Yerel Haberler
Sivas
Sadece kadınlara özel kafe açtı, anneler gününde doyasıya eğlendiler 10 Mayıs 2026 Pazar - 12:29:24 Sivas’ta kadınlara özel olarak hizmet veren kafede Anneler Günü coşkuyla kutlandı. Erkek müşterilerin alınmadığı mekanda kadınlar çiğ köfte yoğurup halay çekerek doyasıya eğlendi. Sivas’ta yaşayan 30 yaşındaki Merve Yüceyurt, şehirde genellikle erkeklerin vakit geçirdiği kıraathane ve oyun salonlarını görünce kadınlara yönelik böyle bir mekanın neden olmadığını düşünmeye başladı. Erkeklerin rahatça okey oynayıp sosyalleştiği alanlardan ilham alan Yüceyurt, kadınların da kendilerini rahat hissedebileceği özel bir sosyal alan oluşturmak için harekete geçti. Bu düşüncesini hayata geçiren Yüceyurt, sadece kadınların giriş yapabildiği ve kadınlara hizmet veren bir kafe açtı. Açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gören mekanda kadınlar bir araya gelerek oyun oynayıp sohbet ediyor, keyifli vakit geçiriyor. İşletmeye zaman zaman farkında olmadan gelen erkek müşteriler ise uygun bir dille bilgilendirilerek yönlendiriliyor. Kadınlara özel kafede Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte ise renkli görüntüler ortaya çıktı. Kadınlar gönüllerince eğlenip keyifli vakit geçirirken, Anneler Günü’nü de coşkuyla kutladı. Gün boyunca süren etkinlikte kadınlar çiğ köfte yoğurup müzik eşliğinde halay çekti. Samimi ortamda bir araya gelen anneler, hem stres attı hem de unutulmaz bir gün yaşadı. İşletme sahibi Merve Yüceyurt, kadınların rahat ve güvenli şekilde vakit geçirebileceği bir ortam oluşturmayı amaçladığını belirterek, "Annelerimiz ömür boyunca yorgunlukları bitmiyor. Biraz kafa dağıtsınlar ve rahatlasınlar istedik" dedi. "Görenler çok şaşırıyor" İşletme sahibi Merve Yüceyurt, bu mekanın sadece kadınlara özel olduğun ve anneler gününe özel bir etkinlik yaptıklarını belirterek, "Kadınlar, erkekler olmadan rahatça eğlenmek, dışarı çıkıp nefes almak ve kafa dağıtmak istiyor. Okey, tavla gibi oyunları onların da oynama hakkı var. Biz de bu yüzden böyle bir mekan açtık Maalesef erkek olarak gelen misafirlerimiz de oluyor. Ancak uygun bir dille kendilerini geri çeviriyoruz. Çünkü burası tamamen kadınlara özel bir alan. Özellikle annelere yönelik etkinlikler yapmak istedik. Zaten hanımlara özel hizmet veriyoruz ve en çok anneler yoruluyor. Bir ömür boyunca yorgunlukları bitmiyor, evdeki işler de hiç sona ermiyor. Biraz kafa dağıtsınlar, rahatlasınlar istedik. Anneler Günü’ne özel etkinliğimiz oldu. Kadınlara özel sıra geceleri, renk partileri ve el işi günleri gerçekleştiriyoruz. Gören herkes önce şaşırıyor. Gerçekten içeriye erkek almadığımıza inanamıyorlar. Öyle olmadığını görünce kadınlar rahatlıyor ve daha huzurlu bir şekilde gelebiliyorlar" dedi. "Erkekler kahveye gittiği zaman kıskanıyorduk" Anneler gününde mekana gelen müşteriler ise anneler gününde doyasıya eğlendiklerini söyleyerek, "Böyle bir dükkan olduğu için çok memnun oldum. Açıkçası, erkekler kahveye gittiği zaman onları kıskanıyordum. Kadınların ise evleri her zaman müsait olmuyor. Evlere gidiyoruz ama zaten sürekli ev ortamındayız. Böyle akşamları toplanmak gerçekten çok güzel bir şey. Ben anneyim ve mutluyum. Dört tane çocuğum var. Allah herkese evlat sevgisi tattırsın. Bugün burada arkadaşlarımla böyle toplanmak da ayrıca çok güzel oldu" diye konuştu.
