Yerel Haberler
Sakarya
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:55 Bir ailenin kararı üç hayata umut oldu Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH)’te yoğun bakımda tedavi görmekte olan bir hastaya beyin ölümü tanısı konulmasının ardından, ailesinin kararıyla bir karaciğer ve iki böbrek nakil bekleyen 3 hastaya bağışlandı. Zamana karşı yarışın yaşandığı süreçte, SEAH Organ Nakli ekiplerinin koordineli ve özverili çalışmalarıyla aynı gece içerisinde iki kadaverik böbrek nakli başarıyla gerçekleştirildi. Bağışlanan karaciğer ise uygun alıcıya nakledilmek üzere İstanbul’a gönderildi. Operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Böbrek Nakli Merkezi Başkanı Doç. Dr. Necattin Fırat, Sakarya’da faaliyet gösteren böbrek nakli merkezinin bugüne kadar birçok başarılı nakle imza attığını vurguladı. Doç. Dr. Fırat, organ bağışının hastanede gerçekleşmesi sebebiyle böbreklerin öncelikli olarak Sakaryalı hastalara nakledildiğini, karaciğerin ise İstanbul’da organ bekleyen bir hastaya umut olmak üzere gönderildiğini belirtti. Nakil sürecinin sağlıklı şekilde yürütülmesi için nakil koordinatörleriyle birlikte yoğun bakım, ameliyathane, anestezi ve cerrahi ekiplerinin iki gün boyunca büyük bir özveriyle çalıştığını ifade eden Doç. Dr. Fırat, operasyonların başarıyla neticelenmesinin en büyük mutlulukları olduğunu dile getirdi. Organ Nakli Merkezi Genel Müdürü Prof. Dr. Hamad Dheir ise Türkiye’de organ bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti. Dheir, beyin ölümü tanısı konulan bireylerden organ bağışı oranlarının batılı ülkelere kıyasla düşük seviyede olduğunu belirterek, organ bekleyen binlerce hasta bulunduğunu ve tüm vatandaşları organ bağışına destek olmaya davet etti.
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:53 Hastanede eski eşini vuran sanığa 22 yıl hapis cezası Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 5 ay önce boşanma aşamasındaki eşini çalıştığı hastanenin koridorlarında kovaladıktan sonra silahla vurarak ağır yaralayan sanığa 22 yıl hapis cezası verildi. Geçen yıl 21 Ağustos’ta Yenikent Devlet Hastanesi’nde çalışan Yarennaz G. (29), konuşmaya gelen boşanma aşamasındaki E.S. (32) tarafından hastanenin ecza deposunun ilaç ve malzeme bölümünde silahla vurulup ağır yaralanmıştı. Şüpheli koca tutuklanırken olaya ilişkin başlatılan soruşturmada E.S.’nin, tutukluluğu sırasında boşanma işlemi gerçekleşti. ‘Boşandığı eşini öldürmeye teşebbüs’ ve ‘uzuvlara zarar vermek" suçlarından 21 yıla kadar hapis istemiyle şüpheli hakkında Sakarya 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Boşanma aşamasındaki eşine yaşattığı dehşet anları kamerada Şüphelinin silahıyla hastane koridorlarında boşanma aşamasındaki eşine yaşattığı dehşet anlarının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Yaklaşık 5 ay önce meydana gelen olayın güvenlik kamerası görüntülerinde, Yarennaz G.’nin hastane koridorlarında şüpheliden kaçması, şüphelinin Yarennaz G.’yi yakaladığı esnada silahla ateş etmesi, bölgedeki güvenlik görevlerinin kaçması ve şüphelinin silahının tutukluluk yapması sonrasında güvenlik görevlerinin şüpheliyi etkisiz hale getirmesi yer almıştı. "Dayanamadım, öfkeme yenildim" Davanın karar duruşmasında müşteki Yarennaz G. duruşmaya katılmazken sanık ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Söz hakkı verilen sanık E.S., "İddia makamının beyanını kabul etmiyorum. Kendisi benden korkuyor ya da çekiniyor olsaydı sürekli başka erkeklerle görüşmezdi. Beni sürekli tahrik etmezdi. Beni sürekli topluma karşı saygısızlaştırdı. Kendisi hiçbir zaman korkmamıştır. Evliliğimiz boyunca kendisine kötü söz dahi söylemedim. Her üstünü örttüğüm saygısızlık bir öncekini arattı. Kendisi sürekli beni arıyordu. Olayın olduğu gün giderken kendisiyle konuşmaya gittim. ‘Sen adam olsaydın ben başkasına gitmezdim’ dedi. Benim imkanım varken kendisine hiçbir şekilde zarar vermedim. Bende artık dayanamadım, öfkeme yenildim. Pişmanım, bu durumun olmaması için çok uğraştım. Beraatımı talep ediyorum" dedi. Sanığa 22 yıl hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti sanık hakkında, ‘boşandığı eşini öldürmeye teşebbüs’, ‘uzuvlara zarar vermek’ suçlarından toplam 22 yıl hapis, ‘ruhsatsız silah bulundurmak’ suçundan 10 bin lira para cezası verdi.
