Yerel Haberler
Şanlıurfa
Pendikli çocukların bağışladığı oyuncaklar, Siverekli çocuklara ulaştırıldı
17 Nisan 2025 Perşembe - 09:39 Pendikli çocukların bağışladığı oyuncaklar, Siverekli çocuklara ulaştırıldı İstanbul’da Pendikli çocuklar tarafından bağışlanan yüzlerce oyuncak, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki çeşitli anaokullarındaki çocuklara dağıtılarak yüzleri güldürüldü. Pendik Kent Konseyi Başkanı Süleyman Yılmaz ve beraberindeki heyet, Pendikli çocuklar tarafından bağışlanan oyuncakları teslim etmek için Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki anaokullarını ziyaret etti. Proje kapsamında Pendikli çocuklar tarafından bağışlanan oyuncaklar, anaokullarındaki çocuklara dağıtılarak yüzleri güldürüldü. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Pendik Kent Konseyi Başkanı Süleyman Yılmaz, çocuklar arasında dayanışmayı teşvik etmeyi amaçladıklarını belirtti. Yılmaz, "Pendikli çocuklarımızın kendi oyuncaklarını büyük bir gönüllülükle paylaşmaları, bu projenin en anlamlı yönlerinden biriydi. Onların gönderdiği oyuncakları Siverek’teki çocuklara ulaştırmak, bizim için hem bir mutluluk hem de bir sorumluluktu. Minik yüreklerin sevinci her şeye değer. Bu vesileyle katkı sunan tüm çocuklarımıza, ailelerine ve sürece destek veren eğitim kurumlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Siverek İlçe Milli Eğitim Müdürü Nuri Kapanoğlu ise "Toplumsal dayanışmanın ve çocuklarımızın mutluluğuna verilen değerin en güzel örneklerinden birine hep birlikte şahitlik ettik. Pendik Kent Konseyi’nin bu güzel jesti, öğrencilerimiz kadar bizleri de çok mutlu etti. Katkı sunan herkese eğitim camiamız adına gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Pendikli çocukların bağışladığı oyuncaklar, Siverekli çocuklara ulaştırıldı
17 Nisan 2025 Perşembe - 09:36 Pendikli çocukların bağışladığı oyuncaklar, Siverekli çocuklara ulaştırıldı İstanbul’da Pendikli çocuklar tarafından bağışlanan yüzlerce oyuncak, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki çeşitli anaokullarındaki çocuklara dağıtılarak yüzleri güldürüldü. Pendik Kent Konseyi Başkanı Süleyman Yılmaz ve beraberindeki heyet, Pendikli çocuklar tarafından bağışlanan oyuncakları teslim etmek için Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki anaokullarını ziyaret etti. Proje kapsamında Pendikli çocuklar tarafından bağışlanan oyuncaklar, anaokullarındaki çocuklara dağıtılarak yüzleri güldürüldü. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Pendik Kent Konseyi Başkanı Süleyman Yılmaz, çocuklar arasında dayanışmayı teşvik etmeyi amaçladıklarını belirtti. Yılmaz, "Pendikli çocuklarımızın kendi oyuncaklarını büyük bir gönüllülükle paylaşmaları, bu projenin en anlamlı yönlerinden biriydi. Onların gönderdiği oyuncakları Siverek’teki çocuklara ulaştırmak, bizim için hem bir mutluluk hem de bir sorumluluktu. Minik yüreklerin sevinci her şeye değer. Bu vesileyle katkı sunan tüm çocuklarımıza, ailelerine ve sürece destek veren eğitim kurumlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Siverek İlçe Milli Eğitim Müdürü Nuri Kapanoğlu ise, "Toplumsal dayanışmanın ve çocuklarımızın mutluluğuna verilen değerin en güzel örneklerinden birine hep birlikte şahitlik ettik. Pendik Kent Konseyi’nin bu güzel jesti, öğrencilerimiz kadar bizleri de çok mutlu etti. Katkı sunan herkese eğitim camiamız adına gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Harran Üniversitesi Sosyal Bilimler MYO Müdürü görevden alındı
