Yerel Haberler
Sivas
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:31 Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin yapay zeka entegrasyonunu tamamlamasının beklendiğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için yapay zeka entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda olduğunu belirterek, yapay zekanın işletmelerde riskleri azalttığını, zamanla büyük küçük tüm işletmelerin bu entegrasyon sürecini tamamlamak zorunda olduklarını söyledi. Doç. Dr. Sefer Darıcı yaptığı açıklamada, "Dijital entegrasyon bugün Türkiye’nin geleceği olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işletmeler önemli mesafeler kat etti ve ciddi gelişmeler yaşanıyor. Birçok firma iş işlemlerini, üretim süreçlerini ve karar mekanizmalarını yapay zekaya entegre ederek verimlilik sağlıyor. Her işletmenin yapay zekaya entegrasyon sürecinde baştan itibaren izlemesi gereken bir strateji bulunuyor. Bu kapsamda hangi adımların yapay zekaya devredileceği, hangi süreçlerin hibrit şekilde yürütüleceği belirleniyor. Yapay zeka entegrasyonu özellikle işletmeler için kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Yapay zekanın üretim, insan kaynakları ya da karar destek süreçlerinden hangisinde kullanılacağı işletme içinde detaylı analiz gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında doğru bir entegrasyon ile işletmeler mevcut verimliliklerini önemli ölçüde artırabiliyor. Ancak burada en önemli nokta, sürecin sağlam bir analiz ve strateji ile yürütülmesi. Çünkü her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda" dedi. "İşlemelerde riskleri azaltıyor" Doç. Dr. Sefer Darıcı, tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımının arttığını, artışla birlikte işletmelerde risklerinde azıldığını ifade edip, "Dünya genelinde yapay zeka teknolojisinin kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu görülüyor. Özellikle ABD’de bu alanda geniş kapsamlı uygulamalar dikkat çekiyor ve birçok işletme süreçlerini yapay zekaya devretmiş durumda. Bu dönüşüm yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmıyor; eğitimden üretime kadar birçok alanda yapay zeka kullanılabiliyor. Bazı süreçler insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit modellerle yürütülürken, özellikle tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Bunun sonucunda verimlilik artışı sağlanırken hata oranlarında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Aynı zamanda işletmelerin risklerini azaltmaları da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor" dedi. "Yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz" Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunun altını çizerek, "Türkiye’de de birçok işletme bu dönüşümün farkına varmış durumda ve yapay zeka entegrasyonu sürecini başlatıyor. İşletmenin küçük, orta ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin, hangi alanlarda yapay zekanın fayda sağlayacağının analiz edilmesi ve buna uygun adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bu dönüşümün çok daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bununla birlikte bazı iş kollarında olumsuz etkiler ve istihdam kayıpları yaşanabileceği de ifade ediliyor. Ancak genel çerçevede bakıldığında yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ve işletmeler için önemli bir adım olduğu belirtiliyor" "Büyük küçük tüm işletmeler kullanacak" Doç. Dr. Sefer Darıcı, zamanla büyük küçük tüm işlemelerin yapay zeka entegrasyonunu tamamlayacaklarına vurgu yaparak şunları söyledi. "Geçmişte dijital teknolojiler ve e ticaret alanında yaşanan dönüşüme benzer şekilde, bugün de yapay zeka alanında yeni bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu nedenle işletmelerin hangi alanlarda yapay zeka kullanmaları gerektiğini belirlemeleri ve bu doğrultuda planlı adımlar atmaları önem taşıyor. İlerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin bu sürece dahil olması ve yapay zeka entegrasyonunu tamamlaması bekleniyor"
