Yerel Haberler
Samsun
06 Ocak 2026 Salı - 17:01 Vatandaştan kamulaştırma bedeline itiraz Samsun’un Atakum ilçesinde yapımı süren Batı Çevre Yolu çalışmaları kapsamında kamulaştırılan tarım arazisiyle ilgili vatandaş mahkemeye başvurdu. Kamulaştırma bedelini yetersiz bulan arazi sahibi, tarlasının gerçek değerinin ödenmesini ya da mahalle sınırları içinde alternatif bir tarla verilmesini talep ediyor. Bilirkişi raporunda, dava konusu parselin emsal taşınmazlarla karşılaştırılması sonucu tarlanın arsa birim metrekare değeri dönüm başına 1 milyon 473 bin TL olarak belirlendi. Tapu kayıtlarına göre taşınmazın hisseleri Serdar Ar ve ailesine ait olurken, acele kamulaştırma kapsamında yatırılan bedelin hisselere göre 1 milyon 900 bin TL ve 2 milyon 570 bin TL olarak paylaştırıldığı öğrenildi. Kamulaştırma bedelinin tarlasının gerçek değerini yansıtmadığını savunan Serdar Ar, alternatif bir tarla talebinde bulundu. Ar, "Burası benim dededen kalma tapulu yerim. Atakum’a 5 kilometre bile uzaklıkta değil. Mahkeme süreci devam ederken ekipler gelip tarladaki ekimi kazdı. Devlet hesabıma para yatırdı ama ‘acele kamulaştırma’ denilerek tarlama girildi. Yol yapılmasına karşı değilim ancak bu şekilde olmaz. Bana mahalle sınırları içinde başka bir tarla versinler, yol kenarı olmasına gerek yok. Parasını da istemiyorum; önemli olan emeğimizin karşılığı" dedi. Yol güzergâhını engellemek gibi bir niyetinin olmadığını ifade eden Ar, "Ben özellikle yolun güzergâhından tarla almadım. Karşı taraftaki tarlam tamamen kamulaştırıldı. Burayı bilerek ektik. Ancak ekipler izinsiz şekilde gelip tarlayı kazdı" diye konuştu. Avukatıyla birlikte hukuki süreci sürdürdüklerini belirten Ar, yatırılan bedelin yalnızca acele kamulaştırma bedeli olduğunu vurgulayarak, "Şu an yol kenarındaki araziler 3 milyon TL’nin altında satılmıyor. 1,4 milyon gibi bir rakama çocuğumun rızkını kimseye yedirmem" ifadelerini kullandı.
Vatandaştan kamulaştırma bedeline itiraz
06 Ocak 2026 Salı - 17:01 Vatandaştan kamulaştırma bedeline itiraz Samsun’un Atakum ilçesinde yapımı süren Batı Çevre Yolu çalışmaları kapsamında kamulaştırılan tarım arazisiyle ilgili vatandaş mahkemeye başvurdu. Kamulaştırma bedelini yetersiz bulan arazi sahibi, tarlasının gerçek değerinin ödenmesini ya da mahalle sınırları içinde alternatif bir tarla verilmesini talep ediyor. Bilirkişi raporunda, dava konusu parselin emsal taşınmazlarla karşılaştırılması sonucu tarlanın arsa birim metrekare değeri dönüm başına 1 milyon 473 bin TL olarak belirlendi. Tapu kayıtlarına göre taşınmazın hisseleri Serdar Ar ve ailesine ait olurken, acele kamulaştırma kapsamında yatırılan bedelin hisselere göre 1 milyon 900 bin TL ve 2 milyon 570 bin TL olarak paylaştırıldığı öğrenildi. Kamulaştırma bedelinin tarlasının gerçek değerini yansıtmadığını savunan Serdar Ar, alternatif bir tarla talebinde bulundu. Ar, "Burası benim dededen kalma tapulu yerim. Atakum’a 5 kilometre bile uzaklıkta değil. Mahkeme süreci devam ederken ekipler gelip tarladaki ekimi kazdı. Devlet hesabıma para yatırdı ama ‘acele kamulaştırma’ denilerek tarlama girildi. Yol yapılmasına karşı değilim ancak bu şekilde olmaz. Bana mahalle sınırları içinde başka bir tarla versinler, yol kenarı olmasına gerek yok. Parasını da istemiyorum; önemli olan emeğimizin karşılığı" dedi. Yol güzergâhını engellemek gibi bir niyetinin olmadığını ifade eden Ar, "Ben özellikle yolun güzergâhından tarla almadım. Karşı taraftaki tarlam tamamen kamulaştırıldı. Burayı bilerek ektik. Ancak ekipler izinsiz şekilde gelip tarlayı kazdı" diye konuştu. Avukatıyla birlikte hukuki süreci sürdürdüklerini belirten Ar, yatırılan bedelin yalnızca acele kamulaştırma bedeli olduğunu vurgulayarak, "Şu an yol kenarındaki araziler 3 milyon TL’nin altında satılmıyor. 1,4 milyon gibi bir rakama çocuğumun rızkını kimseye yedirmem" ifadelerini kullandı.
