Yerel Haberler
Samsun
14 Mayıs 2026 Perşembe - 17:21 Thorsten Fink: "Şimdiye kadar aldığımız en önemli galibiyet Galatasaray maçıydı" 1 yendikleri karşılaşma olduğunu belirterek, bu şekilde gelişmeye devam ettikleri takdirde başarılarının katlanarak artacağını söyledi. Samsunspor’da Başkanvekili Veysel Bilen, Futbol Direktörü Fuat Çapa, Teknik Direktör Thorsten Fink, futbolcular Rick van Drongelen ve Olivier Ntcham, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde Samsun Gençlik Platformu, Lösemili Çocuklara Fayda Topluluğu ve Üniversiteli Samsunsporlular Derneği tarafından düzenlenen ’Sahadan Kalbe’ söyleşisine katıldı. OMÜ AKM’de düzenlenen söyleşi öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Alman Teknik Direktör Thorsten Fink, "Futbol dünyasında olduğumuz için birçok insan tarafından rol model olarak görüldüğümüzden özel bir görevimiz var. Tecrübelerimizi gençlere aktarmak için üniversite öğrencileriyle bir araya geldik. Onların bizlerden hayatla alakalı öğreneceği şeyler mutlaka vardır. Biz de kendi tecrübelerimizi en iyi şekilde onlara aktarmaya çalıştık" dedi. "Şimdiye kadar aldığımız en önemli galibiyet Galatasaray maçıydı" Göreve geldikten sonra iyi bir performans sergilediklerini ve en önemli galibiyetlerinin Galatasaray maçındaki galibiyet olduğunu dile getiren Thorsten Fink, "Samsun’daki insanlar çok iyi insanlar. Kulüpteki insanlar da çok iyiler. Bu kulüpte çalışmaktan çok mutluyum. Taraftarımız da inanılmaz. Kulübümüzün imkanları da çok iyi. Samsun’da bulunmam için bunlar bana ekstra motivasyon sağlıyor. Yeni olabilirim ama elimizden gelenin en iyisini yapıp daha da iyi olmak istiyoruz. Oyun stilimizi ve oynama şeklimizi de biraz daha değiştirdik. Topa daha fazla sahip olan bir takım haline büründük. Çok iyi maçlar çıkardık. Özellikle kendi evimizde oynadığımız maçlarda iyi iş çıkardık. Beşiktaş’a karşı ve Trabzonspor’a karşı çok iyi bir oyun oynadık. Kupaya penaltılarda veda etsek de en iyi oynadığımız maçlardan biriydi. UEFA Konferans Ligi’nde de çok iyi maçlar çıkardık. Galatasaray karşısında da çok net bir galibiyet aldık ki ben buraya geldikten sonra şimdiye kadar aldığımız en önemli galibiyetti" diye konuştu. "Böyle devam edersek daha fazlasını başaracağız" Takımın şu anki durumundan memnun olduğunu ve gelecek sezon planlaması ile transfer dönemini de iyi geçirmek için uğraşacaklarını belirten Fink, "Takımın gelişimi devam ediyor. Yakında yeni transfer sezonu açılmış olacak. Bu transfer dönemiyle alakalı önümüzdeki sezonun hazırlıklarını gerçekleştirip takımı olabildiğince sezona hazır hale getirmeye çalışacağız. Sezon öncesi kampında da en iyi şekilde gelecek sezon için takımı hazırlamaya çalışacağım. Şimdiye kadar takımın göstermiş olduğu performans sebebiyle hazır olduğumuzu söyleyebilirim. Aynı zamanda mutlu olmamız da gerekiyor. Kesinlikle daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Eğer bu şekilde devam edersek de daha fazlasını başaracağız" şeklinde konuştu. Söyleşiden detaylar Öğrencilerin yoğun ilgisiyle düzenlenen ’Sahadan Kalbe’ söyleşisi öncesinde programın açılış konuşmasını yapan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, aslen Kayserili olsa da 6 yıl önce Samsun’a geldiğini ve o andan itibaren Samsunspor’u desteklediğini, gençlerin de bu söyleşiden bir şeyler öğrenerek ayrılmasından mutlu olduğunu ifade etti. Sonrasında söz alan Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen, şehrin en büyük markasının Samsunspor olduğunu ifade ederek tüm öğrencileri Samsunspor’a destek vermeye davet etti. Fuat Çapa da Samsunspor’un kapılarının her zaman öğrencilere açık olduğunu belirtirken, Olivier Ntcham ve Rick van Drongelen de gençlerle buluşmanın, onların sorularını cevaplamanın ve yeni fikirler duymanın kendilerine iyi geldiğini dile getirdiler. Doç. Dr. Ayşegül Kuş’un da görüşlerini belirttiği söyleşi, katılımcıların konuşmalarının ardından soru-cevap kısmı ile sona erdi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 17:10 Samsun’da "Liseler Arası İnovasyon Yarışması" Gençlerin tarım, teknoloji ve girişimcilik alanlarında kendilerini geliştirmelerini hedefleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından "Liseler Arası İnovasyon Yarışması" düzenlendi. Samsun genelindeki liselerden yaklaşık 50 takım ve 150 öğrencinin katıldığı yarışma heyecanlı anlara sahne oldu. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Samsun’umuzun gençleri ürettikçe, geliştikçe ve kendilerini ifade ettikçe mutlu oluyoruz. Bizler her zaman onların yanında olmaya, gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Tarım alanındaki projeleri ve üretime verdiği desteklerle dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediyesi, gençleri tarım ve tarım teknolojileri alanında bilinçlendirmek amacıyla "Liseler Arası İnovasyon Yarışması" düzenledi. Samsun genelindeki liselerden yaklaşık 50 takım ve 150 öğrencinin katıldığı yarışma yoğun ilgi gördü. Başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından finale kalan takımlar projelerini jüri üyelerine sunma fırsatı buldu. Program kapsamında gerçekleştirilen final sunumlarında öğrenciler, geliştirdikleri projelerin teknik detaylarını ve çözüm önerilerini jüri üyeleriyle paylaştı. Etkinlik; protokol konuşmaları, finalist proje sunumları ve ödül töreniyle sona erdi. Dereceye giren öğrencilere çeşitli ödüller takdim edildi. Gençler bilim ve teknoloji odaklı geleceğe hazırlanıyor Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik; gençlerin bilim, teknoloji ve üretim odaklı projelerle geleceğe hazırlanmasına katkı sağlarken Samsun’da tarım ve teknoloji alanında yeni fikirlerin ortaya çıkmasına da öncülük etti. "Gençlerimiz yeter ki üretsin, biz daima yanlarındayız" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Bizler Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizin her alanda gelişimlerine katkı sunmayı temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu tür yarışmalar ve etkinlikler ise onların yalnızca bilgi ve becerilerini sergilediği alanlar değil aynı zamanda özgüvenlerini geliştirdikleri ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürüdükleri çok değerli platformlar. Gezdiğimiz tüm stantlarda hayata geçirilen projelerin yalnızca birer çalışma ürünü olmadığını aynı zamanda insan hayatını kolaylaştıran, üretimi destekleyen ve geleceğe değer katan önemli adımlar olduğunu gördük. Samsun’umuzun gençleri ürettikçe, geliştikçe ve kendilerini ifade ettikçe mutlu oluyoruz. Bizler her zaman onların yanında olmaya, gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Bu vesileyle katılım sağlayan tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyor, başarılar diliyorum" dedi.
Samsun’da Ticaret Merkezi Projesi’nde sona gelindi
26 Mart 2025 Çarşamba - 14:57 Samsun’da Ticaret Merkezi Projesi’nde sona gelindi Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) tarafından inşa edilen Belediye Ticaret Merkezi Projesi’nde yürütülen çalışmalarda sona yaklaşıldı. SBB, Belediye Ticaret Merkezi Projesi ile Saathane Meydanı’na yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor. Kullanım ömrünü tamamladığı için yıkılan 5 katlı belediye hizmet binasının yerine inşa edilen projede çalışmalar tamamlanmak üzere. Projeyi yerinde inceleyen Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, tarihi dokuya uygun olarak şehre hizmet verecek bir merkezin hayata geçirileceğini vurguladı. Belediye, Ticaret Merkezi Projesi ile bölgenin asırlık dokusunu ve ticari kültürünü korumayı ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamayı hedefliyor. Çalışmalar kapsamında arşivler taranarak tarihi çarşının mevcut alanda bulunan bir asır önce çekilmiş fotoğrafları bulundu. Fotoğraflardan yararlanılarak tarihi dokuya uyumlu, göz kamaştıracak konseptteki proje tasarlanarak inşaat çalışmaları başladı. Tarihi ve turistik bir çarşı olacak 2 katlı 19 mağaza, 5 restoran ve 139 araçlık otoparktan oluşurken projenin yakın zamanda tamamlanarak hizmete girmesi planlanıyor. "Saathane Meydanı’na yeni bir ahenk katacak" Proje hakkında bilgi veren Başkan Halit Doğan, "Samsun’umuz tarihi, coğrafyası ve değerleri ile çok zengin bir kent. Biz de mümkün olduğunca bu zenginlikleri yansıtacak çalışmaları önceliyoruz. Belediye Ticaret Merkezi projesi ile de o alanda önceden var olan tarihi çarşıyı yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz. İnsanımızın anılarında önemli bir yere sahip Saathane Meydanı’na bu tarihi dokunuş ile de yepyeni bir ahenk katacağız. Proje inşaatımız hızla devam ediyor. İnşallah yakın zamanda tamamlayarak hizmete açmayı planlıyoruz" dedi.
