Yerel Haberler
Tokat
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:34 Kavşak ortasında kalan tarihi mezar için ihya çalışması başlatıldı Tokat’ın Niksar ilçesinde yıllardır dört yolun kesiştiği kavşakta bulunan ve bölge halkı arasında çeşitli rivayetlerle anılan Çepnizade Hasan Efendi’ye (Hacı Çabuk) ait mezar alanında ihya çalışmaları başlatıldı. İlçe merkezinde Gaziahmet Mahallesi Dörtyol mevkiinde bulunan ve Anadolu Türk tarihinin önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen Çepnizade Hasan Efendi’nin kabri, geçmiş yıllarda yapılan yol genişletme çalışmaları sırasında kavşak içinde kalmıştı. Uzun yıllar boyunca korumasız durumda kalan mezar alanı, kar ve yağmur sularına maruz kalırken bakımsız görüntüsüyle dikkat çekiyordu. Başlatılan çalışmalar kapsamında yapılan incelemelerde mevcut mezarın, altta bulunan kripto mezar yapısını tam olarak karşılamadığı tespit edildi. Bunun üzerine kripto mezar ortaya çıkarılarak koruma altına alındı ve alanda temizlik ile kontrollü kazı çalışmalarına başlandı. Hazırlanan proje doğrultusunda türbe yapısının dönem mimarisine uygun kümbet formunda yeniden inşa edilmesi planlanıyor. Çalışmalar tamamlandığında alanın hem korunması hem de Niksar’ın tarihî kimliğini yansıtan önemli bir anıt eser olarak yeniden görünür hale getirilmesi hedefleniyor. Niksar Kaymakamlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmaların, Danişmendliler döneminde başkentlik yapan Niksar’daki tarihî mirası koruma ve gelecek nesillere aktarma amacı taşıdığı belirtildi.
18. yüzyıla ait havuz, 800 yıllık Gök Medrese’nin yapısına uygun olarak yerleştirildi
15 Şubat 2025 Cumartesi - 11:53 18. yüzyıla ait havuz, 800 yıllık Gök Medrese’nin yapısına uygun olarak yerleştirildi Tokat’ta bulunan ve 800 yıl önce inşa edilen Gök Medrese’nin avlusuna yapılan son restorasyonda, 18. yüzyıla ait tarihi bir havuz yerleştirildi. 8 asırlık Selçuklu yapısına uygun bir biçimde yerleştirilen havuz, koruma altına alındı. Selçuklu veziri Muhiddin Süleyman Pervane tarafından 800 yıl önce inşa edilen Tokat Gök Medrese’nin restorasyonu, 2020 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından başlatıldı. 2025 yılında restorasyonu tamamlanan medrese, tarihi dokusu ve mimarisiyle kentin önemli kültürel miraslarından biri olarak zamana tanıklık ediyor. Selçuklu yapılarında, medreselerin avlularında genellikle bir havuz bulunmasına rağmen restorasyon sürecinde Gök Medrese avlusunda herhangi bir havuz kalıntısı bulunamadı. Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü envanterinde bulunan 18. yüzyıla ait bir havuz, medresenin avlusuna yerleştirildi. Sivas Kültür Varlıkları Koruma Kurulu kararıyla konulan tarihi havuz, medresenin tarihi kimliğiyle uyumlu hale getirilerek koruma altına alındı. "Envanterimizde bulunan tarihi havuzu koruma altına aldık" Tokat Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, "Selçuklu veziri Muhiddin Süleyman Pervane tarafından yapılan Tokat Gök Medrese 800 yıllık medresemizin restorasyonu 2020 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından başlanılmış olup 2025 yılında restorasyon süreci tamamlandı. Medrese avlusunda havuza dair bir kalıntı bulunamadı. Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü envanterinde bulunan 18. yüzyıla ait havuz medresenin avlusuna koyuldu. Selçuklu medreselerinin tamamının avlusunda havuz bulunmasına rağmen bu medresenin restorasyonunda havuz kalıntısı bulunmadı. Sivas Kültür Varlıkları Koruma Kurulu elimizde bulunan tarihi havuzu tarihi bir mekânda korumuş olduk" dedi.
