Yerel Haberler
Tokat
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:44 Türkiye’de ilk üniversite işgücü uyum programı TOGÜ’de başlıyor Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) ile İŞKUR iş birliğinde hayata geçirilen ve Türkiye’de üniversiteler arasında ilk olma özelliği taşıyan 340 kişilik İşgücü Uyum Programı için protokol imzalandı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ), istihdam ve mesleki eğitim alanında öncü bir projeye imza atarak Tokat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR) ile stratejik bir iş birliğini hayata geçirdi. Rektörlük makamında düzenlenen törenle imzalanan İşgücü Uyum Programı (İUP) protokolü, Türkiye’de bir üniversite bünyesinde gerçekleştirilen ilk ve tek örnek olmasıyla dikkat çekti. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz ve Tokat İŞKUR İl Müdürü Bekir Fındık tarafından imzalanan protokol kapsamında, 340 kişilik işgücü uyum programında süreç İŞKUR tarafından yürütülecek. Çalışma hayatına güçlü bir başlangıç Program katılımcıların kamu kurumlarındaki çalışma kültürüne uyum sağlamalarını, mesleki bilgi ve becerilerini sahada geliştirmelerini amaçlıyor. Teorik eğitimin uygulama ile birleştiği bu süreçte katılımcılar, disiplinli bir iş ortamında deneyim kazanarak gelecekteki kariyer yolculuklarına çok daha donanımlı bir şekilde hazırlanma fırsatı bulacaklar. Rektör Yılmaz: "Bilgi sahayla buluşuyor" İmza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversite-kamu iş birliğinin toplumsal kalkınmadaki rolüne vurgu yaparak: "Bilgi ve deneyimin sahayla buluşması büyük bir değer taşıyor. Bu program sayesinde katılımcılarımız kurumsal çalışma kültürünü yakından tanırken, mesleki gelişimlerine de doğrudan katkı sağlayacaklar. Üniversite olarak bu tür üretken projelere ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi. Sürdürülebilir kariyer için önemli fırsat Tokat İŞKUR İl Müdürü Bekir Fındık ise projenin sadece bir istihdam adımı olmadığını belirterek; "Bu program, bireylerin çalışma hayatına adaptasyonunu sağlayan, yetkinliklerini artıran ve sürdürülebilir bir kariyerin temellerini atan önemli bir fırsattır" ifadelerini kullandı. Toplamda 9 ay sürecek olan bu iş birliği kapsamında 340 katılımcının genel sağlık sigortası ve meslek hastalığı primleri İŞKUR tarafından karşılanacak. Ayrıca katılımcılara, program dahilinde çalıştıkları her gün için 1.375 TL net ücret aylık olarak ödenecek.
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:42 Tokat’ta kentsel dönüşümün temelleri atıldı Tokat’ta kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında hayata geçirilen Kaledibi Riskli Alanı 1. Etap Kentsel Dönüşüm Konutları projesinin temeli düzenlenen törenle atıldı. Tokat Belediyesi tarafından yürütülen kentsel dönüşüm projesi için Kaleardı Mahallesi Melik Ahmet Gazi Caddesi’nde temel atma töreni gerçekleştirildi. Programa Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Başkan Yazıcıoğlu: "Kentsel dönüşüm demek şehrin rahatlaması demektir" Törende konuşan Belediye Başkanı Yazıcıoğlu, kentsel dönüşüm çalışmalarının şehir için büyük önem taşıdığını belirterek, "Projemiz tüm hızıyla devam ediyor. Biliyorsunuz Tokat birinci derecede deprem riski barındıran bir şehirdir. Birçok il gibi yapı stoğunda ciddi sıkıntılarımız var. Kale etekleri dediğimizdeki dört mahallemizle alakalı riskli alan ilan edilmişti. Bu riskli alan sadece şehir estetiği bakımından değil aynı zamanda kaleden kopup gelen kayalar ve yapıların da çok kötü olmasıyla ister istemez öncelik vermiş olduğumuz projelerden bir tanesiydi. Kentsel dönüşüm demek hep ifade ediyorum sadece binaların güçlenmesi, sağlıklı binalar demek değildir. Kentsel dönüşüm demek şehrin rahatlaması, yeni sosyal alanlar, yeşil alanlar, yeni alternatif yollar demektir. Kısacası kentsel dönüşüm demek şehrin rahatlaması demektir. Şimdi başlatmış olduğumuz 114 dairelik Tokat dokusuna uygun kentsel dönüşüm projemiz tüm hızıyla devam ediyor. Burası birinci etap, ikinci etapta 120 daireden oluşan kısım ise karşı yamaçta başlayacak. Projesi de bitti ihale sürecine girdi. İnşallah çok kısa bir süre içerisinde de onunda temellerini atmış olacağız. Buradaki ailelerimizi sağlıklı ve güvenli evlere kavuşturmuş olacağız" dedi. Konuşmaların ardından Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ve il protokolü temel atma butonuna bastı.
