Yerel Haberler
Sivas
Sivas’ta yeni otopark alanı kazandırılıyor 11 Mart 2026 Çarşamba - 12:35:57 Sivas Belediyesi, kentin en büyük problemlerinden birisi olan otopark sorununa çözüm olması amacıyla yeni otopark inşa ediyor. Sivas Belediyesi, şehir merkezinde yaşanan otopark sorununa çözüm üretmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, şehir merkezinin en yoğun noktalarından birinde yeni bir açık otopark alanı oluşturuluyor. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Abdi Ağa Konağı’nın yan tarafında bulunan iki binanın geçtiğimiz yıl kamulaştırıldığını belirterek, söz konusu alanın otopark olarak düzenleneceğini açıkladı. 21 milyon TL bedel ile kamulaştırıldı Başkan Uzun, bölgede yaşanan yoğunluk nedeniyle otopark ihtiyacının önemli bir sorun haline geldiğini ifade ederek, "Abdi Ağa Konağı’nın yan tarafında bulunan iki binayı geçen yıl 21 milyon TL ödeyerek kamulaştırdık. Şimdi ise bu bölgedeki en büyük ihtiyaçlardan biri olan otopark alanı olarak düzenliyoruz. Bir tarafta İstasyon Caddesi, bir tarafta Sivas Devlet Hastanesi ve kültür merkezlerinin bulunduğu bir alanda en büyük ihtiyaçlardan birisi otoparktı" dedi. Alanla ilgili planlanan çalışmalara da değinen Uzun, bölgenin sit alanı olması nedeniyle katlı otopark yapılamadığını belirterek, "Bu alana katlı otopark yapmayı çok isterdik ancak sit alanı olduğu için bunu yapamıyoruz. Binaları yıktıktan sonra asfalt serimini gerçekleştirip açık otopark alanı olarak halkımızın hizmetine sunacağız. Şimdiden şehrimize hayırlı olsun. Şehrimizdeki en önemli sorunlardan biri olan otopark sıkıntısına neşter vurmuş oluyoruz. Bundan sonra da ilimizin muhtelif bölgelerinde açık ve kapalı otopark çalışmalarımıza devam edeceğiz. Özellikle merkezde alanlarımız yeterli değil ancak uygun alan bulduğumuz her noktada otopark projelerimizi hayata geçireceğiz." ifadelerini kullandı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından söz konusu alanda oluşan araç yoğunluğunun azalması hedefleniyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:14 Şehit aileleri ve üniversiteli öğrenciler iftar sofrasında buluştu Sivas’ta Kredi ve Yurtlar Kurumu’nda (KYK) kalan kız öğrenciler ile şehit aileleri düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Farabi Gençlik Merkezi iş birliğinde düzenlenen program, Binali Yıldırım Yurt Kampüsü içerisinde bulunan Aşık Ruhsati Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programda, ailelerinden uzakta eğitim hayatını sürdüren kız öğrenciler ile evlatlarını vatan uğruna toprağa vermiş şehit aileleri aynı iftar sofrasında buluştu. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen programda birlik, dayanışma ve vefa duyguları ön plana çıktı. İftar programı boyunca öğrenciler ile şehit anneleri arasında kurulan samimi sohbetler ve paylaşımlar duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu. Aynı sofrada buluşan katılımcılar, Ramazan ayının bereketini ve paylaşmanın huzurunu birlikte yaşadı. "Bizleri duygulandırdı" Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Fatih Deveci, KYK yurtlarında kalan öğrenciler ile şehit annelerini aynı sofrada buluşturmanın kendileri için büyük bir anlam taşıdığını belirterek, "Farabi Gençlik Merkezi ile birlikte KYK’da kalan kız öğrenci yurtlarımızda eğitim gören evlatlarımızı, şehit annelerimizle aynı sofrada buluşturmanın onurunu ve gururunu yaşadık. Evlatlarını vatan uğruna toprağa vermiş kıymetli şehit annelerimizin burada bulunan öğrencilerimizi adeta kendi evlatları gibi bağırlarına bastıklarını görmek bizleri derinden duygulandırdı" dedi. Türkiye’nin farklı illerinden Sivas’a gelerek eğitim hayatlarını sürdüren öğrencilerin ailelerinden uzakta olduklarını ifade eden Deveci, şehit annelerinin öğrencilere gösterdiği sevgi ve şefkatin hem annelerin hem de gençlerin gönlüne dokunan anlamlı bir tablo ortaya çıkardığını söyledi.