Bu okuldan mezun olan öğrenciler aranan personel oluyor
02 Mayıs 2025 Cuma - 11:33 Bu okuldan mezun olan öğrenciler aranan personel oluyor İş piyasasında nitelikli personel açığını kapatmak için çalışmalar yürüten Teknokent Koleji, birçok farklı alanda öğrenci yetiştiriyor. Öğrencilere Akademik bilgilerin yanı sıra pratikte de eğitim veren kolej, mezun olan öğrencilerine farklı iş imkanları sağlıyor. Sivas’ta faaliyet gösteren Teknokent Koleji, öğrencilerini geleceğe hazırlıyor. Endüstri 4.0 temelli eğitim ile fen, matematik, teknoloji, bilgisayar bilimleriyle iktisadi ve idari bilimler ve mühendislikle ilgili temel bilgilerin de yer aldığı okulda nitelikli personel ihtiyacının karşılanması hedefleniyor. ‘Meslek Lisesi Memleket Meselesi’ anlayışıyla hem teorik hem de pratik eğitim alan öğrenciler, güçlü bir şekilde iş hayatına hazırlanıyor. Üniversiteye hazırlık eğitimi, yurt dışında eğitim ve çalışma imkânı, kendi işini kurma imkânı sağlayan Teknokent Koleji’nde 760 öğrenci öğrenim görüyor. "Önlerini açıyoruz" Koleje ilişkin bilgiler veren Uzman Eğitimci Onur Feridun Bozyiğit, "Teknokent Kolejimiz elektrik elektronik ve yazılım alanlarında yoğun bir çalışma gösteren teknik lisemiz. ‘Meslek Lisesi Memleket Meselesi’ anlayışıyla ilerliyoruz. Burada 760 öğrenci ve 60 personelimizle hizmet vermekteyiz. Burada 8 atölyemizde var öğrencilerimizi elektrik ve elektronik alanında her türlü bilgiyi ve donanıma sahip bir şekilde mezun ediyoruz. Öğrencilerimiz buradan mezun oldukları zaman 4 farklı alanda mesleki faaliyet gösterebilirler. Mezun oldukları zaman kendi işlerini kurabilirler. Bu konuda biz ilgili kurumlar ile yapmış olduğumuz işbirlikleri kapsamında mezun olan öğrencilerimizi yönlendiriyoruz ve iş kurma yolunda önlerini açıyoruz. Diğer bir yardımcı olduğunuz konu ise buradaki fabrikalar ve iş yerleri ile yaptığımız anlaşmalar gereğince öğrencilerimize iş imkânı sağlıyoruz. Sivas’ta bu konuda Organize Sanayilerimizle ve diğer esnaflarımızla yapmış olduğumuz protokoller ve anlaşmalar sayesinde bizim öğrencilerimiz okullarını bitirdikleri an iş bulma imkânına sahip oluyorlar. Bir diğer imkânımız ise Almanya’da yurt dışında son yıl B2 Almanca seviyesine ulaşarak yurt dışı eğitimi alarak orada hayatlarını devam ettirebilecekleri üçüncü bir formülümüz var. Son formülümüz ise ben üniversite okumak istiyorum diyen öğrencilerimiz için. Ben elektrik mühendisi olmak isteyen, elektrik elektronik alanında ilerlemek isteyen öğrencilerimiz ek puanlarımızla akademik çalışmalar yaparak öğrencilerimiz hazırlıyoruz" dedi. "Öğrencilere bütün imkânlar sağlanıyor" Okul içerisinde daha birçok imkanın sağlandığını ifade eden Bozyiğit, "Biz öğrencilerimize tornavida dan tutun priz değişmeye kadar öğrenebilecekleri bütün elektrik elektronik alanlarındaki görevleri öğretiyoruz. Elektrik elektronik çok geniş bir alanı kapsıyor. Bizler sadece elektrik alanı olarak düşünmeyelim. Biz atölyelerimiz de öğrencilerimizi yapay zekâ alanı gibi birçok alanda öğrencilerimizi yetiştiriyoruz. Bunların dışında haftada yoğun bir bilgisayar yazılım dersimiz var. Yazılım dersimizde de öğrencilerimize yazılım ve bilgisayar alanında haftada 10 ders saatinde öğretiyoruz. Bunun yanı sıra son sınıfta da staj imkânları ile birlikte saha çalışmalarını da geliştiriyorlar. Bu konuda çok geniş bir kadromuz var yedi tane elektrik ve elektronik mühendisimiz ve öğretmenimiz iki tane yazılım öğretmenimiz ve bu ekibin başında ise yine meslekten gelme bir tane de müdür yardımcımız var" dedi. "Bizi iş hayatına hazırlıyorlar" Teknokent Koleji öğrencisi Elektrik ve Elektronik bölümü 11.Sınıf öğrencisi Bekir Kaan Ges, "Burada meslek eğitimi alıyoruz. Bizi iş hayatına hazırlıyorlar. Başka okullardaki arkadaşlarımıza göre daha etkili CV’lerimiz oluyor çeşitli diploma avantajlarımız var. Farklı yerlerde staj imkânımız var, buradan mezun olduğumuzda iş yeri açma belgemiz oluyor" şeklinde konuştu.
