Yerel Haberler
Samsun
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:24 Vezirköprü MTAL’den Bilim Şöleni Samsun’un Vezirköprü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi(MTAL) öğrencileri tarafından hazırlanan TÜBİTAK Bilim Fuarı yoğun katılımla açıldı. Vezirköprü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinde düzenlenen fuarın açılışına Kaymakam Özgür Kaya, Belediye Başkanı Murat Gül, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata, kurum amirleri, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kurdele kesiminin ardından fuar alanını gezen protokol üyeleri, öğrenciler tarafından hazırlanan projeleri inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Teknoloji, bilim ve mesleki alanlarda hazırlanan projeler ziyaretçilerden ilgi gördü. Programda konuşan Okul Müdürü Fazıl Gezer, öğrencilerin uzun süredir emek vererek hazırladığı projelerin sergilendiğini belirterek, "Öğrencilerimizin ortaya koyduğu çalışmalar bizleri gururlandırıyor. Gençlerimizin üretkenliği ve araştırmacı yönü geleceğimiz adına umut veriyor" dedi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata ise okulun uluslararası başarılarına dikkat çekerek, "Bu yıl dünya çapında elde edilen derece bizler için önemli bir motivasyon oldu. Bundan sonraki süreçte daha büyük başarıları konuşacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Kaymakam Özgür Kaya da meslek liselerinin önemine vurgu yaparak, öğrencilerin elde ettiği başarıların doğru yatırımların sonucu olduğunu söyledi. Etkinlik, öğrencilerin hazırladığı halk oyunları gösterisi ve müzik dinletisinin ardından sona erdi.
Thomas Reis: "Bazı insanlar yabancı hakem talebinde bulunuyor ve haklı olabilirler"
03 Nisan 2025 Perşembe - 15:10 Thomas Reis: "Bazı insanlar yabancı hakem talebinde bulunuyor ve haklı olabilirler" Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, yabancı hakem talebinde bulunanların haklı olabileceğini söyledi. Samsunspor, Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında cumartesi günü Antalyaspor’a konuk olacak. Mücadele öncesinde Nuri Asan Tesisleri’nde karşılaşmaya hazırlanan Karadeniz ekibinde Teknik Direktör Thomas Reis basın toplantısı düzenledi. İç sahada kaybettikleri Kasımpaşa maçı nedeniyle üzgün olduklarını dile getiren Reis, "Ebetteki bunlar futbolda olabiliyor. Öncelikle Antalyaspor karşılaşmasında performansımızı değiştirmemiz gerekiyor. Antalyaspor iyi bir rakip. İyi bir rakibe karşı oynayacağız. Oyunu geriden pas oyunuyla kurmaya çalışan bir takım. İkili mücadelelerde daha iyi olmamız gerekiyor. Daha fazla savaş vermemiz gerekiyor. Ne yazık ki son haftalarda defansın arkasına koşulan koşularda olsun, uzun koşularda olsun, sahada savaşma ruhunu kaybetmede olsun bazı eksikliklerimiz oldu. Bunları bu karşılaşmada kesinlikle yapmamamız lazım" dedi. "Bazı insanlar yabancı hakem talebinde bulunuyor ve haklı olabilirler" Fenerbahçe - Galatasaray derbisini yöneten hakem Cihan Aydın’ın, Marius Mouandilmadji’ye verdiği kartın aynısını Victor Osimhen’e vermediğine değinen Thomas Reis, "Bizim Fenerbahçe maçının hakemi de Cihan Aydın’dı. Fenerbahçe - Galatasaray maçında Victor Osimhen hakeme elle dokundu ve kart görmedi. Bizim oyuncumuz da Fenerbahçe maçında ona dokunmuştu hatta daha hafif bir dokunuş olmasına rağmen sarı kart gördü. Hakemler hakkında konuşmayı sevmem. Büyük takımlara ayrıcalıklı davranılıyor demek istemiyorum ama bazı takımların arasındaki fark diyebilirim. Sonuç olarak aynı hakemdi. Osimhen’in teması bence Marius’un temasından daha sert olduğunu düşünüyorum. Ancak Osimhen’e her hangi bir kart verilmedi. Marius ise sarı kart görüp cezalı duruma düştü. Bu yüzden bazı insanlar yabancı hakem talebinde bulunuyor ve haklı olabilirler. Umarım gelecekte bu tür kararlar adil bir şekilde verilir" diye konuştu. Takımdaki sakatlıklar ve eksikler hakkında da bilgi veren Reis, "Satka’nın antrenmanlara katılmasına çok mutlu oldum. Sakatlığı tamamen geçti, 11’de oynatabilirim. Celil’in kart cezası bitti ancak henüz antrenmanlara başlamadı, sakatlığı devam ediyor. Marius’un da cezası bitti. Bazı oyuncularımız olmadığında dar kadromuzla bazen sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Çünkü o oyuncularının pozisyonlarını doldurma anlamında sıkıntı yaşıyoruz. Bazen bu zorluklar bize istemediğimiz performanslar göstermeye itebiliyor. Bazı oyuncularımız da sakat şu anda onlarla ilgili soru işaretleri de var. Bu oyuncuların durumu yarın netleşecek ve nasıl bir 11 ile Antalyaspor karşısına çıkacağız bunu değerlendireceğiz" şeklinde konuştu.
