Yerel Haberler
Sivas
Hülya Koçyiğit’in 50 yıllık film sahnesi Sivas’ta yeniden canlandırıldı 17 Mayıs 2026 Pazar - 21:17:49 Türk sinemasının unutulmaz oyuncularından Hülya Koçyiğit, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali’nde 1976 yapımı ‘Şoför’ filminin hafızalara kazınan sahnesini 50 yıl sonra yeniden canlandırdı. Sivas Valiliği tarafından hazırlanan nostaljik çalışma, sosyal medyada büyük ilgi gördü. Hülya Koçyiğit’in 1976 yapımı ‘Şoför’ filmindeki unutulmaz sahnesi, yarım asır sonra Sivas’ta yeniden hayat buldu. 3. Sivas Uluslararası Film Festivali kapsamında Sivas’a gelen Türk sinemasının dört yapraklı yoncası arasında yer alan usta sanatçı Hülya Koçyiğit için Sivas Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından özel bir çalışma hazırlandı. Filmde kullanılan kırmızı otomobile benzer bir araçla kent merkezinde nostaljik bir yolculuğa çıkan Koçyiğit, ‘Şoför’ filminin hafızalara kazınan sahnesini yıllar sonra yeniden canlandırdı. Çekimlerde filmde yer alan sahnelere benzer kareler kullanılarak, Sivas caddelerinde geçmişin izleri yeniden yaşatıldı. "Hafızalara kazınan sahne yeniden yaşadı" Sivas Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Türk sinemasının dört yapraklı yoncasından biri olan Hülya Koçyiğit, Sivas caddelerinde geçmişin zarafetini yeniden selamladı. 3. Sivas Uluslararası Film Festivali kapsamında şehrimizde bulunan kıymetli sanatçımız, 1976 yapımı ‘Şoför’ filminin hafızalara kazınan sahnesini yıllar sonra yeniden yaşadı" ifadelerine yer verildi. Nostaljik dokusuyla dikkat çeken paylaşım, sosyal medya kullanıcılarından yoğun beğeni aldı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:38 Türkiye’nin en uzun nehri Kızılırmak’ı besleyen Yıldız Irmağı coştu Sivas’ta etkili olan yağmurlar ve dağlık bölgelerde eriyen kar suları Yıldız Irmağı’nın debisini artırdı. Kızılırmak’ın en önemli kollarından biri olan Yıldız Irmağı, son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Sivas’ta etkili olan yoğun yağışlar ve havaların ısınmasıyla birlikte dağlık alanlarda biriken karların erimesi, bölgedeki ırmakların ve akarsuların debisini önemli ölçüde artırdı. Sivas merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta bulunan ve kentin kuzeyindeki dağlık bölgelerden doğarak Sivas Ovası’na doğru ilerleyen Yıldız Irmağı, son 30 yılın en yüksek debisine ulaştı. Kızılırmak’ın ana kolunu besleyen en önemli akarsulardan biri olarak bilinen Yıldız Irmağı’nda su seviyesinin yükselmesi dikkat çekti. Özellikle ilkbahar yağmurlarıyla birlikte hızla artan debi nedeniyle ırmakta güçlü akış gözlemlendi. "Geçtiğimiz senelerde bu kadar dolu olmuyordu" Pancar üreticisi İsmail Kaya, ırmağın 30 yıldır en yüksek seviyede olduğunu söyleyerek, "Bu sene Yıldız Irmağı son 35-40 senedir bu kadar yüksek bir şekilde akmıyordu. Aşırı yağışlardan dolayı bu sene yüksek seviyede. Geçtiğimiz senelerde bu mevsimlerde bu kadar dolu olmuyordu. Aşırı yağışlardan dolayı daha ekim yapamadım. Şu anda tarlalar suyun içerisinde. Bu yağışlar tarıma faydalı olur ama çok fazlası ekinlerde hastalık yapabiliyor. Havaların biraz ısınması lazım" dedi.
