Yerel Haberler
Sivas
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:51 Sivas Uluslararası Film Festivali üçüncü kez perdelerini açıyor Sivas Uluslararası Film Festivali’nin üçüncüsü 12-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek. Festival kapsamında sinema dünyasından çok sayıda ünlü isim Sivas’ta sanatseverlerle buluşacak. Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) iş birliğiyle bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek Sivas Uluslararası Film Festivali için hazırlıklar tamamlandı. 12-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek festival öncesinde Sivas Valisi Yılmaz Şimşek başkanlığında basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Vali Şimşek, festivalin kısa sürede önemli bir kültür ve sanat organizasyonu haline geldiğini belirterek, Sivas’ın ‘sinema şehri’ olma yolunda ilerlediğini ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle festivalin uluslararası niteliğinin güçlendiğini vurgulayan Şimşek, etkinlik kapsamında sinema, tiyatro ve televizyon dünyasından çok sayıda ismin Sivas’ta ağırlanacağını söyledi. Festival süresince kortej yürüyüşü, film gösterimleri, söyleşiler, açık hava sineması, Yeşilçam nostalji konseri ve çeşitli atölye çalışmaları düzenlenecek. Festivalin Sivas’ın kültürel ve sanatsal gelişimine katkı sunması hedefleniyor. Birçok ödül verilecek Vali Yılmaz Şimşek, bu yıl ödül kategorilerinin de genişletildiğini belirterek, En İyi Film, En İyi Dizi, En İyi Oyuncu ödüllerinin yanı sıra Türk Sineması Hizmet Ödülü, Onur Ödülü ve TÜRKSOY Özel Ödülü’nün de verileceğini kaydetti. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ise festivalin şehre hayırlı olmasını temenni ederken, toplantıya üniversite ve kurum temsilcileri ile düzenleme kurulu üyeleri de katıldı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:28 Sivas’ta geleneksel ’saya gezmesi’ renkli görüntülere sahne oldu Sivas’ın Zara ilçesinde Hıdırellez şenliklerinde geleneksel karakterlerin yer aldığı etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Sivas’ın Zara ilçesinde, Hıdırellez şenlikleri kapsamında ’bereket töreni’ olarak bilinen ’saya gezmesi’ geleneği gerçekleştirildi. İlçe sokaklarında yapılan etkinlikte vatandaşlar, yüzyıllardır süregelen kültürel mirası yeniden yaşama imkanı buldu. Geleneksel yürüyüşte deve temsili de yer alırken, etkinlikte sembolik olarak ’yumurta hırsızı, tilki, bıyıklı gelin ve deveci’ gibi karakterler canlandırıldı. Katılımcılar, bu figürlerle saya oyununu ilçe sokaklarında sergileyerek vatandaşların ilgisini çekti. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, geleneksel kültürün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amaçlandı. "Gelenekler unutulmasın diye çabalıyoruz" Geleneği yaşatmak istediklerini belirten Nilgün Gökkuş Bozalioğlu, "5’inci kez hazırladığımız Hıdırellez şenliğinde saya gezisi yaptık. Bu geleneği yaşatmak istiyoruz. Bundan 60 sene önce bu eğlenceler yapılıyormuş. Biz de gelenekler devam etsin diye bu gezileri düzenliyoruz. Gezide kullanılan deveyi ben kendim diktim. Bunların çeşitli karakterleri oluyor. Yumurta hırsızımız, tilkimiz, bıyıklı gelinimiz ve devecimiz var. Biz bunu, Zara sokaklarında insanların bir kez daha hatırlaması için yaptık. Güzel bir yürüyüş gerçekleştirmiş olduk" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:21 SCÜ çalışanları, bankaların promosyon tutumunu protesto etti Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) çalışanları, bankaların promosyon ihale sürecindeki tutumu nedeniyle basın açıklaması düzenledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi personeli, ikinci kez iptal edilen promosyon ihalesi ile ilgili basın açıklaması düzenledi. Üniversitede