Yerel Haberler
Samsun
Prof. Dr. Yusuf Demir’den fındık için ’sulama’ uyarısı 02 Nisan 2026 Perşembe - 21:54:02 Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, "Fındık artık ciddi şekilde sulama yapılması gereken bir ürün haline geldi. Terme ve Çarşamba Ovalarında henüz yeterli sulama alanı açılmamış, sulama eksikliği var" dedi. Prof. Dr. Yusuf Demir, Samsun’daki barajların yeterli olup olmadığı sorusunu yanıtlayarak, şu anda Samsun’daki barajların yeterli olduğunu ancak Çarşamba ve Terme’de yeterli sulama alanı bulunmadığını söyledi. Bu iki bölgede önemli miktarda fındık üretimi olduğunu belirten Demir, fındık üretiminde artık ciddi şekilde sulama ihtiyacı duyulduğunu vurguladı. "Terme ve Çarşamba’da yeterli sulama alanı açılmamış" Prof. Dr. Yusuf Demir, "Samsun’da mevcut barajlar sulama açısından yeterli ancak barajlarımızın sulama alanlarının tamamına aktarılması açısından değerlendirme yapmak gerekiyor. Bugün Terme ve Çarşamba Ovalarında henüz yeterli sulama alanı açılmamış, sulama eksikliği var" diye konuştu. "Ciddi anlamda sulama programı yapılması gerekiyor" Prof. Dr. Yusuf Demir, "Şu anda Terme’de, Çarşamba’da hatta 19 Mayıs ve Bafra’da fındık bahçeleri çok hızlı bir şekilde kuruluyor ve gelişiyor. Fındık eskiden sulanmayan bir bitki olarak kabul edilirdi ancak artık Karadeniz Bölgesi’nde fındık, sulama yapılmadan üretilemez hale geldi. Bu yüzden fındık artık ciddi şekilde sulama yapılması gereken bir ürün haline geldi. Terme ve Çarşamba’da ciddi anlamda bir sulama programı yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 21:52 Samsun kitapla büyüyen şehir: 1 milyonu aşkın okuyucuya ulaşıldı Samsun’da Kütüphane Haftası kapsamında yapılan değerlendirmede ortaya çıkan rakamlar, kentte okuma kültürünün geldiği noktayı gözler önüne serdi. 1 milyonu aşan okuyucu sayısı ve yüz binlerce kitapla Samsun, adeta ’kitapla büyüyen bir şehir’ haline geldi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, beraberindeki heyetle birlikte Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı ziyaret ederek, 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasında "İyileştiren Kütüphane" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikler ve kütüphane faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bilgi sundu. Ziyarette, özellikle çocuklardan başlayarak toplumun her kesimine kitap okuma alışkanlığının kazandırılmasının önemine vurgu yapılırken, kütüphanelerin yalnızca bilgiye erişim noktası değil aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamın merkezlerinden biri haline geldiği ifade edildi. Açıklanan verilere göre 2025 yılı itibarıyla Samsun genelindeki kütüphanelerde 437 bin kitap, 155 bin üye ve 172 bin ödünç verilen materyal bulunurken, toplam okuyucu sayısı 1 milyon 51 bine ulaştı. Aynı yıl içinde düzenlenen bin 445 kültürel etkinliğe ise 129 bin 350 kişi katılım sağladı. Öte yandan, Atakum’da yapımı süren Samsun Şehir Kütüphanesi’nin tamamlanmasıyla birlikte, kentte okuma oranlarının ve kütüphane kullanımının daha da artması hedefleniyor.