Kırk yıl kölesi olunacak öğretmenlerin akülü sandalye hediyesi, engelli öğrenciyi sınıfına kavuşturdu
10 Ocak 2025 Cuma - 11:40 Kırk yıl kölesi olunacak öğretmenlerin akülü sandalye hediyesi, engelli öğrenciyi sınıfına kavuşturdu Tokat’ın Kılıçlı köyünde yaşayan Eylül Şura Par, öğretmenlerinin desteğiyle akülü sandalyesine kavuşarak sınıf arkadaşlarıyla birlikte eğitim almaya başladı. Tokat’ın Kılıçlı köyünde yaşayan 11 yaşındaki Eylül Şura Par, doğuştan gelen özel bir durum nedeniyle ayaklarını kullanamıyor. Par, hayata karşı gösterdiği azim ve öğretmenlerinin desteği sayesinde eğitimine devam ediyor. TOKİ Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Eylül, doğuştan gelen omurilik rahatsızlığı nedeniyle sınıf arkadaşlarıyla okulda fiziksel olarak buluşamıyor. Eylül, her gün okulda yoklama alındığında ismi okunsa da özel durumundan dolayı arkadaşlarıyla bir araya gelme imkânı bulamadı. Ancak Matematik öğretmeni Fatma Özsüleyman ve Din Kültürü öğretmeni Esra Sümbül, salı ve perşembe günleri 9 kilometrelik yolu kat ederek Eylül’ün evinde eğitim vermeye devam ediyor. Öğretmenlerinin öğrencisinin özel durumunu okuldaki diğer meslektaşlarıyla paylaşması, okulda anlamlı bir dayanışma hareketinin başlamasına neden oldu. Öğretmenler, Eylül Şura Par’a yardımcı olmak için kendi aralarında para toplama kararı alarak ona bir akülü sandalye hediye etti. Eylül Şura Par, aylar sonra arkadaşlarıyla birlikte sınıfta eğitim almaya başladı. Eylül Şura’nın gülmesinin kendilerini mutlu ettiğini söyleyen matematik öğretmeni Fatma Özsüleyman, "Öğrencimiz Eylül Şura’nın özel durumundan öğretmen arkadaşlarımıza bahsedince beraber akülü sandalye alalım istedik. Okulda sandalyeyi teslim ettiğimizde arkadaşları Eylül Şura’yı çok güzel karşıladı. Öğrencilerimizin merhamet, empati ve vicdan duygularını görmek bizi da mutlu etti" dedi. Akülü sandalyesini çok beğendiğini söyleyen Eylül Şura Par ise arabasıyla artık istediği yere gidebileceğini söyledi.
