Yerel Haberler
Samsun
Depresyonda olan hasta 56 gün boyunca uyudu
06 Mayıs 2025 Salı - 12:30 Depresyonda olan hasta 56 gün boyunca uyudu Samsun’da bir hasta psikiyatrik rahatsızlık sebebiyle 56 gün boyunca uyudu. Hastaya uygulanan elektrokonvülsif terapi (EKT) sayesinde hasta 56’ncı gün gözlerini açtı. Samsun’da yaşayan 26 yaşındaki genç kadın, yalnızca depresyon geçmişi bulunmasına rağmen bilinç kaybı şikâyetiyle ilk olarak ilçe hastanesine getirildi. Bilinci kapalı şekilde hastaneye kaldırılan genç hasta burada 32 gün boyunca hastanede yatırıldı. Hastaya sayısız tetkik yapıldı ama neden bir türlü uyanmadığı, gözlerini açmadığı, konuşmadığı anlaşılamadı. Sonrasında hasta Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi sevk edildi. Burada OMÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, İç Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgür Kılıç tarafından hasta yoğun bakımda izlenmeye başladı. "Donmuş gibiydi. Bilimin, ekip çalışmasının ve sabrın zaferi" Hastanın 56 gün boyunca hiçbir uyarıyı yanıtlamadığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Özgür Kılıç, "Bize sevk edildiğinde yoğun bakımda izlemeye başladık. Hasta gözlerini açmıyor, ağrılı uyaranlara dahi yanıt vermiyor, adeta kaskatı kesilmiş şekilde yatıyordu. Tüm nörolojik, metabolik, enfeksiyöz, toksik ve endokrin tetkikler normaldi. Sayısız ihtimali dışladık ama nedenini bulamadık. Organik bir bozukluk yoktu ama hasta adeta ‘donmuş’ gibiydi. O noktada bunun psikiyatrik bir durum olabileceğini düşündük. Durumu psikiyatri, nöroloji ve yoğun bakım uzmanlarının ortak değerlendirdiği bir konsey ile ele aldık. Tüm bulguları birlikte değerlendirerek, bunun bir katatoni tablosu olabileceğine karar verdik. Katatoni, bazı ağır psikiyatrik hastalıklarda görülebilen ve kişinin konuşmaması, hareket etmemesi, çevreyle tüm bağını koparması gibi belirtilerle ortaya çıkan bir durumdur. Özellikle ağır depresyonlarda bu tablo gelişebilir. Dışarıdan bakıldığında bilinci kapalı gibi görünür ama aslında içeride bir tür ‘donma hali’ yaşanır. Literatürde bu kadar uzun süren katatoni vakaları bildirilmiştir fakat bu kadar ağır ve tedaviye gecikmiş olgular oldukça nadirdir. Biz de bu tabloya geç kalmadan müdahale ettik. EKT (elektrokonvülsif terapi) tedavisine başladık. 56. gün, 5. seansın ardından bir sabah gözlerini açtı. Bize baktı, yemek yedi. O anı tarif etmek zor. Bu vaka bize şunu gösterdi: Depresyon sadece üzgün olmak değildir. Bazen insanı tamamen susturabilir, durdurabilir. Bu, yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda insani bir umut hikayesiydi. Bilimin, ekip çalışmasının ve sabrın zaferiydi" dedi.