Nöroloji uzmanı uyardı: "Huzursuz bacağın nedeni beyindeki dopamin dengesizliği"
03 Nisan 2025 Perşembe - 15:09 Nöroloji uzmanı uyardı: "Huzursuz bacağın nedeni beyindeki dopamin dengesizliği" Huzursuz bacak sendromunun nedenlerine dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, "Esas neden beyindeki dopamin dengesizliğidir. Bu durum beyinden kas hareketlerini kontrol edecek mesajların gönderilememesine yol açar. 40 yaş öncesi hastalarda görülen huzursuz bacak sendromu genelde genetiktir. Fakat her yaşta başlayabilir ve yaşla birlikte kötüleşme eğilimindedir" dedi. Liv Hospital Samsun Nöroloji Uzm. Dr. Hikmet Dolu, huzursuz bacak sendromu hakkında açıklamalarda bulundu. Genellikle geceleri bacaklarda ortaya çıkan, tam tarif edilemeyen ve uykuya dalmaya engel olan, farklı bir duyu hissinin huzursuz bacak sendromu olarak tanımlandığını vurgulayan Uzm. Dr. Dolu, "Bacakları hareket ettirmek için karşı konulamaz bir dürtüye neden olan yaygın bir sinir sistemi rahatsızlığıdır. Bu farklı his, genellikle bacakların derinlerinde hissedilen yanma, ağrı, kramp, diken batması, karıncalanma ve sıkıntı hissi gibi tanımlanan rahatsız edici bir histir. Huzursuz bacak sendromu yaşamı tehdit edici bir hastalık değildir fakat hastaların uyku problemine yol açarak yaşam konforunu düşürür. Daha ileri vakalarda psikolojik semptomlara ve işgücü kaybına neden olabilir" diye konuştu. "Genetik olabilir" Huzursuz bacak sendromunun nedenlerinden bahseden Uzm. Dr. Dolu, "Esas neden beyindeki dopamin dengesizliğidir. Bu durum beyinden kas hareketlerini kontrol edecek mesajların gönderilememesine yol açar. 40 yaş öncesi hastalarda görülen huzursuz bacak sendromu genelde genetiktir. Fakat her yaşta başlayabilir. Yaşlanmayla birlikte kötüleşme eğilimindedir. Hastalığın en belirgin belirtileri arasında ayak veya bacaklarda ağrı, kramp, karıncalanma ve uyuşma, yanma ve ürperme-irkilme hissi, bacakları hareket ettirme ihtiyacı hissetme sayılabilir. Huzursuz bacak sendromu yaşadığınızdan şüpheleniyorsanız, sinir sistemini etkileyen durumlarda uzmanlaşmış bir nöroloğa görünebilirsiniz" şeklinde konuştu. "Gebelik döneminde benzer semptomlar görülebilir" Huzursuz bacak sendromuna benzer bazı klinik tablolar olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Dolu, "Bazı farklı hastalıklar HBS’na benzer yakınmalara neden olur, bu durum ayırıcı tanı açısından önemlidir. Özellikle gebeliğin son trimestrinde anne adaylarında benzer semptomlar başlayabilir. Bu belirtiler gebelik sona erdiğinde kendiliğinden geçerler. Anemi ve eksikliğinin eşlik ettiği böbrek yetmezliği, el ve ayak sinirlerin hasar görmesine neden olan periferik nöropati, alkol kullanan kişiler ve diyabet hastalarında nöropatiye bağlı benzer yakınmalar görülebilir. Demir eksikliği, omurilik lezyonu ya da lomer diskopatiler, serotonin miktarını yükselten sertalin, fluoksetin gibi antidepresan ilaçların ve haloperidol gibi antipsikotik ilaçların düzenli kullanımı ve antihistaminikler de huzursuz bacak sendromuna benzer yakınmalara yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Alınabilecek önlemler" Huzursuz bacak sendromundan korunmak için alınması gereken önlemlere değinen Uzm. Dr. Dolu, şu