Yerel Haberler
Şanlıurfa
09 Mart 2026 Pazartesi - 11:50 Şanlıurfa’da sahur vakti ciğer keyfi Şanlıurfa’nın önemli lezzetleri arasında bulunan ciğer kebabı, vatandaşların sahurda en çok tükettiği lezzetlerin başında geliyor. Birbirinden lezzetli yemekleriyle öne çıkan Şanlıurfa’da Ramazan ayında ciğer kebabı tüketimi diğer aylara göre artış gösterirken, vatandaşlar bu kebabı en çok sahur vaktinde tüketiyor. Teravih namazının ardından Balıklıgöl Yerleşkesi civarı ve Haşimiye Meydanı bölgesine gelen vatandaşlar, uzun süre burada vakit geçiriyor. Gece 00.00’da başlayan ciğer kebabı ziyafeti sahur vaktinin bitimine kadar devam ediyor. Kente gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin de tercih ettiği ve porsiyonu 300 liradan satılan ciğer kebabı, lavaş ekmeği, kuru soğan, közlenmiş acı biber ve ayranla servis ediliyor. "Günlük 5 ton ciğer tüketiliyor" Ciğer kebabı işletmecisi Eyüp Kurtboğan, vatandaşların bu yılda ciğer kebabına ilgi gösterdiğini belirterek, "Vatandaşımız her sene olduğu gibi bu sene de ciğer kebabına ilgi gösteriyorlar. Biz de öğleden sonra gelip hazırlığımıza başlıyoruz. Hazırlığımızı yaptıktan sonra vatandaşımıza iftardan sahura ciğerlerimizi ikram ediyoruz. Genelde kuzu ciğeri Urfalının tercihidir, talebe göre dana ciğer de mevcuttur ama genelde kuzu ciğeri daha çok ilgi görüyor. Ciğeri alıp küp halinde doğrarız. Ondan sonra pişirip vatandaşlarımıza sunuyoruz. Geçen seneye göre tükettim arttı. 4 ton olan tüketim tonajı 5 tona yakın hale geldi. Fiyatlar da tabi geçen yıla oranla biraz yükseldi. Yine de vatandaşlarımız memnun, gelip ciğer kebabı talep ediyorlar. Bizim usulümüz lavaş ekmeği arasına servis yapıyoruz ve fiyatı 300 TL’dir" dedi. "Ciğer bizim kırmızı çizgimizdir" Sahurunu ciğer kebabı ile yapan vatandaşlardan İsa Çakır, "Ciğer bizim vazgeçilmezimiz, Urfa’mızın özel yemeklerinden biridir. Herkesi Urfa’ya davet ediyoruz. Ciğer Urfa’da yenilir. Arkadaşlarla buraya geldik, sahurumuzu ciğer kebabı ile yaptık. Ciğer kebabının yanında közlenmiş acı biber ve ayran da tükettik. Ciğer kebabı on numaradır, herkesi bekleriz. Urfalılar olarak ciğer kebabını çok önemsiyoruz. Ciğer bizim kırmızı çizgimizdir, onu belirtelim. Herkesi Urfa’ya ciğer yemeğe bekliyoruz" şeklinde konuştu. Ciğer kebabı ustası Muhammed Abdi, "Ciğer günlük olarak bize taze bir şekilde gelir. Burada temizliğini yaptıktan sonra doğramasını yaparız. Küçük küçük küp şeklinde kesimini yaptıktan sonra şişlere saplarız. Çeşitli aşamalardan sonra pişirip müşterilerimize ikram ederiz. Şişlere iki adet kuyruk yağı, 4 adet de ciğer saplarız. Kuyruk ve ciğer küpleri küçük küçük olur, küçük olunca daha da lezzetli olur" dedi. Müşterilerden Kadir Çoban ise "Urfalıyım, ciğer kebabı bizim olmazsa olmazımızdır. Ciğer oldu olalı Urfa’nındır, ciğerin başkenti Urfa’dır. Ciğer Urfalılarındır. Urfa’da doğdu, Urfa’da büyüdü, Urfa’nındır. Biz Urfalılar olarak ciğeri severiz. Sürekli tüketiriz. Bence ciğer yemeyenler daha fazla geç kalmasınlar, bir an önce gelip bu tada varsınlar" ifadelerini kullandı.