Binlerce yıllık 4 eser ‘Geleceğe Miras’ görücüye çıkacak
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:21 Binlerce yıllık 4 eser ‘Geleceğe Miras’ görücüye çıkacak Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yer alan ve eski adı "Samuha" olan Hitit şehri Kayalıpınar’daki kazılarda çıkarılan 4 tarihi eser 6 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılacak olan ‘Geleceğe Miras Arkeolojinin Altın Çağı’ sergisinde sergilenecek. Kayalıpınar’da Sivas Müze Müdürlüğünce ilk kez 2005 yılında başlatılan kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ile Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığında devam ediyor. Farklı dönemlerde yapılan kazılarda, bugüne kadar eski Asur ticaret kolonileri, Hitit, Roma ve Bizans dönemlerine ait yapı izleri, Helenistik, Roma ve Erken Hristiyanlık dönemlerinden kalma mezarlar, Hitit kralları, prenses, prens ve görevlilerine ait çok sayıda mühür baskısı bulundu. Kazı çalışmalarının yapıldığı alanı ziyaret eden Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, yetkililerden bilgiler aldı. "Güzel eserler ortaya çıkıyor" Kazı başkanı Doç. Dr. Çiğdem Maner’den çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Şimşek, 6 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinde açılışı yapılacak olan "Geleceğe Miras Arkeolojinin Altın Çağı" sergisinde Kayalıpnar’dan çıkarılan 4 tarihi eserin sergileneceğini ifade ederek "Bugün Kayalıpınar diğer adıyla Samuha Antik Kent Kazı alanındaydık. Burada devam eden kazı hakkında ekipten bilgi aldık ve onlara kolaylık diledik. Bildiğiniz üzere bu kazı çalışmalarını Koç Üniversitesinden Doç. Dr. Çiğdem Manel başkanlığındaki bir ekip yürütüyor. 2021 yılından beri ve bugüne kadar da gerçekten güzel bir çalışma sergilendi burada. Güzel eserler ortaya çıkıyor. Bu eserler de Sivas arkeoloji müzesinde sergileniyor. İlk kazının 2005 yılında başladığını düşünürsek bugüne kadar yaklaşık bin 700 eserin çıktığını ve bir çoğunun Sivas Arkeoloji Müzesinde sergilendiğini söyleyebiliriz. Burada son zamanlarda çıkan dört eserimiz inşallah önümüzdeki günlerde Külliye’de düzenlenecek olan ‘Geleceğin Mirası’ sergisinde de Sivas’ın eserleri olarak sergilenecek" dedi. "Hititlerin yazlık mekânı olarak biliniyor" Samuha Antik Kentinde gerçekleştirilen kazıların tarihe ışık tuttuğunu ifade eden Vali Şimşek, "Yine bildiğiniz üzere burası Sarissa’dan sonra Sivas’ta bulunan ikinci antik şehir ve belirttiğim gibi 2005 yılından beri de çalışmalar yürütülüyor. Şöyle diyebiliriz Anadolu’da hem Hitit hem de Asur tabletlerin birlikte bulunduğu beş bölgeden birisi de Samuha Antik Şehri. Özellikle Hititlerin burası yazlık mekânı olarak biliniyor. Hititlerin başkentinin Hattuşaş olduğunu düşünürsek Kızılırmak vasıtasıyla yazlık mekânlarına gelip burada da bir yerleşim birimi oluşturmuşlar. İşte bu kazı çalışmalarıyla tarihe ışık tutmaya çalışıyor üniversitemiz ve kazı ekibimiz. İnşallah bu kararlı çalışmalarının sonucunda güzel eserler ortaya çıkacak ve bu da Sivas’ın tarihi mirası olarak müzemizde sergilenecek. Ben tekrar Çiğdem hocam ve ekibine teşekkür ediyorum başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu. 2 haftada 4 tablet bulundu 2025 kazı çalışmalarının devam ettiği ve 2 haftada 4 çivi yazılı tablet bulunduğunu belirten Kazı başkanı