Yerel Haberler
Samsun
24 Mart 2026 Salı - 14:56 İlkadım Tiyatro Haftası başladı Samsun İlkadım Belediyesi, 27 Mart Tiyatro Günü dolayısıyla ilkokul öğrencilerine tiyatroyu sevdirmek ve eğitim hayatlarına olumlu katkılar sağlamak amacıyla düzenlediği ‘İlkadım Tiyatro Haftası’ başladı. İlkadım Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, 27 Mart Tiyatro Günü dolayısıyla; çocukların sanatla tanışması, hayal güçlerini geliştirmesi, kendilerini ifade etmeyi öğrenmesi ve eğlenceli vakit geçirmeleri amacıyla 23-27 Mart tarihleri arasında ilkokullarda ‘İlkadım Tiyatro Haftası’ etkinliği düzenledi. 27 Mart 2026 tarihine kadar 11 ilkokul ve Yıldıray Çınar Kültür Merkezi Gösteri Salonu’nda gerçekleştirilecek tiyatro gösterileri ile öğrencilerin eğitim-öğretim hayatlarına da katkılar sağlanacak. "Hayal güçleri gelişecek" Öğrencilere yönelik sosyal ve kültürel faaliyetlere devam ettiklerini söyleyen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "27 Mart Tiyatro Günü dolayısıyla belediyemiz, ilçemizdeki ilkokullarda eğitim gören öğrencilerimize tiyatroyu sevdirmek ve eğitim hayatlarına olumlu katkılar sağlamak amacıyla ‘İlkadım Tiyatro Haftası’ etkinliği düzenliyor. Çocuklarımız, bu sanatsal ve kültürel faaliyetlerle; hayal güçlerini daha da geliştirecek, kendilerini sosyal çevrelerinde daha rahat ifade edebilecekler. Bunun yanı sıra öğrencilerimiz, gösterileri izlerken arkadaşlarıyla birlikte keyifli vakit geçirecekler. Bugün itibariyle 4 okulumuzda tiyatro gösterilerimizi yaptık. Öğrencilerimiz gösterilerde keyifli vakitler geçirdiler. Gençlerimizin ve çocuklarımızın geleceklerine katkılar sağlamak için onlara destek sağlamaya, bu ve benzeri etkinliklerle gönüllerine dokunmaya devam ediyoruz" dedi.
24 Mart 2026 Salı - 13:31 Eniştesi tarafından öldürülen kadın için ailesi gözyaşı döktü Samsun’da eniştesi tarafından tabancayla öldürülen 2 çocuk annesi kadın için evinin önünde helallik alındığı sırada ailesi ve yakınları gözyaşı döküp ağladı. Olay, İlkadım ilçesi Kökçüoğlu Mahallesi’ndeki bir apartmanın girişinde dün akşam meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat işçisi olan 3 çocuk babası Hasan A. (52), baldızı 2 çocuk annesi Nigar Aslan’ın (44) yaşadığı binaya geldi. Hasan A., yanında bulunan eşini dışarı iterek apartmanın dış kapısını kapattı. Baldızıyla binanın girişinde yalnız kalan şahıs, tabancasını çıkararak Nigar Aslan’a peş peşe ateş açtı. Başından, sırtından ve koltuk altından vurulan kadın olay yerinde hayatını kaybetti. Hasan A., daha sonra aynı silahla kendini vurarak intihar etti. Silah sesleri üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. Olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri, iki kişinin de hayatını kaybettiğini belirledi. Nigar Aslan ve Hasan A.’nın cansız bedenleri, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı’na gönderildi. Otopsi işlemlerinin ardından cenazeler ailelere teslim edildi. Nigar Aslan‘ın cansız bedeni Samsun Mezarlıklar Müdürlüğü morgundan alınarak bugün olayın olduğu evinin önüne getirildi. Burada helallik alınıp dua yapıldı. Öldürülen kadının 2 kızı, eşi, kardeşleri ve yakınları gözyaşı döküp ağladı. Yapılan duaların ardından Nigar A. toprağa verilmek üzere Atakum ilçesi Sarıtaş Mahallesi’ne götürülerek burada öğlen namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından mahalle mezarlığında toprağa verildi.