Kuş gibi süzülüp metrelerce yükseklikte çalışıyorlar
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 13:22 Kuş gibi süzülüp metrelerce yükseklikte çalışıyorlar Şanlıurfa’da yüksekliği 50-60 metreyi bulan otel ve iş merkezlerinin dış cephelerinde çalışan endüstriyel dağcılar, komando teçhizatını andıran ekipmanlarla kendilerini iplere bağlayarak metrelerce yüksekte görev yapıyor. Yaklaşık 10-15 katlı binaların dış cephesinde çalışan işçiler, iskele veya vinç kullanılmadan sadece ip sistemleriyle görevlerini yerine getiriyor. Tehlikeli olduğu kadar dikkat gerektiren bu işte görev alan çalışanlar, mesailerini büyük bir titizlikle sürdürüyor. "Endüstriyel dağcılık" olarak tanımladıkları meslekleri kapsamında dış cephe temizliği, dış cephe boya işleri, kaplama ve bakım işlerini yapan işçiler, bu yöntemle hem çevreye zarar vermediklerini hem de gürültü oluşturmadıklarını ifade etti. "Korku nedir bilmiyoruz" diyen işçiler, sıfır hata ile çalışmaya özen gösterdiklerini vurguladı. Mesleğini severek yaptığını aktaran işçi Mehmet Özçimen, "Cam temizliği yapıyoruz, boya yapıyoruz, montaj yapıyoruz, ondan sonra her türlü tamirat, tadilat işleri yapıyoruz. İskele kurmadan iple çevre rahatsızlık vermeden çalışıyoruz. Güzel ve temiz bir şekilde işimizi yapıp iniyoruz. 2014 yılından itibaren bu işe girdim. Yükseklikle ilgili aram gayet iyidir, alıştım. Herhangi bir korkum yok. Temiz bir şekilde işimizi yapıyoruz" dedi. "Adrenalin ruhlu insanlar korku bilmezler" Bölgede 13 yıldır çalıştığını belirten Sabri Pektaş ise "2012 yılından itibaren endüstriyel dağcılık bu sektörde çalışıyoruz. Bilumum işler yapıyoruz. Uluslararası bir dış cephe işi diyebiliriz. Özellikle doğup büyüdüğüm bu coğrafyada Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne batıdan gelmeyen arkadaşların yerine burada biz dolduruyoruz. Sıcak bir iklim, kavurucu bir iklim ve buna rağmen bu işimizi burada yapıyoruz. İşimizi severek yapıyoruz. Dış cephe boya, dış cephe temizlik, dış cephe LED döşemesi, gerekirse elektrik bağlıyoruz, yani ulaşılması zor işleri yapıyoruz. Vinç ve iskele kurulumu yapılmadan iple bu tür işleri yapıyoruz. Bu bölgede genellikle 10-15 katlı binalarda çalışıyoruz. 50-60 metre yüksekliğindeki binalarda çalışıyoruz. Adrenalin ruhlu insanların yükseklik korkusu olmaz. Dağcılık malzemelerimiz uluslararası çapta üretilen malzemelerdir. Malzemelerimize güvenip işimizi severek yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Uzmanlardan kuraklık uyarısı
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 09:53 Uzmanlardan kuraklık uyarısı Türkiye’nin en sıcak ve kurak bölgelerinden biri olan Şanlıurfa’da, Ziraat Mühendisleri Odası İl Başkanı Mehmet Süzen, önemli bir uyarıda bulundu. Süzen, Şanlıurfa’nın kurak iklim kuşağında yer aldığını ve her dört yılda bir ciddi kuraklık yaşandığını vurgulayarak, su kaynaklarının hızla azaldığına dikkat çekti. Başkan Süzen, mevcut su yönetim politikalarının yeterli olmadığını belirterek, "Eğer suyu etkin, tasarruflu ve verimli bir şekilde kullanmazsak, 2030 yılına gelindiğinde ülkemiz su kaynaklarının yüzde 15’ini kaybedebilir. Bu da Türkiye’nin su fakiri ülkeler kategorisine girmesi anlamına gelir" dedi. Tarımda kullanılan su miktarının yüksekliğine ve bu alanda yapılan israflara da dikkat çeken Süzen, suyun verimli kullanılması adına sulama sistemlerinde modern yöntemlere geçilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca yerel yönetimlere, çiftçilere ve kamuya su tasarrufu konusunda daha fazla sorumluluk düştüğünü belirtti. İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha da belirginleştiğini kaydeden Mehmet Süzen, "Malumunuz kurak iklim kuşağındayız. Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa gibi tarım potansiyeli yüksek ilerimiz kurak iklim kuşağındadır. Her yıl bölgemizde kuralık yaşanabilir. Zaten ortalama 3-4 yılda bir bölgemizde kuraklık yaşanıyor. Kuraklığın önüne geçmek için su yönetimini çok iyi kullanmak gerekiyor. Suyu etkin, verimli ve tasarruflu bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Çünkü gerekli önlemler alınmazsa 2030 yılında bakın çok geçmeden 2030 yılında su kaynaklarımız yüzde 15 oranında azalacak ve su fakiri ülkeler kategorisine gireceğiz. Dolayısıyla bu noktada gerekli önlemlerin bir an önce alınması gerekiyor. Örnek vermek gerekirse bilindiği üzere Harran Ovası’nda salma sulama yapılıyor. Burada ciddi bir su israfı söz konusu oluyor. Burada israf olan suyun yeniden kazandırılması noktasında çalışmalar yapılabilir. Yine bölgemizde malumunuz 30 yıldır devam eden GAP Projesi var. Şu ana kadar tarımsal sulamada yüzde 46’sı tamamlanmış bir projedir. Daha yüzde 54’lük kısmı duruyor. Dolayısıyla GAP projesi tamamlandığında burada kuraklığı da belki konuşmamış olacağız. Devletimizin bir an önce GAP projesine ağırlık verip buradaki bütün verimli arazileri su ile buluşturması gerekiyor. Kuraklığın tamamen bu bölgede kaldırılması için GAP projesinin tamamlanması çok önemlidir" ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa’da sulama kanalında can güvenliği için tel örgü önlemi
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 09:27 Şanlıurfa’da sulama kanalında can güvenliği için tel örgü önlemi Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Haliliye ilçesine bağlı Sırrın Karşıyaka Mahallesi’nden geçen Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait sulama kanalında yaşanan boğulma vakalarının önüne geçmek için önemli bir güvenlik uygulamasını hayata geçirdi. Özellikle yaz aylarında serinlemek isteyen vatandaşların hayati tehlike yaşadığı bu kanalda, tel örgü montajı başlatıldı. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte sulama kanallarına girme girişimleri de artarken, bu durum zaman zaman ölümle sonuçlanan kazalara yol açıyor. Son yıllarda bu kanalda meydana gelen boğulma olaylarındaki artış, yerel yönetimi harekete geçirdi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Yapı İşleri Şube Müdürlüğü, vatandaşların can güvenliğini sağlamak amacıyla "Bir hayatı kurtarmak, her şeyden değerlidir" sloganıyla sulama kanalı çevresinde ek güvenlik önlemleri alıyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kanalın her iki kenarında daha önce yer alan mevcut korkuluklara ek olarak, yüksek tel örgüler yerleştirmeye başladı. Bu önlemle birlikte, kanal boyunca vatandaşların suya doğrudan erişimi büyük ölçüde sınırlandırılacak. Tel örgü montajı çalışmalarıyla yalnızca güvenlik önlemleri artırılmakla kalmayıp, aynı zamanda kanal çevresinde düzen sağlanması ve kamusal alanların daha güvenli hale getirilmesi de amaçlanıyor. Yetkililer, uygulamanın Sırrın Karşıyaka Mahallesiyle sınırlı kalmayacağını, kent genelinde riskli bölgelerde de benzer önlemlerin alınacağını duyurdu. Vatandaşlar, alına güvenlik önlemleri nedeniyle emeği geçenlere teşekkür etti.