önerilerde bulundu: "Koyu yeşil yapraklı sebzelere ağırlık vererek çeşitli taze meyve ve sebzeleri beslenmenize ekleyin. Yağsız et gibi demir açısından zengin çeşitli yiyecekler yiyin. Diyetinize tohumları, ağaç yemişlerini (badem, ceviz, fındık, kaju, antep fıstığı, çam fıstığı ve kestane gibi) ve baklagilleri ekleyin. Kilo almanıza neden olabilecek işlenmiş gıdalardan, şekerden ve kızarmış yiyeceklerden kaçının. Ayrıca aşağıdaki önerileri de alışkanlık haline getirmek semptomlarınızı hafifletmeye yardımcı olabilir. Düzenli bir uyku saati belirleyin, yatmadan önce ılık banyo alın, egzersizi alışkanlık haline getirin, uzun süre oturur pozisyonda durmamaya özen göstererek bacaklarınıza masaj yapmayı deneyebilirsiniz. Alkol, nikotin ve kafein kullanımından kaçının veya bunları azaltın" açıklamasında bulundu. "Kadınlarda risk daha fazla" Huzursuz bacak sendromunun herkesin hayatının bir döneminde yaşayabileceği yaygın bir rahatsızlık olduğunu belirten Dr. Dolu, "Ancak kadınların huzursuz bacak sendromuna yakalanma olasılığı erkeklere göre iki kat daha fazladır. Orta yaşlarda daha sık görülür ancak belirtiler çocukluk çağı da dahil olmak üzere her yaşta ortaya çıkabilir. Huzursuz bacak sendromunun tedavisinde birçok ilaç kullanılmakla birlikte ilk olarak ayırıcı tanının yapılması ve metabolik bozuklukların saptanması ve tedavisi gerekmektedir. Huzursuz bacak sendromuna benzer bir tablonun ortaya çıkmasına sebep olan herhangi bir hastalığın olup olmadığını araştırmak önemlidir. Örneğin, diyabet, artrit ve demir eksikliği gibi hastalıklar bunlar arasındadır. Huzursuz bacak sendromunun orta ve şiddetli düzeyde seyrettiği hastalarda ilaç tedavisi başlanır. Yakından takip edilen bu hastalarda doz ayarlaması yapılarak hastalığın aktivitesi baskılanır. İlaç tedavisiyle hastaların çoğunda oldukça yüz güldürücü sonuçlara ulaşılması mümkündür."
MKE Çarşamba Kampüsü’ndeki çalışmalar değerlendirildi
03 Nisan 2025 Perşembe - 12:43 MKE Çarşamba Kampüsü’ndeki çalışmalar değerlendirildi Samsun’da Çarşamba ilçesinde kurulacak Makine ve Kimya Endüstrisi’nin (MKE) üretim kampüsünü ziyaret eden protokol üyeleri, yürütülen çalışmaları değerlendirdi. MKE Genel Müdürü İlhami Keleş ve Genel Müdür Yardımcısı İrfan Özsert, Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı ziyaret etti. Ziyarette Türk savunma sanayinin dünya markası, milli gücü MKE’nin 2 milyar TL’lik yatırımla savunma sanayisi üretim merkezine dönüştürerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünleri yerli imkanlarla üreteceği ve geçen hafta sahada başlatılan MKE Çarşamba Üretim Kampüsü’nde yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, "Faaliyetlerini tarihinden aldığı güç ve milli görev bilinci ile sürdürmeye devam eden MKE A.Ş.’nin bağımsızlığımızı pekiştirecek ve geleceğe daha güçlü yürümemizi sağlayacak olan bu önemli yatırımı gelişen sanayisi, büyüyen ekonomisi, genç ve yetenekli iş gücü, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejisiyle Türkiye Yüzyılı’na önemli katkılar sağlayan Samsun’umuzun gücüne güç katacak, Samsun yüzyılına büyük bir ivme kazandıracaktır" denildi. Ziyarete, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan da katıldı.
