Yerel Haberler
Samsun
10 yıldır tamamlanamayan 543 dairelik sitede Karadeniz fıkrası gibi durum: Tapu var, bina yok 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:31:06 Samsun’un Atakum ilçesinde 10 yıl önce yapımına başlanan 543 dairelik dev konut projesinin tamamlanamaması yüzlerce aileyi mağdur etti. Teslim tarihleri yıllar önce geçmesine rağmen evlerine kavuşamayan hak sahipleri ilk kez toplu şekilde basın açıklaması yaptı. Ortada bulunmayan bazı dairelerin tapularının verilmesi ve hak sahiplerinin bu dairelere ait vergileri ödemesi ise "Karadeniz fıkrası gibi durum" yorumlarına neden oldu. Çobanlı Mahallesi’nde 2016 yılında temeli atılan Korupark Evleri Koruşehir Sitesi, 8 blok ve 543 bağımsız bölümden oluşacak şekilde planlandı. Projede bazı blokların yalnızca temeli atılırken, bazı bloklarda ise inşaat belli bir seviyeye kadar ilerledi. Hak sahipleri, sözleşmelere göre 2023 yılında teslim edilmesi gereken dairelerin halen teslim edilmediğini, inşaatın ise yaklaşık 7 aydır tamamen durduğunu ileri sürdü. Mağdurlar ilk kez toplanıp, basın açıklaması yaptı İlk kez toplu şekilde bir araya gelen mağdurlar adına açıklama yapan hak sahibi Tarık Çalık, yaklaşık 400 vatandaşın tüm ödemelerini yıllar önce tamamlamasına rağmen evlerine kavuşamadığını söyledi. Çalık, "Yapımına 2016’da başlanan 8 blok 543 bağımsız bölümden oluşan Koruşehir Sitesi, aradan geçen 10 yıla rağmen yaklaşık yüzde 50 seviyesinde kalmış ve hala tamamlanamamıştır. Bu süreçte konut alan vatandaşlar tüm ödemelerini seneler önce tamamlamalarına rağmen ne evlerine kavuşabilmiş ne de hak ettikleri tapuları alabilmiştir. Bu süreçte aileler mağdur edilmiş, ciddi maddi ve manevi kayıtlar yaşamıştır. Bununla birlikte herhangi bir olumsuzluk olmamasına rağmen tüm ödemelerini yapan 200 kişiye de tapuları verilmemiştir. Bunlardan daha da vahimi, müteahhit firmanın kalan inşaatı devam ettirmek için hak sahiplerinden 3 milyon TL daha ekstra ücret talep etmesidir. Talep edilen ekstra ücret hak ve hukuka aykırıdır" dedi. "354 tüketici buradan daire satın aldı" Hak sahiplerinin avukatı Ahmet Eren, "2016’da başlayan inşaatta temelden itibaren daire satışları başladı. 354 tüketici buradan daire satın aldı. Bunlardan 202’si borçlarını tamamen ödemesine rağmen tapuları tescil edilmemiştir. Tapuları tescil edilmeyen bu kişiler aynı zamanda çeşitli bahanelerle oyalanmışlardır. Bu kişilere tapuları verilmezken, 2025 yılında ise bazı kişilere tapu tescili yapılmıştır" diye konuştu. "14. kattaki dairemin tapusu var ancak inşaat 11. katta durdu" Yıllardır olmayan kattaki dairenin tapusuna sahip olduğunu ancak inşaatın bir türlü ilerlemediğine değinen mağdur Hacı Şakir Duran, "Benim tapum var ama evim yok. Arkamdaki yarım kalan binada 14. katta dairemin tapusu var ama evim yok. İnşaat 11. katta tıkanmış. Tapusu olmayanlar tapu tescil davası açsınlar. Yarın öbür gün bu şirket iflas ettiğinde tapusu olmayanların mal varlığı müteahhidin üstüne geçecek ve hak sahibi olmada sıkıntı yaşayacaklar" şeklinde konuştu. "Olmayan dairenin tapusu var ve vergisini ödüyorum" Hak sahiplerinden Ebuzer İnan ise, "Tapuyu 2020’de aldım. Tapuyu almam üzerinden 6 yıl geçti ama