Yerel Haberler
Sivas
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:25 Mehmetçiğin merhameti yürekleri ısıttı Sivas’ta düzenlenen ‘Temsili Askerlik Uygulaması’ töreninde soğuk ve yağışlı hava yürekleri ısıtan görüntülere sahne oldu. Üşüdükleri fark edilen temsili askerler Adem Keskiner ile Melih Yükselir’e uzman çavuş ve astsubay üzerlerindeki parkalarını çıkarıp vererek, soğuktan korumaya çalıştı. Sivas’ta 18 zihinsel ve bedensel engelli ‘Temsili Askerlik Uygulaması’ kapsamında düzenlenen törende bir günlüğüne asker olmanın gururunu yaşadı. Sabah saatlerinde İl Jandarma Komutanlığına gelen engelli bireyler, mihmandarlar eşliğinde kamuflajlarını ve botlarını giydi. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından engelli bireyler, Türk Bayrağı’na el basarak yemin etti. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Zeynel Abidin Alptekin, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Adem Taşkın ve il protokolünün katıldığı törende, temsili askerlik yapan engellilere terhis belgeleri takdim edildi. Yağışlı ve soğuk havada gerçekleştirilen törende ise yürekleri ısıtan görüntülere sahne oldu. Hava şartları nedeniyle üşüdükleri fark edilen temsili askerler Adem Keskiner ile Melih Yükselir’e, Uzman Çavuş Ramazan Kıvrak ve Astsubay Ferhat Zilan üzerlerindeki parkeleri giydirdi. Mehmetçiklerin bu davranışı aileler tarafından memnuniyetle karşılanırken, törende duygusal anlar yaşandı. Temsili askerlerin üşümemesi için gösterilen hassasiyet karşısında duygulanan aileler, askerlere teşekkür etti. "Manevi gururu yaşadılar" Programda konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, özel gerekisimili bireylerin yemin törenine şahitlik ettiklerini belirterek, "18 özel gereksinimli kardeşimizin yemin törenlerine şahitlik ettik. Onların ve ailelerinin huzurundaki heyecanını hep birlikte yaşadık. İnanıyorum ki burada yaşamış oldukları bu anıyı ömür boyu unutmayacaklar. Onlar için de çok güzel bir hatıra olarak kalacak. Kısa süreli askerlik sürecinde vatan sevgisini, fedakarlığı ve aile duygusunu en güzel şekilde gösterdiler. Askerlik bu anlamda sadece bir görev değildir. Özellikle bu özel kardeşlerimiz, yalnızca üniforma giymediklerini ve aynı zamanda bu milletin bir parçası olduklarını da en iyi şekilde gördüler ve bu manevi gururu bizlerle birlikte yaşadılar" dedi. "Türk askeri yapması gerekeni yaptı" Temsili asker Adem Yükselir ’in Babası Naci Yükselir, çok mutlu olduklarını söyleyerek, "Hem mutluyuz hem hüzünlüyüz, gurur duyuyoruz. Elbette isterdik oğlumuz gerçekten asker olsun ama durum böyle ama çok mutluyuz. Vatanın evlatları benim evladıma olması gerekeni yaptı. Kendi parkelerini çocuğuma giydirdi. Türk askerin yapması gerekeni yaptı" diye konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:53 Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir, Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinerek Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Yıldırım Başkanlığında Meclis Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, savunma sanayi çalışmaları, yerel kalkınma hamlesi, mesleki eğitim projeleri, turizm hamleleri, genç girişimciler için Erasmus programı ve döküm sektörü yatırımları gibi şehrin ekonomik kalkınmasına yönelik çalışmaları meclis üyeleriyle paylaştı. Sivasspor’un 59. kuruluş yıldönümünü kutlayan Özdemir, kulübün yapılacak olan genel kurulu sonrasında iyi bir yönetimle başarılarla dolu bir sezon geçirmesini diledi. Ayrıca, Sivas’ın önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olan ESTAŞ’ın 2025 yılında kendi ürün grubunda en çok ihracat yapan ilk beş firma arasına girmesinden dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek firmayı kutladı. Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinen Özdemir, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Özdemir, önümüzdeki dönemde bu ürünlerin üretiminin de Sivas’ta yapılmasının planlandığını belirterek, bakanlığın bu yönde çalışma yürüttüğüne ilişkin bilgileri siyasilerden edindiklerini ifade etti. Ayrıca, savunma sanayinin dev ismi Baykar ile Sivaslı üreticileri buluşturduklarını belirterek, "Baykar yetkilileri Sivas’taki sanayicilerimizin tedarikçi olma yolundaki heyecanından büyük mutluluk duydular" ifadesini kullandı. Sivas, döküm sanayisinde stratejik merkez olma yolunda Sivas’ın sanayi çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Özdemir, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında ORAN Kalkınma Ajansı ile İstanbul’da Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği ile bir araya geldiklerini söyledi. Sivas’ta döküm sektörüne yönelik yeni yatırımların hayata geçirilmesi için dernek üyeleriyle görüşmeler yaptıklarını ifade eden Özdemir, "Döküm alanında faaliyet gösteren bir sanayi kuruluşunu Sivas’a kazandırabilir miyiz, bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Demirağ OSB’ye MESEM müjdesi Sanayideki ara eleman ihtiyacını çözmek için Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit ile görüştüklerini belirten Özdemir, "20 bin nüfuslu bir gelecek öngördüğümüz Demirağ Organize Sanayi Bölgemiz için acil olarak bir Mesleki Eğitim Merkezi oluşturulması talebimizi ilettik" dedi Turizmde Weekend Sivas hamlesi Şehrin tanıtımı için valilikle ortak yürütülen projelere vurgu yapan Özdemir, "Cuma-Pazar günlerini kapsayan ’Weekend Sivas’ projesiyle misafirlerimizi hızlı trenle getirip, belirlenen rotalarda ağırlayacağız. Proje kapsamında turları düzenleyecek acentelere kalkınma ajansımız tarafından ekonomik destek verilecek" dedi. Genç girişimcilere Avrupa’da staj imkanı Gençler için hazırlanan projelerden bahseden Özdemir, yeni mezun ve genç girişimciler için Erasmus programını hayata geçirdiklerini belirterek, gençlerin 6 ay ile 1 yıl arasında Avrupa’daki KOBİ’lerde staj yaparak deneyim kazanacaklarını ve bu süreçte ekonomik olarak desteklenecekleri bilgisini paylaştı.
Sivasspor Başkanı Bahattin Eken’den yabancı hakem açıklaması: "Yabancı hakem istemiyoruz"
26 Şubat 2025 Çarşamba - 18:03 Sivasspor Başkanı Bahattin Eken’den yabancı hakem açıklaması: "Yabancı hakem istemiyoruz" Sivasspor Kulübü Başkanı Bahattin Eken, yabancı hakemlerle ilgili, "Sivasspor Kulübü olarak yabancı hakem uygulamasını reddettiğimizi ve bundan sonra maçlarımızda yabancı hakem istemediğimizi kamuoyuna açıkça ilan ediyorum" dedi. Sivasspor Kulübü Başkanı Bahattin Eken, yabancı hakemlerle ilgili açıklama yaptı. Başkan Eken, yabancı hakem istemediklerini belirterek, "Son dönemde Türk futbolunun içine sürüklendiği süreç, bizleri derinden üzmüştür. Sivasspor Kulübü olarak, daha önce çoğu kulübün de onay verdiği gibi, yabancı VAR hakemi uygulamasına onay verdik. Ancak geldiğimiz noktada bunun bir hata olduğunu açık yüreklilikle kabul ediyor ve kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Türk futbolunun kaderi, yabancı hakemlerin insafına bırakılacak kadar değersiz değildir! Kendi hakemlerimize güvenmeyip çözümü yabancılarda aramak, sadece hakemlerimize değil, tüm Türk futboluna yapılmış bir hakarettir. Bu uygulama, dünya kamuoyu önünde futbolumuzun itibarını zedelemekte, Türkiye’yi kendi hakemini yetiştiremeyen bir ülke konumuna düşürmektedir. Hakem hatalarından en çok mağdur olmuş kulüplerden birinin başkanı olarak şunu net bir şekilde ifade ediyorum: Çözüm, yabancı hakem değil; aksine, kendi değerlerimize sahip çıkmaktır! Bu topraklarda binlerce vatan evladı, gerektiğinde en adil ve en iyi şekilde maçları yönetebilecek bilgiye, birikime ve cesarete sahiptir. Yeter ki onlara güvenelim, yeter ki sistemimizi kendi öz evlatlarımızın yetişeceği şekilde inşa edelim. Bu nedenle, Sivasspor Kulübü olarak yabancı hakem uygulamasını reddettiğimizi ve bundan sonra maçlarımızda yabancı hakem istemediğimizi kamuoyuna açıkça ilan ediyorum. Türk futbolunun geleceği, ancak kendi hakemlerimize güvenerek ve onları destekleyerek inşa edilebilir" ifadelerini kullandı.