OMÜ’de çalışacak öğrenciler için kura çekimi yapıldı
24 Ekim 2025 Cuma - 17:08 OMÜ’de çalışacak öğrenciler için kura çekimi yapıldı Üniversite öğrencilerinin iş gücü piyasasına uyum sağlamalarını ve istihdam edilebilirliklerini artırmayı amaçlayan İŞKUR Gençlik Programı kapsamında, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) çalışacak öğrenciler için kura çekimi yapıldı. OMÜ UZEM Konferans Salonu’nda, Samsun 5. Noteri ve İŞKUR yetkililerinin huzurunda gerçekleştirilen kura çekimi, öğrencilerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Etkinlik, sosyal medya üzerinden canlı olarak yayımlandı ve binlerce kişi tarafından takip edildi. Programa 7 bin 881 öğrenci başvururken, OMÜ’ye ayrılan 3 bin 238 kontenjan, noter huzurunda yapılan kura ile belirlendi. Program şartlarını sağlayan ve kurada ismi çıkan öğrenciler, üniversitenin farklı kampüslerinde belirlenen alanlarda görev alacak. Kura çekimi öncesinde konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, programın öğrencilere hem maddi destek hem de iş tecrübesi kazandırdığını vurguladı. Prof. Dr. Kesten, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlere müjdelediği ve Türkiye genelinde uygulanan İŞKUR Gençlik Programı, 2025–2026 eğitim-öğretim yılında da üniversite öğrencilerine istihdam ve deneyim fırsatı sunmaya devam ediyor. Noter huzurunda tamamen şeffaf bir şekilde gerçekleştirdiğimiz kura çekimiyle öğrencilerimizin isimlerini belirliyoruz. Bu program, öğrencilerimiz için hem önemli bir maddi destek hem de iş hayatına hazırlık açısından değerli bir fırsat sunuyor" dedi. Kesten sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yıl programa 7 bin 881 öğrencimiz başvurdu. Üniversitemize ayrılan kontenjan ise 3 bin 238. Yani neredeyse her iki öğrencimizden biri çalışma fırsatı elde edecek. Süreç içerisinde yedek listede yer alan öğrencilerimizin de programa dâhil olabilmesi için İŞKUR yetkilileriyle iş birliğimiz sürecek. Diliyorum ki hem kura süreci hem de çalışma dönemi tüm öğrencilerimiz için verimli ve hayırlı olur."
Samsun’da kadın eliyle üretilen ürünler görücüye çıktı
24 Ekim 2025 Cuma - 15:44 Samsun’da kadın eliyle üretilen ürünler görücüye çıktı Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda açılan stantlarda kadınlar, el emeği ürünlerini satışa sunma fırsatı buldu. Takıdan ahşap ürüne, kıyafetten geri dönüşüm malzemelerine kadar birçok el yapımı ürün vatandaşların beğenisine sunuldu. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin kadın emeğini desteklemek amacıyla Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği etkinlikte, kadınlar kendi ürettikleri ürünleri sergileyip satış yapma imkânı buldu. Takı tasarımlarından örgü bebeklere kadar çeşitli alanlarda hazırlanan ürünler ziyaretçilerin ilgisini çekti. Pazarda satış yapan kadınlar, stantların kendi ekonomilerine katkı sağladığını ifade ederek, "Evde ürettiğimiz ürünleri burada satma fırsatı bulduk. Hem emeğimiz değerlendirilmiş oluyor hem de aile bütçemize katkı sağlıyoruz" dediler. "Kadın emeğinin her zaman yanındayız" Samsun Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Eyüp Çakır, kadın üreticilere verdikleri desteği vurgulayarak şunları söyledi: "Büyükşehir Belediyesi olarak kadın emeğinin her zaman yanında olmaya devam ediyoruz. Kadın kooperatiflerini destekliyoruz, evde bireysel anlamda üretim yapan kadınlara da katkı sunuyoruz. Bu pazarla birlikte kadınlar ciddi anlamda destek görmüş olacak. Samsun’un buna ihtiyacı var. Kadınlar çok güzel ürünler üretiyor, biz de bu ürünleri vatandaşlarla buluşturmuş oluyoruz. Buradaki pazar kadın ekonomisine önemli katkılar sunacaktır." Meydandaki satış pazarı 26 Ekim’de sona erecek.