Kasık fıtıklarında erken tanı hayati önem taşıyor
06 Ocak 2026 Salı - 16:21 Kasık fıtıklarında erken tanı hayati önem taşıyor Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Levent A. Kazak, kasık bölgesinde oluşan şişlik ve ağrının hafife alınmaması gerektiğini belirterek, "Erken tanı, kasık fıtığında ciddi risklerin önüne geçer" dedi. Kasık fıtıklarının toplumda sık görülen ancak ihmal edildiğinde hayati sonuçlara yol açabilen bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Levent A. Kazak, hastalığın karın içi organların kasık bölgesindeki zayıf noktalardan dışarı doğru çıkmasıyla oluştuğunu söyledi. Kazak, erkeklerde kadınlara oranla yaklaşık 10 kat daha fazla görülen kasık fıtığının, erkeklerde yaşam boyu görülme riskinin yüzde 25 civarında olduğunu ifade etti. Kasık fıtığının en belirgin belirtilerinin kasık bölgesinde şişlik, ağrı ve rahatsızlık hissi olduğunu belirten Kazak, bazı vakalarda şişliğin hentbol topu büyüklüğüne kadar ulaşabildiğini kaydetti. Hastalığın tedavi edilmemesi halinde ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini dile getiren Kazak, "Bağırsak ve yağ dokusunun sıkışarak çürümesi yani nekroza gitmesi, kan zehirlenmesine kadar varabilen ağır tablolara neden olabilir. Ayrıca fıtığın uzun süre testis torbasında kalması testis fonksiyonlarını bozabilir, genç hastalarda kısırlık riskini artırabilir" diye konuştu. Kasık bölgesinde şişlik ve ağrı hisseden hastaların vakit kaybetmeden bir genel cerrahi uzmanına başvurması gerektiğinin altını çizen Opr. Dr. Levent A. Kazak, erken teşhis ve uygun tedaviyle kasık fıtıklarının büyük ölçüde sorunsuz şekilde tedavi edilebildiğini sözlerine ekledi.
Uzmanı uyardı: "Kayakta basit yaralanmalar büyük sakatlıklara yol açabilir"
06 Ocak 2026 Salı - 15:20 Uzmanı uyardı: "Kayakta basit yaralanmalar büyük sakatlıklara yol açabilir" Kış mevsiminin gelmesi ve kayak sezonunun başlamasıyla birçok kırık, bağ yaralanmaları ve sakatlanma vakalarıyla karşılaştıklarını söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Metehan Saraçoğlu, "Kayak sporunda basit yaralanmalar büyük sakatlıklara sebep olabiliyor, bu yüzden mutlaka gerekli tedbirler alınmalı. Omurga yaralanmalarına mahal verilmemeli" dedi. Liv Hospital Samsun Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Metehan Saraçoğlu, kış mevsimiyle başlayan kayak sezonu sakatlanmaları hakkında uyarılarda bulundu. Kış mevsiminin gelmesi ve kayak sezonunun başlamasıyla birçok kırık, bağ yaralanmaları ve sakatlanma vakalarıyla karşılaştıklarını söyleyen Opr. Dr. Saraçoğlu, "Basit yaralanmalar büyük sakatlıklara sebep olabiliyor, bu yüzden mutlaka gerekli tedbirler alınmalı, omurga yaralanmalarına mahal verilmemeli. Diz sakatlanmaları, bilek sakatlıkları, bağ kopmaları yaşandığı için gerekli tedbirler alınmalı, kayakta dikkatli olunmalı. Kayma esnasında düşme yaşandığında ağırlık dizlere biniyor ve bu yüzden sakatlanma riski artıyor. El-bilek yaralanmaları, diz-ayak bileği sakatlıkları, kaburga kırıkları ve omurga zedelenmeleri tehlikeli boyutlara gelebiliyor" diye konuştu. "Kayak öncesi ısınma yapılmalı" Kayak yapmadan önce mutlaka ısınma hareketleri yapılması gerektiğine değinen Op. Dr. Saraçoğlu, "Kayak öncesi mutlaka eğitim alınmalı, bilenler için ekipman doğru olmalı, kişiye uygun seçilmeli ve botlar düzgün şekilde sıkı bağlanmalı. Bileklikler kullanılmalı. Kayak öncesi mutlaka ısınma hareketleri yapılmalı vücut ve kaslar kayağa hazırlanmalı" diye