan Doğan, eğitim süreçlerinden yurtdışı deneyimlerine kadar birçok aşamadan geçtiklerini ifade etti. İngiltere’de aldığı dil eğitiminin ve Avrupa deneyiminin vizyonunu genişlettiğini söyleyen Doğan, kaymakamlık refikinin çok önemli olduğunu, o süreçte hem idareyi hem insanı tanıma fırsatı bulduğunu aktardı. Kaymakamlığa 1997 yılında Tokat’ın Başçiftlik ilçesinde başladığını belirten Doğan, 28 Şubat sürecinin kamu yönetiminde önemli bir dönüm noktası olduğunu da söyledi. Valilik dönemine ilişkin de bilgiler veren Rahmi Doğan, görev süresinin önemli bir kısmını sınır bölgelerinde geçirdiğini, İdlib ve Afrin gibi güvenli bölgelerde de Bakanlar Kurulu kararıyla görev yaptığını belirtti. Türkiye’nin bugün savunma sanayii ve uluslararası konumuyla güçlü bir ülke haline geldiğini söyleyen Vali Rahmi Doğan, bu noktaya kolay gelinmediğini vurguladı. Bakanlık ve valilik tecrübeleri hakkında öğrencilere deneyimlerini aktaran Vali Doğan, 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişiminde devlet kurumlarında yaşanan yapılanmalara değinerek Fetullahçı Terör Örgütünün kamu içinde oluşturduğu tehditleri anlattı. Kars Valiliğini ‘ilk göz ağrısı’ olarak nitelendiren Doğan, kamu görevinde en büyük mutluluğun insanlara hizmet etmek olduğunu ifade etti. Vali Doğan konuşmasının sonunda öğrencilere başarının sağladığı hazzı hiçbir şeyde bulamayacaklarını ve emek vermenin çok kıymetli olduğunu hatırlattı. Program, soru-cevap bölümünün ardından plaket takdimiyle sona erdi.