Yerel Haberler
Sinop
Sinoplu kaptan, İsrail zulmünü anlattı 25 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:00:48 Gazze’ye insani yardım götüren Küresel SUMUD Filosu’nun Sinoplu kaptanı Tahsin Ünlü, uluslararası sularda İsrail askerlerinin saldırısına uğradıklarını; tecrit, şiddet ve gasba maruz kaldıklarını söyledi. İsrail ablukasını kırmak ve Filistin halkına insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz’e açılan Küresel SUMUD Filosu’nda görev yapan Sinoplu tekne kaptanı Tahsin Ünlü, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ünlü, Kıbrıs’ın 80 mil açığında, uluslararası sularda İsrail askerleri tarafından hukuksuzça alıkonulduklarını ve 3 günlük bir tecrit süreci yaşadıklarını söyledi. Uluslararası hukukun hiçe sayıldığını belirten Kaptan Tahsin Ünlü, "Kıbrıs’ın 80 mil güneyinde, İsrail’in kendi topraklarından 180-200 kilometre uzakta, hiçbir uluslararası hakkı ve hukuku olmadan gerçekleştirdiği bir saldırıydı bu. Alıkoyma sonucu 3 günlük bir tecrit oldu; bunun 2 günü deniz, 1 günü kara hapishaneydi. Ardından Türkiye’nin girişimiyle ülkemize getirildik" dedi. "Konteynerlerde balık istifi kaldık" Gemi güvertesindeki ilkel şartlarda tutulduklarını aktaran Ünlü, "Gemilerin ortasına boş konteynerler koymuşlar. Kirli, soğuk, kadın-erkek karışık balık istifi yatar derece bir yerde kaldık. Açlık susuzluk sorun değil, biz bunu 3 gün çektik ama Filistinli kardeşlerimiz bunu yıllardır yaşıyor. Bizim yaşadığımız problem, onların yaşadıklarının yanında bir hiç kalır" ifadelerini kullandı. "Elektroşok ve şiddet uyguladılar" Gözaltı sürecinde ağır şiddete maruz kaldıklarını dile getiren Ünlü, "Kadın-erkek ayırt etmeden darp edilen arkadaşlarımız oldu. Ters kelepçe, darp ve işkence yapıldı. Yardım isteyen kadınlara elektroşok ile bayıltma gibi işlemler uygulandı. İsrail bunu kendi yayın organlarında bizleri rahat transfer ederken görüntüleyip dünyaya şiddet kullanılmadığını iddia edebilmek için lanse etmeye çalışıyor. Ayrıca pasaportlarımızın içine koyduğumuz paralara el koydular, 1 dolara bile tamah edip gasp ettiler" şeklinde konuştu. Hem Türk hem İsrail vatandaşı olan kişilerin İsrail ordusunda görev yaptığına dair ifşalara değinen Ünlü, "Farkındalık oluşturup yurt dışındaki insanların, özellikle Siyonistlerin Türkiye’deki mülkiyet haklarını ve vatandaşlıklarını ellerinden almamız gerekiyor. Sınır dışı yasağı koymalıyız" dedi. "Gemi hapishanesinde arkamızda namaza durdular" Filonun hedefine tam olarak ulaşamasa da küresel uyanışa vesile olduğunu belirten Kaptan Tahsin Ünlü, sözlerini şöyle tamamladı: "Farklı ülkelerden, farklı din ve ırklardan gelen aktivistlerle çok büyük bir fikir alışverişi yaptık, muazzam bir dayanışma içindeydik; hatta orada bir kardeşimiz Müslüman oldu. İslam’ın orada yayılışına, İsrail’in gemi hapishanelerinde İslam’dan tamamen bihaber olan Güney Amerikalıların arkamızda saf tutup namaza durduğuna şahit olduk. Hedefimiz Gazze’ye varmaktı; bunu tam bir zafer olarak niteleyemeyiz ama hezimet de değil. Çünkü bir hezimet olması için tamamıyla başarısız olmamız gerekiyordu. Bu süre zarfında dünyanın çeşitli yerlerinden, Avrupa’da ve Güney Amerika’daki insanlar bu konunun üzerine çok fazla düşmeye başladılar ve büyük bir uyanış başladı."