Alkollü sürücünün kırmızı ışıkta dehşet saçtığı kaza kamerada
22 Eylül 2025 Pazartesi - 20:54 Alkollü sürücünün kırmızı ışıkta dehşet saçtığı kaza kamerada Sakarya’nın Kocaali ilçesi D010 karayolunda bir otomobilin kırmızı ışıkta bekleyen iki araca ve tarım aracına çarptığı kazanın görüntüleri ortaya çıktı. Alkollü sürücünün sebep olduğu kazadan bir motosikletli ise kıl payı kurtuldu. Kaza, saat 16.05 sıralarında Kocaali-Karasu D010 karayolu üzerinde Yalı Mahallesi Büyük Melen Camii kavşağında meydana geldi. Karasu istikametine ilerlemekte olan Murat Kepez kontrolündeki 54 ABC 876 plakalı Fiat marka hafif ticari araç, sürücülerinin ismi öğrenilemeyen 81 DK 161 plakalı Toyota marka otomobil ve tarım aracı olarak tabir edilen bir ’patpat’ kırmızı ışıkta durdu. Bu esnada alkollü olduğu öğrenilen kadın sürücü E.K. idaresindeki 34 TB 8560 plakalı Audi marka otomobil önce refüje, daha sonrasında da kırmızı ışıkta bekleyen üç araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle patpat sürücüsü Y.K., eşi H.K. ve iki çocuğu yola savrulurken, alkollü kadın sürücü ile yanındaki yolcu da yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. İlk müdahaleleri yapılan 6 yaralı, Kocaali ve Karasu Devlet Hastaneleri’ne kaldırıldı. Kaza anı kamerada: Patpattan yola böyle savruldular Alkollü sürücünün sebep olduğu kaza anı ise anbean güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde refüje çarparak kontrolden çıkan otomobilin kırmızı ışıkta bekleyen araçlara çarptığı ve patpat üzerindekilerin yola savrulduğu anlar yer aldı. Ayrıca görüntülerde, kaza esnasında hafif ticari aracın yanında duran bir motosikletlinin de faciadan kıl payı kurtulduğu anlar da yer aldı. "Lütfen alkollü araba sürmeyin, günahsız insanların canı yanıyor" Kazayı yara almadan atlatan 54 ABC 876 plakalı hafif ticari aracın sürücüsü Murat Kepez, alkollü araç kullanımına tepki göstererek, "İnsanlar alkol alıp kesinlikle trafiğe çıkmasınlar. Çünkü burada suçu, günahı olmayan birçok insan yaralanıyor, ölebiliyor. Lütfen alkollü araba sürmeyin, günahsız çok insanın canı yanıyor" dedi.
