Yerel Haberler
Sivas
23 Nisan 2026 Perşembe - 12:07 Sivaslı minik vali,hedefinde Cumhurbaşkanlığı olduğunu söyledi Sivas’ta bir günlüğüne valilik koltuğuna oturan Fevzi Paşa İlkokulu 2.sınıf öğrencisi Kerem Edis Yılmaz, hedefinde cumhurbaşkanlığı olduğunu söyledi. Sivas’ta, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çeşitli etkinliklerle kutlandı. İlk olarak çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Bayram dolayısıyla Fevzi Paşa İlkokulu 2.sınıf öğrencisi Kerem Edis Yılmaz bir günlüğüne Sivas Valisi oldu. Kendinden emin ve sempatik tavırlarıyla dikkat çeken minik vali, valiliğin hakkını verdi. İl Emniyet Müdürü telefonla arayarak, son günlerde yaşanan okul saldırıları sonrası Sivas’ta okullarda alınan güvenlik önlemlerinden dolayı teşekkür etti. Yılmaz, ileride Cumhurbaşkanı olmak istediğini belirtti. Sivas’ta, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama etkinlikleri ise yağmur muhalefeti dolayısıyla Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal marşı okunarak başlayan etkinliklerde özel eğitim öğrencileri hazırladıkları gösterilerini sergiledi. Öğrenciler, 7 ayrı coğrafi bölgeye özgü halk oyunlarını oynadı. Günün anlam ve önemiyle ilgili konuşması İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan yaptı. Erdoğan konuşmasında, "Sevgili çocuklar, Mustafa Kemal Atatürk’ün sizlere armağan ettiği bu anlamlı gün yalnızca bir bayram değil aynı zamanda geleceğin teminatı siz değerli yavrularımızın omuzlarında yükseleceğinin en güçlü ifadesidir. Sizler umudumuzsunuz, yarınlarımızınsınız bilimde sanatta sporda ve hayatın her alanında ülkemizin saha ileriye taşıyacak olan sizlersiniz. Değerli misafirlerimiz, eğitim camiası olarak bizler çocuklarımızın güvenli huzurlu ve nitelikli ortamlarda eğitim alması için var gücümüzle çalışıyoruz. Son zamanlarda bazı illerde yaşanan be hepimiz derinden üzen olaylar bir kez daha göstermiştir ki eğitim sadece akademik başarıdan ibaret değildir. Aynı zamanda değerlerin rehberlik sevgi saygı ve sorumluluk bilincinin kazandırılması akademik başarıdan çok daha önemlidir." İfadelerine yer verdi.
Kaybolan tarihi saat kulesi yeniden inşa edildi
06 Aralık 2025 Cumartesi - 15:50 Kaybolan tarihi saat kulesi yeniden inşa edildi Sivas Belediyesi, 1803 yılından itibaren yaklaşık 150 yıl boyunca şehre zamanı bildiren tarihi saat kulesini Sivas Kalesi’nde aslına uygun şekilde yeniden inşa ederek hizmete açtı. Sivas’ın tarihi ve kültürel mirasında önemli bir yere sahip olan ve 1803’ten itibaren yaklaşık 150 yıl boyunca şehre zamanı bildiren Tarihi Saat Kulesi, Sivas Belediyesi tarafından aslına uygun şekilde yeniden inşa edildi. Sivas Kalesi’nde düzenlenen açılış törenine Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, Sivas Vali Yardımcısı İlhami Doğan, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından açılış konuşmasını yapan Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, yapılan çalışmayla şehrin önemli bir kültürel mirasının yeniden hayat bulduğunu söyledi. Uzun konuşmasında, "Çan sesine göre çalışan bir sistemin olduğunu görmekteyiz. Saat yerçekimine göre ayarlanıyor. Yapmış olduğumuz bu çalışmayla birlikte tarihi bir hafızayı şehrimize yeniden kazandırdık" dedi. