Yerel Haberler
Tokat
14 Mart 2026 Cumartesi - 12:23 Atalarının develerle gittiği umre yolculuğunu onlar motosikletleri ile yaptı Tokat’tan motosikletle yola çıkan 2 arkadaş, 17 günde 3 ülke geçerek 6 bin 500 kilometrelik yolculukla kutsal topraklara ulaşarak umre ibadetini gerçekleştirdi. Tokatlı iki motosiklet tutkunu Murat Şahin ve Harun Dondurur, Türkiye’nin farklı şehirlerinden 6 arkadaşlarıyla birlikte motosikletle umre ziyareti yaparak dikkat çeken bir yolculuğa imza attı. 25 Şubat’ta Tokat’tan yola çıkan ekip, 17 gün süren ve yaklaşık 6 bin 500 kilometreyi bulan yolculuğun ardından kutsal toprakları ziyaret ederek Türkiye’ye döndü. Motosikletleriyle Suriye ve Ürdün üzerinden Suudi Arabistan’a ulaşan grup, Medine ve Mekke’ye giderek umre ibadetini yerine getirdi. Yolculuk boyunca farklı deneyimler yaşayan ekip, dönüşte Tokat’ta akraba ve arkadaşları tarafından ilahiler eşliğinde karşılandı. 17 günde 3 ülke geçtiler Yolculuğa ilişkin konuşan Murat Şahin, sekiz motosiklet tutkunu arkadaşın Türkiye’nin farklı şehirlerinden hareket ederek motosikletle umre yolculuğu gerçekleştirdiğini belirtti. 17 günde motosiklet ile 6 bin 500 kilometre yol gittiklerini söyleyen Şahin; "Suriye’de insanlar sosyal medyadan bize ulaşıp evlerine davet etti. Yemekler ikram ettiler. Çok duygulandık. Aslında Suriye’de geçmemiz gereken mesafe 350 kilometreydi ancak misafirperverlikleri nedeniyle üç günümüz orada geçti" dedi. Hicaz demiryolu hattında motosiklet ile duygusal yolculuk Medine ve Mekke’de umre ibadetini yerine getirdiklerini anlatan Şahin, dönüş yolculuğunda duygusal anlar yaşadıklarını da belirterek, "Hicaz demiryolu hattı üzerinde ilerledik. Yol boyunca geçmişte hac ve umre yolculuklarında vefat eden Türklerin mezarlarını ziyaret ederek dua ettik" ifadelerini kullandı. Motosikletle yaptıkları umre yolculuğunun kendileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu ifade eden Murat Şahin ve Harun Dondurur, kutsal topraklara farklı yollarla ulaşmanın ayrı bir anlam taşıdığını belirterek bu tür yolculukların herkese nasip olmasını temenni ettiler.