7 asırlık ihtişamlı medrese restore edilecek
02 Ocak 2025 Perşembe - 11:21 7 asırlık ihtişamlı medrese restore edilecek Sivas’ta 1271 yılında devletler arasındaki rekabet dolayısıyla inşa edilen ve 754 yıldır ayakta olan Çifte Minareli Medrese, restore edilecek. İslam hukuku üzerine derslerin verildiği görkemli medresenin restorasyonuna kısa zamanda başlanacak. Tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Sivas, içerisinde barındırdığı tarihi eserler ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak mekânı oluyor. Dünyada eşi benzeri olmayan Tarihi Kent Meydanında 3 farklı dönem eserlerinin görüldüğü kentte her tarihi yapının farklı bir hikayesi bulunuyor. 1271 yılında İlhanlılar Veziri Şemseddin Cüveyni tarafından yaptırılan Çifte Minareli Medrese, süslemeli taç kapısı ve çinili iki minaresi ile dikkati çekiyor. 37,5 metrelik taç kapısı ile yıllara meydan okuyan medrese, 7 asrı aşkın süredir misafirlerini ağırlıyor. Selçuklularla rekabet halinde olan İlhanlılarca inşa edilen görkemli medrese, görenleri kendine hayran bırakıyor. Tarihi boyunca çeşitli restorasyonların yapıldığı eşsiz medrese için yeni bir restorasyon projesi hazırlandı. Osmanlı’nın son dönemine kadar eğitim verildi Konuya ilişkin ile ilgili açıklamalarda bulunan Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Cemal Karaca, dönemin yüksekokulu olan Çifte Minareli Medrese’nin restorasyonunun kısa zamanda başlayacağını ifade etti. Gök Medrese ile Çifte Minareli Medrese’nin aynı yıl yapımına başlandığını kaydeden Karaca, “Halk ikisini de Selçuklu eseri diye bilir. Hâlbuki iki eser de birbirinden ayrıdır. Gök Medrese Selçuklu, Çifte Minareli Medresemiz ise İlhanlı eseridir. İkisi de adeta beraber yapılmıştır. 1271 yılında yapımına başlanmış rekabet halinde iki medresedir. Çifte Minareli Medresemizde yıllarca çeşitli ilimler okutulmuştur. Osmanlı’nın son dönemine kadar bu iki medresemiz de faaliyet göstermiştir.” dedi. Taç kapıdaki kitabe ve yazılar gün yüzüne çıkacak Medrese’nin kentte çok ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade eden Cemal Karaca, “Çifte Minareli Medrese’nin restorasyonunda talihsizlik yaşanmış. Üstteki yazılar okunurken sıkıntı çekilmiş. Yeniden çizdiğimiz, kurulda onaylattığımız bir projemiz var. Bundan dolayı da hepimiz müsterih olalım. Medresede Peygamber Efendimizin halifelerinin isminin bulunduğu çeşitli kitabeler ve yazıları birlikte göreceğiz. Ancak son dönemde minareye bağlı olan yığma taştan yapılmış alanda kayma ve çökme olmuş. Bundan dolayı da orası için farklı bir proje çizdirdik. Yakın zamanda da oranın tamiratı yapılacak” şeklinde konuştu.
Sivas’ta eller mazlumlar için semaya kalktı
01 Ocak 2025 Çarşamba - 16:27 Sivas’ta eller mazlumlar için semaya kalktı Recep, şaban ve ramazanı kapsayan üç ayların başlangıcı dolayısıyla Sivas’ta program düzenlendi. “Şehitlerimize Rahmet ve Kudüs’e Dua” temasıyla düzenlenen programda 7’den 70’e yüzlerce kişi Ulu Cami’de buluştu. Sabah namazı öncesinde cemaate hitap eden İl Müftüsü Ahmet Celalettin Altunkaya, zamanın insan hayatındaki önemine vurgu yaptı. Altunkaya, “Zaman, değerli olmasına rağmen kıymetini yeterince idrak edemediğimiz en büyük nimetlerimizdendir. Her geçen gün ömür sermayemiz tükeniyor ve zaman, bize kulluğumuzu ve faniliğimizi sürekli hatırlatıyor” dedi. Üç ayların rahmet, bereket ve ihsan ayları olduğunu hatırlatan Müftü Altunkaya, “Allah’a şükürler olsun ki, üç ayların başlangıcında, yeni bir yılın ilk sabahında Rabbimizle buluşmak üzere burada toplandık. Yüce Rabbimiz, burada olduğu gibi her daim bir arada olmayı bizlere nasip etsin. Rahmet ikliminin müjdecisi Recep ayına ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mübarek aylar, günlük hayatın yoğunluğunda ihmal ettiğimiz kulluk vazifelerimizi hatırlamak ve yeniden değerlendirmek için büyük bir fırsattır. Ruhumuzu arındırmak ve Rabbimizin sonsuz merhametine sığınmak için eşsiz zaman dilimlerindeyiz. Rabbim, bu mübarek günleri hakkıyla idrak etmeyi ve Ramazan ayına ulaşmayı hepimize nasip etsin” dedi. İlahiyatçı-Yazar Ahmet Bulut ise namazın önemine dair bir sohbet gerçekleştirdi. Bulut, “Namaz, imandan sonra Rabbimizin en çok üzerinde durduğu bir ibadettir. Peygamber Efendimizin hayatının ayrılmaz bir parçasıdır ve hayatın ta kendisidir. Ancak günümüzde Müslümanlar arasında en çok ihmal edilen ibadetlerden biri olmuştur. Namaz, genç-yaşlı, hasta-sağlıklı her birey için farz kılınmıştır ve insanın ihtiyaç duyduğu huzuru içinde barındırır” dedi. Sabah namazının ardından, din görevlileri tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Daha sonra vatan için canını feda eden şehitler ile Filistin, Doğu Türkistan ve dünyadaki tüm mazlumlar için dua edildi.