hala bina yok. Olmayan dairenin tapusu var ve ben olmayan dairenin vergisini ödüyorum. Bizlere sahip çıkılsın istiyoruz. Mağduriyetimiz giderilsin. Birçok inşaatta bu tarz sıkıntılar var fakat benimki trajikomik bir durum. Benim dairemin olduğu bina hiç ortada yok" ifadelerini kullandı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:19 Rumeli kadınlarının göç hikâyeleri Samsun’da sergide buluştu Balkan Türkleri Derneği tarafından Anneler Günü’ne özel hazırlanan "Hatıralarıyla Rumeli Kadınları Sergisi"nin açılışı Samsun Müzesi’nde gerçekleştirildi. Göçle gelen Rumeli kadınlarının hayat hikâyelerini konu alan sergi, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. 10 ve 11 Mayıs tarihlerinde de ziyarete açık olacak sergide, mübadele ve göçle Anadolu’ya gelen Rumeli kadınlarının hayat hikâyeleri; fotoğrafları ve özel eşyaları eşliğinde ziyaretçilere sunuluyor. Balkan Türkleri Derneği Başkanı Adem Tuğral, serginin uzun süredir hazırlıkları yapılan özel bir çalışma olduğunu belirterek, "Memleketten gelen 1. kuşak kadınlarımızın hayata tutunuş hikâyeleri ile aile albümlerimizde yer alan az sayıdaki fotoğraflarından ve onların çocukları olan 2. kuşak kadınlarımızın gençlik yıllarından eğitim ve iş hayatına atılmalarına kadar geçirdikleri değişimi anlatan fotoğraflardan oluştu" dedi. Serginin yalnızca Rumeli kadınlarının değil, Anadolu kadınlarının da izlerini taşıdığını ifade eden Tuğral, dönem fotoğrafları, eski Türkçe’den çevrilen fotoğraf arkası yazılar, Rumeli şivesiyle kullanılan kadın isimleri ile mübadele üzerine eser veren edebiyatçıların kitaplarından alıntıların da sergide yer aldığını söyledi. Rumeli evlerinin simgesi sardunyaların paslı teneke kutular ve memleket toprağı içerisinde sergilenmesi ise ziyaretçilere duygusal anlar yaşattı. "Sessiz mücadeleyi Anneler Günü’nde görünür kılmak istedik" Projeyi hazırlayan Proje Koordinatörü Sevda Tanyıldız ise serginin, "Asırlık Mübadil Lezzetler" yemek projeleri sırasında ortaya çıkan hikâyelerden ilham alınarak hazırlandığını belirtti. Tanyıldız, "Yemeklerini yediğimiz, tariflerini yazdığımız kadınlarımızın çileli göç yolculuklarını çok az anlattıklarını, çoğunun bir fotoğrafının bile olmadığını gördük. Ailelerini bir arada tutmak ve çocuklarını doyurabilmek için verdikleri sessiz mücadeleyi Anneler Günü’nde görünür kılmak ve aziz hatıralarını saygıyla anmak istedik" diye konuştu. Rumeli kadınlarının Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarına da dikkat çeken Tanyıldız, kültürel mirasın korunmasının önemine vurgu yaptı. Sergide gelinlikler, içlikler, feraceler, el işleri, cepkenler, dikiş makineleri ve kadınların kullandığı çok sayıda dönem eşyası da yer alıyor. Ziyaretçilere adeta tarih içinde yolculuk sunan sergi, üç gün boyunca Samsun Müzesi’nde ziyaret edilebilecek. Serginin açılışına CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Tekkeköy Belediye Başkan Yardımcısı Mümin Vural, İlkadım AK Parti İlçe Başkanı Ersin Kasap, İlkadım CHP İlçe Başkanı Umut Alkaç, AK Parti Büyükşehir Meclis Üyesi Mustafa Boyacı, CHP Büyükşehir Meclis Üyesi Fikret Pekal, Tekkeköy İYİ Parti İlçe Başkanı Ali Çalık ile çok sayıda davetli katıldı.
