Yerel Haberler
Sivas
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:38 Türkiye’nin en uzun nehri Kızılırmak’ı besleyen Yıldız Irmağı coştu Sivas’ta etkili olan yağmurlar ve dağlık bölgelerde eriyen kar suları Yıldız Irmağı’nın debisini artırdı. Kızılırmak’ın en önemli kollarından biri olan Yıldız Irmağı, son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Sivas’ta etkili olan yoğun yağışlar ve havaların ısınmasıyla birlikte dağlık alanlarda biriken karların erimesi, bölgedeki ırmakların ve akarsuların debisini önemli ölçüde artırdı. Sivas merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta bulunan ve kentin kuzeyindeki dağlık bölgelerden doğarak Sivas Ovası’na doğru ilerleyen Yıldız Irmağı, son 30 yılın en yüksek debisine ulaştı. Kızılırmak’ın ana kolunu besleyen en önemli akarsulardan biri olarak bilinen Yıldız Irmağı’nda su seviyesinin yükselmesi dikkat çekti. Özellikle ilkbahar yağmurlarıyla birlikte hızla artan debi nedeniyle ırmakta güçlü akış gözlemlendi. "Geçtiğimiz senelerde bu kadar dolu olmuyordu" Pancar üreticisi İsmail Kaya, ırmağın 30 yıldır en yüksek seviyede olduğunu söyleyerek, "Bu sene Yıldız Irmağı son 35-40 senedir bu kadar yüksek bir şekilde akmıyordu. Aşırı yağışlardan dolayı bu sene yüksek seviyede. Geçtiğimiz senelerde bu mevsimlerde bu kadar dolu olmuyordu. Aşırı yağışlardan dolayı daha ekim yapamadım. Şu anda tarlalar suyun içerisinde. Bu yağışlar tarıma faydalı olur ama çok fazlası ekinlerde hastalık yapabiliyor. Havaların biraz ısınması lazım" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:26 Tarihi Gürün Ulu Cami yıl sonunda ibadete açılacak 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan ve uzun süredir ibadete kapalı olan Gürün Ulu Camii’nde restorasyon süreci planlanan şekilde ilerliyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından cami yıl sonunda tekrardan cemaatiyle buluşacak. Sivas’ın Gürün ilçesinde bulunan ve 15’inci yüzyılda yapıldığı düşünülen tarihi Ulu Camii, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gördü. Son olarak 1922 yılında onarılarak ibadete açılan caminin, yaşanan iki büyük deprem sonrası minare ve kubbe kısmında ciddi hasar oluştu. Depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmalarının ardından yaklaşık 3 yıldır ibadete kapalı olan tarihi yapının aslına uygun şekilde restore edilmesi için çalışma başlatıldı. Tarihi caminin restorasyonu için 50-60 milyon liralık maliyet öngörülürken, ekiplerin çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüğü öğrenildi. Devam eden restorasyonla alakalı açıklama yapan Gürün Belediye Başkanı Nami Çiftçi, restorasyon çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini belirterek caminin yıl sonuna doğru yeniden ibadete açılmasının hedeflendiğini ifade etti. "Ekim-Kasım aylarında yeniden ibadete açmayı planlıyoruz" Belediye olarak da üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirdiklerini belirten Başkan Çiftçi, "2023 yılında yaşanan 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde hasar alan Gürün Ulu Camimiz, o günden bu yana sürdürülen hummalı restorasyon çalışmalarıyla, inşallah en kısa sürede yeniden ayağa kalkacak. Şu an gerçekleştirilen çalışmalar doğrultusunda, camimizi yıl sonuna doğru, Ekim-Kasım aylarında yeniden ibadete açmayı planlıyoruz. Devlet büyüklerimizin himayelerinde, emeği geçen tüm hemşerilerimizin destekleriyle Ulu Camimizi tekrar ibadete kazandıracağız. Depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmalarıyla birlikte, Ulu Camimizin aslına uygun şekilde restore edilmesi için 50-60 milyon liralık bir maliyet ortaya çıktı. Bizler de kaymakamlığımızla birlikte üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirerek, yüklenici firmanın işini kolaylaştırmaya ve restorasyonun en kısa sürede tamamlanması için mücadele etmeye devam ediyoruz" dedi.