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:52 Akran zorbalığından korumak istediği kızını şampiyon yaptı Kick boks antrenörü Sercan Akdeniz, akran zorbalığına maruz kalan kızını kick boks ile tanıştırdı. Yaklaşık 4 yıldır kick boks ile uğraşan Emine Serra Akdeniz, Türkiye 3.’sü oldu. Sivas’ta yaşayan ve yaklaşık 20 yıldır kick boks ile uğraşan Sercan Akdeniz’in kızı Emine Serra Akdeniz, henüz küçük yaşlarda akran zorbalığına maruz kaldı. Kızının kendisini savunması için 4 yaşında kick boksa başlatan baba Akdeniz, antrenmanlarında kızıyla özel olarak ilgilendi. Yıllar içerisinde kendisini geliştiren minik Emine Serra, şampiyonalara hazırlandı. Sivas birinciliği kazanan Serra, Türkiye şampiyonasında 3.’lük elde etti. Sercan Akdeniz: "Çocuğum akran zorbalığıyla çok erken tanıştı" Kızının kendisini koruyabilmesi için bu branşa başlattığını ifade eden Sercan Akdeniz, "Yaklaşık 20 yıldır kick boks ile ilgileniyorum. Çeşitli Türkiye derecelerim var. Dünya kupası ve Akdeniz Oyunları’nda 3.’lüklerim var. Şu anda antrenörlük yapıyorum. Çocuklarımın kick boks yapmasını istiyordum. Her zaman için hayalimdi. Serra’nın başlaması biraz daha erken oldu. Çocuğum akran zorbalığıyla çok erken tanıştı. Biraz daha erken başlaması gerektiğini düşündüm. Kendisini savunsun, özgüveni artsın diye başladık. Serra, kick boksa başlayalı 3 buçuk yıl oldu. Aksatmadan antrenmanlarına geliyor. Bu süreçte şampiyonalara katıldık. Orada 2.’liği, Sivas’ta 1.’liği var. Diyarbakır’daki Türkiye şampiyonasında da Türkiye 3.’sü oldu. Bizlere bu gururu yaşattı. Buraya gelen çocukların bir kısmı akran zorbalığı nedeniyle başlıyor. Özgüvenleri, sağlıkları ve telefondan uzak kalmaları açısından bu sporu tavsiye ediyorum" dedi. Serra Akdeniz: "Dünya şampiyonu olup bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum" Kick boks yapmaktan keyif aldığını söyleyen Emine Serra Akdeniz de, "4 yaşımdan bu yana kick boks yapıyorum. Babamın emekleriyle başladım. Kick boksta 1, 2 ve 3.’lüğüm var. Dünya şampiyonu olup bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum. Kendilerini korumak için kick boks yapabilirler" cümlelerine yer verdi.
Prof. Dr. Koçkaya: "Sokak hayvanlarına karşı sorumluluklarımız var"
04 Nisan 2026 Cumartesi - 11:57 Prof. Dr. Koçkaya: "Sokak hayvanlarına karşı sorumluluklarımız var" Veteriner Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mustafa Koçkaya, hayvan sağlığı ne kadar iyi korunursa toplum sağlığının da o kadar iyi olacağını belirterek, "Merhamet sadece vicdani bir durum değil, aynı zamanda bir sorumluluktur" dedi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Veterinerlik Fizyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Koçkaya, 4 Nisan Sokak Hayvanları Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Bir toplumun gelişmişliğinin sokak hayvanlarına gösterilen davranışlarla ölçülebileceğini belirten Koçkaya, hayvanların insan faaliyetleri sonucu sorumluluk altına girdiğini ifade etti. Koçkaya, "Hayvanlar doğanın bir parçasıdır ve hakları vardır. Toplumun her bireyi bu konuda bilinçli olmalıdır" dedi. Sokak hayvanlarında görülen bulaşıcı hastalıklara değinen Koçkaya, en sık iç ve dış parazitler, mantar enfeksiyonları, kuduz, distemper (gençlik hastalığı) ve parvovirüsün görüldüğünü söyledi. İnsanlara bulaşabilen hastalıklar arasında ise parazitler, mantar