Yerel Haberler
Samsun
Atakum’da iki tarihi coşku birlikte kutlandı 23 Nisan 2026 Perşembe - 15:21:21 Atakum ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Samsunspor’un 60. kuruluş yıl dönümü, düzenlenen tiyatro gösterimiyle kutlandı. Atakum Belediyesi ile Samsunspor iş birliğinde Ata Sahne’de sahnelenen "Atatürk ve Çocuk" adlı tiyatro oyunu, sanatseverleri bir araya getirdi. Programa her yaştan çok sayıda vatandaş katılırken, izleyiciler iki önemli coşkuyu aynı anda yaşadı. Yapımcılığını Serpil Bıçakçı Şenkal’ın, yönetmenliğini Kadir Cemal Şenkal’ın üstlendiği oyunda Tiyatro Amisos oyuncuları sahne aldı. Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara verdiği önemin anlatıldığı eserde Sabiha Gökçen, Sığırtmaç Mustafa ve Nene Hatun gibi tarihi isimlere yer verildi. Duygu dolu anların yaşandığı gösteri, izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Programda konuşan Samsunspor Kulübü Başkan Vekili Veysel Bilen, kulübün sadece bir spor takımı değil, kentin kültür ve sosyal hayatına katkı sunan önemli bir değer olduğunu belirterek, desteklerinden dolayı vatandaşlara teşekkür ederek, tüm çocukların bayramını kutladı. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel ise 23 Nisan ile Samsunspor’un 60. yıl dönümünü birlikte kutlamaktan büyük onur duyduklarını belirterek, "İki tarihi coşkuyu 19 Mayıs’ın kenti Atakum’da sanatla buluşturmak bizim için son derece kıymetli. Bu anlamlı gecede emeği geçen tüm sanatçılarımıza, çalışanlarımıza ve katkı sunan kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Çocuklarımız, ülkemizin aydınlık yarınlarının en büyük teminatıdır. Onların eğitimden bilime, sanattan spora her alanda donanımlı bireyler olarak yetişmeleri için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Atakum’u sadece bir yaşam alanı değil, kültürün, sanatın ve sporun iç içe geçtiği bir kent haline getirme hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç de sahnelenen eserin geceye yakışır nitelikte olduğunu belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.
Prof. Dr. Çağlayan: "FETÖ mensupları her ne kadar liderleri öldüyse de boş durmamaktadır"
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:02 Prof. Dr. Çağlayan: "FETÖ mensupları her ne kadar liderleri öldüyse de boş durmamaktadır" SAMSUN (İHA) – Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, gevşemeden FETÖ ile mücadelesinde kararlılığını korumalıdır. Takiyyede kimsenin yarışamayacağı FETÖ mensupları, her ne kadar liderleri öldüyse de boş durmamaktadır. Millet ve devlet düşmanlarına hakkettikleri temkin ve tedbiri almakta Türk Devleti teyakkuz halini korumalıdır" dedi. Tarihi Süreç Açısından 15 Temmuz Paneli Samsun Müzesi’nde geniş katılımla yapıldı. Samsun Valiliği ile ÖMÜ tarafından düzenlenen panelde OMÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan ile İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Sancar konuşmacı olarak yer aldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Çağlayan ve Tuncer kendi uzmanlık alanlarındaki sunumlarını gerçekleştirdi. "FETÖ mensupları her ne kadar liderleri öldüyse de boş durmamaktadır" FETÖ’nün tarihi sürecinden bahseden Prof. Dr. Çağlayan, "Türkiye’de devletin başta TSK, yargı, emniyet, eğitim ve üniversiteler olmak