Yerel Haberler
Şırnak
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:07 Şırnak’ta 25 bin 200 fidan toprakla buluştu: 810 dekar meyve bahçesi oluyor Şırnak’ta meyveciliği geliştirmek ve üretimi artırmak amacıyla "Şırnak Üretiyor, Meyvecilik Gelişiyor" Projesi kapsamında düzenlenen fide dağıtım töreni, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirildi. Program kapsamında 110 yetiştiriciye 10 bin bıttım fidanı, 10 bin zeytin fidanı, 5 bin Trabzon hurması fidanı ve 200 limon fidanı olmak üzere toplam 25 bin 200 sertifikalı fidan çiftçilere dağıtıldı. Proje, Şırnak Valiliği İl Özel İdaresi tarafından yüzde 75 hibe desteğiyle finanse edilirken, yüzde 25’lik kısmı çiftçiler tarafından karşılandı. Toplam bütçesi 3 milyon 170 bin lira olan proje ile kent genelinde 370 dekar bıttım (fıstık), 370 dekar zeytin, 156 dekar Trabzon hurması ve 3 dekar limon bahçesi kurulacak. Vali Birol Ekici konuşmasında, 2018 yılından bu yana İl Özel İdaresi olarak toplam 409 bin fidan dağıtıldığını hatırlatarak, "Bugün 25 bin 200 fidanı daha çiftçilerimizle buluşturuyoruz. Zeytin çok kutsal bir ağaçtır, kurak alanlarda da yetişir. Bölgemizde bıttım ve cennet hurması da önemli ürünlerdir. Limonu ise özellikle Silopi ve Cizre’de denemeyi planlıyoruz. Üretimle çocuklarımıza ve torunlarımıza zenginlik bırakacağız" dedi. Vali Ekici, "Kıyamet kopuyor bile olsa elinizdeki fidanı dikiniz" hadisini hatırlatarak, bunun sadece bir ağaç dikmek değil, umudu büyütmek anlamına geldiğini vurguladı. Bahçe kurmak isteyen çiftçilere yüzde 75 hibe desteğinin süreceğini de taahhüt etti. Milletvekili Arslan Tatar ise konuşmasında ağaç dikmenin ve üretimin önemine değinerek, tarımın kalkınmanın temel taşlarından biri olduğunu söyledi. Tatar, toprağa yapılan her yatırımın geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu belirterek projeye katkı sunan tüm kurumlara ve çiftçilere teşekkür etti. Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka da bu yıl kar ve yağmurların bol olmasından dolayı bereketli bir yıl geçireceklerini ifade etti. Şırnak İl Tarım ve Orman Müdürü Oktay Sezgin, proje kapsamında 370 dekar zeytin, 370 dekar fıstık (bıttım), 156 dekar cennet hurması bahçesi kurulacağını, ayrıca Silopi’de 3 dekarlık limon bahçesi tesis edileceğini söyledi. Kurulacak 3 dekarlık meyve bahçeleri için Bakanlık tarafından 3 bin 660 lira destekleme ödemesi yapılacağını belirtti. Program İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu tarafından yapılan bereket duasının ardından, fidanların çiftçilere teslim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Törene, Şırnak Valisi Birol Ekici, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Tarım ve Orman Müdürü Oktay Sezgin, kurum müdürleri ve çok sayıda çiftçi katıldı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:06 Cizre’de lise öğrencilerine yönelik YKS semineri düzenlendi Şırnak’ın Cizre ilçesinde ŞAFAK Projesi kapsamında lise öğrencilerine yönelik "YKS’de Son Viraj" konulu motivasyon ve strateji semineri düzenlendi. Seminerde, sınav stratejileri, zaman yönetimi, kaygı kontrolü ve motivasyon teknikleri ele alındı. Cizre Fen Lisesinde 12. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen YKS’de Son Viraj konulu motivasyon ve strateji seminerinde eğitim koçu ve psikolojik danışman Agit Işık, öğrencilerin hedeflerine ulaşmasının tesadüfi değil bilinçli, sistematik ve disiplinli bir planlama süreciyle mümkün olduğunu söyledi. Gençlerin kendi potansiyellerini gerçekçi bir öz değerlendirme ile analiz ederek net, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedefler belirlemeleri gerektiğini ifade eden Işık, belirsiz hayaller yerine stratejik olarak tanımlanmış hedeflerin başarıyı beraberinde getireceğini kaydederek, temel başarı bileşenlerine dikkat çekti. Programa katılan İlçe Millî Eğitim Müdürü Şahan İke ise "Kararlılık ve Hedefler" başlıklı oturumda öğrencilerle bir araya geldi. On ikinci sınıf öğrencileri açısından planlamanın önemine değinen İke, başarının yalnızca akademik performansla sınırlı olmadığını, zihinsel dayanıklılık, duygusal denge ve çalışma disipliniyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. Hayatın bireyin tercihleri doğrultusunda şekillendiğini ifade eden İke, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve olgunlaşma sürecinin doğal bir parçası olduğunu söyledi. Hedeflere ulaşmada kararlılık, disiplin ve sürekliliğin belirleyici olduğunu vurgulayan İke, hataların doğru değerlendirildiğinde önemli bir gelişim fırsatına dönüştüğünü kaydetti. Rehberlik ve destek almanın bireysel gelişimi güçlendirdiğine de vurgu yapan İke, değerler doğrultusunda hareket etmenin ve öz kimliği korumanın önemine dikkat çekti. Başarının yalnızca belirli sonuçlara ulaşmak değil bireyin kendi potansiyelini en üst düzeyde gerçekleştirmesi olduğunu ifade eden İke, iş birliği ve dayanışmanın bu süreçte önemli rol oynadığını dile getirdi. Öte yandan YKS ve LGS’ye hazırlanan öğrencilere yönelik hafta boyunca sınav stresiyle başa çıkma yöntemleri, sınav anı yönetimi ve etkili çalışma teknikleri konularında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda bilgilendirme çalışmalarının sürdürüleceği belirtildi.
Şırnak’ta 112’ye düşen her 10 çağrının 6’sı asılsız
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:29 Şırnak’ta 112’ye düşen her 10 çağrının 6’sı asılsız Şırnak 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca vatandaşların en zor ve en kritik anlarında kesintisiz hizmet sunarak toplam 549 bin 377 çağrıyı yanıtladı. Hayatla ölüm arasındaki ince çizgide görev yapan 112 personeli, her çağrıda vatandaşların yanında olurken, 10 çağrıdan 6’sının asılsız olduğu belirlendi. Yoğun mesaiye rağmen dikkat çeken önemli bir sorun ise asılsız ve gereksiz çağrılar oldu. 2025 yılı içerisinde 112’ye gelen çağrıların yüzde 63’ü asılsız olarak kayıtlara geçti. Bu oran yaklaşık 350 bin çağrıya karşılık geliyor. 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Erhan Tatar, asılsız çağrıların gerçek acil vakalara ulaşımı geciktirerek hayati risk oluşturduğuna dikkat çekti. Vatandaşlara uyarıda bulunan Tatar, 112 Acil Çağrı Hattının yalnızca acil durumlar için aranması gerektiğini vurguladı. Mevzuat kapsamında 112’yi gereksiz yere meşgul edenlere bin 882 lira, asılsız ihbarda bulunanlara ise 18 bin 823 lira idari para cezası uygulandığını belirtti. Öte yandan kamuoyunu sevindiren bir gelişme de paylaşıldı. Okullarda öğrencilere yönelik verilen bilinçlendirme eğitimleri sayesinde asılsız çağrı oranında düşüş yaşandı. 2024 yılında yüzde 71 olan asılsız çağrı oranı, 2025’te yüzde 63’e geriledi. Bu düşüşün, erken yaşta verilen eğitimin, toplumsal farkındalığın ve doğru bilgilendirmenin ne kadar etkili olduğunu ortaya koyduğu ifade edildi. "Yurtiçi kayıtsız telefonum açılmadı, göz polikliniğine randevu alacaktım, PIN kodumu unuttum, elektrik faturamı ödedim, ne zaman gelir? Televizyon kanallarım silindi, internetim kesildi" gibi 112’ye gelen bazı çağrıların daha acil durumda olan vatandaşlar ile ilgilenememesine neden oldu. Şırnak 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, vatandaşların duyarlılığıyla daha hızlı, etkin ve hayat kurtarıcı bir hizmet sunmayı hedeflediklerini belirterek, "112 gereksiz yere meşgul edildiğinde, bir başkasının hayatı tehlikeye girebilir" uyarısında bulundu.
