Yerel Haberler
Samsun
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:58 Su uzmanı profesör: "Su krizi büyüyor, kadınlar su alanında değişime öncülük etmeli" Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su krizini çözmek için, kadınların seslerinin, liderliğinin ve yetkilerinin tam olarak tanındığı, dönüştürücü ve hak temelli bir yaklaşıma ihtiyacımız vardır" dedi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. "Su ve cinsiyet teması öne çıkıyor" Kadınlar su alanında değişime öncülük etmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Demir," Suyun aktığı yerde medeniyet vardır, adalet vardır, eşitlik vardır, güzellik vardır. Küresel iklim değişimi ve buna bağlı olarak etkisini her geçen gün artıran su krizi herkesi etkilemektedir. Bu etki, ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye veya canlı türlerine göre farklılık göstermektedir. Bu etkiye dikkat çekmek için Birleşmiş Milletlerin 1993 yılında 22 Mart’ı Su Günü ilan etmesi ve her yıl dünyada farklı etkinliklerle kutlanması yaygınlaşmış, her yıl farklı temalar ile kutlanır hale gelmiştir. Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılı için ortaya konan Su Günü teması ‘Su ve Cinsiyet’tir. Toplum içerisinde sudan en çok etkilenenler kadınlar ve çocuklardır. Ne yazık ki suyu yöneten sistemler çoğu zaman kadınları ve kız çocuklarını karar alma süreçlerinin, liderliğin, fonlamanın ve temsilin dışında bırakmakta, bu durum su krizini bir kadın krizi haline dönüştürmektedir. Su yönetimiyle ilgili her düzeyde kadınların eşit şekilde temsil edilmesi, her boru hattının ve politikanın tasarımında yer almalarının sağlanması 2026 Su Yılı’nın temel temasını oluşturacaktır. Kadınlar mühendis, çiftçi, bilim insanı, temizlik işçisi ve toplum lideri olarak su alanında değişime öncülük etmelidir" diye konuştu. "Kuraklık riski kapıda" Suyu yönetmede toplumun görevine değinen Prof. Dr. Yusuf Demir, "İklim değişikliğinin oluşturduğu yaşam döngüsü, suyla ilgili afetlere, finansman açıklarından sosyal normlara ve yönetimsel boşluklara kadar artan riskleri ortaya çıkarmakta, bu sürecin yönetilebilmesi için herkesin üzerine düşen görevi tam olarak yerine getirmesi gerekmektedir. Kısaca toplumların görevi suyu ortak bir kaynak olarak yönetmek ve gelecek için dirençli bir yaşam döngüsü oluşturabilmektir. Bu, güvenli suya, sanitasyona ve hijyene erişimi herkes için teşvik etmede, kadınları ve çocukları geride bırakan normlara ve davranışlara karşı duyarlı ve koruyucu olmaya hazırlamakla mümkündür. Ancak o zaman güvenli su hizmetleri herkesin ihtiyaçlarını karşılayabilir; kadınların ve kız çocuklarının daha sağlıklı ve dolu dolu bir yaşam sürmelerini sağlayabilir, suyu sürdürülebilir kalkınma ve cinsiyet eşitliği için hepimize fayda sağlayan bir güç haline getirebilir. Bunun için bireylerin, okulların, kuruluşların, şirketlerin ve hükümetlerin, suyun aktığı yerlerde eşitliğin yeşermesini sağlamak için alacakları tedbir ve üstlenecekleri sorumluluklar etkili ve önemlidir" şeklinde konuştu. "Kadınlar suyun geleceğini şekillendirmelidir" Su krizini çözmek için kadınların liderliğine ihtiyaçlarını olduğunu belirten Prof. Dr. Demir, " Su hizmetleri iklim değişikliğine dayanmalı ve herkesin ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Su krizini çözmek için, kadınların seslerinin, liderliğinin ve yetkilerinin tam olarak tanındığı, dönüştürücü ve hak temelli bir yaklaşıma ihtiyacımız vardır. Su aktığı yerde eşitlik yeşerir. Kadınlar ve kız çocukları suyla ilgili kararlarda eşit söz hakkına sahip olduğunda, hizmetler daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve etkili hale gelir. Suyu, hepimize fayda sağlayacak daha sağlıklı, daha müreffeh ve cinsiyet eşitliğine dayalı bir geleceğin itici gücü haline getirmek için kadın liderliğini ön plana çıkarmalıyız" ifadelerini kullandı. "Hazıra dağlar dayanmaz" Yaz aylarında kuraklık riskiyle ilgili Demir, "Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de küresel iklim etkisi her geçen gün daha fazla hissedilmekte, özellikle su sıkıntısı içerisinde olan ve su fakirliğine girmek üzere olan ülkemiz su kaynakları üzerine etkisi giderek artmaktadır. Son yıllarda yaşanan olaylar 2026 yılı ve sonrası için de bizleri endişeye sevk etmektedir. 