Yerel Haberler
Samsun
Başkan Kul: "Hizmet kalitemizi daha da ileriye taşıyacağız" 07 Mart 2026 Cumartesi - 00:12:13 SAMSUN (İHA) – Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, belediye çalışanları ile bir araya geldiği iftar programında, ilçedeki hizmet kalitesini daha ileriye taşıyacaklarını söyledi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, belediye personeli ve aileleriyle Yalı Kafe’de düzenlenen iftarda buluştu. Programa, Terme Belediyesi personelinin yanı sıra Başkan Kul’un özel daveti üzerine Samsun Büyükşehir Belediyesi SASKİ Terme Şube Müdürlüğü ve Samsun Büyükşehir Belediyesi Terme Fen İşleri Müdürlüğü personelleri de katılım sağladı. Başkan Kul, kurumlar ayrı olsa da Terme’ye hep birlikte hizmet ettiklerinin altını çizerek bu geniş katılımın önemine vurgu yaptı. İftar öncesi yapılan duaların ardından personeline hitap eden Başkan Kul, "İçeri girdiğim andan itibaren yüzlerinizdeki samimiyet, güler yüz ve müspet bakışlar kalbimi yumuşattı, moralimi yükseltti. Kendimi yalnız hissetmediğim bu takım arkadaşlığının bir parçası olarak yeniden güç buldum. Biz sadece belediyecilik yapmıyoruz; biz bir iyilik zincirinin halkalarıyız" dedi. "Hizmet kalitemizi daha ileriye taşıyacağız" Kamu hizmeti yapmanın vicdani bir sorumluluk olduğunu belirten Başkan Kul, "Kamu hizmeti yapmak başka bir mesuliyettir. Hiçbir kaygı gütmeden sadece Terme’ye layık olmaya çalışıyorum ama bunu tek başıma yapamam. Dürüst, ahlaklı ve namuslu bir duruş sergilemek istiyorsak birbirimize kenetlenmeliyiz. Benim size ihtiyacım var, beni bu yolda yalnız bırakmayın. Hemşehrilerimize ve şehrimize karşı büyük sorumluluklarımız var. Her geçen gün hizmet kalitemizi nasıl daha iyi seviyelere ulaştırırız diye çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim emeklerimizi bereketlendirsin" diye konuştu. Belediye hizmetlerinin arkasındaki en büyük gücün özveriyle çalışan personel olduğunu dile getiren Başkan Şenol Kul, "Yaptığımız işlerde hepinizin emeği var; şimdi başarılarımıza yenilerini ekleme zamanı! Rabbim bizleri bayram sabahına sağlıkla, huzurla ve birlik içinde ulaştırsın. Tuttuğunuz oruçlar kabul, Ramazanınız mübarek olsun" şeklinde konuştu. Kadınlar unutulmadı Programda ayrıca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü de unutulmadı. Başkan Şenol Kul, bu özel gün vesilesiyle kadın personellere üzerinde isimleri yazılı olan ve özel olarak hazırlatılan kupalar ile çiçek takdiminde bulundu. Kadın personelin emeğinin şehir için çok kıymetli olduğunu belirten Kul, her birine özverili çalışmaları için teşekkür etti.