Özdemir: “El birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz”
01 Ocak 2025 Çarşamba - 16:26 Özdemir: “El birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz” Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir, Sivas ekonomisinin daha da güçlenmesi, üyelerin rekabet avantajının artırılması ve işletmelerin sürdürülebilirliğinin sağlanması için el birliğiyle çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Özdemir, “STSO olarak, üyelerimize sağladığımız destekler ve yürüttüğümüz projelerle başarılı bir yılı geride bırakmanın gururunu yaşıyoruz. Yeni bir yılın kapıda olduğu bu günde, yaşadığımız deneyimler bizlere daha güçlü olmanın ve birlikte çalışmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor. 2024 yılında, iş dünyasında ve sanayi sektöründe yaşanan değişimlere adapte olduk, yenilikçi çözümler geliştirerek geleceğe yönelik hedeflerimizi güçlendirdik. Sivas’ımız tarihi, kültürü ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bir şehir olmasının yanı sıra, güçlü bir sanayi ve ekonomi ile de adından söz ettirmeyi hak ediyor. Organize Sanayi Bölgelerimiz, yeni müteşebbislere fırsatlar sunmak, yerel işletmeleri desteklemek ve istihdamı artırmak için büyük bir imkân sağlamaktadır. Sivas ekonomisinin daha da güçlenmesi, üyelerimizin rekabet avantajının artırılması ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğinin sağlanması için el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz. STSO yeni yılda da birlikte başarılara imza atmak, güçlü bağlarımızı daha da kuvvetlendirmek ve üyelerimizin beklentilerini en iyi şekilde karşılamak için var gücümüzle çalışacağız” dedi.
Sivas’ta kurallara uymayan sürücülere 359 Milyon TL para cezası uygulandı
01 Ocak 2025 Çarşamba - 16:24 Sivas’ta kurallara uymayan sürücülere 359 Milyon TL para cezası uygulandı Sivas İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından 2024 yılında trafik kurallarına uymayan sürücülere 359 milyon 643 bin TL para cezası uygulandı. Sivas İl Emniyet Müdürlüğü, 2024 yılında kentin güvenliği ve huzurunun korunmasına yönelik yürüttüğü çalışmaları paylaştı. Siber suçlar, narkotik, kaçakçılık, trafik, terörle mücadelenin yanı sıra göçmen kaçakçılığına geçit vermeyen ekipler, geride kalan yıl boyunca birçok suçluya göz açtırmadı. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce yapılan çalışmalarda; çevrimiçi dolandırıcılık, bilişim suçları, çevrimiçi yasa dışı bahis ve çevrimiçi çocuk istismarı suçlarından bin 726 müracaat alınırken bu suçlara ilişkin 22 operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlar sonucu 29 şüpheli şahıs yakalandı, 13 şüpheli şahıs ise tutuklandı. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen 575 operasyonda 993 şüpheli şahsa işlem yapılırken 139 şahıs tutuklandı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 164 olayda 350 şahsa işlem yaptı. Şahıslardan 16’sı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Trafik canavarlarına yaklaşık 360 milyon TL ceza Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü personelleri, 187 bin 242 idari para cezası tutanağı düzenledi. Kent genelinde ilgili maddelerden toplamda 359 milyon 643 bin 810 TL idari para cezası uygulandı. Terör örgütlerine TEM Şube engeli Kent genelinde terör örgütü üyelerine yönelik yapılan operasyonlarda ise PKK, DEAŞ, FETÖ ve Sol terör örgütlerine üye olan kişiler ile örgütlere finansman sağlayan 31 kişiden 4’ü tutuklandı. 27 şahsa ise terör örgütü üyesi olmak suçundan adli işlem başlatıldı.
