Yerel Haberler
Sivas
Az su tüketimi, böbrek taşı riskini arttırıyor
10 Aralık 2024 Salı - 15:31 Az su tüketimi, böbrek taşı riskini arttırıyor Üroloji Uzmanı Dr. Eyüp Coşar az su tüketimi, hareketsiz yaşam ve bazı beslenme alışkanlıklarının taş oluşumu riskini artırdığını söyledi. Sivas Devlet Hastanesinde görevli Üroloji Uzmanı Dr. Eyüp Coşar, böbrek sağlığı ve böbrek yapıları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Coşar, böbreklerin vücut için hayati bir rol üstlendiğini ve atık maddelerin vücuttan atılırken bazı gerekli maddeleri de süzerek dengede kullandığını ifade etti. Coşar, açıklamasının devamında böbreklerin yaşamını devam ettirebilmesi için atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlayan ve gerekli olan bazı maddeleri süzerek seviyelerini ayarlayan organlar olduğuna vurgu yaparak,” Böbrek taşı idrarda çözünebilen kalsiyum, ürik asit, mineral ve diğer kimyasalların böbreklerde kristalleşerek oluşturduğu taşlardır. Çoğu böbrek taşı böbreğin içinde bu çöken kristaller üzerinden oluşur. Daha az oranda idrar kesesinde de oluşabilmektedir” şeklinde konuştu. “10 yıl içinde yüksek oranda tekrarlanır” Böbrek taşının neden oluştuğunu anlatan Uzm. Dr. Eyüp Coşar, “Bazı metabolik hastalıklar halen net olarak bilinmese de taş hastalığının beslenmeden genetiğe, yaşanılan coğrafyadan cinsiyete kadar çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. İlk belirtiler genelde otuzlu yaşlarda ortaya çıkmakta, erkeklerde bayanlara göre biraz daha yüksek oranda görülmektedir. Aile taş öyküsü, az su tüketimi, hareketsiz yaşam ve bazı beslenme alışkanlıkları taş oluşumu riskini artırmakta. Obezite, diyabet ve yüksek tansiyon gibi diğer hastalıklar böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Bir kez taş hastalığı yaşayan kişilerde ortalama 10 yıl içinde yüksek oranda taş tekrarlamaktadır. Sırtta kaburgaların alt kısmında ağrı, alt karın bölgesine yayılan ağrı, idrarda yanma ve acı, mide bulantısı, kusma, idrarın yapısı, rengi ve yoğunluğunda değişiklik (bulanık, kötü kokulu idrar), idrarda kan olması görülmektedir. Enfeksiyon varlığında ateş ve üşüme de bu belirtilere eşlik edebilir“ dedi. “Laser ile tedavi edilebilmekte” Coşar, böbrek taşlarının tipine, büyüklüğüne ve bulunduğu yere göre farklı yöntemlerle tedavi edilebileceğini belirterek,” Farklı nedenlerden ortaya çıkabilen böbrek taşları taşın tipine, büyüklüğüne ve bulunduğu yere göre farklı yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Bazı metabolik nedenler kısıtlı bir grup ilaç tedavileriyle, diğer sebeplerden dolayı oluşan taşlar ise vücut dışından şok dalgalarıyla, açık ve kapalı ameliyat yöntemleriyle (Vücut içinde Laser ile taşı kırma işlemi) tedavi edilebilmektedir. 4mm ve altındaki taşlar idrar yoluyla kolayca atılabilirken 6mm’den büyük olanlar ise idrar yolunda sıkışıp kalabilmekte ve bazı olumsuzluklara sebep olmaktadır” diye konuştu.