Samsun’da görme ve işitme engellilere yönelik Kur’an kursları devam ediyor
19 Nisan 2025 Cumartesi - 10:49 Samsun’da görme ve işitme engellilere yönelik Kur’an kursları devam ediyor Samsun Müftüsü Seyfullah Çakır, "Görme ve işitme engelli vatandaşlarımıza yönelik Kur’an kurslarımız eğitime devam etmektedir. Talep edilen her yerde yine engelli kardeşlerimizin taleplerine cevap vermekteyiz" dedi. Samsun genelinde görme ve işitme engelli vatandaşlara yönelik Kur’an kursları ile engellilere yönelik yapılan faaliyetlerle ilgili bilgi veren Müftü Seyfullah Çakır, "İşitme engellilere yönelik olarak İlkadım’da 1 sınıfımız ve 7 öğrencimiz eğitime devam etmektedir. Görme engelli kardeşlerimize yönelik olarak ise Atakum’da 1 sınıfımız ve 4 öğrencimiz, Vezirköprü’de 2 sınıfımız ve 8 öğrencimiz eğitime devam etmektedir. Geçmişte talep eden engelli derneklerinde yine eğitimli personelimiz tarafından engelli Kur’an kursu sınıflarımız açılmış, haftalık manevi destek programları gerçekleştirilmiştir. Talep edilen her yerde yine engelli kardeşlerimizin taleplerine cevap vermekteyiz" diye konuştu. Engelli cami buluşmaları İlçelerde engelli erişimine hazır hale getirilen camilerde aylık olarak cami-engelli buluşmaları gerçekleştirdiklerini ifade eden Müftü Çakır, "Cami programlarıyla engelli kardeşlerimiz sosyalleşmesi, kutsal mekânlarımız olan camilerimize erişimlerinin sağlanması ve onlara manevi destek sunulması amaçlanmaktadır. Periyodik aralıklarla belirlenen zamanlarda engelli dernekleri ile bizimle iletişim halinde olan ailelere ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu ziyaretlerde bize ulaşan talepler doğrultusunda engelli kardeşlerimize manevi destek programları ve Kur’an kursu hizmetleri sunmaktayız. Ya da bizden başka talepleri olduğunda olabildiğince gerçekleştiriyoruz. Ramazan ayı içinde engelli ailelerine iftar programları, ev ziyaretleri yapılarak ay boyunca engelli vatandaşlarımıza destek sunuldu. Her Cuma namazında, kadınlara yönelik İlkadım Site Camii’inde, erkeklere yönelik İlkadım Büyük Cami’de işaret dili ile hutbe çevirisi yapılmaktadır" şeklinde konuştu.
Profesör nisan ayının sağlık üzerine 3 tehlikesini açıkladı: Ani ısı değişikliği, barometrik basınç ve hasta bina sendromu
19 Nisan 2025 Cumartesi - 10:49 Profesör nisan ayının sağlık üzerine 3 tehlikesini açıkladı: Ani ısı değişikliği, barometrik basınç ve hasta bina sendromu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, "Nisan ayı günlük iklim, hava ve ısı değişikliklerinin en hızlı ve ani değiştiği günlerin yaşandığı bir aydır. Ani sıcaklık farkına maruz kalan kişilerde başta göğüs ve sırt ağrıları olmak üzere, soğuk algınlığı belirtileri oluyor. Grip ve zatürreye bağlı hastaneye yatış oranları çok yüksek. Her 3 hastadan neredeyse 1’i yatarak tedavi alması gerektiğini görüyoruz" dedi. Nisan ayında yaşanan soğuk hava ve ani sıcaklık değişikliklerinin hastaneye yatış oranlarını artırdığını ifade eden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, açıklamalarda bulundu. Türkiye’de Nisan ayının günlük iklim, hava ve ısı değişikliklerinin en hızlı ve ani değiştiği günlerin yaşandığı bir ay olduğunu ifade edene Özkaya, "İlkbahar ayı artık sadece Nisan ayından oluşmakta ve bugünlerde ani hava değişiklikleri ve mevsimlerin birbirine karışması insan vücudunda istenmeyen olumsuz etkilere sebep olmaktadır. 