Yerel Haberler
Sivas
Sivas’ta Ramazanın habercisi horoz şekerler tezgahlara döndü 01 Mart 2026 Pazar - 15:43:52 Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Sivas’ın geleneksel horoz şekerleri yeniden tezgâhlardaki yerini aldı. Sivas’ta ramazan ayının simgelerinden olan horoz şekerleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da tezgâhlarda yerini aldı. Kentte asırlardır sürdürülen gelenek, özellikle çocukların ilgisini çekerken, rengârenk horoz şekerleri ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında bulunuyor.Esnaf, ramazan ayının gelmesiyle birlikte yoğun talep aldıklarını belirtirken, horoz şekerinin Sivas kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu ifade ediyor. "Geleneklerimizi devam ettirmeye çalışıyoruz" Şekerleme üreticisi Halil Köse, "Horoz şekerlerini daha öncelerde ustalarımız yapardı artık bizlere kaldı, geleneklerimizi devam ettirmeye çalışıyoruz. Ramazan’da daha yoğun oluyor burası biz de kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz. Ramazan’ın geleneğini çocuklara lanse etmek için çöreklerin üstüne takar çocuklara götürürlermiş. Geçmişten günümüze sadece çeşitlerimiz farklılık gösterdi. İçi boş horoz şekeri yapıyoruz ve bunu Türkiye’de sadece biz hazırlıyoruz. Bunlar da zaten eski usul. Dediğim gibi geleneklerimizi, kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz." dedi. Ramazan adetini yaşatmaya çalışan Mehmetcan Gülbahçe, "Çocukken babam bana alıyordu ben de şimdi kardeşlerime alıyorum. Babamın benim için yaşattığı Ramazan adetini ben de kardeşlerim için yaşatıyorum." dedi.
Göçük altında kalan işçiyi arama kurtarma çalışmaları 3’üncü gününde devam ediyor
19 Kasım 2025 Çarşamba - 16:22 Göçük altında kalan işçiyi arama kurtarma çalışmaları 3’üncü gününde devam ediyor Sivas’ın Divriği ilçesinde meydana gelen göçük sonrası toprak altında kalan işçiyi kurtarma çalışmaları sürüyor. Toprak kaymasının devam ettiği maden ocağında 60 personel görev alıyor. Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Çaltı köyü mevkiinde bulunan Fimar Madencilik’e ait demir madeninde göçük oldu. Pazartesi günü 16.30 sıralarında meydana gelen Göçükte sahada görev yapan şantiye müdürü Sabri Yıldırım toprak altında kaldı. Yapılan ihbar üzerine bölgeye arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Yer yer toprak kaymasının devam ettiği madendeki çalışmalar aralıklarla sürüyor. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, maden ocağında meydana gelen göçük olayı sonrası bölgeyi ziyaret ederek devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Madende açıklamalarda bulunan Vali Şimşek, ihbarın ardından tüm ekiplerin harekete geçtiğini ifade ederek "Bildiğiniz üzere geçtiğimiz pazartesi günü akşam saatlerinde şu anda içerisinde bulunduğumuz Fimar Maden İşletmesi’nde bir iş kazası meydana geldi. Sorumlu şantiye müdürümüzün heyelan risk azaltma çalışmalarını sahada denetlerken ayağının kayması ve heyelanlı bölgeye düşmesi neticesinde meydana geldi. Kaza ihbarının alınmasının hemen akabinde tüm ekiplerimiz, tüm birimlerimiz harekete geçti" dedi. "Toprak hareketi devam ediyor" Şantiye müdürünün düştüğü alanda toprak hareketinin devam ettiğini ifade eden Vali Şimşek "AFAD, jandarma, sağlık, itfaiye birimlerimiz olay yerine intikal ederek arama kurtarma çalışmalarına başladı. Ancak şu ana kadar maalesef bir netice elde edemedik. Çünkü sizlerde görüyorsunuz hemen arkamızda şantiye müdürümüzün düştüğü bölge bir heyelan bölgesi ve sürekli toprak hareketleri var. Sürekli taşlar yuvarlanıyor, topraklar kayıyor bu bölgede. Çok riskli ve zor bir bölge" ifadelerini kullandı. Adli ve idari soruşturma başlatıldı Kazayla ilgili adli ve idari soruşturmanın başlatıldığını ifade eden Şimşek "Biz de bir taraftan çalışan arkadaşlarımızın da can güvenliğini düşünmek durumundayız. Şartlar elverdiği ölçüde çalışmalarımız yürütülecek. İnşallah kısa sürede bir sonuca ulaşırız diye ümit ediyorum. Ben şantiye müdürümüzün ailesine sabırlar diliyorum. Firmamıza geçmiş olsun dileklerimde bulunuyorum. Bir taraftan da adli ve idari soruşturma kazayla ilgili başlatılmış durumda" diye konuştu. Vali Yılmaz Şimşek, göçük oluşan madende 60 personelin görev aldığını ifade etti.