Duble yolda feci kaza: Yaralılar yola savruldu, bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi
22 Eylül 2025 Pazartesi - 17:25 Duble yolda feci kaza: Yaralılar yola savruldu, bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi Sakarya’nın Kocaali ilçesi D010 kara yolunda kırmızı ışıkta bekleyen iki araç ve tarım aracı olarak tabir edilen ’patpata’ otomobil çarptı. Ortalığın adeta savaş alanına döndüğü kazada yaralılar yola savruldu. 6 kişinin yaralandığı kaza bölgesine çok sayıda ekip sevk edildi. Kaza, Kocaali-Karasu D010 kara yolu üzerinde Yalı Mahallesi Büyük Melen Cami kavşağında meydana geldi. Karasu istikametinde ilerlemekte olan Murat Kepez kontrolündeki 54 ABC 876 plakalı Fiat marka hafif ticari araç, sürücülerinin ismi öğrenilemeyen 81 DK 161 plakalı Toyota marka otomobil ve tarım aracı olarak tabir edilen bir ’patpat’ kırmızı ışıkta durdu. Bu esnada arkalarından gelen E.K. idaresindeki 34 TB 8560 plakalı Audi marka otomobil ise önce refüje daha sonrasında da kırmızı ışıkta bekleyen iki araç ile birlikte Y.K. kontrolündeki patpata çarptı. Çarpışmanın etkisiyle ortalık adeta savaş alanına döndü. Patpat üzerinde sürücü Y.K. ile eşi H.K. ve iki çocuğu yola savruldu, 34 TB 8560 plakalı Audi marka otomobilde bulunan sürücü E.K. ve yanında yolcu olarak bulunan bir kişi de yaralandı. Yaralıların yardımına koşan çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Adrese ulaşan sağlık ekiplerince yapılan müdahalelerin ardından 6 yaralı, Kocaali ve Karasu İlçe Devlet Hastaneleri’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. "Belki de şu anda hayatta olmayacaktım" Kazaya karışan 54 ABC 876 plakalı hafif ticari araç sürücüsü Murat Kepez, "Işıkta durduk biz bekliyorduk, önümde Toyota sağ tarafımda ise patpat vardı. O esnada Audi bize arkadan çarptı. Patpattakiler yola savruldular. Audi’nin içerisindekilerde yaralandı. Benim önümde duran otomobil değil bir kamyon olmuş olsa beni direkt kamyonun altına sokacaktı ve belki de şu anda hayatta olmayacaktım" dedi. Konu ile alakalı inceleme başlatıldı.
Cumhurbaşkanı’ndan plaket almıştı, bu yıl ilin ‘Ahisi’ seçildi
22 Eylül 2025 Pazartesi - 16:11 Cumhurbaşkanı’ndan plaket almıştı, bu yıl ilin ‘Ahisi’ seçildi Sakarya’da yarım asrı aşkın süredir el yapımı ot süpürge üreten 70 yaşındaki Salim Öztürk, ahilik geleneğini yaşatan örnek esnaf olarak ödüllendirildi. Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan "Türkiye Yüzyılı’nın Emektarları Programı" çerçevesinde plaket alan Öztürk, ticaret ve toplumsal yaşamda yaşanan en büyük sıkıntının güven eksikliği olduğuna değinerek, ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ Hadis-i Şerifiyle ahiliğin temelini hatırlattı. Sakarya’da ‘Ahilik Haftası’ dolayısıyla Çark Caddesi’nde mehteran eşliğinde yürüyüş ile başlayan program, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ndeki (SESOB) programda ise "Şed Kuşatma" töreni yapıldı. Kentte el yapımı ot süpürge üreten ve ahilik düsturuyla sayısız çırak yetiştiren 70 yaşındaki Salim Öztürk, ahilik geleneğini yaşatan örnek esnaf olarak ödüllendirildi. "Ahiliğin temeli: Çalışma, empati ve adalet" Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan "Türkiye Yüzyılı’nın Emektarları Programı" çerçevesinde plaket alan Salim Öztürk, Ahilik kültürünün gelecek kuşaklara aktarılmanın önemine vurgu yaparak, "Bu ödül bizim için son derece önemli. Ahiliğin yaşatılması için; günümüze ve gelecek kuşaklara da aktarılması için bu etkinlikler son derece önemli. Ahilik deyince ben şunu anlıyorum. Çalışma, karşı tarafa empati yapma, kendine layık görmediğini başkalarına layık görmeme olarak anlıyorum. Ve aynı zamanda da üretilen hiçbir ürünün pazarlanmadığını emeğin de yerde kalmayacağına inanan bir yapıdayım. 