2025 yılı son ayları ve 2026 yılının ilk aylarında alınan yağışlar ülkemizdeki su kaynaklarını biraz rahatlatsa da, ilkbahar yağışları ve yaz ayları bu sürecin yaşanmasında önemli etkiye sahip olacaktır. Hazıra dağlar dayanmaz. Yaz ayları için uzmanların kuraklık riski ile ilgili önemli uyarıları bulunmaktadır. Bu süreçten ülkemizin de etkilenme ihtimali yüksektir. Yaz aylarında pek çok şehrimizde ve tarımsal sulamada geçen sene yaşanan sıkıntıların yaşanmaması için mevcut suyumuzu bugünden doğru ve planlı kullanmalıyız" açıklamasında bulundu. "Ulusal Su Planı yürürlüğe girdi" Su, bugünün meselesinin değil geleceğin kurtuluşu olduğunun altını çizen Demir şunları söyledi: "İklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığı günümüzde, Türkiye’nin su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanımına yönelik yol haritasını ortaya koyan Ulusal Su Planı (2026–2035), Cumhurbaşkanımızın onayı ile kapsamlı bir yol haritası olarak yürürlüğe girmiştir. Ulusal Su Planı (2026–2035), suyu tüm sektörleri yönlendiren stratejik bir eksen olarak ele alarak su kaynaklarının kalite ve miktar açısından sürdürülebilir yönetimini sağlamak, su güvenliğini güçlendirmek ve iklim değişikliğine uyumu desteklemek amacıyla hazırlanmış; kısa, orta ve uzun vadeli hedef ve öncelikleri bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymaktadır. Türkiye’nin su yönetiminde önümüzdeki on yıla yön veren Plan; su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanımını destekleyecek şekilde yasal ve kurumsal yapının güçlendirilmesini, suya göre planlamanın esas alınmasını, havza ve bölge önceliklerine dayalı yatırımların önceliklendirilmesini ve sürdürülebilir finansman mekanizmalarının geliştirilmesini öne çıkarmaktadır. Bunun yanı sıra modern sulama, geri kazanılmış su ve tasarruf uygulamalarıyla su verimliliğinin artırılması; coğrafi bilgi sistemleri, yapay zekâ, büyük veri ve uzaktan algılama gibi araçlarla dijital ve veri temelli yönetimin yaygınlaştırılması; eğitim ile toplumsal farkındalık çalışmalarının güçlendirilmesi Planın temel bileşenleri arasındadır. Ulusal Su Planı (2026–2035); su yönetimine ilişkin görev ve sorumlulukları bulunan ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarını, yerel yönetimleri, sivil toplum kuruluşlarını (STK’lar), özel sektörü ve üniversiteleri kapsamaktadır. Plan çerçevesinde belirlenen eylemler; planlama, yatırım, izleme, denetim, veri üretimi, kapasite geliştirme ve farkındalık faaliyetleri başta olmak üzere çok sayıda alanda ilgili ve sorumlu kurumlar tarafından hayata geçirilecektir. 2026 yılında su verimliliği ve sıfır su kaybı hedefiyle başlatılan çalışmalar hepimizi yakından ilgilendirmektedir. Özellikle toplumsal farkındalık amacıyla yapılacak projeler, eğitim çalışmaları, bilinçlendirme uygulamaları ve bunların gerçekleştirilebilmesinde yerel yönetimlerin rolü çok önemlidir. Ülkemizin farklı bölgelerindeki kalkınma ajansları ve proje destek birimleri yerel yönetimleri teşvik ederek bu konularda öncelik edebilecek proje ve uygulamaları desteklemeli, üniversiteler ve kamu kurum ve kuruluşları, ülkemizin 21. yüzyıl vizyonunda da etkin ve öncelikli rol almalıdır.Su, bugünün meselesi değil geleceğin kurtuluşudur. Geleceğimize sahip çıkmak hepimizin görevidir."