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek saat kulesinin açılışı gerçekleştirildi. Açılış sonrası protokol üyeleri ve vatandaşlar kuleyi gezerek inceledi. Belediye Başkanı Adem Uzun, Vali Yardımcısı İlhami Doğan’a saat kulesinin minyatürünü hediye etti. "Tarihi hafızayı şehre kazandırıyoruz" Adem Uzun, saat kulesinin içerisinde o döneme ait fotoğraflar olduğunu söyleyerek, "Birçok şehirde Abdulhamit’in tahta çıkışının 25. Yılında saat kuleleri yapılmış. Tokat, Kayseri gibi birçok şehirde var. Sivas’ta yapılmamış ve bunun nedeni burada var olan saat kulesinden kaynaklanıyor. Bu saat kulesine dijital bir saat koyduk fakat böyle bir şey yoktu. Çan sesine göre çalışan bir sistemin olduğunu görmekteyiz. Saat kulesinin içinde de göreceğiz, arkadaşlarımız düzenlediler o döneme ait fotoğraflara yer verdik. Hemen saat kulesinin yanında da bir çekim ağırlığı adı verilen bir taş görüyorsunuz. Baktığımız zaman saat yerçekimine göre ayarlanıyor. Aşağı düştüğü zaman saatin de ilerlediğini görüyoruz ve sürekli bir ayarlama yapılmış. Yapmış olduğumuz bu çalışmayla birlikte tarihi bir hafızayı şehrimize kazandırıyoruz. Bir şehirde baktığımız zaman turistlerin de geldikleri zaman karşılaşacakları hikayeler olması gerekiyor. Biz aslında bir hikâyeyi yeniden oluşturmuş oluyoruz. Öncelikle bu çalışmanın gerçekleşmesinde emeği geçen ekip arkadaşlarımın hepsine teşekkürlerimi sunuyorum. Özellikle de plan ve proje müdürümüze ve ekibindeki arkadaşlarıma, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ve ekip arkadaşlarıma, herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Bu çalışmamız şehrimize hayırlı uğurlu olsun. Aynı zamanda da şehre sahip çıktığımızın da net bir göstergesi. İnşallah ilerleyen zamanlarda güzel açılışları hep birlikte gerçekleştireceğiz. Hepinize katılımlarınız için teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerine yer verdi.
Şehit yakınları ve gazilere özel poliklinik açıldı, tüm hizmetler ücretsiz sunuldu
06 Aralık 2025 Cumartesi - 11:07 Şehit yakınları ve gazilere özel poliklinik açıldı, tüm hizmetler ücretsiz sunuldu Sivas’ta şehit aileleri ve gazilere yönelik özel poliklinik hizmeti devam ediyor. İmzalanan protokol ile birlikte Diş Hekimliği Fakültesi’ne giden şehit aileleri ve gaziler, tüm hizmetlerden ücretsiz yararlanıyor. Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Sivas Cumhuriyet Üniversitesi arasında işbirliği protokolü imzalandı. Protokol çerçevesinde Diş Hekimliği Fakültesine başvuran şehit yakınları ve gazilere, haftada bir gün özel poliklinik hizmeti sunuluyor. Her cuma günü fakülteye giden aileler, öğretim üyeleri ve uzman personel tarafından öncelikli olarak kabul ediliyor. Detaylı diş taramaları yapılan ailelerin tedavi masrafları ücretsiz karşılanıyor. Normal şartlarda yaklaşık 3 ay süren tedavi süreci, özel poliklinik uygulamasıyla birlikte 2 haftada sonuçlandırılıyor. "Gurur verici bir program" Uygulama ile birlikte 65 kişiye hizmet verdiklerini ifade eden Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül, "Bugün üniversitemiz için anlamlı ve gurur verici program vesilesiyle bir arada bulunmaktayız. Bildiğiniz üzere vatanımız için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi, kıymetli emanetleri olan ailelerini ve toprakların bekası uğruna fedakarlıklar göstermiş olan kahraman gazilerimizi ve ailelerine yönelik tüm diş tedavi hizmetlerinin karşılanmasını amaçlayan bir protokol imzaladık. 