Yerel Haberler
Sivas
Uzmanı uyardı: "Görmezden gelinirse ölümle sonuçlanabilir"
20 Ocak 2026 Salı - 10:48 Uzmanı uyardı: "Görmezden gelinirse ölümle sonuçlanabilir" Uzman Psikolog Nurdan Kayahan, akran zorbalığının görmezden gelinmesinin ağır sonuçlara yol açabileceğini belirterek, "Bu süreç doğru yönetilmezse can kaybına kadar gidebilir" dedi. Akran zorbalığı, çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan ve çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Zorbalığa maruz kalan çocuklar, yaşadıkları durumu zamanla normalleştirebiliyor. Bu durum, sorunun derinleşmesine ve kalıcı psikolojik etkilere yol açabiliyor. Zorbalık yalnızca bireysel bir davranış olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir problem olarak değerlendiriliyor. Güç gösterisiyle kendini kabul ettirmeye çalışan çocukların, çoğu zaman kendilerini ifade etmekte zorlandıkları ve sağlıklı iletişim kuramadıkları belirtiliyor. Bu durum, zorbalığın yalnızca mağduru değil zorbalığı yapan kişiyi de olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Akran zorbalığının çocuklarda özgüven kaybı, okuldan uzaklaşma ve içe kapanma gibi sonuçlara yol açabiliyor. Bu süreçte yalnızca zorbalığa uğrayan çocukların değil, zorbalık yapan bireylerin de doğru şekilde yönlendirilmesi gerekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Nurdan Kayahan, zorba kişinin duygularını ifade etmeyi bilmediğini söyleyerek, "Pek çok çocuk ve genç bu durumdan etkilenmekte. Hatta öyle ciddi boyutlara ulaştı ki neredeyse her gün bıçaklanan ve öldürülen çocuklar görüyoruz" dedi. "Yanlış olduğunu anlatmamız gerekiyor" Zorba kişi ile davranışlarının normal olmadığının anlatılması gerektiğini belirten Nurdan Kayahan, "Akran zorbalığı, günümüzde gençler ve çocuklar arasında çok ciddi sorunlara neden olabilecek bir durumdur. Akran zorbalığı; bir çocuğun ya da gencin başka bir çocuk ya da gence fiziksel, psikolojik ya da sosyal medya aracılığı ile yaptığı baskılara denebilir. Burada iki kişi bulunuyor. Biri zorba, diğeri de zorbalığa uğrayan kişi. Zorbalığa uğrayan kişilerle ilgili pek çok çalışma yapılıyor. Bu kişiler kendini içine kapatabiliyor, özgüven düşüklüğü yaşıyorlar ve yaşadıklarının normal bir durum olduğunu düşünebiliyorlar. Ama zorba kişiye geldiğimizde, aslında ne kadar güçlü görünürlerse görünsünler duygularını ifade edememe, empati yoksunluğu gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Kendilerini karşı tarafa bu şekilde yansıtıyorlar. Zorbayla bu davranışların normal olmadığını konuşmamız gerekiyor. Ona yaptıklarının yanlış olduğunu açıklamamız gerekiyor" dedi. "Ciddi zararlar veriyor" Bu durumdan pek çok insanın etkilendiğini söyleyen Kayahan, "Zorba kişi duygularını ifade etmeyi bilmiyor, kendini karşıdaki kişiyi ezerek cesur hissediyor. Pek çok çocuk ve genç bu durumdan etkilenmekte. Hatta öyle ciddi boyutlara ulaştı ki neredeyse her gün bıçaklanan, öldürülen çocuklar görüyoruz. Zorba kişi güç gösterisi yapıyor ve ‘Toplumda ben de varım’ diyor. Yaptığının yanlış olduğunu düşünmüyor, hatta doğru olduğunu savunuyor. Ama bu kişi hem kendine hem de zorbalığa uğrattığı kişiye ciddi zararlar veriyor. Bu zarar öyle bir hale geliyor ki cana kast seviyesine kadar uzanıyor. Zorba kişi kendisini var etmeye çalışırken hem kendini hem de karşısındaki kişiyi yok ediyor. Buna önlem almak için hem zorbayla hem de zorbalığa uğrayan kişiyle çalışmak gerekiyor. Biz zorbayla çalışmadığımız sürece, zorbayı sadece cezalandırdığımız sürece hiçbir şey yapamayız. Zorbayı karşımıza alacağız, ona empatiyi öğreteceğiz, yaptığının yanlış olduğunu ve başkasına zarar verdiğini anlatacağız" diye konuştu.
