Yerel Haberler
Şırnak
31 Mart 2026 Salı - 12:57 Cizre’de denetimli serbestlik yükümlüleri 16 ayda 212 okulu temizledi ŞIRNAK (İHA) – Şırnak’ın Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde, yükümlüler okullardan camilere, şehitliklerden parklara kadar kentin dört bir yanını temizleyerek toplumsal dayanışmaya katkı sağlıyor. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Cizre Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Cizre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü meyvelerini vermeye devam ediyor. 5-6 Aralık 2024 tarihinde başlatılan "kamuya yararlı bir işte çalışma" yükümlülüğü kapsamındaki faaliyetler, geniş bir yelpazede aralıksız sürdürülüyor. "Cizre Denetimli Okulları Temizliyor, Geleceğimize Işık Tutuyor" sloganıyla yürütülen proje kapsamında, 16 ayda toplam 212 okulda detaylı temizlik çalışması gerçekleştirildi. Öğrencilerin daha hijyenik ve sağlıklı bir ortamda eğitim görmelerini amaçlayan çalışmalar, eğitim camiası ve veliler tarafından takdirle karşılanıyor. Şehitlikler ve ibadethaneler unutulmadı Denetimli serbestlik yükümlülerinin çalışmaları yalnızca okullarla sınırlı kalmadı. Bu kapsamda 19 camide temizlik yapılırken, 5 kez şehitlik temizliği gerçekleştirilerek manevi değerlere sahip çıkıldı. Ayrıca 9 park ve bahçede çevre düzenlemesi ve temizlik çalışmaları yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu. Cizre Denetimli Serbestlik Müdürü Erkan Diken, yapılan çalışmaların toplumsal farkındalığın artmasına ve dayanışma ruhunun güçlenmesine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Eğitime, çevreye ve sosyal yardımlaşmaya sağlanan bu katkıların gurur verici olduğunu ifade eden Diken, kamu yararına yönelik faaliyetlerin artarak devam edeceğini vurguladı. Cizre Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından her yıl Orman Haftası ve Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında ağaç dikim etkinlikleri de düzenlendiğini belirten Diken, Kızılay ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla ihtiyaç sahibi yükümlülere ayni ve nakdi yardımlarında yapıldığını sözlerine ekledi.
Şırnak’ta ilk kez kapalı tip varis ameliyatı yapıldı: 82 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu
25 Temmuz 2023 Salı - 15:14 Şırnak’ta ilk kez kapalı tip varis ameliyatı yapıldı: 82 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu Şırnak Devlet Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahı Dr. Volkan Burak Taban, hastanede ilk kez kapalı yöntemle anjiyografi ameliyatı yaptı. 82 yaşındaki Şirin Güzel, sağlığına kavuştu.82 yaşındaki Şirin Güzel, devam eden bacak ağrıları nedeniyle Şırnak Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Hastanın tüm tetkiklerini yapan Kalp Damar Cerrahı Dr. Volkan Burak Taban, başka bir ille sevk etmek yerine hastanede bu ameliyatı kendisi yapmaya karar verdi. Varis hastası 82 yaşındaki Şirin Güzel’in bacağında yüzde 80 tıkanıklık tespit edildi. Varis hastası Güzel’in damar tıkanıklığını Uniportal VATS denilen kapalı yöntemle ameliyat eden Dr. Taban, Şırnak Devlet Hastanesi’nde bir ilke imza attı.Dr. Taban ve ekip arkadaşları, yaptıkları