2002 yılında doktora başvuru sayısı 208 milyon iken, 2020 yılında 600 milyon ve 2023 yılında bu sayı nüfus artış oranının çok üstünde olarak 5 katına yani 973 milyon kişiye ulaşmıştır. Hastaneye ve doktora başvurudaki bu hızlı artışın nedeni son 20 yılda ani gelişen iklim ve ısı değişiklikleri olduğunu biliyoruz. Başta ilkbahar ve sonbahar gibi geçiş aylarının artık kısalıp, ani günlük değişimlerin yaşanması ve bu mevsimler arası hızlı geçişlerin fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklara neden olduğunu biliyoruz. Kapalı ortam hava sıcaklığıyla dış çevre sıcaklığı arasındaki farkların, insanlar üzerinde olumsuz etkileri var. Bu durum, öncelikle kıyafet seçimini etkiliyor. Ani sıcaklık farkına maruz kalan kişilerde başta göğüs ve sırt ağrıları olmak üzere, soğuk algınlığı belirtileri oluyor. Uzayan öksürük, halsizlik, eklem ağrıları ve yorgunluk, enerji düşüklüğü gibi belirtilere sebep oluyor. Grip ve zatürreye bağlı hastaneye yatış oranlarının çok yüksek. Her 3 hastadan neredeyse 1’i yatarak tedavi alması gerektiğini görüyoruz. Fiziksel şikayetlerin süresinin uzaması halinde anlık duygu durum bozukluğuna yol açabilir. Huzursuzluk, sinir, endişe, sosyal cinnet ve şiddet davranışlarının ortaya çıkmasına etken olabilir" diye konuştu. Barometrik basınç Barometrik basınç denilen fiziksel bir etkilenmenin son günlerde tüm dünyada tartışıldığını belirten Özkaya, "Barometrik basınç; hava değişimleri ve fırtınalar, sıcaklık dalgalanmaları, yağmur veya kar ve rüzgardaki değişiklikler gibi diğer değişikliklerle birlikte gelir. Bu atmosfer basıncıdır, atmosferin ağırlığıdır ve barometrik basınç değişiklikleri vücudumuzu birkaç şekilde etkiler. Bazı insanlar, migren gibi baş ağrıları, eklem ağrıları, kronik yorgunluk, kontrol dışına çıkan tansiyon ve kan şekeri değişimleri gibi etkilerinin olduğunu biliyoruz. Bazı insanlar vücutlarındaki atmosferik basınç değişikliklerini gerçekten hissedebilirler. Yüksek ve düşük barometrik basınç belirtileri kafanızda, kan basıncınızda ve kan şekeri ölçümlerinizde ve eklemlerinizde ortaya çıkabilir" şeklinde konuştu "Hasta bina sendromu yaşayanlar doktorlara başvuruyor" Merkezi sistem klimaları olduğu yerlerde bir hastalık tanımlandığını belirten Özkaya, "Hasta bina sendromu’ denilen sendrom var. Bu özellikle neredeyse çalışan hemen herkesin hastalığı diyebileceğimiz bir hastalıktır. Hasta bina sendromundan özellikle ofis ortamında çalışanların birtakım şikayetleri oluyor. Özellikle dediğimiz gibi ofis ortamında, merkezi klimayla havalandıran havalandıran ortamlarda, bu özellikle küflerin yerleşmesine bağlı, ortama salınmasıyla kişiler baş ağrısı, göz, burun ve boğazda tahriş, geçmeyen bir öksürük, sürekli bir gıcık, öksürük, baş dönmesi, kaşıntı, kuru cilt, yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon olamama, kişilik değişimlerine kadar değişen paranoya, depresyon gibi gibi kişilik değişimlerine sebep oluyor. Hastaların; ’hiç düzelmiyorum, hiç iyileşemiyorum, hiç eklem ağrılarım geçmiyor, hiç öksürüğüm iyileşmiyor’ dedikleri kronik grip ya da nezle benzeri sendromlarına neden oluyor. Bu sendrom grubuna ’hasta bina sendromu’ diyoruz ve neredeyse günümüzde ofis ortamında çalışanları büyük bir çoğunluğu bu şikayetlerle doktora başvuruyor. Bunun özellikle merkezi havalandırmadan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Ofis ortamında da buna dikkat edilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Özkaya, vatandaşların bu ani sıcaklık ve iklim değişikliklerine uyum sağlamalarının önemli olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: "Günlük giysilerinde çok kalın veya çok ince kıyafetler tercih etmek yerine katmanlı giyinebilirler. Çok sıcak ve çok soğuk içecekleri tüketmemeli, yağmur, rüzgar gibi ani hava olaylarına maruz kalmamaya özen göstermeliler. Vatandaşlarımız kendilerini huzursuz eden, stres ve öfke oluşturan veya enerjilerini azaltacak sosyal ortamlarda da fazla zaman geçirmemeli."
