Yerel Haberler
Sivas
12 Mayıs 2026 Salı - 18:23 Yağışlar sonrası çiftçilere hububat tarlalarında hastalık riski uyarısı: "Hastalık çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur" Sivas Valiliği ile Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, il genelinde etkili olan yağışlı hava ve sonrasında artan sıcaklıkların hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riskini artırdığına dikkat çekerek çiftçilere uyarıda bulundu. Sivas’ta son günlerde etkili olan yağışlı hava ve ardından yükselen sıcaklıklar nedeniyle hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riski arttı. Sivas Valiliği ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilere tarlalarını sık sık kontrol etmeleri ve hastalık belirtilerine karşı erken mücadele başlatmaları çağrısında bulundu. Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Sinan Berk, "İlimizde son dönemlerde etkili olan yağışların ve serin hava şartlarının etkisiyle hububat alanlarında sarı pas hastalığı ve septorya kök çürüklüğü riski ciddi şekilde artmıştır. Bu hastalıklar yüksek ve sık ekim yapılan, aşırı azotlu gübre kullanılan ve hava sirkülasyonunun yetersiz olduğu alanlarda hızla yayılmaktadır. Hastalık çıktıktan sonra değil, çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur" dedi. "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir" İl ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan teknik ekiplerin sezon boyunca arazi kontrollerini sürdürdüğünü belirten Berk, üreticilerin gelişmeleri yakından takip etmelerinin önem taşıdığını ifade ederek, "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir. Bereketli ve kayıpsız bir sezon diliyoruz" diye konuştu. "Hastalık görüldüğü anda müdahaleye başlanmalıdır" Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi Cihangir Bölücek ise pas hastalıklarıyla mücadelede öncelikle kültürel önlemlerin uygulanması gerektiğini belirtti. Bölücek, "Ekim normlarına uyulmalı, sık ekimden kaçınılmalı ve dengeli gübreleme yapılmalıdır. Azotlu gübrenin fazla kullanılması hastalığın yayılmasını artırır. Ayrıca dayanıklı ve toleranslı çeşitlerin tercih edilmesi önemlidir. Tüm bu tedbirlerin ardından hava şartlarına bağlı olarak hastalık yaygınlaşıyorsa, tarlalar düzenli kontrol edilmeli ve hastalık görüldüğü ilk anda mücadeleye başlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Sarı pas hastalığı Ziraat Mühendisi Banu Hasdemir de sarı pas hastalığının belirtileri hakkında bilgi vererek, "Sarı pas hastalığında yapraklarda makine dikişi şeklinde sıralı sarı çizgiler ve tozlanma görülür. Tarlaya girildiğinde pantolona sarı renk bulaşıyorsa hastalık aktif şekilde yayılıyor demektir. Septorya hastalığında ise yapraklarda kahverengi lekeler oluşur, zamanla yapraklar kurur ve bitkinin gelişimi zayıflar. Kök çürüklüğünde köklerde zarar meydana gelir, bitkide sararma, cılız kalma ve yatmalar görülür" dedi. Nemli bahar aylarında hızla yayılıyor Bu hastalıklarla mücadele edilmediği takdirde yüzde 50’ye varan verim kayıplarının yaşanabileceğini belirten Hasdemir, ürün kalitesinde düşüş, tohumluk ve yemlik değerinde azalma görülebileceğini, bazı durumlarda ise yem olarak kullanılan ürünlerde acılaşmaların ortaya çıkabileceğini söyledi. Öte yandan uzmanlar, sarı pas hastalığının "Puccinia striiformis" mantarının neden olduğu ciddi bir mantari hastalık olduğunu belirterek, özellikle serin ve nemli bahar aylarında hızla yayılarak önemli verim kayıplarına yol açabildiğine dikkat çekti.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:06 Sivas’ta hastanın göğüs duvarındaki 8 kiloluk tümör başarıyla çıkarıldı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki hastanın göğüs duvarındaki yaklaşık 8 kiloluk dev tümör alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki Saniye Elmalı uzun yıllardır yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ciddi sağlık probleminden kurtarıldı. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü operasyon, multidisipliner yaklaşımın başarılı örneklerinden biri oldu. Hastanın uzun yıllardır göğüs duvarında bulunan büyük bir kitle ile yaşamını sürdürdüğünü belirten Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Özbey, süreçle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu tür göğüs duvarı tümörleri nadir görülen olgulardır. Hastamız uzun yıllardır bu kitle ile yaşamış ve daha sonra kliniğimize başvurmuştur. Yapılan değerlendirmelerin ardından cerrahi müdahale kararı aldık. Ancak bu tür büyük ve kompleks ameliyatlar ekip çalışmasını gerektirir. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte multidisipliner bir yaklaşım sergiledik. Ameliyatımız başarıyla tamamlandı ve hastamızın genel durumu oldukça iyi" ifadelerini kullandı. Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Sinan Soylu ise hastanın ameliyat sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Hastamızda sağ göğüs bölgesinde, kaburga travmasına bağlı geliştiği düşünülen ve göğüs duvarını etkileyen büyük bir kitle mevcuttu. Göğüs Cerrahisi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte planlı bir operasyon gerçekleştirdik. Oldukça kapsamlı bir cerrahiydi ancak ekip uyumu sayesinde operasyon başarıyla tamamlandı. Hastamızın genel durumu şu an stabil ve iyidir" dedi. Operasyonda Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Handan Derebaşınlıoğlu da yer aldı. Ameliyat sırasında hastadan çıkarılan kitlenin yaklaşık 7 kilo 750 gram ağırlığında olduğu açıklandı. Sağlığına kavuşan Saniye Elmalı ise duygularını, "Uzun yıllardır bu rahatsızlıkla yaşıyordum. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Hocam ve tüm ekibe minnettarım. Derdimden kurtardılar, hepsinden Allah razı olsun" sözleriyle ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi yetkilileri, bu tür zorlu vakalarda farklı branşların ortak çalışmasının hem başarı oranını artırdığını hem de hastalara daha güvenli tedavi imkânı sunduğunu vurguladı. Modern tıbbi altyapısı, alanında uzman akademik kadrosu ve hasta odaklı sağlık hizmet anlayışıyla dikkat çeken Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi, gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Üniversite, bilimsel birikimi ve güçlü sağlık kadrosuyla yalnızca Sivas’a değil, çevre illere de nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:08 Sivas’ta tatbikatlar gerçeğini aratmadı Sivas’ın İmranlı ilçesinde gerçekleştirilen tatbikatlar gerçeğini aratmadı. Deprem, yangın, trafik kazası ve yüksekten kurtarma senaryolarının uygulandığı tatbikata katılan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, ekiplerin koordineli çalışmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Sivas’ın İmranlı ilçesinde, olası afetlere karşı hazırlık seviyesini artırmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla İmranlı Meslek Yüksekokulu’nda (İMYO) kapsamlı tatbikat programı gerçekleştirildi. İmranlı Aramas Kurtarma Timi (İMAYKUT) tarafından gerçekleştirilen tatbikatta senaryo gereği ilçede 6.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), 112 Acil Sağlık ekipleri, Sivas ve İmranlı Belediyesi itfaiye ekipleri ile ilgili kurumlar hızla olay yerine sevk edildi. Tatbikat kapsamında deprem, yangın, trafik kazası ve yüksekten kurtarma senaryoları ekiplerce uygulamalı olarak icra edildi. Öğrenci ve katılımcılara afet anında doğru davranış şekilleri ile müdahale yöntemleri hakkında bilgi verildi. Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Vali Şimşek, gerçekleştirilen organizasyonun gerçeğini aratmadığını belirterek, "Büyük bir heyecanla sizleri izledik. Tatbikatta görev alan tüm ekiplerimizi tebrik ediyorum" dedi. "Her zaman hazırlık olmak zorundayız" Tatbikatların afetlere hazırlık açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Şimşek, bu tür uygulamalar sayesinde eksikliklerin görüldüğünü, ekiplerin kapasitesinin test edildiğini ve kullanılan ekipmanların etkinliğinin değerlendirildiğini ifade etti. Arama kurtarma ekiplerinin koordineli çalışmasının memnuniyet verici olduğunu vurgulayan Şimşek, ekiplerin son teknoloji ekipmanlarla donatıldığını ve olası afet durumlarında etkin müdahale kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Şimşek, "Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun. Ancak tedbiri hiçbir zaman elden bırakmamalıyız. Her zaman hazırlıklı olmak zorundayız" ifadelerini kullandı.