Bölücü slogan iddiası gerginliğe neden oldu
01 Mayıs 2025 Perşembe - 22:11 Bölücü slogan iddiası gerginliğe neden oldu Sivas’ta 1 Mayıs etkinliklerinde bölücü slogan atıldığı iddiasıyla çıkan gerginlik, polis ekiplerinin müdahalesiyle yatıştırıldı. Sivas’ta 1 Mayıs İşçi Bayramı etkinlikleri çerçevesinde kortej yürüyüşü düzenlendi. Siyasi partiler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının yaptığı yürüyüş, Mevlana Caddesi’nde son buldu. Miting alanında toplanan STK’ların temsilcileri, konuşma yaptı. Konuşma esnasında bir vatandaş, yürüyüşte atılan slogana tepki gösterdi. ‘Türkiye’nin adı değişecek’ sloganı atıldığını iddia eden vatandaş, "Türkiye Türk’tür, Türk kalacak" sloganı ile karşılık verdi. Alanda çıkan gerginlik polis ekiplerinin müdahalesi sonrası yatıştırıldı. "Türkiye Cumhuriyeti’nin adını değiştirecek adamın alnını karışlarız" Atılan slogana tepki gösteren Mehmet Akif Aksoy, "Miting alanına girerken bir şiir okunmuş. Türkiye’nin adının değişeceği söylenmiş. Alandaki gençler alanda o şiirin okunduğunu söylediler. Bunu muhatabına soralım istedim. Eğer gerçekten okunduysa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak buna müsaade etmem. Bunun üzerine gittim ve şiiri okuyan vatandaşa sordum. Böyle bir ifade geçmiş doğru mu dedim. O da ‘Evet, o bir şiir’ dedi. Şiir de olsa, yazı da olsa ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti topraklarında okunamaz. Olayların büyümemesi için gösteri alanını terk ettim. Gençler bana okudular dediler. Ben de gittim kürsüye sordum. Hafif bir tebessümle ‘O bir şiir’ dedi. O bir şiir olabilir ama burada okunmaz, okunmamalı. Emekçinin, işçinin bu günü, bu tip insanlar yüzünden leke yiyor. Ben yağmurun altında işçinin alın terini savunmak için geldim. Burası Türkiye Cumhuriyeti toprakları, bu topraklarda Türkiye Cumhuriyeti’nin adını değiştirecek adamın alnını karışlarız" dedi. Etkinlik konuşmaların ardından halaylarla devam etti. Etkinlik alanındaki katılım sayısının az olması dikkat çekti.
Soba delen yakıtın kesim işlemi başladı
01 Mayıs 2025 Perşembe - 11:38 Soba delen yakıtın kesim işlemi başladı Sivas’ta köylerde hala en çok tercih edilen yakıt olan tezekler hazırlanmaya başlandı. Kışın ahır zeminlerinde tabaka oluşturan samanla karışmış hayvan dışkıları, tezek yapılmak üzere kesilerek kurutulmaya bırakılıyor. Odun ve kömüre göre kalorisi çok daha yüksek olan tezek, halen Anadolu kırsalında en çok tercih edilen yakıt olma özelliğini koruyor. Türkiye’nin en soğuk illerinden olan Sivas’ta da köylerde ısınma ve pişirme işlemlerinde tezek tercih ediliyor. Kış sezonunda ahır zeminlerinde tabaka oluşturan samanla karışmış hayvan dışkıları, tezek yapılmak üzere kesilerek kurutulmaya bırakılıyor. Kentte gelecek kış için yakacak hazırlıkları baharla birlikte başladı. Sivas kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta bulunan merkeze bağlı Köklüce köyü sakinleri, kış aylarında yakacakları tezekleri hazırlamaya başladı. Ahırlarda kış boyu koyunların kendi gübreleri üzerinde yatmasıyla oluşan tezekler, bahar ayında bel ve kürek yardımıyla dikdörtgen parçalar hâlinde kesildi. Kesilen tezekler, el arabasıyla kurutulacakları alana taşındı. Kurutulan tezekler, kış aylarında yakılmak üzere kömürlüklerde istiflenecek. Sıfır maliyet, yüksek kalori Son dönemlerde artan kömür fiyatlarından dolayı tezek kullanmanın daha mantıklı olduğunu ifade eden küçükbaş hayvan yetiştiricisi Özkan Yıldırım, "Kışın hayvanlar üzerinde yatarak oluşturdukları tezekleri biz bahar ayında kesiyoruz, kışlık yakacak olarak kurutuyoruz. Üç ay kadar dışarıda bekleyip kuruyan tezekleri tekrar kapalı bir alanda istifleyerek, kışın sobalarımızda yakacak olarak kullanıyoruz. Kırılan ve ezilen tezekleri ikinci atım olarak adlandırıyoruz, onları da tarlaya gübre olarak atıyoruz. Kömür paralı, tezek ise hayvanlarımızdan bizlere hiçbir ücret tahsil edilmeden karşılıksız olarak oluştuğu için bu sayede kışlık yakacak maliyetini sıfıra indiriyoruz. Hayvanların yemini, suyunu veriyoruz, onlar ise bize kışlık yakacağımızı temin ediyor. Kömürün dumanı ve isi gibi birçok zararı var, tezek öyle değil. Tezek kullanmak kömüre göre sıfır maliyetli ve mantıklı" dedi.