53 yıllık esnaflık hayatımda, karşı tarafa güven vermenin son derece önemli olduğunu gördüm. Günümüzde en büyük sorunun, güven sorunu olduğunu ticarette, esnaflıkta, komşulukta bütün dünyada bu güven bunalımının aşılabilmesi için Peygamber Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) hadis-i şeriflerinde ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ buyurmuş olduğu şekilde bir yaşam ve iş-ticaret hayatının olması gerektiğine inanıyorum" dedi. "Mesleğimizin geriye gidişini engelledik" Mesleğin geleceğine umutla baktığını ve geleneksel üretimin dünya genelinde hala değer gördüğünü ifade eden Öztürk, "Bizim mesleğimiz, kaybolmaya yüz tutmuş bir meslek olarak algılanıyordu. Ama her nerede olursa olsun üretilen bir ürünün satılmamasının mümkün olmadığına inananlardanım. Bizim kaybolmaya yüz tutmuş mesleğimizin de birkaç dokunuşla geriye gidişini engelledik. İnşallah ileri doğru da mesafe kat edeceğimize ben yürekten inanıyorum. Her mesleğin kendine göre bir sorunları vardır. Bu sorunları aşmak için birlikte çalışacağız inşallah. Ve mesleğimizi tekrar eski altın çağlarına eriştirir diye düşünüyorum. ‘Teknolojiye yenildi, yok olmaya yüz tuttu’ deniyor ama sokaklara bir bakıldığı zaman bizim ürettiğimizin süpürgelerle bahçelerin süpürüldüğünü, belediyelerin yolları, sağı solu süpürdüğünü, bunun hala bütün dünyada kabul gördüğünü görüyoruz" diye konuştu. "Geleceğimizi, geçmişle birleştiriyoruz" Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar da, "Asırlardır Türk milletini ayakta tutan ve geleceğe taşıyan ahlakın, erdemliğin, üretkenliğin sembolü olan ve günümüze kadar bu milletin en erdemli yasası olarak bilinen ahilik haftası 22-28 Eylül tarihlerinde kutlanmaktadır. Biz bu törenlerde sadece bir esnaflık haftasını değil aslında geleceğimizi, geçmişimizle birleştiriyoruz. Bugün bu toplumun bu hale gelmesinde kurulduğu günden devletleşmeye başladığı günden bugüne kadar esnaf ahlakını yönetmeyi, paylaşmayı, sosyal dengeyi kuran bir milletin gelecekte nasıl bir güce sahip olduğunu toplumun bütün kesimlerinde bir bütünlük arz ettiğini anlatmaya çalışıyoruz. Biz biliyoruz ki Ahi Evran kültürü, Ahilik Haftası üretimin kapasitesine, boyutuna göre değil, üretenin ahlakına göre ölçülür. Biz bu anlayışı korumak zorundayız. Büyümemizi sosyolojik olarak kaybettiğimiz an işimizi bitiririz. Büyümek zorundayız ama erdemli büyümeyi, paylaşmayı, ahlakı, ahi kültürünü mutlaka sürdürmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Ahlaki değerler, üretim kadar kıymetli" Sakarya Valisi Rahmi Doğan ise güvenilirliğin esnafın en önemli özelliği olduğuna dikkat çekerek, "Geçmişten günümüze kadar gelen bu ahlaki değerlerin üretim kadar kıymetli olduğu göz önünde. Bizim 700 yıllık geleneğimizde üretim var, yerli ve milli üretim var. Ürettiğini pazarlama, satma var ama bugün geldiğimiz hem güncel ticarette hem geçmişte konuştuğumuz kuşkusuz bir esnafın ne kadar güvenilir olduğu bir malın ne kadar standartlara uygun halde üretildiği ve pazarlandığıdır. Bu bizim en önemli unsurumuz. Biz esnaf dediğimizde bir defa benim aklıma ilk etapta güvenilir olmak geliyor. Esnaf lokantası deriz ya oraya gittiğinizde yediğiniz, içtiğiniz çorba güvenilir anlamı çıkar. Çünkü esnafın topluma vermiş olduğu bu güven önemli. Dolayısıyla ahlaki değerlerimizi üretmiş olduğumuz bu mallarla, ürünlerle, pazarlamayla eş değer hale getirdiğimizde milletin başarılı olmama şansı yok" şeklinde konuştu. İlin ahisi, kalfası ve çırağına plaket ve sertifika takdimi sonrası pilav ikramı ile program sona erdi.