Öğretmenlerin akülü sandalye hediyesi, engelli öğrenciyi sınıfına kavuşturdu
10 Ocak 2025 Cuma - 11:19 Öğretmenlerin akülü sandalye hediyesi, engelli öğrenciyi sınıfına kavuşturdu Tokat’ın Kılıçlı köyünde yaşayan Eylül Şura Par, öğretmenlerinin desteğiyle akülü sandalyesine kavuşarak sınıf arkadaşlarıyla birlikte eğitim almaya başladı. Tokat’ın Kılıçlı köyünde yaşayan 11 yaşındaki Eylül Şura Par, doğuştan gelen özel bir durum nedeniyle ayaklarını kullanamıyor. Par, hayata karşı gösterdiği azim ve öğretmenlerinin desteği sayesinde eğitimine devam ediyor. TOKİ Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Eylül, doğuştan gelen omurilik rahatsızlığı nedeniyle sınıf arkadaşlarıyla okulda fiziksel olarak buluşamıyor. Eylül, her gün okulda yoklama alındığında ismi okunsa da özel durumundan dolayı arkadaşlarıyla bir araya gelme imkânı bulamadı. Ancak Matematik öğretmeni Fatma Özsüleyman ve Din Kültürü öğretmeni Esra Sümbül, salı ve perşembe günleri 9 kilometrelik yolu kat ederek Eylül’ün evinde eğitim vermeye devam ediyor. Öğretmenlerinin öğrencisinin özel durumunu okuldaki diğer meslektaşlarıyla paylaşması, okulda anlamlı bir dayanışma hareketinin başlamasına neden oldu. Öğretmenler, Eylül Şura Par’a yardımcı olmak için kendi aralarında para toplama kararı alarak ona bir akülü sandalye hediye etti. Eylül Şura Par, aylar sonra arkadaşlarıyla birlikte sınıfta eğitim almaya başladı. Eylül Şura’nın gülmesinin kendilerini mutlu ettiğini söyleyen matematik öğretmeni Fatma Özsüleyman, "Öğrencimiz Eylül Şura’nın özel durumundan öğretmen arkadaşlarımıza bahsedince beraber akülü sandalye alalım istedik. Okulda sandalyeyi teslim ettiğimizde arkadaşları Eylül Şura’yı çok güzel karşıladı. Öğrencilerimizin merhamet, empati ve vicdan duygularını görmek bizi da mutlu etti" dedi. Akülü sandalyesini çok beğendiğini söyleyen Eylül Şura Par ise arabasıyla artık istediği yere gidebileceğini söyledi.
Kökleri Oğuzlar’a dayanan Kızık kilimi tescillendi
09 Ocak 2025 Perşembe - 12:57 Kökleri Oğuzlar’a dayanan Kızık kilimi tescillendi Tokat’ın Kızık Köyü’ne özgü geleneksel Kızık Kilimi, yapılan Ar-Ge çalışmaları ve coğrafi işaret tescili ile korunarak hem kültürel miras olarak yaşatılacak hem de kadınlara ekonomik kazanç sağlayacak. Tokat’ın Kızık Köyü’nde üretilen Oğuzların Kızık boyuna özgü geleneksel Kızık Kilimi, kadınların duygularını ve düşüncelerini taşıyan motifleriyle dikkat çekiyor. Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tokat Olgunlaşma Enstitüsü’nün iş birliğiyle gerçekleştirilen Ar-Ge çalışmaları ve saha araştırmaları sonucunda Kızık Kilimi, coğrafi işaret alarak korunmaya alındı. Kızık Kiliminin coğrafi işaretle korunması hem geleneksel el sanatının yaşatılmasına hem de kadınlara ekonomik kazanç sağlıyor. “Aslına sadık kalınarak üretilmesine katkıda bulunduk” Var olan değerlere sahip çıktıklarını söyleyen Tokat Olgunlaşma Enstitüsü öğretmenlerinden Serap Buzludere; “Kadınlarımızın duygularını, düşüncelerini, sevinçlerini ve üzüntülerini aktardığı Kızık Kilimi, kendine özgü desenleri ve dokuma tekniğiyle ön plana çıkmaktadır. Kilimlerimizdeki desenler yöremizin tarihini, kültürünü ve yaşam tarzı da yansıtmaktadır. Yapılan Ar-ge çalışması ve saha araştırmaları sonucunda Kızık Kilimi coğrafi işaret başvuru sürecini öz kaynaklarımızla ve deneyimlerimizde var olan değerlerin altını çizerek tamamladık. Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tokat Olgunlaşma Enstitüsü olarak şehrimizin markalaşmasında artı bir değer kazandırdık. Alınan coğrafi işaretle Kızık Kiliminin devlet güvencesi altında korunmasına, tanınmasına, aslına sadık kalınarak üretilmesine katkıda bulunduk. Enstitümüze, tecrübe ve farklı bir birim daha kazandırmış olduk” dedi. “Genç kızlar motiflerle, eş adaylarına mesajlar verirlerdi” Kızıkların Oğuz boyu olduğunu belirten Kültür Derneği Ahmet Öztek, “Kızık Köyü Oğuzların soyundan gelmektedir. Tarihte Kızık’la göçebe bir hayat sürmüşlerdir. Ana geçim kaynaklarından birisi de küçükbaş hayvan yetiştiriciliğidir. Burada da koyunculuk özellikle keçi yetiştiriciliği çok önem arz etmektedir. Koyunların etinden, sütünden, yününden faydalanmışlardır. Bu yünü özellikle kışın uzun gecelerde büyüklerimiz ip olarak eğer, tarar ve bükerdi. Özellikle doğadan topladıkları otlarla boyayıp da kış gecelerinde bunu kilim haline getirirlerdi. Dokurlardı. Sadece bu yünü Kızık kilimi olarak değil de çuval, heybe, tuzluk, çanta ve yolluk gibi farklı alanlarda da dokumaları vardı. Kızık Köyünde geleneksel hale gelmişti. Her evlenen bir erkeğe ve kıza bu kilimler dokunurdu. Özellikle nişanlısı olan kızlarımız bu dokumalarla toplumda belirtemediği bazı üzüntülerini, kaygılarını, heyecanlarını motif olarak dokuyup bir nevi de gelecekte eşi olacak kişiye de bir mesaj iletirdi. O günden bugüne gelen Kızık Kilimi de şu anda biraz fabrikasyon ürünlere yenik düşmüş durumdadır. Bu tür projeleri her zaman biz destekliyoruz. En azından köyümüz için bir katkı sağlar. Kültürel değerlerimiz toprağa gömülmez. Su yüzüne tekrar çıkar diye düşünüyorum” diye konuştu. “Kadınlarımıza geçim kaynağı oldu” Kızık Köyü Muhtarı İbrahim Karabulut ise “Bizim kadınlarımıza özellikle de bir geçim kaynağı olmuştur. Tescillenen bu ürünümüz kilimimiz inşallah gelecek nesillere aktarılacaktır” dedi.
Erbaa’da bir sivilin öldüğü 5’i asker 6 kişinin yaralandığı olayda dikkat çeken tüp detayı
08 Ocak 2025 Çarşamba - 17:01 Erbaa’da bir sivilin öldüğü 5’i asker 6 kişinin yaralandığı olayda dikkat çeken tüp detayı Erbaa’da 5 askerin ağır yaralandığı 1 sivilin ise öldüğü patlama olayının ikinci duruşması bugün görüldü. Sanıklar suçlamaları kabul etmezken olayı çözebileceği düşünülen tüp detayı duruşmaya damga vurdu. 18 Mayıs 2024 tarihinde Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Karayaka beldesi Hürmüzlü köyünde bulunan bir bağ evinde, ihbar üzerine jandarma ekiplerinin eve girdiği sırada patlama meydana geldi. Patlama sonrası bağ evinin sahibi Ahmet Karaçoban’nın oğlu Sefa Can Karaçoban hayatını kaybederken Ahmet Karaçoban ile birlikte Uzman Çavuş M. A. (25), Jandarma Astsubay M. E. (32), Uzman Çavuş B. M. (30), Uzman Çavuş A. S. (28) ve Uzman Çavuş S. E. (28) ağır yaralandı. Bir kişinin öldüğü, 5’i asker 6 kişinin yaralandığı olayın ikinci duruşması Tokat Adliyesi 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam edildi. Tutuklu bulunun sanıklar T.