Yerel Haberler
Samsun
Terme’de çocuklar yönetimi katılıyor 22 Nisan 2026 Çarşamba - 12:35:42 Samsun Terme’de Kent Konseyi öncülüğünde oluşturulan Çocuk Meclisi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde düzenlenen programla 50 çocuğun rozet takmasıyla hayata geçirildi. Terme Kent Konseyi’nin öncülüğünde hayata geçirilen Çocuk Meclisi, Belediye Kültür Merkezi’nde düzenlenen kuruluş ve rozet takdim töreni ile tanıtıldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı öncesinde gerçekleştirilen programda çocuklar büyük bir coşku eşliğinde meclisteki yerlerini aldı. 23 Nisan ruhuyla ilk adım Program kapsamında, 50 öğrenciye Çocuk Meclisi üyelik rozetleri takdim edilerek resmi görev süreci başlatıldı. Törene, Terme Belediye Başkan Yardımcısı Sezai Uzun, Terme Kent Konseyi Başkanı Dilek Aydın, konsey üyeleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, veliler ile çok sayıda öğrenci katıldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde anlamlı bir adıma imza atıldığını belirten Terme Kent Konseyi Başkanı Dilek Aydın, çocukların demokratik katılım bilinci kazanması ve şehir yönetimine dahil olmalarının amaçlandığını belirtti. Çocuklar kent yönetime katılıyor Törende konuşan Çocuk Meclisi Başkanı Gamze Acar, çocukların sadece geleceğin teminatı değil, bugünün de paydaşları olduğunu vurguladı. Başkan Acar, meclis üyelerinin, kent yaşamına ilişkin fikirlerini doğrudan ifade edebileceğini ve çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde görev alacağını belirterek, "Terme’de çocukların sesini duyurabileceği, projeler üretebileceği bir Çocuk Meclisi’nin kuruluşuna öncülük etmekten gurur duyuyoruz. Çocuklarımızın özgüven kazanmaları ve yaşadıkları şehre aidiyet hissetmeleri hedefiyle kurulan Çocuk Meclisi’miz sayesinde, Terme’de çocuk odaklı projelerin artmasına vesile olacağını düşünüyoruz. Çocuklarımızla birlikte ilçemize çocuk gözüyle bakarak yeni fikirler geliştireceğiz" dedi.
Samsunspor taraftarlarının kombine alımı, Yeşilçam film sahnelerini hatırlattı
18 Temmuz 2025 Cuma - 15:43 Samsunspor taraftarlarının kombine alımı, Yeşilçam film sahnelerini hatırlattı Samsunspor’un yeni sezon kombine biletleri bugün satışa çıktı. ’Biletinial’ firmasının bilet satışı yapılan gişeye POS cihazı ve para sayma makinesi getirmemesi nedeniyle taraftarlar ve gişe görevlileri dakikalarca elleriyle para saymak zorunda kaldı. O anlar ise ’Köyden İndim Şehre’ filmindeki para sayma görüntülerini hatırlattı. Bu sezon Türkiye’yi Avrupa kupalarında temsil edecek Samsunspor’da, kombine bilet satışına bugün başladı. Kırmızı-beyazlılar, geçen sezon bilet sağlayan firma yerine bu sezon Biletinial firmasıyla anlaşıldı. Taraftarlar bir alışveriş merkezi meydanında bulunan satış noktasına saatler öncesinden geldi. Gişe görevlileri taraftarlara POS cihazının olmadığını ve paraları nakit getirmeleri gerektiğini söyledi. Nakit olarak paraları çeken taraftarlar bu kez de kombine almak için görevlilerin para sayma makinesi olmayan gişelerde dakikalarca para saymasını bekledi. Taraftarlar duruma tepki gösterdi Duruma tepki gösteren taraftarlar, "Yıl 2025, düştüğümüz durumlara bakın. POS cihazı yok, bankadan nakit çekip geldik. Ne kadar iş bilmez varsa burada. Para saymayı bilen yok, makine yok. Bir tomar para ile burada bekliyoruz. Sevdamız Samsunspor uğruna düştüğümüz durumlar bu" ifadelerini kullandı. Diğer taraftarlar da duruma tepki göstererek, bu ilkel uygulamaların düzeltilmesi gerektiğini dile getirdi. Öte yandan bu sezon açıklanan kombine bilet fiyatları ise 5 bin 500 TL ile 40 bin TL arasında değişiyor.