üzere bütün devlet kurumlarına legal illegal yöntemlerle yerleşerek paralel devlet yapılanmasına giden örgüt 15 Temmuz’da gerçek yüzünü bütün Türkiye’ye gösterdi. O gece başlatılan kanlı darbe girişimini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile meydanlarda toplanan Türk halkı iradesiyle, kanıyla, canıyla engelledi. Mülkiyeti Türk milletine ait olan uçaklar, tanklar, tüfekler ile halkın üzerine ateş açan, TBMM’ni, Külliyeyi, Emniyet Genel Müdürlüğünü, Genelkurmay Başkanlığı binası, Boğaziçi Köprüsü gibi kritik kurum ve mekanları bomba ve mermilerle kontrol altına almaya çalışan şerefli Türk ordusunun üniformalarını gasp etmiş hainleri Ömer Halis Demir gibi kahraman ordu mensuplarımız ve iradesine sahip çıkan Türk Milleti bertaraf etmiştir. 15 Temmuz milletin zaferi ile sonuçlanmıştır. Devletimiz, kılcal damarlarına kadar sızan paralel yapıdan KHK ve diğer yasal yöntemlerle mücadele ederek 15 Temmuz’da 251 şehidimizin ve 2740 gazimizin hesabını sormuştur. Sadece 15 Temmuz’da değil, öncesinde çalınmış sınav soruları ile hakları yenilenlerin, düzmece iddianamelerle sivil-askeri kurumlardan uzaklaştırılan vatandaşlarımızın, devletin mahremlerini satanların, Necip Hablemitoğlu ve Muhsin Yazıcıoğlu gibi cinayetlerin hesabını devletimiz sormuştur ve sormaya devam etmektedir. Bundan sonrası için Türkiye Cumhuriyeti Devleti gevşemeden FETÖ ile mücadelesinde kararlılığını korumalıdır. Takiyyede kimsenin yarışamayacağı FETÖ mensupları her ne kadar liderleri öldüyse de boş durmamaktadır. Millet ve devlet düşmanlarına hakkettikleri temkin ve tedbiri almakta Türk Devleti teyakkuz halini korumalıdır. Aziz Atatürk’ün emaneti Türkiye Cumhuriyeti’nin payidar ve Türk Milleti’nin hür kalması bunu gerektirmektedir" diye konuştu. "Bu ihanet hareketinin doktriner zeminini esaslı bir şekilde değerlendirmek gerekmektedir" 15 Temmuz darbe girişiminin diğer darbe girişimlerinden farklı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sancar ise, "15 Temmuz darbe girişimi, Cumhuriyet tarihinde yaşanan diğer darbe girişimlerinden farklı özellikler göstermektedir. Diğer darbe teşebbüsleri silahlı kuvvetler içinden bir kadronun devlet idaresini ele geçirmek üzere gerçekleştirdiği bir eylemken, 15 Temmuz kalkışması bunlardan farklı olarak doğrudan sivil bir grup tarafından sevk ve idare edilen ama yanı zamanda silahlı kuvvetler içinde yuvalanmış bir grubun eliyle gerçekleştirilen bir kalkışmadır. Her darbe teşebbüsünün kendisine ait bir motivasyonu olduğu gibi 15 Temmuz isyan girişimini destekleyenleri de motive edici bir dinamik söz konusudur. Bu sebeple FETÖ’nün tehdit kapasitesini büyük oranda yitirdiği bir süreçte bu ihanet hareketinin doktriner zeminini esaslı bir şekilde değerlendirmek gerekmektedir. Bu probleme bakışımız sadece darbe ve terör eylemlerine karışan kişi ve yapıları engelleme veya demokratik rejimi koruma refleksiyle sınırlanmamalıdır" şeklinde konuştu. Panele Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın yanı sıra OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Ahmet Bahadır, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Bahçepınar, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, kurum müdürleri, gaziler, şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı.
