Yerel Haberler
Trabzon
Chibuike Nwaiwu’ya Trabzon’da coşkulu karşılama 07 Ocak 2026 Çarşamba - 22:48:14 Trabzonspor’un yeni transferi Nijeryalı futbolcu Chibuike Nwaiwu, Trabzon’a geldi. Bordo-mavili takımın yeni transferi Chibuike Nwaiwu, Onuachu’nun transferde etkili olduğunu söyledi. Bordo-mavili kulübün, Avusturya Bundesliga ekiplerinden Wolfsberger AC’den kadrosuna kattığı 22 yaşındaki savunma oyuncusu, saat 22.00 sıralarında Trabzon’a ulaştı. Havalimanında taraftarların yoğun ilgisiyle karşılanan Nwaiwu, sevgi gösterilerine karşılık verdi. Trabzonspor’a transfer olmaktan dolayı mutlu olduğunu belirten Chibuike Nwaiwu, "Burada olduğum için çok mutluyum. Bu ailenin bir parçası olmak beni gururlandırdı. Taraftarlarımıza şunu söyleyebilirim; onlar için elimden gelenin en iyisini yapacağım. Transfer sürecim çok iyi geçti. Trabzonspor’u tercih etmemde milli takım kapısını açabilecek bir kulüp olması önemli bir etkendi" dedi. Takımdaki Nijeryalı futbolcu Paul Onuachu ile de görüştüğünü ifade eden Nwaiwu, "Onuachu’yu bir abi gibi görüyorum. Bu süreçte onunla konuştum, bana çok güzel şeyler söyledi. Ben de ona buraya geleceğimi söyledim. Transferimde onun da katkısı oldu" ifadelerini kullandı. "Taraftarımızın beklentilerine en iyi şekilde karşılık vermek istiyorum" Trabzonspor taraftarının Avrupa’nın en iyileri arasında yer aldığını vurgulayan Nwaiwu, "Taraftarlarımızın beklentilerine en iyi şekilde karşılık vermek istiyorum. Hocamın beni sahada nerede görmek istediği önemli. Farklı pozisyonlarda görev alabilen bir oyuncuyum. Birbirini seven bir oyuncu grubunun içine geldim. Burada iyi bir aile ortamı olduğunu görüyorum. Taraftarlarımızla birlikte birçok zorluğun üstesinden geleceğimize inanıyorum" diye konuştu. Bordo-mavili taraftarların coşkuyla karşıladığı Chibuike Nwaiwu, daha sonra kendisini bekleyen araca binerek havalimanından ayrıldı. Nijeryalı futbolcunun Trabzonspor’da 27 numaralı formayı giyeceği öğrenildi.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:39 Ahmet Kazaz: "Trabzon’un gidişatı alarm veriyor" Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Üyesi Ahmet Kazaz, Trabzon’un ihracat, sanayi ve demografik verilerinin ciddi bir kırılmaya işaret ettiğini belirterek "Şehrin geleceği kolektif akıl ve doğru modelleme ile yeniden inşa edilmelidir" dedi. Türkiye’nin ihracat ve ithalat rakamlarının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Üyesi Ahmet Kazaz, Trabzon’un ekonomik göstergelerinin ülke ortalamasının gerisinde kaldığını söyledi. Türkiye genelinde mal ihracatının yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Kazaz, Trabzon’un ihracatının ise 2024 yılına göre yüzde 22,4 düşüşle 2025’te 1 milyar 73 milyon dolar olarak gerçekleştiğine dikkat çekti. Kazaz, bu gerilemede fındık ihracatındaki düşüşün önemli payı olduğunu ifade etti. "Demografik yapı da risk sinyali veriyor" Şehrin ticari ve demografik verilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kazaz, Trabzon’un mevcut gidişatını "Freni patlamış bir kamyonun yokuş aşağı ilerlemesine" benzetti. Türkiye genelinde nüfus artışı sürerken, Trabzon’da nüfusun azaldığını belirten Kazaz, genç nüfusun şehirden ayrılması, emekli nüfusun artması ve çalışan sayısındaki düşüşün tabloyu daha da ağırlaştırdığını söyledi. "Büyük firma sayısında gerideyiz" Türkiye genelinde yapılan Birinci ve İkinci 500 Büyük Firma Araştırmalarına da değinen Kazaz, 2024 verilerine göre Trabzon’un yalnızca 3 firma ile listelerde yer alabildiğini, Samsun’un 13, Ordu’nun 8 ve Giresun’un 5 firma ile Trabzon’un önünde olduğunu kaydetti. Bu durumun sanayi ve üretim yapısının yeniden ele alınması gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi. "Trabzon’un güçlü avantajları var" Tüm olumsuzluklara rağmen Trabzon’un önemli fırsatlara