Yerel Haberler
Şırnak
İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor" 07 Mart 2026 Cumartesi - 20:34:19 – İçişleri Bakanı Çiftçi, "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç, huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve Güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir" dedi.İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Vefa İftar programına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu’nun yaptığı yemek duasıyla devam etti.Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Dilimiz farklı olabilir, nağmemiz farklı olabilir; Lâkin kalbimiz birdir. Kıblemiz birdir. İstikametimiz birdir. Vatanımız, bayrağımız ve kaderimiz birdir" dedi.Bu kardeşliği hazmedemeyen odakların, yıllarca kaleyi içeriden sarsmaya çalıştığını belirten Bakan Çiftçi, "Aramıza nifak tohumları ekmek istediler. Bu ülkenin enerjisini tüketmek, kaynaklarını kurutmak, evlatlarını birbirinden koparmak istediler. Terör üzerinden büyük bir oyun kuruldu. Yıllar boyunca çok ağır bedeller ödendi. Vatanı müdafaa uğruna nice yiğidimiz şehadete yürüdü. Rabbim; bu topraklar için canını feda eden aziz şehitlerimizin her birini rahmetiyle, cennetiyle müşerref eylesin. Kahraman gazilerimize huzurlu ömürler ihsan eylesin. Nice ocağa ateş düştü. Nice anne, nice baba, nice eş, nice evlat yüreğine kor düştü. Çok büyük ekonomik kaynaklar terörle mücadeleye ayrıldı. 2 trilyon doları aşan ekonomik yük, meselenin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. O kaynak kalkınmaya harcansa bugün Türkiye, bambaşka bir seviyede olurdu. Ancak bütün bu oyunlara rağmen bu aziz millet diz çökmedi; birliğini korudu, beraberliğine sahip çıktı" dedi,Bakan Çiftçi, "Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü destekleri ile yürüyen ’Terörsüz Türkiye’ süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu tarihi sorumluluğun önemli bir adımıdır. Yürütülen çalışmalar, milletin temsil gücüyle bu meseleye, kalıcı çözümler üretme iradesini göstermektedir. Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, bu süreçte üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak; bu sürecin sükunetle, suhuletle, sağduyuyla yürütülmesi adına üzerimize düşen her vazifeyi yerine getireceğiz. Güvenlik ve asayişten asla taviz vermeyeceğiz. Süreci sabote etmeye yeltenenlere karşı teyakkuz halinde olacağız. Milletimizin huzuru, kardeşliğimizin muhafazası, devletimizin vakar ve kudretini korumak için ne gerekiyorsa onu yapacağız" dedi.Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Bakan Çiftçi, "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmeler, dünyadaki krizler ve jeopolitik gerilimler Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar stratejik olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Kardeşliği güçlendirme, birliğimizi pekiştirme sürecinden rahatsız olan ve bunu istemeyen "bölgesel şer odaklarına" fırsat vermemeliyiz. Zira bu sürecin selameti, yalnızca bugünün meselesi değildir; Türkiye Yüzyılını inşa etme meselesidir. Terör ihtimali ortadan kalktıkça, bölgenin enerjisi kalkınmaya yönelecek. Bugün Gabar’da 81 bin varil petrol üretimi gerçekleşiyor. Bu üretim Türkiye ekonomisine yılda 2 milyar dolarlık katkı sağlıyor. Bu enerji, bu bereket, bu imkân; Şırnak’ın kaderine vurulan zincirlerin kırıldığını göstermektedir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bu şehirlerin huzuru ve güvenliği için her an görev başındayız. Milletimizin emrindeyiz. Bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın can güvenliği, mal güvenliği, inancı, kültürü, aidiyeti devletimizin teminatı altındadır. Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu millet tek yürektir. Cenabı Hakkın izniyle; bu vatanı hep birlikte daha müreffeh, daha kudretli, daha huzurlu kılacağız. Bu bölge kalkındıkça ’Türkiye Yüzyılı’ huzurun yüzyılı olacaktır" diye konuştu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 20:33 İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor" ŞIRNAK (İHA) – İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç, huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve Güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Vefa İftar programına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu’nun yaptığı yemek duasıyla devam etti. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Dilimiz farklı olabilir, nağmemiz farklı olabilir; Lâkin kalbimiz birdir. Kıblemiz birdir. İstikametimiz birdir. Vatanımız, bayrağımız ve kaderimiz birdir" dedi. Bu kardeşliği hazmedemeyen odakların, yıllarca kaleyi içeriden sarsmaya çalıştığını belirten Bakan Çiftçi, "Aramıza nifak tohumları ekmek istediler. Bu ülkenin enerjisini tüketmek, kaynaklarını kurutmak, evlatlarını birbirinden koparmak istediler. Terör üzerinden büyük bir oyun kuruldu. Yıllar boyunca çok ağır bedeller ödendi. Vatanı müdafaa uğruna nice yiğidimiz şehadete yürüdü. Rabbim; bu topraklar için canını feda eden aziz şehitlerimizin her birini rahmetiyle, cennetiyle müşerref eylesin. Kahraman gazilerimize huzurlu ömürler ihsan eylesin. Nice ocağa ateş düştü. Nice anne, nice baba, nice eş, nice evlat yüreğine kor düştü. Çok büyük ekonomik kaynaklar terörle mücadeleye ayrıldı. 2 trilyon doları aşan ekonomik yük, meselenin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. O kaynak kalkınmaya harcansa bugün Türkiye, bambaşka bir seviyede olurdu. Ancak bütün bu oyunlara rağmen bu aziz millet diz çökmedi; birliğini korudu, beraberliğine sahip çıktı" dedi, Bakan Çiftçi, "Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü destekleri ile yürüyen ’Terörsüz Türkiye’ süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu tarihi sorumluluğun önemli bir adımıdır. Yürütülen çalışmalar, milletin temsil gücüyle bu meseleye, kalıcı çözümler üretme iradesini göstermektedir. Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, bu süreçte üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak; bu sürecin sükunetle, suhuletle, sağduyuyla yürütülmesi adına üzerimize düşen her vazifeyi yerine getireceğiz. Güvenlik ve asayişten asla taviz vermeyeceğiz. Süreci sabote etmeye yeltenenlere karşı teyakkuz halinde olacağız. Milletimizin huzuru, kardeşliğimizin muhafazası, devletimizin vakar ve kudretini korumak için ne gerekiyorsa onu yapacağız" dedi. Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Bakan Çiftçi, "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmeler, dünyadaki krizler ve jeopolitik gerilimler Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar stratejik olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Kardeşliği güçlendirme, birliğimizi pekiştirme sürecinden rahatsız olan ve bunu istemeyen "bölgesel şer odaklarına" fırsat vermemeliyiz. Zira bu sürecin selameti, yalnızca bugünün meselesi değildir; Türkiye Yüzyılını inşa etme meselesidir. Terör ihtimali ortadan kalktıkça, bölgenin enerjisi kalkınmaya yönelecek. Bugün Gabar’da 81 bin varil petrol üretimi gerçekleşiyor. Bu üretim Türkiye ekonomisine yılda 2 milyar dolarlık katkı sağlıyor. Bu enerji, bu bereket, bu imkân; Şırnak’ın kaderine vurulan zincirlerin kırıldığını göstermektedir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bu şehirlerin huzuru ve güvenliği için her an görev başındayız. Milletimizin emrindeyiz. Bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın can güvenliği, mal güvenliği, inancı, kültürü, aidiyeti devletimizin teminatı altındadır. Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu millet tek yürektir. Cenabı Hakkın izniyle; bu vatanı hep birlikte daha müreffeh, daha kudretli, daha huzurlu kılacağız. Bu bölge kalkındıkça ’Türkiye Yüzyılı’ huzurun yüzyılı olacaktır" diye konuştu.