OMÜ’den cerrahi üretimde kadın gücüne bilimsel bakış
24 Ekim 2025 Cuma - 14:55 OMÜ’den cerrahi üretimde kadın gücüne bilimsel bakış Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Bilim İletişimi Ofisi (BİO) tarafından Aile Yılı kapsamında düzenlenen "İnce İşçilik, Büyük Etki: Cerrahi El Aletleri Üretiminde Kadın İstihdamı" etkinliği, sağlık teknolojileri sektöründeki kadın emeğinin görünmeyen gücünü ortaya koydu. OMÜ Bilim Kafe etkinliği, Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirildi. Yüksek hassasiyet ve dikkat gerektiren cerrahi el aletleri üretiminde kadınların üstlendiği kritik rol, uzman konuşmacılar tarafından çok yönlü biçimde ele alındı. Etkinliğin amacı, kadın katılımcıların bu alanda kariyer yapmalarına teşvik sağlamak ve üretim süreçlerinin teknik ile toplumsal boyutlarına ışık tutmaktı. Programda, OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Yaşar Barut, "İş ve Meslek Seçimi" konusunda bilgi paylaştı. Bahadır Tıbbi Aletler Kalite Yönetim Sistemleri Uzmanı Alp Eren Şahbazoğlu ise sahada kadın emeğinin kalite yönetim süreçlerine entegrasyonunu örneklerle anlattı. Konuşmacılar, Samsun’un sağlık teknolojilerindeki başarısının ardında yer alan "görünmeyen ama çok kıymetli" kadın emeğine dikkat çekti. Kadınların üretim ve teknoloji alanlarında daha fazla yer almasının yalnızca eşitlik değil, aynı zamanda kalite ve sürdürülebilirlik açısından da büyük kazanç olduğu vurgulandı. Etkinliğin düzenlenmesinde Prof. Dr. Mustafa Aras, Doç. Dr. Yaşar Barut, Doç. Dr. Emine Şendurur, Öğr. Gör. Mürsel Kan ve Öğr. Gör. Dr. Elif Şevik İnal katkı sundu. Sosyal Hizmetler’den katılan kadınlar, bilim insanlarıyla ilk kez bir araya geldiklerini belirterek etkinliğin kendileri için ufuk açıcı ve samimi bir deneyim olduğunu ifade etti. Katılımcılar, benzer etkinliklerin devam etmesini diledi. Etkinlikte, soru-cevap bölümüyle birlikte teknik bilginin yanı sıra emeğin toplumsal yönü ve cinsiyetle ilişkisine dair farkındalık oluşturulması hedeflendi. Organizasyon, sağlık teknolojileri alanında kadın istihdamının artması temennisiyle sona erdi.