Köse: "Chery yatırımı kısa sürede neticeye varacak"
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 14:30 Köse: "Chery yatırımı kısa sürede neticeye varacak" SAMSUN (İHA) – AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, Çin’in Chery firmasının Samsun’da yapacağı otomotiv yatırımının kısa sürede neticeye varacağını söyledi. ‘Terörsüz Türkiye’ temasıyla 81 ilde olduğu gibi Samsun’da da AK Parti İl Başkanlığı tarafından basın toplantısı düzenlendi. AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, tüm il başkanlarının okuduğu eş zamanlı basın açıklamasında, "Dün itibarıyla, 41 yıllık terör belası inşallah sona erme sürecine girmiştir. Türkiye; uzun, acılı, sancılı, gözyaşlarıyla dolu bir sayfayı dün itibariyle kapatmaya başlamıştır. Bugün, yeni bir gündür. Bugün, tarihte yeni bir sayfa açılmıştır. Bugün, büyük Türkiye’nin, güçlü Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’nın kapıları ardına kadar aralanmıştır. Biz, Türkiye’nin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Bugün de, anlayışımız, politikamız, istikametimiz, çabamız, sadece ve sadece Türkiye’nin hayrınadır. Türkiye’nin hayrına olan her girişimde bizi en önde görürsünüz. Türkiye’nin hayrına olmayan her girişimde de bizi, o girişimin tam karşısında, yine en önde görürsünüz. Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Hiç kimse korkmasın. Kimse tedirgin olmasın. Kimse endişeye kapılmasın. Kimsenin zihninde soru işareti oluşmasın. Ne yapıyorsak Türkiye için yapıyoruz, ne yapıyorsak milletimiz için yapıyoruz, istiklalimiz için yapıyoruz, istikbalimiz için yapıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin ortak yuvası, ortak çatısıdır. 86 milyon; biriz, beraberiz, ezelden ebediyete kadar kardeşiz. Tüm farklılıklarımıza rağmen, biz birlikte Türkiye’yiz. 23 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz ve inşallah artık bu mücadeleyi taçlandırıyoruz. Kürt kardeşim, meselen mi var? Arada silah olmadan, şiddet olmadan, terör olmadan, oturup konuşacağız. Alevi kardeşim, sorunun mu var? Diyalogla çözeceğiz. İnanın, soframıza bereket gelecek, geniş Türkiye hanemize huzur gelecek, o bereketle, o huzurla, her engeli aşacak, geleceğe bakacağız. Gönüller bir olunca, sınırlar ortadan kalkar. Ülke ve millet olarak, bu özgüvene, bu iradeye ziyadesiyle sahibiz. Hiç kimseyi incitmeden, üzmeden, kırmadan, sürecin hassasiyetine uygun şekilde, işin süratle nihayete ermesi için kolaylaştırıcı olacağız; silah teslimini kurulan mekanizma vasıtasıyla titizlikle takip edeceğiz. Şehit anaları, şehit babaları! Ellerinizden öpüyoruz ve diyoruz ki, hiç kimse şehitlerimizin aziz hatırasına el uzatamaz, onların mirasına leke süremez. Müsterih olun. Gelinen nokta ile şehitlerimizin gayesi, menzilini bulmuş olacak. Gazi kardeşlerim! Müsterih olun; gelinen nokta ile fedakârlığınız taçlanacak. Türkiye’yi buraya şehitlerimiz taşıdı, gazilerimiz taşıdı. Her birine minnettarız ve onların hatırasını asla çiğnetmeyeceğiz. Vatanımız inşallah ebediyen var olacak, Ay-Yıldızlı Bayrağımız inşallah ebediyen semalarımızda özgürce dalgalanacak" dedi. "Chery yatırımı kısa sürede neticeye varacak" İlde yapılacak ve devam eden ulusal ve uluslararası yatırımların son durumu hakkında da bilgi veren Başkan Mehmet Köse, "Chery, Çin devletinin ortaklığındaki bir firmadır. Diğer Otomotiv şirketi olan BYD gibi tamamen özel değil. Orada işler bizdeki bürokrasiden çok daha ağır yürüyor. Önceki haftalarda 7-8 kişilik bir heyet geldi. ÇED raporu oluşturma ve fiziki incelemeleri yapıyorlar. Ayrıca hizmet ve malzeme tedariki konusunda da saha çalışması yapılıyor. Kısa sürede neticeye varılacağını bekliyoruz. MKE tabelasını taktı ve kısa sürede 5 fabrika inşası planlamasını yapıyor. BAYKAR Samsun’da ortaklığa imza attı. Ayrıca Samsun’da yatırım planları da devam ediyor. Siyasal istikrara, siyasi gelişmeler büyük yatırımların da takip ettiği hususlardır. O nedenle önümüzdeki süreç itibariyle başta Chery olmak üzere bambaşka yatırımların da geleceği ortamın süratle oluşacağını ifade ediyorum. Bu