UEFA Konferans Ligi: Samsunspor: 1 - Hamrun: 0 (İlk yarı)
06 Kasım 2025 Perşembe - 21:38 UEFA Konferans Ligi: Samsunspor: 1 - Hamrun: 0 (İlk yarı) UEFA Konferans Ligi 3. hafta maçında Samsunspor, sahasında Malta ekibi Hamrun ile karşılaşıyor. Mücadelenin ilk yarısı kırmızı-beyazlıların 1-0 üstünlüğü ile tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 12. dakikada Koffi’nin ceza sahası sol çaprazdan şutunda kaleci Okan Kocuk topu çeldi. 16. dakikada Zeki Yavru’nun sağdan ortasında ceza sahası içinde Mouandilmadji’nin kafa vuruşunda kaleci Bonello topu son anda kurtardı. 18. dakikada Emre’nin ara pasına iyi hareketlenen Holse’nin ters ayağıyla şutunda top ağlara gitti. VAR kontrolü sonrası gol geçerli sayıldı. 1-0 29. dakikada Emre’nin kaleciyi geçtiği topta defans topu çizgiden çevirdi. Devamında Holse meşin yuvarlağı filelere yollasa da hakem golde faul tespit ederek iptal etti. 45+3. dakikada Holse’nin ara pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Mouandilmadji’nin şutunda top direğin sağından az farkla auta çıktı. Stat: 19 Mayıs Hakemler: Bulat Sariyev, Sergei Vassyutin, Denis Labashov Samsunspor: Okan Kocuk, Zeki Yavru, Lubo Satka, Rick van Drongelen, Logi Tomasson, Celil Yüksel, Antoine Makoumbou, Carlo Holse, Emre Kılınç, Anthony Musaba, Marius Mouandilmadji Yedekler: Albert Posiadala, Efe Törüz, Joe Mendes, Soner Aydoğdu, Polat Yaldır, Toni Borevkovic, Soner Gönül, Yunus Çift, Tahsin Bülbül, Frank Atoen, Deniz Şeker Teknik Direktör: Thomas Reis Hamrun: Henry Bonello, Petrillo Compri, Ognjen Bjelicic, Vincenzo Polito, Ryan Camenzuni, Marcelina Emerson, Ante Coric, Matias Garcia, Joseph Mbong, Semir Smajlagic, Philippe Koffi Yedekler: Celio Filho, Nikolai Micallef, Sven Xerri, Daniel Letherby, Shaissen Attard, Saliou Camilleri, Jovan Cadenovic, Domantas Simkus, Merlin Hadzi, Eder Domingos, Stijn Meijer Teknik Direktör: Giacomo Modica Gol: Holse (dk. 18) (Samsunspor) Sarı kart: Mbong (Hamrun)
Samsun’da 10 yaşındaki çocuğun trafik kazasında ölümüne ilişkin davanın ilk duruşma yapıldı
06 Kasım 2025 Perşembe - 19:36 Samsun’da 10 yaşındaki çocuğun trafik kazasında ölümüne ilişkin davanın ilk duruşma yapıldı Samsun’un Vezirköprü ilçesinde geçtiğimiz aylarda meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 10 yaşındaki çocuğun ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması görüldü. Vezirköprü Adliyesi’nde görülen duruşmanın ardından Yıldırım ailesinin avukatı Sultan Murat Şahsi, adliye önünde basın açıklamasında bulundu. Avukat Şahsi, kazanın sıradan bir trafik kazası olmadığını savunarak, "Biz buna bir trafik kazası demektense kasıtla, bile isteye, göz göre göre işlenmiş bir cinayet olduğunu mahkemeye söylemeyi kendimize görev bildik. Ancak birçok talebimiz mahkeme tarafından reddedildi. Sanık ilk duruşmaya katılım sağlamadı. Kaçma ve delil karartma şüphesi bulunduğunu belirtmemize rağmen tutuklanması talebimiz kabul edilmedi" dedi. Ankara Adli Tıp Kurumu ve Trafik İhtisas Dairesi raporları arasında çelişkiler olduğunu iddia eden Şahsi, "Kusur durumuna ilişkin hatalı bir değerlendirme yapıldığını belirttik. Yeniden rapor alınmasını istedik ancak bu talebimiz de reddedildi. Buna rağmen hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Duruşmada aile ve yakınlarının da hazır bulunduğu öğrenilirken, davanın ikinci duruşmasının 9 Aralık’ta yapılacağı bildirildi. Samsun’un Vezirköprü ilçesinde 27 Mayıs’ta meydana gelen kazada bisikletiyle yaya geçidinden geçerken kamyonetin çarptığı 10 yaşındaki Hasan Tuğra Yıldırım hayatını kaybetmişti.
