Yerel Haberler
Şırnak
Elektrik yok, makine yok: Şırnak’ta asırlık değirmenden dünyaya coğrafi işaretli tahin
14 Aralık 2025 Pazar - 11:21 Elektrik yok, makine yok: Şırnak’ta asırlık değirmenden dünyaya coğrafi işaretli tahin Şırnak merkeze bağlı Kumçatı beldesinde 1850’li yıllara uzanan tarihi bir değirmenin küllerinden doğan coğrafi işaretli tahin üretimi, KOSGEB’in makine ve girişimcilik destekleriyle yeniden hayat buldu. Şırnak merkeze bağlı Kumçatı beldesinde 1850-1860 yılları arasında kurulan su değirmeni KOSGEB desteği ile restore edilerek, doğal yöntemler ile coğrafi işaretli tahin üretimi yapılmaya başlandı. Geleneksel su gücüyle çalışan taş öğütme sisteminde, katkı maddesiz yüzde yüz doğal tahin üreten işletmede, Türkiye’nin 81 ilinden ve Avrupa’dan taleplere yetişmek için ara vermeden tahin üretimi gerçekleştiriliyor. KOSGEB’in stratejik desteğinin bu geleneksel mirası modern bir başarı hikayesine dönüştürdüğünü belirten KOSGEB Şırnak İl Müdürü Ömer Güngör, "Bize, burayı daha restore etmeden önceki halini gösterdi. Bu işletmeyi, tekrar aktif hale getirmek istediğini söyledi. 1850-1860’lı yıllardan kalma bir değirmen. KOSGEB’den bu konuda bize bir destek çıkar mı diye sohbet ettik. Biz de KOSGEB desteklerini anlattık. KOSGEB’in makine demirbaş anlamında bir desteğin olduğunu, girişimcilik destek programımız, iş geliştirme desteğimizin buna uygun bir model olduğunu, eğer böyle bir işletmeyi faal hale getirecekseniz destek sunabileceğimizi ilettik. Onlar da kolları sıvadılar ve başladılar. Çok şükür şu an neticelenmiş hali ile buradayız" dedi. "Bu üretim geleneksel değil tamamen doğal" Güngör, bölgenin coğrafi işaretli susam ve tahin mirasına dikkat çekerek, "Bulunduğumuz yerde susam coğrafi tescilli bir ürün ve burada üretimi gerçekleştirilen tahin de coğrafi tescilli. Ayrıca Kumçatı tahini ile bilinen bir yer Kumçatı beldesi. Doğal olarak böyle bir ürünü ülke içinde ve yurt dışında insanlar talep edecektir. Talep edildikçe de üretim konusunda onlara gerekli hizmeti sunacağız. Yurt dışına satışlar oluyor, yurt içinde çok çok fazla talep gördüğünü görüyoruz. Çünkü el değmemiş, dışarıdan herhangi bir katkı maddesi bulunmayan bir üründen bahsediyoruz. Eski bir üretim yönetimidir. Suyun çarklarını çevirdiği bir değirmen. Eski bir kavurma modeli, eski bir öğütme modeli ile yüzde yüz doğal bir tahinden bahsediyoruz. Özellikle belirtmek istiyorum, geleneksel bir üretim değil, tamamı ile doğal bir üretim" diye konuştu. İşletmeci Selahattin Demir, restorasyon öncesi zorluk çektiklerini kaydederek, "Biz ne yaptık burada, kültürümüze sahip çıktık, kültürümüzü yaşattık ve markalaştırdık, restorasyonumuzu yaptık. Türkiye’nin 81 iline gönderiyoruz. Taleplerimiz var. Avrupa’dan da talepler var. Biz insanların bunu tatmasını istiyoruz" şeklinde konuştu. Bölgenin sulak arazilerinde ekimi yapılan susamlar ile tahin üretimi yapılıyor Demir, üretim sürecini şöyle anlattı: "Susamlarımız, kendi sulak arazilerimizde ektiğimiz susamlarımız. Hasadı yapıldıktan sonra buraya getiriyoruz. Temizleme işleminden sonra taşta döverek soyuyoruz, taşta kavurduktan sonra yine taşta öğütüyoruz. Bütün aşamalar geleneksel ve o kültüre bağlı olarak yapılıyor. Tamamen su ile çalışıyor değirmenlerimiz. Elektrik yok, makine yok. KOSGEB bize destek oldu. KOSGEB’in makine desteği vardı bize. Paketlememizin tamamını KOSGEB destekledi. Zaten coğrafi işaretli bir ürün yapıyoruz. Türkiye’de yöntemi ile, mahreç alan tek ürün. Bazı yerler susamı ile alıyor. Ama biz geleneksel, doğal yöntem ile coğrafi işaret almış bir ürün yapıyoruz." İşletmede, elektrik ve makineye sıfır bağımlılıkla, sadece su gücü ve taş teknolojisiyle üretim yapılarak çevre dostu bir model sunuluyor.