enfeksiyonları ve kuduzun öne çıktığını belirten Koçkaya, düzenli aşı ve kontrol programlarının bu riskleri önemli ölçüde azaltacağını ifade etti. Temas sonrası sabunlu su ile yıkanmalı Sokak hayvanlarıyla temas sonrası dikkat edilmesi gerekenleri de anlatan Koçkaya, ellerin sabunlu suyla yıkanması gerektiğini, açık yarayla temastan kaçınılmasının önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca hayvanların ağız, burun ve dışkısıyla doğrudan temas edilmemesi gerektiğini dile getirdi. "Hayvanların vücut dilini bilmek gerekiyor" Hayvanlara yaklaşırken ani hareketlerden ve yüksek seslerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Mustafa Koçkaya, "Onlar için düzenli beslenme ve barınma alanları oluşturmalıyız. Hayvanların vücut dilini anlamak çok önemlidir. Örneğin, sokakta sırtüstü yatan bir köpek gördüğümüzde, bunun bizden sevgi beklediği anlamına geldiğini düşünebiliriz. Oysa bu bir boyun eğme davranışıdır. Vücut dilini bilmeden karın kısmını sevmeye çalıştığımızda hayvan aniden ısırabilir. Aslında ısırma vakalarının çoğu bu tür yanlış yaklaşımlardan kaynaklanmaktadır. Önce bu sorumluluğu alabilecekler mi bunu değerlendirmeliler. Aşılarını yaptıracak, bakımlarını sağlayacak kişiler sahiplenmeli. Aksi takdirde hayvanlar sokağa bırakılabiliyor ve sorunlar artıyor" dedi. "Onlara karşı sorumluluklarımız var" Yaz ve kış aylarının önemli olduğunu belirten Koçkaya, "Yaz ve kış ayları yine önemli konulardan bir tanesi. Özellikle kışın arabanın motoru sıcak olduğu için motor aksamını kediler girebiliyor ya da yazın gölge olduğu için arabanın altına girebiliyor. Bu konuda arabayı çalıştırmadan önce dikkat edersek onların sağlığını korumuş oluruz. Onlara karşı sorumluluklarımız var. Hayvan sağlığını ne kadar iyi korursak, toplum sağlığı da o kadar iyi olur. Merhamet sadece vicdani bir durum değil, aynı zamanda bir sorumluluktur" diye konuştu.
Sivasspor Başkanı Özçoban’dan taraftara çağrı
03 Nisan 2026 Cuma - 22:45 Sivasspor Başkanı Özçoban’dan taraftara çağrı Özbelsan Sivasspor Başkanı Burak Özçoban, Esenler Erokspor maçı öncesi taraftara seslendi. Sivasspor, Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında sahasında Esenler Erokspor ile play-off yolunda kritik bir karşılaşmaya çıkacak. Mücadele, pazar günü saat 16.00’da 4 Eylül Stadyumu’nda oynanacak. Mücadele öncesinde açıklamalarda bulunan Kulüp Başkanı Burak Özçoban, sezonun en önemli virajlarından birine girildiğini vurguladı. Başkan Özçoban, "Sezonun en kritik virajlarından birindeyiz. Play-off hattına sadece birkaç puan uzaklıktayız ve önümüzde çok değerli bir karşılaşma var. Pazar günü sahamızda oynayacağımız Esenler Erokspor maçı, hedeflerimiz doğrultusunda büyük önem taşıyor. Bu süreçte en büyük gücümüz her zaman olduğu gibi taraftarımızdır. Sivasspor, sadece sahadaki 11 oyuncudan ibaret değildir; tribündeki her bir Yiğido, bu takımın ayrılmaz bir parçasıdır. Özellikle böyle kritik haftalarda, taraftarımızın vereceği destek sahadaki mücadeleye doğrudan yansıyacaktır. Yılımızı ‘Vefa Sezonu’ olarak ilan ettik. Bu arma, bu şehir ve bu takım, her zaman vefayı fazlasıyla hak etti. Bugün, o vefayı gösterme zamanı. Takımımız sahada elinden gelenin en iyisini yaparken, bizler de tribünlerde aynı inancı ve kararlılığı hissettirmeliyiz. Tüm Sivaslı hemşehrilerimizi ve büyük Sivasspor taraftarını bu önemli karşılaşmada takımımızın yanında olmaya davet ediyorum. Gelin, hep birlikte tribünleri dolduralım, 90 dakika boyunca takımımıza güç verelim ve bu kritik virajı birlikte aşalım. İnanıyorum ki birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimizde, Sivasspor’umuz hak ettiği yere ulaşacaktır" ifadelerini kullandı.