sahip olduğunun altını çizen Kazaz, kentin iklim değişikliği, su kaynakları ve deprem riski açısından avantajlı bir coğrafyada bulunduğunu ifade etti. Kazaz, üniversiteler, lojistik konum, fiber altyapı ve güçlü diaspora yapısının Trabzon’un potansiyelini artırdığını söyledi. "Şehrin geleceği için ortak akıl şart" Trabzon’un bütüncül bir modellemeye ihtiyaç duyduğunu belirten Kazaz, şehrin tüm paydaşlarının ortak akıl ve takım bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. "Şehrin reçetesi, bireysel öngörülerle değil; kolektif bir vizyonla hazırlanmalıdır. Kadim şehir Trabzon’un bu eksi gidişine hep birlikte ‘dur’ demeliyiz. Unutulmamalıdır ki, yönü olmayanın yolu olmaz" diyen Kazaz, belirlenen yol haritası doğrultusunda herkesin kendi alanında sorumluluk almasının önemine dikkat çekti.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:40 Çöp sanılan servet: Kent madenciliği Kullanım ömrünü tamamlayan hurdalığa ayrılan elektronik eşyalar, dünyada "kent madenciliği" yöntemiyle yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Cep telefonu, bilgisayar, beyaz eşya ile hurda araçlardaki kablo ve bataryalardan elde edilen bakır, altın ve diğer değerli metaller geri dönüştürülerek sanayiye kazandırılıyor. Kent madenciliği sayesinde doğal kaynak kullanımı azalırken, elektronik atıkların çevreye verdiği zarar da en aza indiriliyor. Özellikle büyük şehirlerde artan atık miktarıyla birlikte yaygınlaşan bu çalışmalar, çevre kirliliğinin önlenmesine ve döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Maden Mühendisliği Bölümü Cevher Kömür Hazırlama ve Değerlendirme Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Ersin Yener Yazıcı, "Kent madenciliğini yeraltından üretim yaptığımız madenciliğin bir devamı ve bir parçası olarak görmemiz lazım" dedi. Klasik madencilikten elde edilen madenleri çeşitli işlemlerden sonra ürünlere dönüştürüldüğüne dikkat çeken Yazıcı "Arabalar, bilgisayarlarımız ve içinde yaşadığımız evler bunların hepsi bu madenlerden üretiliyor. Belli bir zaman sonra bunların ömrü dolunca atıl hale geliyor. Bu zamandan sonra da bir ikincil kaynak haline geliyor. Çünkü içinde değerli madenler, metaller barındırıyor. Biz bunları değerlendirdiğimizde yeniden ekonomiye geri kazandırdığımızda kent madenciliğini gerçekleştirmiş oluyoruz" şeklinde konuştu. "Çekmeceye attığımız bir telefon aslında içinde hala bir devre kartı, mıknatıs ve çeşitli elektronik devreler barındırıyor" Kent madenciliğinin yeşil dönüşümün anahtar kaynakları arasında yer aldığını belirten Yazıcı, "Özellikle yeşil ve enerji dönüşümü çerçevesinde çok büyük miktarda hammaddeye ihtiyacımız var. Kullandığımız telefonlar, bilgisayarlar ve bunların ötesinde özellikle son yıllarda artmaya başlayan elektrikli araçlar bunlarda kullanılan bataryalar hepsi için lityum, nikel, kobalt, mangan, kobalt gibi birçok hammaddeye ihtiyacımız var. Avrupa Birliği, gelişmiş ülkeler ve biz de dahil olmak üzere bu hammaddeleri kritik hammadde olarak tanımladık. Bunların hem normal klasik madencilikle hem de kent madenciliği ile ekonomiye geri kazandırılması artık hayati bir noktaya geldi. Çekmeceye attığımız bir telefon aslında içinde hala bir devre kartı, mıknatıs ve çeşitli elektronik devreler barındırıyor. Bunların içinde hala bakır, altın ve paladyum var. Bunlarda yeraltında bulunan cevherlere göre çok yüksek miktarda bulunuyorlar. Bizim teknik terminoloji ile metal tenörleri yani metal içerikleri çok daha yüksek. Biz nasıl madenlerden metalleri kazanıyor ve üretiyorsak geri dönüşüm içinde uyguladığımız prosesler aslında bunların bir benzeri. Tek farkı birine madenlerden metalleri kazanmakta uyguluyoruz. Diğerini de kentsel atıklardan kazanmaktan uyguluyoruz. Bunlar da temel olarak cevher zenginleştirme teknolojilerine