Ö. ve İ.G. video bağlantı sistemi ile duruşmaya katıldı. “Benle alakalı bir durum yok” Dosyada kendisiyle alakalı hiçbir delil olmamasına rağmen tutuklu yargılandığını iddia eden İ.G’nin ortağı T. Ö. “Dosyada benle alakalı bir şey yok hangi suçtan cezaevindeyim bilmiyorum. 8 aydır suçsuz yere yatıyorum. Suç ortağı gösterilmeye çalışılan kişiyle samimiliğim yoktur. Olay öncesi ortaklığımızı bitirmiştik. Ama kağıt üzerinde ortaklığımız devam ediyordu. Bununla beni neden suçlu gösteriyorlar” dedi. “Olay öncesinde Sefa ile karşılaştım ama sözlü münakaşam bile olmadı” Olayı kendisinin gerçekleştirmediğini iddia edip suçlamaları kabul etmeyen İ. G. ise “Kesinlikle suçlamaları kabul etmiyorum. Ben bu şahısla daha önce defalarca; düğünde, markette, sokakta karşılaştım. O zaman sözlü iletişime dahi geçmedim. Eşimle boşandım diye beni hapse attılar. İşlerim kapandı. Ekonomik sıkıntı yaşıyorum. Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum” dedi. “Olay öncesi arabasına tüp koyarken görüntüleri çıktı” Önceki duruşmada hâkimin Samsun’daki T.Ö. ile ortak olduğu işletmesi otel inşaatındaki tüpün olay yerindeki tüple benzerlik gösterdiğinin sorması üzerine, İ. G. olayı kendisinin işlemediği ve bu malzemenin nereden geldiğini bilmediğini iddia etmişti. Olay sonrası hayatını kaybeden Sefa Can Karaçoban ve ayağı kopan babası Ahmet Karaçoban’ın avukatları mahkemeye İ. G’nin inşaattaki tüpü olay öncesi arabasına koyduğu görüntüleri verdi. Duruşma 7 Nisan’a ertelendi Duruşmaya katılan iki sanığın avukatları da müştekilerinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti. Mahkeme başkanı ise sanıklarının tutukluluklarının devamına karar verip, davayı 7 Nisan 2025 tarihine erteledi. Olay sonunda yapılan araştırma sonucunda hazırlanan iddianameye istinaden; İ.G ve T.Ö hakkında "Yangın ve su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle tasarlayarak kasten adam öldürme" suçundan dava açılmıştı.
5 askerin ağır yaralandığı 1 sivilin öldüğü olayda dikkat çeken tüp detayı
08 Ocak 2025 Çarşamba - 16:17 5 askerin ağır yaralandığı 1 sivilin öldüğü olayda dikkat çeken tüp detayı Erbaa’da 5 askerin ağır yaralandığı 1 sivilin ise öldüğü patlama olayının ilk duruşması bugün görüldü. Sanıklar suçlamaları kabul etmezken olayı çözebileceği düşünülen tüm detayı duruşmaya damga vurdu. 18 Mayıs 2024 tarihinde Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Karayaka beldesi Hürmüzlü köyünde bulunan bir bağ evinde, ihbar üzerine jandarma ekiplerinin eve girdilerdi sırada patlama meydana geldi. Patlama sonrası bağ evinin sahibi Ahmet Karaçoban’nın oğlu Sefa Can Karaçoban hayatını kaybederken Ahmet Karaçoban ile birlikte Uzman Çavuş M. A. (25), Jandarma Astsubay M. E. (32), Uzman Çavuş B. M. (30), Uzman Çavuş A. S. (28) ve Uzman Çavuş S. E. (28) ağır yaralandı. Bir kişinin öldüğü, 5’i asker 6 kişinin yaralandığı olayın ikinci duruşması Tokat Adliyesi 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam edildi. Tutuklu bulunun sanıklar T.Ö. ve İ.G. video bağlantı sistemi ile duruşmaya katıldı. “Benle alakalı bir durum yok” Dosyada kendisiyle alakalı hiçbir delil olmamasına rağmen tutuklu yargılandığını iddia eden İ.G’nin ortağı T. Ö. “Dosyada benle alakalı bir şey yok hangi suçtan cezaevindeyim bilmiyorum. 