Denetimli serbestlik hizmetlerinde iş birliği protokolü imzalandı
06 Kasım 2025 Perşembe - 19:11 Denetimli serbestlik hizmetlerinde iş birliği protokolü imzalandı Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı ile Samsun Üniversitesi arasında denetimli serbestlik hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç ile Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın arasında imzalanan protokol, denetimli serbestlik tedbiri uygulanan yükümlülerin ve eski hükümlülerin kişisel gelişimlerine katkı sağlamak, yeniden topluma kazandırılmalarını desteklemek ve suç işlemenin önüne geçmek amacıyla hazırlandı. Protokol kapsamında yükümlülerin iyileştirme faaliyetlerinden yararlanmaları, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü personeline yönelik tamamlayıcı geliştirme programlarının düzenlenmesi ve kurumlar arası ortak çalışmaların yürütülmesi planlanıyor. Faaliyetler; eğitim, bağımlılıkla mücadele, sosyal-kültürel etkinlikler, çocuklara yönelik programlar, AR-GE projeleri, personele yönelik faaliyetler, koruma kurullarına destek ve kamu yararına çalışmalar gibi sekiz ana başlık altında gerçekleştirilecek. Üniversite, protokol çerçevesinde yükümlülerin mesleki, psikolojik ve sosyal yönden desteklenmesi için önemli sorumluluklar üstlendi. Bu kapsamda yükümlülere ücretsiz mesleki yeterlilik belgesi sınavı imkânı sağlanacak, hayvan destekli terapi, tiyatro, müzik ve resim gibi alanlarda eğitimler verilecek. Ayrıca denetimli serbestlik personeline yönelik akademik gelişim seminerleri ve süpervizyon desteği sunulacak, "Kariyer Günleri" etkinlikleri düzenlenecek ve üniversite kütüphanesindeki dijital kaynaklar yükümlülerin ve personelin kullanımına açılacak.
Rektör Aydın: "Tüm insanlığın Türk milletinin adaletle hayat bulan kudretine ihtiyacı var"
06 Kasım 2025 Perşembe - 19:09 Rektör Aydın: "Tüm insanlığın Türk milletinin adaletle hayat bulan kudretine ihtiyacı var" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "Devletimizin kurucu kadrosu güçleri yettiği, imkânları elverdiği ölçüde mücadelelerini verip şan ve şerefle ebediyete yürüdüler. Nesiller boyu devredilen bu sorumluluk, şimdi bizlerin omuzlarındadır. Yaşanan gelişmeler göstermiştir ki Türk ve İslam dünyasının, hatta tüm insanlığın Türk milletinin adaletle hayat bulan kudretine ihtiyacı vardır" dedi. OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde "Milli Egemenliğin Doğuşu: Samsun’dan Cumhuriyete" konulu panel düzenlendi. Panelde konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "Devlet varlığımızın son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti, bir taraftan geleneğimizdeki ’devlet ebed müddet’ düsturunun ürünüyken, diğer taraftan 21. yüzyılı Türk asrı yapabilmenin anahtarıdır. İnsanımızın cevherinde var olan kabiliyetin önündeki engeller, Cumhuriyet’in himayesinde bir bir ortadan kalkmıştır. Devletimizin kurucu kadrosunun en önemli övünme vesilesi ise, az zamanda çok işler