Akademisyenlerden sahne performansı
19 Nisan 2025 Cumartesi - 10:42 Akademisyenlerden sahne performansı Samsun’da akademisyenlerin de yer aldığı koro, verdiği Türk halk müziği konserinde sahne performansı ile beğeni topladı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin (OMÜ) 50. yıl etkinlikleri kapsamında, OMÜ Sürekli Eğitim Merkezi (OMÜSEM) Korosu ile Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Türk Halk Müziği Topluluğu’nca, farklı yörelerden türkü ve şarkıların seslendirildiği Türk Halk Müziği Konseri gerçekleştirildi. OMÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen konserde, üniversitenin akademik ve idari personeli ile öğrencilerden oluşan koro sahneye çıktı. Bağlamada Prof. Dr. Can Karahan, Prof. Dr. Eyüp Selim Köksal ve Arş. Gör. Tolgahan Tiktaş’ın, akordeonda Prof. Dr. Deniz Ekinci’nin, kavalda Doç. Dr. Aytunç Aydın’ın, ritim sazlarda Dr. Öğr. Üyesi Onurcan Kaya, Öğr. Gör. Cem Karataş ve Alper Serhat Bal’ın, neyde Öğr. Gör. Savaş Öztürk’ün, klarnette Serhat Çelikel’in, kabak kemanede İsmail Yeşilyurt’un, gitarda ise Çetin Buğrahan’ın eşlik ettiği koronun zengin repertuvarı ilgi gördü. Şefliğini Öğr. Gör. Dr. Oğuz Yılmaz’ın yaptığı koro, Erzurum, Elazığ, Bartın, İzmir, Kırşehir, Kırklareli, Şanlıurfa, Samsun-Çarşamba, Bergama, Manisa, Rize ve Artvin yörelerine ait eserleri seslendirdi. Konseri, akademisyenler ve öğrencilerle birlikte Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Genel Sekreter Prof. Dr. Erhan Burak Pancar da dinledi. Program, teşekkür belgesi takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Samsun’da hastane personeline işaret dili eğitimi
19 Nisan 2025 Cumartesi - 10:42 Samsun’da hastane personeline işaret dili eğitimi Samsun Gazi Devlet Hastanesi personeli, işitme engelli vatandaşlara daha iyi hizmet verebilmek adına işaret dili eğitim aldı. İşitme engelli vatandaşlarla hastanede doğrudan iletişim kurabilmek adına düzenlenen eğitimlere güvenlik görevlisi, hemşire, doktor gibi çok çeşitli görevler ve birimlerden hastane personeli katıldı. Samsun İşitme Engelliler Okulu eğitmenlerinden Yeminli Türk İşaret Dili Tercümanı Murat Tekin tarafından 2 hafta süreyle verilen eğitimlerin bir başlangıç olduğu ve kapsamının genişletileceği belirtildi. Hastane personeli aldığı eğitimleri işitme engelli bir hastanın, hastane birimleriyle işaret diliyle iletişim kurmasını konu alan bir tiyatro ile de gösterdi. Hastane personeli işaret dili ile İstiklal Marşı okudu. Hastane Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay, "İşaret dili bütün toplumlar için aslında önemli. Herkes için önemli ama sağlık için ayrı bir önemi olduğunu düşünüyorum. Bilerek, birinci elden bir şikayet dinlemek bir doktor için bir hemşire için bunun ne kadar önemli olduğunu ben bizzat yaşayarak biliyorum. Her yetmiş kişiden bir tanesinin işitme engelli olduğunu düşünürsek ve bunların bu toplumun içinde yaşadığını göz önüne alırsak işaret dilinin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha anlıyoruz" dedi. Samsun İşitme Engelliler Okulu Müdürü Veysel Uğur, "Samsun İşitme Engeller Okulu olarak Samsun Gazi Devlet Hastanesi’nden gelen işaret dili eğitimi ile ilgili başvuruyu anında değerlendirmek istedik. Burada gönüllü sağlık çalışanlarına iki hafta sürecince çok verimli bir eğitim verildi. Onlara bu duyarlılıklarından, hassasiyetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Toplumda işitme engelli vatandaşlarımızın sayısı oldukça fazla. Onlara anında ve doğru müdahale etmek adına bu yoğun mesaileri arasında, bu