31 Temmuz 2025 tarihinde Sivas Şehit Aileler ve Gaziler Derneği üniversitemiz ve Diş Hekimliği Fakültemiz arasında imzalanan bu protokol sonucunda bugüne kadar 4 aylık süreçte 25 şehit yakınımız, 40 gazi ve gazi yakını olmak üzere toplam da 65 hastanın tedavilerini başarıyla ve sağlıkla tamamlamış bulunmaktayız. Burada önemli olan husus bütün şehit yakınları, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın tüm tedavi talepleri yüzde yüz oranında tamamlanmıştır. Aynı zamanda bu tedaviler gerek uzman hekimlerimiz ve uzman asistanlarımız tarafından itinayla yürütülmektedir" dedi. "Teşekkürlerimi sunuyorum" Projenin dernek üyelerince olumlu karşılandığını kaydeden Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Fatih Deveci, "Sivas Diş Hekimliği ile yapmış olduğumuz protokol vardı. 31 Temmuz itibariyle yaklaşık olarak 65 şehit ve gazi ailemize hizmet verdiler. Buradan ailelerim adına ve şahsım adına sayın rektör hocama ve sayın dekana sonsuz teşekkür ediyoruz. Rektör hocamın dediği gibi özel bir proje oldu 2025 ve bundan sonra ki 10 yıl süre içerisinde aile yılı olması sebebi ile ‘aile yılı’ çalışma gibi de oldu bir taraftan. Bu süre içerisinde aziz şehitlerimizin emaneti olan anneleri, babaları, eşleri, çocukları ve kahraman gazilerimizin kendileri çocukları, eşiyle birlikte aile olarak ya da bireysel olarak geliyorlar. Bu anlamda üniversitemizin bize yaklaşımlarından dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. "Güzel bir imkan oldu" Diş Hekimliği Fakültesi’nde tedavi gören terörle mücadele gazisi Hakan Kaya ise, "Biz dernek yönetiminde derneği aldıktan sonra rektör hocanın da değişmesi ile beraber, rektör hocamızı ziyarete geldik. Rektör hocanın bu durumu olumlu karşılamasından memnun kaldık. Daha sonra başkanımızın girişimi ile Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Recai hocamızla da görüştük. Şehit ailelerinden ve gazi aileleri yakınlarından diş ile ilgili sorunları olanlar var nasıl bir proje yapabiliriz dedik. Daha sonra fakülte ile derneğimiz arasında bir protokol imzalandı. Onun üzerine sağ olsun fakülte dekanı Recai hoca burada özel bir bölüm açtı. Bu bölümde hastalarımız geliyor, sıra beklemeden randevularını alıyorlar ve ona göre diş tedavisi oluyorlar. Bugün yaptığımız programda sayın rektör hocamız kontrol etmek üzere, hem anlaşma devam ediyor mu hem de şehit ve gazi ailelerimiz memnun mu bunu öğrenmek için geldi. Diğer hastane birimlerimizde de gerçekten şehit aileleri ve gazilerimize çok imkan sağlanıyor. Hem sonuçları hocalara gösteremiyorlardı hem de kolay ulaşamıyorlardı. Rektör hocamızın gelmesi ile beraberde o engel de önümüzden kalkmış oldu. Sağ olsun yeni hastanemizin faaliyete girmesi ile birlikte rektör hocamızın, o hastanenin bir bölümünün şehit aileler ve gazilerimiz için olacağını söyledi. Buradan rektör hocama dekan hocama ve dernek başkanımıza teşekkür ediyorum. Bizim için çok güzel bir imkan oldu" şeklinde konuştu.