Samsunlu demirciler eski günlerini arıyor
26 Mart 2025 Çarşamba - 14:54 Samsunlu demirciler eski günlerini arıyor Samsun’da tütün üretiminin yaygın olduğu dönemlerde altın çağını yaşayan demirciler, üretimin azalmasıyla eski günlerini arar hale geldi. Bir zamanlar şehrin en büyük gelir kaynağından biri olan tütün, yalnızca üreticilere değil, demirciler, kaynakçılar ve tarım malzemesi üreten esnafa da önemli kazanç sağlıyordu. Ancak günümüzde ilginin azalmasıyla birlikte demircilik mesleği de zor günler yaşıyor. Meslekte 50 yılı geride bırakan usta İbrahim Mırık, tütün üretiminin yoğun olduğu dönemlerde elde ettikleri gelirle her yıl bir ev ya da arsa alabildiklerini ancak artık bu durumun imkânsız hale geldiğini belirterek, eski günleri mumla aradıklarını vurguladı. "Bizim sanatımız peygamber mesleğidir ve ölmemesi gerekir" Samsun’da demircilik mesleğini yarım asırdır sürdüren İbrahim Mırık, tütün üretiminin azalmasıyla birlikte işlerin giderek zorlaştığını belirtti. Meslek hayatına 12 yaşında başlayan Mırık, zamanla tornacılık, kaynakçılık ve demircilik alanlarında ustalaştığını, torunlarını yetiştirip usta yaptıktan sonra sanatını bırakacağını söyledi. Eskiden römork, tanker, tırmık ve saban üretiminin yoğun olduğunu ancak tarım sektöründeki değişimle birlikte bu ürünlere ilginin azaldığını ifade eden Mırık, "Tütün üretimi Samsun’da durma noktasına gelince bizim sanatımız da zarar gördü. Gençler bu mesleğe sıcak bakmıyor, oysa eğitimli ustalardan meslek öğrenseler onlar için daha faydalı olur" dedi. Eskiden tütün sezonunda her yıl ev veya arsa alabildiğini belirten Mırık, günümüzde ise geçim sıkıntısı yaşadıklarını kaydetti. "Bizim sanatımız peygamber mesleğidir ve ölmemesi gerekir" diyen Mırık, mesleğin geleceği konusunda endişeli olduğunu vurguladı. Demircilik ürünlerinin fiyatlarına da değinen usta, el yapımı bel küreğini 650 TL, kısa baltayı 350 TL, hayvan tırmığını 200 TL, diken oraklarını 300 TL, kürekleri 300-500 TL arasında sattıklarını, ayrıca küçük bıçakları 30 TL, döner bıçaklarını 50 TL’ye bilediklerini, sap takma işlemini 30 TL, kaynak aç-kapa hizmetini ise 100 TL’ye yaptıklarını söyledi. Kaynakçılığın eskisine göre daha pahalı hale geldiğini anlatan Mırık, "Pek usta kalmadı, biz de yaşlandık. Sanatımız yavaş yavaş değer kazansa da eski kazançlarımızın yanına bile yaklaşamıyoruz" diye konuştu.