Bir dönemin korkulan mesleği Türkiye gündemine oturdu
01 Ocak 2025 Çarşamba - 13:30 Bir dönemin korkulan mesleği Türkiye gündemine oturdu Asırladır büyük bir fedakarlık ile sürdürülen gassallık mesleği, son günlerde dijital platformda yayınlanan bir dizi ile Türkiye gündemine oturdu. Sivas’ta gassallık mesleğini icra eden Fatih Turgut ve Nida Başköy merak konusu olan mesleklerinin zorluklarını anlattı. Türkiye’de dijital platformda yayınlan bir diziyle gündem olan gassallık son zamanlarda en çok merak edilen meslekler arasında yerini aldı. Yayınlanan dizi ile gündem olan gasallar dikkatleri üzerine çekti. Ölüleri yıkayarak son yolculuklarına hazırlayan gasallar, yakınlarının dahi yaklaşamadığı cenazelere cesaret ve özveriyle önemli bir görevi yerine getiriyorlar. Sivas’ta Yukarı Tekke Mezarlığı içerisinde bulunan gasilhane de görev yapan gassal Fatih Turgut ve Nida Başköy mesleğin zorluklarını anlatarak, mesleğin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını ve bu işi yapabilecek sınırlı sayıda insan bulunduğu ifade ettiler. “Gassal, ölü yıkayana denir” 3 yıldır gassallık yapan Fatih Turgut, mesleğini duyanların kendisinden uzaklaştığını belirterek, “Gassallık, bir Müslümanın öldükten sonra onu yıkayacak kişiye deniyor. Mesleğimizi icra ederken farklı olaylara şahit olabiliyoruz. Çünkü biz insanların en zor zamanlarında yanlarındayız. İnsanların son anında onları temizleyip ve giydirip uğurlayan kişileriz. Bu vazifeyi yapmaktan gurur ve onur duyuyorum. Burada bir abimizi evlatları ile beraber yıkamıştık. Evlatları babasını yıkadığı esnada ölen baba evlatlarının elini sıkarak tebessüm etmişti. Bu olay beni çok fazla düşündürmüştü. Burası insanların son olarak geldiği yerdir. Bizlerde insanların üzüntülü anlarında onların kalplerini memnun edebilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Ölüler ile hemhal olduğumuz için dışarıda ne iş yapıyorsun diye sorduklarında ‘Gassalım, ölü yıkıyorum’ diyorum. Bunu dediğim zaman bizden uzak durmaya başlıyorlar” dedi. “Sınırlı sayıda insan bulunuyor” Dizinin kendilerini mutlu ettiğini belirten Turgut, “Ölümün insanlara bir o kadar yakınken bir o kadar uzak olduğunu görüyoruz. Ben böyle bir dizi gördüğüm için çok mutlu oldum. Gassal arkadaşlar ile de kendi aramızda sürekli konuşuyoruz ve böyle bir dizide olabiliyormuş dedik. Bizim ne yaşadığımızı ve insanlar ile olan ilişkilerimizi anlatan mükemmel bir dizi olduğunu gördük. Çünkü biz burada 15 dakika içerisinde bir ölüyü yıkayıp hemen kefenleyip göndermiyoruz. Bunların manevi ağırlığı bizim üzerimizde kalıyor. İnsanlar dışarıdan baktığı zaman bizim burada hiçbir iş yapmadığımızı düşünüyorlar. Aslında baktığımızda bu işi yapabilecek sınırlı sayıda insan bulunuyor” şeklinde konuştu. “Biz korkutucu değiliz” Sivas’ın kadın gassallarından Nida Başköy ise gassallığa insanlar tarafından sıcak bakılmadığını söyleyerek, “Gassalık mesleği aslından çok güzel bir meslek fakat insanların sıcak bakmadığı bir meslektir. İnsanlar bu mesleği yapmak istiyorlar fakat burayı gördüklerinde geri adım atıyorlar. Mesleğe yeni başladığım zamanlarda bir bayan yıkadım. Kapıda 2 küçük erkek çocuğu vardı. Çocuklar, “ Annemi geri verin” diye ağlıyorlardı. Bu olaydan sonra kendimi çok kötü hissetmiştim ve gözümün önüne kendi evladım geldi. Bu mesleği severseniz yapabilirsiniz. Halk eğitim merkezleri cenaze kursları veriyor fakat insanlar buraya gelip cenazeyi gördükten sonra direk vazgeçiyorlar. Kendi cenazeleri ile yüzleşmeden anlayamıyorlar. Dizi bence çok hoş olmuş. Bir yere gittiğim zaman kendimi oraya ait hissetmiyorum. İnsanlar bana mesleğimi öğrendikten sonra benden uzak durmaya başlıyorlar. En çok bana senin elinden nasıl yemek yiyorlar diye soruyorlar. Toplumda bizim korkutucu insanlar olmadığımızı güzel şekilde anlatılır” diye konuştu.