Öğrencisinin hayatını Heimlich manevrasıyla kurtardı
05 Aralık 2025 Cuma - 13:33 Öğrencisinin hayatını Heimlich manevrasıyla kurtardı Sivas’ta bir ortaokul öğrencisinin nefes borusuna mandalina dilimi kaçtı. Öğretmeninin yanına koşan öğrenci, Beden Eğitimi öğretmeninin müdahalesi sonrası kurtuldu. O anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, Sivas Recep Handan Ortaokulu’nda meydana geldi. Teneffüs esnasında bahçede arkadaşıyla mandalina yiyen 11 yaşındaki Çağdaş Gürbüzer’in nefes borusuna mandalina parçası kaçtı. Yutkunamayınca bahçede bulunan Beden Eğitimi Öğretmeni Yunus İşler’in yanına koşan 6. sınıf öğrencisi, yardım istedi. Öğretmeninin Heimlich manevrasıyla kurtulan öğrenci, kısa sürede şoku atlattı. 11 yaşındaki Çağdaş, yaşadıklarını anlattı Recep Handan Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Çağdaş Gürbüzer, "Arkadaşımla beraber oturmuş mandalina yiyorduk. Burnum tıkalıydı, ağzımdan nefes almaya çalıştım. O sırada mandalina boğazıma kaçtı. Yutkunmaya çalıştım ama yutkunamadığım için hemen hocama koştum. Hocam bana Heimlich manevrası yaptı. Hocam hemen bizim önümüzde duruyordu. Hocam da sakin durup Heimlich manevrası yapmaya başladı. Sonra da mandalina nefes borumdan çıktı. Böylesi olayları internette görüyordum. Biraz da oradan biliyorum. Biraz korktum ama sakin kalmaya çalıştım. Öğretmenime çok teşekkür ediyorum, ellerinden öperim" dedi. "Orada zor olan şey sakin kalmaktı" Yaptığı Heimlich manevrası ile öğrencinin hayatını kurtaran Recep Handan Ortaokulu Beden Eğitimi Öğretmeni Yunus İşler ise, "Çocuğumuz o gün okul nöbetçisiydi. Mandalina yiyorlardı. Ben okul bahçesindeyken çocuğumuz bir anda yanıma geldi. İki eliyle dokunarak boğazına bir şey kaçtığını anlatmaya çalıştı. Heimlich manevrasıyla çocuğumuzu bu durumdan kurtarmaya çalıştık, çok şükür ki kurtardık. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün vermiş olduğu ilk yardım seminerlerine katılmıştım. Zaten alanım da Beden Eğitimi olduğu için bu bilgilere sahiptim. Orada zor olan şey sakin kalmaktı. Şükür ki onu da atlattık. Onun o güzel duruşu, sakin kalıp yanıma gelmesi bizi sevindiren nokta oldu. En azından çocuklarımızın da bilinçli olduğunu görmüş olduk" diye konuştu.
Öğretmen öğrencisinin hayatını heimlich manevrasıyla böyle kurtardı
05 Aralık 2025 Cuma - 13:31 Öğretmen öğrencisinin hayatını heimlich manevrasıyla böyle kurtardı Sivas’ta bir ortaokul öğrencisinin nefes borusuna mandalina dilimi kaçtı. Öğretmeninin yanına koşan öğrenci, Beden Eğitimi öğretmeninin müdahalesi sonrası kurtuldu. O anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Olay Sivas Recep Handan Ortaokulu’nda meydana geldi. Teneffüs esnasında bahçede arkadaşıyla mandalina yiyen 11 yaşındaki Çağdaş Gürbüzer’in nefes borusuna mandalina parçası kaçtı. Yutkunamayınca bahçede bulunan Beden Eğitimi öğretmeni Yunus İşler’in yanına koşan 6. sınıf öğrencisi, yardım istedi. Öğretmeninin Heimlich Manevrasıyla kurtulan öğrenci, kısa sürede şoku atlattı. 