OMÜ’de "Dede Korkut Mirası ve Türk Kültür Kodları" etkinliği
24 Ekim 2025 Cuma - 14:47 OMÜ’de "Dede Korkut Mirası ve Türk Kültür Kodları" etkinliği Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Samsun Meslek Yüksekokulu (MYO) tarafından, Türk kültürünün temel taşlarından biri olan Dede Korkut’un mirasını ve Türk kültür kodlarını konu alan "Dede Korkut Mirası ve Türk Kültür Kodları" adlı etkinlik düzenlendi. OMÜ Sahnesi’nde gerçekleştirilen programa akademisyenler, idari personel, öğrenciler ve davetliler yoğun ilgi gösterdi. Etkinliğin açış konuşmasını MYO Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan yaptı. "Türk milleti kök değerlerini sözlü kültürle bugüne taşımıştır" Prof. Dr. Çağlayan konuşmasında, "Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku’nda ifade ettiği ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürüdür’ düşüncesini bugün hem teorik hem de yaşayarak öğreneceğiz. Türk milleti kök değerlerini ecdadından sözlü kültürle dünden bugüne taşımıştır. Bu etkinlikte Prof. Dr. Bekir Şişman hocamız, Dede Korkut hikâyelerini analiz edecek, Âşık Yavuz ise deyişleriyle Dede Korkut’u bize yaşatacak" dedi. "Dedem Korkut Kitabı, bu milletin ortak belleği ve kültürüdür" Etkinliğin konuşmacısı Prof. Dr. Bekir Şişman, Dede Korkut’un Türk kültüründeki yerini vurgulayarak, "Dedem Korkut Kitabı bize Oğuzların bin yıl önceki sosyal hayatlarını, kahramanlıklarını, dini ve ahlaki değerlerini gösterir. Bu eser milletimizin ortak belleği, mirası, irfanı ve kültürüdür. Dedem Korkut’u okuyan bölücü ve yıkıcı olamaz, dine ve devlete düşmanlık yapamaz, milletinin değerlerine sırt çeviremez" ifadelerini kullandı. Şişman, Dede Korkut hikâyelerinin yalnızca edebî değil, aynı zamanda ahlaki ve kültürel öğretiler barındırdığını belirterek, "Bu hikâyelerde kahramanlık, doğruluk, fedakârlık ve ahlaklı olma erdemleri öne çıkar. Özellikle giriş bölümlerinde yer alan vecizeler, milletimizin hikmetli söz geleneğini yansıtır" diye konuştu. Âşık Yavuz’dan Dede Korkut deyişleri Programın ikinci bölümünde, Dede Korkut mirasının günümüzdeki temsilcilerinden Âşık Yavuz (Ramazan Yavuzarslan) sahne alarak geleneğe ait üç deyiş seslendirdi. Duygusal anların yaşandığı performans, katılımcılardan büyük alkış aldı. Yoğun ilgiyle takip edilen etkinlik, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdimiyle sona erdi.
"Sigara içenler Kovid-19, zatürre gibi hastalıklara yakalandığında daha ağır bir hastalık süreci geçiriyor"
24 Ekim 2025 Cuma - 14:24 "Sigara içenler Kovid-19, zatürre gibi hastalıklara yakalandığında daha ağır bir hastalık süreci geçiriyor" Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Türk erkeklerinin yüzde 31 ile tütün kaynaklı hastalıklardan ölümlerde 2’nci sırada olduğunu vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Saliha Ercan, "Sigara içenler Kovid-19, zatürre gibi hastalıklara yakalandığında daha ağır bir hastalık süreci geçiriyorlar. Bu nedenle