Selçuklu mirası motifler, ahşap ve bakırda yeniden hayat buluyor
13 Nisan 2025 Pazar - 09:57 Selçuklu mirası motifler, ahşap ve bakırda yeniden hayat buluyor Selçuklu Dönemi izlerini taşıyan, hiçbir motifin bir yerde bir daha tekrar etmediği Divriği motifleri, ceviz ağacına ve bakıra işlenerek geçmişten geleceğe kültürel bir köprü kuruyor. UNESCO’nun koruma altına aldığı Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın eşsiz motifleri, ahşap oymacılığı ve bakır işlemeciliğiyle yeniden hayat buluyor. Ceviz ağacı gibi sert ve dayanıklı malzemelerin oyularak işlendiği ahşap işleme sanatında, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın eşsiz motifleri ilham kaynağı oluyor. El işçiliğiyle hazırlanan eserler, ahşap yüzeyde hayat buluyor. Selçuklu dönemine ait çift başlı kartal figürü, Mengücek şahini ve Darüşşifa kapısındaki bezeme örnekleri sıkça kullanılan motifler arasında yer alıyor. Geleneksel sanatlarda kullanılan bu motifler yalnızca estetik değil, kültürel bir aktarım aracı olarak da önem taşıyor. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın baş mimarı Hürremşah’ın eserlerinde, hiçbir motifin bir yerde bir daha tekrar etmemesi ile Allah’ın birliğine ve tekliğine vurgu yapılıyor. Sanatçılar, eserlerinde Divriği Ulu Camii’nin minber ve minaresindeki kendini tekrar etmeyen motifleri kullanarak, bu tarihî mirası gelecek kuşaklara aktarıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Ahşap Oymacılığı ve Bakır İşlemeciliği Devlet Sanatçısı Selma Ginez, 13 yıldır Divriği Halk Eğitim Merkezi’nde usta öğretici olarak görev yapıyor. Yaklaşık 20 kursiyere eğitim veren usta öğretici Ginez, bu sanatın gelecek nesillere aktarılması için çaba sarf ediyor. "Tarihi motifleri ceviz ağacına işliyoruz" Motiflerin anlamını ve uygulama sürecini anlatan Selma Ginez "Ahşap Oymacılığı sanatını ceviz ağacı ile yapıyoruz. Sert bir ağaç olmasından ötürü oymak zorlu oluyor fakat yağlı bir dokusu olduğundan hem dayanaklı hem de ürünün dikkat çekici olmasını sağlar. İlk olarak çizim tasarlanıp İskandinav çekiç yardımı ile ahşap boşaltılıyor ve daha sonra şekil veriliyor. Bakır işlemeciliği sanatını da aynı şekilde devam ettiriyoruz. Ahşap oymacılığı ve Bakır işlemeciliği çalışmalarımızda UNESCO tarafından koruma altına alınan Divriği Ulu Camii Darüşşifası Selçuklu motifleri kullanarak çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz" dedi.
Don kayısıyı vurdu
12 Nisan 2025 Cumartesi - 14:12 Don kayısıyı vurdu Sivas’ta etkili olan şiddetli soğuklar, kayısı ağaçlarındaki çiçeklerin dökülmesine neden oldu. Sivas’ta nisan ayında yaşanan soğuk hava ve kar yağışı tarımsal faaliyetleri olumsuz yönde etkiledi. Sivas’ın Gürün ilçesinde hava sıcaklığının sıfırın altında 15 dereceye kadar düşmesiyle kayısı ağaçlarının çiçekleri döküldü. Üreticiler kaybın büyük olduğunu belirtip yiyecek kayısı bulamayacaklarını iddia ettiler. Gürün Tepecik köyü muhtarı Ömer Kılıç zararın büyük olduğun ifade edip, "Akşamki soğuklardan dolayı kayısı fidanlarımız zarar gördü. Eksi 7 derecelere kadar düşen hava sıcaklığı kayısı fidanlarımızı yaktı. Köylülerimizin hepsi mağdur. Yemeye bile kayısımız kalmadı" şeklinde konuştu. Bahçeiçi köyü muhtarı Arif Koca ise yağan kar ve soğuğun kayısı ağaçlarını vurduğunu belirtip, "11 Nisan akşamı yağan karla düşen hava sıcaklığı bütün kayısı ağaçlarını vurdu. Yemeye bile bu sene kayısıyı zor buluruz. Sivas genelinde kayısı üretiminde Tepecik köyü yüzde 20’lik bir kısmını üretmektedir. Ancak şu anda hiçbir tane sağlam kayısı fidanımız kalmadı. Ağaçların hepsini soğuk vurmuş durumdadır. Bahçe sahipleri ne kadar ateş yaksa da eksi 15 derecelere kadar düşen hava sıcaklığı bütün kayısı ağaçlarını vurdu. Köylülerin bütün geliri bütün ümidi kayısı ağaçlarına bağlıydı. Soğuk hava ise kayısı ağaçlarını tamamen vurdu" diye konuştu.