Yerel Haberler
Samsun
Gürcistan’da kabusu yaşayan kadın çareyi Samsun’da buldu 26 Şubat 2026 Perşembe - 12:56:33 Gençleşmek için Gürcistan’da yaptırdığı iki botoks işleminin ardından göz kapağı düşen 55 yaşındaki kadının, Samsun’daki tetkiklerinde tıp dünyasında nadir görülen bir vakayla karşılaşıldı. Hastanın bir kaş kasının hiç olmadığı belirlenirken, Samsun’da uygulanan tedavi sonrası sağlığına kavuştu. Yüzündeki kırışıklıklardan kurtulmak için memleketinde bir güzellik merkezine giden Gürcistan uyruklu G.A. (55), orada uygulanan ilk enjeksiyonun ardından kaş ve göz kapağındaki ani düşüşle sarsıldı. Uzmanların "geçici bir yan etki" demesi üzerine yine Gürcistan’da ikinci kez koltuğa oturan talihsiz kadın, doz azaltılmasına rağmen aynı sonucu alınca çareyi Türk hekimlerine başvurmakta buldu. Medicana International Samsun Hastanesi’ne gelen G.A., Kulak, Burun, Boğaz Kliniğinde tedavi edilerek sağlığına kavuştu. "Kaş çatmaya yarayan kasın olmadığını gördük" Samsun’da vakayı inceleyen Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, sorunun standart bir botoks komplikasyonu olmadığını fark etti. Hastadaki asimetrinin izini süren Dr. Turgut ve ekibi, ultrason ve EMG testleriyle çarpıcı bir sonuca ulaştı. Muayenede de normalin dışında bir durum sezdiğini ifade eden Doç. Dr. Turgut, "İncelemelerimiz sonucunda, kaş çatmaya yarayan ’korugatör’ kasının hastanın bir tarafında hiç var olmadığını gördük. Doğuştan gelen bu anatomik farklılık, standart botoks noktalarının o bölgede ters tepmesine neden oluyordu. Hastanın anatomik haritası çıkarıldıktan sonra botoks planı sil baştan değiştirildi. Kasın bulunmadığı noktalar pas geçilerek, tamamen kişiye özel bir enjeksiyon stratejisi izlendi. Sonuç ise mükemmel oldu. Hasta hem kırışıklıklarından kurtuldu hem de üçüncü kez göz kapağı düşüklüğü yaşamaktan kurtuldu" dedi. Öte yandan bu nadir vakanın, estetik dünyası için de önemli bir ders niteliğinde olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Turgut, her yüzün kendine has bir anatomisi olduğunu ve botoks gibi işlemlerin ezbere yapılmaması gerektiğini vurguladı. Literatüre girecek bu vaka üzerinden uyarılarda bulunan Turgut, "Estetik operasyonlar sadece bir uygulama değil, bir tıp sanatıdır. Anatomik varyasyonlar her zaman hesaba katılmalı ve işlemler uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmelidir" şeklinde konuştu. "Türk hekimleri sayesinde sağlığıma kavuştum" Ekran önünde bir iş yapan ve yaşadığı estetik kaza sonrası özgüvenini kaybettiğini dile getiren G.A., "Artık aynalara küsmüştüm ve tekrar botoks yaptırmaya çok korkuyordum. Ancak Fatih Bey’in detaylı incelemesi ve doğru teşhisi bana güven verdi. Türk hekimlerinin tecrübesi ve bilime dayalı yaklaşımı sayesinde sağlığıma kavuştum" diye konuştu. Literatürde çok nadir rastlanan bu ’tek taraflı kas eksikliği’ vakası, bilimsel bir makale olarak da tıp dünyasına sunuldu.