‘Epilepsi nöbetlerinde panik yapmayın’
26 Mart 2025 Çarşamba - 13:08 ‘Epilepsi nöbetlerinde panik yapmayın’ Epilepsinin dünyada milyonlarca insanı etkileyen ve bilinç kaybı, kasılmalar gibi belirtilerle kendini gösteren nörolojik bir hastalık olduğunu belirten Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Hülya İnce, "Epilepsi nöbeti sırasında yapılan doğru müdahaleler, kişinin güvenliği açısından büyük önem taşır. Panik yapmak, durumu daha da karmaşık hale getirebilir ve yanlış müdahalelere yol açabilir" dedi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Hülya İnce, epilepsi hakkında bilgilendirmede bulundu. Epilepsinin, dünyada milyonlarca insanı etkileyen ve bilinç kaybı, kasılmalar gibi belirtilerle kendini gösteren nörolojik bir hastalık olduğunu kaydeden Doç. Dr. İnce, "Epilepsi nöbeti sırasında yapılan doğru müdahaleler, kişinin güvenliği açısından büyük önem taşır. Ancak, toplumda bu konuda yeterli bilinç oluşmadığından, yanlış uygulamalar ciddi risklere yol açabilir" diye konuştu. "Sakin kalınmalı" Bir kişinin epilepsi nöbeti geçirdiğine tanık olunduğunda öncelikle sakin kalınması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. İnce, "Panik yapmak, durumu daha da karmaşık hale getirebilir ve yanlış müdahalelere yol açabilir. Bunun yerine kişinin güvenliğini sağlamalısınız. Nöbet geçiren kişiyi tehlikeli alanlardan (trafik, sert zemin, keskin nesneler vb.) uzaklaştırarak başının altına yumuşak bir destek koyabilirsiniz. Eğer mümkünse kişiyi nazikçe yan çevirerek solunum yolunun açık kalmasını ve kusma durumunda boğulma riskinin azalmasını sağlayabilirsiniz. Nöbet sırasında kişinin ağzını açmaya çalışmak dişlerine, çenesine ve solunum yollarına zarar verebilir. Dilini yutması mümkün değildir; bu nedenle ağzına herhangi bir nesne koymaktan kaçınılmalıdır" dedi. "Nöbetlerin büyük çoğunluğu 2 dakikadan kısa sürer" Nöbetlerin büyük çoğunluğunun 2 dakikadan kısa sürede sona erdiğini dile getiren Doç. Dr. İnce, "Ancak, nöbetin süresi uzarsa veya kişi nöbet sonrası bilincini geri kazanmazsa, derhal sağlık kuruluşuna haber verilmelidir. Kişi nöbetten sonra kendine geldiğinde, genellikle yorgun ve bilinçsiz olabilir. Onu rahatlatmaya çalışarak kendini toparlaması için zaman tanıyabilirsiniz" şeklinde konuştu. "Tehlikeli durumları tanıyın" Her epilepsi nöbetinin acil müdahale gerektirmediğini; ancak bazı durumlarda mutlaka 112 Acil Servisi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. İnce, "Eğer nöbet 5 dakikadan uzun sürüyorsa, kişi peş peşe birden fazla nöbet geçiriyorsa, ilk kez nöbet geçiriyorsa, solunum güçlüğü yaşanıyorsa veya cilt rengi değişiyorsa, nöbet sırasında başını sert bir zemine çarptıysa ya da ciddi bir yaralanma söz konusuysa acil yardım çağırılmalıdır" dedi. "Toplumda farkındalık artırılmalı" Toplumda farkındalığı oluşturmanın önemine değinen Doç. Dr. İnce, "Epilepsiye yönelik farkındalık çalışmaları, hem hastaların hem de toplumun bilinçlenmesine katkıda bulunarak daha güvenli bir yaşam alanı oluşturabilir. Doğru müdahalelerle epilepsi hastalarının yaşam kalitesini artırmak ve yanlış inanışların önüne geçmek mümkündür. Sağlığınızı ve çevrenizdekilerin güvenliğini korumak için epilepsi konusunda bilinçlenmek ve doğru müdahale yöntemlerini öğrenmek hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.