Sakarya’da sokak hayvanları için örnek çalışma
22 Eylül 2025 Pazartesi - 16:08 Sakarya’da sokak hayvanları için örnek çalışma Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin sokak hayvanları için Türkiye’de örnek olacak Doğal Yaşam Kampüsü Projesi için geri sayım başladı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, sahipsiz ve başıboş sokak hayvanlarına kaliteli ve güvenli bir yaşam alanı oluşturmak amacıyla Türkiye’de örnek bir projeyi hayata geçiriyor. 87 dönüm alan üzerine kurulan Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Kampüsü Projesi için çalışmalar Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın öncülüğünde büyük bir hız kazanmıştı. Ekim ayının ilk haftası itibarıyla faaliyete geçecek projeyi Sakarya Valisi Rahmi Doğan ile Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar birlikte ziyaret etti. Ziyarette ayrıca SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, Genel Sekreter Yardımcısı Aslan Yılmaz ve ilgili daire başkanları yer aldı. Kampüsün tüm detaylarını tek tek inceleyen Vali Doğan, görev aldığı şehirlerde birçok barınak gördüğünü ancak böylesi detaylı, fonksiyonel bir tesisle ilk kez karşılaştığını vurgulayarak, "Ortaya çıkan bu eser, Büyükşehir Belediyemizin vizyonunu ve hayvan dostu yaklaşımını açıkça ortaya koyuyor. Sokak hayvanlarıyla ilgili Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yürüttüğümüz çalışmada en kısa sürede başarıya ulaşacağımıza inanıyoruz" dedi. "Büyükşehir’imizin hayvan dostu yaklaşımını simgeliyor" Vali Doğan, "10 yıllık görevim boyunca pek çok barınak gördüm ancak böylesine rastlamadım. 87 dönümlük alanda Türkiye’nin en modern ve fonksiyonel tesislerinden biri inşa edildi. Çok yakında hizmete açılacak merkezde doğal yaşam alanı da bulunacak. Ortaya çıkan bu eser, Büyükşehir Belediyemizin vizyonunu ve hayvan dostu yaklaşımını açıkça ortaya koyuyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sakaryalı hemşerilerimizin de bu tesisi mutlaka görmelerini tavsiye ediyorum" diye konuştu. "Açılış sonrası tüm vatandaşlarımızı tesise bekliyoruz" Sokak hayvanlarıyla ilgili yürütülen çalışmaya değinen Doğan, "Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla sokak hayvanlarının toplanması konusunda yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Sokaktan toplanan hayvanlarımızın ne kadar sağlıklı, güvenli ve modern bir ortamda yaşadıklarını yerinde incelemeleri vatandaşlarımız için de büyük bir farkındalık oluşturacaktır. Açılışın ardından tüm vatandaşlarımızı tesisi görmeye davet ediyorum" şeklinde konuştu. "Sokak hayvanları için örnek bir çalışma gerçekleştiriyoruz" Başkan Alemdar da kendileri için sokaktaki her canın kıymetinin çok büyük olduğuna dikkat çekerek, 87 dönüm arazi üzerinde örnek bir çalışma ortaya koyduklarını ifade etti. Alemdar, "Şehrimizde sokak hayvanları için örnek bir çalışmayı hayata geçiriyoruz. Doğal yaşam alanımız içerisinde kurduğumuz bu tesis, tamamı yerden ısıtmalı kafeslerden oluşan modern bir sahiplendirme merkezi olacak. Burada her ayrıntıyı planladık. Sahiplendirme kafeslerini 6 metrekare