Yerel Haberler
Samsun
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:46 OMÜ Hayvan Hastanesi 2025’te 30 binden fazla vakaya müdahale etti Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Hayvan Hastanesi, 2025 yılı boyunca 30 bini aşkın vakaya müdahale ederek dikkat çeken bir yoğunluğa ulaştı. Günlük ortalama 85 hastaya hizmet verilen hastanede, özellikle yaz aylarında sayı 150’ye kadar çıktı. OMÜ Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Didem Pekmezci, yıl boyunca artan hasta yoğunluğuna ilişkin değerlendirmesinde, "2025 verilerine göre 30 bin 850 vakaya baktık. Bu da günlük ortalama 85 hastaya karşılık geliyor. Yaz aylarında yüksekten düşen kedi vakaları nedeniyle bu sayı 120-150’ye kadar çıkabiliyor" ifadelerini kullandı. Sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmaların da hastanenin önemli bir sorumluluğu olduğunu vurgulayan Pekmezci, vatandaşlar tarafından getirilen sokak hayvanlarına ilk müdahalenin burada yapıldığını belirterek, "Gerekli operasyonlar modern ameliyathanelerimizde gerçekleştiriliyor, tedavi süreçleri tamamlandıktan sonra barınağa gönderiliyor" dedi. Hastane ekibini derinden etkileyen bir vakayı da paylaşan Pekmezci, bir kedi hastasına uygulanan kemoterapi sürecine dikkat çekerek, "Bir kedi hastamıza kemoterapi uyguluyorduk. Daha sonra hasta yakınının da aynı süreçten geçtiğini öğrendik. Sahibi kendi tedavisini gördükten sonra kedisini de tedaviye getiriyordu. Bu mücadele bizi çok etkiledi, süreç hala devam ediyor" sözleriyle o anları anlattı.
Su profesöründen korkutan tahmin: "Metropol şehirler su kısıtlamasına gidecek"
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:58 Su profesöründen korkutan tahmin: "Metropol şehirler su kısıtlamasına gidecek" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye’nin su kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek, "6 aydır uyarıyorum. Susuzluğa hazır olun. Metropoller bağırmaya başladı. 1 ay içinde Ankara, İstanbul dahil birçok şehir su kısıtlamasına gidecek" dedi. OMÜ Bilim İletişimi Ofisi’nin, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) desteğiyle yürüttüğü faaliyetler kapsamında düzenlenen "Bilim Kafe" etkinliği, Samsun’un Atakum ilçesindeki Kurupelit Yat Limanı’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte "Suyumuz Tükeniyor! Bilim Ne Diyor, Biz Ne Yapmalıyız?" ve "İlk Yardım: Hayat Kurtarmanın Altın Dakikaları ve Sudaki Boğulma Olayları" konuları ele alındı. "Ankara, İstanbul dahil birçok şehir su kısıtlamasına gidecek" OMÜ İletişim Fakültesi İletişim ve Tasarımı Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mevlüde Nur Erdem’in moderatörlüğünde yapılan etkinlikte Prof. Dr. Yusuf Demir, kritik uyarılarda bulundu. Demir, ilerleyen günlerde birçok şehrin su kısıtlamasına gideceğini öne sürerek, "UNESCO diyor ki ’şu anda dünyada 2.4 milyar insan su problemi ile karşı karşıya’. Türkiye’de günlük kişi başı ortalama 129 litre su tüketiyoruz. Dünyada 2 milyar insan ise günde sadece 2 litre su ile yaşıyor. UNESCO’nun bu yıl yayımladığı rakamlara göre dünyada her gün 6 bin çocuk su ve suya bağlı hastalıklardan ölüyor. Türkiye olarak su krizi ile karşı karşıyayız. Türkiye’de 112 milyar metreküp suyumuz var. Nüfusumuz gayri resmi rakamlarla 100 milyonu aştı. Ege, Akdeniz ve Trakya bölgeleri su fakirliğine girdi. Suyumuzu doğru kullanamadığımız için su Türkiye’den kayıyor. Bu miktar 90 milyar küpe düşebilir. Bizi bekleyen ikinci risk ise sınır ötesi sular dediğimiz Dicle ve Fırat’tır. Bu da su savaşları konusudur. Şu anda Türkiye büyük bir felaketin içerisindedir. 6 aydır gelmekte olanı uyarıyorum. Susuzluğa hazır olun diyorum. Metropoller bağırmaya başladı. 