Emeklilere müjde, başvurular başlıyor
10 Aralık 2024 Salı - 15:19 Emeklilere müjde, başvurular başlıyor Sosyal yardım projelerine bir yenisini daha ekleyen Sivas Belediyesi, şehir merkezinde ikamet eden ihtiyaç sahibi emeklilere yönelik nakit destek uygulamasını başlattı. Yardım programı kapsamında Belediye, emekli vatandaşlara aylık 2 bin TL nakit destek sağlayacak. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun’un seçim döneminde dile getirdiği emekli vatandaşlar için aylık 2 bin nakit destek ödemeleri, 2025 yılı Ocak ayından itibaren başlayacak. Bu uygulama ile özellikle düşük gelirli emeklilerin yaşam standartlarını bir nebze olsun iyileştirmeyi amaçladıklarını söyleyen Başkan Uzun, başvuruların 11 Aralık 2024 Çarşamba günü ile 16 Aralık 2024 Pazartesi günleri arasında Belediyenin internet sitesi üzerinden yapılacağını açıkladı. "Hak eden vatandaşlarımıza nakit desteklerimizi Gülkartlar üzerinden yatıracağız" Seçim zamanı verilen sözleri bir bir yerine getirdiklerini kaydeden Uzun, “Dar gelir emeklilerimize aylık 2 bin TL nakit destek sağlayacağız demiştik. 11 Aralık Çarşamba günü itibariyle başvurulara başlıyoruz. Belediyemiz internet sitesindeki sosyal destek bölümünden başvurularınızı yapabilirsiniz. 16 Aralık Pazartesi günü mesai bitiminde başvurular sona erecek. Hak eden vatandaşlarımıza nakit desteklerimizi Gülkartlar üzerinden yatıracağız. Bu kartlarımız Ocak ayının ortası itibariyle teslim edilecek. Vatandaşlarımız buradan hem nakit olarak çekebilecekler, hem de bu kartla şehrimizdeki yerel esnaflardan ihtiyaçlarını temin edebilecekler” dedi. " Kriterlerden en önemlisi emekli maaşının 12 bin 500 TL’yi geçmemesi gerekiyor" Nakit destek için belirlenen kriterlere değinen Başkan Uzun, “Bu kriterlerden en önemlisi emekli maaşının 12 bin 500 TL’yi geçmemesi gerekiyor. Başvuruların ardından gerekli değerlendirmeler yapılacak. Sonraki süreç içerisinde de planlamalarımıza göre 20 Ocak gibi Gülkartlara desteklerimizi yatırmış olacağız. Şimdiden şehrimizdeki emeklerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Uzmanı uyardı: "Köpüren ve fışkıran konserveleri tüketmeyin"
10 Aralık 2024 Salı - 13:40 Uzmanı uyardı: "Köpüren ve fışkıran konserveleri tüketmeyin" Diyetisyen Cansu Arslan, uygun şartlarda hazırlanmayan konservelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek köpüren veya fışkıran konservelerin tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Kış aylarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan kahvaltılık soslar, turşular ve reçeller sofralarımızda yerini alırken konserve ürünler de sıkça tüketiliyor. Ancak uzmanlar, ev yapımı konservelerin sağlıklı bir şekilde hazırlanması ve tüketilmesi için dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalara dikkat çekiyor. Sivas Medicana Hastanesi Diyetisyeni Cansu Arslan, uygun şartlarda hazırlanmayan konservelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek uyarılarda bulundu. Hazırlık aşamasında temizlenmemiş, zedelenmiş sebze ve meyvelerden yapılan konservelerin besin zehirlenmelerine neden olabileceğini ifade eden Arslan, “Kapaklarında bombaj adı verilen şişkinlik bulunan konserveler sağlığımız için risk oluşturuyor. Bu tür konserveler açıldığında fışkırma, köpürme görülüyorsa kesinlikle tüketilmemelidir” dedi. Doğru saklama hayati önem taşıyor Konservelerin pişirme işlemi uygulanarak cam kavanozlarda saklanması gerektiğini belirten Arslan, ürünlerin serin ve karanlık bir ortamda muhafaza edilmesinin önemine dikkat çekti. Açıldıktan sonra tüketilmeye başlanan konservelerin kalan kısmının 1-3 gün içinde buzdolabında saklanarak tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Clostridium botulinum tehlikesi Kapaklarında bombeleşme olan konservelerde clostridium botulinum bakterisinin bulunduğunu belirten Arslan, bu bakterinin ürettiği toksinlerin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını söyledi. Arslan, “Bu tür bakteriler nedeniyle besin zehirlenmeleri yaşanabilir. Eğer kusma, görme bozukluğu ya da bağırsak fonksiyonlarında değişiklik gibi belirtiler görülürse mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” uyarısında bulundu.