eğitime zaman ayırdıkları için hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah devamı gelecek. Biz de elimizden geleni yapacağız" diye konuştu. Acil Tıp Uzmanı Dr. Berika Kavaz Kuru, "Biliyorsunuz bugün işaret dili eğitimimiz tamamlandı. Küçük bir tiyatral gösteri ile beraber de becerilerimizi iki haftada bile olsa farkındalığımızı sizlere yansıtmaya çalıştık. Hepimiz bir anda sağır ve dilsiz olabiliriz. Konuşulanları duyamayabiliriz veya biz konuşamayabiliriz. En çok da belki bunun farkındalığı içerisine girmiş olduk. Kendi ailelerimize, yakınlarımıza bunu aksettirmiş olduk. Sağlıkta bu eğitimleri alan kişilerin artmasını ümit ediyorum. Çünkü gelen insanları anlayabilmek, onların agresyonunu azaltabilmek, bunlar çok önemli deneyimler olacaktır" şeklinde konuştu.
Samsun’da hastane personeline işaret dili eğitimi
19 Nisan 2025 Cumartesi - 10:41 Samsun’da hastane personeline işaret dili eğitimi Samsun Gazi Devlet Hastanesi personelleri, işitme engelli vatandaşlara daha iyi hizmet verebilmek adına işaret dili eğitim aldı. İşitme engelli vatandaşlarla hastanede doğrudan iletişim kurabilmek adına düzenlenen eğitimlere güvenlik görevlisi, hemşire, doktor gibi çok çeşitli görevler ve birimlerden hastane personelleri katıldı. Samsun İşitme Engelliler Okulu eğitmenlerinden Yeminli Türk İşaret Dili Tercümanı Murat Tekin tarafından 2 hafta süreyle verilen eğitimlerin bir başlangıç olduğu ve kapsamının genişletileceği belirtildi. Hastane personeli aldığı eğitimleri işitme engelli bir hastanın, hastane birimleriyle işaret diliyle iletişim kurmasını konu alan bir tiyatro ile de gösterdi. Hastane personeli işaret dili ile İstiklal Marşı okudu. Hastane Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay, "İşaret dili bütün toplumlar için aslında önemli. Herkes için önemli ama sağlık için ayrı bir önemi olduğunu düşünüyorum. Bilerek, birinci elden bir şikayet dinlemek bir doktor için bir hemşire için bunun ne kadar önemli olduğunu ben bizzat yaşayarak biliyorum. Her yetmiş kişiden bir tanesinin işitme engelli olduğunu düşünürsek ve bunların bu toplumun içinde yaşadığını göz önüne alırsak işaret dilinin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha anlıyoruz" dedi. Samsun İşitme Engelliler Okulu Müdürü Veysel Uğur, "Samsun İşitme Engeller Okulu olarak Samsun Gazi Devlet Hastanesi’nden gelen işaret dili eğitimi ile ilgili başvuruyu anında değerlendirmek istedik. Burada gönüllü sağlık çalışanlarına iki hafta sürecince çok verimli bir eğitim verildi. Onlara bu duyarlılıklarından, hassasiyetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Toplumda işitme engelli vatandaşlarımızın sayısı oldukça fazla. Onlara anında ve doğru müdahale etmek adına bu yoğun mesaileri arasında, bu eğitime zaman ayırdıkları için hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah devamı gelecek. Biz de elimizden geleni yapacağız" diye konuştu. Acil Tıp Uzmanı Dr. Berika Kavaz Kuru, "Biliyorsunuz bugün işaret dili eğitimimiz tamamlandı. Küçük bir tiyatral gösteri ile beraber de becerilerimizi iki haftada bile olsa farkındalığımızı sizlere yansıtmaya çalıştık. Hepimiz bir anda sağır ve dilsiz olabiliriz. Konuşulanları duyamayabiliriz veya biz konuşamayabiliriz. En çok da belki bunun farkındalığı içerisine girmiş olduk. Kendi ailelerimize, yakınlarımıza bunu aksettirmiş olduk. Sağlıkta bu eğitimleri alan kişilerin artmasını ümit ediyorum. Çünkü gelen insanları anlayabilmek, onların agresyonunu azaltabilmek, bunlar çok önemli deneyimler olacaktır" şeklinde konuştu.