açıdan biraz sabırlı olmalıyız. Samsun Şehir Hastanesi aslında bitti. Ev yaptırırsınız orası biter de taşınmada sonradan bir eksik çıkar bir eksik çıkar şu an o durumdayız. Ekim-Kasım ayında inşallah taşınmış olacağız. Muazzam teknolojik, akıllı bir hastane oluyor. İnanılmaz dijital donatıları olan bir hastane olarak hizmet verecek" diye konuştu. "Tekkeköy Belediyesi’nde maaş sıkıntısı söz konusu" Tekkeköy Belediyesi hariç AK Parti’ye bağlı Büyükşehir Belediyesi ve diğer ilçe belediyelerinde herhangi bir mali sıkıntının yaşanmadığını dile getiren Başkan Köse, "Belediye başkanlarımız kısa sürede yaptıkları hizmetleri, maaş ödemeleri ile ayrı bir basın açıklaması yapacaklardır. Buradaki gündemimizin pek dışına çıkmak istemiyoruz. Kamusal faaliyetler noktasında çok ciddi çalışmalar var ama bir takım belediyeler ait özellikle Tekkeköy Belediyemizdeki maaşlar söz konusudur. Onlarla ilgili basın açıklamasını Mustafa Candal yapacaktır. Şu anda İlkadım, Canik ve Büyükşehir Belediyemizin her türlü konuda şeffaf bir şekilde icraatlarını ve faaliyetlerini yürütüyor" şeklinde konuştu. Köse ayrıca, sadece PKK’nın mı yoksa aynı terör örgütüne bağlı tüm unsurların mı silah bıraktığını ise şu sözlerle cevapladı: "PKK’nın silah bırakma merasiminde 1 tane üst düzey yöneticisi vardı aynı zamanda KCK’da da eş başkan. Dolayısıyla bu silah bırakma sürecine, tüm bu unsurlara öznelerine, faillerine atıf yapmadan söylemek istiyorum. Yine baltalamak isteyen çevreler yine var. Bu sürece şurası dahil değil, burası dahil değil, şunu söyleyeyim; PKK’nın üst, çatı, yan taraftaki tüm kuruluşlarını kapsayan bir süreçtir ve inşallah da öyle gerçekleşecektir." Toplantıda yerel konular hakkında da soruları cevaplayan Köse ayrıca Samsun ulaşımında mega projelerin gündeme alındığını, hızlı tren sisteminin Samsun’u dünya ticaret merkezlerinden biri yapacağını, sadece Batı Çevre Yolu değil Doğu Çevre Yolu ile birlikte şehrin ulaşımını kolaylaştıracaklarını ifade etti. Ayrıca AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş ile CHP’li Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel ve Yeniden Refah Partili Kavak Belediye Başkanı Şerif Ün’ün görüşmesini değerlendiren Köse, görüşmenin detayları hakkında bilgi vermezken, belediye meclisleri de dahil olmak üzere kamunun ve vatandaşın yararına olan her konuda siyasi parti ayrımı yapmadan herkese yardımcı olduklarını sözlerine ekledi.
Başkan Kul: "Elektrikli süpürge araçlarıyla filomuzu modernize ediyoruz"
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 13:45 Başkan Kul: "Elektrikli süpürge araçlarıyla filomuzu modernize ediyoruz" Samsun’un Terme Belediyesi, temizlik işlerinde kullanılmak üzere 2 adet elektrikli yol süpürme aracı aldı. Belediye Başkanı Şenol Kul, "Çevre dostu elektrikli süpürge araçlarıyla biz de filomuzu modernize ediyoruz." dedi. Terme Belediyesi, tasarruf odaklı hizmet anlayışıyla araç filosunu güçlendirmeye devam ediyor. Önceki dönemde de belediyeye çok sayıda araç ve iş makinası kazandıran Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, şimdi de ilçenin temizlik hizmetlerinde çıtayı yükselterek, elektrikli yol süpürme makineleriyle daha temiz, sessiz ve çevre dostu bir dönemin kapılarını araladı. 240 litre çöp haznesi kapasiteli ve tek şarjla 8 saate kadar aralıksız çalışabilen araçlar, özellikle kaldırımlar ve dar alanlardaki temizlikte büyük kolaylık sağlayacak. Elektrikli motorları sayesinde sessizce çalışan ve vakum teknolojisiyle atıkları toplayan bu makineler, yaprak, izmarit, kağıt ve kuruyemiş kabukları gibi küçük atıkların temizliğinde büyük verimlilik sunuyor. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, amaçlarının sadece temizlik değil, aynı zamanda şehrin estetiğine katkıda bulunarak daha güzel ve yaşanabilir bir şehir inşa etmek olduğunu ifade ederek, "İlçemizin daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir çevreye kavuşması adına temizlik hizmetlerimizi güçlendiriyoruz. Çevre dostu elektrikli süpürge araçlarıyla biz de filomuzu modernize ediyoruz" diye konuştu.