Uzmanından öğrencilere uyarı: "Tatilde dengeli bir yol izlenmeli"
19 Ocak 2026 Pazartesi - 17:07 Uzmanından öğrencilere uyarı: "Tatilde dengeli bir yol izlenmeli" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hamdi Karakaş, sömestir tatiline ilişkin olarak öğrencilere, velilere ve öğretmenlere yönelik önemli uyarılarda bulundu. Karne sevinci yaşayan ve sömestir tatiline başlayan milyonlarca öğrenci için uzmanlardan uyarılar gelmeye devam ediyor. Yoğun geçen bir eğitim-öğretim döneminin ardından sömestir tatilinin, eğitim takviminde yalnızca bir ara olmadığını vurgulayan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hamdi Karakaş, bu sürecin akademik ve psikolojik açıdan bir ’yenilenme eşiği’ olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Tatilin nasıl değerlendirildiğinin, ikinci dönemin verimliliğini doğrudan etkilediğini belirten Karakaş, bu sürecin doğru yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti. "Tatilde dengeli bir yol izlenmeli" Öğrencilere yönelik tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Hamdi Karakaş, tatilin öğrenmeden tamamen kopmak anlamına gelmediğini belirterek, bu dönemde öğrenme kayıplarının yaşanabileceğine işaret etti. Zihinsel olarak tamamen pasif kalmanın, ikinci döneme uyum sürecini zorlaştırabileceğini ifade eden Karakaş, denge kavramının önemine vurgu yaptı. Öğrencilerin yoğun ders temposundan uzaklaşırken merak duygularını canlı tutmalarının faydalı olacağını dile getiren Karakaş, ekran başında uzun süre vakit geçirmek yerine fiziksel aktiviteler, sanatsal uğraşlar ve kitap okumak gibi etkinliklerin zihinsel yenilenmeye katkı sağlayacağını ifade etti. Konu eksikliklerinin ise bir görev baskısı oluşturmadan, günün kısa zaman dilimlerine yayılarak "tazeleme" şeklinde ele alınmasının daha verimli olacağını söyledi. Öğrencilerin yanı sıra velilere de çağrıda bulunan Doç. Dr. Karakaş, sömestir tatilinin çocuklarla kurulan sosyo-duygusal bağları güçlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Birlikte geçirilen zamanın süresinden çok niteliğinin önemli olduğunu vurgulayan Karakaş, kutu oyunları, sohbetler ve birlikte izlenen filmler gibi etkinliklerin aile içi iletişimi güçlendireceğini ifade etti. Ev içerisinde verilen sorumlulukların, çocukların aidiyet duygusunu artıracağını belirten Karakaş, karnelerin çocuğun kişiliğini değil yalnızca bir dönemin akademik çıktısını yansıttığını hatırlattı. Tatilin bir ödül ya da ceza aracı hâline getirilmemesi gerektiğini ifade eden Karakaş, bu sürecin dinlenme ve keyifli aktivitelerle değerlendirilmesini önerdi. Doç. Dr. Karakaş, tatilin bir boşluk olarak değil, yeni döneme daha güçlü başlamak için stratejik bir duraklama ve yenilenme süreci olarak görülmesi gerektiğini belirterek, tüm öğrenci, veli ve öğretmenlere sağlıklı, huzurlu ve verimli bir ara tatil diledi.