dayanıyor. Mineralleri fiziksel özelliklerine göre nasıl ayırıyorsak kentsel atıklardaki metalleri de plastikleri de veya farklı bileşenleri de fiziksel özelliklerine göre ayırabiliyoruz. Bundan sonra da metalurjik (hidrometalurjik, pirometalurjik) işlemler uyguluyoruz. Dolayısıyla ben de içinde bulunduğum disiplin çerçevesinde aynı bir madenden nasıl metalleri kazanıyorsak elektronik atık ve farklı atıklardan da metalleri kazanmak için benzer teknolojileri kullanıyoruz" diye konuştu. "Biz aslında cebimizde ya da bindiğimiz arabada bir servetle geziyoruz" Elektronik atıkların barındırdıkları yüksek metal içeriğiyle stratejik bir kaynak olarak öne çıktığını kaydeden Yazıcı, "Elektronik atıklarda normal doğada bulunan altın cevherlerine göre bin kata kadar daha fazla altın bulunuyor. Bakır içeriği çok çok daha fazla. Bunun dışında gümüş, paladyum ve nadir toprak elementleri barındırıyor. Biz aslında cebimizde ya da bindiğimiz arabada bir servetle geziyoruz. Bunun kullanım ömrü dolduğunda aslında içindeki metal hala ekonomik değerini koruyor. Dolayısıyla hedefimiz bu ekonomik değeri yeniden ekonomiye kazandırmak olmalı. Özellikle bu kritik ve stratejik hammaddeler konusunda bütün dünya Çin’e bağımlı. Tedarik zinciri çok büyük oranda Çin’in tekelinde. Avrupa Birliği ve diğer ülkeler bu tekeli kırmak için hem kendi madencilik yatırımlarını arttırmaya çalışıyor aynı zamanda da geri dönüşüm oranını arttırmaya gayret ediyorlar. Biz de sınırlı kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmak, çevresel etkiyi en aza indirmek için hem madencilik yatırımlarını çevresel etkisi en az olacak şekilde arttırmalıyız. Hem de aynı zamanda bu kentsel atıklardan geri dönüşüm desteklerini, çabalarını ve Ar-Ge faaliyetlerini desteklemeliyiz" ifadelerini kullandı. "Dünyada elektronik atık üretimi son istatistiklere göre 62 milyon ton civarında" Toplanan elektronik atık miktarının dünya genelinde yüzde 22 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Yazıcı, "Bölümümüz kendi alanında hem ulusal sıralamalarda hem de uluslararası sıralamalarda ön sıralarda yer alıyor. Biz bölüm olarak sadece madenlerden üretim konularında değil atıkların da değerlendirilmesi konusunda önemli Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Örneğin inşaat atıklarının yer altında macun dolguda kullanımından atıkların mermer kesmede kullanımına kadar elektronik atıklardan bakır, altın, gümüş, paladyum kazanımına kadar çalışmalarımız var. Dünyada elektronik atık üretimi son istatistiklere göre 62 milyon ton civarında. Bunun da 60 milyar dolardan daha fazla bir ekonomik değeri var. Dolayısıyla biz özellikle ithal ettiğimiz elektronik ürünler, elektrikli araçlar veya içinde yüksek teknoloji olan her tür ürün hatta artık kıyafetlerimizde bile bunlar kullanmaya başlandı giyilebilir teknoloji diyoruz artık bunların geri dönüşümü çok daha hayati bir noktaya geldi. Bu bizim aynı zamanda hammadde bağımlılığımızı da azaltacak önemli bir neden olacak. Dünyada yaşanan sıkıntılar ve fırsatlar aynı zamanda ülkemiz için geçerli. Toplanan elektronik atık miktarı dünyada hala çok sınırlı yüzde 22’lerde Türkiye’de de bu oran yine düşük ama bunun artırılmasına yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın faaliyetleri var. Sıfır atık projesi ile de bu yönde bir farkındalık sağlandı. Ama özellikle Ar-Ge çalışmalarına, geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren firmalara daha çok destek verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada yine ülkemizde maden aramasıyla ya da bunların üretimi ile ilgili faaliyette bulunan bildiğimiz Maden Tetik Arama (MTA) kurumumuzun da içinde olduğu bir projede elektronik atıklardan metallerin kazanımı yönelik bazı faaliyetler yapıldığını da biliyoruz. Bunlar çok olumlu gelişmeler" dedi.