16 Nisan 2025 Çarşamba - 19:53 Harran Üniversitesi Sosyal Bilimler MYO Müdürü görevden alındı Şanlıurfa Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulunda (MYO) müdürlük görevini yürüten Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Halil Yaşar’ın Rektör Mehmet Tahir Güllüoğlu ile yaşadığı bir telefon görüşmesi sonunda görevden alındığı öğrenildi. Şanlıurfa Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulunda (MYO) müdürlük görevini yürüten Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Halil Yaşar, iddiaya göre Rektör Mehmet Tahir Güllüoğlu ile bir telefon görüşmesi yaptı. Telefonda iki arasında ipler gerilince Doç. Dr. İbrahim Halil Yaşar görevden alındı. Olaya tepki gösteren Yaşar, Güllüoğlu’nun kendisini aşağılayarak tehdit ettiğini iddia etti. Yaşar, yaptığı yazılı açıklamada, onur ve şerefinin makamdan daha değerli olduğunu belirterek, "Harran Üniversitesi’nin değerli ve onurlu bilim insanları, Ortak Dersler Koordinatörlüğü (ODK) sınav ve uygulamalarının planlamadan yoksun, işlevsiz ve sorunlu olduğu hepinizin malumudur. Cuma günü saat 17:00’da bu konuya ilişkin Rektör’ün şahsımı aramasıyla aramızda bir telefon görüşmesi gerçekleşmiştir. Rektör, zaman, mekan, fail ve fiil unsurlarını açıklamadan, ODK ile ilgili yaşandığını söylediği birtakım sorunları gerekçe göstererek şahsıma karşı devlet adabı ve akademik nezaket sınırlarını aşan bir üslup ile diyaloga girişmiştir. Ben konuyu anlamaya çalışıp, araştırarak kendisini hemen bilgilendireceğimi söylesem de Rektör, yanında başka insanların da bulunduğunu özellikle belirterek, beni ve müdür yardımcılarımı ’benim canımı sıkma, ben size ne yapacağımı iyi biliyorum’ gibi yakışıksız ifadelerle aşağılamış ve kadro vermemekle tehdit etmiştir. Hatta adını ve kim olduğunu dahi bilmediği müdür yardımcılarımın kendilerine başka bir yer bulmalarını bu üniversitede barınamayacaklarını söylemiştir. Kendisinin bu üslubuna karşı devlet terbiyesi ve akademik nezaketi elden bırakmamaya gayret etsem de hakaretamiz üslubunu ısrarlı şekilde sürdürmeye devam etmiştir. Her ne kadar umuma açık ifade edilmese de Rektör’ün adaba ve edebe mugayir bu üslubu hepinizin malumudur. Bu husustaki rahatsızlıktan cumhurun kahir ekseriyeti haberdar ve mustarip olup tekrarı, malumun ilanından başkaca bir anlam ifade etmeyecektir. Bilinmelidir ki bilim adamlığı, şahsım açısından en önemli vasıf ve birinci önceliktir. Makam, para, şöhret vesaire hırslar şahsi dünyamda kabul gören şeyler değildir. İzzet ve şeref ancak Allah’a ait olup insanların şahsıma atfedeceği şirinliklere de karnım toktur" dedi. "Yükselen memleketimizin en önemli ihtiyacı olan yetişmiş insan kaynağının lokomotifi hükmündeki akademide saygı, edep ve adap sınırlarını aşan bir üslup ve muameleye muhatap olmak son derece üzücüdür" diyen Yaşar, "Birileri için makam ve mevki ile bunların sağladığı nimetler vazgeçilmez ve sevimli gelebilir. Ancak İbrahim Halil Yaşar açısından bunların herhangi bir kıymet-i harbiyesi yoktur. Hiçbir sebep, sayın rektörün belli bir süreliğine emanetini yüklendiği kurumun şerefli personellerine hakaret etmesini haklı gösteremez. İlgili mevzuat, maiyetinde çalışan insanlara karşı özenli davranmayı vaaz ederken, maalesef sayın rektör, hakareti, tehdidi