Yerel Haberler
Şanlıurfa
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:08 Haliliye’ye 2 milyar liralık yatırım Dicle Elektrik, Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesinde bugüne kadar gerçekleştirdiği 2 milyar 168 milyon TL’lik yatırımla enerji altyapısını baştan sona yeniledi. Modern şebeke çalışmalarıyla muhtemel kesinti sürülerini en aza indirilirken, enerji verimliliğinde önemli bir artış sağlandı. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde olduğu gibi Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesinde de sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarına devam ediyor. Şirket, son 13 yılda Haliliye ilçesine toplam 2 milyar 168 milyon TL tutarında yatırım gerçekleştirerek bölgenin enerji altyapısını baştan sona dönüştürdü. Merkezden kırsala kesintisiz enerji arzını amaçlayan yatırımlar sayesinde hem müşteri memnuniyeti arttı hem de enerji performansında gözle görülür iyileşmeler yaşandı. Bölge, mahalle ölçeğinde de güçlendirildi Dicle Elektrik’in Haliliye’de hayata geçirdiği altyapı yatırımları, arıza ve kesinti ihtimalini önemli ölçüde azaltırken, enerji verimliliğini üst seviyeye taşıdı. Şirketin sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda dijitalleşmeyi odağına alan çalışmalar; bakım, onarım ve yeni enerji nakil hatlarıyla desteklendi. Sırrın Mahallesi’ne 467 milyon TL, İmam Bakır Mahallesi’ne 160 milyon TL, Kısas ve Konuklu mahallelerine toplamda 150 milyon TL, Karşıyaka Mahallesi’ne 100 milyon TL ve Bağlarbaşı, Süleymaniye ile Yavuz Sultan Selim mahallelerine 100 milyon TL değerinde yatırım yapılarak, mahalle ölçeğinde de bölge güçlendirildi. Yatırımlar geleceğin enerji ihtiyaçlarını da karşılayacak Yapılan çalışmalarla Haliliye’de merkez mahallelerden kırsala kadar geniş bir alanda enerji altyapısı modernize edildi. Yeni trafo merkezleri, yer altı şebekeleri ve aydınlatma projeleriyle birlikte ilçede hissedilir düzeyde enerji kalitesi artışı sağlandı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Dicle Elektrik Şanlıurfa İl Müdürü Naci Obut, "Haliliye’de yaptığımız yatırımlar sadece bugünü değil, geleceğin enerji ihtiyaçlarını da karşılamaya yönelik. Dijitalleşme sayesinde arıza tespiti, bakım ve onarım süreçlerini daha hızlı yürütüyoruz. Özellikle kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlarımızın kesintisiz enerjiye erişimini önceliğimiz olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa’da doğa tutkunları tarihi Germuş Kilisesi için yürüdü
12 Aralık 2025 Cuma - 21:56 Şanlıurfa’da doğa tutkunları tarihi Germuş Kilisesi için yürüdü Şanlıurfa’da doğa tutukunları, Göbeklitepe’ye yaklaşık 5 kilometre mesafedeki Ermeni kültürüne ait tarihi Germuş Kilisesi’nin korunması ve onarılması için farkındalık yürüyüşü gerçekleştirdi. Kentte kamp ve dağcılık da yapan 45 kişilik grup yer yer sisli ve soğuk havaya rağmen sabah 09.30’da bir araya geldi. Yaklaşık 13 kilometrelik zorlu parkuru 6 saatin ardından saat 15.30’da tamamlayan grup, ilk olarak Haliliye ilçesine bağlı Dağyanı kırsal Mahallesindeki tarihi Germuş Kilisesini ziyaret etti. Kilise çevresinde sembolik bir "can kalkanı" oluşturan yürüyüşçüler, "Germuş’u koruyalım, Germuş’u yaşatalım" sloganlarıyla tarihi yapıya dikkat