başarabilmekti. Zira onlar, milletler mücadelesinde kaybettiğimiz zamanın telafi edilmesi gerektiğinin farkındaydılar. Güçleri yettiği, imkânları elverdiği ölçüde mücadelelerini verip şan ve şerefle ebediyete yürüdüler. Nesiller boyu devredilen bu sorumluluk, şimdi bizlerin omuzlarındadır. Yaşanan gelişmeler göstermiştir ki, Türk ve İslam dünyasının, hatta tüm insanlığın Türk milletinin adaletle hayat bulan kudretine ihtiyacı vardır. Tarihin milletimize bir daveti vardır. Bu davete icabet için gayret gerekir, hikmet gerekir" diye konuştu. "Devleti idare etme yeteneği, o genetik bizlere yüklendi" Panelde konuşan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, "Moğolistan bozkırlarından başlayarak İsveç, Finlandiya, İtalya, hangi coğrafyaya giderseniz gidin bir Türk izinin veya eserinin mutlaka orada olduğunu görürsünüz. Tartışmalı da olsa Türklerin dünyadaki yönetim, idare veya batılı, kendini üstün gören devletlerden daha avantajlı olduğunu göstermesi bakımından bizim için, bilim için, akademi için ve üniversite için önemli bir kanıttır. Kendi tarihimin bize gösterdiği bilinçle yol almaya çalışıyoruz. Bilinen tarihten itibaren Türklerin çok iyi nizamlı ve intizamlı devletler kurduğunu biliyoruz. Altay’dan başladıkları yürüyüşü Avrupa Hunları’nda sonlandırdıkları o topraklarda 100 binlerce insan yaşıyordu. Türkler milyonlarca insan değildi. Kalabalıklar şeklinde gelerek onları öldürmediler. Sadece orduları ile o bölgeye gittiler. Fransa’ya kadar bu bölgeleri yönettiler ve hala yaşıyorlarsa Türkler orada katliam yapmadılar. Sadece yönettiler. Bir temel dayanağınız millet adına yoksa o zaman gerçekten millet değilsiniz. Devlet aklı budur. Bu dünyada mitolojisiniz, geçmişiniz, gelenekleriniz, idare hukukunuz, geçmişe dair varsa genetik mirasta önemlidir. Türkler buna sahiptir. O yüzden devlet akılları her zaman Osmanlı’da, Selçuklu’da, Cumhuriyet’te hepsinde bu miras genetiktir. İdare tarzı genetiktir. O yüzden başarılıdır. Devleti idare etme yeteneği, o genetik bizlere yüklenmiştir" şeklinde konuştu. "Osmanlı, İslam tarihine altın sayfalarla ifade edilebilecek çok büyük katkılar yapmıştır" Ondokuz Mayıs Üniversitesi Samsun Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, "Türkiye Cumhuriyeti Türk milliyetçiliğinin eseridir. Türk milliyetçiliği fikri olmasaydı devletimizin adı Türkiye olmazdı. Silahlı kuvvetlerimizin adı Türk Silahlı Kuvvetleri olmazdı. Osmanlı, İslam tarihine altın sayfalarla ifade edilebilecek çok büyük katkılar yapmıştır. 600 yılı aşan dönemin 500 yılını aşan dönemde Osmanlı Devleti yalnızlık politikasını izlemiştir. Takip edeceği politikaları kendi karar verme gücüne sahipti. Washington, Almanya ne der kaygısı taşımadan kendi kendine karar alabilme gücüne sahiptir. Balkanlar’da, Kafkaslar’da, Arap Yarımadası’nda adalet noktasında büyük başarı ortaya koymuştur" ifadelerini kullandı. Panele ayrıca Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur ve öğrenciler katıldı.