konuştu. "Kayak sakatlanmalarında fizik tedavi tercih edilebilir" Herhangi bir sakatlanma veya düşme yaşandığında mutlaka sağlık merkezine başvurulması gerektiğini vurgulayan Opr. Dr. Saraçoğlu, "Önemsenmeyen küçük bir düşme, büyük sakatlığa dönüşebilir. Hekime başvurularak yaralanmanın ne durumda olduğu takip edilmeli. Yaralanmanın ağır ve ağrılı olduğu durumda doğru teşhis konularak hızlıca doğru tedavi uygulanmalı. Kırılma ve bağ kopma durumlarında genç ve hareketli bireylerde cerrahi tedavi uygulanabilirken, aktivite seviyesi düşük kişilerde ise fizik tedavi uygulanabiliyor. Tamamen kişiye ve sakatlığına bağlı bir durum tedavi süreci. Yine cerrahi işlem sonrası hastanın mutlaka fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecini başlatıyoruz. Hızlı iyileşme için etkili bir tedavi planlaması yaparak hastanın kısa sürede günlük rutinine adapte olmasını sağlıyoruz" şeklinde konuştu.
Ödüllü Canik Sıfır Atık Köyü’nde 29 bin 372 çocuk ve gence eğitim
06 Ocak 2026 Salı - 15:02 Ödüllü Canik Sıfır Atık Köyü’nde 29 bin 372 çocuk ve gence eğitim Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Ödüllü Canik Sıfır Atık Köyü’nde 29 bin 372 çocuk ve genci sıfır atık, enerji verimliliği, doğa ve çevre konularında uygulamalı eğitimlerle buluşturduklarını söyledi. Ödüllü Canik Sıfır Atık Köyü’nde çocukları ve gençleri sıfır atık, enerji verimliliği, geri dönüşüm, doğal tarım ve kompost gübre üretimi konularında uygulamalı eğitimlerle buluşturduklarını dile getiren Başkan İbrahim Sandıkçı, 2021 yılında kapılarını açan Ödüllü Canik Sıfır Atık Köyü’nde bugüne değin 29 bin 372 çocuk ve gence eğitim verdiklerini söyledi. Ödüllü Canik Sıfır Atık Köyü projesiyle ve sıfır atığa yönelik ilçede gayretle sürdürdükleri çalışmalar neticesinde Türkiye’deki sıfır atık çalışmalarını himaye eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’dan ödül aldıklarını hatırlatan Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde sıfır atık kültürüne hâkim nesiller yetiştiriyoruz" dedi. 29 bin 372 çocuk ve gence eğitim Ödüllü Canik Sıfır Atık Köyü’nde çocukları ve gençleri uygulamalı eğitimlerle buluşturduklarını, ayrıca sıfır atık ve küresel iklim değişikliğine karşı alınması gereken önlemler ile ilgili farkındalık etkinlikleri gerçekleştirdiklerini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "Ödüllü Canik Sıfır Atık Köyümüzde çocuklarımıza ve gençlerimize sıfır atık bilinci kazandırıyoruz. Uygulamalı eğitimlerimizle onların doğa ve çevre konularında farkındalık sahibi rol model bireyler olmalarını sağlıyoruz. Açık ve kapalı derslik alanları yer alan Ödüllü Canik Sıfır Atık Köyümüzde, ayrıca geri dönüştürülebilir atıklardan oluşturduğumuz oyun grupları, kompost alanı ile sıfır atık üniteleri de bulunuyor. Ödüllü Canik Sıfır Atık Köyümüzde 29 bin 372 çocuk ve gencimizi sıfır atık, enerji verimliliği ve doğal tarım başta olmak üzere doğa, çevre, geri dönüşüm ve sıfır atık konularında uygulamalı eğitimlerle buluşturduk. Her yaştan vatandaşımızı ağırladığımız farkındalık etkinlikleriyle sıfır atık kültürünün daha yaygın bir hale gelmesine katkılar sunduk" şeklinde konuştu. Öğrenciler yarışıyor, farkındalık oluşuyor İlçedeki okullarda sıfır atık temalı ödüllü yarışmalar da gerçekleştirdiklerine değinen Başkan Sandıkçı, "İlçemizdeki okullarda gerçekleştirdiğimiz sıfır atık temalı yarışmalar, öğrencilerimizin yüksek ilgisiyle devam ediyor. Bu yarışmalarımız, çocuklarımızın ve gençlerimizin sürdürülebilir gelecek anlayışını kazanmalarında önemli bir rol üstleniyor. Sıfır atık, geri dönüşüm ve sürdürülebilir gelecek konularında farkındalık oluşturan çalışmaları hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Canik’imizde sıfır atık kültürü kazanan, doğaya ve çevreye saygılı nesilleri yetiştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