Faydaları saymakla bitmiyor, fiyatıyla dudak uçuklatıyor
08 Haziran 2024 Cumartesi - 09:53 Faydaları saymakla bitmiyor, fiyatıyla dudak uçuklatıyor Tokat’ta nesli koruma altında olan ve nadir bulunan akzambak çiçeği, sağlığa faydaları ve fiyatıyla dikkat çekiyor. Akzambak çiçeğinin özellikle poleni ve yaprakları hem yerel hem de uluslararası pazarda büyük ilgi görüyor. Akzambak çiçeğinin özgün aroması ve görselliğiyle bilinen bu nadide bitkinin poleni, boya yapımında kullanılmasının yanı sıra bal ile karıştırıldığında karaciğerin yenilenmesine yardımcı oluyor. Yaprakları ise doğal bir antibiyotik özelliğine sahip. Ürünlerinin uluslararası alandaki talebinin yüksek olduğunu vurgulayan akzambak üreticisi Erdi Can Aydemir, özellikle yurt dışındaki müşterilerin sağlıklarını önemsediklerini belirtiyor. Akzambak poleni özellikle organik boya yapımında tercih edilirken, yaprakları da çeşitli sağlık sorunlarına şifa kaynağı olmasıyla biliniyor. Tokat’ın değerli çiçeği akzambak, hem ekonomiye katkı sağlayarak bölge ekonomisine canlılık kazandırıyor hem de sağlık açısından önemli bir kaynak olarak yerel ve uluslararası pazarda talep görüyor. “Çayını Almanya, Hollanda ve Fransa’ya polenini ise Zurih’e gönderiyoruz” Yurt dışından polen ve yapraklarına talebin fazla olduğunu söyleyen akzambak üreticisi Erdi Can Aydemir; “Çiçeğini topluyoruz. Ortasındaki polenleri de makas yardımıyla alıyoruz. Şu gördüğünüz polendir başka bir kaba koyuyoruz. Çiçekleri başka bir kaba koyuyoruz. Polenleri daha sonra elek yardımıyla eliyoruz ve kurutmaya bırakıyoruz. Poleni boya yapımında kullanılmaktadır. Bal ile karıştırılıp yenildiğinde karaciğerin yenilenmesini sağlıyor. Topladığımızı çiçeklerin yapraklarından çayı meydana geliyor. Her sabah ve akşam içilmelidir. Baş ağrısı, sinüzit ve nefes darlıklarına iyi geliyor. Hem yurt içinden hem de yurt dışından talebimiz var. Genellikle yurt dışından talep oluyor. Yurt dışındakiler sağlıklarını çok düşünüyorlar. Polenimiz organik boya yapımında kullanılmaktadır. Kilosu 5 bin Euro civarındadır. Çayımızı ise yurt dışına 2 bin 500 Euro civarında gönderiyoruz. Çayımızı Adana başta olmak üzere yurt dışında Almanya, Hollanda ve Fransa gibi yüksek verim olan yerlere gönderiyoruz. Polenini Zurih’e organik boya fabrikasına gönderiyoruz” dedi.
Anadolu kavalı batı flütüne karşı
07 Haziran 2024 Cuma - 10:42 Anadolu kavalı batı flütüne karşı Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tokat Valiliği, batı flütüne alternatif olarak Anadolu’nun kaval projesini başlattı. Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge birimi ve Tokat Valiliği iş birliğiyle ’batı flütünden dilli kavala projesi’ hayata geçirildi. Proje kapsamında özellikle ilkokuldaki müzik derslerinde çalınan batı flütü yerine Anadolu’nun kültürü olan ve çoban sazı olarak bilinen kavala geçiş için çalışma başlatıldı. Türkiye’de ilk olarak yapılan bu projeyle Türk müziğinin ruhunu koruyarak gelecek nesillere otantik ve makamsal olarak aktarmak adına batı müziği enstrümanı olan blok flüt yerine öz çalgımız ’dilli kaval projesi’ hayata geçirildi. Tokat’ın Niksar ilçesinde yaşayan kaval ustası Yaşar Güç, 2009 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Kültür Mirası Listesi’ne “Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak kaydedildi. Yapılan dilli kavalların dağıtıldığı öğrenciler, müzik öğretmeni Burcu Ağıl ve kaval ustası Yaşar Güç’ten flüt yerine kaval çalma eğitimi aldı. "Batı müziğinin bizim sesimizi