8 aydır suçsuz yere yatıyorum. Suç ortağı gösterilmeye çalışılan kişiyle samimiliğim yoktur. Olay öncesi ortaklığımızı bitirmiştik. Ama kağıt üzerinde ortaklığımız devam ediyordu. Bununla beni neden suçlu gösteriyorlar” dedi. “Olay öncesinde Sefa ile karşılaştım ama sözlü münakaşam bile olmadı” Olayı kendisinin gerçekleştirmediğini iddia edip suçlamaları kabul etmeyen İ. G. ise “Kesinlikle suçlamaları kabul etmiyorum. Ben bu şahısla daha önce defalarca; düğünde, markette, sokakta karşılaştım. O zaman sözlü iletişime dahi geçmedim. Eşimle boşandım diye beni hapse attılar. İşlerim kapandı. Ekonomik sıkıntı yaşıyorum. Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum” dedi. “Olay öncesi arabasına tüp koyarken görüntüleri çıktı” Önceki duruşmada hâkimin Samsun’daki T.Ö. ile ortak olduğu işletmesi otel inşaatındaki tüpün olay yerindeki tüple benzerlik gösterdiğinin sorması üzerine, İ. G. olayı kendisinin işlemediği ve bu malzemenin nereden geldiğini bilmediğini iddia etmişti. Olay sonrası hayatını kaybeden Sefa Can Karaçoban ve ayağı kopan babası Ahmet Karaçoban’ın avukatları mahkemeye İ. G’nin inşaattaki tüpü olay öncesi arabasına koyduğu görüntüleri verdi. Duruşma 7 Nisan’a ertelendi Duruşmaya katılan iki sanığın avukatları da müştekilerinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti. Mahkeme başkanı ise sanıklarının tutukluluklarının devamına karar verip, davayı 7 Nisan 2025 tarihine erteledi.
Eşinin dikkati, polis ve kuyumcunun titiz çalışmasıyla dolandırılmaktan son anda kurtuldu
07 Ocak 2025 Salı - 10:40 Eşinin dikkati, polis ve kuyumcunun titiz çalışmasıyla dolandırılmaktan son anda kurtuldu Tokat’ta 77 yaşındaki emekli bir kişi, dolandırıcılara 232 bin Türk Lirası değerindeki altınlarını kaptırmaktan son anda, eşinin dikkati polis ve kuyumcunun yardımıyla kurtuldu. Tokat’ta yaşayan 77 yaşındaki emekli İhsan Özveri, telefonla arayan dolandırıcılara karşı büyük bir tehlikeden son anda kurtuldu. Olay, sonu 155 ile biten telefon numarasının aramasıyla dolandırıcıların, Özveri’yi kendilerini polis olarak tanıtarak kandırmalarıyla başladı. Telefonda, Özveri’nin kimliğinin suçla ilişkilendirildiği ve ailesiyle birlikte üzerine kayıtlı malların çalındığı söylendi. Dolandırıcılar, Özveri’nin güvenini kazanmak için eşinin ve çocuklarının isimlerini, mal varlığının dökümünü belirterek onu daha da ikna etti. Dolandırıcılar, Özveri’nin telefonunu kapatmaması ve evindeki parayı belirttikleri hesaba göndermesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, konuyu kimseye anlatmaması uyarısında da bulundular. Bu korkutucu taleplere uyan Özveri, evine giderek 4 gremse ve 8 çeyrek altını alıp kuyumcuya gitmek üzere yola çıktı. Ancak, eşinin durumu fark edip durumu polise bildirmesiyle, polis ekipleri hızlı bir şekilde harekete geçti. Özveri, kuyumcuda altınları bozdurmak üzereyken kuyumcu Mehmet Akif Çatal, yaşlı adamın durumundan şüphelenerek polise bilgi verdi ve onu oyalamaya çalıştı. Ekipler tarafından uyarılan ancak ilk başta polislere inanmayan Özveri, kimliklerini gösteren polislerin kendisini dolandırmaya çalıştıklarını anlatmasıyla son anda altınları bozdurmaktan vazgeçti. Eşinin dikkati, kuyumcu ve polis ekiplerinin özverili çalışması sayesinde Özveri, 232 bin TL değerindeki altınları dolandırıcılara kaptırmaktan son anda kurtuldu.