02 Nisan 2026 Perşembe - 21:39 TMO’ya fındık fiyatlarında "Oyunları boz" çağrısı Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındık fiyatlarında yaşanan sert düşüşe ilişkin açıklama yaparak Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) "Oyunları boz" çağrısı yaptı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, Türkiye’nin en stratejik tarım ürünlerinden biri olan fındıkta son dönemde yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Fındık fiyatlarının 350 TL seviyelerinden 170-180 TL bandına kadar gerilemesine dikkat çeken Arslan Soydan, "Dünyada en kaliteli fındığı biz üretiyoruz. Ülkemizde en stratejik tarım ürünlerinden biri fındık. Karadeniz Bölgemizin en önemli geçim kaynağı olan fındıkta maalesef yüzyılın en etkili fiyat oyunları ile karşı karşıyayız. Fındık fiyatlarının 350 TL’den 170-180 TL’ye düşürülmesini asla kabul etmiyoruz. Ne görmek ne de duymak istiyoruz" dedi. "Türk fındığı itibarsızlaştırılıyor" Türk fındığı üzerinde çeşitli oyunlar oynandığını ifade eden Başkan Arslan Soydan, "Türk fındığı üzerinde büyük oyunlar oynanıyor. Fındık fiyatları düşürülüyor, zamansız ve yersiz rekolte rakamları açıklanıyor. Başka ülkelerin kalitesiz, randımansız fındıkları ülkemizin fındığına rakip gösteriliyor. Türk fındığı itibarsızlaştırılarak yeşil altınımız ile emeğimiz, alın terimiz, aşımız, çocuklarımızın bugünü, yarını ve geleceği ile oynanıyor" diye konuştu. "Üretici bahçeden uzaklaştırılıyor" Yaşanan sürecin üreticiyi doğrudan etkilediğini vurgulayan Soydan, "Bu oyunların devamında üreticilerimiz fındık bahçelerinden, fındıkta hastalıklar, zararlılar ve bakımla ilgili mücadelelerden uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Bu fiyatlar, bu maliyetler karşısında tabii ki üreticilerimiz zorlanıyor. Bu mesele artık fındığı sattık satamadık meselesini aştı. Fındık ürünümüzde gelecek sezon ve sonrası tehdit ediliyor" ifadelerini kullandı. TMO’ya "Devreye gir" çağrısı Çözüm çağrısında bulunan Soydan, "Artık yeter. Serbest piyasada fındık fiyatlarının yarından tezi yok normalleşmesi gerekmektedir. Bu oyunların bozulmasında en büyük rolü TMO’nun müdahale alım açıklaması olacaktır. TMO bir ay da olsa 300 TL’den fındık alımı yapmalı" dedi.
"OMÜ Uyum Fest" ile yeni öğrencilere coşkulu karşılama
29 Eylül 2025 Pazartesi - 15:45 "OMÜ Uyum Fest" ile yeni öğrencilere coşkulu karşılama Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), 2025-2026 Akademik Yılı’na öğrencilerin üniversite yaşamına uyumunu kolaylaştırmak ve kampüs kültürünü tanıtmak amacıyla düzenlenen "OMÜ Uyum Fest" etkinliğiyle başladı. Üniversiteye yeni adım atan gençlerin uyum sürecini desteklemek amacıyla düzenlenen festival; Kurupelit (Merkez), Bafra, Vezirköprü, Havza, Ladik, Çarşamba ve Güzel Sanatlar yerleşkelerinde akademik bilgilendirmeler, kampüs turları, konserler, oryantiring (Kampüs keşif oyunu), reels yarışması ve sürpriz etkinliklerle gerçekleştiriliyor. OMÜ Yaşam Merkezinde düzenlenen etkinliğin açılışına; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Alper Kesten, Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, Genel Sekreter Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Beş gün sürecek festival, müzik dinletisiyle başladı. Açılış seremonisinin ardından düzenlenen oryantiring yarışması, tiyatro gösterisi, halk oyunları, konserler ve serbest kürsü etkinlikleri gün boyunca katılımcılara renkli anlar yaşattı. Festival süresince öğrenciler; kampüs turu, atölye çalışmaları, topluluk etkinlikleri, "Gelecekte Ben" ve "Kendime Not" gibi özel uygulamalarla hem eğlenme hem de kendilerini tanıma fırsatı buldu. Ayrıca, OMÜ’nün farklı birimleri ile çeşitli kurum ve derneklerin yer aldığı stantlar yoğun ilgi gördü. Festival kapsamında gerçekleştirilen Reels Yarışması, Kahoot Bilgi Yarışması ve Oryantiring Yarışması ile öğrenciler hem bilgi hem becerilerini sergiledi. Kazanan takımlar ve öğrenciler gün sonunda açıklanarak ödüllendirildi. OMÜ Uyum Fest, yeni öğrencilerin üniversiteye hızlı bir şekilde adapte olmalarını, arkadaşlıklar kurmalarını ve OMÜ’nün sunduğu olanakları yakından tanımalarını hedefliyor. Gün boyunca süren etkinlikler, müzik eşliğinde gerçekleştirilen kapanış programı ile sona erdi. OMÜ Uyum Fest ile spor, sanat, kültür, müzik ve dostlukla dolu bir üniversiteye hoş geldin şöleni sunuldu.
Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri MYO’da akademik yılı açılışı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 15:39 Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri MYO’da akademik yılı açılışı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (MYO) iş birliğinde düzenlenen 2025-2026 Akademik Yılı Açılış Programı, akademisyen ve idari personelin katılımıyla gerçekleştirildi. Programa; OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Esra Pancar Yüksel, Sağlık Hizmetleri MYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Faruk Tan ile her iki birimin akademisyenleri ve öğrencileri katıldı. 2025-2026 Akademik Yılı Açılış Programı’nda konuşan Prof. Dr. Alper Kesten, "Üniversiteler, bilgi üretimi ve nitelikli insan kaynağı yetiştirme görevlerinin yanı sıra topluma yön veren kurumlar olma sorumluluğunu da taşır. Sağlık alanında yetiştirdiğimiz gençler, yalnızca meslek sahibi değil, aynı zamanda insan hayatına dokunan bireyler olacaklardır. 2025-2026 Akademik Yılı’nın üniversitemize, öğrencilerimize ve ülkemize başarı, sağlık ve huzur getirmesini temenni ediyorum. Hepimize hayırlı olsun" dedi. Program, Eğitim Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Berrin Tekeli Yiğit ve Arş. Gör. Bora Gizem’in müzik dinletisiyle devam etti. Etkinlik kapsamında ayrıca, "Yıl Boyunca Kadın" temalı resim sergisinin küratörlüğünü Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Aydın Sena Sezgin Aydın üstlendi. Ayrıca, küratörlüğünü Öğr. Gör. Dr. Gürsel Akçagüven’in yaptığı "Atatürk ve Cumhuriyet" temalı resim sergisi de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Programda, 112 Acil Sağlık ve UMKE ekipleriyle buluşma gerçekleştirildi. Ardından misafirler, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’na bağlı bölümlerin tanıtım stantlarını gezdi.
10 yaşındaki çocuk tüfekle çenesinden vuruldu, aile "adalet" arıyor
29 Eylül 2025 Pazartesi - 15:29 10 yaşındaki çocuk tüfekle çenesinden vuruldu, aile "adalet" arıyor Samsun’un Tekkeköy ilçesinde akrabası tarafından tüfekle vurulan 10 yaşındaki çocuk ağır yaralandı. İlk etapta "kazara" denilerek şikayetçi olmayan aile, çocuk konuştuğunda olayın "kasıtlı" olduğunu savunarak adalet mücadelesi başlattı. Tekkeköy’de akrabası tarafından tüfekle vurularak kanlar içinde kalan Burak Enes Göz, ambulansla Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralı çocuk OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 1 ay tedavi gördü, entübe edildi, 3 kez ameliyat oldu. Sol kolundan parça alınarak çene onarımı yapıldı. Ön alt ve üst dişleri olmayan, dilinin üçte biri eksik durumdaki çocuk taburcu oldu ancak yeniden ameliyat olması gerekiyor. Olayın ardından Burak Enes’in ailesi, kendilerine "kazayla gerçekleştiği" bilgisi verildiği için şikayetçi olmadı. Ancak yaralı çocuk konuşmaya başladıktan sonra, 15 yaşındaki akrabaları S.Y.K.’nin tüfekle ateş ederek kendisini vurduğunu söylemesi üzerine aile şikayetçi oldu. İlk ifade nedeniyle savcılık "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verdi. Ailenin avukatı Sulh Ceza Mahkemesi’ne itiraz etti ancak mahkeme itirazı reddetti. "Karşısına geçerek ateş etti" iddiası Şüpheli 15 yaşındaki S.Y.K. çocuk savcısına verdiği ifadesinde Burak