Elektrik yok, makine yok: Şırnak’ta asırlık değirmenden dünyaya coğrafi işaretli tahin
14 Aralık 2025 Pazar - 11:08 Elektrik yok, makine yok: Şırnak’ta asırlık değirmenden dünyaya coğrafi işaretli tahin Şırnak merkeze bağlı Kumçatı beldesinde 1850’li yıllara uzanan tarihi bir değirmenin küllerinden doğan coğrafi işaretli tahin üretimi, KOSGEB’in makine ve girişimcilik destekleriyle yeniden hayat buldu. Şırnak merkeze bağlı Kumçatı beldesinde 1850-1860 yılları arasında kurulan su değirmeni KOSGEB desteği ile restore edilerek, doğal yöntemler ile coğrafi işaretli tahin üretimi yapılmaya başlandı. Geleneksel su gücüyle çalışan taş öğütme sisteminde, katkı maddesiz yüzde yüz doğal tahin üreten işletmede, Türkiye’nin 81 ilinden ve Avrupa’dan taleplere yetişmek için ara vermeden tahin üretimi gerçekleştiriliyor. KOSGEB’in stratejik desteğinin bu geleneksel mirası modern bir başarı hikayesine dönüştürdüğünü belirten KOSGEB Şırnak İl Müdürü Ömer Güngör, ’’Bize, burayı daha restore etmeden önceki halini gösterdi. Bu işletmeyi, tekrar aktif hale getirmek istediğini söyledi. 1850-1860’lı yıllardan kalma bir değirmen. KOSGEB’den bu konuda bize bir destek çıkar mı diye sohbet ettik. Biz de KOSGEB desteklerini anlattık. KOSGEB’in makine demirbaş anlamında bir desteğin olduğunu, girişimcilik destek programımız, iş geliştirme desteğimizin buna uygun bir model olduğunu, eğer böyle bir işletmeyi faal hale getirecekseniz destek sunabileceğimizi ilettik. Onlar da kolları sıvadılar ve başladılar. Çok şükür şuan neticelenmiş hali ile buradayız’’ dedi. "Bu üretim geleneksel değil tamamen doğal" Güngör, bölgenin coğrafi işaretli susam ve tahin mirasına dikkat çekerek, "Bulunduğumuz yerde susam coğrafi tescilli bir ürün ve burada üretimi gerçekleştirilen tahin de coğrafi tescilli. Ayrıca Kumçatı tahini ile bilinen bir yer Kumçatı beldesi. Doğal olarak böyle bir ürünü ülke içinde ve yurt dışında insanlar talep edecektir. Talep edildikçe de üretim konusunda onlara gerekli hizmeti sunacağız. Yurt dışına satışlar oluyor, yurt içinde çok çok fazla talep gördüğünü görüyoruz. Çünkü el değmemiş, dışarıdan herhangi bir katkı maddesi bulunmayan bir üründen bahsediyoruz. Eski bir üretim yönetimidir. Suyun çarklarını çevirdiği bir değirmen. Eski bir kavurma modeli, eski bir öğütme modeli ile yüzde yüz doğal bir tahinden bahsediyoruz. Özellikle belirtmek istiyorum, geleneksel bir üretim değil, tamamı ile doğal bir üretim" diye konuştu. İşletmeci Selahattin Demir, restorasyon öncesi zorluk çektiklerini kaydederek, "Biz ne yaptık burada, kültürümüze sahip çıktık, kültürümüzü yaşattık ve markalaştırdık, restorasyonumuzu yaptık. Türkiye’nin 81 iline gönderiyoruz. Taleplerimiz var. Avrupa’dan da talepler var. Biz insanların bunu tatmasını istiyoruz" şeklinde konuştu. Bölgenin sulak arazilerinde ekimi yapılan susamlar ile tahin üretimi yapılıyor Demir, üretim sürecini şöyle anlattı: ’’Susamlarımız, kendi sulak arazilerimizde ektiğimiz susamlarımız. Hasadı yapıldıktan sonra buraya getiriyoruz. Temizleme işleminden sonra taşta döverek soyuyoruz, taşta kavurduktan sonra yine taşta öğütüyoruz. Bütün aşamalar geleneksel ve o kültüre bağlı olarak yapılıyor. Tamamen su ile çalışıyor değirmenlerimiz. Elektrik yok, makine yok. KOSGEB bize destek oldu. KOSGEB’in makine desteği vardı bize. Paketlememizin tamamını KOSGEB destekledi. Zaten coğrafi işaretli bir ürün yapıyoruz. Türkiye’de yöntemi ile, mahreç alan tek ürün. Bazı yerler susamı ile alıyor. Ama biz geleneksel, doğal yöntem ile coğrafi işaret almış bir ürün yapıyoruz." İşletme, elektrik ve makineye sıfır bağımlılıkla, sadece su gücü ve taş teknolojisiyle üretim yapılarak çevre dostu bir model sunuluyor.