Doç. Dr. Çiğdem Maner "2025 arazi sezonunda yine yerleşimin tabakalaşmasına dair yeni sorularla yola çıktık ve onları cevaplamaya çalıyoruz ve hemen ilk hafta da Hitit döneme ait dört farklı çivi yazılı tablet bulduk. Bunlardan iki tanesi de kuş kehanet metni dediğimiz türden. Sayın Valimizin de bahsettiği gibi önümüzdeki hafta 6 Ağustos’ta Cumhurbaşkanımızın da açılış yapacağı ‘Geleceğe Miras’ sergisinde, Kayalıpınar’da 2022-2023-2024 sezonlarında bulduğumuz dört eserimiz sergilenecek. Bunlardan bir tanesi Hitit mührü, üç tanesi de Hitit dönemine ait mühür baskıları. Veliaht Prens Nerikkaili, son Hitit Kralı II. Suppiluliuma, ve III. Hattuşili’nin mühür baskıları Sivas’ın kültür mirası olarak orada sergilenecek. Bizim için de çok gurur verici ve tüm destekle için teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.
Eğri minaresiyle dikkat çeken 832 yıllık tarihi Sivas Ulu Camii’nin restorasyon çalışmalarına başlandı
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:20 Eğri minaresiyle dikkat çeken 832 yıllık tarihi Sivas Ulu Camii’nin restorasyon çalışmalarına başlandı Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan 832 yıllık Sivas Ulu Camii’nde restorasyon çalışmaları başladı. Yapılacak yenileme çalışmaları kapsamında ise cami ibadete kapatıldı. Sivas’ta, Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan ve 832 yıllık geçmişiyle tarihe tanıklık eden Sivas Ulu Camii’nde restorasyon çalışmaları başladı. Danişmentliler döneminde, Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Kılıçarslan’ın oğlu Kudbeddin Melikşah tarafından inşa ettirilen cami, mimarisi ve tarihi önemiyle dikkat çekiyor. Anadolu’da inşa edilen ilk camilerden biri olma özelliğini taşıyan yapı, özellikle eğik olan minaresi ile görenlerin de dikkatini çekiyor. Yapının korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla başlatılan restorasyon çalışmaları kapsamında cami, geçici olarak ibadete kapatıldı. Yaklaşık 2 buçuk ile 3 yıl sürmesi planlanan çalışmalar boyunca caminin tüm mimari detayları aslına uygun şekilde yenilenecek. Restorasyon sürecinde, caminin ahşap tavanı tamamen yeniden ağaçtan inşa edilecek. Ayrıca mihrap, orijinal haliyle tekrar yerine konulacak. Caminin minberi ise üzerindeki yazı ve motifler korunarak özgün haliyle yeniden yapılacak. Sultan mahfili olarak bilinen üst kat mahfili de yapının orijinaline uygun bir şekilde yerine yerleştirilecek. Çalışmalarda, cami bahçesi, lavaboları ve çevre düzenlemesiyle birlikte kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirilecek. "Büyük çaplı bir restorasyon düşünüyoruz" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan tarihi Ulu Cami imamı Ergün Ceyhan, en son 1953 yılında kapsamlı bir restorasyon çalışması yapıldığını belirterek, "Camimizin restorasyona başlanmasında hem üzücü hem de sevindirici bir haber var. Üzücü olanı camimiz 2 buçuk ile 3 yıl arasında ibadete maalesef kapalı olacak. Şimdiden cemaatimizin hüzünlendiğini görmekteyiz. Hakikaten Sivas halkında Ulu Cami’nin özel bir yeri var. Bu haber içerisinde sevindirici olan ise 832 yıllık olan Ulu Camimiz restorasyona girmektedir. 