Başkan Kurnaz: "Borçsuz, güçlü bir belediye olacağız"
19 Nisan 2025 Cumartesi - 10:29 Başkan Kurnaz: "Borçsuz, güçlü bir belediye olacağız" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, göreve geldiklerinde karşılaştıkları yaklaşık 850 milyon TL’lik borç yüküne rağmen, belediyeyi bir yıl içinde vergi, SGK ve piyasa borcu olmayan güçlü bir yapıya kavuşturma noktasına getirdiklerini söyledi. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin ardından geçen bir yılı değerlendiren Başkan Kurnaz, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) yaptığı açıklamada, uyguladıkları mali disiplinle borç yükünün yüzde 90’ını bitirme aşamasına geldiklerini ifade etti. Göreve geldiklerinde ciddi bir mali tabloyla karşılaştıklarını belirten Başkan İhsan Kurnaz, "31 Mart 2025 itibarıyla bir yılımızı tamamladık. Belediyemizin piyasaya olan borçları, yüksek bedelli hizmet alımları, SGK ve vergi borçları, kredi taksitleri gibi birçok kalemde toplamda 850 milyon TL’nin üzerinde bir borç yüküyle devraldık. Ayrıca işçi ve memur emekliliklerinden kaynaklanan yaklaşık 80 milyon TL’lik kıdem tazminatı yükü oluştu. Bunun 50 milyon TL’sini ödedik, kalan kısmını da bu ay içerisinde ödeyeceğiz" dedi. "Disiplinli çalışmayla güçlü bir belediye oluyoruz" Göreve geldiklerinde borç yükünün kendilerini endişelendirdiğini anlatan Kurnaz, "İyi bir planlama ve bütçe disipliniyle hizmetleri aksatmadan yolumuza devam ettik. Hizmetleri dışarıdan almak yerine belediye personelimizle kendi imkanlarımızı kullanarak önemli bir tasarruf sağladık. Mahalle yollarının yenilenmesinden köy yollarının ana arterlerine, sosyal yardımlardan altyapıya kadar tüm hizmetlerimizi aksatmadan sürdürdük. 2024 yılı içerisinde dar gelirli vatandaşlara 21 milyon TL’nin üzerinde sosyal yardım yaptık. Bugün itibarıyla vergi dairesine borcumuz kalmadı. SGK borcumuz ise 350 milyon TL’den yarıya indirildi. Piyasa borçlarımızı da büyük oranda azalttık. Birkaç ay içinde vergi, SGK ve piyasa borcu olmayan güçlü bir belediye haline geleceğiz" diye konuştu. "2025 ve sonrası daha verimli olacak" İlkadım Belediyesi’nin gelecek yıllarda çok daha verimli hizmetler üreteceğini vurgulayan Başkan Kurnaz, "Araç ve ekipmanlarımızı belediyeye kazandırarak temizlik ve hizmet yükümüzü hafiflettik. Artık her hizmeti kendimiz yapabilecek duruma geldik. Bu da hem maliyetleri düşürdü hem de hizmet kalitesini artırdı. 2025 yılı 2024’ten çok daha verimli geçecek. 2026, 2027 ve sonraki yıllarda ise kasasında parası olan, projelerini kendi yapan, sosyal hizmetlerini sürdüren güçlü bir İlkadım Belediyesi olacak. Bu noktada hedefimizin yüzde 90’ına ulaştık" ifadelerini kullandı.