06 Mart 2026 Cuma - 18:19 Samsun’da bar müdürünün öldürülmesiyle ilgili 3 kişiye ağırlaştırılmış müebbet Samsun’da bar müdürü Ramazan Başaran’ın pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davada 3 kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis, 2 kişi 18’er yıl ve 1 kişi de 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 18 Ağustos 2024 tarihinde İlkadım ilçesi Liman Mahallesi Mudanya Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir hafta önce bir barda hesap ödeme yüzünden çıkan tartışmada Furkan G.’yi tabancayla yaraladığı iddiasıyla mahkemeye çıkarılan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan bar müdürü Ramazan Başaran (54), pompalı tüfekle saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Başaran, ambulansla kaldırıldığı özel hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Samsun 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanıklar Hasan İ., Oğuz K. ile Cihat K. bulundukları cezaevlerinden SEGBİS ile katıldı. Yahya K. ise duruşmada hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan Furkan G. ve Cengiz A., duruşmaya katılmadılar. Mahkeme heyeti, sanıklardan Hasan İ. ve Yahya K.’yi "kasten öldürmek" suçundan indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Furkan G. de "öldürmeyi azmettirmek" suçundan indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, hakkında tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkartıldı. Oğuz K. ve Cihat K. "katillere yardım etmek" suçundan indirimsiz şekilde 18’er yıl hapis cezasına çarptırılarak tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Cengiz A. ise "suçluyu kayırma ve ruhsatsız silah" suçundan toplam 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
06 Mart 2026 Cuma - 17:04 Bağımlılık ‘bir kereden bir şey olmaz’ ile başlıyor Yeşilay Haftası kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen etkinlikte uzmanlar, bağımlılığın beyindeki etkilerini ve toplumsal sonuçlarını anlattı. Konuşmacılar, "bir kereden bir şey olmaz" düşüncesiyle başlayan sürecin zamanla ciddi bağımlılıklara dönüşebildiğini belirterek, bu mücadelede ilk adımın sigaradan uzak durmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını artırmak olduğunu vurguladı. Sağlıklı Yaşam İçin Bağımlılıkla Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar etkinliği OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlendi. Etkinlik kapsamında bağımlılıkla mücadelenin bireysel ve toplumsal boyutları ele alındı. Bilim İletişim Ofisi tarafından organize edilen "Sağlıklı Yaşam İçin Bağımlılıkla Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar" etkinliğinde konuşan OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, "Bağımlılık yapan maddelerin ilk anda vermiş olduğu yalancı bir haz vardır. Bunun oluşturduğu bir algı var. Çevremizdeki insanlar bunu kullanıyor ve tavsiye ediyorsa biz de bu algıya kapılarak maalesef ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyerek o maddeyi kullanıyoruz. Bir kişi A maddesini ilk defa kullandığında örneğin 100 birim dopamin salınımı gerçekleşiyor. Kişi normal bir olayda mutlu olduğunda, örneğin dersten geçtiğinde ya da yemek yediğinde 5 birim dopamin salınımı oluyor ve tekrar sıfıra geri geliyor. Ancak kişi A maddesini kullandığında 100 birim salgılanıyor, daha sonra o sıfıra geri inemiyor. Artık eksiye düşüyor. Eksi 10’a düştüğünde anksiyete, kaygı, huzursuzluk ve yoksunluk sendromları ortaya çıkmaya başlıyor. Beyniniz size oyun oynamaya başlıyor ve ‘tekrar bu maddeyi kullanırsan bu hâlden kurtulursun’ diyor. Kişiler de o hâlden kurtulmak için tekrar kullanıyor. Ancak artık 100 birim salgılanmayacak. Eksi 10’da olduğu için 90 birim salgılanacak ve kişi bu sefer eksi 20’ye düşecek. Daha sonra o kişi o maddeden haz alamaz hâle geliyor. Haz alamadığı için maddenin dozunu artırmaya başlıyor. Sonra yine lezzet alamaz hâle gelince maddeyi değiştirmeye başlıyor. Bu süreçte en büyük sorun, bağımlının ‘ben bağımlıyım’ dememesidir. ‘Ben istesem