11 yaşındaki Çağdaş, yaşadıklarını anlattı Recep Handan Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Çağdaş Gürbüzer, "Arkadaşımla beraber oturmuş mandalina yiyorduk. Burnum tıkalıydı, ağzımdan nefes almaya çalıştım. O sırada mandalina boğazıma kaçtı. Yutkunmaya çalıştım ama yutkunamadığım için hemen hocama koştum. Hocam bana Heimlich Manevrası yaptı. Hocam hemen bizim önümüzde duruyordu. Hocam da sakin durup Heimlich Manevrası yapmaya başladı. Sonra da mandalina nefes borumdan çıktı. Böylesi olayları internette görüyordum. Biraz da oradan biliyorum. Biraz korktum ama sakin kalmaya çalıştım. Öğretmenime çok teşekkür ediyorum, ellerinden öperim" dedi. "Orada zor olan şey sakin kalmaktı" Yaptığı Heimlich manevrası ile öğrencinin hayatını kurtaran Recep Handan Ortaokulu Beden Eğitimi Öğretmeni Yunus İşler ise, "Çocuğumuz o gün okul nöbetçisiydi. Mandalina yiyorlardı. Ben okul bahçesindeyken çocuğumuz bir anda yanıma geldi. İki eliyle dokunarak boğazına bir şey kaçtığını anlatmaya çalıştı. Heimlich Manevrasıyla çocuğumuzu bu durumdan kurtarmaya çalıştık, çok şükür ki kurtardık. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün vermiş olduğu İlk Yardım Seminerlerine katılmıştım. Zaten alanım da Beden Eğitimi olduğu için bu bilgilere sahiptim. Orada zor olan şey sakin kalmaktı. Şükür ki onu da atlattık. Onun o güzel duruşu, sakin kalıp yanıma gelmesi bizi sevindiren nokta oldu. En azından çocuklarımızın da bilinçli olduğunu görmüş olduk" diye konuştu. (RM-GF-
Uzmanı uyardı: "Mevsimsel değişimler, psikolojik sorunlar ortaya çıkarabilir"
05 Aralık 2025 Cuma - 12:00 Uzmanı uyardı: "Mevsimsel değişimler, psikolojik sorunlar ortaya çıkarabilir" Uzman Psikolog Dilruba Işın, mevsimsel değişimlerin bazı bireylerde daha belirgin psikolojik etkiler ortaya çıkarabildiğini söyleyerek, bu süreçte uzman görüşünün alınmasının önemine vurgu yaptı. Kış aylarının gelmesiyle birlikte günlerin kısalması, güneş ışığının azalması ve havaların soğuması, bireylerin psikolojik durumunu etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Mevsimsel değişikliklerin bazı kişilerde geçici depresif duygu durum, enerji düşüklüğü ve motivasyon kaybı gibi etkiler oluşturabildiği gözleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Dilruba Işın, mevsimsel değişimlerin bazı bireylerde daha belirgin psikolojik etkiler ortaya çıkarabildiğini söyleyerek, "Daha batıda yani daha sıcak olan illerde insanların mevsimsel değişimlerden etkilenmesi Sivas’tan farklı olabilir. Bu noktada daha az depresif, motivasyonsuzluk ve enerji düşüklüğü hissedebilirler ama yine de bireysel farklılıklar burada da önemli" dedi. "Depresif belirtilere yol açıyor" Havaların soğuması ve karanlık olmasına bağlı olarak enerji ve motivasyon kaybına yol açabileceğini söyleyen Dilruba Işın, "Biliyoruz ki mevsimsel değişimlerin psikolojik etkilerini araştıran birçok çalışma bize gösteriyor ki geçici depresif durum, uyku ve enerji de düşüklük gibi hafif bir durum ortaya çıkarabilirken duygu durum bozukluğuna kadar daha ciddi tablolara da sebep olabiliyor. Bunun sebeplerinden bir tanesi kış aylarında güneş ışığının azalmasıyla birlikte serotonin dengesinin bozulması ve bu da bizlerde depresif belirtilere yol açabiliyor. Aynı zamanda havaların soğuması, karanlık olmaya başlaması ve dışarda daha az vakit geçirmemiz de bizde enerji ve motivasyon kaybına sebep olabiliyor, sosyal geri çekilme yaşayabiliyoruz bu da bizi etkileyen durumlardan biri. Tabii burada bireysel farklılıkları da hatırlamakta fayda var, bu durum her bireyde farklı şekillenebilir. Daha batıda yani daha sıcak olan illerde insanların mevsimsel değişimlerden etkilenmesi Sivas’tan farklı olabilir. Bu noktada daha az depresif, motivasyonsuzluk ve enerji düşüklüğü hissedebilirler ama yine de bireysel farklılıklar burada da önemli" dedi. "Uzman görüşü almakta fayda var" Depresyon tedavisi alan