ve aşağılamayı tercih etmektedir. Unutulmamalıdır ki devletimiz ve kurumlarımız kalıcı, şahıslar ise fani ve geçicidir. Nitekim bizlerden önce de buralarda çokça insanlar gelip geçmiştir. Hülasa mensubu olmayı en büyük onur saydığım Yüce Türk Milleti ile hizmetkarı olduğum Türk Devleti’nin geleceği olan genç nesillerin yetişmesine katkı sunmak en büyük idealimdir. Bundan başkaca bir arzum ve emelim de bulunmamaktadır. Saygın Türk akademisinin bir üyesi olarak hiç kimsenin hakaretini sineye çekecek değilim ve bu çirkin tavrı reddediyorum. Bundan memnuniyet duymasam da devlet terbiyesi dışına çıkmadan şerefli ve onurlu bir tepki göstermeyi ise zaruri görüyorum. Harran Üniversitesi Sayın Tahir Güllüoğlu’nun şahsi mülkü olmadığı gibi bu kurumda çalışan hiçbir onurlu insan da kendisinin şahsi hizmetkarı yahut köyündeki azapları değildir. Harran Üniversitesi ülkemizin gözbebeği bir eğitim kurumu bizlerse devletimizin ve milletimizin bekası için çalışan onurlu insanlarız. Yardımcılarım ve maiyetimde çalışan tüm personelin hakkını ve hukukunu savunmak benim için bir namus meselesidir. Meselenin kişiselleştirilmesi durumunda Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere gerekli kurumlar nezdinde girişimlerde bulunacağımı da açıkça beyan ediyorum. Hatırlatmak isterim ki adalet incinirse her şey incinir. Allah’tan gayrı çekinecek ve korkacak kimse de yoktur. Allah’ın takdirinden öte bir kuvvet ve kudret de yoktur. O, dilemedikçe bir şey olmaz, O dilerse de kimse mani olamaz. Böyle inandık böyle iman ettik" ifadelerine yer verdi.
Öğrenciler ölen arkadaşları için eylem yaptı, üniversite ile ilgili yeni skandal ortaya çıktı
16 Nisan 2025 Çarşamba - 17:14 Öğrenciler ölen arkadaşları için eylem yaptı, üniversite ile ilgili yeni skandal ortaya çıktı Harran Üniversitesi öğrencileri, sahipsiz sokak köpeğinin saldırısından kaçmaya çalışırken otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden arkadaşları için rektörlük binası önünde eylemlerini sürdürüyor. Öğrenciler, arkadaşlarının ölümüne rağmen köpeklerin toplatılmamasına tepki gösterdi. Harran Üniversitesi Rektörü Mehmet Tahir Güllüoğlu’nun ise 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde kampüsteki başıboş sokak köpeklerinin beslenmesi için özel mama kapları ve kabinler yaptırdığı, bu nedenle de kampüs içerisindeki ve çevresindeki köpek sayısının giderek arttığı iddia edildi. Harran Üniversitesinin farklı bölümlerinde eğitim gören bir grup öğrenci, 3 gündür rektörlük binası önünde, sahipsiz köpek saldırısı sonucu ölen fen edebiyat fakültesi matematik bölümü son sınıf öğrencisi 27 yaşındaki Sevda Özkaya için eylemlerini sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan olayda, 2 arkadaşıyla birlikte otobüsten inen öğrenci Sevda Özkaya, sahipsiz sokak köpeklerinden kaçarken otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Öğrenciler ölen arkadaşları için eylem yaptı, rektör umursamadı Yaşanan olayın ardından rektörlük önünde toplanan öğrenciler, eylem yaptı. Pankart açan öğrenciler, Rektör Tahir Güllüoğlu’nun dışarı çıkıp kendileriyle görüşmelerini istedi. Uzun süre bekleyen öğrenciler, rektörün gelmemesi üzerine slogan atıp istifa çağrısında bulunmuştu. Eylemlerini 3 gündür sürdüren öğrenciler, güvenlik, sahipsiz köpekler, eğitim gibi birçok sorunlarının devam ettiğini belirterek ellerindeki dövizlerle