bırakırım’ düşüncesi ortaya çıkıyor. Bu şekilde bağımlılık artarak devam ediyor. Öncelikli olarak mücadelemizi sigarayla vermemiz gerekiyor. Bunu üstüne basa basa söylüyorum. Bağımlılığa giden yollara baktığımızda en başta sigara geliyor. Bir kişi sigara içmeden kolay kolay diğer maddeleri kullanmaz. Sigara bu işin emekleme safhasıdır. Hayatımızda güzellikleri artırmamız lazım. Öncelikli olarak spor yapmamız gerekiyor" dedi. "Konuşmadığımız zaman, dokunmadığımız zaman bağımlılığımızın çok farkına varmıyoruz" Yeşilay Samsun Şubesi Başkanı Emre Güneş, "Durağan bir hayatımız varsa, bu durum ister istemez bizi teknolojiye itiyor. Hiç yoksa film izlerken bir şeyler atıştırıyoruz. Bu da sağlığımızı bozabiliyor. Samsun’da Yeşilay Spor Kulübü’nü kurduk. Çocukları, gençleri ve aileleri spora teşvik etmek için çalışmalar yürütüyoruz. Aslında konuşmadığımız ve dokunmadığımız zaman bağımlılığımızın çok farkına varmıyoruz. Bu noktada dikkat etmemiz gerekiyor. Sonrasında çok büyük zararlar verebiliyor. Örneğin Dubai çikolatası ilk çıktığında ‘Almamız lazım’ dedik. İlk defa yediğimizde çok büyük haz aldık. Ancak sonraki yemelerimizde o haz yok. İşte bağımlılık böyle bir şey" diye konuştu. Samsun Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Hasan Arslan ise öğrencilere bağımlılığın tehlikelerini ve özgür birey olmanın önemini anlattı. Gençlerin hayat hikâyelerini kendi ellerinde tutmaları gerektiğini belirten Arslan, bağımlılığın hem bireyleri hem de ailelerini etkilediğini vurguladı. Ayrıca narkotik maddelerin beyindeki etkilerini ve davranış kontrolünü nasıl bozduğunu örneklerle açıkladı. Arslan, kendi deneyimlerini de öğrencilerle paylaştı. Program kapsamında öğrenciler, narkotik arama köpeği Hector ile tanışma fırsatı da buldu. Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Bilgilendirme stantları açıldı Öte yandan, OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi, 1–7 Mart Yeşilay Haftası dolayısıyla Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Halk Sağlığı Hemşireliği İntörn Uygulaması dersi alan öğrenciler ve Yeşilay Gönüllüleri ile birlikte üniversitenin çeşitli yerleşkelerinde bilgilendirme stantları açtı. Stantlarda bağımlılık konusu ele alındı. Dağıtılan materyaller ve yapılan bilgilendirmeler; tütün ve alkol bağımlılığı, madde bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı ile kumar ve sanal kumar bağımlılığı konularını kapsayarak sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının kazandırılmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladı. Türkçe ve İngilizce hazırlanan broşürler aracılığıyla katılımcılara bilgilendirme yapılarak öğrencilerin soruları cevaplandırıldı. Etkinlik bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturulması hedefiyle tamamlandı.
Dünyanın dört bir yanına tohum ihraç eden firmadan Samsun’da çiftçilere eğitim
08 Ocak 2026 Perşembe - 13:35 Dünyanın dört bir yanına tohum ihraç eden firmadan Samsun’da çiftçilere eğitim SAMSUN (İHA) – Türkiye’nin önde gelen tohum firmalarından MAY Tohum, Samsun’da çiftçilere yönelik eğitim programı düzenledi. 45’in üzerinde ülkeye tohum ve lisans ihracatı gerçekleştiren firma, hibrit mısır ve fasulye çeşitleri başta olmak üzere üretim süreçlerine dair teknik bilgilendirmelerde bulunurken, finansal okuryazarlık eğitimi de verdi. Samsun’da bir otelde gerçekleştirilen programda MAY Tohum yetkilileri, çiftçilerle bir araya gelerek hibrit mısır ve fasulye üretiminde doğru çeşit seçimi, verimlilik ve kaliteyi artırmaya yönelik uygulamalar hakkında bilgi paylaştı. Eğitimde konuşan MAY Tohum Sebze Ürün Müdürü Ali Hamza, Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer eğitimler düzenlediklerini belirterek, "Samsun’da hem çiftçilerimiz hem de bayilerimizle bir araya gelerek tarımsal eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yürütüyoruz. Sebze grubumuzda yer alan sanayi domatesi, ıspanak, fasulye ve tatlı mısır türlerinde teknik bilgiler ve tarımsal yönlendirmeler yaptık. Amacımız