Sivas’ta sağlık çalışanları üniversite hastanesindeki sorunlara dikkat çekmek için toplandı
26 Şubat 2025 Çarşamba - 16:12 Sivas’ta sağlık çalışanları üniversite hastanesindeki sorunlara dikkat çekmek için toplandı Genç Sağlık Sendikası Sivas Şubesi, Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması düzenledi. Genç Sağlık Sendikası Sivas Şubesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde yaşanan çalışma şartlarındaki aksaklıklar ve hastane çalışanlarının karşılaştığı sorunlar gibi konulara dikkat çekmek için basın açıklaması düzenledi. Üniversite hastanesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına, Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Yardımcıları Arif Camgöz ve Ekrem Aydın ile çok sayıda sendika üyesi katıldı. Açıklamada konuşma yapan Genel Başkan yardımcıları, sağlık çalışanlarının uzun süredir dile getirdiği ancak çözüm noktasında ilerleme kaydedilemeyen konulara vurgu yaptı. Hastane personelinin özlük hakları, çalışma saatleri nöbet düzenlemeleri ve maaş dengesizliklerine kadar birçok sorunun hala devam ettiği belirtilerek, çözüm istediklerini ifade ettiler. "İş barışını bozmaktadır" Özlük haklarının en üst seviyeye çıkarılmasını talep ettiklerini belirten Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Arif Camgöz, "Vatandaşın sağlık hizmetlerinden tam memnuniyet duymasını çalışanların ise mali ve özlük haklarının en üst seviyeye çıkarılmasını talep ediyoruz. Biz bu minval üzerinde hareket ediyor bu düstur üzerine çalışıyoruz. İstiyoruz ki kurumlardaki yöneticiler yöneticiliğini yapsın adil olsun taraf tutmasınlar. Değerli üyelerimizden ve kıymetli sağlık çalışanlarından tarafımıza iletilen sorunlar çerçevesinde yapmış olduğumuz tüm girişimlere rağmen çözüme kavuşmamış, aksine daha da kötüye gitmektedir. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde ki sağlık çalışanları bu gidişat doğrultusunda morali motivasyonu kalmamıştır. Hastanede personele verilen yemeklerin kalitesiz oluşu ve çalışan sağlık personelinin öğle ve akşam aynı yemeğin verilmesi büyük sorun teşkil etmektedir. Bununla ilgili yaptığımız girişimlerin sonucunda olumlu hiçbir cevap verilmemiştir. Kurumumuzdan kreş talebimizde bulunmaktadır. Maalesef ki bu çağrımıza da hiçbir şekilde olumlu talep verilmemiş ve çalışanlar için büyük sorunlar teşkil etmektedir. Yarım gün çalışan süt izninde olan bir hemşirenin her gün başka kliniklere planlanması yapılmaktadır. Her gün akşam aranıp şu kliniktesin denilmektedir. Kişi gidip görüşme yaptığında en azından haftalık planlanma yapılmasını istediğinde iznini birleştir tam gün çalışmaya geç o zaman yapabiliriz denilmiştir. Anneyle bebeği ayırmaya ve bebeğin en doğal hakkı olan süte ulaşma süresini uzatmaya çalışmaktadırlar. Bazı kliniklerde ve yoğun bakımlarda bu standartların sağlanıp diğer klinik ve yoğun bakımlarda sağlanmaması iş barışını bozmaktadır" dedi. "Çözüm talep ediyoruz" Çözümcül yaklaşımlar talep ettiklerini söyleyen Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Aydın, "Hekimlerin uygun gördüğü durumlarda çalışanlara rapor verildiğinde bazı çalışanların hakem heyetine