faaliyet gösteren tüm sendikaların katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada sloganlar atılarak düşük promosyon rakamları reddedildi. Personel adına konuşan yetkili sendika başkanı Serdal Berkil, bankaların tutumunu eleştirdi. Bankaların düşük bedeller teklif ettiğini ifade eden Berkil, "Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilmesi planlanan maaş promosyon ihale süreci, bankaların çalışanların emeğini ve günün ekonomik şartlarını yok sayan tavrı nedeniyle Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Banka Promosyonu İhale Komisyonumuzca süreç şeffaf şekilde yürütülmesine rağmen ikinci kez iptal edilmek zorunda kalınmıştır. Bankaların artan enflasyon oranları, personel maaşlarındaki artışlar ve yüksek işlem hacimlerine rağmen çalışanlarımıza reva gördüğü emsal banka promosyon ihalelerinde verilen tekliflere nazaran oldukça düşük ve kabul edilemez promosyon teklifleri 52 yıllık geçmişi ile Sivas’ın köklü üniversitesi olan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin itibarına zarar verecek nitelikte olup akademik ve idari personelimizi derinden üzmüştür" dedi. "Maaş bizim, karar bizimdir" Piyasa gerçeklerinden uzak teklifleri reddettiklerini ifade eden Berkil, "İhaleye katılan bankaların masaya getirdiği düşük rakamlara karşı örgütlü gücümüzle sürecin takipçisi olacağımızın kararını kamuoyuyla paylaşıyoruz. Personelimizin beklentilerini dikkate almayan bankalara, başka illerdeki eşdeğer kurumlara verdikleri promosyon tekliflerini gözden geçirmelerini tavsiye ediyoruz. Amacımız çalışanların alın terinin hakkı olan adil, güncellenmiş ve yüksek promosyon tutarlarının ihaleye yansıtılmasıdır. Maaş bizim, karar bizimdir" dedi. Açıklamanın ardından slogan atan kalabalık alkışlar eşliğinde dağıldı.
Mamaya alıştırılan kediler tembelleşti, şehirlerdeki fare ve yılan sayısı arttı
22 Haziran 2025 Pazar - 13:57 Mamaya alıştırılan kediler tembelleşti, şehirlerdeki fare ve yılan sayısı arttı Yurt genelinde son günlerde şehir merkezlerinde sıkça görülen yılanlar, vatandaşları tedirgin etmeye devam ediyor. Uzmanlar; artan yılan popülasyonunun, kedilerin fare avlamaması nedeniyle çoğalan kemirgenlerle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Son günlerde yurt genelinde şehir merkezlerinde sıkça görülmeye başlayan yılan popülasyonu, insanları tedirgin etmeye devam ediyor. Sivas’ta kent genelinde birçok işlek cadde ve sokakta görülen yılanlar, video kayıtlarına yansıyor. Uzmanlar ise yılanların sayısının artmasının şehir merkezinde artan fare popülasyonu ile ilişkili olduğunu ifade ediyor. Sokak kedilerinin kendileri için bırakılan mamalardan dolayı fare avlamadıklarını ve artan fare nüfusundan dolayı da yılanların kırsal alanlardan şehir merkezine geldiklerini belirten Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Atalay Uslu, "Kemirgen popülasyonunun azalması için sokaktaki kedilerin biraz aç kalması, avlanması gerekiyor" dedi. "Yılanlar fare ile besleniyorlar, dolayısıyla şehir merkezinde yılan sayısı artıyor" Yılanların fare ile beslendiğini ve bu nedenle de şehir merkezlerine indiklerini belirten Prof. Dr. Uslu, "Biz sistemi bozduğumuzdan dolayı yılanların sayısı bu kadar artıyor. Yılanlar besin aramak için şehre geliyorlar. Fare popülasyonunda ciddi bir artış var. Yılanlar fare ile besleniyorlar. Bundan dolayı da şehir merkezlerinde yılan sayısı artmış oluyor. Farelerin çoğalma nedeni ise fareleri yakalayacak bir kedinin kalmamış olmasıdır. Kedileri hazır mama ile beslediğimiz için kediler artık fare peşine gitmiyor. Sayısı artan fareler sokaktaki kedi mamalarını da yemeye başladı. Yılanlar da farelerin peşinden şehre geliyor. Yılanlarla mücadele edecek yırtıcı kuşlar da gelemiyor. Özellikle