çiftçilerimizin kazancını artırmak" dedi. "En yüksek kalite ve verimi hedefliyoruz" MAY Tohum Ayçiçek Ürün ve Mısır Teknik Müdürü Burak Uğur ise firma olarak her yıl Türkiye genelinde 20 farklı şehirde eğitim programları düzenlediklerini ifade ederek, "Mısır üretimine yönelik teknik eğitimlerin yanı sıra paydaşlarımıza finansal okuryazarlık eğitimi de veriyoruz. Ayrıca bu yıl yeni markamız olan MAY Enerji’nin tanıtımıyla birlikte 2026 yılının startını Samsun’da verdik. Doğru çeşitlerin doğru alanlarda kullanılmasıyla en yüksek kalite ve verimi hedefliyoruz" diye konuştu. MAY Tohum Karadeniz Bölge Müdürü Ali Doğan da Çarşamba ve Terme başta olmak üzere bölgedeki satış müşterilerini ağırladıklarını belirterek, "Samsun’da satış kanallarımıza hem mısır hem de sebze ürünlerimizin tanıtımını yapıyoruz. Çeşitlerimizi doğru şekilde aktardıkça daha başarılı sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz" ifadelerini kullandı. 45’in üzerinde ülkeye ihracat Firma yetkililerinden alınan bilgilere göre, 1978 yılından bu yana sebze, tarla ve endüstri bitkileri tohumlarının Ar-Ge, üretim, pazarlama ve satış faaliyetlerini yürüten MAY Tohum, ’yerinde ıslah’ stratejisiyle Türkiye ve hedef coğrafyalar için iklim ve toprak şartlarına en uygun, yüksek verimli tohum çeşitleri geliştiriyor. Türkiye genelinde 5 Ar-Ge merkezinde çalışmalarını sürdüren firma, cirosunun yaklaşık yüzde 8’ini Ar-Ge faaliyetlerine ayırırken; hibrit ayçiçeği, hibrit mısır ve pamuk gibi tarla bitkilerinin yanı sıra tatlı mısır, fasulye ve sanayi domatesi alanlarında da yatırımlarını sürdürüyor. Türkiye’de 12 bin hektarlık alanda tohum üretimi gerçekleştiren MAY Tohum, Bursa ve Adana’daki toplam 31 bin 660 ton kapasiteli tesislerinde işleme ve paketleme yaparak ürünlerini hem yurt içi hem de küresel pazara sunuyor. Geliştirdiği çeşitleri Amerika, Avrupa Birliği, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika pazarları başta olmak üzere 45’in üzerinde ülkeye ihraç eden firma, yurt dışında tescilli 200’ün üzerinde çeşidiyle uluslararası tohum sektöründe rekabet gücüyle dikkat çekiyor.
Başkan Sandıkçı: "Gençlerimizin her daim yanındayız"
08 Ocak 2026 Perşembe - 13:04 Başkan Sandıkçı: "Gençlerimizin her daim yanındayız" Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, öğrencilerin talepleri ve önerileri doğrultusunda eğitime yönelik yeni projeleri ve destek programlarını hayata geçirmeye devam ettiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ‘Başkan Okulumda’ programıyla Canik Karşıyaka Anadolu Lisesi öğrencileriyle buluştu. Eğitime yönelik devam eden çalışmaları hakkında bilgiler verdiği programda, öğrencilerin taleplerini ve önerilerini dinleyen Sandıkçı, üniversite öğrencilerine burs desteğinden ücretsiz eğitim programlarına kadar eğitim alanına yönelik örnek projelerle öğrencilerin yanında olduklarını vurgulayarak, "Eğitimde farkındalık oluşturan projelerimizle gençlerimiz için seferberiz" dedi. "Öğrencilerimizin sınav ücretlerini karşılıyoruz" Sınav Ücret Desteği programıyla öğrencilerin YKS, LGS ve KPSS ücretlerinin tamamını karşıladıklarını ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Eğitim yolculuğunda gençlerimizin her daim yanındayız. Öğrencilerimizi birçok alanda ücretsiz eğitim programıyla buluşturuyor, öğrencilerimizin sınav ücretlerini karşılıyoruz. Canik’imizdeki öğrencilerimizin YKS, LGS ve KPSS ücretlerini karşılıyoruz. Burs, sınav ücret, çanta ve kırtasiye seti destek programlarımız başta olmak üzere sürdürdüğümüz destek programlarıyla hem öğrencilerimizin hem de ailelerimizin eğitim harcamalarına katkılarda bulunmaya devam ediyoruz. Öğrencilerimize yönelik desteklerimize yenilerini eklemeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine destek Çocukları ve gençleri yapay zekâ, siber güvenlik ve yazılım alanlarında uygulamalı eğitimlerle buluşturduklarına değinen Başkan İbrahim Sandıkçı, öğrencilerin hazırladığı TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine destek sağladıklarını