olarak düzenledik. Engelli hayvanlarımız için özel olarak 8 metrekarelik alanlar ayırdık. Kedilerimiz için ise 50 metrekare büyüklüğünde, 4 adet oyun evi inşa ediyoruz. Hayvanlarımızın doğal ortamlarında, sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için parsellerin içerisinde otomatik suluklarla içme suyu ihtiyaçlarını karşılayacağız. Ahşap padoklarda güvenli şekilde barınabilecekler. Bu tesisle birlikte onlara sadece barınma değil, aynı zamanda bir yuva ve sahiplendirme imkanı sunmuş olacağız. Sakarya olarak örnek bir projeye daha imza atıyoruz" ifadelerini kullandı. Proje nasıl olacak? Kampüsün faaliyete geçmesiyle birlikte sokaklarda başıboş ve sahipsiz hayvanlar doğal yaşam alanına alınacak. Proje çerçevesinde 14 bin 500 metrekarelik alanda padoklar, sahiplendirme bölümleri, Pati Kafe, Pati Shop, köpek parkı, özel yaşam alanları, açık hava amfi sahnesi, çocuk oyun alanları ve hayvan temalı bir kütüphane yer alacak.
SAÜ Rektörü Hamza Al: "Geleceğin dünyasını şekillendirecek bireyleri yetiştirmeye devam edeceğiz"
22 Eylül 2025 Pazartesi - 16:02 SAÜ Rektörü Hamza Al: "Geleceğin dünyasını şekillendirecek bireyleri yetiştirmeye devam edeceğiz" Sakarya Üniversitesi, 2025-2026 akademik yılına yarım asrı aşan birikiminin sağladığı vizyonla başlıyor. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) yeni eğitim öğretim yılına merhaba diyor. Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, 2025-2026 akademik yılına başlangıç için yaptığı konuşmada, üniversitenin köklü geçmişinden aldığı güçle geleceğin dünyasını şekillendirecek bireyler yetiştirmeye devam edeceğini vurguladı. Yeni dönemin büyük bir heyecan ve gurur kaynağı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Al, "Sakarya Üniversitesi olarak, yarım asrı aşan köklü geçmişimizden aldığımız güçle, geleceğin dünyasını şekillendirecek bireyleri yetiştirmeye devam ediyoruz" dedi. Sakarya Üniversitesinin köklü eğitim geleneğini her geçen gün daha ileriye taşıdığını belirten Rektör Al, "Üniversitemiz, eğitim-öğretimdeki güçlü geleneğini, bilimsel üretime verdiği katkılarla ve toplumsal sorumluluk bilinciyle her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır" diye konuştu. Prof. Dr. Al, iç ve dış kaynaklı projeler, artan patentler, yükselen indeksli yayınlar, teknokent ekosistemi ve sanayi-üniversite iş birlikleri sayesinde Sakarya Üniversitesinin "üreten üniversite" vizyonunu kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Rektör Al, bu noktada iş ve eğitimi ayrılmaz bir bütün olarak gördüklerine dikkat çekerek, "Öğrencilerimizin sahada deneyim kazanmaları, teoriyi pratiğe dönüştürmeleri ve mezun olduklarında iş hayatına hazır bireyler olmalarını önemsiyoruz" şeklinde konuştu. Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, üniversitenin uluslararasılaşma vizyonuna dikkat çekerek, 100’ü aşkın ülkeden yaklaşık 6 bin öğrenci ve 30’a yakın farklı ülkelerden öğretim üyesiyle dünya üniversitesi olma yolunda hızla ilerlediklerini söyledi. "Küresel iş birliklerimiz, Erasmus ve Orhun programlarımız, uluslararası projelerimiz bu hedefimizin en önemli göstergeleridir" diyen Rektör Al, üniversitenin aynı zamanda toplumsal olaylara da duyarlılıkla yaklaştığını vurguladı. Bu bağlamda iki yıla yakın bir süredir Gazze’de çoğunluğunu bebeklerin, kadınların, hasta ve yaşlıların oluşturduğu sivil halka yönelik saldırılara karşı duyarlılığın derslerde ve kampüs yaşamında sürdürülmesinin önemine işaret etti. Prof. Dr. Hamza Al, Sakarya Üniversitesinin bir yandan da şehrin kalkınmasına katkı sunduğunu dile getirerek, "Sakarya’nın bir üniversitesi olarak, yerel aktörler ve paydaş kurum ve kuruluşlarla birlikte üretim gücüne katkı sağlıyor, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerimizle şehrimize zenginlik katıyoruz" ifadelerini kullandı. Üniversitenin vizyonunu kısa vadede Türkiye’nin ilk 20, orta vadede ilk 10 üniversitesi arasına yükselmek, uzun vadede ise ulusal ve uluslararası ölçekte saygın bir konumda yer almak şeklinde özetleyen Prof. Dr. Al, bu sürecin en büyük gücünü ise akademik ve idari kadro, öğrenciler, mezunlar ve şehrin desteği olarak gösterdi. Ailelere de seslenen Rektör Al, "Sevgili velilerimiz, emanet ettiğiniz kıymetli evlatlarınızın akademik, sosyal ve kişisel gelişimlerini en iyi şekilde desteklemek için var gücümüzle çalışıyoruz. Öğrencilerimizin güvenli, huzurlu ve nitelikli bir eğitim ortamında olduğunu bilmenizi isterim" dedi. Prof. Dr. Hamza Al, konuşmasını 2025-2026 akademik yılının üniversite camiasına, şehre ve ülkeye hayırlı olması dileğiyle tamamladı.
SUBÜ’den 7 isim en etkili bilim insanları listesinde
22 Eylül 2025 Pazartesi - 15:56 SUBÜ’den 7 isim en etkili bilim insanları listesinde Stanford Üniversitesi ve Elsevier Yayınevi tarafından hazırlanan ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi’nde SUBÜ’den 7 akademisyen yer aldı. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) akademisyenleri, Stanford Üniversitesi ve Elsevier Yayınevi’nin dünyanın önde gelen atıf indekslerinden Scopus’un verilerinden yararlanarak hazırladığı ve yüzde 2’lik dilimde bulunan akademisyenleri dâhil ettiği ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’ listelemesinde yer aldı. Elsevier BV’de yayınlanan ve akademisyenlerin kariyerlerinin ilk anından itibaren yaptıkları yayınlar bağlamında hazırlanan ‘Kariyer Boyu Etki’ listesine SUBÜ Teknoloji Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Fehim Fındık ve Prof. Dr. Hüseyin Ünal, Teknoloji Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden ise Prof. Dr. Raşit Köker ve Prof. Dr. İhsan Pehlivan girdi. Akademisyenlerin 2024 yılında yaptıkları yayınlar bağlamında hazırlanan ‘Yıllık Etki’ listesinde ise ‘Kariyer Boyu Etki’ listesinde de bulunan Prof. Dr. Fehim Fındık’ın yanı sıra Teknoloji Fakültesi Mühendislik Temel Bilimleri Kimya Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Keziban Atacan ve Prof. Dr. Emre Güzel ile Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Zeynep Garip yer aldı. Araştırma sonuçları, 22 ana bilim dalı ve 174 alt bilim dalında çalışmalarını yürüten araştırmacılar arasında ilk yüzde 2’lik dilimde yer alanları dikkate alıyor.