Dünya Kadın Girişimcilik Günü’nde kadın girişimciler unutulmadı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:38 Dünya Kadın Girişimcilik Günü’nde kadın girişimciler unutulmadı Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, Sivas Vali Yardımcısı İhsan Maskar ile birlikte 19 Kasım Dünya Kadın Girişimcilik Günü kapsamında Sivas Kadınlar Kooperatifi ile Sivas Karınca Kadınlar Kooperatifi’ni ziyaret ederek girişimci kadınlarla bir araya geldi. Ziyarette, TOBB Sivas Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Şeyda Haksever ile kurul üyeleri ve kurum müdürleri de yer aldı. Sivas Kadınlar Kooperatifi Başkanı Semra Temurbaş Mavibulut ile Karınca Kadınlar Kooperatifi Başkanı Nurten Yanalak, heyete kooperatiflerin çalışmaları ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Ziyaretlerde değerlendirmelerde bulunan STSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, "Kadınlarımızın girişimci ruhu, üretime ve ekonomiye olan katkılarıyla her geçen gün daha da güçleniyor. Kooperatifçilik kültürü; kadınlarımızın birlikte üretme, birlikte başarma ve dayanışma ruhunu en güzel şekilde yansıtan bir modeldir. Kooperatiflerimizin bu anlayışla ortaya koyduğu emek, şehrimiz için önemli bir değerdir. Kadınlarımızın el emeğini e-ticaret kanallarıyla Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırarak daha geniş bir pazara erişebileceklerine inanıyorum. 19 Kasım Dünya Kadın Girişimciler Günü’nü kutluyor, tüm girişimci kadınlarımıza başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Özdemir, "TOBB Sivas Kadın Girişimciler Kurulumuz; ilimizde aktif olarak çalışma hayatında yer alan kadınlar arasında girişimcilik kültürünü güçlendirmek, yaygınlaştırmak ve sürdürülebilir hâle getirmek için önemli çalışmalar yürütüyor. Girişimcilik potansiyeli taşıyan kadınları belirleyerek onları proje geliştirme süreçlerine dâhil ediyor, yenilikçi fikirlerini hayata geçirmeleri için rehberlik ve destek sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Uzmandan KOAH Uyarısı! "Her 5 kişiden biri KOAH’lı"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:41 Uzmandan KOAH Uyarısı! "Her 5 kişiden biri KOAH’lı" Sivas Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Kemal Kaya, dünyada her yıl 3 milyon kişinin ölümüne neden olan KOAH’ın (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) günümüzde küresel olarak üçüncü en sık ölüm nedeni olarak kabul edildiğini belirterek, hastalığın Türkiye’de de giderek büyüyen bir sağlık tehdidine dönüştüğünü söyledi. Hastalığın özellikle 40 yaş üstü kişilerde daha sık görüldüğünü ifade eden Kaya, toplumdaki farkındalık eksikliğine dikkat çekerek, "Toplumumuzda her beş kişiden biri KOAH’lı ve çoğu bunun farkında bile değil" dedi. "Sinsi ilerliyor: Öksürük ve nefes darlığı ‘masum’ sanılıyor" Dr. Kaya, KOAH’ın başlangıç belirtilerinin genellikle hafife alındığını belirtti. Özellikle sigara içen kişilerin kronik öksürük ve nefes darlığı gibi şikâyetleri önemsemediğini söyleyen Kaya, "KOAH’ın en büyük silahı sessizliği. Hastalık fark edildiğinde çoktan ilerlemiş olabiliyor" diyerek uyarıda bulundu. "Sadece sigara değil: Pasif içicilik ve hava kirliliği de tetikliyor" Dr. Kaya, KOAH’ın en büyük nedeninin sigara olduğunu hatırlatırken, pasif içicilik, hava kirliliği ve tozlu iş ortamlarının da hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını söyledi. İleri evre KOAH hastalarının günlük yaşamda ciddi kısıtlamalar yaşadığına dikkat çekerek, bazı hastaların günde 15-18 saat oksijen desteğine bağımlı yaşadığını belirtti. "Nefesi tüketen bu hastalık, yaşamı adım adım kısıtlıyor" ifadelerini kullandı. "Erken tanı hayat kurtarıyor" KOAH’ta erken tanının önemine vurgu yapan Dr. Mustafa Kemal Kaya, kronik öksürük, balgam ve nefes darlığı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden solunum fonksiyon testi yaptırması gerektiğini söyledi.