Chibuike Nwaiwu’ya Trabzon’da coşkulu karşılama
07 Ocak 2026 Çarşamba - 22:48 Chibuike Nwaiwu’ya Trabzon’da coşkulu karşılama Trabzonspor’un yeni transferi Nijeryalı futbolcu Chibuike Nwaiwu, Trabzon’a geldi. Bordo-mavili takımın yeni transferi Chibuike Nwaiwu, Onuachu’nun transferde etkili olduğunu söyledi. Bordo-mavili kulübün, Avusturya Bundesliga ekiplerinden Wolfsberger AC’den kadrosuna kattığı 22 yaşındaki savunma oyuncusu, saat 22.00 sıralarında Trabzon’a ulaştı. Havalimanında taraftarların yoğun ilgisiyle karşılanan Nwaiwu, sevgi gösterilerine karşılık verdi. Trabzonspor’a transfer olmaktan dolayı mutlu olduğunu belirten Chibuike Nwaiwu, "Burada olduğum için çok mutluyum. Bu ailenin bir parçası olmak beni gururlandırdı. Taraftarlarımıza şunu söyleyebilirim; onlar için elimden gelenin en iyisini yapacağım. Transfer sürecim çok iyi geçti. Trabzonspor’u tercih etmemde milli takım kapısını açabilecek bir kulüp olması önemli bir etkendi" dedi. Takımdaki Nijeryalı futbolcu Paul Onuachu ile de görüştüğünü ifade eden Nwaiwu, "Onuachu’yu bir abi gibi görüyorum. Bu süreçte onunla konuştum, bana çok güzel şeyler söyledi. Ben de ona buraya geleceğimi söyledim. Transferimde onun da katkısı oldu" ifadelerini kullandı. "Taraftarımızın beklentilerine en iyi şekilde karşılık vermek istiyorum" Trabzonspor taraftarının Avrupa’nın en iyileri arasında yer aldığını vurgulayan Nwaiwu, "Taraftarlarımızın beklentilerine en iyi şekilde karşılık vermek istiyorum. Hocamın beni sahada nerede görmek istediği önemli. Farklı pozisyonlarda görev alabilen bir oyuncuyum. Birbirini seven bir oyuncu grubunun içine geldim. Burada iyi bir aile ortamı olduğunu görüyorum. Taraftarlarımızla birlikte birçok zorluğun üstesinden geleceğimize inanıyorum" diye konuştu. Bordo-mavili taraftarların coşkuyla karşıladığı Chibuike Nwaiwu, daha sonra kendisini bekleyen araca binerek havalimanından ayrıldı. Nijeryalı futbolcunun Trabzonspor’da 27 numaralı formayı giyeceği öğrenildi.