ameliyat hazırlıklarından sonra 82 yaşındaki hastayı ameliyat ederek, hasta iki günde sağlığına kavuştu.Ameliyattan sonra hastayı serviste ziyaret eden Dr. Taban, “82 yaşındaki Şirin Güzel bize bacak damar tıkanıklığıyla başvurdu. Bacağında pıhtı vardı. Bu tür hastalarda kan sulandırıcı kulansa bile uzun süre kullansa bile damar açılması için etkin tedavi edemiyoruz. Şırnak şartlarında da anjiyografi yöntemlerle, kapalı yöntemle damar açma işlemini başarıyla yapabiliyoruz. Şirin Güzel hem benim 3 aylık çalışma süremde 100. hastam olması nedeniyle hem de anjiyografi yöntemle ilk defa yaptığımız ameliyat olması nedeniyle sevindirici bir hasta oldu" dedi.Tedaviden sonra anjiyografi işlemle bacak damarla açma işlemini gerçekleştirdiklerini belirten Dr. Taban, "Bu kapalı yöntemler artık cerrahi işlemleri biraz teknolojiyi takip etmemiz gereken durumlardır. Biz de son teknolojiyi takip etmeye çalışıyoruz. Varis ameliyatlarında artık kapalı yöntemle ameliyat ediyoruz. Bu bize herhangi bir kesi, enfeksiyon riski, kanama olmadan hastalarımız hem güvenle taburcu edebilme imkanını sağlıyor. Hem de hastalarımızın kontrollerinde çok daha iyi sonuçlar elde etmemizi sağlıyor. Hastamızın durumu iyi ve artık bu günde taburcu edeceğiz. Şırnak bölgesi için kapalı yöntemler çok büyük bir avantajdır. Varisin yanında, bacak kol damarları için de ameliyatlara başlıyoruz. Yorulmadan halkımıza ve bu bölgeye hizmet ediyoruz” diye konuştu.82 yaşındaki Şirin Güzel ise, “Doktorumuz çok iyi biridir. Allah ondan razı olsun. Beni ameliyat etti, kısa zamanda toparlandım” ifadelerini kullandı.
Ceviz ağaçlarında verim ’kabuk altı’ aşısı ile bire beş artıyor
23 Temmuz 2023 Pazar - 12:16 Ceviz ağaçlarında verim ’kabuk altı’ aşısı ile bire beş artıyor Şırnak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bölgedeki verimsiz ceviz ağaçlarına kabuk altı aşısı yapılarak verim bire beş artırılıyor.İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ceviz ağaçlarının verimin artırılması için çalışma başlattı. Çalışmalarla verimsiz ağaçlardan verim alınması hedefleniyor. Geçen sene İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne müracaat ettiklerini belirten çiftçi Abdullah Yalçın, "Cevizlerimizin budanması ve aşılanması için aşılardan sonra cevizlerimizin hepsi tutu. Güzel olmuşlar, geçen sene aşıladıklarımız bu sene verim de vermeye başladı. Bu sene de müracaat ettik, geri kalan kısmı da aşıladık. Az kaldı, onları da gelecek sene yapacağız” dedi.Bahçesinde yaklaşık 100 adet meyve ağacı olduğunu ifade eden çiftçi Orhan Zeyrek ise, "Bunların çoğu ceviz ağaçlarından oluşuyor. Şırnak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün destekleri ile 15 yıllık beslediğimiz ve verimsiz olan ceviz ağaçların bu sene aşılarını yaptık. Daha güzel bir verim elde etmek için ceviz ağaçlarımızı aşıladık. 30 tane ceviz ağacını kökünden keserek yeniden daha verimli hale getirmek için aşılamalarını yaptırdık. Daha yeni filiz vermelerine rağmen çok güzel tomurcuk verdiklerini gördük. Beklentimiz daha güzel verim elde etmektir. Bu desteklemelerinde devam etmesi yönünde taleplerimiz vardır” diye konuştu.