belirterek, "Öğrencilerimizin hazırladığı TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine destek sağlıyoruz. Proje hazırlık sürecinde gençlerimize teknik ve teorik eğitim desteğinde bulunuyor, projeleri için gerekli tüm materyalleri onlar için hazır hale getiriyoruz. Canik’te teknolojiyi üreten nesilleri yetiştirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Akademiye hazırlık kursları devam ediyor Ücretsiz akademiye hazırlık kurslarıyla gençleri BESYO, POMEM, MSÜ ve bekçilik sınavlarına hazırladıklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Uzman antrenörler ve özel parkurlar eşliğinde gençlerimizi akademi sınavlarına hazırlıyoruz. Eğitim sürecinde antrenörlerimizle birlikte gençlerimizin performans takibini gerçekleştiriyor, gençlerimiz için ayrıca bireysel çalışma programları hazırlıyoruz. Hayallerine ve hedeflerine giden yolda gençlerimize destek olmayı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Sandıkçı, programın ardından öğrencilere hediye takdiminde bulundu. Programa Canik İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu da katıldı.
Psikolog uyardı: "Akran zorbalığına karşı toplumsal iş birliği şart"
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:33 Psikolog uyardı: "Akran zorbalığına karşı toplumsal iş birliği şart" Akran zorbalığının yalnızca çocuklar arasındaki basit bir tartışma değil, kalıcı psikolojik ve sosyal sonuçlara yol açabilen ciddi bir sorun olduğunu belirten Psikolog Anıl Özcan, "Akran zorbalığı sadece okul sınırları içinde yaşanan bir problem değildir. Toplumu ilgilendiren, birçok aktörün birlikte çözüm geliştirmesi gereken bir konudur. Sorunu erken fark etmek ve birlikte doğru adımlar atmak, çocuklarımızı korumanın en etkili yoludur" dedi. Akran zorbalığının, bir çocuğun kendisinden fiziksel veya sosyal olarak daha güçsüz gördüğü bir akranına kasıtlı, sürekli zarar verme, tehdit etme ya da dışlama davranışlarıyla ortaya çıktığını belirten VM Medical Park Samsun Hastanesi’nden Psikolog Anıl Özcan, son yıllarda özellikle okullarda vakaların arttığını söyledi. Psk. Özcan, akran zorbalığının "çocukların kendi aralarında çözeceği bir mesele" olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, bunun çok boyutlu bir sorun olduğuna dikkat çekti. "Zorbalık yaş grubuna göre farklı şekillerde görülüyor" Erken çocukluk döneminde (3-6 yaş) zorbalığın daha çok fiziksel davranışlarla ortaya çıktığını dile getiren Özcan, "Bu dönemde itme, vurma gibi davranışlar sık görülür. Sosyal becerileri henüz gelişmediği için zorbalığa maruz kalan çocuklarda güven kaybı yaşanabilir. İsim takma, dışlama ve alay etme gibi davranışlar yaygınlaşır. Bu durum çocukların özgüvenini zedeler, akademik başarılarını olumsuz etkiler" diye konuştu. Ortaokul döneminde (12–15 yaş) zorbalığın daha karmaşık bir hâl aldığını kaydeden Özcan, "Bu yaşlarda sosyal medyanın etkisi artar, siber zorbalık sıklaşır. Çocuklarda anksiyete, depresyon ve sosyal izolasyon gibi psikolojik sonuçlar görülebilir. Bu dönemde maruz kalınan zorbalık, düşük özsaygı, ilişkilerde bozulmalar ve hatta intihar düşüncelerine kadar uzanan uzun vadeli etkiler bırakabilir" şeklinde konuştu. "Aile içi iletişim ve okul ortamı belirleyici rol oynuyor" Ailelerin çocuklara model olduğuna değinen Psk. Özcan, "Evde kullanılan iletişim dili çocukların dış dünyadaki davranışlarını şekillendirir. Bağırma, cezalandırıcı tutum ya da aşırı serbestlik dışa yansıyan davranışları belirler. Yetişkinlerin problem çözme biçimi çocuk tarafından taklit edilir. Okullardaki koşullar da zorbalık üzerinde etkilidir. Kalabalık sınıflar, öğretmenlerin her öğrenciyle yeterince ilgilenememesi ve disiplin kurallarının net olmaması zorbalığı artırır. Ayrıca sosyal medya nedeniyle çocuklar okul dışında da baskı altında kalabilir" ifadelerini kullandı. "Zorbalığı önlemede aile ve okulların iş birliği şart" Akran zorbalığının psikolojik, sosyal ve akademik açıdan kalıcı etkiler bırakabildiğini hatırlatan Özcan, ailelere şu önerilerde