Yerel Haberler
Sivas
Anadolu’nun nazar boncuğu, son yılların en yüksek debisine ulaştı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:09:57 Turkuaz rengi, berrak suyu ve yeşil doğasıyla dikkat çeken Gökpınar Gölü’nde yeraltı su kaynaklarının dolmasıyla birlikte su seviyesi arttı. Geçtiğimiz yıl saniyede 2 bin 600 litre suyun çıktığı gölde bu yıl saniyede 4 bin 700 litre su çıkmaya başladı. Sivas’ın Gürün ilçesinde yer alan Gökpınar Gölü, eşsiz doğal güzelliğiyle mest ediyor. Bozkırın ortasındaki nazar boncuğunu andıran göl, turkuaz rengi ve berrak suyu ile dikkatleri üzerine topluyor. Son yıllarda yapılan çevre düzenlemeleriyle birlikte yerli ve yabancı turistleri ağırlayan Gökpınar Gölü, kentin simgeleri arasında yer alıyor. Yeraltı kaynaklarından besleniyor Doğal akvaryum olarak da nitelendirilen Gökpınar Gölü’nde, kışın yağan karın erimesi ve ilkbahar yağmurlarının yeraltı su kaynaklarını beslemesiyle birlikte su seviyesi arttı. 20 metre derinliğe sahip olan ve dibindeki kayaların arasından kaynayan su ile beslenen göl, son yılların en yüksek su miktarına ulaştı. Geçtiğimiz yıl ağustos ayında saniyede 2 bin 600 litre suyun çıktığı Gökpınar’da bu yıl saniyede 4 bin 700 litre su çıkıyor. "Yağışlarla birlikte daha da güzelleşmiş" Gölü ziyaret eden Hidayet Takcı, "Gölü her gördüğümüzde içimizde bir ferahlama oluyor. Sebebi de gördüğünüz üzere şu turkuaz renkli gölümüz. Bereketli yağışlarla birlikte göl daha da güzelleşmiş vaziyette. Görmeyen varsa gelsin görsün diyorum. Kayseri-Malatya yolu üzerinde, yaklaşık 10 kilometrelik kolay bir yoldan ulaşabilirsiniz" dedi. Mehmet Yılmaz ise, "Gökpınar’a yılda bir ya da birkaç kez geliyoruz. Gayet güzel bir yer. Gökpınar’ı berraklığıyla, doğasıyla ve tabiatıyla çok beğeniyoruz. Herkesin burayı keşfetmesini ve gelip görmesini tavsiye ederiz" şeklinde konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:25 Mehmetçiğin merhameti yürekleri ısıttı Sivas’ta düzenlenen ‘Temsili Askerlik Uygulaması’ töreninde soğuk ve yağışlı hava yürekleri ısıtan görüntülere sahne oldu. Üşüdükleri fark edilen temsili askerler Adem Keskiner ile Melih Yükselir’e uzman çavuş ve astsubay üzerlerindeki parkalarını çıkarıp vererek, soğuktan korumaya çalıştı. Sivas’ta 18 zihinsel ve bedensel engelli ‘Temsili Askerlik Uygulaması’ kapsamında düzenlenen törende bir günlüğüne asker olmanın gururunu yaşadı. Sabah saatlerinde İl Jandarma Komutanlığına gelen engelli bireyler, mihmandarlar eşliğinde kamuflajlarını ve botlarını giydi. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından engelli bireyler, Türk Bayrağı’na el basarak yemin etti. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Zeynel Abidin Alptekin, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Adem Taşkın ve il protokolünün katıldığı törende, temsili askerlik yapan engellilere terhis belgeleri takdim edildi. Yağışlı ve soğuk havada gerçekleştirilen törende ise yürekleri ısıtan görüntülere sahne oldu. Hava şartları nedeniyle üşüdükleri fark edilen temsili askerler Adem Keskiner ile Melih Yükselir’e, Uzman Çavuş Ramazan Kıvrak ve Astsubay Ferhat Zilan üzerlerindeki parkeleri giydirdi. Mehmetçiklerin bu davranışı aileler tarafından memnuniyetle karşılanırken, törende duygusal anlar yaşandı. Temsili askerlerin üşümemesi için gösterilen hassasiyet karşısında duygulanan aileler, askerlere teşekkür etti. "Manevi gururu yaşadılar" Programda konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, özel gerekisimili bireylerin yemin törenine şahitlik ettiklerini belirterek, "18 özel gereksinimli kardeşimizin yemin törenlerine şahitlik ettik. Onların ve ailelerinin huzurundaki heyecanını hep birlikte yaşadık. İnanıyorum ki burada yaşamış oldukları bu anıyı ömür boyu unutmayacaklar. Onlar için de çok güzel bir hatıra olarak kalacak. Kısa süreli askerlik sürecinde vatan sevgisini, fedakarlığı ve aile duygusunu en güzel şekilde gösterdiler. Askerlik bu anlamda sadece bir görev değildir. Özellikle bu özel kardeşlerimiz, yalnızca üniforma giymediklerini ve aynı zamanda bu milletin bir parçası olduklarını da en iyi şekilde gördüler ve bu manevi gururu bizlerle birlikte yaşadılar" dedi. "Türk askeri yapması gerekeni yaptı" Temsili asker Adem Yükselir ’in Babası Naci Yükselir, çok mutlu olduklarını söyleyerek, "Hem mutluyuz hem hüzünlüyüz, gurur duyuyoruz. Elbette isterdik oğlumuz gerçekten asker olsun ama durum böyle ama çok mutluyuz. Vatanın evlatları benim evladıma olması gerekeni yaptı. Kendi parkelerini çocuğuma giydirdi. Türk askerin yapması gerekeni yaptı" diye konuştu.
