Yerel Haberler
Samsun
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:15 "Dijital oyunlarda şiddet, çocuklarda saldırganlığı tetikleyebilir" Psikolog Ozan Yazıcı, dijital oyunların çocukların gelişiminde önemli bir yer tuttuğunu ancak şiddet içerikli oyunların saldırgan davranışları tetikleyebileceğini belirtti. Günümüzde çocukların yalnızca fiziksel ortamlarda değil, dijital dünyada da büyüdüğüne dikkat çeken Liv Hospital Samsun’dan Psk. Ozan Yazıcı, "Dijital oyunlar çocukların hayal gücünü geliştiren ve eğlence sunan araçlar olabilir. Ancak bu dünyanın görünmeyen bir yüzü de var. Özellikle şiddet içerikli oyunlar, çocukların davranışlarını ve algılarını etkileyebilir" dedi. "Saldırganlık tamamen anormal değildir" Saldırganlığın insan doğasının tamamen dışında olmadığını ifade eden Psk. Yazıcı, "Saldırganlık, canlıların varlığını sürdürme sürecinde ortaya çıkan temel dürtülerden biridir. Ancak bu dürtü başkalarına zarar verme niyeti taşıdığında dikkat edilmesi gereken bir davranış haline gelir. Bu zarar bazen fiziksel, bazen de sözlü ya da psikolojik şekilde ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Şiddet daha yıkıcı bir boyuttur" Şiddetin, saldırganlığın daha yoğun ve yıkıcı hali olduğunu belirten Psk. Yazıcı, "Çocuklarda bu durum akran zorbalığı, eşyalara zarar verme ya da ilerleyen süreçte daha ciddi davranış sorunlarına dönüşebilir" dedi. "Çocuklar gördüklerini taklit eder" Çocuklarda saldırgan davranışların oluşumuna değinen Yazıcı, "Bu durumun tek bir nedeni yoktur. Ancak sosyal öğrenme kuramına göre çocuklar çevrelerinde gördüklerini taklit eder. Saldırgan davranışlara maruz kalan çocuklar, bunu kendi davranış repertuarına dahil edebilir. Ayrıca engellenmişlik duygusu da saldırganlığı artırabilir" ifadelerini kullandı. "Şiddet içerikli oyunlar tehlikeli bir algı oluşturabilir" Dijital oyunların bu süreçte önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Psk. Yazıcı, "Şiddet içerikli oyunlarda çoğu zaman zarar veren karakterlerin ödüllendirildiğini görüyoruz. Bu durum çocuk zihninde ‘şiddet eşittir başarı’ gibi tehlikeli bir eşleşmeye yol açabilir" dedi. "Duyarsızlaşma ve empati kaybı görülebilir" Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmanın çocuklarda duyarsızlaşmaya neden olabileceğini belirten Yazıcı, "Başkalarının acısı zamanla daha az önemli algılanabilir. Empati kurma becerisi zayıflayabilir. Ayrıca çocuklar kontrol ettikleri karakterlerle özdeşim kurarak bu davranışları içselleştirebilir" dedi. "Davranış değişiklikleri dikkat çekiyor" Bu durumun çocukların sosyal ve akademik hayatını da etkileyebileceğini söyleyen Psk. Yazıcı, "Sosyal ilişkiler zayıflayabilir, yalnızlaşma görülebilir ve okul performansı düşebilir. Aynı zamanda daha kolay öfkelenen ve daha hızlı tepki veren bir davranış profili ortaya çıkabilir" ifadelerini kullandı. "Yasaklamak değil, yönetmek gerekiyor" Ailelere önemli uyarılarda bulunan Yazıcı, "Dijital oyunları tamamen yasaklamak yerine doğru şekilde yönetmek gerekir. Ailelerin çocuklarının oynadığı oyunları bilmesi, içerikleri değerlendirmesi ve sağlıklı sınırlar koyması çok önemlidir. Çünkü mesele yalnızca oyun değil, çocuğun dünyayı nasıl öğrendiğidir" şeklinde konuştu. "Ekrandaki davranışlar gerçek hayata yansıyabilir" Psk. Yazıcı, "Bazen bir ekranın içinde başlayan süreç, gerçek hayatta davranışlara dönüşebilir. Bu nedenle ebeveynlerin bilinçli ve dengeli bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşır" diyerek sözlerini tamamladı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:09 Alaçam’dan Torino’ya: Selma Kalanç milli formayla zirve peşinde Samsunspor Bocce Takımı sporcusu Dr. Selma Kalanç, Ankara’da düzenlenen seçmelerde zirveye çıkarak Akdeniz Oyunları’nda Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. Genç sporcu, şimdi gözünü İtalya’da kürsünün zirvesine dikti. 