Yemek artıkları ayıların uyku düzenini bozdu, ayılar yerleşim yerlerine dadandı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:21 Yemek artıkları ayıların uyku düzenini bozdu, ayılar yerleşim yerlerine dadandı Gıda bulmakta zorlanan ayıların, insanların bıraktığı atıklar nedeniyle yerleşim yerlerine inmeye başladığını ifade eden Doç. Dr. Abdurrhaman Takcı, atık yoğunluğundan kaynaklı ayıların kış uykusuna girmediğini söyledi. Yetersiz gıda nedeniyle doğal yaşam alanlarında besin bulamayan ayılar, yerleşim yerlerinde daha sık görülmeye başlandı. İnsanların bıraktığı yemek artıkları, çöp alanları ve kolay ulaşılabilir atıklar ayılar için cazip bir besin kaynağı haline gelince, hayvanların yerleşim yerlerine yaklaşma sıklığı giderek arttı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Klinik Bilimler Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Abdurrahman Takcı, ayıların kış uykusu olarak bilinen döneme artık her zaman girmediğine dikkat çekti. Takcı, normalde solunum ve dolaşımlarını yavaşlatarak yaklaşık iki ya da üç ay süren bir dinlenme dönemine geçen ayıların, besin bolluğu nedeniyle bu süreçten vazgeçtiğini söyledi. Ayıların şehre inmesinin temel nedeni doğal yaşam alanlarında yeterli besin bulamaması olduğunu söyleyen Takcı, "İnsanların bıraktığı atıklar ayılar için kolay besin anlamına geliyor. Bu durum, onların kış uykusuna girmemesine ve yerleşim yerleriyle daha sık temas kurmasına neden oluyor" dedi. "Tam bir kış uykusundan söz edilemez" İnsanların bıraktığı atıkların yoğun olması sebebiyle ayıların kolay besin bulmasına bağlı olarak kış uykusuna yatmadıklarını belirten Abdurrahman Takcı, "Ayıların şehre inme sebeplerinden biri yetersiz gıda nedeniyle yemek arayışına girmeleridir. Bu yüzden insan atıkları, yemek artıkları ve çöp alanlarında kolayca besin bulabilen ayılar zamanla insanların yaşam alanlarına daha fazla dahil olmaya başlamıştır. Bilim dünyasında ayıların kış dönemine yönelik davranışları hakkında bir ikilem bulunur. Ayılarda dolaşım ve solunum yavaşlasa da bu kadar büyük bir düşüş yaşanmaz. Ayılar uyku halinde olsalar bile uyanıp saldırabilirler, bu nedenle tam bir kış uykusundan söz edilemez. Ayıların kış uykusu olarak adlandırılan dönem aslında gıdadan tasarruf etmek için girdikleri bir süreçtir. Genelde iki ya da üç aylık bir süre boyunca besine ulaşmanın zorlaştığı zamanlarda uykuya geçerler. Fakat yılın her döneminde besin bulabileceklerini düşündüklerinde bu sürece girmezler. Günümüzde insanların bıraktığı atıkların yoğun olması ayıların kolayca besin bulmasına yol açtığı için kış aylarında uyku dönemine girmedikleri gözlemlenmektedir" dedi. "Saldırgan