Metin Külünk: "Mesele, hak ile batıl mücadelesinde kimin nerede durduğudur"
17 Şubat 2026 Salı - 11:29 Metin Külünk: "Mesele, hak ile batıl mücadelesinde kimin nerede durduğudur" Sinop Üniversitesi’nde düzenlenen "Yüzyılın Gençliği, Gençliğin Yüzyılı" programına katılan eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, İslam dünyasının son 5 asırdır bilgi üretiminde geri kaldığını belirterek, "Ta ki biz Haniflik odaklı, insanlık medeniyetini inşa edecek bilgiyi yeniden üretene kadar bu devran böyle döner. Mesele, hak ile batıl mücadelesinde kimin nerede durduğudur" dedi. Sinop Üniversitesi ve TÜGVA Sinop İl Temsilciliği koordinesinde; Yeniler, Geçerken, İlahinet ve Üniversiteli Aktif Gençlik öğrenci topluluklarının iş birliğiyle düzenlenen "Yüzyılın Gençliği, Gençliğin Yüzyılı" konferansında gençlerle bir araya gelen Metin Külünk, toplumsal yapılardaki sorgulama eksikliğine dikkat çekti. Üniversitelerden aile yapısına kadar "soru sorma" kültürünün baskılandığını aktaran Külünk, "Biz bugün soru sorma kabiliyetimizi kaybettik. Üniversitede hocaya, evde babaya, STK’da başkana soru sormaya kalksan ’sen ne anlarsın’ cevabıyla karşılaşıyorsun. Oysa Batı bugünkü gücüne sorgulayarak ve bilgiyi yöneterek geldi" ifadelerini kullandı. Dünyayı sarsan Epstein skandalı ve küresel sistemin işleyişine dair açıklamalarda bulunan Külünk, şu değerlendirmelerde bulundu: "Epstein adasındaki vahşeti, Satanistliği tespit etmek yetmez. Bu akıl, Habil ve Kabil mücadelesinden beri var olan bir batılın temsilidir. Bu yapı; BM, DSÖ ve çeşitli uluslararası sözleşmeler üzerinden küresel normlar oluşturacak gücü nasıl elde etti? Bilgiyi ve parayı ele geçirdiler. İnsan hakları ve demokrasi kavramlarının arkasına saklanarak, insanlığın genetik kodlarıyla oynayacak, dünya nüfusunu azaltmaya odaklanacak kadar fütursuzlaştılar. Biz bu soruyu sormadan sadece vahşeti seyrederiz." "5 asırdır mağlubuz çünkü bilgi üretmiyoruz" İslam aleminin tarihsel bir özeleştiri yapması gerektiğini vurgulayan Külünk, "Biz beş asırdır mağlubuz. Çünkü Biruni, İbn-i Sina, Farabi, Harezmi ve Ali Kuşçu yetiştiremiyoruz. Zihin ve fikir anarşisti yetiştirmiyoruz. Ta ki biz Haniflik odaklı, insanlık medeniyetini inşa edecek bilgiyi yeniden üretene kadar bu devran böyle döner. Mesele, hak ile batıl mücadelesinde kimin nerede durduğudur" diye konuştu. Sinop Valisi Mustafa Özarslan ile üniversite yönetimi, kurum temsilcileri ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Sinop’ta hizmete giren Mobil İkram Aracı tanıtıldı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:03 Sinop’ta hizmete giren Mobil İkram Aracı tanıtıldı Sinop İl Müftülüğü ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Sinop Şubesince hizmete kazandırılan Mobil İkram Aracı, valilik önünde düzenlenen programla tanıtıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Programda konuşan İl Müftüsü Paşa Bektaş, mobil ikram aracının toplam 3,5 milyon TL maliyetle hizmete kazandırıldığını belirtti. Aracın yaklaşık 2 milyon TL’lik kısmının İl Müftülüğü ve hayırseverlerin katkılarıyla, 1,5 milyon TL’lik kısmının ise Türkiye Diyanet Vakfı Genel Merkezi tarafından karşılandığını ifade etti. Bektaş, aracın teknik donanımı hakkında bilgi vererek, içerisinde 5 adet benmari, 300 kişilik çorba kazanı, gözlü semaver, buzdolabı, evye, jeneratör ve ses sistemi bulunduğunu söyledi. Mobil ikram aracının yangın, sel ve benzeri afet durumlarında kullanılacağını belirten Bektaş, ayrıca Ramazan ayı başta olmak üzere sosyal ve kültürel etkinliklerde de hizmet vereceğini kaydetti. Aracın yalnızca müftülük hizmetlerinde değil, ihtiyaç halinde diğer kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinde de kullanılabileceğini ifade etti. Sinop Valisi Mustafa Özarslan ise konuşmasında, Türk milletinin en belirgin özelliklerinden birinin dayanışma ve toplulukçu yapısı olduğunu vurguladı. Büyük afetlerde milletin yek vücut olarak yardıma koştuğunu hatırlatan Özarslan, bu tür projelerin dayanışma kültürünün bir yansıması olduğunu söyledi. Konuşmaların ardından dua edilerek kurdele kesimi gerçekleştirildi. Program sonunda protokol üyeleri mobil ikram aracına çıkarak vatandaşlara çorba ve simit ikramında bulundu. Programa ayrıca, Cumhuriyet Başsavcısı Mesut Pektaş, İl Jandarma Komutanı Hakan Başaklıgil, İl Emniyet Müdürü Sibel Kılıçoğlu, Metin Külünk, il protokolü, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.