yaz günlerinde belirli alanlar dışında mama bırakılmaması gerekiyor. Mama yerine su bırakılması daha iyi olabilir. Kediler zaten kolay bir şekilde mamaya ulaşıyorlar. Fareler de bu mamalardan kolaylıkla beslenebiliyor. Çünkü gece vakti sokaklarda ne insan oluyor ne de kedi. Kemirgenler fareler ise gece besleniyorlar. Farelerden sonra şehir merkezlerinde yılanlar çıktı. Bu, zincirleme reaksiyonunun son adımıdır. Çok sık besleme alanları oluşturmamak gerekiyor. Kediler her türlü beslenebilir. Yırtıcılar kemirgenlerin, kemirgen olan farelerin peşine de kediler düşecektir. Yaz aylarında sokak kedileri kendini besleyebilir. Kemirgenleri kediler yok edebilir. Ama biz kolaycılık yapıp kedilerin önüne mama bırakıyoruz. Kediler artık fare peşinden koşmuyor. Kediler asıl yapmaları gereken işi yapmıyorlar. Bu duruma biz insanların da etkisi de var. Kemirgen popülasyonunun artması için sokaktaki kedilerin biraz aç kalması avlanması gerekiyor. Kediler her türlü karnını doyurur. Kış şartları ağır olduğundan, kış aylarında mama bırakılabilir" şeklinde konuştu. "Yılanla karşılaşan vatandaşların kesinlikle müdahale etmemesi lazım" Yılanla karşılaşan bir vatandaşın yılana müdahale etmemesi gerektiğini ve belediye ekiplerine haber vermesi gerektiğini ifade eden Uslu, "Doğada hiçbir boşluk boş olarak kalmaz. O boşluk mutlaka bir şey ile dolacaktır. Biz kedileri asimile ettik. Kediler artık sokak kedisi değil. Fareler çoğaldı ve onların arkasından yılanlar geldi. Yılanlardan kurtulmak için ilaçlama mı yapacağız? İlaçlama yaparsak ciddi bir halk sorununa dönüşecek. Doğal yollarla mücadele etmek en doğrusu olacaktır. Bir vatandaş yılanla karşılaştığı zaman kendisinin müdahale etmemesi lazım ve Belediye ekiplerini çağırması lazım. Belediyenin bunula ilgili ekipleri var onlar gelip müdahale ediyorlar. O anki durumda hangi yılan zehirli hangi yılanın zehirsiz olduğuna bakamayız onu tespit edecek durum yok. Yılanla karşılaşan vatandaşların yılana kesinlikle müdahale etmemesi lazım. Biz insanlar ekosistemin bozulmasına bilerek veya bilmeyerek katkı sunuyoruz" dedi.
Mamaya alıştırılan kediler tembelleşti, şehirlerdeki fare ve yılan sayısı arttı
22 Haziran 2025 Pazar - 13:52 Mamaya alıştırılan kediler tembelleşti, şehirlerdeki fare ve yılan sayısı arttı Yurt genelinde son günlerde şehir merkezlerinde sıkça görülen yılanlar, vatandaşları tedirgin etmeye devam ediyor. Uzmanlar; artan yılan popülasyonunun, kedilerin fare avlamaması nedeniyle çoğalan kemirgenlerle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Son günlerde yurt genelinde şehir merkezlerinde sıkça görülmeye başlayan yılan popülasyonu, insanları tedirgin etmeye devam ediyor. Sivas’ta kent genelinde birçok işlek cadde ve sokakta görülen yılanlar, video kayıtlarına yansıyor. Uzmanlar ise yılanların sayısının artmasını şehir merkezinde artan fare popülasyonu ile ilişkili olduğu ifade ediyor. Sokak kedilerinin kendileri için bırakılan mamalardan dolayı fare avlamadıklarını ve artan fare nüfusundan dolayı da yılanların kırsal alanlardan şehir merkezine geldiklerini belirten Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Atalay Uslu, "Kemirgen popülasyonunun azalması için sokaktaki kedilerin biraz aç kalması avlanması gerekiyor" dedi. "Yılanlar fare ile besleniyorlar, dolayısıyla şehir merkezinde yılan sayısı artıyor" Yılanların fare ile beslendiğini ve bu nedenle de şehir merkezlerine indiklerini belirten Prof. Dr. Uslu, "Biz sistemi bozduğumuzdan dolayı yılanların sayısı bu kadar artıyor. Yılanlar besin aramak için şehre geliyorlar. Fare popülasyonunda ciddi bir artış var. Yılanlar fare ile besleniyorlar. Bundan dolayı da şehir merkezlerinde yılan sayısı artmış oluyor. Farelerin çoğalma nedeni