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:20 Başkan Kurnaz: "Gençler en kıymetli mirasımız" Samsun’un İlkadım belediye Başkanı İhsan Kurnaz, ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ programında öğrencilerle buluştu, gençlerin talep ve önerilerini dinledi. Gençlerin ve öğrencilerin her anında hep yanında olan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ isimli söyleşi ve iftar yemeği programına katıldı. İlkadım İbrahim Tanrıverdi Sosyal Bilimler Lisesi’nde düzenlenen programa Başkan İhsan Kurnaz’ın yanı sıra, İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürü Özer Ersoy, okul idarecileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. "Gençler en kıymetli mirasımız" Gençlerin geleceğe ve İlkadım’a dair güzel fikirlerinin olduğunu söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım Belediyesi olarak gençlere büyük önem veriyoruz. Çünkü biliyoruz ki gençlerimiz, geleceğe dair hedef ve hayallerimizi hayata geçirecek en kıymetli mirasımızdır. Bu noktada da genç kardeşlerimizle sık sık bir araya gelmeye gayret ediyor; onların fikirlerini, düşüncelerini, hayallerini dinliyoruz. Genç kardeşlerimizin fikirleri ve düşünceleri, gençlere yönelik yapacağımız çalışmalar için bizlere ışık oluyor. İlkadım Belediyesi olarak gençlerimiz, çocuklarımız ve öğrencilerimiz için Öğrenci Durağı, Mobil Oyun Atölyesi ve Gezici Kütüphane, kültürel etkinlikler ve spora ve sporcuya destek gibi önemli projeler yaptık. Bunun yanı sıra önümüzdeki süreçte hayata geçireceğimiz İlkadım Bilim Merkezi ve Çocuk Köyü gibi önemli projelerimiz var. İlkadım Belediyesi olarak gençlere ve geleceğimize yatırım yapmaktan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü onlar bizlerin, milletimizin ve ülkemizin geleceğidirler. Bu noktada, bizleri gençlerle ve kıymetli fikirleriyle buluşturan İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Özer Ersoy ve Okul Müdürü Nuri Akkaya’ya teşekkür ediyorum" dedi.
Başkan Kul: "Bilgiyle kuşatılmış bir nesil istiyoruz"
10 Şubat 2026 Salı - 17:29 Başkan Kul: "Bilgiyle kuşatılmış bir nesil istiyoruz" Samsun’da Terme Belediyesi’nin katkılarıyla ilçede bulunan Fatih İlkokulu’na kazandırılan kütüphanenin açılışı gerçekleştirildi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, kitap okumanın önemine değinerek, bilgiyle kuşatılmış bir nesil yetiştirmek istediklerini belirtti. Terme Belediyesi, ’eğitime tam destek’ vizyonu kapsamında ilçedeki okulların fiziki ve teknik imkanlarını iyileştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda belediyenin katkılarıyla hazırlanan Fatih İlkokulu Kütüphanesi, düzenlenen törenle öğrencilerin hizmetine açıldı. Kütüphanenin açılış kurdelesini öğretmen ve öğrencilerle birlikte kesen Belediye Başkanı Şenol Kul, kütüphane raflarındaki yerini alan kitapları inceleyerek çocuklarla sohbet etti. Eğitimin bir toplumun temel taşı olduğunu vurgulayan Kul, "Bütün dünyada bilinen mutlak bir gerçek vardır; bilgi güç demektir. Bizler, yavrularımızın bu güce sahip olması, dünyayı okuması ve analiz etmesi için çalışıyoruz. Bilgiyle kuşatılmış bir nesil, Terme’nin ve ülkemizin geleceğini inşa edecektir" ifadesini kullandı. Belediye olarak her zaman öğrencilerin yanında olduklarını belirten Başkan Kul, "Sevgili çocuklar, size en büyük dostluğu kitaplar yapacaktır. Sizi her zaman gülerken görmek, eğitim hayatınızda en iyi imkanlara sahip olmanızı sağlamak bizim boynumuzun borcudur. Bu kütüphanenin sizlere yeni ufuklar açmasını diliyor, ailelerinize ve değerli öğretmenlerinize başarılar temenni ediyorum" diye konuştu. Fatih İlkokulu Müdürü Ümit Aksu ve öğretmenler, eğitime ve okullarına sağladığı katkılardan dolayı Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’a teşekkürlerini iletti. Kütüphane açılış törenine Fatih İlkokulu Müdürü Ümit Aksu, Elmalık Mahalle Muhtarı Hakan Belen, Belediye Meclis Üyesi Yaşar Kumcu, okul öğretmenleri ve öğrenciler katıldı.