Sağlık-Sen Şube Başkanı Anmal: "Sağlık hizmeti aksamamalı, sendikal baskılara son verilmeli"
08 Mayıs 2025 Perşembe - 20:18 Sağlık-Sen Şube Başkanı Anmal: "Sağlık hizmeti aksamamalı, sendikal baskılara son verilmeli" Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, "Sağlık hizmeti aksamamalı, sendikal baskılara son verilmeli" dedi. Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, yaptığı açıklamada, Şırnak İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Sait Değer’in görevden ayrılmasından sonra yaşanan boşlukta sağlık hizmetinin aksadığını ileri sürdü. Anmal, genç nüfusu ve doğurganlık oranı ile sağlık hizmetine en fazla ihtiyaç duyulan yerlerden biri olan Şırnak’ta İl Sağlık Müdürlüğünde yaşanan değişimin hem hizmetin aksamına hem de sağlık çalışanlarının mobbinge maruz kalmasına neden olduğunu öne sürdü. Anmal şöyle devam etti: "Sağlık tesislerinde üst yöneticinin duyarsızlığı ile makamlarını baskı aracı olarak kullanan yöneticilerin işgüzarlığı yüzünden bölgede bir tedirginlik olduğunu gözlemliyoruz. Bu boşluğu fırsat bilen bazı yöneticilerin, çalışanları sendikal tercihlere zorladıkları ve sendikal özgürlüğü makamın verdiği yetkiyi baskı aracı kullanarak sendika değişikliğini zorla yaparak sağlık çalışanlarını huzursuz ettiklerini görüyoruz. Söz konusu yöneticiler eğer sendikacılık yapma hevesleri varsa sendikalara üye olup çalışmalarını gizleyerek değil, aleni bir şekilde yapmalarını öneriyoruz. Yoksa sağlık tesislerinde yetkileri olmadıkları halde yöneticilerden aldıkları talimatlarla adeta terör estirmelerini kabul etmediğimizi de belirtmek istiyoruz. Yaşanan sorun ve baskıları rapor halinde ilgili mercilere sunacağız. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları sendikası Sağlık-Sen ailesi olarak kurumlarda sendikal çekişmeleri Sağlık çalışanları arasında huzursuzluğa ve mahalle baskılarına dönüştürerek mobbing yapılmasına göz yumarak yapılmasına vesile olanları yanımızda not ediyor ve gerekli hukuki sürecin ve sağlık hizmetinin aksatılması yönünde hazırladığımız raporları da Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile çalışma ekibine sunarak bu minvalde suç duyurusunda olmamız gerektirecekse de suçun oluşmasına göz yuman yöneticiler hakkında da bilgi, belge ve argümanlarla ilgili makamlara ulaştıracağız. Acilen yeni bir müdür görevlendirilmeli."
Öğrenciler Gazze’deki acıyı ve direnişi tuvale yansıttı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 17:04 Öğrenciler Gazze’deki acıyı ve direnişi tuvale yansıttı Şırnak’ta lise öğrencileri, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek için yaptıkları resimleri sergiledi. Silopi Senan İdin Fen Lisesi öğrencilerinin hazırladığı sergide, öğrenciler, resimlerinde yalnızca acıyı değil, aynı zamanda umudu, direnişi ve dayanışmayı da işledi. Görsel Sanatlar Öğretmeni Fahrettin Kaya, Gazze’de yaşanan dramın herkesi derinden üzdüğünü söyledi. Çocukların bu konuda duyarsız kalmak istemediğini belirten Kaya, dönem boyunca Gazze’de yaşanan insanlık dramını tuvallere yansıtarak gerçek anlamda oradaki acıyı göstermek istediklerini anlattı. Öğrencilerden Elif Demirhan, "Boykot ürünlerinin bomba, kan ve füze gibi şeylere dönüştüğünü anlatmak istedim. Çünkü verilen her para onlar için bomba ve füze parasına dönüşüyor. Daha çok can ölüyor. Dökülen kanlar Filistin’de çocukların, kadınların kanları" diye konuştu. Mescid-i Aksa’yı tuvale işleyen Ayşe Aşkın ise, "Bu tuvalde Mescid-i Aksa’nın sadece taştan yapılmış değil de, yüzyılın umudunu, gözyaşını ve huzurunu göstermek istedik. Gökyüzünde sabahın altın ışıkları ve mavisini göstermek istedik. İzlerini sadece bir yapı değil de, manevi huzurunu göstermek istedik. Gökyüzünü sabahın altın ışıkları ve mavisiyle gösterdim. Fırça darbelerinde ezanın sessizliğini, o huzuru göstermek istedim" şeklinde konuştu. Agit Agitoğlu da, tablosunda genel olarak Filistin’e yapılan adaletsizlikten bahsedildiğini aktararak, "Zamanımızı ne kadar boşa harcadığımızı