1 ay sonra göreceksiniz, Ankara ve İstanbul dahil birçok şehir su kısıtlamasına gidecek. İnşallah yağmur yağar. Verilerimize göre önümüzdeki 1,5 – 2 ay böyle gözüküyor. Şu anda 1 litre suyu 10 TL’ye alıyoruz. 10 litresi 200 TL, 1 tonu 20 bin TL’ye geliyor. 20 bin TL’ye içtiğimiz suya pahalı demiyoruz, 37 TL’lik belediye suyuna pahalı diyoruz. Bu su krizi böyle devam ederse 0,5 litrelik suyu 10 TL’ye içemeyeceğiz, 100 TL’ye bulursak şükredeceğiz. O yüzden su önümüzdeki günlerde petrolden daha pahalı hale gelebilir" ifadelerini kullandı. "Suda boğulmalara karşı uyarılar" Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri, etkinlikte stant açarak çalışma ekipmanlarını sergiledi. Müdürlükte görevli Komiser Yardımcısı Muhammed Durkan, insanları boğulmalara karşı uyardı: "Boğulma olaylarının büyük bir çoğunluğu çeken akıntı (RİP) nedeniyle kaynaklanıyor. Kıyılarımıza gelen yüksek dalgaların kırılmasıyla dalgalardan bir geri dönüş oluşuyor. Bu geri dönüş bazı bölgelerde kuvvetli oluyor. Kuvvetli akıntıya kapılan kişiler akıntıya karşı yüzmeye çalıştıkça boğuluyor. Çoğunlukla Karadeniz kıyılarında meydana geliyor. Akıntı çok lokal bir akıntıdır; genişliği 10 ile 30 metre, uzunluğu 70 ile 300 metre arasında değişiyor. Çocuklar denize girerken sürekli gözünüzün önünde olmalı. Özellikle 12 yaşındaki çocuklar çok riskli bir dönemde oluyor ve onları kurtarmak zor olabiliyor. Bir insanı kurtarmak gerçekten zor; 90-100 kilo bir kişi, 6 yaşındaki bir çocuğu kurtarmaya çalışırken boğulabilir. Sadece RİP’ten değil, işini iyi yapmayan balıkçıların attığı ağlardan da boğulma riski var. Çeken akıntının oluşturduğu vakumdan da boğulabilirsiniz. Samsun’a gelen yerli turistlerimiz maalesef doğanın yapısını bilmiyor ve hava durumuna bakmadan denize giriyorlar. Denize girerken telefonlardaki uygulamalara bakarak hava ve dalga durumunu öğrenmeliyiz, buna göre hareket etmeliyiz" diye konuştu. İlk yardım anlatıldı Programda, Öğr. Gör. Dr. Asuman Şener ile Öğr. Gör. Dr. Dilek Kıymaz liderliğinde OMÜ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı ekibi, ani hastalık veya kaza durumlarında profesyonel sağlık ekibi gelene kadar hayat kurtarmak amacıyla yapılan hızlı ve doğru müdahaleleri katılımcılara uygulamalı olarak gösterdi. Program, konuşmaların ardından sona erdi.
Orman katili gal arısına karşı 2 bin 500 faydalı böcek doğaya salındı
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:16 Orman katili gal arısına karşı 2 bin 500 faydalı böcek doğaya salındı Samsun’da kestane başta olmak üzere birçok ormana zarar veren istilacı gal arısıyla biyolojik mücadele kapsamında, bu zararlının larvalarıyla beslenen 2 bin 500 adet torymus sinensis arısı ormanlara bırakıldı. Kestane gal arısı, tomurcuklara bıraktığı yumurtalarla şişkinlik oluşturuyor, ağaçların gelişimini engelleyerek çiçeklenme ve meyve verimini düşürüyor. Özellikle genç fidanlarda kurumalara yol açan zararlı, meyvelerde yüzde 50-70’e varan rekolte kaybına neden oluyor. Kimyasal yöntemlerin yetersiz kalması nedeniyle uzmanlar, biyolojik kontrolü ön plana çıkarıyor. Bu kapsamda yalnızca gal arısıyla beslenen faydalı böcek torymus sinensisin doğaya bırakılması, hem ekolojik dengeyi koruma hem de kestane üretimini sürdürülebilir kılma açısından önem taşıyor. Samsun Orman İşletme Müdürlüğü Orman Zararlıları ve Biyolojik Mücadele Laboratuvarı’nda üretilen böcekler, gal arısı larvalarının yoğun olduğu alanlara bırakılıyor. Son olarak Amasya Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda, Salıpazarı Orman İşletme Şefliği sınırlarında 5 bin 343 hektarlık alanda 2 bin 500 adet torymus sinensis doğaya salındı. Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri, gal arısıyla mücadelede torymus sinensis üretimine devam edileceğini, arıcılık ve kestane balı üretimini de olumsuz etkileyen bu zararlıya karşı biyolojik mücadelenin sürdürüleceğini açıkladı.
