Yerel Haberler
Sakarya
Sokak ortasındaki infazın şüphelilerin yakalanma anı kameraya yansıdı
06 Ekim 2025 Pazartesi - 12:01 Sokak ortasındaki infazın şüphelilerin yakalanma anı kameraya yansıdı Sakarya’nın Karasu ilçesinde Ömer Akbay’ın alışveriş dönüşü sokak ortasında uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin düzenlenen operasyonda, 12 şüphelinin yakalanma anları polis kamerasına yansıdı. 30 Ağustos 2025’te Karasu Kabakoz Mahallesi’nde meydana gelen olayda, park halindeki araçta pusu kuran 3 kişi, elinde poşetlerle yürüyen Ömer Akbay’a (35) tabancayla defalarca ateş etti. Ağır yaralanan Akbay hastanede hayatını kaybederken, seken kurşunlardan biri yanında bulunan M.Ö.K. isimli çocuğa isabet etti. Saldırganlar geldikleri araca binerek olay yerinden kaçtı. Olayın ardından sosyal medyada açılan bir hesapta, saldırıyla bağlantılı olduğu öne sürülen bir kişi tarafından silah görüntüleriyle birlikte "Daha bunlar başlangıç" ifadeleri paylaşıldı. Akbay’ın isminin de geçtiği tehdit içerikli mesajlarda, "Bu işin sağında solunda kim varsa hepsi hakkını alacaktır" denildi. Kısa sürede olayı İstanbul’da yaşanan bir husumete bağlayan polis ekipleri, şüphelilerin kullandığı 41 AZM 739 plakalı otomobili ertesi gün Karasu Limandere mevkiinde terk edilmiş halde buldu. 3 ilde 17 adrese eş zamanlı operasyon Ülke gündeminde geniş yer alan olayın ardından Karasu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince geniş çaplı çalışma başlatıldı. 1 ay boyunca süren çalışmalar neticesinde 30 Eylül 2025 tarihinde İstanbul, İzmir ve Sakarya’da toplam 17 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Toplam 12 şüphelinin yakalandığı operasyonlarda 3 adet tabanca, 2 adet tüfek, 1 adet AK-47 şarjörü, 32 adet fişek ve sahte plaka için kullanılan araç plaka basma makinesi ele geçirildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca saniye saniye kaydedildi.
Binler, Filistin için tek ses oldu: Sakarya’dan dünyaya "Gazze’ye özgürlük" mesajı verdiler
05 Ekim 2025 Pazar - 17:31 Binler, Filistin için tek ses oldu: Sakarya’dan dünyaya "Gazze’ye özgürlük" mesajı verdiler İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımı ve bölgede yaşanan insanlık dramını protesto etmek için Sakarya’da binlerce kişi tek ses olarak dünyaya "Gazze’ye özgürlük" mesajı verdi. İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımı ve bölgede yaşanan insanlık dramını protesto etmek için Sakarya’da da yürüyüş düzenlendi. "Özgürlüğe yürüyüş" sloganıyla Sakarya Millet Bahçesi önünde toplanan binlerce vatandaş, kol kola yürüyerek zulme karşı tek ses olarak "Gazze’ye özgürlük" mesajı verdi, İsrail kınandı. Millet Bahçesi’nden tekbirlerle yola çıkan vatandaşlar, "Katil İsrail Filistin’den defol" ve "Gazze’ye selam direnişe devam" şeklinde sloganlar attı. "Zulmün olduğu yerde tarafsız kalınmaz", "Filistin’i savunmak Türkiye’yi savunmaktır", "Bir şey yap", "Taraf değilim Gazze’nin ta kendisiyim" yazılı döviz ve pankartlar taşıyan grup, Çark Caddesi’nden geçerek Adapazarı Kültür Merkezi’ne (AKM) ve 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na kadar yürüdü. Filistin bayrakları ve Türk bayraklarıyla zulmün başrolü olan İsrail’e karşı sloganlar atan kalabalık yürüyüşün sonunda Filistin için dualar etti. Binlerce vatandaşın adeta insan seli oluşturduğu yürüyüş havadan da görüntülendi. "Türk bayrağını çıkardığımda bütün millet o bayrağın altında toplandı" Sumud Filosu’na katılarak Gazze’ye yardım ulaştıranlardan biri olan İsmail Tiryaki, "Tunus’ta çeşitli engellemelerle, oyunlarla karşılaştık ama oradaki kardeşlerimiz hiçbir şeyden yılmadılar. Ellerinden geleni yapıp Allah’ın izniyle çıktılar ve Gazze’ye umut oldular. O kahramanlar ki bu yüzyılın en büyük kahramanları Allah onlardan razı olsun. Bana buraya çıkmadan önce bana bir konuşma metni yazıp yazmadığımı sordular. Benim bir şey yazmama gerek mi var destan yazıyor 24 aydır Gazze, herkes buna şahit. Lütfen Gazze’yi unutmayalım, unutturmayalım. Bir Sakaryalı olarak beni o Sumud’a sokan Allah’a şükürler olsun. Cumhurbaşkanımız, bugün bütün İslam aleminin lideri ben orada Türk bayrağını çıkardığımda bütün millet o bayrağın altında toplandı, fotoğraf çektirmek için yarıştılar. Cumhurbaşkanımız Gazze konusunda hedef alınan biri. Ben Mısır’da cezaevinde Süveyş Kanalı’nı yüzüp geçtiğimde, beni firavunun askerleri aldıklarında beni oradan çıkaran Cumhurbaşkanımızdı, Hakan Fidan’dı" dedi. "Siyonizmin Batı’nın emellerine ulaşmak için insanlığı yok etmesine asla fırsat vermeyeceğiz" Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise, "Yüzyılın en büyük soykırımını gerçekleştiren, tüm Batı’nın yanında olduğu İsrail zalimlerine karşı bugüne kadar dualarıyla, destekleriyle ve her türlü protestosuyla zalime karşı ’dur’ diyen mazlumun yanında olan hemşehrilerim, hepinizden Allah razı olsun. Biz, dünü unutmadık, bugünün mücadelesini dün veren büyüklerimiz, bu topraklarda nasıl yaşadığımızı, Anadolu’da nasıl var olduğumuzu, bizim Orta Doğu’da, Balkanlar’da yüzyıl önce yaşadığımızı son yıllarda özellikle Müslüman kardeşlerimize, baskıya bugün Gazze’deki bebeklerin katledilmesine, anne ve babaların silahsız ve savunmasız insanların yok edilmesine rıza göstermeyiz. Biz, dünyadaki hukuksuzluğun, adaletsizliğin sadece güçlünün yanında olmasına hep tepki koyduk, kabul etmedik, bugün de kabul etmiyoruz. Siyonizmin Batı’nın emellerine ulaşmak için insanlığı yok etmesine asla fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu.
