Yerel Haberler
Sivas
Mehmetçiğin merhameti yürekleri ısıttı 15 Mayıs 2026 Cuma - 16:25:54 Sivas’ta düzenlenen ‘Temsili Askerlik Uygulaması’ töreninde soğuk ve yağışlı hava yürekleri ısıtan görüntülere sahne oldu. Üşüdükleri fark edilen temsili askerler Adem Keskiner ile Melih Yükselir’e uzman çavuş ve astsubay üzerlerindeki parkalarını çıkarıp vererek, soğuktan korumaya çalıştı. Sivas’ta 18 zihinsel ve bedensel engelli ‘Temsili Askerlik Uygulaması’ kapsamında düzenlenen törende bir günlüğüne asker olmanın gururunu yaşadı. Sabah saatlerinde İl Jandarma Komutanlığına gelen engelli bireyler, mihmandarlar eşliğinde kamuflajlarını ve botlarını giydi. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından engelli bireyler, Türk Bayrağı’na el basarak yemin etti. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Zeynel Abidin Alptekin, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Adem Taşkın ve il protokolünün katıldığı törende, temsili askerlik yapan engellilere terhis belgeleri takdim edildi. Yağışlı ve soğuk havada gerçekleştirilen törende ise yürekleri ısıtan görüntülere sahne oldu. Hava şartları nedeniyle üşüdükleri fark edilen temsili askerler Adem Keskiner ile Melih Yükselir’e, Uzman Çavuş Ramazan Kıvrak ve Astsubay Ferhat Zilan üzerlerindeki parkeleri giydirdi. Mehmetçiklerin bu davranışı aileler tarafından memnuniyetle karşılanırken, törende duygusal anlar yaşandı. Temsili askerlerin üşümemesi için gösterilen hassasiyet karşısında duygulanan aileler, askerlere teşekkür etti. "Manevi gururu yaşadılar" Programda konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, özel gerekisimili bireylerin yemin törenine şahitlik ettiklerini belirterek, "18 özel gereksinimli kardeşimizin yemin törenlerine şahitlik ettik. Onların ve ailelerinin huzurundaki heyecanını hep birlikte yaşadık. İnanıyorum ki burada yaşamış oldukları bu anıyı ömür boyu unutmayacaklar. Onlar için de çok güzel bir hatıra olarak kalacak. Kısa süreli askerlik sürecinde vatan sevgisini, fedakarlığı ve aile duygusunu en güzel şekilde gösterdiler. Askerlik bu anlamda sadece bir görev değildir. Özellikle bu özel kardeşlerimiz, yalnızca üniforma giymediklerini ve aynı zamanda bu milletin bir parçası olduklarını da en iyi şekilde gördüler ve bu manevi gururu bizlerle birlikte yaşadılar" dedi. "Türk askeri yapması gerekeni yaptı" Temsili asker Adem Yükselir ’in Babası Naci Yükselir, çok mutlu olduklarını söyleyerek, "Hem mutluyuz hem hüzünlüyüz, gurur duyuyoruz. Elbette isterdik oğlumuz gerçekten asker olsun ama durum böyle ama çok mutluyuz. Vatanın evlatları benim evladıma olması gerekeni yaptı. Kendi parkelerini çocuğuma giydirdi. Türk askerin yapması gerekeni yaptı" diye konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:53 Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir, Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinerek Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Yıldırım Başkanlığında Meclis Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, savunma sanayi çalışmaları, yerel kalkınma hamlesi, mesleki eğitim projeleri, turizm hamleleri, genç girişimciler için Erasmus programı ve döküm sektörü yatırımları gibi şehrin ekonomik kalkınmasına yönelik çalışmaları meclis üyeleriyle paylaştı. Sivasspor’un 59. kuruluş yıldönümünü kutlayan Özdemir, kulübün yapılacak olan genel kurulu sonrasında iyi bir yönetimle başarılarla dolu bir sezon geçirmesini diledi. Ayrıca, Sivas’ın önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olan ESTAŞ’ın 2025 yılında kendi ürün grubunda en çok ihracat yapan ilk beş firma arasına girmesinden dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek firmayı kutladı. Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinen Özdemir, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Özdemir, önümüzdeki dönemde bu ürünlerin üretiminin de Sivas’ta yapılmasının planlandığını belirterek, bakanlığın bu yönde çalışma yürüttüğüne ilişkin bilgileri siyasilerden edindiklerini ifade etti. Ayrıca, savunma sanayinin dev ismi Baykar ile Sivaslı üreticileri buluşturduklarını belirterek, "Baykar yetkilileri Sivas’taki sanayicilerimizin tedarikçi olma yolundaki heyecanından büyük mutluluk duydular" ifadesini kullandı. Sivas, döküm sanayisinde stratejik merkez olma yolunda Sivas’ın sanayi çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Özdemir, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında ORAN Kalkınma Ajansı ile İstanbul’da Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği ile bir araya geldiklerini söyledi. Sivas’ta döküm sektörüne yönelik yeni yatırımların hayata geçirilmesi için dernek üyeleriyle görüşmeler yaptıklarını ifade eden Özdemir, "Döküm alanında faaliyet gösteren bir sanayi kuruluşunu Sivas’a kazandırabilir miyiz, bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Demirağ OSB’ye MESEM müjdesi Sanayideki ara eleman ihtiyacını çözmek için Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit ile görüştüklerini belirten Özdemir, "20 bin nüfuslu bir gelecek öngördüğümüz Demirağ Organize Sanayi Bölgemiz için acil olarak bir Mesleki Eğitim Merkezi oluşturulması talebimizi ilettik" dedi Turizmde Weekend Sivas hamlesi Şehrin tanıtımı için valilikle ortak yürütülen projelere vurgu yapan Özdemir, "Cuma-Pazar günlerini kapsayan ’Weekend Sivas’ projesiyle misafirlerimizi hızlı trenle getirip, belirlenen rotalarda ağırlayacağız. Proje kapsamında turları düzenleyecek acentelere kalkınma ajansımız tarafından ekonomik destek verilecek" dedi. Genç girişimcilere Avrupa’da staj imkanı Gençler için hazırlanan projelerden bahseden Özdemir, yeni mezun ve genç girişimciler için Erasmus programını hayata geçirdiklerini belirterek, gençlerin 6 ay ile 1 yıl arasında Avrupa’daki KOBİ’lerde staj yaparak deneyim kazanacaklarını ve bu süreçte ekonomik olarak desteklenecekleri bilgisini paylaştı.
Normal doğum bağışıklığı güçlendiriyor
04 Mart 2025 Salı - 11:30 Normal doğum bağışıklığı güçlendiriyor Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Banu Ramazanoğlu, normal doğumun, bebeğin annesinin doğum kanalındaki faydalı bakterilerle temas etmesini sağlayarak bağışıklık sistemini güçlendirdiğini söyledi. Araştırmalara göre, normal doğumla dünyaya gelen bebekler, annelerinin doğum kanalındaki faydalı bakterilerle temas ettikleri için daha zengin ve sağlıklı bir mikrobiyotaya sahip olabilmektedir. Sezaryen doğumda bebekler, annelerinin cildiyle temas ederek farklı bakterilerle karşılaşmaktadır. Bu durum, bağırsak mikrobiyotasının daha zayıf olmasına ve bazı hastalıklara yakalanma riskinin artmasına neden olabilmektedir. Sezaryen doğum sırasında kullanılan antibiyotikler de bebeğin mikrobiyota çeşitliliğini azaltabilir. Normal doğumun yenidoğan bebeklerin bağışıklığı üzerindeki olumlu etkilerini anlatan Sivas Numune Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Banu Ramazanoğlu, Normal doğumun, bebeğin annesinin doğum kanalındaki faydalı bakterilerle