Şırnak Belediyesinden ‘Hoş geldin Bebek’ sürprizi
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:54 Şırnak Belediyesinden ‘Hoş geldin Bebek’ sürprizi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını "Aile Yılı" olarak ilan etmesinin ardından, Şırnak Belediyesi aile kurumunu güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda belediye ekipleri, hastanede yeni doğan bebekleri ve ailelerini ziyaret ederek "Hoş Geldin Bebek" paketlerini teslim etti. Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka’nın seçim vaadi olarak duyurduğu "Hoş Geldin Bebek Paketi" uygulaması hayata geçirilirken, yeni doğan bebekler ve aileleri hastanede ziyaret edilerek ilk destek paketleri teslim edildi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla hazırlanan uygulama kapsamında, dünyaya yeni gözlerini açan bebekler ve aileleri yalnız bırakılmadı. Projenin ilk adımı Şırnak Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde atıldı. Belediye Başkanı Mehmet Yarka, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Bişenk Fatma Acar ve belediye meclis üyeleriyle birlikte hastanede yeni doğan bebeklerin ailelerini ziyaret ederek, özenle hazırlanan Hoş Geldin Bebek Paketlerini teslim etti. Ziyaretlerde ailelerin mutluluğu ve heyecanı gözlerden kaçmadı. Şırnak Belediyesi tarafından hayata geçirilen bu sosyal destek projesiyle, yeni doğan bebeklerin temel ihtiyaçlarına katkı sunulması, aile yapısının güçlendirilmesi ve vatandaşların yaşamına dokunan kalıcı bir destek mekanizması oluşturulması hedefleniyor. Uygulama, özellikle ekonomik açıdan ailelere nefes aldırmayı amaçlıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesinin, ailenin toplumdaki önemini bir kez daha vurguladığını belirterek şunları söyledi: "Hayata yeni başlayan her bebek, geleceğe dair en büyük umudumuzdur. Bizler de aile kurumunu güçlendiren her çalışmayı öncelikli görevimiz olarak görüyoruz. Seçim sürecinde verdiğimiz sözleri tek tek hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kadın Kolları Başkanımız ve meclis üyelerimizle birlikte yeni doğan bebeklerimizi ve kıymetli ailelerini ziyaret ederek bu mutluluğa ortak olduk." Başkan Yarka, sosyal belediyeciliğin sadece altyapı hizmetlerinden ibaret olmadığını vurgulayarak, "Hayatın başladığı ilk anda da hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Şırnak’ta dayanışmayı, gönül bağlarını ve aile bilincini güçlendirmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Cizre’de facianın eşiğinden dönüldü: Dev kayalar evi yerle bir etti
21 Ocak 2026 Çarşamba - 16:43 Cizre’de facianın eşiğinden dönüldü: Dev kayalar evi yerle bir etti Şırnak’ın Cizre ilçesinde meydana gelen heyelanda, yamaçtan kopan dev kaya parçaları bir evin üzerine düştü. Olay sırasında evde bulunan 5 kişilik aile, saniyelerle ölümden kurtuldu. Olay, Cumhuriyet Mahallesi 1394 Sokak’ta yaşandı. Edinilen bilgilere göre, bölgedeki yamaçta heyelan yaşandı. Şiddetli gürültüyle birlikte yerinden kopan tonlarca ağırlığındaki dev kayalar, dağ yamacına yakın konumdaki bir evin üzerine yuvarlandı. Kayaların isabet ettiği evde büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, duvarlar kağıt gibi parçalandı. Olay esnasında içerde bulunan 5 kişilik aile, gürültüyü fark ederek kendilerini son anda dışarı atmayı başardı. Şans eseri ölen ya da yaralananın olmadığı olayda, ev kullanılamaz hale geldi. 