12 yaşındaki hayali gerçek oldu: "Alo Doktorum" ile dünyaya şifa dağıtıyor
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:30 12 yaşındaki hayali gerçek oldu: "Alo Doktorum" ile dünyaya şifa dağıtıyor Küçük yaşta annesiyle yaşadığı sağlık sistemi travmasını unutmayan Dr. Nilgün Yönten, yıllar sonra kurduğu "Alo Doktorum" sağlık danışma hattında kendi telefon numarasını paylaşarak herkese gönüllü sağlık danışmanlığı vermeye başladı. Gecenin bir yarısı bile arayan hastalara destek olan Yönten, bu hattın "ruhu olan bir hizmet" olduğunu ve telefon numarasını hiç değiştirmediğini söyledi. Henüz 12 yaşındayken annesiyle birlikte yaşadığı acı bir hastane deneyimi, Dr. Nilgün Yönten’in hayatında bir dönüm noktası oldu. "Bu ülkede doktor olacağım" diyerek yola çıkan Yönten, üniversite yıllarında 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle okuldan atılmasına rağmen hedefine olan inancını hiç kaybetmedi. Tüm zorluklara rağmen doktor olan Yönten, kurduğu "Alo Doktorum" sağlık danışma hattı üzerinden cep telefonu numarasını paylaşarak binlerce insanın derdine derman oldu. Bugün sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından hastalar bu numarayı arıyor. "Telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek" Hikayesini anlatan Dr. Nilgün Yönten, "Alo Doktorum aslında 12 yaşındaki bir çocuğun hayalinin gerçekleşmesiydi. Biliyorsunuz ülkemizde sağlık sistemi 80’li, 90’lı yıllarda çok daha zorluydu. Annem ile beraber bir muayene gitmiştim. Küçük olduğum için annemde muayeneye yanında bizleri de götürüyordu. Çok sıra bekledik. Sabah 05.00’te sıraya giriyorsunuz, muayene sıranız 11.00’e doğru geliyor. Muayeneye girdiğimizde annem biraz çekimser davrandı. Orada sağlıkçılardan bir arkadaş ‘Hanım, muayene olacaksan gel, olmayacaksan çık git’ dedi. Annem o gün ağlayarak dışarı çıkmıştı ve ben de onunla ağlamıştım. O gün kesinlikle ’doktor olmalıyım anne, bu ülkeye hizmet etmeyelim’ demiştim. Babamın da her zaman söylediği bir şey vardı; ‘Kız çocukları mutlaka okumalı’ derdi. Bu 2 sebep benim için çok kıymetliydi. Üniversite okuduğum dönemlerde baş örtüsü sorunları yaşadık. Okuldan atıldık. Okuldan atıldığımda ettiğim dua şuydu: ‘Allah’ım bana doktor olmayı nasip et. Bu ülkede herkese hizmet etmeyi düstur edineceğim’ diye yemin etmiştim. Bu sebepten dolayı benim bu telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek" diye konuştu. "Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar" İnsanların aramasından dolayı hiç yorulmadığını ve bundan beslendiği belirten Dr. Nilgün Yönten, "1997’de hekimlik hayatıma başladığım zaman telefon numaramı herkese vermeye başladım. Daha sonra internette telefonum yer almaya başladı. Google’da en üst sırada ‘Alo Doktorum’ hizmeti en üst sırada görülüyor ve bu şekilde yayılmaya başladı. Bu numaramı kapatmadım ve hep hizmet vermeye devam ettim. Dünyanın neresinde olursa olsun bu uygulama görülüyor. Beni sadece Türkiye’den değil, Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar. Whatsap’tan yazıyorlar. Bu numara online bir hizmet olarak görülüyor ama bana ait olan bu numara kesinlikle duygusu, ruhu olan bir numaradır. Beni arayan kişi sanki benim yanımdaymış gibi, benim muayenemi almış gibidir. Bazen beni arayan kişinin tek tek tetkiklerini anlattığını bilirim. Bazen yarım saat sürüyor. Bazen gecenin 2’sinde arıyor. 