Huzurevi sakinlerine moral etkinliği
06 Mayıs 2025 Salı - 11:18 Huzurevi sakinlerine moral etkinliği Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Çarşamba Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalan yaşlılar, Çarşambalılar Yardımlaşma ve Haberleşme Derneği tarafından düzenlenen özel etkinlikte buluşarak unutulmaz bir gün geçirdi. Çarşambalılar Yardımlaşma ve Haberleşme Derneği, düzenlediği özel etkinlikle Çarşamba Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerini ağırladı. Dernek binasında bir araya gelen yaşlılar hem keyifli vakit geçirdi hem de hatırlanmanın mutluluğunu yaşadı. Programa Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Necmettin Aygün, İl Müdür Yardımcısı Yüksel Kıyak, Çarşamba Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Hakan Tercan, eski Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Değerli, dernek yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda misafir katıldı. İl Müdürü Necmettin Aygün, huzurevi sakinlerine sağlanan bu değerli etkinlikten duyduğu memnuniyeti belirterek, "Toplumumuzda huzurevlerinde yaşamak durumunda kalan birçok insanımız var. Onların yanında olmak, birlik ve beraberliğin anlamını yaşatmak çok kıymetlidir. Bu tür etkinliklerin tüm sivil toplum kuruluşları tarafından desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu güzel ve anlamlı program için Çarşambalılar Dernek Başkanı Özdemir’e ve Yönetim Kuruluna teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Dernek Başkanı Hüseyin Avni Özdemir ise yaptığı konuşmada, "Amacımız huzurevi sakinlerinin tekdüze yaşamlarını biraz olsun renklendirmek, onlara moral vermek ve kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlamaktır. Onların mutlu olması her şeye değer. Kahvaltı programımızda bir araya gelerek huzurevi sakinlerimiz ile dertleştik, onların sıkıntılarını dinledik. Bu programla bir nebze olsun gönüllerine dokunmak istedik. Büyüklerimizi ağırlamaktan duyduğumuz memnuniyet bizim için oldukça önemli ve kıymetlidir. Büyüklerimizi burada misafir etmek bizim için büyük bir onurdur. Onlar bizim baş tacımızdır. Akabinde etkinliğimize katılarak bizlere keyifli dakikalar yaşatan kıymetli sanatçılarımız Levent Aydın, Ünal Türünç ve Halit Ateşli’ye verdikleri konser ile yaşlılarımızın keyifli vakit geçirmelerine vesile oldukları için teşekkür ediyorum. Yeni etkinliklerimizde tekrar bir arada olmak dileğiyle" ifadelerini kullandı. Etkinlikten duydukları memnuniyeti ifade eden huzurevi sakinleri, kahvaltı ve müzik ziyafetinin kendilerine büyük bir moral verdiğini söyleyerek etkinlik için dernek yönetimine teşekkürlerini ilettiler. Etkinlikte ayrıca dernek yönetimi tarafından günün anısına misafirlere çeşitli hediyeler takdim edildi.
‘Türkiye’de astım vakaları artıyor’
06 Mayıs 2025 Salı - 10:12 ‘Türkiye’de astım vakaları artıyor’ Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünyada yaklaşık 300 milyon insanın astım hastası olduğuna dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nurhan Köksal, "Türkiye’de de astım sıklığı giderek artmaktadır. Ülkemizde yaklaşık olarak yetişkinlerin yüzde 5-10’u ve çocukların ise yüzde 10-15’i astım ile yaşamlarını sürdürmektedirler" dedi. Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Prof. Dr. Nurhan Köksal, "7 Mayıs Dünya Astım Günü" dolayısıyla astım hastalığı hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Astımın tanımını yapan Prof. Dr. Köksal, "Astım, solunum yollarının kronik inflamatuar hastalığıdır. Bu hastalık, hava yolları ve bronşlarda enflamasyona (iltihaplanma), ödeme ve bronşların daralmasına neden olur. Bu da nefes almayı zorlaştırarak nefes darlığı, öksürük, göğüs sıkışması ve hırıltı –hışıltılı soluma gibi semptomlara yol açabilir. Astım dünyada oldukça yaygın bir hastalıktır ve her yaştan insanı etkileyebilir" diye konuştu. "Yaklaşık 300 milyon kişi astım hastası" Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, yaklaşık 300 milyon insanın astım hastası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Köksal, "Türkiye’de de astım sıklığı giderek artmaktadır. Ülkemizde yaklaşık olarak yetişkinlerin yüzde 5-10’u ve çocukların ise yüzde 10-15’i astım ile yaşamlarını sürdürmektedirler" şeklinde konuştu. "Pasif içicilik astım riskini artırıyor" Astımın belirli risk faktörlerine değinen Prof. Dr. Köksal, "Genetik yatkınlık önemli bir faktördür. Ayrıca çevresel faktörler, hava kirliliği, sigara dumanı, pasif sigara içiciliği, alerjenler (toz akarları, polenler, küf mantarları vb.), solunum yolu enfeksiyonları ve bazı mesleklerde maruz kalınan bazı maddeler astım riskini artırabilir. Astımın tanısı genellikle semptomların ve solunum testlerinin bir kombinasyonuna dayanır. Göğüs hastalıkları uzmanları hastanın tıbbi geçmişini ve semptomlarını değerlendirirler, fizik muayene ve solunum fonksiyon testleri (spirometri gibi) yapabilirler. Ayrıca, alerji testleri de astımın belirli tetikleyicilerini tespit etmede yardımcı olabilir" dedi. "Astım tedavisinde tetikleyici faktörlerden kaçınılmalı" Tedavi yollarından bahseden Prof. Dr. Köksal, "Astımın tedavisi genellikle iki ana kategoride yapılır. Önleyici tedavi ve semptomları kontrol altında tutmak için bronkodilatör tedavi. Önleyici (antienflamatuar) tedavi genellikle düzenli olarak alınan inhaler kortikosteroid ilaçlarını içerir ve astım semptomlarını kontrol altında tutmaya yardımcı olur. Bronkodilatör tedavi ise semptomlar ani bir şekilde kötüleştiğinde kullanılan ilaçlardır ve düzenli kullanılması önerilmez. Astımın tedavisinde hasta eğitimi, tetikleyici faktörlerden kaçınma ve düzenli göğüs hastalıkları doktor kontrolleri gibi önlemler de tedavinin önemli bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.
