Yerel Haberler
Sivas
"Terör örgütünün silah bırakma sürecinde dezenformatik içerikler, süreci sabote edebilir"
13 Mayıs 2025 Salı - 12:02 "Terör örgütünün silah bırakma sürecinde dezenformatik içerikler, süreci sabote edebilir" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, terör örgütünün silah bırakma sürecinin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için sosyal medya üzerinde yapılan dezenformatik içeriklere dikkat edilmesini gerektiğin vurgulayarak, olmayan içeriklerin gerçekmiş gibi sunulabileceğini söyledi. Terör örgütünün silah bırakma sürecine ilişkin almış olduğu karar, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, bu süreci sekteye uğratmaya yönelik çeşitli dezenformasyon kampanyaları da hız kazanıyor. Özellikle yurt dışı kaynaklı bazı yayınlar aracılığıyla dezenformatik içeriklerin yaygınlaşması kamuoyunda tartışmalara yol açıyor. Son dönemde, yapay zekâ ile üretilen ve "deepfake" teknolojisi kullanılarak oluşturulan sahte görüntü ve videoların sayısında da ciddi bir artış yaşanıyor. Bu içeriklerin, toplumsal hassasiyetleri hedef alarak kamuoyunu yanıltma, provoke etme ve süreci manipüle etme amacı taşıyabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, bu hassas bir süreç içerisindeki sosyal medyada yapılan paylaşımların birçok insanı farklı duygu durumları içerisine sokabileceğini belirterek, toplumsal olarak da tetikleyebilecek unsurlar da içerebileceğini söyledi. "Yoğun tepkiler oluşturabilir" Doç. Dr. Sefer Darıcı, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımların önceden kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, "Terör örgütünün silah bırakma sürecine ilişkin olarak almış olduğu kararın ardından sosyal medyada ve diğer haber kuruluşlarında da tartışmalar kendisini gösteriyor. Buna ilişkin olarak özellikle bu süreci baltalamaya yönelik olarak yurt dışı kaynaklı bazı yayınların da yapıldığını görmekteyiz. Özellikle bu sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesini temin etmek amacıyla sosyal medya üzerinde yapılan dezenformatik içeriklere de oldukça dikkat etmek gerekiyor. Kimi görüntülerde özellikle deepfake gibi araçlar vasıtasıyla yapılabiliyor. Aslında olmayan görüntüler oluşturulabilir veya olmayan içerikler farklı anlamlar itibarıyla sunulabilir. İçeriklerin kendine has özellikleri dolayısıyla toplumda buna ilişkin yoğun tepkiler oluşabilir. Farklı gruplar, amacı çok daha önceden belirlenmiş propaganda malzemesi yapmak için bu içerikleri veya kişileri kullanabilir. Bu noktada özellikle sosyal medya üzerindeki yapılacak paylaşımların önceden kontrol edilmesi, içeriklerin doğruluğunun araştırılması ve bu içeriklerin anlamlarının kontrol edilmesi gerekiyor" dedi. "Propaganda malzemesi olabiliyor" Sadece vatandaşların değil kamu personelinin de dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Darıcı, "Sadece vatandaşlar için değil, aynı zamanda kamu personeli için de bu içeriklere dikkat edilmesi gerektiğini ifade etmek gerekiyor. Çünkü kimi zaman oldukça gerçekçi görünen bir içerik, tamamen bir propaganda malzemesine alet edilebiliyor ya da propaganda malzemesinin kendisi olabiliyor. Sosyal medyada yapılan böylesine hassas bir süreç içerisindeki paylaşımlar, birçok insanı farklı duygu durumları içerisine sokabilir. Toplumsal olarak da tetikleyebilecek unsurlar içerebilir. O nedenle bu paylaşımların kimden geldiğine, paylaşımların yapıldığı kaynağa, içeriklerine, anlam ve bu içeriklerdeki unsurların fotoğraf, video gibi gerçek olup olmadıklarına dikkat edilmesi gerekiyor. İçeriklerin yapay zeka yardımıyla üretilip üretilmediklerine ve herhangi bir manipülasyon içerisinde olup olmadıklarına da dikkat etmek gerekiyor. Yine haberciler açısından da benzer durum geçerli. Bazen çok paylaşım alan içerikler, daha sonradan yapay zeka içeriği olduğu veya tamamen bir propaganda malzemesinin unsuru olduğu ortaya çıkabiliyor. Hem gazeteciler hem televizyoncular hem de kamu görevlileri böylesi hassas bir süreç içerisinde bu içeriklere oldukça dikkat etmeli" diye konuştu.