7/24 fark etmeksizin arıyorlar. Unutamadığım çok fazla hikâye var. İnşallah bir gün bunun kitabını yazacağım. Heybemde o kadar çok insanlara dokunuş var ki keyif alıyorum. Diyorlar ki hiç mi yorulmuyorsun. Hayır tam tersi buradan besleniyorum" şeklinde konuştu. Yaşanılan olaylar Telefondan yaşadığı ve unutamadığı olayları anlatan Yönten, "2023 yılında Şubat depreminde insanlar sahra hastanelerine yetişmeye çalışıyorlar. Bir gün bir adam kızı için aradı. Göçük altında kalmış yürüyemiyor. Ben de ona yol gösterdim. Ne yapması gerektiğini söyledim. Hızlı bir şekilde sahra hastanesi ile iletişime geçtim. Emar (MR) çekinmesini sağladık. 4 yaşındaki kızının her gün videolarını çekiyordu bana atıyordu. Onunla beraber süreci yönetiyordum. Bu sadece deprem zamanındaki olaylarda bir tanesi. Aradan 6 ay geçtikten sonra bu baba bana mesaj attı. Ağlayarak okudum. Bana kim olduğumu sordu. Ben de Sağlık Bakanlığına bağlı bir doktorum dedim. Hattın bir özelliği de ben asla şu özel hastanenin yöneticisiyim, doktoruyum demiyorum. Bu numarayla ülkem için, memleketim için hizmet ediyorum. Kanada evli çift bana yazdı. Kilo vermek istediklerini belirttiler. Vücut kitle endekslerini bana attılar. Tetkiklerini istedim. Bana güvenerek geldiler ve vücut kitle endeksleri ameliyatı uygun değildi. Onlara daha rahat kilo vermeleri için mide balonu tedavi uyguladık. Gelmişken bir de ikimizde checkup yaptıralım dediler. Bu ülkeye dövizimizi bırakalım dediler. Bunlar güzel şeyler. Aynı zamanda ülkemi temsil ettiğimi düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
12 yaşındaki hayali gerçek oldu: "Alo Doktorum" ile dünyaya şifa dağıtıyor
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:27 12 yaşındaki hayali gerçek oldu: "Alo Doktorum" ile dünyaya şifa dağıtıyor Küçük yaşta annesiyle yaşadığı sağlık sistemi travmasını unutmayan Dr. Nilgün Yönten, yıllar sonra kurduğu "Alo Doktorum" sağlık danışma hattında kendi telefon numarasını paylaşarak herkese gönüllü sağlık danışmanlığı vermeye başladı. Gecenin bir yarısı bile arayan hastalara destek olan Yönten, bu hattın "ruhu olan bir hizmet" olduğunu ve telefon numarasını hiç değiştirmediğini söyledi. Henüz 12 yaşındayken annesiyle birlikte yaşadığı acı bir hastane deneyimi, Dr. Nilgün Yönten’in hayatında bir dönüm noktası oldu. "Bu ülkede doktor olacağım" diyerek yola çıkan Yönten, üniversite yıllarında 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle okuldan atılmasına rağmen hedefine olan inancını hiç kaybetmedi. Tüm zorluklara rağmen doktor olan Yönten, kurduğu "Alo Doktorum" sağlık danışma hattı üzerinden cep telefonu numarasını paylaşarak binlerce insanın derdine derman oldu. Bugün sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından hastalar bu numarayı arıyor. "Telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek" Hikayesini anlatan Dr. Nilgün Yönten, "Alo Doktorum aslında 12 yaşındaki bir çocuğun hayalinin gerçekleşmesiydi. Biliyorsunuz ülkemizde sağlık sistemi 80’li, 90’lı yıllarda çok daha zorluydu. Annem ile beraber bir muayene gitmiştim. Küçük olduğum için annemde muayeneye yanında bizleri de götürüyordu. Çok sıra bekledik. Sabah 05.00’te sıraya giriyorsunuz, muayene sıranız 11.00’e doğru geliyor. Muayeneye girdiğimizde annem biraz çekimser davrandı. Orada sağlıkçılardan bir arkadaş ‘Hanım, muayene olacaksan gel, olmayacaksan çık git’ dedi. Annem o gün ağlayarak dışarı çıkmıştı ve ben de onunla ağlamıştım. O gün kesinlikle ’doktor olmalıyım anne, bu ülkeye hizmet etmeyelim’ demiştim. Babamın da her zaman söylediği bir şey vardı; ‘Kız çocukları mutlaka okumalı’ derdi. Bu 2 sebep benim için