bulundu: "Çocuklarınızla düzenli ve açık iletişim kurun. Onları yargılamadan dinleyin. Empati gelişimini destekleyin. Sosyal medya kullanımını yakından takip edin." Psk. Özcan, okullar için ise rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğretmenlere zorbalık farkındalık eğitimleri verilmesi ve net okul kuralları oluşturulması gerektiğini belirterek, "Akran zorbalığı sadece okul sınırları içinde yaşanan bir problem değildir. Toplumu ilgilendiren, birçok aktörün birlikte çözüm geliştirmesi gereken bir konudur. Sorunu erken fark etmek ve birlikte doğru adımlar atmak, çocuklarımızı korumanın en etkili yoludur" açıklamasında bulundu.
İklim nötr şehirler ağında "öncü kent Samsun"
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:05 İklim nötr şehirler ağında "öncü kent Samsun" Çevre dostu yatırımları ve sürdürülebilirlik odaklı projeleriyle dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediyesi, İklim Nötr Şehirler Ağı’nda (İNŞA) "öncü kent" statüsü kazanan sayılı büyükşehirler arasında yer aldı. Türkiye genelinde 30 büyükşehirden yalnızca 7’sinin bu unvana sahip olduğu ağda Samsun, iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlı duruşuyla öne çıktı. İklim nötr şehir olma hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmaların ulusal düzeyde takdir gördüğünü belirten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, öncü kent statüsünü çevreye duyarlı uygulamaların bir sonucu olarak değerlendirdi. Başkan Doğan, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, sürdürülebilir çevre projeleri ve ulaşım planlamaları başta olmak üzere tüm alanlarda çalışmaları güçlendirerek sürdürmekte kararlı olduklarını ifade etti. Dünyada pek çok kentin ulaşmayı hedeflediği iklim nötr şehir vizyonunda Samsun, hayata geçirdiği proje ve yatırımlarla Türkiye’nin öncü şehirleri arasında gösteriliyor. Büyükşehir Belediyesi, güneş enerjisi santrallerinden(GES) elektrikli ulaşım sistemlerine, akıllı şehir uygulamalarından emisyon azaltımına, atık yönetiminden geri kazanım projelerine kadar geniş bir yelpazede yürüttüğü çalışmalarla bu hedefe katkı sunuyor. İklim Nötr Şehirler Ağı, iklim nötr bir gelecek vizyonu doğrultusunda hem sürece öncülük eden hem de yeni dahil olan belediyeleri ortak bir dönüşüm zemininde buluşturmayı amaçlıyor. Öncü kent statüsü, iklim nötrlük hedefinde ileri düzey eylem planına sahip belediyelere verilirken, takipçi kentler ise planlama sürecinin başlangıç veya erken aşamasında bulunan yerel yönetimlerden oluşuyor. "Çalışmalarımız güçlenerek sürecek" İklim değişikliğiyle mücadelenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Başkan Halit Doğan, Samsun’un çevre dostu ve dirençli bir kent kimliği kazanması için tüm kurumlarla iş birliği içinde hareket ettiklerini belirtti. Doğan, "İklim değişikliği ile mücadele, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmanın en önemli yolu. Bu bilinçle artık dünya, ülkemiz ve şehirlerimiz iklim değişikliği ile mücadelede önemli roller üstleniyor. Biz, iklim nötr hedefine; yalnızca bugünü değil gelecek nesilleri de ilgilendiren önemli bir sorumluluk olarak bakıyoruz. İklim değişikliği ile mücadele artık bir tercih değil zorunluluk. Samsun’un çevre dostu ve dirençli bir kent kimliği kazanması noktasında tüm kurum ve kuruluşlarımızla iş birliği halinde bir çalışma takvimi yürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki iklim değişikliği ile mücadele, bireysel değil topyekün bir çalışma ve iş birliği ile mümkün. Büyükşehir Belediyesi olarak GES’lerimizden ulaşım çalışmalarımıza, sıfır atık uygulamalarımızdan yeşil odaklı projelerimize her alanda iklim değişikliği ile mücadele hedefimize katkı sunuyoruz. Öncü Kent ünvanını çevre dostu projelerimiz ve uygulamalarımızın ulusal düzeyde takdiri olarak görüyoruz. Bu noktada enerji verimliliğinden, yenilenebilir enerji kullanımına, sürdürülebilir çevre projelerinden ulaşım planlamalarına çalışmalarımızı her alanda güçlendirerek sürdürmekte kararlıyız" dedi.