1953’ te yapılan restorasyondan sonra maalesef camimiz ufak tefek tamirlerle çaplı ve köklü bir restorasyon yapılamadı. Üst tavan ahşap olarak tekrar yerine koyulacak. Restorasyonda tavan ahşap tekrar ağaçtan yapılacak ve mihrap orijinal olarak tekrar yerine koyulacak. Minberin orijinalinde ne varsa, ne yazıyorsa o tekrar yerine koyulacak. Sultan mahfili dediğimiz üst mahfil tekrar koyulacak. Çevre düzenlemesi ile lavabolarıyla, bahçesiyle birlikte büyük çaplı bir restorasyon düşünüyoruz" dedi. "Bu caminin Sivas halkında ayır bir yeri var" Cami cemaatinin hüzünlü olduğunu söyleyen Ceyhan, "Minarenin aslı yapılış olarak eğik olarak yapılmış. Daha sonra 1920’li yıllarda düşen yıldırım neticesinde biraz daha eğilmiş. 6 yıl uyduya bir cihaz teknik olarak gönderilerek, takip ediliyor. Gelen rapor neticesinde minaremiz çelik halatlarla içeriden güçlendirme yapılacak ve üzerindeki yazıların tekrar yazılması düşen tuğlaların da yüzüne tekrar konacak. Hem cami aynı restorasyon içerisinde minare de restorasyona girecektir. Şimdiden ibadete kapatılalı bugün 6 gün oldu. Cemaatimiz, "Hocam bir an önce başlayın. Bizi camiden mahrum koymayın" diye sitem ediyorlar. Hakikaten Sivas Ulu Camisi’nin Sivas halkında ayrı bir yeri ve özelliği var" diye konuştu.
Laboratuvar değil alabalık üretim tesisi
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:18 Laboratuvar değil alabalık üretim tesisi Denize kıyısı olmayan ve alabalık üretiminde Türkiye’de ilk 5 içerisinde yer alan Sivas’ta alabalık sağımı başladı. Büyük özenle elde edilen yumurtalar, birçok işlemden geçerek yavruya dönüşmeyi bekliyor. Sivas’ın Ulaş ilçesinde bin 450 rakımlı Tecer Dağı yamacına kurulan alabalık tesisinde yumurta sağım dönemi başladı. 5 ayrı ünitede bulunan 36 havuzda büyütülen alabalıklar, sağım için seçiliyor. Sağım için uygun olan balıklardan özenle elde edilen yumurtalar, titizlikle yürütülen işlemlerden geçiyor. Sağıldıktan sonra bir süre bekletilen yumurtalar, tuzlu suda yıkanarak temizleniyor. Erkek alabalıklardan elde edilen spermler, mikroskop aracılığıyla kontrol edilerek yumurtalar ile buluşturuluyor. Döllenen yumurtalar kuluçkaya yatırılarak yavru balığa dönüşmesi bekleniyor. Her bir aşaması incelik isteyen sağım, işin ehli kişilerin elinde sürdürülüyor. Sivas’ın Ulaş ilçesinde elde edilen yavru balıklar Kayseri ve Sivas’ta ki baraj göllerinde belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra Karadeniz ’de kafeslerde somona dönüşüp Türkiye ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilecek. Sağım işlemleri ile ilgili bilgiler veren 30 yıllık balıkçı Birkan Karaçay, "Alabalık sağımı yılda bir sefer olmaktadır. Bizim geliştirdiğimiz metot ile yılda iki sefer üretim yapmaktayız. Sağım işleminde yumurtaya gelmiş olan anaç balıkların seçilmesi ile işleme başlıyoruz. Anaçlar seçildikten sonra yumurta seçim işlemine başlıyoruz. Yumurta sağım işleminden 45 dakika sonra yıkanması ve döllenmesi işlemini yapıyoruz. Yıkama işleminden sonra yumurtanın sertleşmesi için soğuk suda bekletiyoruz. Daha sonra yumurtalar alınarak tekrar kuluçka dolaplarına yerleştiriliyor. Yaz dönemini baz alırsak yavruya geçiş süresi yaklaşık 20-25 gün civarıdır. Bir balıktan ortalama 4 bin, 4 bin 500 yumurta elde edebiliyoruz. Balık genç ise 2 bin veya 3 bin civarında yavru alabiliyoruz. Buradan çıkan yumurtalar genellikle Türkiye içerisine dağıtılıyor. Balık satışlarımız yurtdışına da devam ediyor. Genelde buradan çıkan balıkları Rusya’ya gönderiyoruz" dedi.