gönderilmesi bazılarının hakem heyetine gönderilmeme kriterinin ne ye göre belirlendiğini merak ediyoruz. Hastanede bir olayı 15 kişi yapmışken, aynı olay için sadece iki kişiye soruşturma açılması diğer kişilere bir işlem yapılmama kriterini de merak ediyoruz. Eğer ki diğer 13 kişi soruşma geçirmeyecek kadar hafif bir olaya karışmışsa aynı olaydan neden 2 kişi ceza almıştır. Yapılan disiplin kurulunda sendika temsilcilerine soruşturma geçirenlerin soruşturma dosyaları paylaşılmadan, çalışanın neden ceza aldığını bilmeden, soruşturma dosyasına bakmadan ve kurulun dosya analizi esnasında sendika temsilcilerini kurula almadan, karar verilip sanki kararı bildirmek için kurula çağrılmaktadır. Sendika temsilcilerinin analiz esnasında görüşleri alınmadığı için çalışanların savunma hakkı göz ardı edilmektedir. Yöneticilerin yetkili sendikadan gelmesi veya yetkili sendika il yönetiminden seçilmesi bu seçilme sonrası yönetim kadrosu, ya delegelerden ya da temsilcilerden veya üyesinden seçilmesi gibi işlemler yapılmaktadır. Unutmayalım ki devletimizin kamuya atadığı yöneticiler adaleti, hukuku ve düzeni sağlamak için atanmaktadırlar. Herhangi bir kişinin veya herhangi bir zümrenin savunucusu, sözcüsü olmamalıdırlar" diye konuştu.
Dudakların arasına iğne koyuyor, dakikalarca sözlü atışıyorlar
26 Şubat 2025 Çarşamba - 14:02 Dudakların arasına iğne koyuyor, dakikalarca sözlü atışıyorlar Âşıklık geleneğinin en zor dallarından biri olan lebdeğmez, Sivas’ta yaşatılıyor. İki dudak arasına iğne koyarak yasak harfleri kullanmadan şiir söylemeyi gerektiren sanat, günümüzde çok az âşık tarafından icra ediliyor. Türk âşıklık geleneğinin önemli bir parçası olan lebdeğmez, âşıkların b, p, m, n, f ve v harflerini kullanmadan atışmaların yapıldığı bir sanat olarak biliniyor. Dudaklarının arasına, dik pozisyonda bir iğne yerleştirip "doğaçlama" olarak atışmalar yapılan sanat, halk edebiyatında önemli bir yer tutuyor. Yalnızca yetenekle değil yıllar süren birikim ve pratikle ustalaşan âşıklar, geleneği Sivas’ta sürdürüyor. Sivas Fasıl Heyet Âşıklar ve Halk Oyunları Derneği, lebdeğmez geleneğinin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması adına çalışmalar yürütmeye devam ediyor. Lebdeğmez geleneğinin büyük dikkat ve ustalık gerektirdiğini ifade eden Sivas Fasıl Heyet Âşıklar ve Halk Oyunları Dernek Başkanı Ahmet Ayık, "Lebdeğmez geleneğinde b,p,m,n,f ve v harfleri kullanılmıyor. O harfler kullanıldığı takdirde, dudak arasına konulan iğne batar. Bu geleneği her adam yapamaz" dedi. "Aşık yetişmiyor" Âşıklık geleneğinin korunması için daha fazla çaba harcanması gerektiğini ifade eden Başkan Ahmet Ayık, "Halkoyunları ve Türk Halk müziği sanatçıları yetişiyor fakat âşıklık geleneği yapılması zor olan bir gelenek olduğu için, kolay kolay âşık yetişmiyor. Bazen okuması yazması olmayan bir insan bile daha iyi âşıklık geleneğini yerine getirebilirken, üniversiteye giden bir adam bu geleneği layıkıyla yerine getiremiyor. Çünkü âşıklık geleneği Allah vergisi olan bir gelenektir. Âşıklık geleneği kendi içerisinde badeli âşık ve badesiz âşık olarak ikiye ayrılıyor. Bu geleneğin devam etmesi için, burada yapmış olduğumuz âşıklar bayramı etkinlikleri yeterli değil. Aynı zamanda bakanlığın okullarda âşıklık geleneğini ders olarak vermesi gerekmektedir. 