çekti. Zorlu parkuru başarıyla tamamlayan doğaseverler, etkinliği geleneksel Urfa halayıyla sonlandırdı. Soğuk havaya rağmen etkinlikte neşeli anlar yaşandı. Katılımcılar, hem Urfa’nın doğal güzelliklerini keşfetmenin hem de tarihi Germuş Kilisesine dikkat çekmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Düzenlenen yürüyüşün amacı ilgili açıklamada bulunan Türkiye Dağcılık Federasyonu Şanlıurfa İl Temsilcisi İbrahim Halil Parmaksız, "Germuş Kilisesi biraz terk edilmiş bir durumdadır. Biz oranın tekrar restore edilip turizme kazandırılmasını istiyoruz. Bugün bunun için bir etkinlik yaptık. Umarım büyüklerimize mesajımız iletilir" dedi. Yürüyüşe katılan Peyruze Olcay, "Kilise çok bakımsız, tarihimize sahip çıkmamız gerekiyor. Buraya bir tabela yapılsa, etrafı temizlense, belki restore edilse dışardan da çok daha fazla ziyaretçi gelir. Çok eski bir kilise ama bilinmediği için kimse gelmiyor. Şu anda da kapıları kapalı. Bir yetkili de yoktu en azından kapıda bir yetkili olsa kapıları açsa, içeriyi tanıtsa turizm açısından çok faydalı olur" şeklinde konuştu. Farkındalık oluşturmak adına düzenlenen etkinliğe katıldığını belirten Münevver Merve Taşçı, "Bir farkındalık oluşturmak adına doğa yürüyüşü düzenledik. Burası mükemmel bir yer. Ben yetkilileri burayı restore etmeye davet ediyorum" dedi. Ayşe Demirel Uyandı ise "Maalesef duvarlarının tahrip edildiğini gördük, duvarların çizildiğini gördük, hiç güzel bakılmamış. Tarihimize gerçekten sahip çıkmıyoruz. Bazı kısımlarına beton dahi atılmıştı. Restore edilmesini isteriz" ifadelerini kullandı. Tarihi Germuş Kilisesi Haliliye ilçesi Dağeteği kırsal Mahallesinde bulunan kilisenin, 19. yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin ediliyor. Taş mimarisiyle bölgenin önemli yapılarından biri olan kilise 1900’lü yılların ilk çeyreğine kadar Ortodoks Ermenileri tarafından ibadethane olarak kullanıldı. Uzun süre kullanılmayan kilisenin 1881 yılında Hagop Ardvisyan tarafından restore edildiği belirtildi.
Şanlıurfa’da doğa yürüyüşçüleri tarihi Germuş Kilisesi için yürüdü
12 Aralık 2025 Cuma - 13:59 Şanlıurfa’da doğa yürüyüşçüleri tarihi Germuş Kilisesi için yürüdü Şanlıurfa’da her hafta farklı rotalarda yürüyüşler düzenleyen doğa yürüyüşçüleri, bu hafta tarihi mirasa dikkat çekmek amacıyla bir araya geldi. Göbeklitepe’ye yaklaşık 5 kilometre mesafede bulunan, Ermeni kültürüne ait tarihi Germuş Kilisesi’nin korunması ve onarılması için farkındalık oluşturmak isteyen 45 kişilik grup özel bir yürüyüş gerçekleştirdi. Şanlıurfa kamp ve dağcılık da yapan grup tarafından düzenlenen etkinlik sabah 09.30’da başladı. Yaklaşık 13 kilometrelik zorlu parkur, yer yer sisli ve soğuk havaya rağmen 6 saatin ardından saat 15.30’da tamamlandı. Yürüyüşçüler, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların çay ikramı ve anıt ağaçların altında verilen molalarla parkurda ilerledi. Grup, ilk olarak Haliliye ilçesine bağlı Dağyanı kırsal Mahallesinde bulunan tarihi Germuş Kilisesini ziyaret etti. Kilise çevresinde sembolik bir "can kalkanı" oluşturan yürüyüşçüler, "Germuş’u koruyalım, Germuş’u yaşatalım" sloganlarıyla tarihi yapıya dikkat çekti. Halayla son buldu Zorlu parkuru başarıyla tamamlayan doğaseverler, etkinliği geleneksel