Tarihi 10 bin yılara dayanan Cizre, onlarca kültürel mirasa ev sahipliği yapıyor
22 Temmuz 2023 Cumartesi - 16:23 Tarihi 10 bin yılara dayanan Cizre, onlarca kültürel mirasa ev sahipliği yapıyor Şırnak’ın Cizre ilçesi tarihi geçmişi 10 bin yıllara dayanırken gezilecek birçok kültürel mirasa da ev sahipliği yapıyor.Binlerce yıllık tarih; Babil, Asur, Med, Guti, Selçuklu, Osmanlı, Rum, Arap, Emeviler ve Abbasi dönemlerine ait arkeolojik ve etnografi eserlerin bulunduğu, büyük fizikçi ve 60 makine mucidi İsmail Ebul-iz El Cezeri Müzesinin ve türbesinin bulunduğu Cizre, yerli ve yabancı turistlerin yeni gezi rotasında.İlçede ve tarihi İpekyolu üzerinde bulunan tarihi yerler ise şöyle.Ulu CamiiCizre merkez Alibey Mahallesi’nde bulunan Cami, Cizre’nin İslam’ı kabul etmesiyle 639 yılında kiliseden camiye çevrilmiştir. Abbasiler döneminde cami yıktırılıp, onarıma alınmıştır. 1160 yılında Cizre Beyi Baz Şah’ın oğlu Al Sencer tarafından yeniden yaptırılmıştır. 1156 da dört köşe inşa edilen minaresi 1945-1946 ve 1971 yıllarında 2 kez onarım görmüştür. Cizre Ulu Camii kapılarında bulunan Ebul-İz ’in yaptırdığı ünlü ejder figürlerinden biri İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde bulunmaktadır. Cizre Ulu Camii’nin, 13. yüzyıla tarihlenen, eşsiz bir el işçiliğine sahip ahşap kapısının tunç kapı tokmağı üzerinde iki ejder ve ortasında bir aslan başının bulunduğu bir kompozisyon görülmektedir. 1976 yılından beri Türk ve İslam Eserleri Müzesinde sergilenen kapı tokmağının diğer teki 1969 yılında yerinden sökülerek çalınmıştır ve günümüzde Kopenhag David Samling Müzesi’nde sergilenmektedir.Cizre Mem u ZinCizre Dağkapı Mahallesi’ni mezarlığa bağlayan Cizre Surlarının üzerinde kuruludur. Mem-u Zin Türbesi ise Mir Abdaliye Medresenin idare odalarının altındaki bodrumdadır. İçeride üç adet mezar bulunmaktadır. Mezarlar Zin, Bekir ve Mem’e aittir. Mezar taşlarının birinin üzerinde “ölümü 854’te Allah onu ve tüm Müslümanlara rahmet etsin” ibaresi bulunmaktadır. Mem-u Zin içinde ilahi aşk olan bir öyküdür. Bu aşk olayı Cizre Beyi Emir Zeynuddin döneminde Hicri 854 (1450-1451) yılında meydana gelmiştir. Mem u Zin gerçek hayat hikayesini Şeyh Ahmed-i Hani manzum bir şekilde kaleme almıştır. Ölümlerinden 240 yıl sonra Cizre’ye gelmiş ve eserini 1690 yılında yazmıştır.Mir Abdaliye MedresesiCizre’nin güneyinde Dağkapı Mahallesi’nde, mezarlık içerisinde yer almaktadır. Medrese 840/1437 yılında Emir Abdal (Abdullah) İbn Abdillah Seyfettin Bohti tarafından yaptırılmıştır. Yapıdan günümüze mescit, türbe, bir medrese hücresi, avluya geçişi sağlayan giriş ünitesi ve bir eyvan gelebilmiştir. Medresenin doğu ve batı kanadındaki hücrelerin sadece temel kalıntıları günümüze ulaşabilmiştir. Günümüzde bu tarafa sonradan namazgâh, cami ve şadırvan eklenmiştir. Bu hücrelerin altında girişi avludan sağlanan Mem-u Zin Türbesi bulunmaktadırKırmızı MedreseCizre Beyliği döneminde II. Han Şeref Bey tarafından 14. yüzyılda yaptırılmıştır. Cizre Akkoyunluların eline 1475 yılında geçerken Cizre Emirleri sürgün edilmiştir. Emir Bedrettin oğlu II. Şeref (Hanşeref) Boti Aşireti ve çevre halkının yardımı ile1508 yılında Cizre’yi alırken dua da bulunmuş. ”Yarabbi, tekrar