Cizre’de 4-6 yaş Kur’an kursu öğrencileri, çift dallı eğitimle hem eğleniyor hem öğreniyor
13 Aralık 2025 Cumartesi - 17:42 Cizre’de 4-6 yaş Kur’an kursu öğrencileri, çift dallı eğitimle hem eğleniyor hem öğreniyor Şırnak’ta Cizre İlçe Müftülüğüne bağlı 4-6 yaş Kur’an kurslarında eğitim gören öğrenciler çift dallı eğitim alarak temel dini bilgiler, değerler eğitiminin yanı sıra çeşitli oyunlar oynayıp hem öğreniyor hem eğleniyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı 4-6 yaş Kur’an kurslarına ilgi artıyor. İlk kez 2013’te başlatılan bu kurslarda, milyonlarca çocuk Kur’an-ı Kerim’le tanışıyor ve değerler eğitimi alıyor. Cizre İlçe Müftülüğü tarafından açılan ve çift dallı eğitim veren 4-6 yaş Kur’an kurslarında eğitim gören öğrenciler, dini eğitimin yanında milli eğitim müfredatını da işliyor. İlçe müftülüğüne bağlı ilçede bulunan 37 Kur’an kursundan biri olan Nuh’un Gemisi 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nda eğitim gören çocuklar aldıkları eğitimi eğlenerek öğreniyor. Kurslarda verilen eğitimler sonrası velilerden çok güzel dönüşler aldıklarını aktaran Cizre İlçe Müftüsü Süleyman Baran, "4-6 yaş Kur’an kurslarımızda Peygamberimizin hayatını, ana hatlarıyla siyer ve itikadı, Rabbimizin kim olduğunu, Peygamberimizin kim olduğunu, kıblemizin neresi olduğunu, kitabımızın ne olduğunu, İslam’ın şartlarını, imanın şartlarını ve bir Müslümanın hayatında ana hatlarıyla bilmesi gereken bütün bu bilgileri ve değerler eğitimini çocuklarımıza öğretiyoruz. Bunları öğretmekle beraber daha da güzel sonuçlar alıyoruz. Çocuklarımız okula başladığında Kur’an-ı Kerim öğrenmiş, temel dini bilgilerini almış bir şekilde okula başlayacaklardır. Velilerimizden çok güzel dönüşler alıyoruz. Onlar da aynı şekilde bize, çocuklarımız eve geldiğinde selam vererek geliyor, suyu sağ eliyle ve oturarak içiyor gibi davranışları değerler eğitimiyle birlikte öğrendiklerini ifade ediyorlar. Biz bu eğitimleri çocuklarımıza Kur’an kurslarımızda veriyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı müfredatı ana okullarındaki eğitimleri de verdiklerini belirten Nuh’un Gemisi 4-6 Yaş Kur’an Kursu yöneticisi Esra Çiçek, "Cizre’de 500’e yakın öğrencimiz ve 37 kursumuz bulunmaktadır. Bu kurslar arasında, 84 öğrenciye sahip, 6 sınıf kapasiteli ve 6 sınıf hocası bulunan bir kurs olmamız itibarıyla şu an Cizre’de en kalabalık ve en donanımlı kurs olma sürecindeyiz. Esasında kursumuz, içeriğiyle verdiği eğitimle ve özellikle anaokullarından ayrılan, birebir aynı olmasa da farklı bir müfredatı ve eklemeleriyle, halkın ve velilerin gözünde ayrıcalıklı bir konumdadır. Öğrencilerin eğitimi konusunda nasıl bir prosedür izliyorsunuz diye sorulduğunda, esasında anaokullarında verilen eğitimin yanında dini eğitim, değerler eğitimi, peygamberler hayatı, Peygamber Efendimizin hayatı, hadisler, ezberler ve en önemlisi de Kur’an-ı Kerim temel alınmaktadır. Bu eğitimi verirken anaokullarında uygulanan müfredatı tamamen es mi geçiyoruz? Kesinlikle hayır. Bunun yanında anaokullarında öğretilen sayı, renk, kişisel gelişim, spor ve çeşitli etkinlikler de söz konusudur. Belki aklınıza gelebilecek pek çok farklı etkinliği de burada dini eğitimle birlikte harmanlıyoruz. Elhamdülillah, şu an 84 öğrencisiyle ve dönem ortasına gelmemize rağmen kayıtları tamamen dolmasına rağmen hâlen kayıt almaya devam eden bir kurs olarak faaliyet göstermekteyiz. Elbette bu durum için halkımıza ve velilerimize çok teşekkür ediyoruz. Ümit ediyorum ki sadece Cizre’de değil, bütün Türkiye’de 4-6 yaş Kur’an kursları hak ettiği yere ulaşır, ciddi anlamda nitelik kazanır ve hak ettiği eğitim değerini halkımıza yansıtarak kaliteli bir eğitim verir" diye konuştu.