Uzmanından rahatlatan açıklama: Sivas ve Kayseri’de büyük deprem beklenmiyor
01 Ocak 2025 Çarşamba - 11:38 Uzmanından rahatlatan açıklama: Sivas ve Kayseri’de büyük deprem beklenmiyor Sivas’ta 17 Ekim ve 30 Aralık tarihlerinde meydana gelen 4 büyüklüğün üzerindeki depremler sonrası uzmanından rahatlatan açıklama geldi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, Sivas ve Kayseri’de 5 büyüklüğü üzerinde bir deprem beklenmediğini söyledi. Sivas’ta 30 Aralık’ta meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki deprem, herhangi bir hasara veya can kaybına neden olmasa da kısa süreli panik yaşandı. 17 Ekim tarihinde de 4,7 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti. Aktif tektonik, paleosismoloji ve sismotektonik alanlarında önemli çalışmalara imza atan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, meydana gelen depremlere ilişkin açıklamalarda bulundu. 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından bu büyüklükteki depremleri beklediklerini ifade eden Koçbulut, “Depremin konumuna baktığımızda Sivas’ın güneydoğusunda, Ulaş ilçesinin güneydoğusunda ve Sivas’ı etkileyen Deliler fayının Tecer segmentinin kuzeydoğusunda olan bir deprem. Bundan iki ay önce olan deprem de aynı noktanın kuzeybatısına düşüyor. İkisi de hemen hemen aynı bölgede diyebiliriz. Depremlerin odak çözümüne baktığımızda büyük bir düşey hareketin olduğunu görüyoruz. Bu depremlerin normal karakterli depremler olduğunu söyleyebiliriz” dedi. Sivas’ta 2 ay arayla meydana gelen 4 büyüklüğü üzerindeki depremlerle ilgili konuşan Koçbulut, “İki ay önce de söylemiştim, yine söylüyorum. Bu bölgede beklediğimiz depremler 5 veya 5,5 büyüklüğünü geçmeyecek depremler olur demiştim. Söylediğimize istinaden 4,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sivas halkının bu bölgede oluşacak deprem için rahat olmasını istiyorum, korkmalarına gerek yok. 30 Aralık’ta olan depremi de çoğumuz hissetmedik. 2 ay önceki depremi daha çok hissetmiştik. Sebebi de kent merkezine 30 kilometre uzaklıkta olmasıydı. Odak merkezi ne kadar uzaklaşırsa sarsıntıyı da o kadar daha az hissediyoruz. Bunlara küçük depremler diyoruz. Depremin büyüklüğünün 6 ve üzeri olduğunda yıkıma sebep olabileceğini söylüyoruz” ifadelerine yer verdi. Bahse konu depremlerin 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden kaynaklı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koçbulut, “Orta Anadolu fay zonu ve Doğu Anadolu fayı arasındaki ana blok, 6 Şubat depremlerinden sonra hareketlilik kazandı. Önce Doğu Anadolu fayı üzerinde 7,7 büyüklüğünde bir kırılma gerçekleşti, daha sonra 7,6 büyüklüğünde Elbistan depremi ile birlikte 120 kilometrelik bir yüzey kırığı meydana geldi. Bu depremlerden sonra bloğun daha da rahatlaması için artçı depremler meydana geliyor. Bu artçı depremlerden 2 sene önce de bahsetmiştik. Sivas ve Kayseri halkı için buralarda büyük depremin beklenmediğini ifade edebilirim. Araştırmalar da bunu gösteriyor. Rahat olmamızda fayda var diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Başvaiz Bölükbaşı: ”Kumardan kazanılan haram parayla hayır yapılmaz”