Samsun’da jandarmadan silah ve uyuşturucu operasyonları: 4 gözaltı
22 Ağustos 2025 Cuma - 18:30 Samsun’da jandarmadan silah ve uyuşturucu operasyonları: 4 gözaltı Samsun’da jandarma ekipleri tarafından düzenlenen üç ayrı silah ve uyuşturucu operasyonunda 4 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, Çarşamba ilçesinde jandarma ekipleri tarafından uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretinin önlenmesine yönelik yapılan araştırma sonucu İ.Y. ve İ.B. isimli şahısların uyuşturucu madde bulundurdukları bilgisine ulaşıldı. Samsun İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Çarşamba Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT), Kavak Asayiş Komando Timleri ve Çarşamba İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince şahısların ikametine operasyon düzenlendi. Yapılan aramalarda 72 kök kenevir bitkisi ve 3 adet ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Olayla ilgili İ.Y. ve İ.B. gözaltına alındı. Yine Çarşamba ilçesinde jandarma ekipleri, H.D.‘nin ikametine operasyon düzenledi. Adreste yapılan aramada 12 kök kenevir bitkisi, 80 gram kubar esrar ve 7 gram tütün ve kubar esrar karışımı ele geçirildi. H.D. gözaltına alındı. Canik ilçesinde jandarma ekipleri tarafından yapılan araştırmada İ.B. isimli şahsın ruhsatsız silah ve mühimmat bulundurduğu bilgisine ulaşıldı. Samsun İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Canik İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince şahsın evinde yapılan aramada 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet kurusıkı tabanca, 2 adet ruhsatsız av tüfeği, 84 adet tabanca fişeği ve 150 adet av tüfeği fişeği ele geçirildi. Olaylarla ilgili adli işlemlere başlandı.
Samsunlular, denize girdikleri alanda güvenlik ve düzenleme talep ediyor
22 Ağustos 2025 Cuma - 15:49 Samsunlular, denize girdikleri alanda güvenlik ve düzenleme talep ediyor Samsunlu vatandaşlar, İlkadım ilçesi Baruthane mevkisinde yer alan dolgu alanında denize girilmesine yönelik engellemelerin kaldırılmasını ve bölgenin gerekli tedbirlerle kamu kullanımına açılmasını istedi. Mendirek ve balıkçı barınağı yapıları sayesinde fırtınalı günlerde bile dalgalanmayan bölge, Samsunlular ve turistler tarafından yüzme alanı olarak tercih ediliyor. Ancak vatandaşlar, denize girdiklerinde güvenlik grevlileri tarafından sürekli uyarıldıklarını ve denizden çıkartıldıklarını dile getiriyor. Karadeniz Doğal Hayatı Koruma ve Su Sporları Dernek Başkanı Bayram Uzunoğlu, söz konusu alanın halkın anayasal hakkı olduğunu vurguladı. Uzunoğlu, "Samsun’un sahilleri, şehrimizin en önemli değerlerindendir ve tüm halkın serbestçe kullanabileceği alanlar olmalıdır. Ancak Sheraton Oteli’nin karşısındaki dolgu alanında vatandaşlarımızın denize girmesi yasaklanmak isteniyor. Bu alanı kullanan insanlar keyfi şekilde engellenmektedir. Yelken Kulübü’ne ait teknelerin geçiş güzergahı gerekçe gösteriliyor ama bu durum kıyı şeritlerinin kamuya açık olması gerektiği gerçeğini değiştirmez" dedi. Yetkililere çağrıda bulunan Uzunoğlu, "Dolgu alanı, kanunlara uygun olarak halkın serbest kullanımına açılmalı. Bölgede güvenlik, aydınlatma ve temizlik hizmetleri sağlanmalı. Burası yalnızca yüzme alanı değil, aynı zamanda ailelerin ve gençlerin huzur içinde vakit geçirebileceği bir sosyal yaşam alanı haline getirilmelidir" ifadelerini kullandı.