Enes Göz ve kardeşi Efe Yağız ile Kur’an kursundan dedelerinin evine gittiklerini, Burak Enes’in dedenin odasından aldığı tüfeği taşıdığını öne sürdü. Tüfeği elinden almak istediğini, çekişme sırasında tetiğe istemeden dokunduğunu, olay sonrası kendi telefonuyla 112’yi aradığını söyledi. Hastaneden taburcu olan Burak Enes Göz ise S.Y.K.’nin karşısına geçerek ateş ettiğini iddia etti. "Adalet istiyoruz" Anne Esma Göz (29), olay anında yeterli bilgi alamadığını belirterek, "Kazara olduğunu söylediler, akraba olduğumuz için ben de şikayetçi olmadığımı belirttim. Oğlum kendine gelince S.Y.K.’nin ateş ettiğini anlattı, bunun üzerine şikayetçi olduk. Ancak ilk etapta şikayetçi olmadığımız için süreç kapandı. Yeniden adalet istiyoruz" dedi. Baba Ali Göz (34) de bunun kasıtlı bir ateş olduğunu savunarak, "Tüfek oğlumun çenesine yandan isabet etti. Boğuşma ile böyle bir atışın olması mümkün değil. Adalet istiyoruz" diye konuştu. Aile, verilen "kovuşturmaya yer yok" kararına karşı hukuki sürecin yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Bafra Ovası’nda çeltik hasadı başladı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:49 Bafra Ovası’nda çeltik hasadı başladı Türkiye’nin en verimli tarım ovalarından biri olan Samsun Bafra Ovası’nda çeltik hasadı coşkuyla gerçekleştirildi. 70 yıllık üretim geleneğine sahip ilçede bu yıl yaklaşık 157 bin dekarlık alanda ekim yapıldı. Karadeniz’in en önemli tarım alanlarından Bafra Ovası’nda çeltik hasadı başladı. 1952 yılından bu yana çeltik üretiminin yapıldığı ilçede, 2025 yılında 47 mahallede 2 bin 650 çiftçi tarafından toplam 156 bin 200 dekarlık alanda ekim gerçekleştirildi. İlçe ekonomisine yaklaşık 3 milyar liralık katkı sağlayan Bafra pirinci, lezzeti, aroması ve pişme kalitesiyle sofraların vazgeçilmez ürünleri arasında yer alıyor. Bafra Kelikler Mahallesi’nde bulunan bir tarlada biçerdöverler eşliğinde hasat etkinliği düzenlendi. Etkinlik protokol konuşmaları ile başladı. Çeltiğin önemine değinen Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, "Tarım stratejik bir sektör ve bu stratejik önemi her geçen gün daha da iyi anlaşılıyor. Yaşadığımız pandemi süreci ve Ukrayna - Rusya savaşı herkese tarımın ne kadar önemli bir sektör olduğunu öğretti. Bir yandan dünya nüfusu artıyor, bir yandan küresel iklim değişikliğiyle beraber tarım risk altında. Daha çok üretmemiz gerekiyor ama küresel iklim değişikliğiyle beraber sürekli yaşanan don olayları, aşırı yağışlardan dolayı seller tarımsal üretimi tehdit eder durumda. Samsun üreticilerimiz de Samsun şehrimiz özellikle verimli ovalarıyla çalışkan üreticileriyle tarımsal üretimin arttırılması noktasında çok önemli görev üstlenmiş durumdalar. Gıda arz güvenliğinin sağlanması noktasında Samsunlu üreticilerimiz çok üründe olduğu gibi çeltikte de gene ülkemize önemli katkı sağlıyorlar. Çeltik üretiminde şu an Türkiye’de ikinci sırada yer alıyoruz. 