31 Aralık 2024 Salı - 12:32 Başvaiz Bölükbaşı: ”Kumardan kazanılan haram parayla hayır yapılmaz” Sivas Müftülüğünde Görevli Başvaiz Saffet Bölükbaşı, kumar oynamak kadar kumardan kazanılar paranın da nere şekilde olursa olsun harcanmasının haram olduğunu söyledi. 2025 yılında yapılacak olan yılbaşı çekilişinin büyük ikramiyesi 600 milyon lira açıklandı. Açıklamanın ardından şansını denemek isteyen vatandaşlar yeni yıla az bir süre kalmasına rağmen biletlerini almaya devam ediyor. Biletlerin satılmasıyla beraber her yıl şans oyunları ve piyangonun haram olup olmadığı tartışmaları tekrar gündeme geldi. Sivas Müftülüğünde görevli Başvaiz Saffet Bölükbaşı, yılbaşı öncesi gündemde sıkça yer alan milli piyango ve şans oyunları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Kendi alın teri olmadan kazanılan paranın haram olduğunu ifade eden Bölükbaşı,” Peygamber efendimiz (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) kumarın her çeşidini haram kılmıştır. İnsanlar kendi kazançları olmadan bu parayı elde ediyorlar. Bu paraları almak kesinlikle haramdır ve Müslüman için caiz değildir” şeklinde konuştu. “Milli piyango kesinlikle haramdır” Sivas Müftülüğünde görevli Başvaiz Saffet Bölükbaşı, Kuran-ı Kerimde içki, kumar ve fal inanışları haram kılındığını belirterek, “Her sene yılbaşında önce sıkça sorulan milli piyango biletlerinin caiz olup olmadığı sorusu bu sene de sıkça soruluyor. Kuran-ı Kerimde içki, kumar ve fal inanışları haram kılınmıştır. Peygamber Efendimiz (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) kumarın her çeşidini haram kılmıştır. Kumarın Arapçası ’meysir’ demektir. Meysir kelimesinin anlamı, kolay kazanılan ve alın teri dökmeden kazanılan anlamına gelmektedir. Kumar ve Milli Piyango kesinlikle haramdır ve Müslüman için caiz değildir. Hiçbir şekilde insanlar bu parayı ne camiye, ne okula ne de kendi ihtiyaçları için kullanmamalıdır. Kamu yararına faydası olur diye insanlar almak istiyorlar ancak bu da hiçbir şekilde caiz değildir. Ehlisünnet inancına göre bir insan, haramın haram olduğunu bilerek işlerse günahkâr olur. Tövbe etmesi şartıyla Allah kulunu affedebilir” dedi. “Bu parayla hayır bile yapılmaz” Bölükbaşı, kumardan gelen paranın haram olduğunu söyleyerek, “Milyonlarca insan kumara para yatırıyor ve şansı olan kişiye o para çıkıyor. Kul hakkı olduğu için tövbe edilmesi ve bu günahtan vazgeçilmesi gerekiyor. Oraya para yatıran milyonlarca insanı bularak helalleşmesi mümkün olmayacağı için de bu işe başvurmadan vazgeçilmelidir. Bir anne baba evlatlarının da haram olduğunu bildiği bir kazancı miras olarak bıraktıysa, ilk varisleri bu kazancı sahibine iade etmelilerdir. Sahibini bulamadılarsa da kesinlikle kullanmadan hayır beklemeden fakirlere ulaştırmaları gerekmektedir. Atalarımızın güzel bir sözü vardır. Eğri ağacın doğru gölgesi olmaz. Yapılan bu iş kesinlikle doğru değildir. Bu parayla hayır ve hasenat yapılmaz. Camiye bile verilmesi doğru değildir” diye konuştu.