Urfa halayıyla sonlandırdı. Soğuk havaya rağmen etkinlikte neşeli anlar yaşandı. Katılımcılar, hem Urfa’nın doğal güzelliklerini keşfetmenin hem de tarihi Germuş Kilisesine dikkat çekmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Tarihi Germuş Kilisesi Haliliye ilçesine bağlı Dağeteği kırsal Mahallesinde bulunan kilisenin, 19. yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin ediliyor. Taş mimarisiyle bölgenin önemli yapılarından biri olan kilise 1900’lü yılların ilk çeyreğine kadar Ortodoks Ermenileri tarafından ibadethane olarak kullanıldı. Uzun süre kullanılmayan kilisenin 1881 yılında Hagop Ardvisyan tarafından restore edildiği belirtildi. Düzenlenen yürüyüşün amacı ilgili açıklamada bulunan Türkiye Dağcılık Federasyonu Şanlıurfa İl Temsilcisi İbrahim Halil Parmaksız, "Germuş Kilisesi biraz terk edilmiş bir durumdadır. Biz oranın tekrar restore edilip turizme kazandırılmasını istiyoruz. Bugün bunun için bir etkinlik yaptık. Umarım büyüklerimize mesajımız iletilir" dedi. Yürüyüşe katılan Peyruze Olcay, "Kilise çok bakımsız, tarihimize sahip çıkmamız gerekiyor. Buraya bir tabela yapılsa, etrafı temizlense, belki restore edilse dışardan da çok daha fazla ziyaretçi gelir. Çok eski bir kilise ama bilinmediği için kimse gelmiyor. Şu anda da kapıları kapalı. Bir yetkili de yoktu en azından kapıda bir yetkili olsa kapıları açsa, içeriyi tanıtsa turizm açısından çok faydalı olur" şeklinde konuştu. Farkındalık oluşturmak adına düzenlenen etkinliğe katıldığını belirten Münevver Merve Taşçı, "Bir farkındalık oluşturmak adına doğa yürüyüşü düzenledik. Burası mükemmel bir yer. Ben yetkilileri burayı restore etmeye davet ediyorum" dedi. Ayşe Demirel Uyandı ise, "Maalesef duvarlarının tahrip edildiğini gördük, duvarların çizildiğini gördük, hiç güzel bakılmamış. Tarihimize gerçekten sahip çıkmıyoruz. Bazı kısımlarına beton dahi atılmıştı. Restore edilmesini isteriz" ifadelerini kullandı.
Öğrencilere ’tohumdan sofraya’ tarım eğitimi
12 Aralık 2025 Cuma - 11:02 Öğrencilere ’tohumdan sofraya’ tarım eğitimi Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki lise öğrencileri, okul bahçesinde kurulan özel uygulama alanında hem tarımı pratik olarak öğreniyor hem de bölgenin geleneksel ürünlerine alternatif olarak tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiriyor. Siverek Sultan Alparslan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Tarım Teknolojileri Alanı öğrencileri, teorik bilgileri pratiğe dökerek dikkat çekici bir projeyi hayata geçirdi. Okul bahçesinde oluşturulan uygulama bahçesi, öğrenciler için adeta bir laboratuvar görevi görüyor. Öğrenciler, bu alanda lavanta, biberiye ve adaçayı gibi yüksek katma değerli tıbbi ve aromatik bitkileri başarıyla yetiştiriyor. Tohumdan hasada tüm süreci deneyimliyorlar Öğrenciler, bitkilerin ekiminden bakımına, gelişiminden hasadına kadar tüm tarımsal aşamaları birebir deneyimleme fırsatı buluyor. Bu uygulamalı eğitim sayesinde tarım mesleğini temelden öğrenen gençler, aynı zamanda bölge çiftçisine alternatif ürün yetiştirme konusunda da örnek teşkil ediyor. Son dönemde yapılan hasat çalışmalarıyla toplanan ürünler, yine okul bünyesindeki laboratuvar bölümüne taşınıyor. Burada temizlenip kurutulan