23 yıldır âşıklık geleneğini devam ettirmek için burada toplanıyoruz. Yüzyıllardır süregelen âşıklık geleneğinde artık yetişen âşık da kalmadı. Günümüzde var olan âşıklara da sahip çıkılması büyük önem arz etmektedir. Kültürüne sahip çıkmayan milletin kültürüne sahip çıkarlar. Kendi türkülerimizi söylemezsek yabancılar söyler" şeklinde konuştu. "Çok eski bir gelenek" Lebdeğmez geleneğini sürdüren âşıklardan biri olan Yavuz Altay, "Lebdeğmez geleneği Dede Korkut zamanından da önce kalma bir hadisedir. Bu geleneğin esas aracı iğnedir. Geleneği yerine getirirken yasaklı beş harfi söylenilmezse iğne batmaz. Sivas Âşıklar bayramında bu geleneğin yarışmasını defalarca yaptık. Yasaklı harfleri söylememenin yanı sıra, hangi makamla açıldıysa yine aynı makamla kapatılmalıdır. Bu geleneği öğrenmenin tek yolu çok çalışmaktır. İlk çalışmalarda iğne koyarak öğrenmeye çalışıldığı halinde iğne batar. Çöp kürdan ile alıştırma yapabilirler "diye konuştu.
Dudakların arasına iğne koyuyor, dakikalarca sözlü atışıyorlar
26 Şubat 2025 Çarşamba - 13:42 Dudakların arasına iğne koyuyor, dakikalarca sözlü atışıyorlar Âşıklık geleneğinin en zor dallarından biri olan lebdeğmez, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Dudak arasına iğne koyarak yasak harfleri kullanmadan şiir söylemeyi gerektiren sanat, günümüzde çok az âşık tarafından icra ediliyor. Türk âşıklık geleneğinin önemli bir parçası olan lebdeğmez, âşıkların b, p, m, n, f ve v harflerini kullanmadan atışmaların yapıldığı bir sanat olarak biliniyor. Dudaklarının arasına, dik pozisyonda bir iğne yerleştirip "doğaçlama" olarak atışmalar yapılan sanat, halk edebiyatında önemli bir yer tutuyor. Yalnızca yetenekle değil yıllar süren birikim ve pratikle ustalaşan âşıklar, geleneği Sivas’ta sürdürüyor. Sivas Fasıl Heyet Âşıklar ve Halk Oyunları Derneği, lebdeğmez geleneğinin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması adına çalışmalar yürütmeye devam ediyor. Lebdeğmez geleneğinin büyük dikkat ve ustalık gerektirdiğini ifade eden Sivas Fasıl Heyet Âşıklar ve Halk Oyunları Dernek Başkanı Ahmet Ayık, "Lebdeğmez geleneğinde b,p,m,n,f ve v harfleri kullanılmıyor. O harfler kullanıldığı takdirde, dudak arasına konulan iğne batar. Bu geleneği her adam yapamaz" dedi. "Aşık yetişmiyor" Âşıklık geleneğinin korunması için daha fazla çaba harcanması gerektiğini ifade eden Başkan Ahmet Ayık, "Halkoyunları ve Türk Halk müziği sanatçıları yetişiyor fakat âşıklık geleneği yapılması zor olan bir gelenek olduğu için, kolay kolay âşık yetişmiyor. Bazen okuması yazması olmayan bir insan bile daha iyi âşıklık geleneğini yerine getirebilirken, üniversiteye giden bir adam bu geleneği layıkıyla yerine getiremiyor. Çünkü âşıklık geleneği Allah vergisi olan bir gelenektir. Âşıklık geleneği kendi içerisinde badeli âşık ve badesiz âşık olarak ikiye ayrılıyor. Bu geleneğin devam etmesi için, burada yapmış olduğumuz âşıklar bayramı etkinlikleri yeterli değil. Aynı zamanda bakanlığın okullarda âşıklık geleneğini ders olarak vermesi gerekmektedir. 