Lise öğrencileri işitme engelli anneler için hayat kolaylaştıran uygulama geliştirdi
10 Şubat 2026 Salı - 16:25 Lise öğrencileri işitme engelli anneler için hayat kolaylaştıran uygulama geliştirdi Samsun’da lise öğrencileri, işitme engelli annelerin bebeklerinin ağlama sesini fark edebilmesi için bebek sesine duyarlı mobil bildirim sistemi geliştirdi. Samsun İbrahim Tanrıverdi Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri Yiğit Hafız Saraçoğlu ve Ümmügülsüm Metin, öğretmenleri Selim Türk danışmanlığında işitme engelli annelere yönelik, "Sesimi Gör Anne" adlı bir mobil uygulama geliştirdi. Proje, bebek ağlaması gibi hayati öneme sahip seslerin işitme engelli annelere anlık olarak bildirilmesini amaçlıyor. "Anlık bildirim gönderiyor" Projeyi anlatan lise öğrencisi Yiğit Hafız Saraçoğlu, bebek ağlamasının en temel iletişim aracı olduğunu belirterek, "İşitme engelli anneler, bebeklerinin ağladığını duyamadığı için zamanında müdahale edemeyebiliyor. Projemiz bu sorundan yola çıktı. Geliştirdiğimiz mobil uygulama, bebeğin ağlama sesini algıladığında hem telefona hem de akıllı saate titreşimli bildirim gönderiyor" dedi. Uygulamanın bildirim gecikme süresinin 180 ile 260 milisaniye arasında olduğunu ifade eden Saraçoğlu, bunun neredeyse anlık bir uyarı sağladığını söyledi. Uygulama geliştirme sürecinde yaklaşık 80 farklı bebek ağlama sesinin sisteme tanımlandığını belirten Saraçoğlu, kapı gıcırtısı ve televizyon sesi gibi çevresel seslerin ise arka plan gürültüsü olarak uygulamaya eklendiğini kaydetti. Uygulamanın çalışma prensibini de anlatan Saraçoğlu, "Telefonun mikrofonu ortam sesini sürekli dinliyor. Sesin şiddeti, kullanıcının belirlediği hassasiyet değeriyle karşılaştırılıyor. Eşik değerin üzerindeki sesler analiz ediliyor. Bu sesin çevresel bir gürültü mü yoksa bebek ağlaması mı olduğu tespit ediliyor. Eğer bebek ağlamasıysa, anneye titreşimli bildirim gönderiliyor" diye konuştu. "Sesimi Gör Anne" projesiyle işitme engelli annelerin bebek bakımında daha güvenli ve hızlı müdahale edebilmesinin hedeflendiği belirtildi.
Baba oğul, çatıda ölümün eşiğindeki yavru köpeği kurtardı
10 Şubat 2026 Salı - 15:30 Baba oğul, çatıda ölümün eşiğindeki yavru köpeği kurtardı Samsun’un Asarcık ilçesinde 4 katlı binanın karla kaplı çatısında düşmek üzere olan yavru köpeği fark eden baba-oğul, aldıkları güvenlik önlemleriyle zamanla yarışarak hayvanı ölümden kurtardı. Cep telefonu kamerasına yansıyan kurtarma anları izleyenlerin yüreğini ısıttı. Olay, Asarcık’ın Biçimcik Mahallesi’nde bugün meydana geldi. Çelik çatıyla kaplı ve kendilerine ait olan 4 katlı binada çatı çalışması yapan demir ustası Yakup Turan (61) ile oğlu Yunus Turan (35), karla kaplı çatının kenarında dengesini kaybetmek üzere olan sahipsiz bir köpek yavrusu fark etti. Yaklaşık 4-5 aylık olduğu tahmin edilen ve her an aşağı düşme tehlikesi yaşayan çoban köpeği yavrusu için zaman kaybetmeden harekete geçen baba oğul, muhtemel bir kazaya karşı önce güvenlik önlemi aldı. Yunus Turan beline ip bağlayarak çatıya çıkarken, baba Yakup Turan ise aşağıdan ipi tutup oğluna destek oldu. Zorlu ve tehlikeli anların ardından köpek güvenli bir şekilde bulunduğu yerden alınarak aşağı indirildi. Kurtarma çalışması sırasında çatının karla kaplı ve kaygan olmasının riski artırdığını belirten baba oğul, her şeye rağmen köpeği orada bırakmaya vicdanlarının el vermediğini söyledi. İtfaiyeden de yardım isteyebileceklerini ifade eden Yakup Turan, "Her an düşebilirdi, bekleyecek zaman yoktu. Biz de kendi güvenliğimizi alarak hemen müdahale ettik" dedi. Baba oğlun yavru köpeği kurtardığı anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedilirken, görüntüler kısa sürede izleyenlerin yüreğini ısıttı. Sahipsiz köpek yavrusunun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