2024 verilerine göre 222 bin dekarda 173 bin tonluk bir üretimimiz var. Oldukça verimli topraklarımız var. Gerçekten bu topraklarda çok kıymetli ürünler üretiliyor, elde ediliyor ve çoğu üründe de ülke sıralamasında ilk sırada yer alıyoruz. Tabii, bakanlığımız son zamanlarda özellikle uygulanmış olduğu üretim planlamasıyla suyu merkeze alan bir üretim planlaması modeli geliştirdi. Çeltik üretiminde de yoğun su kullanımı söz konusu. Burada mevcut tava usulü yetiştiriciliğin yanında yağmurlama ve damlama sulama yöntemlerini de kullanarak çeltik üretimini daha da arttırabiliriz. Bu şekilde uygulamalarla sudan yüzde 65-70’e varan tasarruf sağlama imkanımız da var" dedi. "Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 17-18’inin tükettiği pirinci üretiyoruz" Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner ise, "2015 yılında biz bu görevi aldığımızda, Bafra Ovası’nda 63 bin dekar ekili çeltik alanı vardı. Bugün, 2025 yılı hasadını yaptığımız bu dönemde, ekili alan 157 bin dekara ulaşmış durumda. Bu ne demek? Türkiye nüfusunun Samsun bölgesi baz alındığında, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 17-18’inin tükettiği pirinci üretmekten gurur duyuyoruz. Çok verimli ve kaliteli ovalara sahibiz. Cenab-ı Allah nasip etti; şu an Bafra Ovası’nda 157 bin dekarlık ekili alanda hasatlara başlamış bulunuyoruz" diye konuştu. "Çiftçilerimiz ülkemizin rızkını ve ekonomisini büyütüyor" Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar da sabır, gayret ve özveriyle yoğrulan bir süreci tamamladıklarını ifade ederek, "Tarlada sabahın ilk ışıklarıyla başlayarak sonrasında yazın sıcağıyla geçen büyük bir gayretin sonucunda hasada başlıyoruz. Çiftçilerimiz ülkemizin rızkını ve ekonomisini büyütüyor. Bu emek her türlü takdirin, teşekkürün üzerindedir" şeklinde konuştu. Programda Dr. Halil Sürek de bilgilendirme yaptı. Sürek, "Çeltikte çok mesafeler katettik. 1978 yılında başladığımda bütün çeşitler İtalya’dan geliyordu. İç Anadolu’da, Güneydoğu Anadolu’da bazı yerli çeşitlerimiz ekilip biçiliyordu. Herhangi bir tohumluk üretim programı yoktu. Yerli çeşidimiz yoktu. Biz bir ıslah programı başlattık. Onun sonucunda bugün 90’ın üzerinde geliştirilmiş çeşit vardır" ifadelerini kullandı. Bu yıl 11.’si düzenlenen çeltik hasat etkinliği fotoğraf çekimiyle son buldu.
"Denetimli Serbestlik 20. Yıl Bölge Toplantısı" Samsun’da yapılacak
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:40 "Denetimli Serbestlik 20. Yıl Bölge Toplantısı" Samsun’da yapılacak "Denetimli Serbestlikte Dönüşüm Odaklı Yaklaşım: STK & Kamu İş Birliği Sempozyumu", denetimli serbestlik uygulamasının 20. yılı kapsamında düzenlenen bölge toplantılarının dördüncüsü Karadeniz Bölgesi ev sahipliğinde Samsun’da yapılacak. "Denetimli Serbestlikte Dönüşüm Odaklı Yaklaşım: STK & Kamu İs Birliği Sempozyumu" başlığıyla 1-2 Ekim tarihlerinde düzenlenecek toplantı, Samsun Ömer Halisdemir Kongre Merkezi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirilecek. Toplantı, Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can, Samsun Valisi Osman Tavlı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç ve Samsun Baro Başkanı Pınar Gürsel Yıldıran’ın açış konuşmalarıyla başlayacak. Denetimli Serbestlik Sisteminin Dünü, Bugünü ve Gelecek Projeksiyonu Toplantının açılış bölümünde, Denetimli Serbestlik Daire Başkanı Dr. Hüseyin Şık tarafından kapsamlı bir sunum gerçekleştirilecek. "Denetimli Serbestlik Sisteminin Dünü, Bugünü ve Gelecek Projeksiyonu" başlıklı sunumda, sistemin 20 yıllık gelişim süreci, bugünkü işleyişi ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alınacak. Denetimli Serbestliğin Medyadaki Algısı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilecek bu oturumda, medya perspektifinden denetimli serbestlik uygulamalarının topluma nasıl yansıdığı ele alınacak. Sinan Canan, Cengiz Aksan, Cüneyd Altıparmak, Mahmut Erdoğan, Gurbet Ece Zorba ve Halil Demir konuşmacı olarak yer alacak. Merkez ve Taşra Yönetiminde Kurumlar Arası İş Birliği Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Güngör’ün moderatörlüğünde düzenlenecek bu panelde, yerel ve ulusal kurumların denetimli serbestlik sürecindeki iş birliği deneyimleri paylaşılacak. Panelde; EGM Asayiş Daire Başkanı Tarıkhan Çetiner, Öğretim Materyalleri Daire Başkanı Hikmet Azer, Göç ve Manevi Destek Hizmetleri Daire Başkanı Fatih Yıldız, İŞKUR İstihdam Hizmetleri Daire Başkanı Özkan Bolat, Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Murat Ağar, Samsun İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, Samsun Gençlik ve Spor İl Müdürü Feyzullah Dereci, Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçüoğlu, Samsun Müftüsü Seyfullah Çakır, Samsun İŞKUR İl Müdür V. Gökhan Dürümlü ve Samsun Kültür ve Turizm İl Müdürü Süleyman Demirtaş yer alacak. Tartışmalarda, kurumsal sürdürülebilirlik ve koordinasyon konuları ön plana çıkarılacak. Türkiye Yüzyılı Vizyonu ve 20 Yıllık Deneyimle Çocuk Suçluluğu ile Mücadelede Kamu, STK ve Akademi İş Birliği: Multidisipliner Bir Yaklaşım Güvenlik ve İnfaz Daire Başkanı Serkan Başok’un moderatörlüğünde yapılacak oturumda, çocuk suçluluğu ile mücadelede kamu, STK ve akademi iş birliği konusu ele alınacak. Konuşmacılar arasında Prof. Dr. Nuray Keskin, Prof. Dr. Koray Mehmet Zeynel Karabekiroğlu, Doç. Dr. Derya Şahin ve Doç. Dr. Nurullah Çalış yer alacak. Eski Hükümlülerin Başarı Öyküleri Samsun Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turgut Türkmen’in moderatörlüğünde, denetimli serbestlik sürecinden geçmiş eski hükümlüler başarı hikâyelerini paylaşacak. Bu oturumda toplumla yeniden bütünleşmenin yolları ve örnek deneyimler aktarılacak. Sivil Toplum Kuruluşları & Paydaşlar ile İş Birliği Denetimli serbestlik uygulamalarında STK’ların katkılarının konuşulacağı oturum, Personel Daire Başkanı Fatih Serkan Günaydın’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek. Halil Ekinci, Necmi Çamas, Betül Turan Esen, Nuri Aslan, Av. Seda Dönmez, Senagül Şahin Sohum ve Alaattin Altın konuşmacı olarak katılım sağlayacak. Yerel ve kurumsal deneyimlerin yanı sıra sürdürülebilir iş birliği stratejileri tartışılacak. Denetimli Serbestlikte Toplumsal Katılım: Gönüllüler Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılacak bu oturumda, gönüllülük mekanizmasının denetimli serbestlik sürecindeki rolü değerlendirilecek. Denetimli serbestlik gönüllüleri; Doç. Dr. Mahmut Yaran, Hakan Tütüncüoğlu, Celalettin Kapçak ve Ayşegül Kayar görüşlerini paylaşacak. Denetimli Serbestlik & Ceza İnfaz Kurumu İş Birliği Hakim Canan Karaaslan’ın yöneteceği panelde, ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik müdürlükleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi konusu ele alınacak. Konuşmacılar arasında Mehmet Ofluoğlu, Mustafa Ersoy, Habil Kanoğlu, Selma Tekin, Mahmut Çaça ve Veysel Demir yer alacak.