HPV’den korunma yolları
03 Nisan 2025 Perşembe - 11:44 HPV’den korunma yolları Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Suat Bolat, human papilloma virüsünden (HPV) korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu. HPV’nin cilt temasıyla bulaşan bir enfeksiyon olduğunu belirten Bolat, "HPV virüsü hastalarda ciltten cilde temas eden ve sonra devam eden enfeksiyonlardır. Cansız bir taşıyıcının üzerinde kaldıktan bir süre sonra temas edildiğinde aktif bir enfeksiyona sebep olmuyor" dedi. HPV’nin tanısı ve tedavi yöntemleri üzerine bilgi veren Medicana International Samsun Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Suat Bolat, HPV virüsü insanlardan ağırlıklı olarak birbirlerine bulaşır. Bu bulaşma en fazla cinsel aktivite sırasında görülür ve toplumda önemli bir sağlık sorunu haline gelir" diye konuştu. Enfekte kişinin genital sıvılarının, sağlıklı kişiye bulaşmasıyla HPV’nin yayılabildiğini ifade eden Bolat, virüsün genellikle semptom vermeden vücut tarafından bertaraf edilebileceğini ancak bazen bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ciltte küçük siyah noktalarla kendini gösterebileceğini söyledi. Ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor HPV’nin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Bolat, "HPV virüsü sadece genital bölgede değil, anüs çevresi, boğaz ve ağız içinde de görülebilir. Özellikle bazı HPV türlerinin kanserle ilişkili olduğu bilinmektedir. HPV tip 16, 18 ve 45’in kanserle doğrudan ilişkisi vardır. Bu virüs tiplerine sahip kişilerde kanser gelişme olasılığı yüksektir. Ancak her HPV taşıyıcısında kanser gelişeceği anlamına gelmez" şeklinde konuştu. HPV’nin tedavi yöntemleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Bolat, "HPV tedavisinde, hastayı etraflıca muayene ediyor ve lezyonları temizliyoruz. Bazı hastalarda merhem veya krem tedavisi uygulanabilirken, büyük lezyonlar sıvı azot veya elektrik enerjisiyle yok edilebilir. Çok büyük olgularda ise cerrahi müdahale gerekebilir" açıklamasında bulundu. HPV’den korunma yolları HPV’den korunmak için cinsel temas sırasında koruyucu önlemler almanın gerektiğini belirten Bolat, "Prezervatif kullanımı, HPV’den korunmak için yeterli olmayabilir çünkü virüs, korunan bölgenin dışında da bulaşabilir" uyarısında bulundu. Ayrıca, halk arasında sıkça sorulan "Başkalarının kullandığı havlularla bulaşabilir mi?" sorusuna da yanıt veren Bolat, "HPV virüsü ciltten cilde temasla bulaşır, cansız bir taşıyıcı üzerinde kalan virüs, temasa geçmeden aktif enfeksiyon oluşturmaz" dedi. HPV aşısı Doç. Dr. Bolat, dünya genelinde HPV’ye karşı aşılama tedavisinin yaygınlaştırıldığını ve Türkiye’de de farkındalığın arttığını belirtti. Hem erkek hem de kız çocuklarının bu aşıdan faydalanması gerektiğini söyleyen Bolat, "HPV aşısı, cinsel olarak aktif erkeklere önerilmektedir. 45 yaşına kadar uygulanabilir. 9’lu HPV aşısı, 3 doz şeklinde yapılır ve hastanın enfekte olup olmadığı kontrol edilerek aşılama tamamlanır" ifadelerini kullandı.