‘Epilepsi gençleri de yaşlıları da etkileyebilir’
26 Mart 2025 Çarşamba - 13:04 ‘Epilepsi gençleri de yaşlıları da etkileyebilir’ Halk arasında ‘sara hastalığı’ olarak da bilinen epilepsinin beyin fonksiyonlarının kısa süren bozukluğu olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Abdurrahman Akbaş, "Hemen her yaşta görülebilen epilepsi, uzun süreli tedavi ve izlem gerektiren bir hastalıktır. Sıklıkla gençleri ve yaşlıları etkiler. İnme (felç), beyin enfeksiyonları (menenjit, ensefalit vb.), ciddi kafa travmaları, doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalması vb. gibi sebepler sonucunda epilepsi nöbetleri ortaya çıkabilmektedir" dedi. Liv Hospital Samsun Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Abdurrahman Akbaş, 26 Mart Dünya Epilepsi Günü dolayısıyla epilepsi hastalığı hakkında bilgilendirmede bulundu. Halk arasında ‘sara hastalığı’ olarak da bilinen epilepsinin beyin fonksiyonlarının kısa süren bozukluğu olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Abdurrahman Akbaş, "Beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılımı sonucunda ortaya çıkan epilepsi hastalığı, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini etkilemektedir. Hastalık, erkek ve kadınlarda ırk ayrımı olmaksızın eşit olarak görülmektedir. Hemen her yaşta görülebilen epilepsi, uzun süreli tedavi ve izlem gerektiren bir hastalıktır. Sıklıkla gençleri ve yaşlıları etkiler. Epilepsi hastalarının beyinlerindeki anormal elektriksel aktivite sonucu epileptik nöbet geçirmeye yatkınlıkları vardır. Farklı epileptik nöbet tipleri vardır. Bazı epilepsi nöbet tipleri belli bir süre devam edip, tedaviyle tamamen düzelirken bazıları ise hayat boyu devam etmektedir" diye konuştu. "Epilepsi kalıtsal olabilir" Epilepsi nöbetlerinin nedenlerine değinen Uzm. Dr. Akbaş, "Beyin hücreleri, elektriksel aktivitesiyle tüm vücuda mesaj gönderir. Beyinde elektriksel aktivite her daim devam etmektedir. Beynin aktivitesindeki bozukluğa inme (felç), beyin enfeksiyonları (menenjit, ensefalit vb.), ciddi kafa travmaları, doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalması vb. gibi sebepler yol açabilir. Bu sebepler sonucunda kişilerde epilepsi nöbetleri ortaya çıkabilmektedir. Fakat çoğu vakada epilepsinin altta yatan sebebi kesin olarak ortaya konulamamaktadır. Diğer yandan bazı epilepsi hastalarının ailesinde de bu hastalığın bulunması, epilepsinin kalıtsal bir yanının da olduğunu göstermektedir" şeklinde konuştu. "Tedavi doktor kontrolünde devam etmeli" Epilepsinin temel tedavisinin ‘antiepileptikler’ adı verilen ilaçlarla yapıldığının altını çizen Uzm. Dr. Abdurrahman Akbaş, şu bilgileri verdi: "Bu ilaçlar epilepsi nöbetlerinin ortaya çıkmasını önlemeye yöneliktir. Tedavinin başarılı olabilmesi amacıyla bu ilaçların doktor kontrolünde düzenli kullanılması gerekmektedir. Nöbet sayısında artış olursa, ilaç tedavisine başlandıktan sonra başka şikâyetler ortaya çıkarsa, başka bir hastalık tanısı konulduysa ve tedavisine başlanıldıysa, gebelik durumu varsa veya gebe kalınması planlanıyorsa uzmana başvurulmalıdır. Diğer bir tedavi seçeneği ise cerrahi tedavidir. Cerrahi tedaviye karar vermeden önce hastanın nöbetlerinin ilaç tedavisine dirençli olduğunun gösterilmesi gerekir." "Epilepsi nöbeti bitene kadar kişi kontrol altında olmalı" Uzm. Dr. Akbaş, epilepsi nöbeti geçiren bir kişiyle karşılaşıldığında yapılması gerekenleri şöyle paylaştı: "112 Acil servis hattı aranmalı ve yardım istenmelidir. Hastanın çevresinde önlem alınmalı, ona zarar verebilecek şeylerden korunmalıdır. Sıkı giysileri varsa giysileri gevşetilmeli (kravat, kemer gibi), gözlüğü varsa çıkartılmalıdır, başı yumuşak bir şekilde desteklenmelidir. Sabit ve rahat olacak şekilde kişiyi kasılmalarının olmadığı tarafına doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlanmalıdır. Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğunu gösteren ve neler yapılması gerektiğini açıklayan bir hastalık kartı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Nöbetinin ne kadar devam ettiği takip edilmeli ve acil servis ekibine bildirilmelidir. Hastanın başında nöbeti tamamen geçene kadar beklenilmelidir. Epilepsi nöbeti geçiren bir kişiye solunum veya kalp masajı yapılmasına gerek yoktur." "Epilepsi nöbeti sırasında yapılmaması gerekenler" Epilepsi nöbeti geçiren kişiye yapılmaması gerekenler konusunda da önerilerde bulunan Uzm. Dr. Akbaş, "Hastanın nöbete bağlı hareketleri kısıtlanmamalıdır. Ağzına bir şeyler koyulmamalıdır. Hasta tehlikede değilse, yeri değiştirilmeye çalışılmamalıdır. Nöbet tamamen sonlanmadan su veya yiyecek verilmemelidir. Nöbetin geçmesine yönelik bir şey yapılmamalıdır. Soğan, kolonya ve benzeri şeyler koklatılmamalıdır" açıklamasında bulundu.