Başkan Özdemir: "Tüm üyeler doğru komitelerde yer alacak"
03 Nisan 2026 Cuma - 15:11 Başkan Özdemir: "Tüm üyeler doğru komitelerde yer alacak" Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Özdemir, komitelerinin faaliyet kodlarına (NACE) göre yeniden düzenlendiğini belirterek, "Daha güçlü ve daha adil bir yapı oluşturduk" dedi. Sivas’ta Sivas Ticaret ve Sanayi Odası, meslek komitelerinin daha adil ve güncel bir yapıya kavuşturulması amacıyla yürüttüğü sınıflandırma çalışmalarını tamamladı. faaliyet kodları (NACE) esas alınarak gerçekleştirilen çalışma, meclis üyelerinin yoğun katılımı ve yüksek oy oranıyla kabul edildi. STSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, oda tarihinde ilk kez bu kapsamda bir komisyon kurulduğunu belirterek, yapılan düzenlemenin tamamen objektif kriterlerle ve seçim kaygısından uzak şekilde hazırlandığını ifade etti. Çalışmaların meslek komiteleriyle yapılan istişareler doğrultusunda şekillendiğini kaydeden Özdemir, komite toplantılarıyla başlayan sürecin, meclis iradesiyle kurulan komisyon çalışmalarıyla devam ettiğini söyledi. Yeni gelişen iş alanları ve değişen sektör yapılarının da dikkate alındığını vurgulayan Özdemir, meslek gruplarının temsil gücünü artırmak amacıyla yeniden düzenlendiğini dile getirdi. Yapılan düzenleme kapsamında STSO’daki meslek komitesi sayısı 25’ten 30’a çıkarıldı. Sanayicilerin daha güçlü temsil edilmesi hedeflenirken, daha önce ayrı bir başlık altında yer almayan sektörler için yeni komiteler oluşturuldu. Ayrıca, yeterli yoğunluğa ulaşamayan üyelerin ilgili gruplarda yer alması sağlanarak iş birliği ve etkileşimin artırılması amaçlandı. "Güçlü şekilde temsil etmesini amaçladık" Başkan Zeki Özdemir, değerlendirmelerde bulunarak, "Komite toplantılarıyla başlayan istişare süreci, meclis iradesiyle kurulan komisyon çalışmalarıyla devam etmiş; yeni gelişen iş alanları ve değişen sektör yapıları da dikkate alınarak temsil gücünü artırmak amacıyla meslek grupları yeniden düzenlenmiştir. yürütülen çalışmanın ana temasının üyelerin doğru komitelerde temsil edilmesi olduğunu vurgulayarak, Biz, tüm mensuplarımızın iştigal konularına uygun komitelerde yer almasını, birbiriyle ilgili sektörlerin aynı çatı altında toplanmasını, ilgisiz sektörlerin ise aynı komite içerisinde sıkışmasının önüne geçilmesini hedefledik. Ayrıca, mümkün olduğunca fazla komite oluşturarak üyelerimizin Sivas Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında güçlü şekilde temsil edilmesini amaçladık" dedi. "Sanayicilerimiz daha güçlü temsil edilecek" Sektörel kümelenmeleri geliştirmeyi hedeflediklerini söyleyen Başkan Özdemir, sanayici kimliğiyle sürecin önemine dikkat çekerek, "Ben de bir sanayici olarak şuna yürekten inanıyorum: Sivas Ticaret ve Sanayi Odamızda sanayicilerimiz, artık daha fazla meclis üyesiyle, daha fazla grupta ve daha güçlü şekilde temsil edilecek. Turizm ve bilişim gibi önemli sektörler için özel komiteler kuruldu. Hızlı büyüme potansiyeline sahip e-ticaret alanını da ayrı bir komiteyle destekledik. Bu düzenlemelerle mesleki dayanışmayı güçlendirmeyi, iş birliklerini artırmayı ve sektörel kümelenmeleri geliştirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "Temsil gücünü artıracak şekilde düzenledik" Yapılan düzenlemelerin seçim odaklı olmadığını ve bu hassasiyetle hareket ettiklerini vurgulayan Özdemir, "NACE kodları ve meslek komitelerinin sınıflandırılması çalışması, tamamen seçim kaygısından uzak, üyelerimizin memnuniyeti esas alınarak yapılmıştır. Bir kez daha ifade etmek isterim ki, seçime uzun süre varken, yani seçim atmosferine girmeden bu düzenlemeleri yapmak, sürecin halisane niyetle yürütüldüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Biz bu konuyu seçim döneminde bir vaat olarak değil, STSO’nun kurumsal ihtiyacı olarak ifade etmiştik. Bugün geldiğimiz noktada, meclisimizin yüksek katılımı ve güçlü iradesiyle bu çalışmayı tamamlamış olmanın gururunu yaşıyoruz. Söz verdiğimiz gibi, komite yapılanmamızı daha güncel ve üyelerimizin temsil gücünü artıracak şekilde yeniden düzenledik" şeklinde konuştu.