Samsun’da iç sularda av yasağına sıkı denetim
06 Mayıs 2025 Salı - 10:06 Samsun’da iç sularda av yasağına sıkı denetim Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, iç sularda su ürünlerinin korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla yürütülen av yasağı kapsamında yapılan denetimlerin aralıksız sürdüğünü, bugüne kadar 75 ayrı denetim gerçekleştirildiğini ve mevzuata aykırı hareket eden 9 kişiye idari para cezası uygulandığını açıkladı. 1 Nisan itibarıyla başlayan ve 30 Haziran’a kadar sürecek olan sazangiller av yasağı kapsamında, Samsun genelindeki iç sularda yoğun denetimler yapılıyor. İl Müdürü Sağlam, "Su ürünleri kaynaklarımızın korunması, devamlılığının sağlanması ve biyoçeşitliliğin gelecek nesillere aktarılması amacıyla yürüttüğümüz denetimler aralıksız devam ediyor. 1 Nisan – 5 Mayıs 2025 tarihleri arasında il genelinde toplam 75 denetim gerçekleştirdik. Bu kapsamda, yasa dışı avcılık yaptığı belirlenen 9 kişiye idari para cezası uyguladık" dedi. Yasak av araçlarına el konuldu Yapılan denetimlerde çok sayıda yasa dışı av aracının da ele geçirildiğini belirten Sağlam, "Ayvacık Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu Baraj Gölleri, Vezirköprü Altınkaya ve Susuz Baraj Gölleri, Bafra Derbent Baraj Gölü ile diğer doğal balık göllerinde yaptığımız denetimlerde yaklaşık 2 bin metre uzunluğunda kaçak misina ve ip ağ, 1 adet zıpkın ve 2 adet tırıvırı ele geçirildi. Bu malzemelere el konularak gerekli işlemler yapılmıştır" diye konuştu. "Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyoruz" İl Müdürü Sağlam, yasa dışı avcılıkla mücadelenin sadece kurumlar tarafından değil, vatandaşların da desteğiyle daha etkili yürütülebileceğini vurguladı. Sağlam, "Tüm vatandaşlarımızı kanun ve kurallara uymaya, kaçak avcılıkla mücadelede duyarlı olmaya davet ediyorum. Su ürünleri kaynaklarımızın sürdürülebilirliği hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı.