’Kalın bağırsak kanserleri erken evrede teşhis edildiğinde büyük ölçüde tedavi edilebiliyor’
26 Mart 2025 Çarşamba - 11:47 ’Kalın bağırsak kanserleri erken evrede teşhis edildiğinde büyük ölçüde tedavi edilebiliyor’ Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. İsmail Alper Tarım, "Kalın bağırsak kanserinde hastaların yüzde 70’i ileri evrede doktora başvurmakta, tanı geciktiğinden tedavi hem hasta hem hekim için zorluklar içerebilmektedir. Bunun yanında erken evrede teşhis edildiğinde büyük ölçüde tedavi edilebilir bir hastalıktır" dedi. OMÜ Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. İsmail Alper Tarım, kolorektal kanser farkındalık ayında vatandaşları uyardı. Tarım yaptığı açıklamada, "Kolorektal kanserler, yani kalın bağırsak kanserleri dünyada ve ülkemizde yaygın görülen kanser türlerindendir. Tüm dünyada en sık görülen üçüncü kanser tipidir. Kalın bağırsak kanseri hastalarının çoğunluğu 50 yaşın üzerindedir. Hastaların yüzde 70’i ileri evrede doktora başvurmakta, tanı geciktiğinden tedavi hem hasta hem hekim için zorluklar içerebilmektedir. Bunun yanında erken evrede teşhis edildiğinde büyük ölçüde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Kalın bağırsak patolojileri henüz kanser öncesi dönemde erken evrede tespit edilerek basit tedavi yöntemleriyle kanser sıklığı ile kansere bağlı ölümleri azaltılabilir" diye konuştu. "Düzenli tarama mutlaka yapılmalı" Gerek yaşam kalitesini arttırdığı gerekse yaşam süresini uzattığı bilindiğinden, kalın bağırsak tarama programı Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen kanser tarama programları içerisinde yer aldığını belirten Tarım, "Kalın bağırsak kanseri taraması dışkıda gizli kan testi ve kolonoskopi ile yapılmaktadır. Özellikle 50 yaş üzeri insanlarımıza her 2 yılda bir gaitada gizli kan testi ve her 10 yılda bir kolonoskopi yapılması kalınbağırsak kanserinin erken tanısı için hayati önem içermektedir" şeklinde konuştu. "50 yaş ve üzeri olanlar dikkat" Kanser taramalarının en önemli bileşenlerinden birinin farkındalık çalışmaları olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tarım şunları söyledi: "Mart ayı, ’kolorektal kanser farkındalık ayı’ olarak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kabul edilmiş olup bu süre boyunca çeşitli etkinliklerle konuya ilişkin farkındalık oluşturulmaya çalışılmaktadır. Tarama testleri mutlaka yapılmalı. 50 yaş ve üzeri insanlarımızın aile hekimlerine başvurarak Kalın bağırsak kanserleri için tarama testlerini yaptırmaları konusunda hassasiyet göstermelerini öneririm. Posalı gıdaların az tüketilmesi, sigara ve alkol kullanımı, hazır gıda tüketiminin özelliklede fazla miktarda işlenmiş (sosis, salam ve benzeri) veya işlenmemiş kırmızı et (sığır, kuzu, karaciğer ve benzerleri) tüketimi yaygınlaşmasıyla kalın bağırsak kanserleri genç yaşta çokça görülmeye başlanmıştır. En önemli şüphe uyandırıcı bulgusu büyük abdest esnasında kan görülmesi ve aniden ortaya çıkan bağırsak düzensizlikleridir. Bu tarz şikayetleri ortaya çıkanların yaşı ne olursa olsun hekime başvurup taramaya tabi tutulması gerekir."