Cizre’yi alabilsem büyük Camii inşa edeceğim” dediği rivayet edilir. Allah’da bu duasını kabul buyurduğundan Kırmızı Medreseyi inşa ettirmiştir. Cizre Surlarını bu yerden yardığından surun üzerine bina etmiştir.Cizre de Dağkapı Mahallesi’nin Şah Mahallesi ile kesiştiği noktada sur üzerindedir. Medresenin içi avlulu olup, doğusunda batısında ve kuzeyinde odalar bulunuyor. Medrese, Cizre’ye özgü kırmızı tuğlalardan örüldüğü için Kırmızı Medrese denilir. Cizreli dilbilimci ve yazar Kamuran Ali Bedirhan medresenin 2 bin metrekare olduğu yazar. Medresenin güney cephesinin ortasında, ters kubbeli yapıda Şeyh Ahmed El-Cezeri adlı meşhur müfessir, yazar, şairin türbesi İle, Cizre emirlerine ait aile mezarlığı da vardır.Şeyh Ahmet El-Cezeri TürbesiCizre Kırmızı Medresede güney bölümündeki Mescid kısmına yapışık bir bodrum bölümündedir. Şeyh Ahmed El-Cezeri Mutasavvıf, muhaddis, şair ve yazardır. Mezar bölümüne hem dışardan hem de içerden varılabilir. Dışarıdan kapısı olup şu an açıktır. İçerden tavan kısmı delik iken kapatılmıştır. Mezarların ana duvarı çepeçevre siyah bazalt taştan yapılmıştır. Ancak tüm medrese kırmızı tuğladandır. Kubbede kırmızı tuğladan bu siyah taşın üstüne inşa edilmiştir.İsmail Ebul-iz El Cezeri Türbesi1136 yılında Cizre’nin Tor Mahallesi’nde doğmuştur. Sibernetik alanın kurucusu kabul edilen, fizikçi, robot ve matrix ustası bilim insanı “İsmail Ebul İz Bin Rezzaz El-Cezeri” 1206’te Cizre’de öldü. Lakabını yaşadığı şehirden alan El Cezeri, öğrenimini kırmızı Medresesi’nde tamamlayarak, fizik ve mekanik alanlarında yoğunlaştı ve pek çok ilke ve buluşa imza attı. Robotikle ilgili bilinen en eski yazılı kayıt, Cezeri’ye aittir. Dünya bilim tarihi açısından bugünkü sibernetik ve robot biliminde çalışmalar yapan ilk bilim insanı olan Cezeri’nin yaptığı otomatik makineler günümüz mekanik ve sibernetik bilimlerinin temel taşlarını oluşturmaktadır. Türbesi Hz Nuh Camii avlusundadır.Hz. Nuh Peygamber TürbesiHz. Nuh Peygamber Tufanı ile Cizre’ye yerleşen Hz. Nuh (A.S) vefatından sonra burada gömülmüştür. Burası ilk önce Havraya, sonra kiliseye ve 639 yılında da camiye çevrilmiştir. Dünyanın en eski türbelerinden biridir.Ünlü tarihçi Cizreli İbnülesir, Firuzabadi, Evliya Çelebi, Kâtip Çelebi, Ebubekir Helevi ve Babilli Berassus (Bersis) bu türbenin Nuh (A.S) a ait olduğunu yazarlar. Türbe Hz. Nuh Camiinin güney kısmında bulunmaktadır.Hz. Nuh CamiTufan olayından bu yana insanlığın ikinci babası olan Nuh Peygamber(A.S) kendi adıyla anılan camide yatmaktadır. Dağkapı Mahallesi’nin tepe noktasında, Dicle Nehri’nin coşup ulaşamayacağı bir noktada yapılmıştır.Nuh Peygamberin mezarı özel olarak inşa edilen beşgen kubbeli alandadır.Cizre KalesiKale Mahallesi’nde bulunan Cizre Kalesi şehir merkezinde Dicle Nehri kenarında kurulmuştur. Kale, dış kale ve iç kaleden oluşmaktadır. Guti İmparatorluğu tarafından inşa ettirilen kale ve surlar, tarih boyunca Babil, Med ve Asurlularca onarıma tabi tutuldu ve Abbasiler döneminde yıkılması nedeniyle aynı yere tekrar inşa edildi. Kalıntılardan Roma ve Bizans döneminden itibaren yapım süreci takip edilebilen kale, 12. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar olan dönem, yani Musul Atabekleri ve Cizre Beyleri döneminde aldığı şekliyle günümüze gelebilmiştir. Cizre Kalesi’nin tarihi Birca Belek’in (Cizre Kalesi) tarihi, M.Ö. 4000 yıllarına kadar dayanıyor. İçinde Mescid, medrese, zindan, divan ve askeri kısımlar gözetilerek inşa edildi. kale Osmanlı’da hem de Cumhuriyet döneminde bir askeri üs olarak kullanıldı. Şırnak 1. Hudut Taburunun ayrılmasından sonra kale ve surlar için yenileme çalışmaları yapıldı.Cizre SurlarıCizre Surları Gudi İmparatorluğu döneminde yapılmıştır. Hz.Nuh (A.S) Tufanından sonra Nuh Peygamberin Cizre de yattığını ve Nuh Gemisinin Cudi Dağında durduğunu ispat etmek üzere, Cizre Surları “Gemi” şeklinde yaptırılmıştır. Nuh Nebi Camii’nin 25 m batısında bulunan Tor Kapısı, Deşt Köprüsünün 25 m yakınındaki Deşt Kapısı geminin küreklerini gösterir.Surun tamamı siyah bazalt taştan yaptırılmıştır. Kültür Bakanlığı Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığınca Cizre surları tescil edilmiş olduklarından, onarıma peyderpey geçilmiştir. Sur, zamanla savaşlarla yıkılmış Asurlular, Babilliler, Medler, Emevi ve Abbasiler dönemlerinde onarılmıştır. İslam döneminde Kuran-ı Kerim in tamamı surlara yazdırılmıştır.Sasani Hükümdarı Erdeşir Babekan (M.Ö..241-226) döneminde Cizre Sarayburnu kapısı Yaptırılıp, aslanlar ve kitabe konulmuştur. Kelek taşımacılığı yapılan Dicle Nehirden Şırnak ve yaylalara buradan gidilirdi. Surun üzerinde çok sayıda burç bulunmaktadır. Dikdörtgen şeklindeki Belek Burcunu Cizre Beyi Şeref bin Muhammed bir Hanabdal yaptırmıştır.Hamidiye KışlasıHamidiye Alay Kışlası, Padişah II. Abdulhamid devrinde Cizre’de kurulan Hamidiye Alayları Komutanı Mustafa Paşa(ö. Eylül 1902)Tarafından alayların sevk ve idare işlerini yönetmek üzere Cizre Kalesi’nin Güneydoğu köşesinde yaptırmış olduğu binadır. Hamidiye Kışlası Binası, alayların kurulduğu 1892 yılından sonra yapılmaya başlanmıştır. Bina günümüzde özelliklerini koruyan ve sağlam duran Cizre kültür varlıklarındandır. Öncelikle Mustafa Paşa ve Hamidiye Hafif Süvari Alaylarına, sonraki zamanlarda ise Kaymakamlık, Adliye 119. Seyyar Jandarma Hudut Taburu ve Garnizon Komutanlığı, 4. Hudut Taburu Komuta Merkezi olarak hizmet vermiştir. Son olarak yapılan yenileme çalışmalarından sonra Cizre kaymakamlığı hizmetine verilmişti.Mehmet Ağa KasrıCizre Dağkapı Mahallesi’nde Bayır ağa sokakta bulunur. Bir kısmı siyah bazalt taştan, bir bölümü de beyaz kalker taştan yapılmıştır. Hamidiye Binbaşısı Fettah Ağa tarafından yaptırılmıştır. Cizre’deki avlulu ev örneğidir.Akabin KöprüsüCizre Yafes Mahallesi’ndedir. İki tepe arasında bulunduğundan Arap döneminde köprüye Akabin Köprüsü denilmiştir. Fevzi Çakmak Cizre’ye geldiklerinde köprüyü büyük onarıma aldırttığından bazıları Fevzi Çakmak köprüsü demişlerdir. İmadettih Zengi nin oğlu Kutbeddin Mevduthan (1159-1170) tarafından yaptırılmıştır. Üzerinde Aslan, oğlak figürleri bulunmaktadır. Köprü dört kemer ve iki göz üzerine inşa edilmiştir. Cumhuriyet öncesi ve sonrası yapılan onarımlarda köprü, üç büyük kemer ve iki göze İndirilmiştir.Finik kalesi ve ören yeriCizre’ye 20 kilometre yakın bir noktada bulunun Damlarca ve Eskiyapı köyleri arasında Finik Ören Yeri İ. Ö. 4000 yıllarına aittir. Finik