Eğri minaresiyle dikkat çeken 832 yıllık tarihi Sivas Ulu Camii’nin restorasyon çalışmalarına başlandı
01 Ağustos 2025 Cuma - 11:57 Eğri minaresiyle dikkat çeken 832 yıllık tarihi Sivas Ulu Camii’nin restorasyon çalışmalarına başlandı Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan 832 yıllık Sivas Ulu Camii’nde restorasyon çalışmaları başladı. Yapılacak yenileme çalışmaları kapsamında ise cami ibadete kapatıldı. Sivas’ta, Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan ve 832 yıllık geçmişiyle tarihe tanıklık eden Sivas Ulu Camii’nde restorasyon çalışmaları başladı. Danişmentliler döneminde, Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Kılıçarslan’ın oğlu Kudbeddin Melikşah tarafından inşa ettirilen cami, mimarisi ve tarihi önemiyle dikkat çekiyor. Anadolu’da inşa edilen ilk camilerden biri olma özelliğini taşıyan yapı, özellikle eğik olan minaresi ile görenlerin de dikkatini çekiyor. Yapının korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla başlatılan restorasyon çalışmaları kapsamında cami, geçici olarak ibadete kapatıldı. Yaklaşık 2.5 ile 3 yıl sürmesi planlanan çalışmalar boyunca caminin tüm mimari detayları aslına uygun şekilde yenilenecek. Restorasyon sürecinde, caminin ahşap tavanı tamamen yeniden ağaçtan inşa edilecek. Ayrıca mihrap, orijinal haliyle tekrar yerine konulacak. Caminin minberi ise üzerindeki yazı ve motifler korunarak özgün haliyle yeniden yapılacak. Sultan mahfili olarak bilinen üst kat mahfili de yapının orijinaline uygun bir şekilde yerine yerleştirilecek. Çalışmalarda, cami bahçesi, lavaboları ve çevre düzenlemesiyle birlikte kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirilecek. "Büyük çaplı bir restorasyon düşünüyoruz" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan tarihi Ulu Cami imamı Ergün Ceyhan, en son 1953 yılında kapsamlı bir restorasyon çalışması yapıldığını belirterek, "Camimizin restorasyona başlanmasında hem üzücü hem de sevindirici bir haber var. Üzücü olanı camimiz 2.5 ile 3 yıl arasında ibadete maalesef kapalı olacak. Şimdiden cemaatimizin hüzünlendiğini görmekteyiz. Hakikaten Sivas halkında Ulu Cami’nin özel bir yeri var. Bu haber içerisinde sevindirici olan ise 832 yıllık olan Ulu Camimiz restorasyona girmektedir. 1953’ te yapılan restorasyondan sonra maalesef camimiz ufak tefek tamirlerle çaplı ve köklü bir restorasyon yapılamadı. Üst tavan ahşap olarak tekrar yerine koyulacak. Restorasyonda tavan ahşap tekrar ağaçtan yapılacak ve mihrap orijinal olarak tekrar yerine koyulacak. Minberin orijinalinde ne varsa, ne yazıyorsa o tekrar yerine koyulacak. Sultan mahfili dediğimiz üst mahfil tekrar koyulacak. Çevre düzenlemesi ile lavabolarıyla, bahçesiyle birlikte büyük çaplı bir restorasyon düşünüyoruz" dedi. "Bu caminin Sivas halkında ayır bir yeri var" Cami cemaatinin hüzünlü olduğunu söyleyen Ceyhan, "Minarenin aslı yapılış olarak eğik olarak yapılmış. Daha sonra 1920’li yıllarda düşen yıldırım neticesinde biraz daha eğilmiş. 