çok kıymetliydi. Üniversite okuduğum dönemlerde baş örtüsü sorunları yaşadık. Okuldan atıldık. Okuldan atıldığımda ettiğim dua şuydu: ‘Allah’ım bana doktor olmayı nasip et. Bu ülkede herkese hizmet etmeyi dustur edineceğim’ diye yemin etmiştim. Bu sebepten dolayı benim bu telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek" diye konuştu. "Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar" İnsanların aramasından dolayı hiç yorulmadığını ve bundan beslendiği belirten Dr. Nilgün Yönten, "1997’de hekimlik hayatıma başladığım zaman telefon numaramı herkese vermeye başladım. Daha sonra internette telefonum yer almaya başladı. Google’da en üst sırada ‘Alo Doktorum’ hizmeti en üst sırada görülüyor ve bu şekilde yayılmaya başladı. Bu numaramı kapatmadım ve hep hizmet vermeye devam ettim. Dünyanın neresinde olursa olsun bu uygulama görülüyor. Beni sadece Türkiye’den değil, Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar. Whatsap’tan yazıyorlar. Bu numara online bir hizmet olarak görülüyor ama bana ait olan bu numara kesinlikle duygusu, ruhu olan bir numaradır. Beni arayan kişi sanki benim yanımdaymış gibi, benim muayenemi almış gibidir. Bazen beni arayan kişinin tek tek tetkiklerini anlattığını bilirim. Bazen yarım saat sürüyor. Bazen gecenin 2’sinde arıyor. 7/24 fark etmeksizin arıyorlar. Unutamadığım çok fazla hikâye var. İnşallah bir gün bunun kitabını yazacağım. Heybemde o kadar çok insanlara dokunuş var ki keyif alıyorum. Diyorlar ki hiç mi yorulmuyorsun. Hayır tam tersi buradan besleniyorum" şeklinde konuştu. Yaşanılan olaylar Telefondan yaşadığı ve unutamadığı olayları anlatan Yönten, "2023 yılında Şubat depreminde insanlar sahra hastanelerine yetişmeye çalışıyorlar. Bir gün bir adam kızı için aradı. Göçük altında kalmış yürüyemiyor. Ben de ona yol gösterdim. Ne yapması gerektiğini söyledim. Hızlı bir şekilde sahra hastanesi ile iletişime geçtim. Emar (MR) çekinmesini sağladık. 4 yaşındaki kızının her gün videolarını çekiyordu bana atıyordu. Onunla beraber süreci yönetiyordum. Bu sadece deprem zamanındaki olaylarda bir tanesi. Aradan 6 ay geçtikten sonra bu baba bana mesaj attı. Ağlayarak okudum. Bana kim olduğumu sordu. Ben de Sağlık Bakanlığına bağlı bir doktorum dedim. Hattın bir özelliği de ben asla şu özel hastanenin yöneticisiyim, doktoruyum demiyorum. Bu numarayla ülkem için, memleketim için hizmet ediyorum. Kanada evli çift bana yazdı. Kilo vermek istediklerini belirttiler. Vücut kitle endekslerini bana attılar. Tetkiklerini istedim. Bana güvenerek geldiler ve vücut kitle endeksleri ameliyatı uygun değildi. Onlara daha rahat kilo vermeleri için mide balonu tedavi uyguladık. Gelmişken bir de ikimizde checkup yaptıralım dediler. Bu ülkeye dövizimizi bırakalım dediler. Bunlar güzel şeyler. Aynı zamanda ülkemi temsil ettiğimi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. (FAU-
Canik kırmızı-beyaz: Caddeler Türk bayraklarıyla donatıldı
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:47 Canik kırmızı-beyaz: Caddeler Türk bayraklarıyla donatıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "bayrak çağrısı"nın ardından Canik Belediyesi, ilçenin dört bir yanını Türk bayraklarıyla donattı. Caddelere ve sokaklara ay-yıldızlı bayraklar asılırken, esnaf ve vatandaşlara da Türk bayrağı dağıtımı sürüyor. Canik Belediyesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Güçlü ve Terörsüz Türkiye" mesajı doğrultusunda ilçede kapsamlı bir bayrak çalışması başlattı. Açık hava reklam