47 yıllık tutku servete dönüştü: antika dükkânında adım atacak yer yok
10 Şubat 2026 Salı - 15:00 47 yıllık tutku servete dönüştü: antika dükkânında adım atacak yer yok Samsun’da çocuk yaşlarda başladığı antika merakını 47 yıldır sürdüren Cemil Benice, sayısını kendisinin bile bilmediği milyonlarca parçadan oluşan koleksiyonuyla adeta geçmişe açılan bir zaman tüneli kurdu. Antika eşyalarla dolan dükkânında yürümekte bile zorlanan Benice, Türkiye’nin dört bir yanından gelen meraklıların ilgi odağı haline geldi. Samsun’un Asarcık ilçesinde yaşayan 60 yaşındaki Cemil Benice, 13 yaşında başladığı antika tutkusunu yıllar içerisinde büyük bir koleksiyona dönüştürdü. Yarım asra yaklaşan süreçte Osmanlı döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzanan çok sayıda antika eşyayı toplayan Benice, ürünlerini üç ayrı depoda muhafaza ediyor. Ana dükkân olarak kullandığı yaklaşık 130 metrekarelik iş yerinin tamamen antika eşyalarla dolduğunu belirten Benice, ürün yoğunluğu nedeniyle dükkânın içinde adım atmanın dahi zorlaştığını söyledi. İrili ufaklı milyonları bulan antika ürünlerin sayısını kendisinin de tam olarak bilmediğini ifade eden Benice, zaman zaman müşterilerin sorduğu ürünlerin elinde olmasına rağmen yerini bulmakta güçlük çektiğini dile getirdi. Antika merakının çocukluk yıllarından bu yana hayatının bir parçası olduğunu anlatan Cemil Benice, "13 yaşında bu sevdaya başladım. 47 yıldır durmadan ürün topluyorum. Bazen müşterinin aradığı ürün bende oluyor ama yoğunluktan dolayı hemen bulamıyorum. Ana dükkânım 130 metrekare ama ürünlerden dolayı içerisinde rahatça yürüyemiyorum" dedi. Türkiye’nin dört bir yanından antika meraklılarının Asarcık’a gelerek koleksiyonunu görmek istediğini belirten Benice, bu ilgiden büyük mutluluk duyduğunu vurgulayarak, "İnsanların geçmişe ait bu eşyalara ilgi göstermesi beni motive ediyor. Her ürünün ayrı bir hikâyesi var. Bu ilgiyi görmek, yıllardır verdiğim emeğin karşılığı" ifadelerini kullandı.
Atakum Belediyesinin ilk dijital sanat dergisi yayında
10 Şubat 2026 Salı - 14:41 Atakum Belediyesinin ilk dijital sanat dergisi yayında SAMSUN (İHA) – Samsun’un Atakum Belediyesinin ilk dijital sanat dergisi Atakum Sanat, okurlarıyla buluştu. Atakum Belediyesinin ilk dijital sanat dergisi Atakum Sanat, yayın hayatına başladı. Üç aylık periyotlar halinde çevrim içi yayımlanacak derginin ilk sayısı, ’Karadeniz Edebiyat Ortamı’ başlığıyla okurlarla buluştu. Atakum’un yanı sıra Türkiye’nin sanat rotasını belirleyecek dergide, tiyatro sanatçılarının görme engelli bireylere yönelik sunduğu seslendirmeler ve işitme engelli bireylere yönelik belediyenin işaret dili eğitmeni tarafından verilen işaret dili hizmeti de yer alıyor. Atakum Sanat edebi makaleler, denemeler ve öykülerin yanı sıra farklı disiplinlerden sanatları buluşturan geniş içeriğiyle okurlarına bir sanat yolculuğu sunacak. Atakum’un tarihi, doğası ve kültürel zenginliğinden kesitlerin yer alacağı dergi, kentin sanat hayatına hareketlilik katacak. Sanatseverlerin buluşma noktası olacak Atakum Sanat’a belediyenin internet adresinden ulaşılabiliyor. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, derginin kentin sanat ve kültürel hayatına yeni bir soluk katacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Atakum Belediyesi olarak, Atakum’un ilk dijital sanat dergisi Atakum Sanat’ı halkımızla buluşturmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Ulusal ve uluslararası organizasyonlar için marka kentlerden biri haline gelen Atakum’da sanatsal faaliyetlerin yaygınlaştırılması, toplumsal bilinç oluşturulması, sanatın ve sanatçının desteklenmesi adına dergimizin önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini düşünüyorum. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ’Bir ülke, sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata sahip olamaz’ sözünü kendimize yol haritası alarak şiirle, müzikle, dansla, renklerle konuşarak Atakum’un sesini tüm dünyaya duyuracağız. Ulu Önder’in bize emanet ettiği en büyük eseri Cumhuriyet’i ve Cumhuriyet’e olan sevdamızı anlatmak için, Atakum Sanat’ta buluşacağız. Her yaştan ve kesimden vatandaşımızın kendisinden izler bulacağı benzersiz sanat yolculuğumuza, tüm halkımızı bekliyoruz. Atakum Sanat, kentimize hayırlı olsun" dedi. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç, Atakum Sanat’ın kentin ruhunu tam anlamıyla yansıtan bir dergi olduğuna dikkat çekerek, "Dergimiz Karadeniz’in edebi birikimi görünür kılmayı, yerel üretimleri çoğulcu ve nitelikli bir zeminde buluşturmayı hedefleyen kolektif bir emeğin ürünüdür. Atakum Sanat yalnızca metinlerden oluşan bir yayın olmasının ötesinde kentin ruhunu, belleğini ve çok katmanlı kültürel yapısını yansıtan bir kültür ortamı olarak kurgulanmıştır. Bu sayıda Karadeniz’in hırçın dalgalarının sesini edebiyatın gücüyle satırlarda duyacak, bölgenin insan zenginliğini, kültürel çeşitliliğini ve yaşama dair derin izlerini hissedeceksiniz. Bu anlayışla hareket eden dergimizin sayfalarında Atakum’un manzaralarının yer aldığı özel fotoğraf bölümüne de yer verilmiş, edebiyat ile kentin görsel hafızası bir araya getirilmiştir" diye konuştu.
Bu ilçede çocuk sahibi olan ailelere 6 bin TL nakdi destek
10 Şubat 2026 Salı - 13:33 Bu ilçede çocuk sahibi olan ailelere 6 bin TL nakdi destek SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, destek programlarına yenilerini eklemeye devam ettiklerini ifade ederek ailelere 6 bin Türk lirası destek sağladıklarını söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, aile bütçesine katkı sunan yeni destek programlarını hayata geçirmeyi sürdürdüklerini kaydetti. Bebek destek paketi, nikâh ücret desteği gibi ailelere yönelik pek çok destek programını uygulamaya aldıklarını dile getiren Başkan İbrahim Sandıkçı, 2026 yılında ilçede çocuk sahibi olan tüm ihtiyaç sahibi ailelere 6 bin Türk lirası destek sağladıklarını söyledi. Sosyal belediyeciliğe dair çalışmalara büyük bir hassasiyetle devam ettiklerini ailelere, özel gereksinimli bireylere ve öğrencilere yönelik desteklere aralıksız bir şekilde devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Ailelerimize 6 bin Türk lirası destek sağlıyoruz" dedi. Ailelere yönelik destekleri sürdürdüklerini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde ailelerimize özel destek programlarımıza yenilerini eklemeye devam ediyoruz. Aile bütçesine katkılar sunan desteklerimiz çerçevesinde, 2026 yılında ilçemizde çocuk sahibi olan ihtiyaç sahibi ailelerimizin tamamına 6 bin Türk lirası destek sağlıyoruz. Bu yıl da ailelerimizin başvuru sürecini tamamlamasının ardından destek ödemelerimizi hesaplara yatırıyoruz. Aile bütçesine katkılar sunan desteklerimizi kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz" diye konuştu. Aile bağlarının güçlenmesine yönelik etkinlikler gerçekleştirmeye de devam ettiklerini aktaran Başkan Sandıkçı, "Aile bütçesine katkılar sunan desteklerimiz ile birlikte ayrıca, aile bağlarının ve aile içi iletişimin güçlenmesine yönelik programlar ve etkinlikler gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimize ailelerimiz ilgiyle katılım sağlıyor. Ailelerimizin önerileri doğrultusunda program içeriklerimizi çeşitlendiriyor ve yenilerini eklemeyi sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Canik Belediyesi’nin ailelere yönelik 6 bin TL destek başvuruları, belediye hizmet binası zemin katta bulunan Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü üzerinden şahsen başvuru yoluyla gerçekleştirilebiliyor.