Kasaplara şok denetim: Çok miktarda tarihi geçmiş ürüne el konuldu
26 Mart 2025 Çarşamba - 11:31 Kasaplara şok denetim: Çok miktarda tarihi geçmiş ürüne el konuldu Samsun’da kasaplara yönelik şok denetim gerçekleştiren ekipler, çok miktarda son tüketim tarihi geçmiş et ve tavuk ürünlerine el koyarak imha etti. İlkadım Belediyesi ile Tarım ve Orman İlkadım İlçe Müdürlüğü ekipleri, ilçedeki kasaplarda gıda güvenliğini sağlamak amacıyla denetim gerçekleştirdi. Denetimler sırasında et ve tavuk ürünlerinin son tüketim tarihleri tek tek kontrol edildi. Yapılan incelemelerde, tüketim tarihi geçmiş ürünler tespit edilerek İlkadım Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince toplatıldı. Zabıta ekiplerince ürünlere el konularak imha edildi. "Halk sağlığı ihlallerine taviz yok" İlkadım Belediyesi ve Tarım ve Orman İlkadım İlçe Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği gıda denetimlerinde birinci önceliğin daima vatandaşın sağlığını korumak olduğunu belirten İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Zabıta ekiplerimiz ve İlkadım İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerimiz, ilçemizde hizmet veren kasaplara yönelik son tüketim tarihi denetimi gerçekleştirdi. Bu denetimlerdeki amacımız, vatandaşlarımızın sağlıklı gıdaya ulaşması ve satın aldığı ürünleri evlerinde gönül rahatlığıyla tüketmesidir. Yapılan ortak denetim neticesinde, son tüketim tarihi geçmiş et ve tavuk ürünlerine ekiplerimiz el koydu. Daha sonra ise bu ürünler imha edildi. Vatandaşlarımızın sağlığına yönelik ihlallere asla göz yummayacak, taviz vermeyeceğiz. Bu noktada denetimlerimizi sıkı bir şekilde sürdürmeye devam ediyoruz" dedi.
Bayramda vatandaşın ikramlık tercihi ’şeker’
26 Mart 2025 Çarşamba - 09:33 Bayramda vatandaşın ikramlık tercihi ’şeker’ Samsun’da vatandaşlar, bayramda ikram etmek için en çok şekere rağbet gösteriyor. 11 ayın sultanı Ramazan’ın sona ermesine kısa bir süre kala bayramda ikram edilecek ürünler şimdiden alınmaya başlandı. Vatandaşlar gelen misafirlere sunmak için en fazla kilosu 220 TL’den satışa sunulan şeker çeşitlerini tercih ederken onun peşine çikolata, lokum ve drajeler geliyor. Tatlı olarak en fazla baklava siparişi verilirken, en çok tercih edilen kolonya çeşidi ise limon kolonyası oldu. Şeker 220 TL, çikolata 550 TL Şeker fiyatlarının 150 TL’den başladığını belirten esnaf Şenol Şemsi, "Genellikle kilosu 220 TL olan bilinen markalar tercih ediliyor. Çikolatanın kilosu 550 TL, sade lokum 120 TL, meyveli lokum 150 TL, fındıklı lokum ise 160 TL’den satılıyor. Fındık ve badem drajeleri de kilosu 500 TL’den satışa sunuluyor. Vatandaşlar genellikle şeker ağırlıklı alım yapıyor, çikolata ve draje ile çeşitlendiriyor" dedi. Baklava ve börek siparişleri arttı Bayram öncesi tatlı siparişlerinde de artış yaşandığını belirten esnaf Yılmaz Akkuş, "Cevizli baklava kilosu 400 TL, fıstıklı baklava ise 700 TL’den satılıyor. Ayrıca kilosu 250 TL’den şambali, şekerpare ve tulumba tatlıları da yoğun ilgi görüyor. Peynirli su böreği ise kilosu 250 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor" diye konuştu. En çok limon kolonyası tercih ediliyor Bayram öncesi kolonya satışlarının arttığını belirten esnaf Berkay Sezgin, "Pet şişe kolonyalar 50 TL’den başlayıp 100 TL’ye kadar çıkıyor. Litrelik kolonya bidonları ise 130 TL’den 240 TL’ye kadar satılıyor. En çok limon kolonyası tercih ediliyor. Ayrıca Samsun’dan şehir dışına çıkacak olan vatandaşlar tütün kolonyasına da ilgi gösteriyor" ifadelerini kullandı.