Sivas’ta yıllardır konuşulan Kuzey Çevreyolu Projesi, 2026 yatırım programına alındı
19 Ocak 2026 Pazartesi - 16:59 Sivas’ta yıllardır konuşulan Kuzey Çevreyolu Projesi, 2026 yatırım programına alındı AK Parti Sivas İl Başkanı Av. Yusuf Tanrıverdi, 2026 yılı için yatırım programına alınan hizmetleri duyurdu. AK Parti Sivas İl Başkanlığı, parti binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İl Başkanı Yusuf Tanrıverdi, Milletvekilleri, parti üyeleri ve basın mensupları katıldı. Toplantıda konuşan İl Başkanı Av. Yusuf Tanrıverdi, yatırım programına alınan hizmetleri duyurdu. AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana gece gündüz demeden çalıştığını söyleyen Tanrıverdi, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Sivaslıları yatırımlarla buluşturmaya devam ediyoruz. Ulaşım, sağlık, eğitim, tarım ve hayvancılık, sanayi, enerji alanlarında ve birçok farklı alanda hayata geçirilen yatırımlar şehrimizi değiştirmiştir. Yollar, hızlı tren hattı, sağlık tesisleri, modern okullar, üniversite yatırımları, organize sanayi bölgelerindeki gelişmeler ve kırsal kalkınma projeleri ile Sivas, bölgenin yükselen şehirlerinden biri hâline gelmiştir. Özellikle istihdamı artıran yatırımlar sayesinde gençlerimiz için yeni iş imkânları oluşturulmuştur. Merkezi hükümet yatırımlarıyla Sivas merkezle birlikte ilçelerimizde de hiçbir ayrım gözetmeden ‘önce insan’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Şunu açıklamak isteriz ki yapılan yatırımlar sadece bugünü değil, önümüzdeki 50 yılı planlayan güçlü adımlardır. AK Parti kadroları olarak Sivas’ı daha güçlü yarınlara taşımayı sürdüreceğiz" dedi. Birçok proje yatırım programına alındı Projeleri kamuoyu ile paylaşan Tanrıverdi, "Yıllardır Sivas’ta konuşulan, yıllardır projeleri hazırlanan Kuzey Çevre Yolu artık yatırım programına alınmıştır. Bu büyük müjdeyi sizlerle paylaşıyoruz. Öte yandan İl Sağlık Müdürlüğü, Adliye binamızın geliştirilmesi, kırsalda inşa edilecek yeni göletlerin müjdesini vermek istiyoruz. İstihdam alanında ise TURASAŞ’ta yeni tesisler kurulacağını ifade etmek istiyorum" dedi.
Zara’da zimem geleneği yaşatıldı, veresiye defteri yakılarak kapatıldı
19 Ocak 2026 Pazartesi - 09:51 Zara’da zimem geleneği yaşatıldı, veresiye defteri yakılarak kapatıldı Sivas’ta bir hayırsever, Osmanlı dönemindeki zimem defteri geleneğini örnek alarak mahalle bakkallarının veresiye borçlarını kapatıyor. Sivas’ın Zara ilçesinde yaşayan hayırsever Umut Toparlak, Osmanlı dönemindeki zimem defteri geleneğini yaşatarak mahalle bakkallarının veresiye borçlarını kapatıyor. Toparlak, ilçe genelindeki ihtiyaç sahiplerinin borçlarını üstlenerek hem esnafa hem de vatandaşlara destek oluyor. Son olarak Reşit Paşa Mahallesi’nde bir mahalle bakkalında bulunan veresiye defterini kapatan Toparlak, farklı kişilerden topladığı yaklaşık 15 bin liralık borcu ödeyerek defterdeki borçları sıfırladı. Ödeme işleminin ardından veresiye defteri bakkalın önünde yakılarak sembolik olarak kapatıldı. Toparlak, bu davranışının yalnızca Zara ile sınırlı kalmaması gerektiğini ifade ederek, iyilik hareketini tüm Sivas geneline yaymayı hedeflediğini söyledi. Topladığı yardımlarla veresiye defterini kapatıp sembolik olarak yakan Umut Toparlak, "Osmanlı zamanında zimem defteri vardı, onu örnek aldım. Artık bakkallarımızda veresiye borç kalmasın istiyorum. Komşularımıza yardım edelim, akrabalarımıza yardım edelim, veresiyelerimizi bitirelim. Bu hedefle yola çıktık. Bakkallarımızı da mutlu ediyoruz; neticede borçları ödeniyor. Yolumuz uzun, gittiği yere kadar gideceğiz. İslamiyet’te ve Osmanlı’da olan gelenekleri yaşatmaya çalışıyoruz. İyilik yapalım, iyilik iyidir" dedi.