gösteriyor. Güneşte çocukça çizilmiş bir güneş olduğu için bir umut vadediyor. Duvarın arkasındaki insanlar da Filistin için özgürlük mücadelesi yapıyor. Tır ile de Filistin için yardımı anlattım" ifadelerini kullandı. "Kubbetü’s-Sahra’nın altın kubbesi yalnızca göğe yükselen bir yapı değil, inancımızın, umutlarımızın ve Gazze’nin solmayan direnişini anlatıyor" diyen Esra Özdemir, "Bu tabloda yalnızca bir yapıyı değil, yüzyıllardır dualarla yoğrulan bir toprak parçasının kalbini anlattım. Mavi göğün derinliği bize özgürlüğe bakan gözleri anlatıyor. Yeşilin her tonu da yıkıntılar arasında filizlenen bir yaşamın olduğunu gösteriyor. Sıkışmış taşlar arandaki sabrı, Kubbetü’s-Sahra’nın altın kubbesinin rengiyle dillendirdik. Çünkü biz biliyoruz ki sanat bir sığınaktır ve biz o sığınakta kalbimizle konuşuruz. Sanat bir aşktır, kalbimizle konuşur ve Gazze’nin susmayan hikayesini boyalarımızla anlatırız" dedi. Gazze’de yıkılan mahalleleri tuvale aktaran Sümeyye Yıldız, "Burada Filistin’in yıkılan mahallelerini anlatıyorum. Burada eskiden bir yaşam alanı olurken, bazen mutlu aileler, bazen üzgün aileler. Bu sokak belki çoğu ailenin hayali olmuştur ’Benim çocuğum burada top oynayacak’ diye ama maalesef hiç kimse bunu yaşayamadı. Çünkü son zamanda gündem olan İsrail, Filistin’e savaş açtı. Gördüğünüz gibi apartmanda yaşayan mutlu ailelerin yaşam alanı harap oldu. Gördüğünüz gibi burada yaşam yok, bomboş. Artık bir yaşam alanı yok. Maalesef günümüzde insanların hayallerini böyle alabiliyorlar" şeklinde konuştu.
Cizre’de 2,5 milyon TL değerinde 50 çiftçiye verilen badem ve fıstıkların dikimi yerinde inceleme
06 Mayıs 2025 Salı - 13:39 Cizre’de 2,5 milyon TL değerinde 50 çiftçiye verilen badem ve fıstıkların dikimi yerinde inceleme Şırnak’ın Cizre ilçesinde proje kapsamında badem ve fıstık yetiştiriciliğinin gelişimi için 50 çiftçiye fidan dağıtımı yapıldı. İlçe Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar ve beraberindeki kurum müdürleri, fidanların dikildiği alanı inceledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce yürütülen 2.5 milyon TL tutarında badem ve fıstık yetiştiriciliği geliştirilmesi için 50 çiftçiye fidanları dağıtıldı. İlçe Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar ve beraberindeki kurum müdürleri, fidanların dikildiği alanı inceledi. Kocapınar köyündeki fidan dikim etkinliğine katılan Kaymakam Baycar, amaçlarının boş tarım arazilerinin değerlendirilip Cizre’yi bir fıstık merkezi yapmak olduğunu söyledi. Fıstçıkçılığın ve tarımın gelişmesi için Cizre’deki her türlü ortamın uygun olduğunu belirten Baycar, Cizre’nin Türkiye’nin en sıcak bölgelerinden ve birçok boş arazinin olduğunu kaydetti. Bu arazilerde tarım yapmak istediklerini ifade eden Baycar, "Tarımı geliştirmek istiyoruz. Çiftçilerimizin fıstıkçılıkla, zeytincilikle buraları doldurmalarını arzu ediyoruz. 2.5 milyon TL’lik projemizi 50 vatandaşımızla fıstık ekerek ve etrafında vatandaşlarımızın değerli arazilerini tel çitle çevirerek başlattık. Bu günde daha önce başlatılan fidan dikiminin son aşamasına tarım müdürümüz, jandarma komutanımız, kurum müdürlerimiz, çiftçilerimiz ve vatandaşlarımızla birlikte şahitlik edip bu programı icra ettik. Amacımız beş yıl sonra fıstıkçılığın burada bir ekonomik değere ulaşmasını sağlamak ve buna öncülük etmektir. Gelin bu boş arazileri dolduralım" dedi. Aşağıçeşme köyünde salatalık serasını da yerinde inceleyen Kaymakam Baycar, "Biz, sayılarının her geçen gün artmasını istiyoruz. Çünkü ürettikçe kendi kendimize yeter duruma geleceğiz ve tarım ürünlerinin fiyatları da alım gücüne bağlı olarak daha uygun hale gelecek. Bizim potansiyelimiz var. Cizre Barajı’nın da yapımına başlandı ve sulu araziye geçeceğiz. Baraj tamamlandıktan sonra bu ovaların tamamı sulanacak. Dolayısı ile çiftçilerimizin sayısının artması ile burası inşallah bir tarım memleketi olacak ve her türlü ürünü özellikle sulu tarım yapılabilecek ürünleri de ekme fırsatına kavuşacağız" ifadelerinde bulundu.