77 yaşındaki son nalbant ustası, 63 yıldır mesleğini sürdürüyor
01 Mayıs 2025 Perşembe - 10:25 77 yaşındaki son nalbant ustası, 63 yıldır mesleğini sürdürüyor Sivas’ta unutulmaya yüz tutmuş nalbantlık mesleğinin son temsilcisi olan Hüseyin Polat, ilerlemiş yaşına rağmen işini seyyar olarak yapmaya devam ederek geçimini sağlıyor. Sivas’ta yaşayan 77 yaşındaki Hüseyin Polat, 62 yıl önce başladığı nalbantlık mesleğini bugün hâlâ büyük bir ustalık ve azimle sürdürüyor. Yaşıtları emeklilik hayatı yaşarken, o yıllara meydan okuyarak at ve büyükbaş hayvanların bakımını yapmaya devam ediyor. Polat, 1962 yılında henüz 14 yaşındayken usta yanına çırak olarak girdiği nalbantlık mesleğinde 63 yılı geride bıraktı. Gelen müşteri sayısı bitme noktasına gelince dükkânını kapatıp seyyar olarak çalışmaya başlayan Polat, Sivas ve çevre illerden gelen taleplerle hayvanların bakımını yerinde yapıyor. Fiziksel güç, dikkat ve tecrübe gerektiren nalbantlık işini 77 yaşında hâlâ başarıyla sürdürebilmesiyle dikkat çeken Polat, yıllardır mesleğin içinde olmasına rağmen işini hala severek yapmaya devam ediyor. Bıçakla yapılan işlemler sırasında birçok kez yaralandığını ifade eden usta nalbant, işinin hem zor hem de tehlikeli olduğunu vurguladı. uyor Gençlerin ağır işlerden uzak durduğunu belirten Polat, işi öğretecek kimsenin kalmadığını söyleyerek, mesleğin geleceğine dair endişelerini dile getirdi. "Benden başkası bu bıçağı bu şekilde kullanamaz" Nalbantlıkta kullandığı bıçağın dikkat gerektirdiğini söyleyen Hüseyin Polat, "1962 yılında usta yanına çırak olarak girdim. O gün bugündür nalbant mesleği ile uğraşıyorum. Bu mesleği 63 senedir yapıyorum. Ben bu meslekten ekmek yiyorum ve seve seve yapıyorum. Bu mesleği başkası olsa yapmaz. Görenler beni tenzih ediyorlar. Civar köylerdeki 300 bin TL’lik inekleri tedavi ediyorum. 10 gün içerisinde toparlanıyorlar. Başka türlü tedavi edildiklerinde inek ayağa kalkamıyor. Seyyar olarak nalbant ustalığı yapıyorum. Numaramı bulup arıyorlar, ‘Gel hayvanımı çak’ derlerse gidiyorum. Meslekte kullandığım bıçağı benden başkası daha iyi kullanamaz. Bıçaktan dolayı vücudumda bir sürü yara izi var. Bileğini kuvvetli tutmazsan düşer, kolunu yaralar ve sinirlere zarar verir" diye konuştu. "Gençlerin bu mesleği öğrenmesini çok isterdim" Gençlerin bu işi tercih etmediğini de ifade eden Polat, "Nalbant ustalığı genç işi değil. Yetişen de zaten yoktur. Bazı huysuz atlar olabiliyor. At acısı ile uğraştığı esnada ben ayaklarını çakıp bırakıyorum. Bir atı 25 dakikada çakıyorum. Bir atın ayağını tutuyordum, sinirini solukluğuma vurdu ve düştüm. Gençlerin bu mesleği öğrenmesini çok isterdim. Şimdiki gençler işin kolayını seçiyor, zor mesleğe girmek istemiyorlar. Mesleğimiz kirli bir meslek olsa da, yıkayınca kir gidiyor" dedi.