ülkemizde sigara içenlerin bu konuda dikkatli olması ve nikotin bağımlılığından kurtulma süreçlerini kararlılıkla öne çekmeleri gerekiyor" dedi. Sigaranın akciğer kanseri başta olmak üzere diğer kanserler, kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) ve kalp damar hastalıkları riskini artıran en önemli etken olduğunu hatırlatan Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Saliha Ercan, bilgilendirmede bulundu. "Akciğer kanserinde vakaların yüzde 60’ına ileri evrede tanı konuyor" Uzm. Dr. Ercan, "Sigara dumanında bulunan 4 binden fazla kimyasal maddenin 80’den fazlasının kanser yapıcı özelliği bulunuyor. Akciğer kanserine yakalanan her 10 hastadan 8’nin sigara kullanıcısı olduğu biliniyor. Sinsi bir hastalık olan akciğer kanserine yüzde 60-70 vakada ancak ileri evrede tanı konulabiliyor" şeklinde konuştu. "KOAH’ın yüzde 90 sebebi sigara" Sigaranın sebep olduğu zararlardan bahseden Uzm. Dr. Saliha Ercan, "Günümüzde en ölümcül dördüncü hastalık olan KOAH’ın yüzde 90 sebebi sigaradır. Koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin yüzde 10-30’undan sigara sorumludur. Günde 1-4 arası sigara içimi ve hatta pasif sigara içicisi olmak bile kalp ve akciğer hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Alzheimer riskini de artırıyor" Sigara kullananlarda gırtlak kanseri, prostat kanseri ve mesane kanseri görülme sıklığının belirgin şekilde arttığına işaret eden Uzm. Dr. Ercan, "Midede gastrit, ülser ve mide kanseri riskini artırmaktadır. Hamilelikte sigara içiminin bebeğe zararlı olduğu kesin kanıtlanmıştır. Sigara içenlerde Alzheimer hastalığına yakalanma ve inme riski artmaktadır. Kısırlık, erken doğum, erken menopoz riski artmaktadır. Gün içinde yorgunluk, halsizlik, stres ve uykusuzluk görülebilir. Sigaranın ciltte kırışıklık, dişlerde sararma ve ağız içinde kötü koku oluşumu gibi estetik zararları da mevcuttur. Her yönden sağlığımıza zararı olan sigara için söyleyebileceğimiz tek şey, ’sigarayı bırak hayatı bırakma’ olacaktır" dedi. "Sigara içenler Kovid-19’u daha ağır geçiriyorlar" Sigara ve Kovid-19’u da ilişkilendiren Uzm. Dr. Ercan, "Aralık 2019’dan itibaren görünmeye başlayan Kovid-19 enfeksiyonu da hem kalp-damar sistemi hem solunum sistemine doğrudan hasar vermektedir. Mevcut bilgiler göstermektedir ki, sigara kullanımının yol açtığı başlıca hastalıklar olan kalp-damar hastalıkları ve KOAH gibi kronik solunum hastalığı bulunan bireyler, sağlıklı bireylere göre Kovid-19 hastalığını daha ağır geçirmektedir. Dolayısıyla, sigara kullanımına bağlı gelişen bu hastalıklar, ağır Kovid-19, zatürre gibi hastalıklar için doğrudan birer risk faktörüdür. Diğer yandan, sigara kullanımı solunum yollarımızdaki koruyucu mekanizmaları bloke ederek, alt solunum yolu enfeksiyonu gelişimini kolaylaştırmaktadır. Tüm bu gerekçelerle sigara kullanımının terk edilmesi, hastalıkların sağlığımızı tehdit ettiği şu günlerde çok önemli ve önceliklidir" ifadelerini kullandı.