Uzmanı uyardı: "Sabah saatlerinde camları açmayın"
13 Mayıs 2025 Salı - 11:32 Uzmanı uyardı: "Sabah saatlerinde camları açmayın" Bahar aylarında artan polen yoğunluğu, alerjik hastalıkları da beraberinde getiriyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Büşra Yayla Yerlikaya, özellikle sabah saatlerinde yoğunlaşan polenlerin, alerjik bireylerde birçok semptoma neden olabileceğini söyledi. Bahar aylarında havadaki polen yoğunluğunun artmasıyla birlikte, alerjik hastalıklar da artış gösteriyor. Özellikle sabah saatlerinde yoğunlaşan polenler; burun tıkanıklığı, hapşırık, gözlerde sulanma, kaşıntı, öksürük ve nefes darlığı gibi şikâyetlere neden oluyor. Sivas Medicana Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Büşra Yayla Yerlikaya, alerjik bireylerin bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. Alerjik rinit ve astım gibi hastalıkların bahar mevsiminde sık görüldüğünü söyleyen Yerlikaya, korunmak için polen yoğunluğunun arttığı saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini ifade etti. "Alerji, enfeksiyonla karıştırılmamalı" Alerjinin çevresel temasla ortaya çıktığını, genellikle ateş gibi belirtiler göstermediğini ancak tekrarlayıcı şikâyetlerle kendini belli ettiğini söyleyen Yerlikaya, "Polenler özellikle sabah saatlerinde yoğun olur. Bu da alerjisi olan kişilerde belirtilerin artmasına neden olur. Bahar mevsiminde en sık görülen alerjik hastalıklardan biri alerjik rinittir. Rinit, halk arasında saman nezlesi olarak bilinir. Astımı olan hastalar bu dönemde, daha çok nefes darlığı gibi şikâyetlerle acile başvurur. Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçınılmalı, eve geldikten sonra kıyafetlerimizi değiştirip, elimizi yüzümüzü yıkamalıyız. Camları, özellikle sabah saatlerinde açmamaya özen göstermeliyiz. Güneş gözlüğü ve şapka kullanımı polen temasını azaltabilir. Gerektiğinde hekimimizin önerdiği anti alerjik ilaçlardan kullanmamız gerekebilir. Alerji de ateş gibi görülmez şikâyetler tekrarlayıcıdır. Alerji genellikle çevresel temaslarla ortaya çıkar. Enfeksiyon hastalıklarında ise halsizlik, kas ağrısı ve eklem ağrısı gibi şikâyetler meydana gelebilir. Ayırıcı tanı için, gerektiğinde hekim değerlendirmesi de önemli bir etmendir. Alerji tanısı, hastanın öksürüğü ile başlar. Gerekli görüldüğünde deri Prick testi ya da kanda spesifik Ige testi yapılabilir. Bu sayede hem korunma hem de uygun tedavi planlanabilir" dedi.
Seyyar simit tezgâhına POS cihazı koydu
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:53 Seyyar simit tezgâhına POS cihazı koydu Sivas’ta bir simitçi, vatandaşların nakit para taşımaması üzerine seyyar tezgâhına POS cihazı yerleştirerek kredi kartıyla ödeme imkânı sunmaya başladı. Sivas Tarihi Kent Meydanı’nda seyyar tezgâhında simit ve tatlı satan Sercan Aydın, gelen müşterilerin yanında nakit bulundurmamaları ve kredi kartı ile ödemenin olmadığını öğrenince simit almaktan vazgeçtiklerin fark etti. Bu duruma bir çözüm arayan Aydın, simitçi tezgâhına POS cihazı aldı. Tezgâhın ön tarafına yazdığı ‘Kredi kartı geçerlidir’ yazısı ile birlikte simitçide kredi kartı ile ödeme alınabileceğini gören müşteriler hem şaşırdı hem de mutlu oldu. POS makinesini tezgâhına koyduktan sonra işlerinde artış olduğunu ifade eden Aydın, "Tezgâhımda kredi kartı geçmeseydi, müşteriler simidi pastanelerden gidip almak zorunda kalacaktı" dedi. "Herkes kart taşıdığı için ben de POS makinesi almak zorunda kaldım" İnsanların artık nakit para taşımadıklarını ve aldıkları her şeyi kredi kartı ile ödediklerini belirten Aydın, "Şimdi devir teknoloji devri. Artık kimse cebinde nakit para taşımıyor. Herkes kart taşıdığı için, ben de POS makinesi almak zorunda kaldım. POS makinesini aldıktan sonra işlerimde artış oldu. İnsanlar kredi kartı ile ödeme yapabileceklerini öğrendikleri zaman bir simit alacaklarsa, iki simit almaya karar veriyorlar. Çok güzel tepkilerle karşılaşıyorum. Örneğin, burada kredi kartı geçmeseydi pastanelerden gidip almak zorunda kalacaktık, şeklinde tepkiler geliyor. ‘Her zaman nakit taşıyamıyoruz, simit tezgâhında kartla ödeme yapabileceğimizi öğrendiğimizde çok şaşırdık’ diyenler oluyor. Biz de teknolojiye ayak uyduruyoruz. Eskiden simit almaya gelenler, nakit taşımadıkları için ‘kredi kartı ile ödeme yapabiliyor muyuz?’ diye soruyorlardı. Ben de ‘maalesef’ dediğim zaman almadan gidiyorlardı. Bu duruma çözüm bulabilmek için POS cihazı aldım ve müşterilerime kredi kartı ile ödeme yöntemi sundum. Tezgâhımızın önüne ‘Kredi kartı geçerlidir’ şeklinde yazı kartı koyduk" şeklinde konuştu. "Seyyar simitçiden simidimizi ilk defa kredi kartıyla aldım" İlk defa seyyar simitçiden kredi kartı ile simit aldığını ifade eden müşteri Ali Nar, "Simitçide kredi kartının geçtiği görünce çok şaşırdım. İlk defa gördüm. İnsanlar artık nakit para taşımıyor. Ben de arkadaşımla birlikte çay ile birlikte içmek için simit almaya gelmiştim. Seyyar simitçiden simidimizi ilk defa kredi kartıyla aldım" dedi.