temas etmesini sağlayarak bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ifade etti. "Sezaryende mikrobiyota farklı oluşuyor" Normal doğumla dünyaya gelen bebeklerin daha zengin mikrobiyotaya sahip olduğunu vurgulayan Ramazanoğlu, "Mikrobiyota, insan vücudunda ve çevresinde bulunan, bakteri, virüs ve mantarlar topluluğuna verilen isimdir. Bebekler dünyaya geldiklerinde, vücutlarındaki faydalı mikroorganizmalar (mikrobiyota) sayesinde bağışıklık sistemleri güçlenir ve sağlıklı bir şekilde gelişirler. Ancak doğum şekli, bu mikrobiyatanın oluşumunda büyük bir rol oynar. Araştırmalara göre, normal doğumla dünyaya gelen bebekler, annelerinin doğum kanalındaki faydalı bakterilerle temas ettikleri için daha zengin ve sağlıklı bir mikrobiyotaya sahip olmaktadır. Bu bakteriler, bağışıklık sistemini güçlendirerek astım, obezite, alerji, çölyak hastalığı ve dikkat eksikliği gibi hastalıklara karşı koruyucu etki göstermektedir Öte yandan, sezaryen doğumda bebekler, annelerinin cildiyle temas ederek farklı bakterilerle karşılaşmaktadır. Bu durum, bağırsak mikrobiyotasının daha zayıf olmasına ve bazı hastalıklara yakalanma riskinin artmasına neden olabilmektedir. Ayrıca sezaryen doğum sırasında kullanılan antibiyotikler de bebeğin mikrobiyota çeşitliliğini azaltabilir" şeklinde konuştu. "Anne sütü bağışıklığı destekliyor" Emzirmenin önemini ifade eden Uzm. Dr. Zeynep Banu Ramazanoğlu, "Doğum şekli ne olursa olsun, bebeğin sağlıklı bir mikrobiyotaya sahip olması için anne ile ten temasının sağlanması ve emzirmeye erken başlanması büyük önem taşımaktadır. Özellikle "ilk süt" olarak bilinen kolostrum, bebeğin bağışıklığını güçlendiren çok değerli besin öğeleri içerir. Bu nedenle, bebeklerin en kısa sürede anneleriyle temas etmesi ve anne sütüyle beslenmesi gerekmektedir. Bu sayede, sağlıklı bir mikrobiyotaya sahip olmaları ve ilerleyen yaşlarda daha güçlü bir bağışıklık sistemine kavuşmaları sağlanabilmektedir" dedi.
Uzmanı açıkladı: "Uçağın en güvenilir bölümü arkası olabilir"
03 Mart 2025 Pazartesi - 13:10 Uzmanı açıkladı: "Uçağın en güvenilir bölümü arkası olabilir" Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) Dr. Öğretim Üyesi Yunus Çelik, uçağın en güvenilir kısmının arka bölüm olabileceğini belirterek, bu durumun sağlayacağı avantajın uçağın düşme şekline bağlı olduğunu vurguladı. Son yıllarda, sivil ve askeri havacılık alanlarında gelişmeler artıyor. Ülkeler, yeni nesil uçakları geliştirerek hava üstünlüğünü sağlamaya çalışıyor. Dünya genelinde ise her gün on binlerce uçuş gerçekleştiriliyor ve istatistiklere göre uçak kazası oranı hala oldukça düşük seviyede seyrediyor. Bu durum hava yolculuğunun günümüzde en güvenli ulaşım aracı olduğunu ve gelecekte de böyle kalmaya devam edebileceğini gösteriyor. Ancak yaşanan her uçak kazası hem sosyal medyada hem de geleneksel medyada geniş yankı uyandırarak insanlarda endişe oluşturuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan SBTÜ Uçak Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Yunus Çelik, uçağın en güvenilir kısmının arkada bulunan koltuklar olabileceğini belirterek, "Özellikle deneme düşüşlerinde parçalanma şekline göre uçağın hangi kısmının daha güvenli olduğu anlamak üzere çalışmalar yapılıyor ve genel bir kanı olarak uçağın arka kısmının daha güvenli olduğu yönünde bir düşünce var. Dediğim gibi bu sadece tamamen uçağın düşüş şekline göre değişen bir durum" dedi. "Uçakla seyahat hala günümüzde en güvenli ulaşım