23 yıldır âşıklık geleneğini devam ettirmek için burada toplanıyoruz. Yüzyıllardır süregelen âşıklık geleneğinde artık yetişen âşık da kalmadı. Günümüzde var olan âşıklara da sahip çıkılması büyük önem arz etmektedir. Kültürüne sahip çıkmayan milletin kültürüne sahip çıkarlar. Kendi türkülerimizi söylemezsek yabancılar söyler" şeklinde konuştu. "Çok eski bir gelenek" Lebdeğmez geleneğini sürdüren âşıklardan biri olan Yavuz Altay, "Lebdeğmez geleneği Dede Korkut zamanından da önce kalma bir hadisedir. Bu geleneğin esas aracı iğnedir. Geleneği yerine getirirken yasaklı beş harfi söylenilmezse iğne batmaz. Sivas Âşıklar bayramında bu geleneğin yarışmasını defalarca yaptık. Yasaklı harfleri söylememenin yanı sıra, hangi makamla açıldıysa yine aynı makamla kapatılmalıdır. Bu geleneği öğrenmenin tek yolu çok çalışmaktır. İlk çalışmalarda iğne koyarak öğrenmeye çalışıldığı halinde iğne batar. Çöp kürdan ile alıştırma yapabilirler" diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı uyardı, uzmanı yorumladı
26 Şubat 2025 Çarşamba - 10:36 Cumhurbaşkanlığı uyardı, uzmanı yorumladı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka kullanımının artması ile birlikte sorunların da arttığını vurgulayarak, Cumhurbaşkanlığı’nın risklere karşı yayınladığı 10 maddelik bilgilendirme hakkında açıklamalarda bulundu. İnsanların gündelik hayatta kullanmaya başladığı yapay zekâ teknolojisi bazı durumlarda hayatı kolaylaştırırken, bazı durumlarda ise kaosa neden olabiliyor. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, vatandaşları yapay zeka kullanımına ilişkin hazırladığı video ile 10 maddede uyardı. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin hazırladığı videoyu değerlendiren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, "Yapay zeka kullanımının artmasıyla beraber sorunlar da kendisini göstermeye başladı. Buna yönelik bilgilendirmelerin Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi tarafından yapıldığını görüyoruz" dedi. "Önemli noktalardan bir tanesi" Doç. Dr. Darıcı, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin yapay zeka kullanımının artmasıyla beraber riskleri de içeren 10 maddelik bir içerik yayınladığını belirterek, "Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, yapay zeka kullanımının artmasıyla beraber riskleri de içeren 10 maddelik bir içerik yayınladı. Bunlardan en önemlisi, birinci maddesi kişisel bilgilerimizi ve görsellerimizi yapay zekayla paylaşmamamız gerektiği. Özellikle kimlik bilgileri, resmi bilgiler, banka bilgileri ve diğer kişisel görseller yapay zekayla paylaşıldığı zaman ileride bunların nasıl kullanılacağı noktasında sıkıntı ve problem oluşturabilir. İkinci en önemli nokta ise yanlış içeriklere karşı dikkatli olunması ve sonuçların değerlendirilmesi gerekiyor. Yapay zeka, kullanım sırasında halüsinasyon adı verilen aslında var olmayan bilgileri metinlerin içerisinde veya içeriklerin içerisinde sizlere sunabiliyor. Özellikle sağlıkla ilgili, hukukla ilgili, finansla ilgili, yani çok daha önemli içeriklerde, çok