15 günden bu yana evde kalmadıklarını elbise ve kıyafet almak için eve geldiklerini kaydeden Esma Gezme, ‘’Çocuklarla birlikte evden elbise ve kıyafet aldığımız sırada heyelan yaşandı. Deprem oldu sandım ve çocuklarımı alıp kendimizi dışarıya atarak kurtulduk. Dev kaya parçaları yatak odasına girdi, tüm eşyalar da toprak ve kayaların altında kaldı. Sanki deprem oldu sandık ve büyük bir şok yaşadık. İmkansızlıklarla yaptığımız ev şuan kullanılmaz hale geldi. Çocuklarımla dışarda kaldım ve çaresiz durumdayım. Bu şartlarda ya komşularımda kalacağım ya da babamın evine gideceğim. Yetkililerden yardım bekliyorum çünkü bu karda kışta açıkta kaldık. Lütfen bize yardım etsinler’’ dedi. Heyelan sonrası yetkililer heyelanın yaşandığı yere giderek hem olay yerinde inceleme yaptı hem de aile bireyleri ve mahalle sakinleri ile konuşup bilgi alışverişinde bulundu. Mahalle sakinleri benzer bir durumun tekrarlanmaması için yamaçtaki riskli kayaların temizlenmesini ve gerekli istinat çalışmalarının bir an önce yapılmasını talep etti.
Göç yollarında bir ömür: Gabar Dağı eteklerinde konar göçerlerin sessiz direnişi
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:09 Göç yollarında bir ömür: Gabar Dağı eteklerinde konar göçerlerin sessiz direnişi Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Gabar Dağı eteklerinde bulunan Mağara köyü, kış aylarında konar göçerlerin sığınağı oluyor. Yaz aylarında Hakkari’nin yüksek ve serin yaylalarında yaşayan göçerler, kış yaklaştığında hayvanlarıyla birlikte zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Yaklaşık 3 ay süren göç, çoğu zaman karla kaplı patikalarda, geceleri soğukla, gündüzleri yorgunlukla geçiyor. Göçün sonunda ulaşılan Mağara köyü ise onlar için kışı atlatma mücadelesinin başladığı yer oluyor. Göçer Zeki Kaplan, ömrünün göç yollarında geçtiğini söyledi. Sabit bir yerlerinin olmadığını kaydeden Kaplan, "Bizim hayatımız sürekli hayvancılık. Bir yerde kök salamıyoruz. Mevsimler nereye sürerse, biz de oraya gidiyoruz" dedi. Yaz aylarında Hakkari’nin serin ve yüksek yaylalarına çıktıklarını anlatan Kaplan, "4-5 ay yaylalarda kalıyoruz. Orası bizim nefes aldığımız yer. Ama ardından bizim için en ağır sınav başlıyor. Kadın, çocuk, yaşlı demeden; hayvanlarla birlikte 3 ay boyunca yürüyerek kışlaklara iniyoruz. Yol uzun, yol zor, umut ise ince bir ip gibi" ifadelerini kullandı. Kış mevsiminin konar göçerler için adeta bir hayatta kalma mücadelesi olduğunu vurgulayan Kaplan, "Kar yağdığında bizim için hayat duruyor. Soğuk iliklerimize işliyor. Bu kış çok zor geçti, hatta hala geçmedi diyebilirim. Gece hayvanlarımız donmasın diye uykusuz kalıyoruz’’ diye konuştu. Geçimlerini sağlamak için katlandıkları zorluklara dikkat çeken Kaplan, "Millet sıcak evinde rahat yaşasın, sofrasında et, süt eksik olmasın diye biz bu çileyi çekiyoruz. Küresel ısınma, kuraklık, değişen iklim. Hepsi bizi vuruyor. Ama yine de vazgeçmiyoruz. Çünkü bizim emeğimiz, halkımızın sofrasına sağlık olarak gidiyor" şeklinde konuştu. Konar göçer yaşamının her geçen yıl daha da zorlaştığını dile getiren Kaplan, "Bizim hayatımız zor ama onurumuz emeğimizdir. Karın altında da kalsak, açlıkla da sınansak üretmeye devam ediyoruz. Çünkü bu topraklarda yaşamanın bedelini en ağır şekilde biz ödüyoruz’’ dedi.