"Bahar mevsimi, astım ve alerjiyi tetikliyor"
06 Mayıs 2025 Salı - 09:26 "Bahar mevsimi, astım ve alerjiyi tetikliyor" Bahar mevsiminde astım ve alerjik hastalıkların daha çok ortaya çıktığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Adem Dirican, "Alerjik astım hastaları ilkbahar aylarında artan polenler nedeniyle daha dikkatli olmalıdır. Astıma ve diğer alerjik hastalıklara yol açan alerjenlerin başında polenler gelmektedir. Havaya karışan polenler, hassas insanlarda saman nezlesine ve astıma yol açabilmektedir" dedi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Adem Dirican, 6 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla bilgilendirmede bulundu. Astımın çeşitli uyarıcılar nedeniyle solunum yollarını meydana getiren bronşların kasılarak daralması, ödem ya da balgam gibi yapışkan sıvıların hava yollarını tıkaması ve aşırı duyarlılık sonucu solunum güçlüğüne neden olan bir solunum yolu hastalığı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Adem Dirican, "Türkiye’de ve dünyada astım hastalarının yüzde 10’undan daha azı ancak tam kontrol altındadır. Türkiye’de her 12 erişkinden biri ve 7 çocuktan birini etkileyen, dünyada yaklaşık 300 milyon kişide görülüp, her yıl 250 bin ölüme yol açan astım düzenli tedaviyle kontrol altında tutulabilir. Dünyada ve ülkemizde bu hastalığın tedavisiyle ilgili gereken her türlü ilaç vardır. Astımla sorunsuz yaşamak mümkündür" ifadelerini kullandı. "Nefes darlığı görülebilir" Hırıltılı solunumun, balgamın, nefes darlığının ve öksürüğün astım hastalığının temel belirtileri olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Dirican, "Astım hastalarında belirtilerin aniden ortaya çıkmasına astım atağı veya astım krizi adı verilir. Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur. Soğuk hava, sigara dumanı ve kirli hava, mikrobik hastalıklar, aşırı yorgunluk, ağaç ve çiçek polenleri, hayvan tüyleri gibi alerji yapıcı maddeler ve psikolojik bozukluklar astım şikayetlerini artırmakta ve astım ataklarını tetiklemektedir" diye konuştu. "Bahar aylarına dikkat edilmeli" Bahar mevsiminde astım ve alerjik hastalıkların daha çok ortaya çıktığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Dirican, "Alerjik astım hastaları ilkbahar aylarında artan polenler nedeniyle daha dikkatli olmalıdır. Astıma ve diğer alerjik hastalıklara yol açan alerjenlerin başında polenler gelmektedir. Havaya karışan polenlerin, hassas insanlarda saman nezlesine ve astıma yol açabilmektedir. Her polen alerjiye yol açmamaktadır. Türkiye’de özellikle çayır polenleri ve yöreye göre çeşitli ağaç polenlerinin, alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında büyük önemi vardır" şeklinde konuştu. "Bahar mevsiminde alınacak önlemler" Dr. Öğr. Üyesi Dirican, alınacak önlemleri şöyle anlattı: "Gün içerisinde polenler en çok sabah saatlerinde yoğun olduğundan, ev öğlenden sonra havalandırılmalıdır. Hasta mümkün olduğunca sokağa çıkmamalıdır. Dışarı çıktığında yapabiliyorsa, polen maskesi kullanmalıdır. Dışarıdan eve gelindiğinde hemen giysiler değiştirilerek yıkanmalı, mümkünse burun içini dahi yıkayarak banyo yapılmalıdır. Mümkünse polen mevsiminde çamaşır kurutma makinesi kullanılmalıdır. Evde ve arabadaki klimaların polen filtreleri sık sık değiştirilmelidir. Polen mevsiminde toz, sigara dumanı, boya kokusu, parfüm gibi irritanlardan uzak durmak, polen alerjisi olan kişinin şikâyetlerinin ağırlaşmasını engeller. Alerjiye genetik yatkınlığı olan kişilerin alacağı alerji karşıtı önlemler, alerjik yakınmaların ortaya çıkmasını engeller ya da geciktirir." "Astım düzenli tedaviyle kontrol altında tutulabilir" Alerjik hastalıkların herhangi bir tedavi yöntemiyle tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Dirican, "Alerjik hastalıklar genetik bir hastalıklardır. Bizim yaptığımız tedaviler, hastalığın tekrarlamasını, belirtilerin şiddetli olmasını önlemeye yönelik tedavilerdir. Astım, düzenli tedaviyle kontrol altında tutulabilir ve astımla sorunsuz yaşamak mümkündür" ifadelerini kullandı.