Sivas beyaz gelinliğine kavuştu, kartpostallık görüntüler oluştu
05 Şubat 2025 Çarşamba - 10:32 Sivas beyaz gelinliğine kavuştu, kartpostallık görüntüler oluştu Sivas’ta dün akşam saatlerinde başlayan kar yağışı, sabah saatlerinde etkisini artırarak tarihi kent meydanını beyaza bürüdü. Kar yağışının ardından tarihi meydanda kartpostallık görüntüler oluştu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından Sivas’ta dün akşam saatlerinde yoğun kar yağışı başladı. Kar yağışı gece boyunca etkisini artırarak devam etti. Termometrelerin sıfırın altında 6 dereceyi gösterdiği kent, adeta beyaz gelinlik giydi. Kent meydanında bulunan tarihi yapılar karla bütünleşince ortaya kartpostallık görüntüler çıktı. Sivas Belediyesi ekipleri, herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına karla mücadele çalışmalarına başladı. İl genelinde etkili olan yağış nedeniyle şehirlerarası ulaşımın aksamaması için de çalışmalar yürütülüyor. Yoğun kar yağışının etkili olduğu Sivas-Kayseri karayolunda Karayolları Müdürlüğü ekiplerince kar temizleme çalışmaları aralıksız devam ediyor. "Karın sevincini yaşıyoruz" Sivas’a yağan kardan dolayı mutlu olduklarını belirten Fadime Şahin, "Eskiden en az 2 metre kar yağardı. O zamanlar kar yağdı diye çok mutlu olurduk. Birkaç gün öncesine kadar da kar yağmıyor diye üzülüyorduk. Bu sabah da yağdığı için yine eski günlerdeki gibi mutluyuz ve kar berekettir. Arazilerimiz hep kar suları ile doluyor. Suyumuz ve yiyecek ekmeğimiz hep kar sayesinde oluyor. Kar yağmadığı zaman niye yağmıyor diye üzülüyorduk inşallah daha çok yağar. Şuanda da yağan karın sevincini yaşıyoruz" dedi.