Tarımsal üretimde Samsun başı çekiyor
10 Şubat 2026 Salı - 13:31 Tarımsal üretimde Samsun başı çekiyor SAMSUN (İHA) – Yüzölçümünün yüzde 40’ına yakınında tarım yapılan Samsun, 12 farklı kalemde üretilen tarımsal ürünlerle Türkiye genelinde başı çekiyor. Bu ürünler arasında lahana, fındık, çeltik ve karnabahar öne çıkıyor. Samsun’un yüzölçümünün 380 bin 743 hektarlık alanı (yüzölçümünün yüzde 39,15’i) işlenen tarım alanı olarak dikkat çekiyor. Bu alanların 221 bin 780 hektarı tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerin ekildiği alanlardan oluşuyor. 19 bin 107 hektar alan nadasa bırakılırken, 11 bin 667 hektar alan sebze bahçesi, 128 bin 166 hektar alan meyve, içecek ve baharat bitkileri ekili alan, 23 hektar alan ise süs bitkileri ekili alan olarak belirtiliyor. Tarımsal ürün üretiminde Samsun, 12 farklı kalemde Türkiye genelinde ilk 5 sırada yer alıyor. Buna göre Türkiye’de yılda 327 bin ton olarak gerçekleşen lahana üretiminin yüzde 35’ini tek başına karşılayan Samsun, bu alanda 1’inci sırada bulunuyor. Ayrıca 173 bin 568 ton çeltik, 114 bin 89 ton fındık ve 59 bin 679 ton karnabahar üretimiyle ülke genelinde 2’nci sırada yer alıyor. Samsun, 445 ton kenevir, 13 bin 599 ton kivi, 19 bin 470 ton pırasa ve 12 bin 23 ton brokoli üretimiyle Türkiye’de 3’üncü sırada bulunurken; 5 bin 162 ton barbunya fasulye ve 6 bin 738 ton turp üretimiyle 4’üncü sırada yer alıyor. Ayrıca 158 bin 570 ton biber ve 7 bin 839 ton işlenmemiş tütün üretimiyle Türkiye genelinde 5’inci sırada yer alıyor.
Samsun’da siber güvenlik zirvesi:  "Siber güvenlikte asıl oyun değiştirici gençlerin fikirleri olacak"
10 Şubat 2026 Salı - 13:29 Samsun’da siber güvenlik zirvesi: "Siber güvenlikte asıl oyun değiştirici gençlerin fikirleri olacak" Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Samsun Siber Güvenlik Zirvesi’nde, savunma sanayinde yerlileştirme, siber güvenlikte inovasyon ve gençlerin rolü ele alındı. Savunma Sanayii Başkanlığı yetkilileri, siber güvenlikte asıl oyun değiştiricinin gençlerin fikirleri olacağını vurguladı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Samsun İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde I. Samsun Siber Güvenlik Zirvesi düzenlendi. Savunma Sanayii Başkanlığı, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı ve Türkiye Siber Vatan programından yetkililerin katıldığı bu programda; siber güvenlikte yerlileştirme stratejisi, kişisel verilerin korunması, dijital dünyada bireysel güvenlik, SİBERVATAN Programı ve SİBERAY ile ilgili konuşma ve panel oturumları gerçekleştirildi. Akademisyenler, üniversite öğrencileri, kamu kurumları ve özel sektör temsilcileri programa katıldı. "Siber güvenlik ekonomik istikrarın ve toplumsal huzurun temel unsurlarından biridir" Programda ilk olarak konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "Devletlerin altyapıları, kurumların iş süreçleri, üniversitelerin akademik verileri ve bireylerin günlük yaşamları büyük ölçüde dijital ortama taşınmıştır. Bu dönüşüm bizlere büyük imkânlar sunarken, aynı ölçüde ciddi riskleri de beraberinde getirmiştir. Bugün bir ülkenin enerji sistemleri, bankacılık altyapısı, ulaşım ağları, sağlık hizmetleri ve hatta savunma mekanizmaları siber uzayda hedef alınabilmektedir. Artık savaşlar yalnızca karada, havada ya da denizde değil; klavyelerle, algoritmalarla ve veri merkezleri üzerinden