6 yıl uyduya bir cihaz teknik olarak gönderilerek, takip ediliyor. Gelen rapor neticesinde minaremiz çelik halatlarla içeriden güçlendirme yapılacak ve üzerindeki yazıların tekrar yazılması düşen tuğlaların da yüzüne tekrar konacak. Hem cami aynı restorasyon içerisinde minare de restorasyona girecektir. Şimdiden ibadete kapatılalı bugün 6 gün oldu. Cemaatimiz, "Hocam bir an önce başlayın. Bizi camiden mahrum koymayın" diye sitem ediyorlar. Hakikaten Sivas Ulu Camisi’nin Sivas halkında ayrı bir yeri ve özelliği var" diye konuştu. (YÇ-
Laboratuvar değil, alabalık üretim tesisi
01 Ağustos 2025 Cuma - 11:50 Laboratuvar değil, alabalık üretim tesisi Denize kıyısı olmayan ve alabalık üretiminde Türkiye’de ilk 5 içerisinde yer alan Sivas’ta alabalık sağımı başladı. Büyük özenle elde edilen yumurtalar, birçok işlemden geçerek yavruya dönüşmeyi bekliyor. Sivas’ın Ulaş ilçesinde bin 450 rakımlı Tecer Dağı yamacına kurulan alabalık tesisinde yumurta sağım dönemi başladı. 5 ayrı ünitede bulunan 36 havuzda büyütülen alabalıklar, sağım için seçiliyor. Sağım için uygun olan balıklardan özenle elde edilen yumurtalar, titizlikle yürütülen işlemlerden geçiyor. Sağıldıktan sonra bir süre bekletilen yumurtalar, tuzlu suda yıkanarak temizleniyor. Erkek alabalıklardan elde edilen spermler, mikroskop aracılığıyla kontrol edilerek yumurtalar ile buluşturuluyor. Döllenen yumurtalar kuluçkaya yatırılarak yavru balığa dönüşmesi bekleniyor. Her bir aşaması incelik isteyen sağım, işin ehli kişilerin elinde sürdürülüyor. Sivas’ın Ulaş ilçesinde elde edilen yavru balıklar Kayseri ve Sivas’ta ki baraj göllerinde belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra Karadeniz ’de kafeslerde somona dönüşüp Türkiye ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilecek. Sağım işlemleri ile ilgili bilgiler veren 30 yıllık balıkçı Birkan Karaçay, "Alabalık sağımı yılda bir sefer olmaktadır. Bizim geliştirdiğimiz metot ile yılda iki sefer üretim yapmaktayız. Sağım işleminde yumurtaya gelmiş olan anaç balıkların seçilmesi ile işleme başlıyoruz. Anaçlar seçildikten sonra yumurta seçim işlemine başlıyoruz. Yumurta sağım işleminden 45 dakika sonra yıkanması ve döllenmesi işlemini yapıyoruz. Yıkama işleminden sonra yumurtanın sertleşmesi için soğuk suda bekletiyoruz. Daha sonra yumurtalar alınarak tekrar kuluçka dolaplarına yerleştiriliyor. Yaz dönemini baz alırsak yavruya geçiş süresi yaklaşık 20-25 gün civarıdır. Bir balıktan ortalama 4 bin, 4 bin 500 yumurta elde edebiliyoruz. Balık genç ise 2 bin veya 3 bin civarında yavru alabiliyoruz. Buradan çıkan yumurtalar genellikle Türkiye içerisine dağıtılıyor. Balık satışlarımız yurtdışına da devam ediyor. Genelde buradan çıkan balıkları Rusya’ya gönderiyoruz" dedi.