kalesi ve çevresi yöre için önemli bir merkezdir. Cizre Güçlükonak yolu üzerinde 20 kilometre bulunan tarihi ören yerinde saray, zindan, sarnıç yerleri ve beyaz kalker taştan oyulmuş çok sayıda mağara ev bulunmaktadır. Kale iç kale ve dış kaleden oluşmaktadır. Dicle nehrinin kuzey tarafında bugünkü Güçlükonak ilçesine giden karayolunun üst kesiminde yer almaktadır. Dış kalede sur kalıntıları kuzey güney istikametinde uzanmaktadır. Bölge genel olarak Finik olarak nitelendirilmekte olup, Dicle Nehri ve Vadisine hâkim durumdadır. Eski yerleşmeler geniş bir alana yayılmış durumdadır. Bunlardan biri olan cami, hemen ilerisindeki kayalıklardan çıkan derenin batı tarafında kurulmuştur. Derenin batı tarafına istinat duvarları ile düz bir alan oluşturulmuştur. Bu alan caminin kuzey tarafında kalmaktadır. Ayrıca her iki yamaçta çeşitli kalıntılar ve mağaralar bulunmaktadır. Timur 1401 yılında Finik kalesini ele geçirmek için Dicle nehrinin karşı kıyısından surlar topa tutmuşsa da sur yıkılmamıştır.Feqiye Teyran MedresesiGüçlükonak Damlarca Köyü sınırları içerisinde yer alan camii, halk arasında Feqiye Teyran Medresesi olarak bilinmektedir. Feqiye Teyran’ın asıl adı Muhammed’dir. Faqi, medrese talebesi anlamında olup, kuşlarla konuştuğu rivayeti üzerine yaşadığı dönemde ve sonrasında halk arasında Feqiye Teyran şeklinde isimlendirilmiştir. Dicle Nehri ve vadisine hâkim durumdadır. Eski yerleşmeler geniş bir alana yayılmış durumdadır. Bunlardan biri olan cami, hemen ilerisindeki kayalıklardan çıkan derenin batı tarafında kurulmuştur. Derenin batı tarafına istinat duvarları ile düz bir alan oluşturulmuştur. Bu alan caminin kuzey tarafında kalmaktadır. Ayrıca her iki yamaçta çeşitli kalıntılar ve mağaralar bulunmaktadır. Günümüzde cami, Güçlükonak karayolu kenarında kalmaktadır. Kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.Kasrik kalesiŞırnak’a 30 Cizre’ye 5 kilomtre uzaklıkta ona Kasrik Cudi dağı ile Gabar dağının kesiştiği yerdir. Kasrik ismi krallar geçidi olarak bilinir. Rölyefler Asurlar, Gutti imparatorluğu gibi bölgede 6 bin yıl önce yer alan imparatorluklar tarafından kral ve at figürü gibi rölyeflere rastlanmaktadır. Yine heykellerin, Sasani Kralı Erdeşêr Babekan ile Şahpur’un dünya mirası Taqê Bustan, Persepolis harabelerindeki Nakşê Rustem ve Hüsrevi Perviz’in kaya kabartmalarına da çok benzetiliyor. Cizre’yi bir dönem kuşatan Erdeşêr’in de tıpkı Kasrik’teki gibi birçok nehir kenarına ve vadiye bu tarz kabartmalar yaptığı biliniyor. Cizre ve Finik Beylerinin bu yöreyi yazlık olarak kullandıkları bilinmektedir.Han Mahmut KöprüsüKasrik Beldesinin içerisindedir. Kuzeydoğu-güneybatı istikametinde uzanan köprü, üç gözlü yolunun düz olduğu köprüler grubuna girmektedir. Köprünün üzerinde herhangi bir kitabe bulunmadığı için kim tarafından ve ne zaman yapıldığı kesin belli değildir. Köprü günümüzde büyük ölçüde harap vaziyettedir. Üç kemer gözünden ikisi sağlam olup, kuzeydoğudaki üçüncü göz kısmen yıkılmıştır. Köprünün iki yanını yapılan binalar kapatmıştır. Köprüde düzgün kesme taş ve moloz taş kullanılmıştır. Köprünün tescili yoktur. Kültür varlığı olarak tescillenmesi gerekmektedir, Karayolları tarafında restore edilmektedir.