alanlarına "Terörsüz ve Güçlü Türkiye" yazılı afişler yerleştirilirken, ilçenin birçok noktası Türk bayraklarıyla süslendi. "Canik’imiz kırmızı-beyazla bütünleşti" Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçenin her köşesinde ay-yıldızlı bayrağın dalgalandığını belirterek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bayrak çağrısının hemen ardından Canik’imizi şanlı bayrağımızla donattık. Caddelerimizde ve sokaklarımızda kırmızı-beyaz bir bütünlük oluştu. Esnafımıza ve hemşehrilerimize şehitlerimizin kanıyla rengini alan bayrağımızı hediye etmeye devam ediyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’na ay yıldızlı inançla yürüyoruz" Başkan Sandıkçı, Türkiye’nin her alanda ilerlediğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Terörün kökünün kazındığı, savunma sanayisinde, bilimde, teknolojide güçlü bir Türkiye için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda ilklerin yaşandığı bir döneme tanıklık ediyoruz. Bu süreçte Canik olarak biz de birliğimizle, bayrağımızla katkı sunmaya devam edeceğiz."
Canik’te üreticilere tarımın güncel başlıkları anlatıldı
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:41 Canik’te üreticilere tarımın güncel başlıkları anlatıldı Samsun’da Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından 17 ilçede sürdürülen tarımsal bilgilendirme toplantılarının Canik ayağı Başkonak Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda üreticilere; üretim planlaması, destekleme modeli, kahverengi kokarca ile mücadele ve tarım sayımı konularında detaylı bilgiler verildi. Programa Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam ve mahalleli üreticiler katıldı. Sağlam: "Planlı üretim yapan üreticilere daha fazla destek verilecek" Toplantıda konuşan Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, "2025-2027 dönemini kapsayan yeni bitkisel üretim destekleme modeliyle kaynakların daha verimli kullanılması, stratejik ürünlerde yeterlilik ve iklim değişikliğine uyum amaçlanmaktadır. Planlı üretim yapan çiftçilerimize daha yüksek destek oranları verilecek. Özellikle buğday, arpa, mısır, nohut, ayçiçeği, patates ve yem bitkileri gibi ürünler bu kapsamda desteklenecek" dedi. "Doğru zamanda ilaçlama şart" Konuşmasında zararlı böceklere karşı bilinçli mücadele gerektiğini vurgulayan Sağlam, kahverengi kokarca (Halyomorpha halys) ile mücadelenin kritik aşamasına gelindiğini ifade etti: "Yumurtadan çıkış ve nimf döneminde yapılacak ilaçlama, zararlının yayılımını önlemek açısından hayati önem taşıyor. Bu süreçte samuray arıcığı gibi faydalı böceklerin korunması gerekiyor. Kimyasal müdahale doğru zamanda ve bilinçli yapılmalı." "Tarım sayımıyla destek politikaları güncellenecek" Tarım sayımının da önemine değinen Sağlam, bu uygulama sayesinde üretim desenleri, hayvan varlığı ve kullanılan girdiler hakkında sağlıklı verilere ulaşılacağını belirterek, "Tarım sayımı; e-Devlet, telefon ve sayım büroları aracılığıyla yapılabiliyor. Tüm üreticilerimizin katılımını bekliyoruz" diye konuştu. Kaymakam Aydın: "Bilgi ve bilinçle üretim yapacağız" Canik Kaymakamı Şeref Aydın ise yaptığı konuşmada, bu tür eğitimlerin çiftçilere bilgi kazandırmasının yanı sıra daha kaliteli üretimi de beraberinde getireceğini ifade etti. "Bugün burada sadece bilgi almakla kalmıyor, sahadaki sorunları da dinliyoruz. Hedefimiz; üretimde kaliteyi artırmak, doğaya zarar vermeden, daha bilinçli hareket etmektir" diyen Aydın, toplantının verimli geçmesi temennisinde bulundu.