Parkinson erken teşhisle kontrol altına alınabilir
18 Temmuz 2025 Cuma - 14:24 Parkinson erken teşhisle kontrol altına alınabilir SAMSUN (İHA) – Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, erken dönemde teşhis edilebilen Parkinson’un kontrol altına alınması için birçok tedavi seçeneği olduğunu söyledi. Liv Hospital Samsun Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Hikmet Dolu, hareketlerde yavaşlama ve titreme ile başlayan, tedavi edilmezse zaman içinde hastayı yatağa bağımlı hale getirebilen Parkinson’u, hayat kalitesini bozan bir hastalık olarak tanımlıyor. Hastalıkta erken teşhisin önemine değinen Uzm. Dr. Dolu, "Modern yöntemlerle erken dönemde teşhis edilebilen Parkinson’un kontrol altına alınması için birçok tedavi seçeneği bulunur. Parkinson, çoğunlukla vücudun bir tarafında hareketlerin ileri derecede yavaşlaması (bradikinezi), genellikle istirahat halindeyken görülen titreme (tremor), kasların düzensiz ve istemsiz kasılması sonucu oluşan vücutta sertlik hissi (rijidite) ve postür (duruş) bozukluklarıyla ortaya çıkar. Hastalıkla baş edebilmek için öncelikle ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedaviye yanıt alınamaması veya tedaviye zaman içinde direnç gelişmesi halinde cerrahi tedavi tercih edilir" dedi. "Hareketlerde azalma görülebilir" Parkinson’un belirtilerinden bahseden Uzm. Dr. Dolu, "Parkinson hastalığı hemen hemen her zaman vücudun bir yarısında (daha sıklıkla sol taraf, hemiparkinsonizm) başlar, yıllar içinde diğer tarafa da geçer. Temel belirtisi, hareketlerde yavaşlama ve/veya titremedir yani tremordur. Sıklıkla tek tarafta, istirahat halinde ortaya çıkan elde veya ayakta titreme ve eklem hareketlerinde katılıkla kendini gösterir. Zamanla yürürken tek veya iki taraflı kol sallanma hareketlerinde azalma veya kayıp, adımlarda küçülme, yürümeye başlamada zorluk, düğme iliklemek ya da açmakta zorlanma, yatakta dönme ya da otururken kalkmada güçlük Parkinson’un belirtileri arasındadır. Maske (donuk yüz) yüz ifadesi, alçak ve kısık ses tonuyla konuşma, el yazısında küçülme, öne doğru eğilme/kamburlaşma olabilir. Parkinson hastalığında beyinden kaynaklanan hareket bulgularından başka hareket haricinde belirti ve şikâyetler de izlenir. Bunlar kabızlık, kan basıncının düşmesi, depresyon, uyku bozuklukları, huzursuz bacak sendromu ve koku duyusunun kaybıdır. Hastalığının orta ve ileri evrelerinde yürüyüş bozuklukları, denge kusurları, harekette donmalar ortaya çıkar, bunu düşmeler izleyebilir. Nadiren de olsa bazı hastalarda bu tabloya bunama (demans) da eklenir" diye konuştu. "İlaç tedavisi uygulanabilir" Hastalığın tedavisinde öncelikle ilaçların kullanıldığını söyleyen Dr. Dolu, "İlaçlarla beklenen yanıtın alınamadığı hastalarda veya zamanla ilaçların faydasının azaldığı durumlarda cerrahi tedavi uygulanabilir. İlaç tedavisi beyinde azalmış olan dopaminerjik geçişi artırmaya yöneliktir. Yani Parkinson ilacı, dopamini artırmaya yöneliktir. Bu amaçla, beyinde dopamin miktarını artıran ilaçlar tedavide kullanılır. Ancak Parkinson ilaçlarının uzun süre veya yüksek dozlarda kullanımı ile hastalarda kısa süreli aşırı hareketlilik şeklinde dalgalanmalar, tam yanıtsızlık (off periyodu) ya da istemsiz hareketler (diskinezi) görülebilir. Bu ilaçları kullanan hastalarda ortalama yüzde 5-7 arasında ortaya çıkabilen bu durumları geciktirmek için rahatsızlığın başlangıcında hastaya yanıtın alınabildiği en düşük doz verilmelidir. Hasta 65 yaşın altındaysa ve bunama yoksa, tedaviye dopamin etkisini taklit eden ‘dopamin agonisitleri’ ile de başlanabilir veya tedaviye ek olarak kullanılabilir. Titreme, bunama, depresyon, uyku bozukluğu şikâyetleri görülürse bu şikâyetler için başka bir tedavi stratejileri planlanabilir. Hastaların üçte biri ilaç tedavisi ile uzun yıllar iyi cevap alınan ve yaşamlarında önemli bir kısıtlama olmadan yaşayabilen kişilerdir. Kalan grubun bir kısmında ilaca cevap kısıtlıdır. Doz arttırıldıkça yan etkiler, zamanla da ilaca cevapsızlık görülebilir" şeklinde kullandı. "İlaç tedavisine yanıt alınmazsa cerrahi tedavi tercih edilebilir" İlaç tedavisinden fayda görmeyen hastalarda cerrahi tedaviye başvurabileceklerine dikkat çeken Dolu, şunları söyledi: "Özellikle son 15-20 yıldır ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalarda, cerrahi seçenek önerilir. Amaç beyinde hareketimizle ilgili merkezlerde azalan elektriksel uyarının cilt altına yerleştirilen bir kaç santimlik jeneratör aracılığı ile oluşturulmasıdır. Kalp pili benzeri bir mantık ile düşünülebilir. Uygulamanın tıbbı adı, derin beyin stimülasyonudur."
Samsun’da fındık rekoltesi tahmini belli oldu: 91 bin 456 ton
18 Temmuz 2025 Cuma - 14:16 Samsun’da fındık rekoltesi tahmini belli oldu: 91 bin 456 ton SAMSUN (İHA) – Samsun’un 2025 yılı fındık rekolte tahmini 91 bin 456 ton olarak belirlendi. Birinci sırada ise 44 bin 583 ton ile Çarşamba ilçesi yer aldı. Çarşamba’da 2025 yılına ilişkin fındık rekolte tespit çalışmaları tamamlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, bölgedeki üretim potansiyelini doğru şekilde belirlemek amacıyla geniş çaplı saha incelemeleri gerçekleştirildi. Çarşamba Ticaret Borsası (ÇTB) ve paydaş kurumların temsilcilerinin yer aldığı görevli komisyon ile Samsun Çarşamba’da belirlenen fındık bahçelerinde çotanak sayımları yapıldı. Rekolte tahmini, bölgenin rakım ve iklim şartları da dikkate alınarak bilimsel yöntemlerle belirlendi. ÇTB Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, son yıllarda kamuoyuna yansıyan spekülatif rekolte tahminlerinin hem üretici hem de sanayici açısından sıkıntı oluşturduğunu vurgulayarak, 2025 yılına ilişkin belirlenen rekoltenin gerçek üretim potansiyelini yansıtacağını ve yapılan çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü ifade ederek, "Üreticimizin emeğini koruyabilmek ve sektörün sağlıklı bir şekilde yönlendirilebilmesi için rekolte tespitinin gerçekçi ve veriye dayalı olması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda tüm teknik personel ile sahada detaylı incelemelerde bulunarak nihai sonuçlara ulaşıldı" dedi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıda Samsun İli 2025 yılı fındık rekoltesinin belirlendiğini ifade eden Başkan Yılmaz, rekolte tahmin çalışmalarına ilişkin ise, "Saha çalışmalarından elde edilen veriler, bakanlık tarafından yürütülen rekolte hesaplamalarında dikkate alındı. Gerçekçi üretim tahminleri hem üretici hem de sanayici için piyasa istikrarı açısından büyük önem taşıyor. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, Samsun 2025 yılı fındık rekoltesi toplam 91 bin 456 ton olarak belirlendi. Bu toplamın 44 bin 583,39 tonu Çarşamba ilçesinden elde edildi. Buna göre Çarşamba ilçesi 44 bin 583,89 ton, Terme ilçesi 20 bin 690,47 ton, Salıpazarı ilçesi 8 bin 366,94 ton, Ayvacık ilçesi 5 bin 568,92 ton, Tekkeköy ilçesi 4 bin 35,92 ton, Ondokuzmayıs ilçesi 2 bin 711,44 ton, Bafra ilçesi 2 bin 424,33 ton, Atakum ilçesi bin 343,74 ton, Canik ilçesi 990,66 ton, İlkadım ilçesi 291,25 ton, Asarcık ilçesi 242,17 ton, Alaçam ilçesi 149,04 ton ve Yakakent İlçesi 57,79 ton ile Samsun fındık rekoltesi sonuçlarını oluşturmaktadır. Çarşamba’nın Türkiye’nin ve Samsun’un tarımsal ekonomisine sunduğu katkı artarak devam ediyor" diye konuştu.
Mikrop ve mantar riski havuz keyfini gölgeleyebilir
18 Temmuz 2025 Cuma - 12:19 Mikrop ve mantar riski havuz keyfini gölgeleyebilir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Birsen Bilge, "Havuz suyu yeterince dezenfekte edilmediğinde bakteri ve virüsler kolayca çoğalabilir. Bu da ishalden deri enfeksiyonlarına kadar birçok sağlık sorununa yol açabilir" dedi. Yaz sıcaklarının etkisini artırmasıyla birlikte serinlemek isteyen birçok kişi çareyi havuzlarda buluyor. Ancak uzmanlar, havuzlarda gizlenen sağlık tehlikelerine karşı dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarıyor. Medicana Sağlık Grubu Doktorlarından Opr. Dr. Birsen Bilge, özellikle mikrop ve mantar enfeksiyonları konusunda vatandaşları uyardı. Havuzların çevresi, duş alanları ve nemli zeminlerin mantarların yayılması için elverişli alanlar olduğuna dikkat çeken Bilge, "Özellikle çıplak ayakla dolaşmak ayak mantarı gibi enfeksiyonların bulaşmasını kolaylaştırır. Sıcak ve nemli ortamlar mantarların hızla çoğalmasına zemin hazırlar. Ayrıca havuz suyu yeterince dezenfekte edilmediğinde bakteri ve virüsler kolayca çoğalabilir. Bu da ishalden deri enfeksiyonlarına kadar birçok sağlık sorununa yol açabilir" diye konuştu. Sağlıklı havuz kullanımı için 5 altın kural Havuz kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlara değinen Medicana International Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Birsen Bilge, "Havuzların düzenli olarak temizlenmesi ve klor ile dezenfekte edilmesi gerekir. PH dengesinin sağlanması da mikropların yayılmasını önler. Havuzdan önce ve sonra mutlaka duş alınmalı, ıslak mayo değiştirilip kuru havlu kullanılmalıdır. Havuz çevresinde çıplak ayakla dolaşmak yerine terlik tercih edilmelidir. Havuz sonrası göz ve kulakların temizlenmesi, enfeksiyon riskini azaltır. Ciltte kaşıntı, döküntü veya kızarıklık gibi belirtiler varsa zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır" şeklinde konuştu. Opr. Dr. Bilge, havuzlardan tamamen uzak durmanın gerekmediğini ancak basit hijyen kurallarına dikkat ederek sağlıklı bir tatil geçirmenin mümkün olduğunu belirterek, "Alınacak basit önlemlerle hem kendimizin hem çevremizdekilerin sağlığını koruyabiliriz. Hijyen kurallarına uyarak yazın keyfini doyasıya çıkarabiliriz" ifadelerini kullandı.