Şırnaklı çocuklar hem yüzme öğreniyor hem eğleniyor
20 Temmuz 2023 Perşembe - 14:15 Şırnaklı çocuklar hem yüzme öğreniyor hem eğleniyor Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ’Yüzme Bilmeyen Kalmasın Projesi’ ile Şırnak’ta kursiyer sayısı 2 yılda 30 bine ulaşılması hedefleniyor.Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında yapılan ’Yüzme Bilmeyen Kalmasın Projesi’ kapsamında yarı olimpik yüzme havuzunda öğrencilere antrenörler tarafından yüzme öğretiliyor.Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği yüzme kursunda kursa katılan öğrencilere suyla tanışma, karada nefes çalışmaları, suya alışma, suda nefes ve koordinasyon çalışmaları, kenardan uzaklaşma, ayak çalışmaları, ayak tahtası ile çalışma, ayak tahtası ile kol çalışması, kol ve nefes koordinasyonu çalışması gibi yüzme basamakları öğretiliyor.Yüzme Antrenörü Hasan Çelik, her sene olduğu gibi bu sene de, Yüzme Bilmeyen Kalmasın Projesiyle çocuklara yüzme öğrettiklerini, geçen sene olan 10 bin hedeflerini tutturduklarını söyledi.Bu seneki hedeflerinin 20 bin kişiye ulaşmak olduğunu belirten Çelik, "Haftanın 6 günü kız ve erkeklere yüzme eğitimi veriyoruz. Ülkemizde dört tarafımız denizlerle çevrili ki ve hala boğuma vakaları devam ediyor. Burada bakanlığımızın amacı, bütün çocuklarımıza yüzme eğitimi verebilmek. Sayılarımız her gün, hafta, ay artıyor" dedi.Olabildiğince kurslara başvuran öğrenceleri almaya çalıştıklarını ifade eden Çelik, "Vatandaşlarımızdan olumlu dönüşler alıyoruz. Vatandaşlarımızın merkez ve ilçelerde çocuklarını yüzme kurslarına kayıt yapmalarını istiyoruz. Biz burada antrenör sayısı olarak yeteri seviyedeyiz. Öğrencilerimiz bize gelsinler biz yüzme öğretelim, artık boğulma olmasın. Başarılı öğrencilerimizi seçip yarışmalara gönderiyoruz. Milli takıma hazırlıyoruz. Performans sporcularımız var, onları her sene ana lige, federasyon yarışlarına gönderiyoruz” diye konuştu.Yüzme kursuna katılan Barışay Kandemir, 3 sene önce kursa başvurduğunu kaydetti. Yüzme bilmediğini aktaran Kandemir, "Artık yüzme biliyorum. Performans grubuna seçildim. Haftanın 6 günü kursa geliyoruz. Yarışma takıma seçildim. Daha çok çalışıp, daha çok başarılı olup milli takıma seçilmek istiyorum” ifadelerinde bulundu.