Sinema ve tiyatro oyuncusu Ahmet Yenilmez savaşta mezun veremeyen okulun öğrencileri ile buluştu
03 Nisan 2026 Cuma - 14:00 Sinema ve tiyatro oyuncusu Ahmet Yenilmez savaşta mezun veremeyen okulun öğrencileri ile buluştu SİVAS (İHA) – Tiyatro ve sinema oyuncusu Ahmet Yenilmez, Çanakkale Savaşı’nda mezun veremeyen kentin sembolü Sivas Lisesi’nde öğrencilerle bir araya geldi. Yenilmez, "Bazı acı olaylar, o şehrin onuru olur. Sivas Lisesi de bizim onurumuzdur. Sivas’ın şehit vermemiş ilçesi ve köyü yoktur. Sivas asil Türk milletinin refleksidir" dedi. Sanatçı Ahmet Yenilmez, Anadolu’nun kültürel ve tarihi değerlerini aktardığı etkinlikler kapsamında Sivas’ın önemli simgelerinden biri olan Sivas Lisesi’nde öğrencilerle buluştu. Program sonrası açıklamalarda bulunan Yenilmez, Sivas’ın yalnızca Çanakkale’de değil, Milli Mücadele’nin birçok kritik döneminde ön plana çıktığını belirtti. Yenilmez, Çanakkale Savaşı yıllarında Sivas Lisesi’nin hiç mezun veremediğini ve Sivas Kongresi’nin de şehrin sembol olaylarından biri olduğunu ifade etti. "Sivas Lisesi bizim onurumuzdur" Her şehrin sembol hikayesi olduğunu söyleyen Yenilmez, "Bizim Anadolu’da başarı hikayesi yazmış insanlarımız var. Bu insanları yetiştiren köklü okullarımız da var. Bu okulları mezunları ve şimdiki öğrenciler ile buluşturmak istedik. Her şehrin sembol hikayeleri var. Bu hikayeleri meddah tarzında kayıt altına alsak güzel olur dedik. 18. yüzyılın sonundan başlayıp yüz yıl boyunca çeşitli savaşlarda hep şehitler vermişiz. 1927 yılında nüfus sayımı yapıldığında 13 buçuk milyon nüfusumuz çıkıyor. Bunlardan yarısı kadın ve çocuk iken, diğer kalan ise savaş gazileri ve yaşlılar çıkıyor. Çanakkale Savaşı çok önemliydi. Böyle bir var oluş ve yok oluş savaşında Sivas hiç durmadı. Kadını, yaşlısı ve çocuğu ile cepheye koşmuş. Birçok vilayette olduğu gibi Sivas Lisesi de o dönem hiç mezun verememiş. Bazı acı olaylar, o şehrin onuru olur. Sivas Lisesi de bizim onurumuzdur. Sivas’ın şehit vermemiş ilçesi ve köyü yoktur. Sivas asil Türk milletinin refleksidir" diye konuştu.
Sinema ve tiyatro oyuncusu Ahmet Yenilmez, savaşta mezun veremeyen okulun öğrencileri ile buluştu
03 Nisan 2026 Cuma - 13:45 Sinema ve tiyatro oyuncusu Ahmet Yenilmez, savaşta mezun veremeyen okulun öğrencileri ile buluştu Tiyatro ve sinema oyuncusu Ahmet Yenilmez, Çanakkale Savaşı’nda mezun veremeyen, kentin sembolü Sivas Lisesi’nde öğrencileriyle bir araya gelerek, "Bazı acı olaylar, o şehrin onuru olur. Sivas Lisesi de bizim onurumuzdur. Sivas’ın şehit vermemiş ilçesi ve köyü yoktur. Sivas asil Türk Milleti’nin refleksidir" dedi. Tiyatro ve sinema oyuncusu Ahmet Yenilmez, Anadolu’nun kültürel ve tarihi değerlerini aktardığı etkinlikler kapsamında Sivas’ın önemli simgelerinden biri olan Sivas Lisesi’nde öğrenciler ile buluştu. Program sonrası açıklamalarda bulunan Ahmet Yenilmez, Sivas’ın yalnızca Çanakkale’de değil, milli mücadelenin birçok kritik döneminde ön plana çıktığını belirtti. Yenilmez, Çanakkale Savaşı yıllarında Sivas Lisesi’nin hiç mezun veremediğini ve Sivas Kongresi’nin de şehrin sembol olaylarından biri olduğunu ifade etti. " Sivas Lisesi bizim onurumuzdur" Her şehrin sembol hikayesi olduğunu söyleyen Ahmet Yenilmez, "Bizim Anadolu’da başarı hikayesi yazmış insanlarımız var. Bu insanları yetiştiren köklü okullarımızda var. Bu okulları mezunları ve şimdiki öğrenciler ile buluşturmak istedik. Her şehrin sembol hikayeleri var. Bu hikayeleri meddah tarzında kayıt altına alsak güzel olur dedik. 