Uzmanı uyardı: “Köpüren ve fışkıran konserveleri tüketmeyin”
10 Aralık 2024 Salı - 13:34 Uzmanı uyardı: “Köpüren ve fışkıran konserveleri tüketmeyin” Diyetisyen Cansu Arslan, uygun şartlarda hazırlanmayan konservelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek köpüren veya fışkıran konservelerin tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Kış aylarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan kahvaltılık soslar, turşular ve reçeller sofralarımızda yerini alırken konserve ürünler de sıkça tüketiliyor. Ancak uzmanlar, ev yapımı konservelerin sağlıklı bir şekilde hazırlanması ve tüketilmesi için dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalara dikkat çekiyor. Sivas Medicana Hastanesi Diyetisyeni Cansu Arslan, uygun şartlarda hazırlanmayan konservelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek şu uyarılarda bulundu. Hazırlık aşamasında temizlenmemiş, zedelenmiş sebze ve meyvelerden yapılan konservelerin besin zehirlenmelerine neden olabileceğini ifade eden Arslan, “Kapaklarında bombaj adı verilen şişkinlik bulunan konserveler sağlığımız için risk oluşturuyor. Bu tür konserveler açıldığında fışkırma, köpürme görülüyorsa kesinlikle tüketilmemelidir” dedi. Doğru saklama hayati önem taşıyor Konservelerin pişirme işlemi uygulanarak cam kavanozlarda saklanması gerektiğini belirten Arslan, ürünlerin serin ve karanlık bir ortamda muhafaza edilmesinin önemine dikkat çekti. Açıldıktan sonra tüketilmeye başlanan konservelerin kalan kısmının 1-3 gün içinde buzdolabında saklanarak tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Clostridium Botulinum tehlikesi Kapaklarında bombeleşme olan konservelerde Clostridium Botulinum bakterisinin bulunduğunu belirten Arslan, bu bakterinin ürettiği toksinlerin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını söyledi. Arslan, “Bu tür bakteriler nedeniyle besin zehirlenmeleri yaşanabilir. Eğer kusma, görme bozukluğu ya da bağırsak fonksiyonlarında değişiklik gibi belirtiler görülürse mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” uyarısında bulundu.
Kent konseyi himayelerinde kadın derneklerinden tarihi buluşma
10 Aralık 2024 Salı - 12:21 Kent konseyi himayelerinde kadın derneklerinden tarihi buluşma Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’nin 105’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla anma programı gerçekleştirildi. Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’nin 105’nci kuruluş yıl dönümü bu yıl tüm kadın dernekleri ve başkanı kadın olan derneklerin katılımı ile kutlandı. Melek Reşit Hanım Anıtı önündeki anma programı saygı duruşunun ardından Tarihçi-Yazar ve Kent Konseyi Başkanı Necip Günaydın’ın konuşması ile devam etti. Günaydın, Milli Mücadele’de Sivas’ta kurulan Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Derneği ve tarihi rolü hakkında katılımcılara sunum yaptı. “Milli Mücadele yıllarının kurulmuş tek kadın derneği Müdafaa-i Vatan Derneğidir” Günaydın, Sivas’ın millî mücadelede önemli bir rol üstlendiğini ifade ederek, “Atatürk, 2 Eylül’de geldiği Sivas’ta 108 gün boyunca tüm hazırlıkları buradan yürüttü. Akşamları Sivas’ın ileri gelenleri ile sohbetler yapıyordu. Bu sohbetlerin birinde dedi ki, ‘Erkeklerimizin yanı sıra kadınlarımızı da mücadeleye katmamız lazım. Sivas’ta bir dernek kuralım, ülke çapında şubeler açılsın, Sivas’ta kadınlarımızın yükselen sesi tüm ülkeyi sarsın.’ Milli Mücadele yıllarının kurulmuş tek kadın derneği Müdafaa-i Vatan derneğidir, başka bir örneği yoktur. Atatürk’ün bu çağrısı üzerine Melek Reşit Hanım hemen Sivas’ın ileri gelen hanımefendileri ile bir araya gelerek derneğin kuruluşu için ön çalışmaları yapmış ve kuruluşunu tüm Sivas halkına duyurabilmek için 28 Kasım 1919 günü toplantı düzenlemiştir. Bu toplantı sonrası 800 Sivaslı kadın derneğe üye olmuştur. 