rektörlük önünde çözüm beklediklerini ifade ettiler. "Bu acı olay üniversitemizdeki mevcut sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir" Grup adına açıklamada bulunan Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi 2’nci sınıf öğrencisi Eyüp Ensar Sancar, "Fen-edebiyat fakültesi matematik bölümü son sınıf öğrencisi Sevda Özkaya’nın vefatı nedeniyle büyük üzüntü duymaktayız. Bu acı olay üniversitemizdeki mevcut sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bizler, Harran Üniversitesi öğrencileri ve mensupları olarak, kampüsümüzde yaşanan ciddi sorunların çözümüne yönelik aşağıdaki taleplerimizi sizlere iletmek istiyoruz. Tespit edilen sorunlarımız, kampüs güvenliğinin yetersizliği, kampüsün halka açık olması ve yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması, öğrencilerimiz ve personelin can güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Dışarıdan kontrolsüz girişlerin önlenememesi, güvenlik birimlerinin yetersiz kalması ve olaylara zamanında müdahale edilememesi, öğrencilerin kendilerini güvende hissetmemesine neden olmaktadır. Sahipsiz hayvan sorunu, kampüs içerisindeki başıboş köpek sayısının artması, öğrencilerin fiziksel ve psikolojik sağlığını tehdit etmektedir. Bu durum, öğrencilerin günlük yaşamlarını tedirginlik içinde sürdürmelerine yol açmaktadır. İdari baskı ve özgürlüklerin kısıtlanması, üniversite yönetiminin, farklı görüşteki öğrenci ve akademisyenlere karşı hoşgörüsüz bir tutum sergilediği yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Eleştirel seslerin susturulmaya çalışılması, bilimsel özgürlük ve çoğulculuk ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Üniversite yönetiminin tüm mensuplara eşit mesafede durması ve ayrımcılık yapmaması gerekmektedir. Taleplerimiz, kampüs güvenliğinin artırılmasıdır. Kampüs giriş-çıkışlarının turnike sistemleri gibi kontrollü önlemlerle düzenlenmesi, güvenlik personeli sayısının artırılması ve etkin bir güvenlik politikası oluşturulması, sahipsiz hayvan sorununun çözümüdür. Başıboş hayvanlar için insancıl, etkili ve sürdürülebilir çözümler üretilmesidir. Bu taleplerimizin dikkate alınarak acilen harekete geçilmesi, üniversitemizin huzurlu ve güvenli bir eğitim-öğretim ortamına kavuşması için hayati önem taşımaktadır. Gereğini saygılarımızla arz ederiz" dedi. Eğitim fakültesi öğrencisi Berçem Doğan, güvenlik sorunlarının olduğunu belirterek, "Bu sabah okula geldiğimizde kimlik kontrollerimizi yaptılar. Dışardan gelen yabancı, kim olduğu belirsiz kişilerin kimlik kontrolleri yapılmıyor" şeklinde konuştu. "Bugün Sevda yarın bizler" Öğrencilerden Mukaddes Palamut, "Geçenlerde kafenin orada silahlı çatışma oldu, bunun için hiç bir şey yapılmadı. Açıkçası burada hiçbirimiz güvende değiliz. Hani bugün Sevda yarın bizler, yarın hepimiz" ifadelerini kullandı. Acı olayın ardından üniversite ile ilgili yeni skandal ortaya çıktı: Başıboş köpeklere özel ilgi gösterilmiş Öte yandan Harran Üniversitesi Rektörü Mehmet Tahir Güllüoğlu’nun 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde kampüsteki başıboş sokak köpeklerinin beslenmesi için çok sayıda mama kabı ve kabinler yaptırdığı ortaya çıktı. Kampüsün değişik bölgelerine konulan kabinler aracılığıyla başıboş köpeklerin düzenli olarak beslendiği ve bu nedenle de kampüs içerisindeki ve çevresindeki köpek sayısının giderek arttığı iddia edildi.