15-18 Nisan tarihleri arasında Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde düzenlenen Raffa Akdeniz Oyunları milli takım seçmeleri tamamlandı. Türkiye’nin farklı illerinden 24 sporcunun katıldığı organizasyon, dört gün boyunca yoğun ve çekişmeli müsabakalara sahne oldu. Seçmeler sonucunda, Samsunspor Bocce Takımı sporcusu Dr. Selma Kalanç ile Bingöl ili sporcusu Şevval Akcanlı’dan oluşan Raffa Büyük Kadınlar Takımı, birinciliği elde ederek 21 Ağustos - 3 Eylül tarihleri arasında İtalya’nın Torino kentinde gerçekleştirilecek Akdeniz Oyunları’nda Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisi olan Dr. Selma Kalanç, Samsun’un Alaçam ilçesinde küçük yaşlarda bocce sporuna başladı. Başarılı sporcu, antrenörü Gökhan Bozdemir eşliğinde uzun süredir yoğun bir hazırlık süreci geçirdi. Beden eğitimi öğretmeni ve Bocce Milli Takım Antrenörü Gökhan Bozdemir, sürece ilişkin yaptığı açıklamada, "Aylarca süren yoğun bir antrenman programıyla Akdeniz Oyunları milli takım seçmelerine hazırlandık. Çok şükür emeklerimizin karşılığını aldık" dedi. Selma Kalanç’ın hem akademik hem sportif başarılarıyla örnek bir sporcu olduğunu vurgulayan Bozdemir, "Alaçam’ın köylerinden gelen ve küçük yaşta bu spora başlayan sporcularımdan biri olan Selma, kendinden küçük sporculara akademik başarı ile sporun birlikte yürütülebileceğini kanıtlıyor. Tüm sporcularımla gurur duyuyorum" ifadelerini kullandı. Bozdemir ayrıca, "İnşallah 21 Ağustos - 3 Eylül tarihleri arasında İtalya’da düzenlenecek Akdeniz Oyunları’nda ülkemize altın madalya kazandırıp, kürsüde İstiklal Marşı’mızı okutabiliriz. Bize destek olan herkese şahsım ve sporcularım adına teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Milli sporcu Selma Kalanç’ın, önümüzdeki süreçte Akdeniz Oyunları’na yönelik kamp programına katılacağı ve hazırlıklarını milli takım düzeyinde sürdüreceği öğrenildi. Disiplinli çalışması ve azmiyle dikkat çeken Kalanç’ın, uluslararası arenada da önemli bir başarıya imza atması bekleniyor. Elde ettiği başarıyla Samsun ve Alaçam’ın gururu olan genç sporcu, hem eğitim hayatındaki başarısı hem de spor kariyerindeki yükselişiyle örnek olmaya devam ediyor. Selma Kalanç’ın Akdeniz Oyunları’nda göstereceği performans, şimdiden merakla bekleniyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:50 Elektronik sigarada süre doldu: "Kanser riski netleşti" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, elektronik sigaralara ilişkin yapılan bilimsel çalışmaların sonuçlarının netleşmeye başladığını belirterek, "100’den fazla çalışma analiz edildi ve sonuç açıktır; elektronik sigara kansere neden olur" dedi. Elektronik sigaraların 2000’li yılların başında geleneksel sigaraya göre daha temiz, daha az kokulu ve daha güvenli bir alternatif olarak pazarlandığını hatırlatan Prof. Dr. Özkaya, milyonlarca kişi tarafından hızla benimsendiğini söyledi. Kullanıcıların yıllardır "Zararı var mı, sigaraya göre daha mı zararsız" sorusunu yönelttiğini ifade eden Özkaya, "Biz her zaman bu tür ürünlerin zararlarının en az 20-30 yıllık