77 yaşındaki son nalbant ustası, 63 yıldır mesleğini sürdürüyor
01 Mayıs 2025 Perşembe - 10:17 77 yaşındaki son nalbant ustası, 63 yıldır mesleğini sürdürüyor Unutulmaya yüz tutmuş nalbantlık mesleğinin son temsilcisi olan Hüseyin Polat, ilerlemiş yaşına rağmen işini seyyar olarak yapmaya devam ederek geçimini sağlıyor. Sivas’ta yaşayan 77 yaşındaki Hüseyin Polat, 62 yıl önce başladığı nalbantlık mesleğini bugün hâlâ büyük bir ustalık ve azimle sürdürüyor. Yaşıtları emeklilik hayatı yaşarken o, yıllara meydan okuyarak at ve büyükbaş hayvanların bakımını yapmaya devam ediyor. 1948 doğumlu Hüseyin Polat, 1962 yılında henüz 14 yaşındayken usta yanına çırak olarak girdiği nalbantlık mesleğinde, 63 yılı geride bıraktı. Gelen müşteri sayısı bitme noktasına gelince dükkânını kapatıp seyyar olarak çalışmaya başlayan Polat, Sivas ve çevre illerden gelen taleplerle hayvanların bakımını yerinde yapıyor. Fiziksel güç, dikkat ve tecrübe gerektiren nalbantlık işini 77 yaşında hâlâ başarıyla sürdürebilmesiyle dikkat çeken Polat, yıllardır mesleğin içinde olmasına rağmen işini hala severek yapmaya devam ediyor. Bıçakla yapılan işlemler sırasında birçok kez yaralandığını ifade eden usta nalbant, işinin hem zor hem de tehlikeli olduğunu vurguluyor. Gençlerin ağır işlerden uzak durduğunu belirten Polat, işi öğretecek kimsenin kalmadığını söyleyerek, mesleğin geleceğine dair endişelerini dile getirdi. "Benden başkası bu bıçağı bu şekilde kullanamaz" Nalbantlıkta kullandığı bıçağın dikkat gerektirdiğini söyleyen Hüseyin Polat, "1962 yılında usta yanına çırak olarak girdim. O gün bugündür nalbant mesleği ile uğraşıyorum. Bu mesleği 63 senedir yapıyorum. Ben bu meslekten ekmek yiyorum ve seve seve yapıyorum. Bu mesleği, başkası olsa yapmaz. Görenler beni tenzih ediyorlar. Civar köylerdeki 300 bin TL’lik inekleri tedavi ediyorum. 10 gün içerisinde toparlanıyorlar. Başka türlü tedavi edildiklerinde, inek ayağa kalkamıyor. Seyyar olarak nalbant ustalığı yapıyorum. Numaramı bulup arıyorlar, ‘gel hayvanımı çak’ derlerse gidiyorum. Meslekte kullandığım bıçağı benden başkası daha iyi kullanamaz. Bıçaktan dolayı vücudumda bir sürü yara ve yara izi var. Bileğini kuvvetli tutmazsan düşer, kolunu yaralar ve sinirlere zarar verir" diye konuştu. "Gençlerin bu mesleği öğrenmesini çok isterdim" Gençlerin bu işi tercih etmediğini de ifade eden Polat, "Nalbant ustalığı genç işi değil. Yetişen de zaten yoktur. Bazı huysuz atlar olabiliyor. At acısı ile uğraştığı esnada ben ayaklarını çakıp bırakıyorum. Bir atı, 25 dakikada çakıyorum. Bir atın ayağını tutuyordum. Sinirini solukluğuma vurdu ve düştüm. Gençlerin bu mesleği öğrenmesini çok isterdim. Şimdiki gençler işin kolayını seçiyor. Zor mesleğe girmek istemiyorlar. Mesleğimiz kirli bir meslek olsa da, yıkayınca kir gidiyor" dedi.