ise, fareleri yakalayacak bir kedinin kalmamış olmasıdır. Kedileri hazır mama ile beslediğimiz için kediler artık fare peşine gitmiyor. Sayısı artan fareler sokaktaki kedi mamalarını da yemeye başladı. Yılanlar da farelerin peşinden şehre geliyor. Yılanlarla mücadele edecek yırtıcı kuşlar da gelemiyor. Özellikle yaz günlerinde belirli alanlar dışında mama bırakılmaması gerekiyor. Mama yerine su bırakılması daha iyi olabilir. Kediler zaten kolay bir şekilde mamaya ulaşıyorlar. Farelerde bu mamalardan kolaylıkla beslenebiliyor. Çünkü gece vakti sokaklarda ne insan oluyor ne de kedi. Kemirgenler fareler ise gece besleniyorlar. Farelerden sonra şehir merkezlerinde yılanlar çıktı. Bu, zincirleme reaksiyonunun son adımıdır. Çok sık besleme alanları oluşturmamak gerekiyor. Kediler her türlü beslenebilir. Yırtıcılar kemirgenleri, kemirgen olan farelerin peşine de kediler düşecektir. Yaz aylarında sokak kedileri kendini besleyebilir. Kemirgenleri kediler yok edebilir. Ama biz kolaycılık yapıp kedilerin önüne mama bırakıyoruz. Kediler artık fare peşinden koşmuyor. Kediler asıl yapmaları gereken işi yapmıyorlar. Bu duruma biz insanların da etkisi de var. Kemirgen popülasyonunun artması için sokaktaki kedilerin biraz aç kalması avlanması gerekiyor. Kediler her türlü karnını doyurur. Kış şartları ağır olduğundan, kış aylarında mama bırakılabilir" şeklinde konuştu. "Yılanla karşılaşan vatandaşların kesinlikle müdahale etmemesi lazım" Yılanla karşılaşan bir vatandaşın yılana müdahale etmemesi gerektiğini ve Belediye ekiplerine haber vermesi gerektiğini ifade eden Uslu, "Doğada hiçbir boşluk boş olarak kalmaz. O boşluk mutlaka bir şey ile dolacaktır. Biz kedileri asimile ettik. Kediler artık sokak kedisi değil. Fareler çoğaldı ve onların arkasından yılanlar geldi. Yılanlardan kurtulmak için ilaçlama mı yapacağız? İlaçlama yaparsak ciddi bir halk sorununa dönüşecek. Doğal yollarla mücadele etmek en doğrusu olacaktır. Bir vatandaş yılanla karşılaştığı zaman kendisinin müdahale etmemesi lazım ve Belediye ekiplerini çağırması lazım. Belediyenin bunula ilgili ekipleri var onlar gelip müdahale ediyorlar. O an ki durumda hangi yılan zehirli hangi yılanın zehirsiz olduğuna bakamayız onu tespit edecek durum yok. Yılanla karşılaşan vatandaşların yılana kesinlikle müdahale etmemesi lazım. Biz insanlar ekosistemin bozulmasına bilerek veya bilmeyerek katkı sunuyoruz" dedi.
Unutulmaya yüz tutmuş kemik taraklar, işlenerek sanat eserine dönüştürülüyor
21 Haziran 2025 Cumartesi - 12:41 Unutulmaya yüz tutmuş kemik taraklar, işlenerek sanat eserine dönüştürülüyor Sivas’ta yaşayan ve 30 yıldır işleme ve oyma işiyle uğraşan Hayati Ünsal, oyma ve süsleme sanatını, geçmişin izlerini günümüze taşıyarak yaşatıyor. Özellikle unutulmaya yüz tutmuş kemik ve boynuzdan yapılan Sivas taraklarını altın, gümüş, bronz detaylar ve mine boyalarla işleyerek sanat eserine dönüştürüyor. Sivas’ta yaşayan ve yaklaşık 30 yıldır oyma ve süsleme sanatıyla uğraşan Hayati Ünsal, geçmişin izlerini günümüze taşıyarak unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını yaşatmaya devam ediyor. Özellikle kemik ve boynuzdan yapılan geçmişte Anadolu kadınlarının çeyizlerinin vazgeçilmezi olan Sivas taraklarını ustalıkla işleyen Ünsal, bu nadide ürünleri adeta birer sanat eserine dönüştürüyor. Ünsal, kemik tarakları altın, gümüş, bronz detaylarla süsleyerek geleneksel estetiği modern dokunuşlarla harmanlıyor. Mine boyalarla renklendirilen taraklar, hem işlevsel hem de dekoratif bir nitelik kazanıyor. Her biri el emeğiyle yapılan bu ürünler, özellikle koleksiyonerler ve geleneksel sanat meraklıları tarafından ilgi görüyor. "Bu taraklara talep çok fazla" Çeşitli sanatlar ile kemik taraklarını insanlara sevdirmeye