Uzmanı uyardı: "Ege denizinde olabilecek büyük bir deprem Ege sahillerinde tsunamiye neden olabilir"
04 Şubat 2025 Salı - 10:24 Uzmanı uyardı: "Ege denizinde olabilecek büyük bir deprem Ege sahillerinde tsunamiye neden olabilir" Maraş depremine 10 gün öncesinden işaret eden Maden Teknolojisi ve Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli, Ege denizinde yaşanan yoğun depremleri değerlendirerek, Ege kıyılarında sismik açıdan yıkıcı bir deprem öngörülmese de kıyılara yakın bir bölgede yaşanacak depremlerin oluşturacağı tsunaminin kıyılarda yıkıcı etkiye sahip olabileceğini söyledi. Ege Denizi’nde 28 Ocak’tan bu yana 2000’den fazla deprem meydana geldi. Sarsıntılar yer yer devam ederken, Türkiye ve Yunanistan’da yetkililer önlemler almaya başladı. Santorini ile Amorgos Adaları arasındaki deniz bölgesinde Kiklades Adaları’nda yaşanan depremler sonrası açıklamalarda bulunan, Maraş depremine 10 öncesinde işaret ederek gündeme gelen Maden teknolojisi ve yer bilimi uzmanı Serkan İçelli, kıyılara yakın bir bölgede yaşanacak depremlerin, tsunami ile birlikte yıkıcı bir etkiye sahip olabileceğini ifade ederek, "7.5 büyüklüğündeki depremler burada sürpriz olmayacaktır. Bu depremler ülkemizde afet boyotunda bir etkiye ve yıkıma sebep olmaz fakat tsunami şeklinde Muğla kıyılarını vurabilir. Tsunami dalgalarının boyları 1 ya da 3 metreye kadar çıkabilir ve vuruş gücü ile 4 veya 5 metreye kadar da yükselebilir. 1 veya 2 kilometre kadar da sahilden şehir merkezine kadar da deniz taşmalarına neden olabilir" şeklinde konuştu. "Sismik aktivitesi olan bir bölge" Yaşanan depremleri değerlendiren Serkan İçelli, tsunamiye karşı tedbirli olmakta fayda olduğunu belirterek, "Ege denizinde son günlerde aran sismik bir aktivite var 2011 yılında yine bu şekilde deprem silsilesi yaşanmıştı. Bu durum herhangi bir volkanik patlamaya sebep olmadan da sona ermişti. 1956 yılında yine Amargos ve Santorini Adaları’nda 7.2 ve 7.8 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Bölgede en son yaşanan büyük depremler de bu depremlerdir. Amargos Adası’nı, kuzeye ve güneye kesen 2 tane fay hattımız vardır. Birisi 50 kilometre diğeri 80 kilometre uzunluğunda ve fay hatları Santorini’ye doğru devam etmektedir. Bu kırıklar üzerindeki meydana gelen depremden dolayı, orada yaşanan kaldera yerleşmeleri hala devam etmektedir. Bu da zaman zaman deprem silsilesi diye adlandırılan depremlere neden olabiliyor. Bu bölge bakıldığı zaman çok fazla sismik aktiviteye sahip olan bir bölgedir. Milattan önce bin 600’lü yıllarda Minos Uygarlığı’nı yıkan volkanik patlamanın yanı sıra depremler ile Mısır’a kadar tsunaminin etki etmesiyle Zonguldak ve çevrelerinde fosil kalıntılarına rastlanabiliyor. Bu konuda tsunamiye karşı tedbirli olmakta fayda var" dedi. "Depremler sürpriz değil" İçelli, kıyı bölgelerdeki vatandaşların biraz daha tedbirli olmalarında ve resmi makamları takip etmelerinin faydalı olacağını söyleyerek, "Gerçekleşen deprem silsileleri deniz tabanında lav akıntılarına sebep olabilir. Patlama veya püskürme gibi değil ama deniz tabanında lav akıntıları oluşturabilir. Uydudan ve çeşitli sensörler ile deniz suyu sıcaklığını ölçebiliyoruz. Kırıklardan 7.5 büyüklüğünde bir depremin olma ihtimali var. Helen yayı diye adlandırdığımız boşlukta bir sismik boşluk vardır. 7 ve 7.5 büyüklüğündeki depremler burada sürpriz değildir. Bu depremler ülkemizde afet boyotunda bir etkiye ve yıkıma sebep olmaz. Tsunami şeklinde Muğla kıyılarını vurabilir. Tsunami dalgalarının boyları 1 ila 3 metreye kadar çıkabilir vuruş gücü ile 4, 5 metreye kadar da yükselebilir. 1 veya 2 kilometre kadar da sahilden şehir merkezine kadar da deniz taşmalarına neden olabilir. 7.5 büyüklüğündeki depremler Muğla ve kıyılarındaki çürük binalarda hasara neden olabilir. Deprem kıyımıza ne kadar yakın bir bölgede meydana gelir ise oluşturacağı hasar veya yıkım da o kadar büyük olur. Şu anda biz en yakın bölgede meydana gelen deprem, Muğla kıyılarına 160 kilometre, İzmir kıyılarına ise 220 kilometre uzaklığındadır. Ülkemizi sismik açıdan yıkacak bir deprem öngörmesek de kıyılarımıza yakın bir bölgede yaşanacak depremler tsunami ile birlikte yıkıcı bir etkiye sahip olabilir. Kıyı bölgelerdeki vatandaşlarımızın biraz daha tedbirli olmalarında ve resmi makamları takip etmelerinde fayda var" diye konuştu.