Kaçak balık avlayan şahsa 221 bin lira ceza
16 Nisan 2025 Çarşamba - 12:03 Kaçak balık avlayan şahsa 221 bin lira ceza Şanlıurfa’da iç sularda balık avlama yasağına uymayan şahsa 221 bin 540 TL para cezası kesildi. Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi (HAYDİ) ile Hilvan İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından "Kaçak Balık Avcılığını Önlemek" için denetimler gerçekleştirildi. Hilvan ilçesine bağlı kırsal Faik Mahallesi bölgesindeki Fırat Nehri kıyılarında önleyici kolluk devriyesi esnasında kullanımı yasak olan misina balık ağı germek suretiyle avcılık yaptığı tespit edilen F.A. isimli şüpheli şahsın aracında arama yapıldı. Yapılan aramada 250 kilogram turna ve sazan cinsi balık, 1 adet şişme bot, 2 adet bot küreği, 3 adet 200 metre uzunluğunda balık ağı, 1 adet akü ile 1 adet branda ele geçirildi. 1380 sayılı su ürünleri kanununun 23/b ve 19 maddesi gereğince kullanımı yasak olan misina ağ ile av yaptığı tespit edilen F.A. isimli şahsa 221 bin 540 TL idari para cezası uygulanırken ele geçirilen malzemelere ise el konuldu. Yetkililer, 1380 sayılı su ürünleri kanunu çerçevesinde iç sularda 1 Nisan ile 1 Temmuz tarihleri arasında her türlü balık avcılığının yasak olduğu hatırlatılırken diğer zamanlarda ticari amaçlı balık avcılığı yapabilmek için ise su ürünleri ruhsat tezkeresi almanın zorunlu olduğu belirtildi. Ticari amaç gütmeksizin sportif amaçlı kıyıdan olta balıkçılığı yapmak için ise bağlı bulunulan il veya ilçe tarım müdürlüklerine başvurularak sportif amatör balıkçılık belgesi alınması gerektiği ifade edildi.
Kadınlara özel diyetisyen hizmeti devam ediyor
16 Nisan 2025 Çarşamba - 11:13 Kadınlara özel diyetisyen hizmeti devam ediyor Haliliye Belediyesi, kadınlara yönelik ücretsiz diyetisyen desteğiyle sağlıklı yaşamı teşvik etmeye devam ediyor. Belediye bünyesindeki spor salonlarından faydalanan kadınlara oluşturulan özel diyet programı ile sonuç aldıklarını ifade eden kursiyerler ise Başkan Mehmet Canpolat’a sunduğu hizmetlerden ötürü teşekkür ediyor. Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın talimatı ile vatandaşların hayatına dokunan projelerin hayata geçirildiği Haliliye Belediyesi, sosyal belediyecilikte fark oluşturmaya devam ediyor. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren ücretsiz diyetisyen desteği ile kadınların sağlıklı beslenme konusunda bilinçlenmesi için çalışmalar sürüyor. Belediye bünyesinde görev yapan diyetisyen tarafından Milletevleri ve Hanımlar Konağındaki kursiyerlere, sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda rehberlik ediliyor. Kadınların sağlık durumlarına göre uygun beslenme planı oluşturan diyetisyen, ideal kilosuna ulaşmak isteyen ve sağlıklı kalmak için spor yapan kursiyerlere diyet listeleri oluşturuyor. Kadınların kilo, yağ ve kas oranlarına göre oluşturulan diyet listeleri ile sağlıklı bir şekilde kilo veren kadınlar, kendilerine sunulan bu imkanlardan ötürü Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyor. Sağlıklı bir Haliliye için tüm vatandaşları beklediklerini söyleyen Diyetisyen Mehmet