kullanım sonrası ortaya çıkacağını söyledik. Bu süre doldu ve bilimsel veriler gelmeye başladı" diye konuştu. "Kanser riskini artırıyor" 100’den fazla bilimsel çalışmanın incelendiği kapsamlı analizlere dikkat çeken Özkaya, elektronik sigaraların özellikle temas ettiği akciğer ve ağız bölgelerinde kanser riskini artırabileceğine dair güçlü bulgular bulunduğunu belirtti. Uzun vadeli sonuçların henüz tam olarak ortaya çıkmadığını ancak erken uyarı işaretlerinin ciddi olduğunu vurguladı. Araştırmalarda insan, hayvan ve laboratuvar verilerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Özkaya, elektronik sigaraların içerdiği kimyasalların hücre düzeyinde zarara yol açtığının ortaya konulduğunu ifade etti. Hücre düzeyinde ciddi hasar Elektronik sigaraların DNA hasarı, oksidatif stres ve kronik iltihaplanma gibi kanser gelişiminde kritik rol oynayan üç temel mekanizmayı tetiklediğini belirten Özkaya, "Bu üç faktörün doğrudan kanser oluşumuna neden olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. "Çifte kullanım riski 4 kat artırıyor" 2024 yılında yayımlanan bir çalışmaya da değinen Özkaya, hem geleneksel sigara hem de elektronik sigara kullanan bireylerde akciğer kanseri riskinin, sadece sigara içenlere göre dört kat daha fazla olduğunun bildirildiğini kaydetti. Gençler için uyarı Elektronik sigara kullanımının özellikle gençler arasında yaygınlaştığını ifade eden Özkaya, lise çağındaki bireyler ve 40 yaş altındaki kişilerde kullanım oranlarının arttığına dikkat çekti. Elektronik sigara ile başlayan gençlerin ilerleyen süreçte normal sigaraya geçiş yapma ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirtti. Özkaya, erken bilimsel bulguların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Bugün gerekli önlemler alınmazsa, gelecekte çok daha büyük bir halk sağlığı sorunu ile karşı karşıya kalabiliriz" ifadelerini kullandı.
Tarımda planlama eksikliği fiyatları vurdu: Karpuz tarlada 2, markette 8,5 TL
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:38 Tarımda planlama eksikliği fiyatları vurdu: Karpuz tarlada 2, markette 8,5 TL Türkiye’de tarım sektöründe yaşanan arz-talep dengesizliği, bu yıl Samsun’un Bafra Ovası’nda kavun ve karpuz üreticilerini olumsuz etkiledi. Geçen yıl iyi kazandıran ürünlere yönelim, bu yıl aşırı üretime ve fiyat düşüşlerine neden oldu. Tarlada 2 TL, marketlerde 8,5 TL Bafra Ovası’nda kavun-karpuz hasadı devam ederken, fiyatlar üreticinin yüzünü güldürmüyor. Karpuz tarlada 2 TL, komisyoncuda ise 2,5 TL’den alıcı buluyor. Kavunun tarladaki fiyatı 9 TL iken, komisyoncuda 10 TL’ye satılıyor. Market raflarında ise karpuz 7,5 ile 8,5 TL’den, kavun ise 20-25 TL arasında yer alıyor. Bafralı üreticiler, bu sene ürünün bol olduğunu ve para etmediğini söyledi. Bafra Sebze Hali esnaflarından Mesut Gün, fiyat dalgalanmalarının tarımdaki planlama eksikliğinden kaynaklandığını savundu. Gün, "Fiyatlar tamamen arz-talep dengesiyle alakalı. 15-20 gün önce Bafra Ovası’nda karpuz hasadı başladı. Fiyatlar tarlada 2 TL" dedi. "Planlama eksikliği ve arz fazlası büyük sorun" Mesut Gün, Türkiye tarımının en büyük sorunlarından birinin planlama eksikliği olduğunu vurgulayarak, "İnsanlar geçen yıl karpuzdan para kazandıysa, bu yıl üretimi artırıyor. Bu da arz fazlasına neden oluyor. Bu durumda ya fiyat çok düşer ya da ürün elde kalır" ifadelerini kullandı. Gün, bu sorunun çözümü için ihracat pazarlarının genişletilmesi ve kooperatifleşmenin önemine dikkat çekti.