Bakan Yardımcısı Sağlam: "1 Ocak’tan sonra trafik cezaları acıtıcı ve caydırıcı olacak"
24 Ekim 2025 Cuma - 13:42 Bakan Yardımcısı Sağlam: "1 Ocak’tan sonra trafik cezaları acıtıcı ve caydırıcı olacak" İçişleri Bakan Yardımcısı ve Kolluk Gözetim Komisyonu Başkanı Mehmet Sağlam, TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçen yeni trafik cezaları düzenlemesinin yürürlüğe girmesinin ardından 1 Ocak’tan itibaren trafik cezalarının artacağını, bu cezaların hem acıtıcı hem de caydırıcı olacağını ifade etti. Kolluk Gözetim Komisyonu toplantısı, İçişleri Bakan Yardımcısı Komisyon Başkanı Mehmet Sağlam başkanlığında Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu İkinci Başkanı Muhammed Ecevit Carti, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Dr. Yavuz Selim Akkoç, İçişleri Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Harun Başıbüyük, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Koca ve Avukat İsmail Gazel’den oluşan komisyon üyelerinin katılımı ile Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda yapıldı. Samsun İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulu Üyeleri ile birlikte gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, yeni trafik cezaları ve diğer konular hakkında bilgiler verdi. İlk olarak komisyonun amacını açıklayan Sağlam, "Komisyonumuzun amacı; kolluk kuvvetlerimiz yerine getirirken bağlı olduğu kurallar var. Kolluk, görevlerini ifa ederken farklı bir tutum sergilemesi durumunda vatandaşlarımızın bunlarla ilgili şikayetlerini, memnuniyetlerini bildirmek istiyoruz. Türkiye genelinde çalışmalarımızı yapıyoruz. 12. durağımız Samsun. Tüm amacımız, vatandaşlarımızın şikayet ve memnuniyetlerini rahat bir şekilde dile getirmek için gerekli olan ortamı sağlamaktır" dedi. "1 Ocak’tan sonra trafik cezaları acıtıcı ve caydırıcı olacak" Yeni uygulanacak trafik cezalarının kural ihlallerinin önüne geçeceğini vurgulayan İçişleri Bakan Yardımcısı ve Kolluk Gözetim Komisyonu Başkanı Mehmet Sağlam, "Trafik durumlarına baktığımızda sadece denetimlerle olmaz, cezaların da caydırıcı olması gerekir. Bununla ilgili de hazırladığımız, meclise sunduğumuz bir kanun teklifi vardı. Adalet Komisyonu’ndan da geçti. Şu anda meclisin gündeminde. 1 ay içerisinde yasalaşması muhtemel. Yasalaştıktan sonra da 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girecek. Yürürlüğe girdikten sonra da artık cezalar daha acıtıcı ve caydırıcı olacak. Özellikle yurt dışından gelen herkesin de yurt dışından tanıdığı var. Geldikleri zaman anlatmaya başlarlar. ’Öyle bir kurallar var ki gece saat 02.00’de kimse kırmızı ışıkta geçmez, kimse hız limitini aşmaz, hatalı sollama yapmaz’ diye anlatırlar. Sonra da Kapıkule’den içeri girdikten sonra da içlerinden bir canavar çıkmış gibi tüm kuralları ihlal ederler. Niye? Çünkü cezaların caydırıcılığı yok. Ama bundan sonraki yasa çıktıktan sonra artık bu kadar rahat kurallar ihlal edilmeyecek. Hem para cezaları yükseltildi hem ehliyete el koyma söz konusu hem de aracı trafikten men etme söz konusu. Bu cezalar ayrıntılı olarak paylaşılacak. Trafik konusu çok önemli bir konu haline geldi. Türkiye’de günde ortalama 17,4 vatandaşımız trafik kazasında hayatını kaybediyor. Bu Avrupa ve dünya ortalamasının çok çok üstünde. Biz bu trafik kültürünü yerleştirirsek inanıyoruz ki çok kısa sürede bu rakamlar düşecek. Cezaların önleyiciliğine bir örnek vermem gerekirse çakar dediğimiz