bireylerin artı bir destekleyici ilaç tedavisine devam edileceğini ya da yeni bir ilaç alabileceğini belirten Işın, "Uyanıyoruz ve güneş ışığı yok hava henüz aydınlanmamış vücut sistemimizde uykuya devam etmek istiyor olabilir yani uyandığımızı gösteren bir belirti aslında olmuyor. Bu noktada kendimizi daha isteksiz ve enerjisi düşük hissedeceğiz. Ne yapabiliriz diye konuşacak olursak, bu noktada uyandığımızda pencereyi açmak ve temiz havanın odaya girmesini sağlamak, egzersiz yapıyor olmak bizi bu durumdan uzaklaştırabilir. Mevsim değişiklikleriyle beraber kendinizi çok fazla depresif hissetmeye başlıyorsanız ve bu sizde işlevsizliğe yol açıyorsa yani sabah gitmeniz gereken bir iş var ve gidemiyorsanız ya da yapmanız gerekenleri erteliyorsanız, sosyal olarak geri çekilmeniz çok fazlaysa burada bir uzman görüşü almakta fayda var. Yaşadığınız sorunu anlamak ve destek almak çok kıymetli çünkü belki de mevsimsel depresyonda olabilirsiniz. Bazen depresyon yaşayan bireyler özellikle kış aylarında bu durumun çok daha yoğunlaştığından bahsediyorlar. Bu yüzden depresyon tedavisi alan bireyler de artı bir destekleyici ilaç tedavisine devam edilebilir ya da yeni bir ilaç eklenebilir. Bununla birlikte özellikle psikoterapiyle de bu durumu desteklemeleri gerekiyor" diye konuştu.
Sosyal medya bağımlılığı beyni çürütüyor
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:23 Sosyal medya bağımlılığı beyni çürütüyor Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijital çağın hızla ilerlemesiyle dijital uyaranlara maruz kalanların beyinlerde değişimler yaşandığını söyleyerek, beyinde daralma, tembelleşme ve beynin çürümeye benzer işlevsiz bir noktaya dönüşmesi ile karşı karşıya kalınabileceğini söyledi. Dijitalizm çağının hızla ilerlemesiyle birlikte, teknolojinin insan beyni üzerindeki etkileri daha çok tartışılmaya başlandı. Yapılan MR, bilgisayarlı tomografi ve EFMR ölçümleri, dijital uyaranlara maruz kalan beyinlerde belirli bölgelerde değişimler yaşandığını ortaya koyuyor. Bilimsel bulgulara göre dijital uyaran yoğunluğu, beynin gerçek hayat uyumunu zayıflatırken işlem hacminde daralma ve fikri tembelliğe yol açabiliyor. Dijital ortamların sunduğu hızlı beğeni ve onay mekanizmaları, beynin zamanlama ve karar mekanizmalarında sapmalara neden olabiliyor. Ayrıca gri madde miktarındaki azalma, duygusal kontrol merkezlerinden biri olan amigdalanın işlevlerinin zayıflamasına yol açarak öfke patlamaları ve agresif tutumları artırabiliyor. Dikkat eksikliği, odaklanma problemi ve kişiler arası iletişimde zayıflama, artık günlük hayatta daha görünür şekilde hissediliyor. Dijital bağımlılığın fiziksel etkilerinin trafikte, sosyal ilişkilerde ve iletişimde somut şekilde kendini gösterebiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijital çağın beyin üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Beynimiz dijital uyaranlara maruz kaldıkça gerçek hayatla kurduğu doğal uyum zayıflıyor. Bu da işlem hacminde daralma ve tembelleşmeye yol açıyor. Buna bağlı olarak beynin çürümesine benzer işlevsiz olma durumu ile karşı karşıyayız. Özellikle beyninde bu tür tembelleşme ve dışarı ile uyumlu çalışma becerisinde zayıflama olmaktadır" dedi. "Beynin işlevsiz olması ile karşı karşıyayız" MR ve bilgisayarlı tomografi sistemleriyle beyinde davranışsal değişim yönünde bulgulara rastlanıldığını söyleyen Tuncay Dilci, "Dijitalizm çağı içerisindeyiz ve bilinen yönleri var bilinmeyen