çalıştıklarını belirten Hayati Ünsal, "Bu arada Sivas’ımız da unutulmaya yüz tutmuş sanatlarımız var. Kemik tarağı boynuz tarak dediğimiz kemik taraklarımız. Sivas’ımız Türkiye çapında tarak konusunda çok meşhurdur. El emeği tarakları alıyoruz ve süsleme, oyma sanatı, altın boyalarla, gümüş ve bronz tellerle, mine sanatı ile beraber birleştirip gençlere sevdirmeye çalışıyoruz. Sivas’ta bu taraklara talepler çok fazla. Gelin tarakları olarak tasarımlar yapıyoruz. Kemik tarağın çok faydası var saç için, kepeklenme saç dökülmesine iyi geliyor. Düzleştirici etkiye sahip olduğu için düzleştirici olarak dahi kullanan vatandaşlarımız var. Biz şu anda unutulmaya yüz tutmuş sanatları canlandırmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnsanlara kemik tarağı sevdirmek için ne gerekiyorsa yapıyoruz" dedi. "Sivas’ın değerli bir sanatı" Ünsal, bir tarağın maliyetinin oymasına göre değiştiğini söyleyerek, "Bir tarağın oyma işleme süreci işçiliğine bağlı ama genelde 1 günümüzü veya 1 haftamızı alan taraklar var. Özel taşlarla süslediğimiz taraklar var. Elmas, firuze, yakut, gümüş işleme ve telkâri olarak çalıştığımız ürünler var. Bu ürünleri işlemek 1 hafta kadar sürebiliyor. Yurt dışından gelen birçok taleplerimiz var. Genelde iş adamları tarafından çok talep ediliyor. Bu kemik tarak Sivas’ımızın çok değerli bir sanatıdır. Eskiden Sivas tarak denildiğinde aynı Sivas bıçağı gibi meşhur bir taraktı. Genelde manda ve koçboynuzundan yapılır. Bir tarağın maliyeti oymasına göre değişiyor bin liradan 5 bin liraya kadar çıkabiliyor. Özel gelin taraklarımızın kutularına varıncaya kadar tek tek ahşabından tutup oyma sanatına kadar kendim yapıyorum" diye konuştu.
STSO Başkanı Özdemir, öğrencilerin karne heyecanına ortak oldu
20 Haziran 2025 Cuma - 18:09 STSO Başkanı Özdemir, öğrencilerin karne heyecanına ortak oldu Sivas Bilişim Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yılsonu karne heyecanı yaşandı. Mesleki eğitimin önemini her platformda dile getiren Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, meslek lisesi öğrencilerinin karne heyecanına ortak oldu. Sivas Bilişim Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yılsonu karne dağıtım töreni düzenlendi. Programa, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, Yönetim Kurulu Üyeleri Onur Feridun Bozyiğit ve İlhami Erkoca, Ticaret Borsası Başkanı Hayrullah Karakaya, Okul Müdürleri Recai Gülez ve Halil Duman ile öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Daha sonra Sivas Bilişim Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulu’nda düzenlenen programa katılan Özdemir, hazırlanan yapboz ve kâğıt katlama sanatı sergisini ziyaret etti ve robotik kodlama ve eğitim faaliyetleri hakkında bilgiler aldı. Her iki okul da STSO’nun proje okulu olarak mesleki eğitimin kalitesini artırmak ve öğrencileri sektöre en iyi şekilde hazırlamak amacıyla desteklendiğini belirten Özdemir, Liseye bağlı ortaokulda karne dağıtım törenine de katıldı. "Okullarınızın kıymetini bilin" Organize Sanayi Bölgesi içine yer alan okullarında sektörle iç içe mesleki eğitim verdiklerini ifade eden Başkan Özdemir, "Sevgili öğrenciler, okullarınızın kıymetini bilin. Organize Sanayi Bölgesi içinde yer alan bu okul mesleki eğitimin ve üretimin kalbinde yer alarak, öğrencilerini sektörle iç içe bir eğitimle geleceğe hazırlıyor. Mesleki eğitim, ülkemizin geleceği için çok büyük bir önem taşıyor. Sizler, bu değerli eğitimle donanarak güçlü bir geleceğe adım atıyorsunuz. Mezun olan tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum. Başarılarla dolu bir kariyer yolu sizinle olsun. Hepinize güzel, dinlendirici ve verimli bir tatil dönemi temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.