uygulama var. Çakar cezaları ilk ihlal 170 bin TL, ikinci tekrar iki katı yaptık. Araçlarda önce 30 gün sonra da 60 gün el koyma düzenlemesi yaptık. Meclisten geçti ve yürürlüğe girdi. Sonrasında ikinci ihlali yapan kişi sayısı Türkiye sınırları içerisinde sadece 1 kişi oldu. Onun dışında ihlal yok. Neden? Çünkü 2. ihlalde 400 bin TL’ye yakın para cezası, 60’ar gün de aracına ve ehliyetine el koyma cezaları var. Şu anda tüm Türkiye’de bu suçtan ikinci ihlali yapan yok. Dolayısıyla bu caydırıcılık son derece önemli" diye konuştu. "Ruhsatsız silah taşıma olaylarında tutuklama oranları yükseldi" Ruhsatsız silah taşıma olaylarında yakalanan şahısların tutuklanma oranında artışa gidildiğine dikkat çeken İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, "Bakanlık olarak en önemli görevlerimizden birisi önleyici olmak. Ruhsatsız silah durumunda son 9 ayda 2 bin 452 silah yakalanmış. 2 bin 842 kişi hakkında da işlem yapıldı. Daha önceki ceza kanununda ruhsatsız silahlarla ilgili hüküm; 1-3 yıl arasında cezalandırma suç konusuydu. Seri muhakemeye tabiiydi. Yakalanan kişi seri muhakemeyi isteyince, 6 ay ceza veriliyor o da erteleniyordu. Tutuklama yoktu ve çalışmalar neticesinde mecliste değişikliğe gidildi. Şu anki ceza 2-4 yıl arasında ve seri muhakeme olmaktan da çıkartıldı. Dolayısıyla ruhsatsız silah taşıma olaylarında tutuklama oranları yükseldi. Karadeniz’de bunu söylemek ne kadar doğru bilmiyorum ama ruhsatsız silah taşımayalım. Değerlendirme yaparken de ’Artvinli Ahmet Amca silah taşımadan duramaz, ruhsatsız da olsa taşır.’ Onunla ilgili de çalışma olmuştu. Olağanüstü durumlarda yargıçların o şekilde yetkileri var" şeklinde konuştu. "Sanal hırsızlık olayları fiili hırsızlık olaylarının önüne geçti" Cezalar gibi suç şekillerinin de değiştiğini ifade eden Bakan Yardımcısı Sağlam, "SİBER suçlar yeni dönemin en popüler suç tipleri, türleri olmaya başladı. Eskiden evden hırsızlık olayları fazla olurdu. Şu anda öyle bir noktaya gelindi ki sanal hırsızlık, fiili hırsızlığın önüne geçti. Siber Suçlar Daire Başkanlığı’nı güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. Sağlam ayrıca toplantıda yaptığı sunumda Samsun ve ülke genelinde işlenen suçlarla ilgili şu bilgileri de verdi: "2024 yılında Türkiye geneli kayıt sayısı 65 bin 108 olup bunların 58 bin 872’si (yüzde 90,4) sonuçlanmıştır. 6 bin 236 (yüzde 9,6) kaydın ise işlemleri devam etmektedir. 2025 yılında (9 aylık süreç) Türkiye geneli kayıt sayısı 49 bin 958 olup bunların 26 bin 459’u (yüzde 53) sonuçlanmıştır. 23 bin 499 (yüzde 47) kaydın ise işlemleri devam etmektedir. Bugün ülke genelinde Emniyet Genel Müdürlüğü’nde 51 bin 600, Jandarma Genel Komutanlığı’nda 49 bin 741, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda bin 237 yaka kamerası bulunmaktadır. Bu kameralar, hem vatandaş şikâyetlerinin adil biçimde incelenmesine imkân tanımakta hem de kolluğu haksız suçlamalardan korumaktadır. Ayrıca yaka kameralarının kullanımı, personelin iletişim tarzını da olumlu yönde etkilemekte; vatandaşa karşı daha dikkatli, ölçülü ve saygılı bir dilin yerleşmesini sağlamaktadır. Biz de Komisyon olarak geçtiğimiz ağustos ayında, yaka kameralarının yaygınlaştırılması yönünde tavsiye kararı aldık. Bu uygulamanın yaygınlaşması, ülke genelinde hem vatandaş memnuniyetini hem de kolluğun itibarını güçlendirecektir." Toplantı, Sağlam’ın açıklamalarının ardından soru-cevap kısmı ile devam etti.