Canik’te Nisan ayı etkinlikleri
03 Nisan 2025 Perşembe - 11:22 Canik’te Nisan ayı etkinlikleri Samsun’un Canik Belediyesi, ilçede bilim ve teknoloji yarışmalarından, tarih, kültür ve farkındalık programlarına kadar çocukları ve vatandaşları birbirinden özel etkinliklerle buluşturmaya devam ediyor. Nisan ayı program takvimiyle göz dolduran Canik Belediyesi, Nisan ayı boyunca birbirinden özel etkinlikler düzenleyecek. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, çocukların ve gençlerin yeni nesil teknolojilerle buluştuğu etkinlikler ve yarışmalarla birlikte ayrıca her yaştan vatandaşa hitap eden programlar tertip etmeye devam ettiklerini söyledi. Gençler yeni nesil teknolojilerle tanışacak Canik’te birçok alanda örnek programlar gerçekleştirdiklerini ve bu programlara vatandaşların yoğun ilgiyle katılmaya devam ettiğini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde her yaştan vatandaşımıza hitap eden programlara ve farkındalık etkinliklerine imza atmaya devam ediyoruz. Nisan ayı programlarımızla çocuklarımızı ve gençlerimizi yeni nesil teknolojilerle tanıştıracak, hemşehrilerilerimizi farkındalık etkinliklerimizde ağırlayacağız. CANİKFEST ile bilim ve teknoloji dolu günlerde çocuklarımızın ve gençlerimizin, yeni ufuklara yelken açtığı anlara şahitlik edeceğiz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızda düzenleyeceğimiz programlarla çocuklarımızın bayram coşkusuna ortak olacağız" dedi. CANİKFEST kapılarını aralıyor Canik Belediyesi’nin Nisan ayı etkinlik takvimi gözleri dolduruyor. Canik Belediyesi hazırladığı etkinlik takvimiyle ilçede 8 Nisan’da Dünya Romanlar Günü programı, 10 Nisan’da Kütüphanede Kuşak Buluşmaları Söyleşi programı, 11 Nisan’da ROBOSAM Robot Yarışması, 17 Nisan’da Ulusal Kanser Tarama Söyleşi programı ve Kütüphanede Kuşak Buluşmaları Söyleşi programı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama programı, 24 Nisan’da Kütüphanede Kuşak Buluşmaları Söyleşi programı ve 24-25-26 Nisan tarihlerinde Canik Bilim Kültür ve Sanat Festivali (CANİKFEST) gerçekleştirecek. Canik Belediyesi ayrıca, 14-15 Nisan’da düzenlenecek olan Orta Karadeniz Kariyer Fuarı’nda (OKAF) yer alan Siber Güvenlik ve Yapay Zekâ stantlarında vatandaşları ağırlayacak. Programlara ilişkin detaylı bilgi ve etkinlik takvimi, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı ve Canik Belediyesi sosyal medya hesaplarında yer alıyor.
Amasya’nın unundan, Samsun’un suyundan: ’Samsun simidi’
03 Nisan 2025 Perşembe - 10:28 Amasya’nın unundan, Samsun’un suyundan: ’Samsun simidi’ Samsun’un coğrafi işaret tescilli lezzetlerinden biri olan "Samsun simidi", sıcak kazan tekniğiyle hazırlanması ve özel üretim süreciyle hem göze hem de damaklara hitap ediyor. Amasya’nın unundan, Samsun’un suyundan yapılan Samsun simidi, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Mayalanma süresi kısa tutulan ve az maya kullanılan Samsun simidi, yarı sert hamurunun sıcak dut pekmezi kazanında haşlanmasıyla öne çıkıyor. Bol susam ile kaplanan simitler, odun ateşinde pişirilerek kendine has lezzetini kazanıyor. Şehir dışından ve yurt dışından gelen ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gören Samsun simidi, dönüş yolculuğunda hediyelik olarak da tercih ediliyor. Samsun’da yıllardır simit ustalığı yapan Hasan Şen, Samsun simidinin farkını kullanılan malzemelerin belirlediğini ifade ederek, “Unu özel çekimdir, ekmek unlarından farklıdır. Hamur, sıcak pekmez kazanında haşlandıktan sonra bolca susamlanarak fırına verilir. Samsun’un suyu ve özel çekim unu, bu simidi diğerlerinden ayıran en önemli etkenlerdir” dedi. "Vatandaşlar bayram dönüş yoluna simit alarak memleketlerine götürüyorlar" Bayram tatili için Samsun’da bulunan vatandaşların dönüş yoluna çıkmadan önce simit alarak memleketlerine götürdüklerini ifade eden fırın işletmecisi Muhammet Çevrim, "Simit Samsun’un en meşhur yiyeceklerinden biridir. Yapımında un, maya, pekmez ve susam kullanılır. Odun ateşinde daha iyi olan simit, 4-5 dakikada pişer. Her şehrin simidinin kendine has özellikleri