Başkan Kul: "Terme, kuzeyin üretim merkezi olacak"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 21:40 Başkan Kul: "Terme, kuzeyin üretim merkezi olacak" SAMSUN (İHA) – Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Terme Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yatırımcılara yönelik ön tahsis sürecinin başladığını belirterek, ilçenin kuzeyin üretim merkezi olacağını söyledi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Terme Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımcılara yönelik ön tahsis sürecinin resmen başladığını duyurdu. Terme Belediyesi Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na başkanlık eden Kul, ilçenin ekonomik yazgısını değiştirecek projeye dair önemli detaylar paylaştı. Terme OSB’nin sadece ilçeye değil, tüm bölge ekonomisine değer katacağını vurgulayan Başkan Şenol Kul, projeyi "Kuzeyin üretim merkezi" olarak tanımladı. Başkan Kul, "Terme OSB, ilçemizin olduğu kadar bölge ekonomisinin kalkınmasına da devasa bir değer katacaktır. En büyük önceliğimiz gençlerimize iş sahası açmak ve istihdamı artırmaktır. OSB ile birlikte Terme, sadece tarımıyla değil, sanayisiyle de konuşulan bir merkez haline gelecektir" dedi. Projenin sosyal etkilerine dikkat çeken Başkan Kul, Terme’nin artık dışarıya göç veren bir ilçe olmaktan çıkacağını belirterek, "OSB sayesinde istihdam artacak, yerel sanayicimiz güçlenecek ve dışarıdan gelecek yatırımlarla Terme bir cazibe merkezi haline dönüşecek. Bizim hayalimiz, evlatlarımızın kendi memleketlerinde, huzur ve güven içinde iş sahibi olmasıdır. 2026 yılı bu dev projenin somut meyvelerini topladığımız bir yıl olacak" diye konuştu. Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında yürütülen ön tahsis sürecinin 5-25 Ocak tarihleri arasında ilan süresinde olacağını belirten Başkan Kul, "Terme Karma OSB’de yatırım yapmak isteyen sanayicilerimiz için ön tahsis süreci başlamıştır. Yaklaşık 936 bin metrekarelik alan, şeffaf ve mevzuata uygun şekilde yatırımcılarımızın başvurusuna açılmıştır. Bu süreç, Terme’mizin sanayi altyapısını güçlendirecek, istihdamı artıracak ve ilçemizin ekonomik geleceğine değer katacaktır" açıklamasında bulundu. Ön tahsis başvurularının meydip sanayi internet adresi üzerinden yapılacağını ifade eden Başkan Kul, Ocak 2026 dönemi için belirlenen ön tahsis bedelinin 5 bin TL/m2 olduğunu; ödemelerin ise yüzde 50 peşin, kalan bedelin 18 eşit taksit şeklinde gerçekleştirileceğini aktardı. Başkan Kul, Terme Karma OSB’nin her geçen gün büyüyen ve gelişen bir üretim üssü haline geldiğini belirterek, "Yatırımcılarımızı Terme’ye davet ediyor, ilçemize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.