ürünler, paketlenerek satışa hazır hale getiriliyor. Öğrenciler, bu kapsamlı süreçle tarım eğitimini "tohumdan sofraya" felsefesiyle tam anlamıyla öğrenme imkânı yakaladıklarını dile getiriyor. Projenin, gençlerin tarım teknolojilerine olan ilgisini artırması ve mesleki yeterliliklerini güçlendirmesi hedefleniyor. Siverek Sultan Alparslan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Tarım Teknolojileri Öğretmeni Mustafa Pekşahin, okul bahçesindeki uygulama alanıyla ilgili yaptığı açıklamada, projenin temel amacının öğrencileri sahaya yönlendirmek olduğunu belirterek, "Bizler tarım öğrencilerimizle birlikte, uygulama alanı olarak belirlediğimiz bahçemizde, daha önce Siverek’imizde ve bölgemizde yetiştiriciliği yapılmayan tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştiriciliğine geçen yıl itibarıyla başladık. Şu anda da adaçayımızın hem hasadını hem de yeni dikim işlerini başlatmış bulunmaktayız" dedi. Pekşahin, projenin bölge tarımına katkısını da vurgulayarak, "Bizim en büyük amacımız öğrencilerimizi burada sahaya yönlendirmek ve tarımı onlara uygulamalı olarak göstermek. Aynı zamanda bizim bölgemizi alternatif tarım ürünlerine yönlendirmektir. Bu kapsamda, aromatik bitkilerden olan lavanta, biberiye ve altın otu yetiştiriciliğine de başladık. Öğrencilerimizi sahada görmek hem bizleri mutlu ediyor hem de bölgemizi alternatif tarım yetiştiriciliğine sevk ederek, onlara bilinçli bir şekilde tarımı öğretmek en büyük gayemiz olacaktır" şeklinde konuştu. Sultan Alparslan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Abdullah İbrahimoğlu ise, "Milli Eğitim Bakanımızın geliştirdiği Türkiye Yüzyılı Maarif Model’inin ’Yetkin ve Erdemli İnsan Yetiştirme’ hedefleri doğrultusunda, okulumuzda yalnızca teorik bilgi değil, aynı zamanda sahada uygulanabilir üretimde de öğrencilerimizi yetiştiriyoruz" dedi. Müdür İbrahimoğlu, projenin çevresel ve ekonomik faydalarını vurgulayarak, "Okul bahçemizde, kuraklığa dayanıklı lavanta, biberiye ve adaçayı gibi aromatik bitkilerle hem çevre bilinci yüksek, üretken bireyleri eğitiyor hem de bölge tarımı için sürdürülebilir ve katma değerli tarıma öncelik veriyoruz. Bu önemli başarılarından dolayı Tarım Alanı Şefimiz Mustafa Pekşahin’i ve tüm öğrencilerimizi tebrik ediyorum" ifadelerine yer verdi. Tarım Bölümü 10. Sınıf öğrencisi Melike Dikeç’te, "Biz burada lavanta ve adaçaylarının hasadını yaparak önce kurutma aşamasına geçtik. Kurutma işleminde belirli bir süre bekledikten sonra, şu anda paketleme aşamasındayız. Paketleme işlemlerini tamamladıktan sonra ürünlerimizi tüketilmeye hazır bir şekilde kullanıma sunacağız. Bu süreçle birlikte, bitkilerin tarladan sofraya olan yolculuğunu bizzat deneyimleme imkânı bulduk" şeklinde konuştu. Tarım Bölümü öğrencisi Ramazan Demir, "Okulumuzun arka bahçesinde lavanta, biberiye, altın otu ve adaçayı gibi aromatik bitkileri yetiştiriyoruz. Özellikle bu sene adaçayımızın hasadını gerçekleştirdik. Dikim aşamasında arkadaşlarımızın hepsinden yardım istemiştik, zaten herkes bize destek oldu. Adaçayının hasadını yaptıktan sonra kurutmak için okulumuzda özel bir oda seçtik. Güneş görmeyen gölge bir alanda kurutma işlemini tamamladık. Bu sayede bitkilerin kalitesini korumayı öğrendik" diye konuştu.