davranış gösterebilmektedirler" Yeterli gıda olduğunda ayıları ürediklerini söyleyen Takcı, "Ayıların üreme performansı da gıda durumuyla doğrudan ilişkilidir. Besin yetersiz olduğunda hamilelik gerçekleşmez. Dişi ayılar yaklaşık 180 ile 270 gün arasında yavru doğurur. Ancak yavruların anne rahmine tutunabilmesi için annenin enerji rezervlerinin yeterli olması gerekir. Bir ayının gelişimi yaklaşık 3 yıl sürer ve bu sürede yavru annesiyle birlikte kalmak zorundadır. Bu süreç boyunca anne yeniden çiftleşmez. Gıda yeterli olduğunda üreme yaklaşık üç yılda bir gerçekleşebilir. Ayılar içgüdüsel olarak gıdalarını koruma eğilimindedir. Bu nedenle insanlar dahil çevrelerindeki diğer canlılara karşı agresif davranabilirler. Ayılar bireysel yaşayan hayvanlardır, üreme dönemleri dışında toplu halde bulunmazlar. Doğada, anne ve hayatta kalan yavruları dışında bir arada görülmezler. Gıdalarını ya da yavrularını korumaya çalışırken insanlarla karşılaşmaları halinde saldırgan davranış gösterebilmektedirler" diye konuştu.
Sivas’ta karlı havada 13 derecelik suya girdi
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:20 Sivas’ta karlı havada 13 derecelik suya girdi Sivas’ta yaşayan Kerem Okyay, kar ve soğuk havaya aldırış etmeden 13 derece sıcaklığındaki suya girerek yüzdü. Hafik ilçesine bağlı Göydün köyünde doğup büyüyen Kerem Okyay, soğuğu ile ün salan kentte su birikintisine girerek yüzdü. Kar yağan ve hava sıcaklığının sıfır derece olduğu köyde akrabalarıyla birlikte 13 derece sıcaklığındaki suya giren Okyay, vatandaşları da köylerindeki suya girmeye davet etti. "Gayet de güzeldi vücudumuz da rahatladı" Sivas’ta ticaretle uğraşan Kerem Okyay, "Sivas’ta bir ilki başardık. 4-5 yıl kadar önce karda suya gireceğimi ifade etmiştim, şimdi de nasip oldu ve cesaretimiz de yerine geldi suya girdik, şoklanmış olduk. Bizim girdiğimiz tuzlu su, kendi köyümüze ait. Deniz suyuna eşdeğer bir su. Hatta suya ben ve kuzenlerim girdik. Gayet de güzeldi, vücudumuz da rahatladı" dedi. "Kesinlikle herkese tavsiye ediyorum" Görenlerin şaşırdığını ifade eden Okyay, "Herkes donarsınız dedi ama donmadık. Vatandaşın tepkisi ’Zatürre olursun, girilmez’ şeklindeydi. Çılgınlık olarak görüyor herkes ama Ruslardan bir eksiğimiz yok bizim. Kış geldiğinde, soğuklar başladığında gördüğümüz kadarıyla giriyorlar. Onlardan da esinlendik ama eksiğimiz yok, fazlamız var. Çıktıktan sonra üşümedik. Çünkü su yaz-kış 13 derece. Kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Bu tuzlu su Sivas merkeze 11 kilometre mesafede. Tatlı su belki daha soğuk olabilir ama tuzlu suyu daha çok tavsiye ediyorum, yaz kış da giriyoruz zaten" diye konuştu.