Ahmet Kazaz: "Trabzon’un gidişatı alarm veriyor"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:39 Ahmet Kazaz: "Trabzon’un gidişatı alarm veriyor" Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Üyesi Ahmet Kazaz, Trabzon’un ihracat, sanayi ve demografik verilerinin ciddi bir kırılmaya işaret ettiğini belirterek "Şehrin geleceği kolektif akıl ve doğru modelleme ile yeniden inşa edilmelidir" dedi. Türkiye’nin ihracat ve ithalat rakamlarının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Üyesi Ahmet Kazaz, Trabzon’un ekonomik göstergelerinin ülke ortalamasının gerisinde kaldığını söyledi. Türkiye genelinde mal ihracatının yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Kazaz, Trabzon’un ihracatının ise 2024 yılına göre yüzde 22,4 düşüşle 2025’te 1 milyar 73 milyon dolar olarak gerçekleştiğine dikkat çekti. Kazaz, bu gerilemede fındık ihracatındaki düşüşün önemli payı olduğunu ifade etti. "Demografik yapı da risk sinyali veriyor" Şehrin ticari ve demografik verilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kazaz, Trabzon’un mevcut gidişatını "Freni patlamış bir kamyonun yokuş aşağı ilerlemesine" benzetti. Türkiye genelinde nüfus artışı sürerken, Trabzon’da nüfusun azaldığını belirten Kazaz, genç nüfusun şehirden ayrılması, emekli nüfusun artması ve çalışan sayısındaki düşüşün tabloyu daha da ağırlaştırdığını söyledi. "Büyük firma sayısında gerideyiz" Türkiye genelinde yapılan Birinci ve İkinci 500 Büyük Firma Araştırmalarına da değinen Kazaz, 2024 verilerine göre Trabzon’un yalnızca 3 firma ile listelerde yer alabildiğini, Samsun’un 13, Ordu’nun 8 ve Giresun’un 5 firma ile Trabzon’un önünde olduğunu kaydetti. Bu durumun sanayi ve üretim yapısının yeniden ele alınması gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi. "Trabzon’un güçlü avantajları var" Tüm olumsuzluklara rağmen Trabzon’un önemli fırsatlara sahip olduğunun altını çizen Kazaz, kentin iklim değişikliği, su kaynakları ve deprem riski açısından avantajlı bir coğrafyada bulunduğunu ifade etti. Kazaz, üniversiteler, lojistik konum, fiber altyapı ve güçlü diaspora yapısının Trabzon’un potansiyelini artırdığını söyledi. "Şehrin geleceği için ortak akıl şart" Trabzon’un bütüncül bir modellemeye ihtiyaç duyduğunu belirten Kazaz, şehrin tüm paydaşlarının ortak akıl ve takım bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. "Şehrin reçetesi, bireysel öngörülerle değil; kolektif bir vizyonla hazırlanmalıdır. Kadim şehir Trabzon’un bu eksi gidişine hep birlikte ‘dur’ demeliyiz. Unutulmamalıdır ki, yönü olmayanın yolu olmaz" diyen Kazaz, belirlenen yol haritası doğrultusunda herkesin kendi alanında sorumluluk almasının önemine dikkat çekti.
Çöp sanılan servet: Kent madenciliği
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:40 Çöp sanılan servet: Kent madenciliği Kullanım ömrünü tamamlayan hurdalığa ayrılan elektronik eşyalar, dünyada "kent madenciliği" yöntemiyle yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Cep telefonu, bilgisayar, beyaz eşya ile hurda araçlardaki kablo ve bataryalardan elde edilen bakır, altın ve diğer değerli metaller geri dönüştürülerek sanayiye kazandırılıyor. Kent madenciliği sayesinde doğal kaynak kullanımı azalırken, elektronik atıkların çevreye verdiği zarar da en aza indiriliyor. Özellikle büyük şehirlerde artan atık miktarıyla birlikte yaygınlaşan bu çalışmalar, çevre kirliliğinin önlenmesine ve döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Maden Mühendisliği Bölümü Cevher Kömür Hazırlama ve Değerlendirme Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Ersin Yener Yazıcı, "Kent madenciliğini yeraltından üretim yaptığımız madenciliğin bir devamı ve bir parçası olarak görmemiz lazım" dedi. Klasik madencilikten elde edilen madenleri çeşitli işlemlerden sonra ürünlere dönüştürüldüğüne dikkat çeken Yazıcı "Arabalar, bilgisayarlarımız ve içinde yaşadığımız evler bunların hepsi bu madenlerden üretiliyor. Belli bir zaman sonra bunların ömrü dolunca atıl hale geliyor. Bu zamandan sonra da bir ikincil kaynak haline geliyor. Çünkü içinde değerli madenler, metaller barındırıyor. Biz bunları değerlendirdiğimizde yeniden ekonomiye geri kazandırdığımızda kent madenciliğini gerçekleştirmiş