Samsun’da ‘2025 Yılı Kivi Hasat Etkinliği’
06 Kasım 2025 Perşembe - 18:05 Samsun’da ‘2025 Yılı Kivi Hasat Etkinliği’ Samsun’un Çarşamba ilçesinde "2025 Yılı Hasat Etkinliği" gerçekleştirildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinatörlüğünde, Çarşamba Ziraat Odası ve Çarşamba Kivi Üreticileri Birliği iş birliğiyle Kurtahmetli Mahallesi’nde "2025 Yılı Hasat Etkinliği" düzenlendi. 2024 yılında Samsun’da 5 bin 646 dekar alanda 13 bin 599 ton kivi üretildiğini söyleyen Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, "Türkiye’de kivi üretimi 2024 yılı itibarıyla 28 ilde, ağırlıklı olarak Karadeniz Bölgesi’nde yapılmaktadır. Bu durum bölgenin yağış rejimi, toprak yapısı ve iklim özelliklerinden kaynaklanmaktadır. 2024 yılında Samsun’da 5 bin 646 dekar alanda 13 bin 599 ton kivi üretilmiştir. Ülkemiz genelinde ise 41 bin 983 dekar alanda toplam 92 bin 249 ton üretim gerçekleşmiştir. Üretim alanlarının yaklaşık yüzde 15’i Samsun’da bulunmaktadır. Bu oranla Samsun, Türkiye’de kivi üretiminde 3’üncü sırada yer almaktadır" dedi. Yılmaz, Samsun’daki kivi üretim alanlarının yıllara göre artış gösterdiğini belirterek, "2020 yılında 2 bin 772 dekar olan üretim alanı, 2021’de 3 bin 757 dekara, 2023’te 5 bin 315 dekara ve 2024 yılında 5 bin 646 dekara yükselmiştir. 2025 yılı itibarıyla ise 250 üretici, 3 bin 47 dekar alanda Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olarak üretim yapmaktadır. Üretim, başta Çarşamba olmak üzere Atakum, 19 Mayıs ve Salıpazarı ilçelerinde yoğunlaşmaktadır" diye konuştu. Don ve Kahverengi böceğine karşı etkili mücadele 2025 yılı Nisan ayında meydana gelen zirai don olayından Samsun’daki kivi üretim alanlarının büyük oranda etkilenmediğini kaydeden Yılmaz, "Üreticilerimizin aldığı tedbirler sayesinde önemli bir kayıp yaşanmadı. Az da olsa bazı yerlerde verimde düşüş meydana gelmiştir. Kahverengi Kokarca zararlısında karşı da bakanlığımız tarafından bitki koruma ürünleri geçici tavsiye işlemleri yapılmış, kivinin vejetasyon süresinin uzun olması nedeniyle verilen tavsiye süresi uzatılmıştır. Düzenli yapılan arazi kontrolleriyle zararlıya karşı etkili mücadele yapılması sağlanmıştır" şeklinde konuştu. Programa; Çarşamba Kaymakamı Mehmet Kamil Sağlam, Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürü İrfan Öztürk, Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir ve Çarşamba Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Işıldak da katıldı.
Terme’de futbol turnuvası şöleni
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:45 Terme’de futbol turnuvası şöleni Samsun’un Terme Belediyesi tarafından düzenlenen futbol turnuvasında mücadele eden takımlar, belediyeye 4 adet tekerlekli sandalye bağışladı. Terme Belediyesi’nin öncülüğünde, 8 takımın katılımıyla düzenlenen futbol turnuvası, büyük bir final heyecanına sahne oldu. Tek devreli lig usulüyle başlayan ve ardından eleme aşamalarıyla devam eden turnuva, final müsabakası ile sona erdi. Turnuvanın sportif başarısının ötesinde katılımcıların sergilediği sosyal duyarlılık büyük takdir topladı. Turnuvaya katılan 8 takım, Terme Belediyesi’nin öncülüğünde bir araya gelerek anlamlı bir sosyal sorumluluk projesi yürüttü. Takımlar, kendi aralarında topladıkları bağışlarla 4 adet tekerlekli sandalye temin ederek Terme Belediyesi’ne bağışlama kararı aldı. Törende konuşan Terme Belediyesi Başkan Yardımcısı Sezai Uzun, turnuvanın amacına ulaştığını belirterek, "Sporun birleştirici gücünü en güzel şekilde gördüğümüz bu turnuvada, aynı zamanda dayanışmanın ve vefanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladık. Terme’mizin spor ruhunu ve yardımlaşma kültürünü en güzel şekilde gösteren tüm takımlarımızı ve sporcularımızı tebrik ediyor, tekerlekli sandalye bağışları için minnetlerimizi sunuyoruz" dedi. Turnuvanın sonunda düzenlenen kupa ve plaket törenine ayrıca Belediye Meclis Üyesi Özkan Ceylan ile birlikte çok sayıda STK ve sivil toplum kuruluşu başkanı iştirak etti.