’Diş ağrısı geçti’ diye sevinmeyin, belki de geç kaldınız
05 Ekim 2025 Pazar - 15:05 ’Diş ağrısı geçti’ diye sevinmeyin, belki de geç kaldınız Sakarya’da akademik çalışmalarıyla da tanınan Diş Hekimi Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, kanal tedavisine geç kalmanın dişi kaybetmeye yol açtığını ifade etti. Sakarya’da akademik çalışmalarıyla da tanınan Diş Hekimi Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada kanal tedavisinin diş sağlığı açısından ne kadar kritik olduğunu vurgulamıştı. Bu açıklama sonrası pek çok kişi uzun süredir erteledikleri şikâyetleri dile getirdi. Bazı vakalarda geç kalındığını ifade eden Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, "Dişin iç dokusu ölmüş, enfeksiyon çene kemiğine yayılmış, hatta bazı hastalarda yan dişlere bile zarar vermişti. Bu durumda kanal tedavisi artık yeterli olmuyor; dişi çekmek ve yerine implant uygulamak zorunlu hale geliyor" dedi. "Basit bir tedaviyle dişin ömrü yıllarca uzatılabilirdi" "Oysa erken başvurulsa, basit bir tedaviyle dişin ömrü yıllarca uzatılabilirdi" ifadelerini kullanan Oruçoğlu, "Bu tablo bir kez daha gösteriyor ki, geç kalınan her gün, sadece dişi değil sağlığınızı da riske atabilir. Kanal tedavisi, dişin içindeki enfekte olmuş veya iltihaplanan dokuların temizlenerek dişin fonksiyonel olarak ağızda kalmasını sağlayan bir işlemdir. Ancak bu işlem, sadece diş zamanında hekime gösterildiğinde başarılı olabilir. Geç kalındığında ise ne yazık ki tek çözüm: dişin çekilmesi ve implant uygulaması oluyor" diye konuştu. "Ağrının geçmesi, dişin iyileştiği anlamına gelmiyor" Kanal tedavisi ile kurtarılabilecek bir dişin, ihmal sebebiyle çekilmesinin hem hasta için maddi külfet doğurduğuna, hem de daha fazla zaman, işlem ve iyileşme süreci gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, "Diş ağrısı genellikle sinirin iltihaplanmasıyla başlar. Ancak ağrı, bir süre sonra kendiliğinden geçtiyse bu, çoğu zaman sinirin artık öldüğü ve enfeksiyonun derinlere yayıldığı anlamına gelir. Ağrının geçmesiyle birlikte hasta rahatladığını zannediyor. Oysa enfeksiyon çene kemiğine yayılıyor olabilir. Bu da hem genel sağlığı hem de komşu dişleri riske atar" şeklinde konuştu. Geç kalan hastalarda bu riskler oluşuyor Geç kalan hastalarda oluşan riskleri hatırlatan Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, "Kök ucunda kist/apseler oluşması çene kemiğine yayılabilir. Dişin çürükten dolayı restore edilemez hale gelmesi ile kanal tedavisi yapılamaz. Kökte veya kuron kısmında büyük madde kaybı ile diş kırılır, çekim zorunlu olur. Oysa erken teşhisle basit bir kanal tedavisi yeterli olabilirdi. Kanal tedavisi zamanında yapılırsa, hasta diş çekiminden kurtulur, doğal diş yapısı korunur, implant gibi ileri tedavilere gerek kalmaz. Tedavi süresi ve maliyeti azalır. Ön bölgede kaybedilen bir diş, estetik görünüm ve özgüven açısından büyük bir problem oluşturuyor. İmplant gibi çözümler bulunsa da hiçbir şey doğal dişin yerini tutmaz. Dişi çekmek kolay, kurtarmak emek ister. Ama inanın, en kıymetlisi kendi dişinizdir. Ne kadar ileri teknoloji olursa olsun, bir implant bile doğal dişin yerini birebir tutamaz." dedi.