yönleri var. Dolayısıyla hayatımıza hızlı girişiyle beraber nerelerde ne derece etkileri olmakta henüz kestirilememekte. Bunula beraber MR ve bilgisayarlı tomografi sistemleriyle birlikte FMRI dediğimiz sistemlerle yapılan ölçümlerde beyin üzerinde birtakım değişimleri maruz kalan beynimizde sonuç olarak da bir davranışsal değişim döngüsü yaşadığı yönünde bulgulara rastlanmıştır. Buna bağlı olarak beynin çürümesi durumu ile karşı karşıyayız. Özellikle beyninde bu tür tembelleşme ve dışarı ile uyumlu çalışma becerisinde zayıflama olmaktadır. Çünkü beynin aktivasyonu gerçek hayata uyumu ve gerçek hayat üzerinden düşüncesi ile ilgili bir durumdur. Bu noktadan stabil ya da kendi kolaycılığa kaçan beyinde ciddi anlamda bir yavaşlama ve işlem hacminde giderek daralma görülmektedir. Bunlardan özellikle ödül sistemindeki bozukluğa bağlı olarak beynin dopamin dengesinde bir bozukluk, bu bozukluğa bağlı olarak da stres ve kaygı düzeyinde bir artış olmakta. Özellikle beynin sürekli beğeni butonu veya onaylanma ihtiyacı peşinde koşması ve bunun zamanının doğru tayin edilememesinden kaynaklıdır" dedi. "Sistemin bozulmasına sebebiyet veriyor" Duygusal kontrol becerilerini kontrol eden ve yönlendiren sistemin bozulmasına neden olduğunu belirten Dilci, "Yine prefrontal kortex dediğimiz beynin daha çok efektif bir şekilde düşünme becerilerine yönlendirildiği yerlerde erteleme, buna bağlı olarak stres düzeyinde artış, sosyal becerilerinde zayıflama ve dürtü bozukluğu ile beraber dikkat dağınıklığı gibi davranışsal bozulmalara doğru bir evrilme olduğunu söyleyebiliriz. Diğer yandan gri madde hacminde azalma ile beyinde bir nevi amigdala dediğimiz duygusal kontrol becerilerini kontrol eden ve yönlendiren sistemin bozulmasına sebebiyet vermektedir. Yani nerede, nasıl tepki vereceğimizi kestiremeden anlık öfke patlamalarına kadar beyin üzerinde agresif tutumlar sergilemesine etki edecek nöro-kimyasal değişiklikler olabilmektedir. Dikkat dağınıklığına bağlı olarak narşiszme evrilen kişilik ve üstünlük kompleksi ile yani sürekli ekrana hükmetme duygusu diğer taraftan bedenimizin veya beynimizin düşünce aktivasyonlarında ki zayıflıktan kaynaklı öfkelenme, sabırsızlık ve buna bağlı karşı tarafa şiddet söylem ve eylemler şeklinde kendini gösteren bir durum ile karşı karşıyayız" diye konuştu. "Fiziki olarak kendini göstermektedir" Dilci, bağımlılığın somut bir şekilde dürtü bozukluğuna dönüştüğünü ifade ederek, "Empati ve sosyal kaygı düzeyimizde olumsuz etkiler yapmaktadır. Empati becerisi duyarsızlaşma şeklinde, kişinin birden fazla olaylara maruz kalması ve bilgiyi kaçırma duygusu ile beraber sürekli bir şeyleri takip etmesi ve şiddet kültürü kayması dediğimiz olay kişide sürekli bir saldırganlık dürtüsüne erişmesine neden olmaktadır Bağımlılık tütün, alkol bağımlılığı gibi beynimizde amigdala dediğimiz ve dopamin dengesinin bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuçtur. Dolayısıyla biz bunu psikolojik bir rahatsızlık olarak veriyoruz. Dünya Sağlık Örgütü de DSM- 5 bağımlılık kapsamında değerlendirmektedir. Bunun fiziksel yönden kendini göstermesi artık trafikte, ikili ilişkilerimizde somut bir şekilde dürtü bozukluğuna evrildi ve sürekli dışarda uyaran arama ihtiyacından kaynaklı odaklanma problemi, dikkat eksikliği ve kişiler arası iletişimde sürdürülebilir ve tatmin edici bir paylaşım yaşayamama şeklinde kendini somut ve fiziki olarak göstermektedir" şeklinde konuştu.