Kar, kış, kıyamet dinlemedi, Sivas soğuğunda suya böyle girdi
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:18 Kar, kış, kıyamet dinlemedi, Sivas soğuğunda suya böyle girdi Sivas’ta yaşayan Kerem Okyay, kar ve soğuk havaya aldırış etmeden suya girdi. 13 derecelik suya girerek bir süre yüzen Okyay, vatandaşları suya girmeye davet etti. Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Göydün köyünde doğup büyüyen Kerem Okyay, eşine az rastlanır bir olaya imza attı. Soğuğu ile ün salan kentte yaşayan Okyay, köyündeki su birikintisine girmeye karar verdi. Akrabaları ile birlikte su birikintisine giden Kerem Okyay, kıyafetlerini çıkararak suya girdi. Kar yağan ve hava sıcaklığının 0 derece olduğu köyde 13 derecelik suya giren Okyay, vatandaşları suya girmeye davet etti. "Gayet de güzeldi vücudumuzda rahatladı" Sivas’ta ticaret ile uğraşan Kerem Okyay, "Sivas’ta bir ilki başardık. 4-5 yıl kadar önce karda suya gireceğimi ifade etmiştim şimdi de nasip oldu ve cesaretimiz de yerine geldi ve suya girdik, şoklanmış olduk. Bizim girdiğimiz tuzlu su, kendi köyümüze ait. Deniz suyuna eşdeğer bir su. Ben ve kuzenlerim girdik hatta suya ve gayet de güzeldi vücudumuzda rahatladı" dedi. "Kesinlikle herkese tavsiye diyorum" Görenlerin şaşırdığını ifade eden Okyay, "Herkes donarsınız dedi ama donmadık. Vatandaşın tepkisi zatürre olursun, girilmez şeklindeydi. Çılgınlık olarak görüyor herkes ama Ruslardan bir eksiğimiz yok bizim. Kış geldiğinde, soğuklar başladığında gördüğümüz kadarıyla giriyorlar. Onlardan da esinlendik ama eksiğimiz yok fazlamız var. Çıktıktan sonra üşümedik çünkü su yaz-kış 13 derece. Kesinlikle herkese tavsiye diyorum. Sivas merkeze 11 kilometre mesafe de bu tuzlu su. Tatlı su belki daha soğuk olabilir ama tuzlu suyu daha çok tavsiye ediyorum yaz kış da giriyoruz zaten" diye konuştu. (RM-GF-
Yemek artıkları ayıların uyku düzenin bozdu, ayılar yerleşim yerlerine dadandı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:14 Yemek artıkları ayıların uyku düzenin bozdu, ayılar yerleşim yerlerine dadandı Gıda bulmakta zorlanan ayıların, insanların bıraktığı atıklar nedeniyle yerleşim yerlerine inmeye başladığını ifade eden Doç. Dr. Abdurrhaman Takcı, atık yoğunluğundan kaynaklı ayıların kış uykusuna girmediğini söyledi. Yetersiz gıda nedeniyle doğal yaşam alanlarında besin bulamayan ayılar, yerleşim yerlerinde daha sık görülmeye başlandı. İnsanların bıraktığı yemek artıkları, çöp alanları ve kolay ulaşılabilir atıklar ayılar için cazip bir besin kaynağı haline gelince, hayvanların yerleşim yerlerine yaklaşma sıklığı giderek arttı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Klinik Bilimler Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Abdurrahman Takcı, ayıların kış uykusu olarak bilinen döneme artık her zaman girmediğine dikkat çekti. Takcı, normalde solunum ve dolaşımlarını yavaşlatarak yaklaşık iki ya da üç ay süren bir dinlenme dönemine geçen ayıların, besin bolluğu nedeniyle bu süreçten vazgeçtiğini söyledi. Ayıların şehre inmesinin temel nedeni doğal yaşam alanlarında yeterli besin bulamaması olduğunu söyleyen Takcı, "İnsanların bıraktığı atıklar ayılar için kolay besin anlamına geliyor. Bu durum, onların kış uykusuna girmemesine ve yerleşim yerleriyle daha sık temas kurmasına neden oluyor" dedi. "Tam bir kış uykusundan söz edilemez" İnsanların bıraktığı atıkların yoğun olması sebebiyle ayıların kolay besin bulmasına bağlı olarak kış uykusuna yatmadıklarını belirten Abdurrahman Takcı, "Ayıların şehre inme sebeplerinden biri yetersiz gıda