18. yüzyılın sonundan başlayıp yüz yıl boyunca çeşitli savaşlarda hep şehitler vermişiz. 1927 yılında nüfus sayımı yapıldığında 13 buçuk milyon nüfusumuz çıkıyor. Bunlardan yarısı kadın ve çocuk iken diğer kalan ise savaş gazileri ve yaşlılar çıkıyor. Çanakkale Savaşı çok önemliydi. Böyle bir var oluş ve yok oluş savaşında Sivas hiç durmadı. Kadını, yaşlısı ve çocuğu ile cepheye koşmuş. Birçok vilayette olduğu gibi Sivas Lisesi de o dönem hiç mezun verememiş. Bazı acı olaylar, o şehrin onuru olur. Sivas Lisesi de bizim onurumuzdur. Sivas’ın şehit vermemiş ilçesi ve köyü yoktur. Sivas asil Türk Milleti’nin refleksidir" diye konuştu.
Sivas’ta Nevruz kutlamalarında renkli görüntüler: Sahneye kurtlar çıktı, şahin havada uçtu
02 Nisan 2026 Perşembe - 19:28 Sivas’ta Nevruz kutlamalarında renkli görüntüler: Sahneye kurtlar çıktı, şahin havada uçtu Sivas’ta Nevruz kutlamaları bu yıl alışılagelmişin dışında görüntülere sahne oldu. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından düzenlenen programda sahneye kurtlarla çıkan Alperen Kekilli büyük ilgi görürken, konser sırasında salonda uçurulan şahin izleyenleri şaşırttı. Sivas’ta Nevruz kutlamaları, doğa temalı gösterilerle dikkat çekti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından düzenlenen program katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Nevruz ateşinin yakılması ve geleneksel ritüellerle başlayan program, akşam saatlerinde gerçekleştirilen konser etkinliğiyle farklı bir boyut kazandı. Sanatçı Alperen Kekilli, sahneye kurtlarla birlikte çıkarak izleyicileri şaşırttı. Doğanın ve Türk kültürünün önemli simgelerinden biri olan kurtlar, salonda gezdirildi. Katılımcılar, kurtları yakından görme fırsatı bulurken bol bol fotoğraf çekindi. Etkinliğin en dikkat çeken anlarından biri ise şahin gösterisi oldu. Konser sırasında salonda uçurulan şahin, izleyicilerin büyük ilgisini çekti. Daha sonrasında ise Sanatçı Alperen Kekilli, sahneye kurtlarla çıkmasına katkı sağlayan ve kurtlar ile şahinin sahibi olan Murat Suna’ya teşekkürlerini iletti. "Nevruz Bayramınız kutlu olsun" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Ahmet Şengönül, program hakkında açıklamalarda bulunarak, "Bir araya gelmemize vesile olan Nevruz, baharın habercisi olarak hem umutlarımızı yeniden canlandırmakta hem de bizlere geleceğe daha güçlü ve kararlı adımlarla ilerlemeyi hatırlatmaktadır. Aynı zamanda toplumsal dayanışmayı ve ortak bilinç duygusunu güçlendirmektedir. Bu bilinçle bizler de Sivas Cumhuriyet Üniversitesi olarak kültürel farkındalığı artıran, birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren faaliyetlere destek vermeyi sürdüreceğimizi geleneklerimizi gelecek kuşaklara aktaran her türlü etkinliğin yanında yer alarak üniversite ve toplum bütünleşmesine katkı sunmaya devam edeceğimizi ifade etmek isterim. Nevruz’un ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa barış, huzur, sağlık ve bereket getirmesini temenni ediyorum. Programın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Nevruz Bayramınız kutlu olsun." dedi.