Göç yollarında bir ömür: Gabar Dağı eteklerinde konar göçerlerin sessiz direnişi
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:05 Göç yollarında bir ömür: Gabar Dağı eteklerinde konar göçerlerin sessiz direnişi Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Gabar Dağı eteklerinde bulunan Mağara köyü, kış aylarında konar göçerlerin sığınağı oluyor. Yaz aylarında Hakkari’nin yüksek ve serin yaylalarında yaşayan göçerler, kış yaklaştığında hayvanlarıyla birlikte zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Yaklaşık 3 ay süren göç, çoğu zaman karla kaplı patikalarda, geceleri soğukla, gündüzleri yorgunlukla geçiyor. Göçün sonunda ulaşılan Mağara köyü ise onlar için kışı atlatma mücadelesinin başladığı yer oluyor. Göçer Zeki Kaplan, ömrünün göç yollarında geçtiğini söyledi. Sabit bir yerlerinin olmadığını kaydeden Kaplan, "Bizim hayatımız sürekli hayvancılık. Bir yerde kök salamıyoruz. Mevsimler nereye sürerse, biz de oraya gidiyoruz" dedi. Yaz aylarında Hakkari’nin serin ve yüksek yaylalarına çıktıklarını anlatan Kaplan, "4-5 ay yaylalarda kalıyoruz. Orası bizim nefes aldığımız yer. Ama ardından bizim için en ağır sınav başlıyor. Kadın, çocuk, yaşlı demeden; hayvanlarla birlikte 3 ay boyunca yürüyerek kışlaklara iniyoruz. Yol uzun, yol zor, umut ise ince bir ip gibi" ifadelerini kullandı. Kış mevsiminin konar göçerler için adeta bir hayatta kalma mücadelesi olduğunu vurgulayan Kaplan, "Kar yağdığında bizim için hayat duruyor. Soğuk iliklerimize işliyor. Bu kış çok zor geçti, hatta hala geçmedi diyebilirim. Gece hayvanlarımız donmasın diye uykusuz kalıyoruz’’ diye konuştu. Geçimlerini sağlamak için katlandıkları zorluklara dikkat çeken Kaplan, "Millet sıcak evinde rahat yaşasın, sofrasında et, süt eksik olmasın diye biz bu çileyi çekiyoruz. Küresel ısınma, kuraklık, değişen iklim. Hepsi bizi vuruyor. Ama yine de vazgeçmiyoruz. Çünkü bizim emeğimiz, halkımızın sofrasına sağlık olarak gidiyor" şeklinde konuştu. Konar göçer yaşamının her geçen yıl daha da zorlaştığını dile getiren Kaplan, "Bizim hayatımız zor ama onurumuz emeğimizdir. Karın altında da kalsak, açlıkla da sınansak üretmeye devam ediyoruz. Çünkü bu topraklarda yaşamanın bedelini en ağır şekilde biz ödüyoruz’’ dedi.