daha önemli konularda ve hayatımızı ilgilendiren, çok daha derinden ilgilendiren konularda yapay zekanın sunmuş olduğu içeriklere karşı çok daha dikkatli olmamız gerekiyor. Üçüncü en önemli maddesi; gizlilik politikalarının okunması. Farklı yapay zeka uygulamaları üreten kuruluşların gizlilik politikasına ne kadar riayet ettiği önemli bir konu. Özellikle ilgili yapay zeka uygulamasını üreten şirketin daha önce bu gizlilik politikalarını ihlal edip etmediği, verileri güvenli bir şekilde saklayıp saklamadığı, buna ilişkin kullanıcılarına bir bilgilendirme yapıp yapmadığı da önemli noktalardan bir tanesidir" dedi. "Dikkat edilmesi gerekiyor" Doç. Dr. Darıcı, kimlik avına karşı da uyanık olunması gerektiğini belirterek, "Kimlik avına karşı da uyanık olunması gerekiyor. Popüler yapay zeka araçlarına benzer uygulamalar ve web siteleri var. Yani çok popüler olarak kullanılan bu yapay zeka araçlarını birebir kopyalamış olan başka uygulamalar da söz konusu olabiliyor. Bu açıdan özellikle çeşitli bağlantılar buraya yönlendirilebiliyor. Bu noktada da dikkat edilmesi gerekiyor. Bu zararlı yazılımların kendi içerisinde virüs taşıyanları söz konusu olabilir ya da kimlik avı için yine kullanılanlar olabilir. Bu noktada dikkat etmek gerekiyor. Telif haklarına da dikkat edilmesi gerekiyor. Telif hakları, bazen yapay zeka farklı ipuçlarını alarak, birleştirerek farklı bir içerik oluşturabiliyor. Telif hakkı alınmış içerikler, semboller, görsellerden faydalanarak bunları üretebiliyor. Bazen bu bir metin içerisinde, bazen bir ses içerisinde olabileceği gibi bazen bir kodun kendisinde de söz konusu olabiliyor. Yani bir bilgisayar kodunun kendisinin de telif hakkı alınmış olabilir. Bunda dahi söz konusu olabiliyor. Günümüzde aslında en önemli maddelerinden bir tanesi yedinci maddesidir. Propaganda ve yanıltıcı bilgilere karşı şüpheli yaklaşılması gerekiyor" diye konuştu. "İhlale sebep olabilir" Güçlü parola kullanımının önemine dikkat çeken Darıcı, "Yapay zeka, netice itibari ile eğitildiği verilerden beslenen bir yapı olduğu için kimi zaman ön yargılı olabiliyor. Yani hangi içerikle eğitildiyse, kendisini eğitenler hangi içerikleri ona sunduysa o içerikler doğrultusunda yanıtlar verebiliyor. Bu da sizi yanlış yönlendirebiliyor veya bir propagandaya alet edebiliyor ve size yanıltıcı içerik sunabiliyor. Yapay zeka görselleri, videoları, içerikleri, sesleri manipüle edebilir. Çok gerçekçi görünebilir ki, çıplak gözle ayırt etmemiz imkansız hale gelebilir. Dokuzuncusu; güçlü parola kullanımı lazım. Yani özellikle çift faktörlü parola koruma sistemleri aktifleştirilirse çok daha yararlı olacaktır. Çünkü farklı uygulamalar sizin bu şifre verilerinize de erişebilir. Kamuya açık olmayan verilerin paylaşılmaması noktasında en önemli vurgu da onuncu maddede. Şahsi, kişisel ve özel bilgilerin, kamuya açık olarak yayınlanmayan bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiği. Bu özellikle kamu görevlileri açısından da çok önemli. Herhangi bir kamuya açık olmayan verinin, bir belgenin yapay zeka ile paylaşılması her güvenlik noktasında ihlale sebep olabilir" şeklinde konuştu.