nedeniyle yemek arayışına girmeleridir. Bu yüzden insan atıkları, yemek artıkları ve çöp alanlarında kolayca besin bulabilen ayılar zamanla insanların yaşam alanlarına daha fazla dahil olmaya başlamıştır. Bilim dünyasında ayıların kış dönemine yönelik davranışları hakkında bir ikilem bulunur. Ayılarda dolaşım ve solunum yavaşlasa da bu kadar büyük bir düşüş yaşanmaz. Ayılar uyku halinde olsalar bile uyanıp saldırabilirler, bu nedenle tam bir kış uykusundan söz edilemez. Ayıların kış uykusu olarak adlandırılan dönem aslında gıdadan tasarruf etmek için girdikleri bir süreçtir. Genelde iki ya da üç aylık bir süre boyunca besine ulaşmanın zorlaştığı zamanlarda uykuya geçerler. Fakat yılın her döneminde besin bulabileceklerini düşündüklerinde bu sürece girmezler. Günümüzde insanların bıraktığı atıkların yoğun olması ayıların kolayca besin bulmasına yol açtığı için kış aylarında uyku dönemine girmedikleri gözlemlenmektedir" dedi. "Saldırgan davranış gösterebilmektedirler" Yeterli gıda olduğunda ayıları ürediklerini söyleyen Takcı, "Ayıların üreme performansı da gıda durumuyla doğrudan ilişkilidir. Besin yetersiz olduğunda hamilelik gerçekleşmez. Dişi ayılar yaklaşık 180 ile 270 gün arasında yavru doğurur. Ancak yavruların anne rahmine tutunabilmesi için annenin enerji rezervlerinin yeterli olması gerekir. Bir ayının gelişimi yaklaşık 3 yıl sürer ve bu sürede yavru annesiyle birlikte kalmak zorundadır. Bu süreç boyunca anne yeniden çiftleşmez. Gıda yeterli olduğunda üreme yaklaşık üç yılda bir gerçekleşebilir. Ayılar içgüdüsel olarak gıdalarını koruma eğilimindedir. Bu nedenle insanlar dahil çevrelerindeki diğer canlılara karşı agresif davranabilirler. Ayılar bireysel yaşayan hayvanlardır, üreme dönemleri dışında toplu halde bulunmazlar. Doğada, anne ve hayatta kalan yavruları dışında bir arada görülmezler. Gıdalarını ya da yavrularını korumaya çalışırken insanlarla karşılaşmaları halinde saldırgan davranış gösterebilmektedirler" diye konuştu. (YÇ-GF-
Prematüre bebeklere pastalı kutlama
19 Kasım 2025 Çarşamba - 10:18 Prematüre bebeklere pastalı kutlama Sivas Numune Hastanesinde Dünya Prematüre Günü kapsamında Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde etkinlik düzenlendi. Etkinliğe hastane yöneticileri, servis çalışanları, prematüre bebekler ve aileleri katılarak bu özel günün anlamını paylaştı. Pasta kesilen programda konuşan Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Coşkun Armağan, prematüre bebeklerin yaşam mücadelesine tanıklık eden sağlık profesyonellerinin bu süreçteki önemine dikkat çekti. Dr. Armağan "Bizler gibi hayatının büyük bir kısmı Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi kapılarında geçen, her gün bir mucizeye tanıklık edenler olarak bir aradayız. Bizler, o küçücük kuvözlerin içinde hayata tutunma azmi gösteren, beklenenden çok daha erken aramıza katılan minik savaşçılarımızın ilk nefeslerinden ilk gülümsemelerine kadar her anına şahitlik eden bir ekibiz. Erken doğum, sadece tıbbi bir durum değil; aileler için bir maraton, bizler için ise özel bir ihtimam ve dikkat gerektiren kutsal bir görevdir. Bu süreçte gösterdikleri sonsuz sabır ve güven için ailelerimize; mesai mefhumu gözetmeksizin en hassas dokunuşları sergileyen tüm Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi hemşirelerimize ve tüm destek ekibimize yürekten teşekkür ediyorum. Biz bir aileyiz ve bu başarı bir ekip işidir. Mor rengin temsil ettiği hassasiyeti ve direnci bir an olsun unutmayalım. Onların her bir gramı bizim için kazanılmış bir zaferdir" dedi.