"Sıcak havalar çocuklarda döküntü riskini artırıyor"
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:37 "Sıcak havalar çocuklarda döküntü riskini artırıyor" Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte çocuklarda görülen döküntülü hastalıklarda artış yaşandığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pelin Aytaç Uras, "Kızamık, kızamıkçık, suçiçeği ve beşinci hastalık gibi rahatsızlıklar, genellikle virüs kaynaklı olup bulaşıcılığı yüksektir. Hastalığın türüne göre döküntülerin vücuttaki yayılım şekli değişiklik gösterir. Enfeksiyonun yayılmaması için çocukların istirahat etmesi, bol sıvı tüketmesi ve temasın kısıtlanması gerekiyor" dedi. Liv Hospital Samsun Çocuk Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Pelin Aytaç Uras, çocuklarda görülen döküntülü hastalıklar hakkında bilgilendirmede bulundu. Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte çocuklarda görülen döküntülü hastalıklarda artış yaşandığını söyleyen Uzm. Dr. Uras, "Kızamık, kızamıkçık, suçiçeği ve beşinci hastalık gibi rahatsızlıklar, genellikle virüs kaynaklı olup bulaşıcılığı yüksektir. Aileler, çocuklarının vücudunda aniden beliren kızarıklık, kabarcık veya lekeler karşısında endişelense de, bu durumların çoğu çocukluk çağında bağışıklık sisteminin gelişim sürecinde sıkça görülen hastalıklardan kaynaklanır" diye konuştu. "Belirtiler göz ardı edilmemeli" Döküntülü hastalıkların genellikle ateş, halsizlik, iştahsızlık gibi ön belirtilerle başladığını dile getiren Uzm. Dr. Uras, "Ardından ciltte kırmızı lekeler, kabarcıklar veya pullanma görülebilir. Hastalığın türüne göre döküntülerin vücuttaki yayılım şekli değişiklik gösterir. Enfeksiyonun yayılmaması için çocukların istirahat etmesi, bol sıvı tüketmesi ve temasın kısıtlanması gerekiyor. Yüksek ateş, solunum sıkıntısı veya döküntüyle birlikte bilinç değişikliği gibi durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Döküntülü hastalıklar ile birlikte isilik benzeri lezyonlar çocuklarda çok sık görülmektedir. Bu durumun tedavisi için günlük banyo yapılması ve uygun bir nemlendirici kullanması gerekiyor" dedi. "Aşı ve hijyenin önemi" Birçok döküntülü hastalığın aşı ile önlenebildiğini belirten Uzm. Dr. Uras, "Özellikle kızamık ve suçiçeği aşılarının zamanında yapılması hayati önem taşıyor. Bunun yanı sıra el hijyenine dikkat etmek, kalabalık ortamlardan uzak durmak ve hastalık döneminde kişisel eşyaların paylaşılmaması, bulaşma riskini önemli ölçüde azaltıyor. Ebeveynler, çocuklarının döküntülerini hafife almadan doğru tanı ve tedavi için profesyonel sağlık desteğine başvurmalıdır" ifadelerini kullandı.
Samsun’da 2,2 milyar TL’lik okul yatırımı
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:17 Samsun’da 2,2 milyar TL’lik okul yatırımı Samsun’da, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 41 okul yapım işinden 23’ü tamamlandı, 12’sinin yapımına devam ediyor, 6 adet okul binasının yapımı ise ihale aşamasına geldi. 41 adet binanın toplam bedeli ise 2 milyar 228 milyon TL tutuyor. Milli eğitim yatırımları Samsun’da devam ediyor. Bu kapsamda Samsun genelinde 2022-2027 döneminde 41 adet yatırım bulunuyor. Bu yatırımlardan 23 adet okul binasının inşaatı tamamlandı. 12 adet binanın inşaatına devam edilirken, 6 adet binanın ihale hazırlıkları sürüyor. Devam eden yatırımlardan 4’ü anaokulu, 1’i ilkokul, 1’i Anadolu ve fen lisesi, 1’i mesleki ve teknik Anadolu lisesi, 1’i imam hatip lisesi, 1’i mesleki teknik atölye, 2 adet ortaöğretim pansiyonu ve 1 spor salonundan oluşuyor. 2 adet ilkokul, 1 adet ortaokul, 1 imam hatip ortaokulu ve 2 özel eğitim okulu yapımının da ihale hazırlıkları devam ediyor. Tamamlanan yatırımlarla birlikte 41 adet binanın toplam bedeli ise 2 milyar 228 milyon TL. Öte yandan 2025 yılı için yeni onaylanan yatırımlar da 32 derslikli İlkadım Ulugazi İlkokulu, 16 derslikli Kavak Yaşar Doğu Ortaokulu, 4 derslikli Vezirköprü Samukalan İlkokulu, 16 derslikli 19 Mayıs İmam Hatip Ortaokulu ve 16 derslikli Vezirköprü Özel Eğitim Uygulama Okulu (ilk kademe) olarak belirlendi. Bu projelerin toplam tutarı ise 670 milyon TL’yi geçiyor.