Çocuklarda tıbbi aksesuarların kullanımı özgüven problemleri oluşturabiliyor
20 Ocak 2025 Pazartesi - 09:57 Çocuklarda tıbbi aksesuarların kullanımı özgüven problemleri oluşturabiliyor Uzman Klinik Psikolog Kerime Begüm Özkaya, çocuklarda tıbbi aksesuarların kullanımı özgüven problemleri oluşturabileceğini belirterek ailelere düşen sorumluluklardan bahsetti. Fiziksel açıdan gelişimlerini tamamlarken çocukların sağlık açısından gözlük veya diş teli gibi bazı tıbbi aksesuarlar kullanmaları gerekiyor. Ancak bu aksesuarların kullanımı, bazen çocuklarda psikolojik olumsuzluklara neden olabiliyor. Gözlük veya diş teli ekipmanları bazı çocuklar bir anda benimseyebildiği gibi bazıları ise çeşitli sorunlar yaşayabiliyorlar. Uzman Klinik Psikolog Kerime Begüm Özkaya çocuklarda sıklıkla karşılaşılan bu olumsuz süreci atlatma konusunda ailelere bir takım sorumluluklar düştüğünü belirtti. "Özgüven problemine neden olabiliyor" Medicana Sivas Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Kerime Begüm Özkaya, çocukların genellikle gözlük, diş teli ve kulaklarıyla alakalı bir cihaz kullandıkları zaman dönemin getirmiş olduğu kuşakların etkisiyle özgüven problemleri yaşayabildiklerini belirterek, “Çocuklar genellikle gözlük, diş teli ve kulaklarıyla alakalı bir cihaz kullandıkları zaman dönemin getirmiş olduğu kuşakların etkisiyle özgüven problemleri yaşayabiliyorlar. Arkadaşlarının kendisiyle dalga geçeceğini düşünerek okula gitmek istemiyorlar. Bu işin sonu depresyona kadar gidebildiğinden ailelilerin ilk önce buna dikkat etmeleri gerekiyor. Gittikleri hekim tarafından çocuğun ayrıca bilgilendirilmesi de gerekmekte. Ev ortamında ailelerin de aynı şekilde bu ekipmanların sağlık açısından kullanıldığının aktarmaları önem arz etmekte. Kullandıklarında alabilecekleri artı yönleri, kullanmadıklarında yaşayacakları eksi durumları anlayabilecekleri üslupla söylenmesi gerekiyor. Doktorun izni dahilinde örneğin gözlük seçiminde çocuğun yaşına uygun renk ve model gibi, diş telinde takılan lastiklerin rengini seçmek gibi çocuğa tercih etme olanağı sağlanabilir” şeklinde konuştu. "Ailelere sorumluluklar düşüyor" Özkaya, problemin çözümünde ailelere sorumluluklar düştüğünü ifade ederek, “Çocuklarda sıklıkla karşılaşılan bu olumsuz süreci atlatma konusunda aileleri birtakım sorumlukların beklediğini belirten Özkaya, “Çocuğun yaşam kalitesini arttırabilecek ve aile yapısına uygun bir şekilde yaşanılır hale getirtilmelidir. Ebeveynler, çocuğa anlatmasına rağmen çocuk halen dinlemiyor ve ekipmanı kullanmama konusunda ısrar ediyorsa, ya gittikleri hekimden ya da psikolojik açıdan pedagoglardan destek alabilirler. Çocuk içinde bulunduğu süreçten kaynaklı olarak dışarı çıkmak istemediği durumda ebeveynler ilk olarak evde kullanma alıştırmaları yaptırabilirler.” Şeklinde konuştu.