Kaplan, "Bugün, Osmangazi Hanımlar Konağındayız. Vatandaşlarımıza ölçüme kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bize başvuran, kilo almak isteyen, kilo vermek isteyen çeşitli kronik hastalıklarla başvuran, programlarımıza uyan, buradaki spor salonumuzdan yararlanan ve su tüketimine dikkat eden vatandaşlarımızla gayet güzel sonuçlar alıyoruz. Sağlıklı bir Haliliye için tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz" dedi. Hizmetten yararlanan bir kursiyer ise hem kendilerine zaman ayırdıklarını hem de sağlıklı bir yaşam için spor yaptıklarını ifade ederek, "Osmangazi Hanımlar Konağına geliyorum. Mehmet hocam bana çok yardımcı oldu teşekkür ediyorum. Belediyemize de teşekkür ediyorum. Böyle bir imkan sağladığı için, bizi böyle bir ortamda buluşturdu. Bizim kendimize ayıracağımız tek zamanımız böyle spora, dikiş, ahşap boyamaya geldik. Teşekkür ediyoruz, Allah razı olsun Belediyemizden" diye konuştu. Sağlık problemi olduğunu ve Haliliye Belediyesi’nin sunduğu spor salonu ve diyetisyen hizmeti ile sonuç aldığını kaydeden başka bir kursiyer ise, "Haliliye Belediyesi’nin bize Hanımlar Konağında açtığı imkanlardan çok memnunuz. Diyetisyen bölümü de açtılar, biz çok memnunuz. Bize çok faydası oldu zayıflamak konusunda. Benim bel ağrım vardı, bel ağrısı için spor salonuna geldim. Çok faydasını gördüm. El sanatları olsun, dikiş olsun, spor olsun, ahşap bölümü olsun, biz Mehmet Canpolat’tan çok razıyız. Bize bu imkanı tanıttığı için çok çok teşekkür ederiz" dedi. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise kadınlara yönelik hizmetlerin artarak devam edeceği ve sağlıklı yaşam bilincini yaygınlaştırmaya yönelik çalışmaların süreceği belirtildi.
Şanlıurfa’da ’UNESCO Müzik Şehri’ olma sevinci
15 Nisan 2025 Salı - 15:44 Şanlıurfa’da ’UNESCO Müzik Şehri’ olma sevinci Şanlıurfa’ya UNESCO tarafından "Müzik Şehri" unvanı verilmesinin sevinci yaşanıyor. Kent, 2026 yılında UNESCO Müzik Şehirleri Toplantısına ev sahipliği yapacak. Şanlıurfa’ya UNESCO tarafından "Müzik Şehri" unvanı verilmesinin sevinci yaşanıyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, düzenlediği basın toplantısında, mutu haberi basın mensuplarıyla paylaştı. Gülpınar, toplantıda tarihi, zengin kültürel birikimi ve köklü müzik geleneğiyle adından söz ettiren kentin UNESCO’nun Geliştirici Şehirler Ağı içerisinde "Müzik Şehri" unvanına sahip olarak önemli bir başarıya imza attığını söyledi. "Dünyanın önemli aday şehirlerini geride bıraktık" Gülpınar, "Dünyanın dört bir yanından aralarında Kansas City, Belfast, Da Lat gibi iddialı birçok uluslararası aday şehirle bu süreçte yarıştık ve onları geride bırakarak bu prestijli organizasyona ev sahipliği yapmaya hak kazandık. 