"Ayağımı artık kesin" diyen hasta, larva tedavisi ile yürüyerek taburcu oldu
06 Mayıs 2025 Salı - 09:18 "Ayağımı artık kesin" diyen hasta, larva tedavisi ile yürüyerek taburcu oldu Yıllardır şeker hastalığı nedeniyle ayağındaki kronik yara kapanmayan 59 yaşındaki bir hasta, uygulanan larva tedavisiyle yeniden yürüdü. Ayağında kronik kapanmayan yara olan Aydın Akat umutsuzlukla başladığı tedavi arayışında kızıyla birlikte İstanbul’daki birçok sağlık kuruluşuna başvurdu. Yüksek maliyet talepleri ve "iyileşmez" yanıtları karşısında "Ayağım o kadar etmez, ampute edin" sözleriyle çaresizliğini dile getiren hasta, son çare olarak Büyük Anadolu Hastanesi’ne yönlendirildi. Burada Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in yakından takip ettiği süreçte uygulanan larva tedavisi, doğal bir biyoterapi yöntemi olarak yalnızca ölü dokuları hedef aldı. Enfeksiyon riski azalırken yara hızla iyileşmeye başladı ve hasta, yeniden yürüyebilmenin sevincini yaşadı. "Yalnızca çürümüş bölgeyi temizliyor" Prof. Dr. Mustafa Şahin, "Larvalar, canlı dokuya asla müdahale etmeden yalnızca çürümüş bölgeyi temizliyor. Bu sayede hem enfeksiyon kontrol altında tutuluyor hem de iyileşme süreci hızlanıyor. Aydın Bey’in ve ailesinin süreç boyunca gösterdiği sabır ve inanç; ekibimizin titiz çalışmasıyla birleşince bu başarı ortaya çıktı" dedi. Tedavi sürecinde yakından ilgilenen hastanın kızı ise, "Hiç vazgeçmedik, sabırla her öneriyi uyguladık. Mustafa Hocamız ve ekibinin emeğiyle aşamayacağımız hiçbir şey yoktu. Babam yeniden adım atabildi" diye konuştu. Hastanın iyileşme hikâyesi, larva tedavisinin Türkiye’de diyabetik yaralarla mücadelede ne kadar etkili ve doğal bir alternatif olduğunu bir kez daha gösterdi. "Ayağım o kadar etmez, ampute edin" diyerek başladığı bu yolculuk, doğru yöntem ve inançla Büyük Anadolu Hastanesi’nde gerçek bir başarı hikâyesine dönüştü.
Samsun’da afet ve acil durum tedbirleri görüşüldü
05 Mayıs 2025 Pazartesi - 23:24 Samsun’da afet ve acil durum tedbirleri görüşüldü SAMSUN (İHA) – Samsun Valiliği, afet ve acil durumlara yönelik kamu kurum ve kuruluşları ve ilçe kaymakamlıklarına verilen talimatların görüşülerek yapılan ve yapılması planlanan çalışmaların ele alındığını duyurdu. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısının Vali Orhan Tavlı başkanlığında toplandığı belirtildi. Kamu kurum ve kuruluşları ve ilçe kaymakamlıklarına afet ve acil durumlara ilişkin 14 Şubat 2025, 18 Şubat 2025 ve 3 Mayıs 2025 tarihli 3 ayrı talimat yazısı gönderildiği ifade edildi. Gönderilen yazılarda deprem, sel, su baskını, heyelan, yangın, fırtına ve benzeri afet ve acil durumlar öncesinde, muhtemel can ve mal kayıplarının önlenmesi ve azaltılması amacıyla alınması gereken tedbirlerin gözden geçirilerek eksikliklerin giderilmesi, görev ve sorumluluk alanlarına giren kamu kurum ve kuruluşları ile özel işletmeleri söz konusu afetleri önlemeye yönelik alınması gereken tedbirleri alıp almadıkları konusunda denetleyerek, varsa eksiklik ve aksaklıklara ilişkin gerekli yasal işlemlerin yapılması, eksiklik ve aksaklıkların ivedilikle tamamlanması ve giderilmesi hususlarında talimatlar verildiği bildirildi. Toplantıda bu talimatlara ilişkin kamu kurum ve kuruluşları ile yöneticilerinin bugüne kadar yapmış oldukları çalışmalar ve bugünden sonra yapmayı planladıkları çalışmalar görüşülerek konuyla ilgili yeni kararlar alındı.