aracı" Dr. Öğr. Üyesi Yunus Çelik, uçak kazalarının birden fazla nedenden dolayı meydana gelebileceğini belirterek, "Dünyada her gün on binlerce uçuş yapılmakta. Fakat kaza oranına baktığımızda uçak kazalarının oranı çok çok düşük. Uçakla seyahat hala günümüzde en güvenli ulaşım aracıdır ve yakın gelecekte de böyle olmaya devam edecektir. Tabii ki yaşanan bu uçak kazalarından sonra hem sosyal sosyal medyada hem de yerel medyada yapılan uçak kazası haberlerinden dolayı insanlarda bir endişe oluştu. Ama şunu söylemeliyim bu nadir yaşanan uçak kazaları hem mühendisler için hem de bilim inanları için bir araştırma konusudur. Nedenleri ve ileride alınacak önlemler konusu ve çok detaylı bir şekilde bu araştırmalar yapılmakta. Biz uçak kazalarını dört ana başlık altında inceleyebiliriz, sınıflandırabiliriz. Bunlardan en önemlilerinden bir tanesi teknik arızalar. Burada uçağın motorundan kaynaklı ya da uçağın elektronik sisteminden kaynaklı hataları bu sınıfa dâhil edebiliriz. Diğeri ise insan kaynaklı hatalardan meydana geliyor. Burada en önemlisi pilotaj hataları ve hava trafik kontrolündeki yanlış yönlendirmeler, insan kaynaklı uçak kazalarına sebep olabilmektedir. Bir diğeri ise çevresel faktörlerdir. Yani burada uçağın şiddetli hava şartlarına maruz kalması ya da kuş çarpması gibi etkenler bu sınıfta sayılabilir. Son olarak sabotaj ya da terörizm etkisinden dolayı uçak kazaları meydana gelebiliyor" diye konuştu. "Pilotaj hataları yaklaşık yüzde 50 ile 70 oranında bir değere sahip" Dr. Çelik, uçak düştükten sonra enkaz ve çevre şartlarının detaylı bir şekilde incelendiğini söyleyerek, "Biz uçak kazalarına baktığımızda, uçak kazalarını oransal olarak şu şekilde sınıflandırabiliriz. İnsan kaynaklı yani pilotaj hataları yaklaşık yüzde 50 ile 70 oranında bir değere sahiptir. Bu da pilotların bilgi eksikliğinden kaynaklı olabilir ya da yoğun uçuş tempolarından dolayı bir yorgunluk ya da stresi yönetememe gibi durumlardan, pilotaj hatalarından kaynaklı kazalar meydana gelebilir. Diğeri ise mekanik arızalardan kaynaklanan kazalardır. Bu da yüzde 20 ile 30 arasında bir orana sahiptir. Bir diğer şart ise hava şartları bu da yaklaşık yüzde 10 ile 20 arası bir orana sahiptir. Burada da buzlanma, türbülans, yoğun türbülans ya da yıldırım gibi etkiler uçak kazalarına neden olabilir. Tabii ki uçak kazası nadir de olsa olabiliyor. Sonrasında birkaç adımda bir araştırma soruşturma yapılır. Bunlardan tabii herkesin bildiği gibi kara kutu incelenmesi yapılır. Alan incelemesinde uçak düştükten sonra enkazı ve çevre şartları detaylı bir şekilde incelenir. Bu inceleme ve soruşturma sonrasında uzmanlar tarafından yapılan bu analizler raporlanır ve yayınlanır" diye konuştu. "Uçağın düşüş şekline bağlı" Uçağın en güvenli kısmının arka bölüm olduğuna dair düşünceler olduğunu ifade eden Çelik, "Tabii son dönemlerde özellikle geçtiğimiz aralık ayının içerisinde 4 gün arayla iki farklı uçak kazası meydana geldi bu kazalardan sonra özellikle sosyal medyada bazı sorular gözümüze çarpıyor. Bu soruların en önemlisi uçağın arka tarafı mı yoksa ön tarafı mı daha güvenli diye. Aslında bunun net bir cevabı yok. Bununla alakalı yapılan deneysel çalışmalar var. Özellikle deneme düşüşlerinde parçalanma şekline göre uçağın hangi kısmının daha güvenli olduğu ve genel bir kanı olarak uçağın arka kısmının daha güvenli olduğu yönünde bir düşünce var. Dediğim gibi bu sadece bu tamamen uçağın düşüş şekline göre değişen bir durumdur" şeklinde konuştu.