kısmasına müsaade etmeyeceğiz" İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Kır, dilli kavalın Anadolu’nun zenginliğini gösterdiğini ifade ederek, "Musiki evrenseldir. Fakat musikinin her coğrafyada yansıyan farklı renk ve şekilleri vardır. Anadolu’da da bizim kültürümüze ve iç yapımıza, dünya görüşümüze uygun şekilde dile gelmiştir. Evrensel olan musiki bölgelerdeki farklılıklarıyla zenginlik kazanmaktadır. Dilli kaval da Anadolu’nun zenginliğini gösteriyor. Anadolu’da yani bu coğrafyada bu ses ortaya çıkmıştır. Buna benzer sesler de farklı yerlerde çıkmıştır. Bizim öz kültürümüz olduğu için bizi yansıttığı için bizim için çok önemlidir. Biz kendi kültürümüz yerel değerler üzerinden hareket ederek evrensele ulaşmamız gerekiyor. Batı müziğine karşı değiliz, mutlaka onları da öğrenmemiz gerekiyor ama batı müziğinin bizim müziğimize tahakküm etmesine, bizim sesimizi kısmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Etmememiz gerekiyor. Atalarımızın ortaya koymuş olduğu bu musikinin gelişimini günümüzde de yansıtmamız gerekiyor" dedi. "Bir millet kültürüne sahip çıktığı sürece ayakta kalabilir" Kaval ustası Yaşar Güç, kavalın çoban sazı olarak bilindiğini söyleyerek, "Kaval bilindiği üzere ilk defa çoban elinde görüldüğü için çoban sazı olarak biliniyor. Günümüzde hayvancılık ve çobanlık mesleğinin yok olmasıyla beraber kaval da yok olmaya yüz tutmuş çalgımızdır. Bir millet kültürüne sahip çıktığı sürece ayakta kalabilir. O yüzden bu kültürü yaşatmamız gerekiyor. Bu kavalı da yaşatmak açısından ilk öğretimde kullanılan flüt yerine ahşap kavalımızı kullanmamız ve yaşatmamız gerekiyordu. Bu bakımdan bu proje çok önemli oldu" diye konuştu. Türküleri milli çalgı kavalla çalmanın güzel olduğunu ifade eden öğrenciler de projede emeği geçen müzik öğretmeni Burcu ve eşi Murat Ağıl’a teşekkür etti.
Tokat’ta dev kelebek görüntülendi
06 Haziran 2024 Perşembe - 10:18 Tokat’ta dev kelebek görüntülendi Tokat’ın Yeşilyurt ilçesinde şeker pancarı tarlasında çalışan bir çiftçi, 17 santimetre kanat açıklığına sahip dev bir kelebek görüntüledi. Bu nadir görülen kelebek, Yeşilyurt’ta doğanın sunduğu sürprizlerin ve güzelliklerin bir göstergesi olarak hafızalara kazındı. Tokat’ta bir şeker pancarı tarlasında çiftçilik yapan Burhanettin Erden, alışılmadık bir manzarayla karşılaştı. Ağaç dalında dikkatini çeken büyük bir cisim üzerine yaklaşan Erden, şaşkınlıkla devasa bir kelebeği fark etti. İki kanat açıklığı 17 santimetreyi bulan kelebek, büyüklüğü ile dikkat çekti. Erden, kelebeği avuç içine aldığında kanatlarının avucunu tamamen kapladığını gördü. Bu eşsiz anı ölümsüzleştirmek için cep telefonu kamerasıyla kelebeğin birkaç fotoğrafını çeken Erden, kelebeğin bir süre şapkasının üstünde durmasına da tanık oldu. Ardından kelebek, uçarak bölgeden uzaklaştı. Bu olağanüstü keşif, Yeşilyurt’ta doğanın sunduğu sürprizlerin ve güzelliklerin bir göstergesi olarak hafızalara kazındı. “Doğanın dengesi değişiyor” Daha önce Yeşilyurt’ta bu tür kelebeği görmediğini söyleyen çiftçi Burhanettin Erden; “Arkadaşımla birlikte şeker pancarı tarlasında çalışırken ağaç dalında büyük bir kelebek olduğunu fark ettim. Kanat açıklığı 17 santimetre vardı. Birkaç tane resim çektikten sonra kelebek uçtu gitti. Yeşilyurt bölgesinde bu tür kelebekleri daha önce görmedim. Ender rastlanan bir durum daha önceden hiç böyle büyük kelebeğe ne rastladım ne de gördüm. Artık doğanın dengesi değişiyor. Kelebek gerçekten çok güzeldi” dedi.