Eskiden gelinlerin vazgeçilmezi olan tescilli aynalı çarıklar günümüzde anahtarlık olarak kullanılıyor
14 Şubat 2025 Cuma - 12:25 Eskiden gelinlerin vazgeçilmezi olan tescilli aynalı çarıklar günümüzde anahtarlık olarak kullanılıyor Tokat’ta geçmişte özellikle gelinlerin kullandığı aynalı çarıklar, günümüzde anahtarlık olarak kullanılıyor. Tokat’a özgü olan ve bir dönemin kültürel simgelerinden kabul edilen aynalı çarık, Tokat Olgunlaşma Enstitüsü’nün başvurusü üzerine Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescili ile koruma altına alındı. Yüzyıllardır Tokat’ta büyükbaş hayvan derisinden yapılan bu geleneksel ayakkabılar, artık nostaljik anahtarlıklarda hayat buluyor. Aynalı çarık, üzerinde ayna, boncuklar ve ponponlarla yapılan süslemelerle tamamen el işçiliği ile üretiliyor. Tokat’ın geleneksel zanaat kültürünü yansıtan bu çarıkların tarihi ise 18. yüzyıla kadar dayanıyor. Şeriyye sicilinde de kayıtlı olan bu geleneksel ayakkabı, geçmişte özellikle düğün merasimlerinde gelinlerin duvaklarını örtmelerine rağmen kendilerini ve çevrelerini görebilmek için kullandıkları bir araç olarak öne çıkıyordu. "Aynalı çarığın geçmişten geleceğe aktarımı sağlanmıştır" Aynalı çarığın geçmişten günümüze kentin kültüründe önemli bir yer tuttuğunu belirten Tokat Olgunlaşma Enstitüsü öğretmenlerinden Serap Buzludere, "Tokat aynalı çarığının coğrafi işaretinin alınması, bu kadim zanaatın geçmişten geleceğe aktarılmasını sağlamıştır. Bu gelenek, Tokat’ın tarihiyle özdeşleşmiş ve bölgeye ait önemli bir kültürel miras olmuştur" dedi. "Bir zamanlar ‘Aynalı çarık olmazsa ben gelin gitmem’ diyen genç kızlar bu geleneği günümüzde artık pek hatırlamıyor" Aynalı çarığın yeniden gündeme gelmesinde büyük payı olan usta İlhan Özarslan ise, baba mesleği olan kunduracılığı küçük yaşlarda öğrenmeye başladığını, zamanla aynalı çarık üretimine yöneldiğini ifade etti. Bu geleneksel ayakkabıları yeniden üretmeye başlarken geleneksel boyutunun küçültülüp anahtarlık haline getirilmesini sağladıklarını söyleyen Özarslan, aynalı çarığın unutulmaması için geleceğe taşımaya çalıştıklarını belirtti. Özarslan, "Bir zamanlar ‘Aynalı çarık olmazsa ben gelin gitmem’ diyen genç kızlar bu geleneği günümüzde artık pek hatırlamıyor. Ancak bu tescil sayesinde Tokat’a özgü bu zanaat koruma altına alınmış oldu" dedi.
Eskiden gelinlerin vazgeçilmezi olan tescilli Aynalı çarıklar günümüzde anahtarlık olarak kullanılıyor
14 Şubat 2025 Cuma - 12:22 Eskiden gelinlerin vazgeçilmezi olan tescilli Aynalı çarıklar günümüzde anahtarlık olarak kullanılıyor Tokat’a özgü Aynalı çarık, Tokat Olgunlaşma Enstitüsü’nün başvuru üzerine, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından, coğrafi işaret alarak tescillendi. Bir zamanlar şehrin kültürel simgelerinden olan bu geleneksel ayakkabılar, şimdi ise anahtarlık olarak kullanılıyor. Tokat’a özgü olan ve bir dönemin kültürel simgelerinden kabul edilen Aynalı çarık, tescillenerek koruma altına alındı. Yüzyıllardır Tokat’ta büyükbaş hayvan derisinden yapılan bu geleneksel ayakkabılar, artık nostaljik anahtarlıklar olarak hayat buluyor. Aynalı çarık üzerinde ayna, boncuklar ve ponponlarla yapılan süslemelerle tamamen el işçiliği ile üretiliyor. Tokat’ın geleneksel zanaat kültürünü yansıtan bu çarıkların tarihi ise 18. yüzyıla kadar dayanıyor. Şeriyye sicilinde de kayıtlı olan bu geleneksel ayakkabı, geçmişte özellikle düğün merasimlerinde gelinlerin, duvaklarını örtmelerine rağmen kendilerini ve çevrelerini görebilmek için kullandıkları bir araç olarak öne çıkıyordu. "Aynalı çarığın geçmişten geleceğe aktarımı sağlanmıştır" Aynalı çarığın geçmişten günümüze kentin kültüründe önemli bir yer tuttuğunu belirten Tokat Olgunlaşma Enstitüsü öğretmenlerinden Serap Buzludere, "Tokat aynalı çarığının coğrafi işaretinin alınması, bu kadim zanaatın geçmişten geleceğe aktarılmasını sağlamıştır. Bu gelenek, Tokat’ın tarihiyle özdeşleşmiş ve bölgeye ait önemli bir kültürel miras olmuştur" dedi. "Aynalı çarık olmazsa ben gelin gitmem diyen genç kızlardan günümüzde maalesef unutulmuştu" Aynalı çarığın yeniden gündeme gelmesinde büyük payı olan usta İlhan Özarslan ise baba mesleği olan kunduracılığı küçük yaşlarda öğrenmeye başladığını, zamanla aynalı çarık üretimine yöneldiğini ifade etti. Bu geleneksel ayakkabıları yeniden üretmeye başlarken geleneksel boyutunun küçültülüp anahtarlık haline getirilmesini sağladıklarını söyleyen Özarslan, aynalı çarığın unutulmaması için geleceğe taşımaya çalıştıklarını belirtti. Özarslan, "Bir zamanlar ‘Aynalı çarık olmazsa ben gelin gitmem’ diyen genç kızların bu geleneği günümüzde artık pek hatırlamıyor. Ancak bu tescil sayesinde Tokat’a özgü bu zanaat, koruma altına alınmış oldu" dedi. Tokat Olgunlaşma Enstitüsü’nün öncülüğünde gerçekleştirilen bu tescille aynalı çarıkların hem geçmişi hem de geleceği arasında önemli bir köprü kurularak, kentin kültürel mirası bir kez daha gündeme taşındı.