9 Aralık 1919 günü ise kuruluş belgesini alarak resmen çalışmalara başlamışlar ve Mustafa Kemal’e yazılı olarak faaliyetlerini de bildirmişlerdir” ifadesini kullandı. “Sivaslı hanımefendileri tebrik ediyorum.” Mustafa Kemal’in dernekle ilgili “Maksat vatanı müdafaadır. Bu teşebbüsün birincilik görevini kazandıkları için Sivaslı hanımefendileri tebrik ediyorum” sözlerini hatırlatan Günaydın, ilk etapta 14 vilayette örgütlenen derneğin daha sonra 40’a yakın şehirde örgütlendiğini belirterek, “Kadın derneğimiz Atatürk’ü Ankara’ya ulaştıktan sonra 15 günde bir rapor yazıp faaliyetlerini anlattılar. Atatürk hepsine cevap verdi. Bu belgelerin tamamı Cumhurbaşkanlığında muhafaza edildi. Sivaslı kadın dernekleri 105 yıl önceki ruhla, Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyetini örnek aldınız. Bugüne kadar tüm tören ve faaliyetlerde ortak hareket ettiniz. Bugün de tüm kadın dernekleri ile bir arada bulunuyoruz. Bu ruhla buradayız. Yıllar sonra bizler olmayacağız ama bu anıtlar gelecek nesillere yol gösterecek, tarih ve kimliğimizin bilinmesinde önemli rol oynayacaktır” dedi. Başta Kent Konseyi Kadın Meclisi olmak üzere Sivas Cumhuriyet Kadınları Derneği, 29 Ekim Kadınları Derneği, Türkiye Yardım Sevenler Derneği, Sivas Eğitim ve Kültür Derneği, Buruciye Sultanları Derneği, Sivas 58 Kadın Girişimcileri Derneği, Üretici Kadınlar Derneği, Kültür ve Sanat Derneği, Karınca Kadınlar Kooperatifi, Şehir Kültürünü Yayma ve Yaşatma Derneği, Kimsesiz Çocukları Koruma Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Sivas Okuyan Kadınlar Derneği ve Hacı Bektaş Veli Kültür Sanat Vakfı’nın katılım sağladığı program çorba ikramı ile sona erdi.
Sivasspor: “Rey Manaj’ı hedef alan hadsiz yorumları kınıyoruz”
09 Aralık 2024 Pazartesi - 17:20 Sivasspor: “Rey Manaj’ı hedef alan hadsiz yorumları kınıyoruz” Sivasspor Kulübü, Rey Manaj’ın Barış Alper Yılmaz’a yaptığı faul pozisyonuna ilişkin gündemle alakalı, “Kulübümüz, Rey Manaj’ı hedef alan hadsiz yorumlarını şiddetle kınamaktadır. Milli futbolcumuz Barış Alper Yılmaz’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, Galatasaray Spor Kulübü’ne Avrupa Ligi’nde oynayacakları Malmö maçında başarılar dileriz” denildi. Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında Sivasspor, sahasında Galatasaray’a 3-2 mağlup oldu. Maçın son dakikalarında Rey Manaj’ın Barış Alper Yılmaz’a yaptığı sert faul spor gündemine düştü. Sivasspor Kulübü de konu ile ilgili bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Sivasspor’umuz, Trendyol Süper Lig’in 15. hafta maçında dün sahamızda Galatasaray’ı konuk etti. Maçın son bölümünde, sporcumuz Rey Manaj’ın Galatasaraylı futbolcu Barış Alper Yılmaz’a yaptığı müdahale ile ilgili olarak, kulüp olarak yaşanan olayı dikkatle değerlendirdiğimizi belirtmek isteriz. Sporcumuz Rey Manaj’ın yaptığı hareketi tasvip etmiyoruz. Ancak bu durumun, oyuncumuzun Barış Alper Yılmaz’a kasıtlı bir zarar verme niyeti taşıdığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğine inanıyoruz. Sahada yaşanan bu tür olaylar, futbolun bir parçası olup, tamamen oyun içerisindeki anlık reaksiyonlardan kaynaklanmaktadır. Kulübümüz, Rey Manaj’ı hedef alan hadsiz yorumlarını şiddetle kınamaktadır. Sporun temel değerlerini zedeleyen bu gibi tutumların, Türk futbolunun geleceğine zarar verdiği açıktır. Milli futbolcumuz Barış Alper Yılmaz’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, Galatasaray Spor Kulübü’ne Avrupa Ligi’nde oynayacakları Malmö maçında başarılar dileriz.”