Tarihçi Ahmet Şimşirgil’den Fatih dizisi ve Selimiye çıkışı: "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:40 Tarihçi Ahmet Şimşirgil’den Fatih dizisi ve Selimiye çıkışı: "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar" Tarih Profesörü Ahmet Şimşirgil, ’Fatih’ dizisindeki sahnelere ve Selimiye Camii’ndeki düzenlemelere tepki göstererek, "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar, izlerini silmeye çalışıyorlar" dedi. Samsun’da düzenlenen Karadeniz 10. Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluşan Prof. Dr. Şimşirgil, ’Fatih’ dizisinde tarihi gerçeklerle bağdaşmayan sahneler bulunduğunu belirtti. Şimşirgil, "Dizide Fatih’in oğlu 2. Bayezid, Pontus Rum kralının kızıyla aşk yaşıyormuş. İnanamadım. Kızı almaya gitmiş, bir de dayak yemiş. O kızla buluşuyor, paşa da gözcülük yapıyormuş. Yazıklar olsun. Ve Fatih onu çağırtıyor şimdi, boynuna ipi geçirip boğduruyor. Milletimizin tarihini alaya alıyorlar. Bunlar tarihle bağdaşmayan kurgulardır. Osmanlı’da böyle bir şey asla yoktur" ifadelerini kullandı. Selimiye Camii ve Osmanlı izleri Kültürel mirasın korunamamasına da dikkat çeken Şimşirgil, Selimiye Camii üzerinden örnek verdi. Şimşirgil, "Şimdi Selimiye’yi bozuyorlar, Osmanlı’nın izlerini silmeye çalışıyorlar. Bir yandan yanlış dizilerle tarih çarpıtılıyor, diğer yandan eserlerimize dokunuluyor. Osmanlı’nın hatırasını ve medeniyet anlayışını yok etmeye çalışıyorlar. Bir telefon geliyor oradan buradan, tehditler de var. Osmanlı izlerini silmeye çalışıyorlar" diye konuştu. Osmanlı’nın sanat, estetik ve devlet terbiyesinin gençlere doğru şekilde aktarılması gerektiğini vurgulayan Şimşirgil, söyleşisinin sonunda kitaplarını imzalayarak okurlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.
"Sebze, meyve ve yürüyüş kalbin dostu"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:38 "Sebze, meyve ve yürüyüş kalbin dostu" SAMSUN (İHA) – Kalp sağlığını korumanın yollarından bahseden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Baran Yüksekkaya, "Günde en az 30 dakika yürüyüş, sebze ve meyve ağırlıklı beslenme, tuz ve şeker tüketimini azaltma gibi basit adımların kalp sağlığını korumada son derece etkilidir. Kalbinizi korumak için yılda en az bir kez kardiyolojik kontrol yaptırın. Erken teşhis hayat kurtarır" dedi. Her yıl 29 Eylül’de kutlanan ’Dünya Kalp Günü’, kalp hastalıklarına dikkat çekmek için önemli bir farkındalık günü olarak öne çıkıyor. Liv Hospital Samsun Kardiyoloji Uzmanı Dr. Baran Yüksekkaya, kalp hastalıklarının dünyada en sık görülen ölüm nedenleri arasında bulunduğunu vurgulayarak, erken önlemlerle bu hastalıkların büyük oranda önlenebileceğini belirtti. "Günde en az 30 dakika yürüyüş yapılmalı" Sağlıklı bir kalbin temelinde düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin yer aldığını söyleyen Uzm. Dr. Yüksekkaya, "Günde en az 30 dakika yürüyüş, sebze ve meyve ağırlıklı beslenme, tuz ve şeker tüketimini azaltma gibi basit adımlar kalp sağlığını korumada son derece etkilidir" diye konuştu. "Stres kalbi etkiler" Kalp sağlığını tehdit eden en önemli faktörlerin sigara ve alkol tüketimi olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Yüksekkaya, bu alışkanlıkların bırakılması gerektiğini kaydetti. Uzm. Dr. Yüksekkaya, "Stres yönetiminin de kalp üzerinde doğrudan etkisi vardır. Düzenli uyku ve hobi edinmek stresle başa çıkmada faydalıdır" dedi. "Erken teşhis hayat kurtarır" Uzm. Dr. Yüksekkaya, "Kalbinizi korumak için yılda en az bir kez kardiyolojik kontrol yaptırın. Erken teşhis hayat kurtarır. Dünya Kalp Günü vesilesiyle herkesin kalbine daha fazla özen göstermesi gerektiğini hatırlaması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