2026 yılında düzenlenecek olan UNESCO Müzik Şehirleri Toplantısı’na ev sahipliği yapma hakkı, geçtiğimiz hafta İtalya Pesaro’da gerçekleştirilen toplantıda ilan edildi ve bu önemli görev Şanlıurfa’mıza verildi. UNESCO Müzik Şehirleri Toplantısı’na ev sahipliği yapacak şehri simgeleyen küre İtalya’dan bize geçti. Küre, 2026 yılında yapacağımız toplantı sonrasında bir sonraki ev sahibine teslim etmek üzere o güne kadar bizde kalacak. Bu karar, sadece şehrimiz için değil tüm Türkiye için büyük bir onur ve kültürel bir diplomasi zaferidir. Bu başarı, son bir yılda yürüttüğümüz yoğun çabalar ve diplomatik girişimler ile Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığımızın titizlikle yürüttüğü çalışmalar sayesinde mümkün olmuştur. Şanlıurfa’nın sadece bir müzik şehri değil, Göbeklitepe’den Balıklıgöl’e, eşsiz mutfağından halk edebiyatına kadar tarih ve kültürle yoğrulmuş çok yönlü bir medeniyetin merkezidir. Yaklaşık 80 ülkeden müzik şehirlerinin temsilcilerinin katılması beklenen bu toplantı, uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesine, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasına katkı sunacak; aynı zamanda şehrimizin yerel kültürel potansiyelinin global ölçekte tanıtımına imkan sağlayacaktır. Bugünden itibaren hazırlık sürecine girmiş bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Şanlıurfa’ya müzik şehri unvanının verilmesi kentte büyük sevince neden oldu. Vatandaşlar, turizm başta olmak üzere birçok alanda gelişime büyük katkı sağlayacağını belirtti.
AB tescilli Suruç narında budama sezonu başladı
15 Nisan 2025 Salı - 15:08 AB tescilli Suruç narında budama sezonu başladı Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen tek nar çeşidi olan Suruç narında budama çalışmaları başladı. İlkbaharın gelişiyle birlikte Suruç Ovası’nda nar bahçelerinde hummalı bir çalışma başladı. Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen tek nar çeşidi olan Suruç narı, budama işlemleriyle yeni sezona hazırlanıyor. Budama işlemiyle 3-4 ana dal bırakılan Suruç narında yeni çıkan sürgünler, ağacın enerjisini meyveye yönlendirmesi amacıyla kesiliyor. Bu sayede narların daha büyük ve sağlıklı yetişmesi sağlanıyor. Budama işlemi yaklaşık bir ay sürerken, kesilen dallar ise kış aylarında yakacak olarak değerlendiriliyor. "Budama sayesinde narlar daha büyük ve kaliteli oluyor" Budama yapan nar üreticilerinden İbrahim Akkuş, "Yeni çıkan filizleri kesiyoruz. Bunları kesmemizdeki amaç ağacın daha güzel ve düzenli olmasıdır. Bu sayede narlar daha büyük ve kaliteli oluyor" dedi. "Her yıl bahar ayının gelmesiyle beraber yeni yetişen sürgünler kesiliyor" Ziraat Mühendisi Mehmet Tekçe ise "Her yıl bahar ayının gelmesiyle beraber yeni yetişen sürgünler kesiliyor. Böylece narlar daha kaliteli ve daha büyük oluyor" diye konuştu. 2015 yılında Suruç Ovası’nın sulama sistemlerine kavuşmasıyla üretimi artan Suruç narı, yıllık yaklaşık 300 bin tonluk üretimiyle sadece Türkiye’de değil, Avrupa pazarında da kendine sağlam bir yer edindi. Kilosu yaklaşık 25 TL’den satılan bu özel ürün, bölge ekonomisine de önemli katkı sunuyor. AB tarafından tescillenmiş 21 üründen biri olan ve bu liste içinde tek nar türü olma özelliği taşıyan Suruç narı, hem ekonomik değeri hem de kültürel mirasıyla dikkat çekiyor. Hasat zamanı büyük bir coşkuyla karşılanan Suruç narı, her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın dört bir yanından alıcıların ilgisini çekmeye devam ediyor.