var. Sıcak kazanı olan Samsun simidine Amasya’nın unundan, Samsun’un suyundan yapılır. Simit, 1-2 gün bayatlamadan dayanabilir. Özellikle şehir dışından gelenler meşhur Samsun simidini alarak memleketlerine götürüyor. İstanbul, Edirne, Malatya, Şanlıurfa’ya giden birçok kişi buradan 400-500 simit alarak şehirlerine götürüyorlar. Şu anda bayram yoğunluğu var. Şehirlerine dönecek vatandaşlar simitlerini alıp, şehirlerine öyle gidiyorlar. Biz günde 8 bin ile 10 bin adet simit üretiyoruz" diye konuştu. ‘Susamlı İskender’ olarak da adlandırılan Samsun simidinin yaklaşık 1,5 milyon olan Samsun nüfusunun 10’da 1’ine denk gelecek şekilde her gün üretildiği ifade edildi. (ED-
Çiftçilere ’çiçek monilyası hastalığı’ uyarısı
03 Nisan 2025 Perşembe - 09:40 Çiftçilere ’çiçek monilyası hastalığı’ uyarısı Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, kayısı, şeftali, erik, kiraz ve vişne gibi sert çekirdekli meyveleri etkileyen ’çiçek monilyası hastalığı’na karşı zamanında ve doğru müdahale yapılmazsa ciddi ekonomik kayıpların meydana gelebileceğini söyledi. ’Çiçek monilyası hastalığı’ konusunda üreticileri bilgilendiren İbrahim Sağlam, "Çiçek monilyası hastalığı, kayısı, şeftali, erik, kiraz ve vişne gibi sert çekirdekli meyveleri etkileyen önemli bir fungal hastalıktır. Bu hastalık zamanında ve doğru bir şekilde mücadele edilmediğinde, ciddi ekonomik kayıplara ve zararlara yol açabilir. Hastalığın etmeni olan fungus, kışı hastalıklı dallardaki kanserler üzerinde ve meyve enfekte olmuşsa, ağaçta asılı kalmış mumya meyveler üzerinde de geçirebilir. Hastalık etmeni sporlar, çiçeklere rüzgâr, yağmur veya böcekler tarafından taşınır. İlk belirtiler, çiçeklerde taç yapraklar, erkek ve dişi organlarda kahverengi lekeler olarak görülür. Bu lekeler hızla yayılarak tüm çiçeği ve sapı sarar. Enfekte çiçekleri taşıyan dallarda, çiçek sapı etrafında küçük, eliptik, çökük ve kahverengi kanserler gelişir. Meyvelerde bir veya birden fazla küçük çürük alan bulunabilir. Meyveler, ağaçta veya yere düşmeden önce tamamen çürür ve kuruyarak mumyalaşır. Enfekte meyve taşıyan dallarda bazen küçük kanserler gelişir" dedi. Hastalığa karşı alınacak olan kültürel ve kimyasal önlemler konusunda açıklamada bulunan İbrahim Sağlam, "Dikim yapılacak alanın dikkatlice seçilmesi gerekmektedir. Bahçenizi gölge, rüzgardan korunmuş ve nemli olmayan bir alanda dikmek, hastalığın yayılmasını engelleyen bir ortam sağlar. Enfekte çiçekler veya kanserler taşıyan dallar budanmalıdır. Sadece hastalıklı kısmı değil, sağlıklı kısımdan da yaklaşık 10 cm kadar kesilmesi önerilir. Kesilen parçalar yakılmalı veya uygun şekilde bertaraf edilmelidir. Ağaçların doğru budama tekniğiyle budanması, bitkilerin havalandırmasını sağlayarak nemin birikmesini engeller. Bu, mantar hastalıklarının yayılmasına karşı etkili bir yöntemdir. Hasat sırasında meyveler dikkatlice toplanmalıdır. Meyve kabuklarının delinmemesi ve aşınmaması için özen gösterilmelidir. Depolama ve taşıma sırasında enfeksiyonların yayılmaması için dikkatli olunmalıdır. Olgunlaştıktan sonra mumyalanmış meyveler hem ağaçtan ve bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Bu, hastalığın yayılmasını engellemeye yardımcı olacaktır. İlkbaharda bitki canlılığını desteklemek için sonbaharda toprak analizine uygun olarak gübreleme yapılması gerekir" diye konuştu. Müdür Sağlam, belirtiler ve müdahaleler hakkında ise şunları söyledi: "Bahçelerinizde sürekli gözlemler yapmak enfeksiyonun ilk belirtilerinde hızlı bir müdahale şansı sunarak başarı oranınızı arttıracaktır. Kimyasal mücadelede 1 ilaçlama çiçekler yüzde 5-10 açtığında 2. ilaçlama ise çiçekler yüzde 90-100 oranında açıldığında yetkili kişiler tarafından reçetelendirilerek, BKÜ veri tabanında belirtilen ruhsatlı fungusitlerden biri ile uygun dozlarda ve zamanlarda yapılması gerekmektedir. Zirai mücadele esnasında uygun koruyucu ekipman kullanılması, insan ve çevre sağlığını koruyucu tedbirlerin alınması, bitki koruma ürünlerine ait atık ambalajların uygun şekilde bertaraf edilmesi önemlidir."