Samsun’da yılın çırağı Emrullah: "Sanayiye başlayacaklar korkmasın"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:32 Samsun’da yılın çırağı Emrullah: "Sanayiye başlayacaklar korkmasın" Samsun’da yılın çırağı seçilen 16 yaşındaki Emrullah Orhan, "Ustamdan öğrendiğim en önemli şey ahlak ve iş disiplini. Sanayiye başlayacak arkadaşlar hiç korkmasın" dedi. Samsun’da düzenlenen "38. Ahilik Kültür Haftası" etkinlikleri kapsamında, İlkadım Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencisi Emrullah Orhan "yılın çırağı" ünvanına layık görüldü. Ödülünü Samsun Valisi Orhan Tavlı’dan alan Orhan, İlkadım ilçesi Gülsan Sanayi’de bir boyasız kaporta göçük onarım merkezinde çalışıyor. Orhan, 2.5 yıldır bu iş yerinde çalıştığını ve meslekte en önemli şeyin disiplin ve erdem sahibi olmaktan geçtiğini ifade etti. Araba sevgisi nedeniyle bu mesleği seçtiğini söyleyen Emrullah Orhan, iş yerinde boyasız göçük onarım, araba söküp takma, pasta cila, far parlatma gibi kaporta üzerine her şeyin yapıldığını belirtti. Diğer gençlere "Sanayiye başlayacak arkadaşlar hiç korkmasın" diyen Orhan, işi öğrenmede zorluklar olabildiğini ancak usta ve işletme iyiyse bunları aşmanın çok daha kolay olduğunu belirtti. Ahlak ve disiplinin önemli olduğunu belirten Orhan, "Ustamdan öğrendiğim en önemli şey ahlak ve iş disiplini. Tabii ailemden aldığım saygı, sevgi bunlar çok önemli. Bu başarı için aileme ustama herkese çok teşekkür ediyorum. İş ahlakı saygı bunlar olması gereken şeyler. 13 yaşında başladım severek çalışmaya devam ediyorum" dedi. Usta olduğunda ’yılın ahisi’ olmak da isteyeceğini söyleyen Emrullah Orhan, "İleride kendi dükkanımı açıp bu işi daha çok güzelleştirmeyi düşünüyorum. En kaliteli şekilde müşterilere teslim edip daha iyisini yapmayı düşünüyorum. Ustalığıma yine 2.5-3 sene var. Sonra nasipse dükkanımızı açar. İşlerimizi yürütmeye devam ederiz. İleride yılın ahisi olmakta isterim" dedi. Emrullah’ın patronu ve ustası olan Orta Karadeniz Otomobil Servisleri Derneği Başkanı Fatih Özkan ise "Emrullah kardeşimle gurur duyuyoruz. Kendisinin zaten mayası sağlamdır. Sabretti sebat etti, karşılığını hem başsavcımızdan hem valimizden ödülünü, hediyesini aldı. Onu tebrik ediyoruz" diye konuştu. Gençlere iş öğrenmede sabırlı olmalarını tavsiye eden Özkan, "Bir işten başarı bekliyorlarsa önce sabretmeleri gerek. Sabır olmadan hiçbir şey olmaz. Şimdiki gençler hemen cevap bekliyor. Hemen karşılığını alayım. Hemen 40-50 bin maaş hemen asgari ücret. Önce bir kendi özünden kendi cevherini göstermesi gerekiyor. İyi bir insansak önce birbirimize iyiliğimizi göstermemiz gerekiyor. Çırak önce işletmesini tanıyacak işletme sahibi çırağı tanıyacak. Bu hemen olacak bir şey değil" şeklinde konuştu. Özkan ebeveynlerin çocukları için iş yeri seçiminde iyi bir işletme ve usta bulmaya gayret etmeleri gerektiğini söyledi. Çocuğun işteki başarısının ise sadece usta ve işletme ile alakalı olmadığını belirten Özkan, "Her şeyden önce ailede başlıyor. Anne babayı memnun etmede başlıyor. Önce onları memnun edecekler. Odalarını toplayacaklar. Başarı aslında evde başlıyor. Yoksa biz ustalar veya eğitimcilerimiz bir sihirli değneğe sahip değiliz" ifadelerini kullandı. Fatih Özkan da çırağı Emrullah gibi sanayinin korkulacak bir yer olmadığını yineledi.