yürütülmektedir. Bu nedenle siber güvenlik, yalnızca bir bilişim konusu değil; ulusal egemenliğin, ekonomik istikrarın ve toplumsal huzurun temel unsurlarından biridir. Bu perspektifinden baktığımızda, siber güvenliği güçlü olmayan bir devlet; dış müdahalelere, ekonomik kayıplara ve itibar zedelenmesine açık bir yapı demektir. Nitelikli insan kaynağına, güçlü akademik çalışmalara ve yerli teknolojilere yatırım yapmadan, bu alanda sürdürülebilir bir güvenlikten söz etmemiz mümkün değildir. Üniversiteler olarak bizim sorumluluğumuz tam da burada başlamaktadır. Siber güvenlik alanında yapılacak her akademik çalışma, her disiplinler arası yaklaşım ve her yetiştirilen nitelikli insan kaynağı; ülkemizin dijital geleceğine yapılmış bir yatırımdır. Ancak mesele yalnızca devletler ve kurumlarla sınırlı değildir. Bireysel düzeyde siber güvenlik, artık herkesin günlük yaşamını doğrudan ilgilendiren bir konudur. Kişisel verilerimizin korunması, dijital kimliğimizin güvenliği, özel hayatımızın mahremiyeti; hepsi siber güvenlik bilinciyle doğrudan ilişkilidir. Ve doğru önlemler alınmadığında ciddi tehditlerle karşı karşıya kalınabilmektedir. "Siber güvenlik alanında asıl oyun değiştirici olan sizlerin fikirleri olacaktır" Savunma Sanayi Başkanlığı Siber Güvenlik ve Bilişim Sistemleri Daire Başkanı Murat Çizgel, "Bugün itibarıyla savunma sanayinde girmediğimiz bir ürün, yapmadığımız bir platform; önümüzdeki dönem itibarıyla da yurt dışına satmayacağımız bir platform yok. Hepsini bir şekilde Allah’ın izniyle gerçekleştiriyoruz ve gerçekleştirmeye de devam edeceğiz. Savunma sanayinde bu noktaya gelmenin temel sebeplerinden birincisi inançtır. Yapabileceğimize ve daha da önemlisi bunu yapmamız gerektiğine inandık. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekâtı bize şunu göstermiştir: Başkasının silahıyla ancak onun izin verdiği ölçüde sahada güçlü olabiliyorsunuz. Türkiye olarak hem kendi coğrafyamızda hem de dost ve müttefik ülkelerle birlikte güçlenme politikası izleyen bir ülke olarak, savunma sanayisini kendimiz üretmediğimiz takdirde savaş alanında gerçek anlamda güçlü olamayacağımızı gördük. Yaklaşık 25 yıl önce bu bir inançtı; "Ben bunu yapmak zorundayım ve yapabilirim." Ancak sadece inanmak yeterli değildi, bunun için bir strateji ortaya koymak gerekiyordu. Strateji, bugünden yarına sonuç alınabilecek bir süreç değildir. Öncelikle "yapmayı öğrenmek" kavramını oluşturduk ve yabancılarla iş yaparken onlardan nasıl yapılacağını öğrendik. Daha sonra sözleşmelerimizi bu doğrultuda oluşturduk ve süreçleri daha iyi kavradık. Ardından ortak üretim aşamasına geçtik; Biz de bir şeyler yapmaya başlayabiliriz, gelin beraber yapalım dedik. Bu süreçte kendimize olan güvenimiz daha da arttı. 2004 yılı çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu yıl, artık belli bir noktaya geldiğimizi ve kendi gücümüzle bir şeyler yapabileceğimizi gördük; siyasi irade ortaya kondu ve bugün adını andığımız birçok savunma sanayi ürününün yurt içinde geliştirilmesi kararı alındı. Çünkü inovasyonun en güçlü olduğu dönem, siz gençlerin şu anda sahip olduğu hayal gücüdür. Siber güvenlik alanında, uçak geliştirmek gibi devasa altyapılar kurmaya ihtiyaç olmadığını biliyoruz. Burada sizlerden beklentimiz; olmayanı, farklı olanı düşünmeniz ve hayallerinizi gerçeğe dönüştürmenizdir. Devlet olarak gençlerimize diyoruz