Kazımpaşa’nın ana arteri Büyükşehirle yepyeni bir yüze kavuşuyor
22 Eylül 2025 Pazartesi - 15:55 Kazımpaşa’nın ana arteri Büyükşehirle yepyeni bir yüze kavuşuyor Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Serdivan Kazımpaşa Mahalle’sindeki önemli arterlerinden biri olan 18 Nisan Caddesi’ni 2 bin 500 ton asfaltla buluşturarak yepyeni bir yüze kavuşturuyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi şehir genelinde sürdürdüğü sıcak yol yapım ve yenileme çalışmalarında vites artırdı. Şehre yeni güzergâhlar kazandıran Büyükşehir Belediyesi, aynı zamanda altyapısı yenilenen caddelerin üst yapısını modern bir görünüme kavuşturuyor. Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı (YOLBAK) ekipleri son olarak Serdivan Kazımpaşa Mahallesi’ne kırsal mahallelere ulaşımı sağlayan ve bölge ulaşımı için kritik bir öneme sahi olan 18 Nisan Caddesi’nde sıcak asfalt çalışmalarına başladı. 1 kilometre uzunluğundaki caddede hummalı bir mesai harcayan YOLBAK ekipleri hem Kazımpaşa hem de civarda bulunan birçok mahalleye ulaşımı sağlayan güzergâhta asfalt serimine başladı. 2 bin 500 ton sıcak asfaltla buluşarak yepyeni bir yüze kavuşacak olan cadde tarım, hayvancılık ve sosyal faaliyetler için güvenli ve konforlu bir ulaşım noktası olacak. Çalışmaların kısa sürede tamamlanması bekleniyor. Konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Şehrimizin her noktasında sürdürdüğümüz sıcak asfalt çalışmalarına bir yeni güzergâh daha ekliyoruz. Serdivan Kazımpaşa Mahallesinin önemli bir geçiş güzergâhı olan 18 Nisan Caddesi’nin 1 kilometrelik kısmında toplamda 2 bin 500 ton sıcak asfalt kullanarak yenileyeceğiz" denildi.
Tüp bebekte yeni dönem: Embriyolar artık anbean takip ediliyor
22 Eylül 2025 Pazartesi - 13:56 Tüp bebekte yeni dönem: Embriyolar artık anbean takip ediliyor Tüp bebek uygulamalarında kullanılan yeni teknolojiler hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Bülent Duran, son yıllarda geliştirilen mikroskoplar ve kültür sistemleri sayesinde embriyoların gelişiminin artık çok daha ayrıntılı bir şekilde takip edilebildiğini belirtti. Özel Adatıp Hastanesi Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi’nden Prof. Dr. Duran, tüp bebek (IVF) tedavilerinde hem çiftlere hem de hekimlere büyük kolaylıklar sağlayan teknolojik gelişmelerin, tedavi sürecinin başarısını artırdığını vurguladı. Tüp bebek uygulamalarında en kritik aşamanın, yumurta ve spermin laboratuvar ortamında güvenli bir şekilde döllenmesi olduğunu ifade eden Duran, "IVF tedavisinde en önemli unsurlardan biri, döllenme sürecinin kontrollü ve güvenli şekilde gerçekleşmesidir. Artık embriyoların gelişimi, ileri mikroskoplar ve kültür sistemleri sayesinde detaylı bir biçimde izlenebiliyor" dedi. Her çiftin durumunun farklı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Duran, teknolojik yeniliklerin bu alana katkısı hakkında da bilgi verdi: "Her çiftin durumu kendine özgüdür. Bu nedenle tedavi planı kişiye özel olmalı ve tüm aşamalar, alanında uzman ekipler tarafından titizlikle yürütülmelidir. Günümüzde embriyoların laboratuvar ortamında izlenmesi ve genetik değerlendirmelerin yapılabilmesi mümkündür. Bu sayede hem çiftler daha bilinçli kararlar alabiliyor hem de doktorlar süreci daha kontrollü bir şekilde yönetebiliyor. Mikroenjeksiyon, gelişmiş embriyo kültür sistemleri ve izleme teknolojileri, tedavinin güvenli ve planlı ilerlemesine önemli katkılar sağlıyor." Son olarak Prof. Dr. Duran, tüp bebek tedavisi öncesinde ve tedavi süresince çiftlerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmelerinin, sürecin etkin yönetimi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.