OMÜ’de görme engelliler için yapay zekâ destekli asistan devrede
06 Ocak 2026 Salı - 13:50 OMÜ’de görme engelliler için yapay zekâ destekli asistan devrede Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), görme engelli bireylerin kampüs binalarında kimseye ihtiyaç duymadan güvenli ve bağımsız şekilde hareket edebilmesini sağlayan "Yapay Zekâ Görme Engelli Asistanı" projesini hayata geçirdi. OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen tanıtım programıyla kamuoyuna duyurulan sistem, görme engelli kullanıcıları yalnızca gidecekleri noktaya yönlendirmekle kalmıyor; merdiven, eşik ve riskli alanlar gibi bölümleri de sesli ve yazılı uyarılarla bildiriyor. OMÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. İsmail İşeri koordinatörlüğünde geliştirilen projenin testleri, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Çarşamba Ticaret Borsası Meslek Yüksekokulu ve Terme Meslek Yüksekokulu’nda başarıyla tamamlandı. İkinci aşamaya geçen sistemde kullanıcılar, bina girişlerinde veya bina içlerinde yer alan QR kodları cep telefonlarıyla okutarak konumlarını tanımlıyor. Gitmek istedikleri noktayı sesli olarak belirten öğrenciler, yapay zekâ destekli rehberlik sayesinde adım adım ve güvenli biçimde hedeflerine ulaştırılıyor. "Engelsiz Üniversite" yolunda yapay zekâ hamlesi OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak "Engelsiz Üniversite" hedefiyle; engelli öğrencilerin ve personelin eğitim-öğretim süreçleri yanında bilimsel ve kültürel faaliyetlerden etkili biçimde yararlanabilmeleri için de çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Aydın, "18 birimimizde turuncu bayrağımız var. 9 birimimiz aday durumdadır. Önemli bir gelişme oldu. Üniversitemiz sosyokültürel erişilebilirlik anlamında mavi bayrak aldı. Çok sayıda engelli birimimizin iş birliği ile yaptığı çok sayıda çalışma var. Onlardan bir tanesi de ’Yapay Zekâ Destekli Yön Bulma Asistanı.’ Bu asistan sayesinde karekod okutarak binalarımız içerisinde erişilebilirlik sağlıyoruz. Dijital çağda yapay zekâyı engelliler için kullanmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "Okuttukları anda sistem, onların hangi noktada olduğunu anlıyor" OMÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. İsmail İşeri ise, "Projenin 6 aylık bir süreci var. Projenin üniversitede kullanılabilirliğiyle ilgili fikir birliğine vardıktan sonra, benim koordinatörlüğümde Bilgi İşlem Daire Başkanlığı olarak süreci başlattık. Üç okulumuzda pilot uygulama başlattık. Şu anda ikisi meslek yüksekokulu, biri fakülte olmak üzere üç okulda kullanıyoruz. Engelli kardeşlerimizden olumlu geri dönüşler aldık. Binanın girişine veya kritik noktalara karekod yerleştiriyoruz. Okuttukları anda sistem, onların hangi noktada olduğunu anlıyor. Engelli kardeşimiz ’ben kantine gitmek istiyorum’ dediğinde, sistem onu bulunduğu noktadan kantine güvenli bir şekilde götürüyor" diye konuştu. Programda, Engelli Öğrenci Birimi Akademik Koordinatörü Doç. Dr. Meryem Vural Batık ile projeye katkı sunan görme engelli öğrenciler de deneyimlerini paylaştı.