ki, inovatif fikirlerinizle bize destek olun; biz de devlet olarak bu inovatif fikirleri öncelikli olarak destekleyelim. Yerli olmayan, henüz millîleştiremediğimiz ürünler varsa, onları yerli hâle getirmek için devlet desteği sunmaya devam edeceğiz. Ancak biri çıkıp ’Ben klasik bir firewall yerine farklı bir yapı öneriyorum ve bu yapı çok daha iyi olacak. Biz bunu üç arkadaş düşündük, lütfen bizi destekleyin’ dediğinde, bizim önceliğimiz bu inavasyon fikirler olacaktır. Çünkü bu tür yaklaşımların küresel ölçekte başarı şansı çok daha yüksektir. Artık 25–30 yıldır yapılan bir ürünün yerine yeni bir yaklaşım sunduğunuzda ve bunun çok daha güvenli olduğunu ortaya koyduğunuzda, sürdürülebilir bir ürün geliştirmiş olursunuz. Siber güvenlik alanında asıl oyun değiştirici olan sizlerin fikirleri olacaktır. Bizler de devlet olarak bu fikirlerin destekçisi olacak ve sizlerin yanında duracağız. Elbette yerli olmayan siber güvenlik ürünlerini millîleştirme hedefimiz devam etmektedir; ancak inovatif yaklaşımlarla bize gelmeniz durumunda bu fikirler destekleme süreçlerinde çok daha öncelikli olacaktır. Bunun haricinde de devletin sizlere sunması gereken destekler bulunmaktadır" diye konuştu. Programda ayrıca Samsun Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turgut Türkmen de bilişim suçlarının bireysel etkileri üzerine bir konuşma gerçekleştirdi. Programa ayrıca Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu katıldı. Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin bilgilendirmesiyle program sona erdi.
Türkiye’deki şehirler, Samsun’da üretilen fidanlarla yeşerdi
10 Şubat 2026 Salı - 10:15 Türkiye’deki şehirler, Samsun’da üretilen fidanlarla yeşerdi SAMSUN (İHA) – Amasya Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Samsun’daki orman fidanlıklarında 2025 yılında üretilen 1 milyon 250 bin adet fidan, ülke genelinde orman varlığını güçlendirerek Türkiye’ye nefes oldu. Yaz aylarında artan orman yangınlarına karşı doğal dengeyi koruma amacıyla her yıl 134 farklı türde fidan; Vezirköprü, Samsun ve Bafra’daki fidanlıklarda üretilerek Samsun’dan hem çevre illere hem de ülke genelindeki ağaçlandırma sahalarına gönderiliyor. 2025 yılı içerisinde şu ana kadar 1 milyon 250 bin fidan üretilirken, 2 milyon 100 bin fidanın bakımı yapıldı. Fidan üretim ve bakım maliyetinin ise 20 milyon TL olduğu kayıtlara geçti. Orman Koruma ve İşletmecilik Projesi kapsamında orman yangınlarını önlemeye yönelik tesis faaliyetleri çerçevesinde 217 kilometre yangın emniyet yolu bakımı gerçekleştirildi. Ayrıca 7 kilometre kule-kulübe yolu bakımı yapılırken, 3 bin 738 kilometresi üretim yolu olmak üzere toplam 3 bin 952 kilometrelik yol bakım çalışması tamamlandı. Ağaçlandırma ve Toprak Muhafaza Projesi kapsamında 6 hektarlık alan ağaçlandırılırken, bin hektarlık alanda erozyon kontrolü sağlandı. Bunun yanı sıra 30 hektarlık alanda endüstriyel ağaçlandırma faaliyeti gerçekleştirildi. Bu çalışmalara ek olarak gelir getirici tür ağaçlandırma faaliyetleri kapsamında Tekkeköy Kababürük Mahallesi’nde bulunan 10 hektarlık orman sahasında, coğrafi işaretli ürün olan mor patlıcan inciri dikimi yapıldı. Proje kapsamında 5 yıl içinde yaklaşık 250 ton ürün elde edilmesi beklenen incir bahçesinden sağlanacak yaklaşık 50 milyon TL’lik gelirin tamamının, üniversiteye yeni başlayan kız öğrencilere burs olarak aktarılması planlanıyor.