oluyoruz" şeklinde konuştu. "Çekmeceye attığımız bir telefon aslında içinde hala bir devre kartı, mıknatıs ve çeşitli elektronik devreler barındırıyor" Kent madenciliğinin yeşil dönüşümün anahtar kaynakları arasında yer aldığını belirten Yazıcı, "Özellikle yeşil ve enerji dönüşümü çerçevesinde çok büyük miktarda hammaddeye ihtiyacımız var. Kullandığımız telefonlar, bilgisayarlar ve bunların ötesinde özellikle son yıllarda artmaya başlayan elektrikli araçlar bunlarda kullanılan bataryalar hepsi için lityum, nikel, kobalt, mangan, kobalt gibi birçok hammaddeye ihtiyacımız var. Avrupa Birliği, gelişmiş ülkeler ve biz de dahil olmak üzere bu hammaddeleri kritik hammadde olarak tanımladık. Bunların hem normal klasik madencilikle hem de kent madenciliği ile ekonomiye geri kazandırılması artık hayati bir noktaya geldi. Çekmeceye attığımız bir telefon aslında içinde hala bir devre kartı, mıknatıs ve çeşitli elektronik devreler barındırıyor. Bunların içinde hala bakır, altın ve paladyum var. Bunlarda yeraltında bulunan cevherlere göre çok yüksek miktarda bulunuyorlar. Bizim teknik terminoloji ile metal tenörleri yani metal içerikleri çok daha yüksek. Biz nasıl madenlerden metalleri kazanıyor ve üretiyorsak geri dönüşüm içinde uyguladığımız prosesler aslında bunların bir benzeri. Tek farkı birine madenlerden metalleri kazanmakta uyguluyoruz. Diğerini de kentsel atıklardan kazanmaktan uyguluyoruz. Bunlar da temel olarak cevher zenginleştirme teknolojilerine dayanıyor. Mineralleri fiziksel özelliklerine göre nasıl ayırıyorsak kentsel atıklardaki metalleri de plastikleri de veya farklı bileşenleri de fiziksel özelliklerine göre ayırabiliyoruz. Bundan sonra da metalurjik (hidrometalurjik, pirometalurjik) işlemler uyguluyoruz. Dolayısıyla ben de içinde bulunduğum disiplin çerçevesinde aynı bir madenden nasıl metalleri kazanıyorsak elektronik atık ve farklı atıklardan da metalleri kazanmak için benzer teknolojileri kullanıyoruz" diye konuştu. "Biz aslında cebimizde ya da bindiğimiz arabada bir servetle geziyoruz" Elektronik atıkların barındırdıkları yüksek metal içeriğiyle stratejik bir kaynak olarak öne çıktığını kaydeden Yazıcı, "Elektronik atıklarda normal doğada bulunan altın cevherlerine göre bin kata kadar daha fazla altın bulunuyor. Bakır içeriği çok çok daha fazla. Bunun dışında gümüş, paladyum ve nadir toprak elementleri barındırıyor. Biz aslında cebimizde ya da bindiğimiz arabada bir servetle geziyoruz. Bunun kullanım ömrü dolduğunda aslında içindeki metal hala ekonomik değerini koruyor. Dolayısıyla hedefimiz bu ekonomik değeri yeniden ekonomiye kazandırmak olmalı. Özellikle bu kritik ve stratejik hammaddeler konusunda bütün dünya Çin’e bağımlı. Tedarik zinciri çok büyük oranda Çin’in tekelinde. Avrupa Birliği ve diğer ülkeler bu tekeli kırmak için hem kendi madencilik yatırımlarını arttırmaya çalışıyor aynı zamanda da geri dönüşüm oranını arttırmaya gayret ediyorlar. Biz de sınırlı kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmak, çevresel etkiyi en aza indirmek için hem madencilik yatırımlarını çevresel etkisi en az olacak şekilde arttırmalıyız. Hem de aynı zamanda bu kentsel atıklardan geri dönüşüm desteklerini, çabalarını ve Ar-Ge faaliyetlerini desteklemeliyiz" ifadelerini kullandı. "Dünyada elektronik atık üretimi son istatistiklere göre 62 milyon ton civarında" Toplanan elektronik atık miktarının dünya genelinde yüzde 22 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Yazıcı, "Bölümümüz kendi alanında hem ulusal sıralamalarda hem de uluslararası sıralamalarda ön sıralarda yer alıyor. Biz bölüm olarak sadece madenlerden üretim konularında değil atıkların da değerlendirilmesi konusunda önemli Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Örneğin inşaat atıklarının yer altında macun dolguda kullanımından atıkların mermer kesmede kullanımına kadar elektronik atıklardan bakır, altın, gümüş, paladyum kazanımına kadar çalışmalarımız var. Dünyada elektronik atık üretimi son istatistiklere göre 62 milyon ton civarında. Bunun da 60 milyar dolardan daha fazla bir ekonomik değeri var. Dolayısıyla biz özellikle ithal ettiğimiz elektronik ürünler, elektrikli araçlar veya içinde yüksek teknoloji olan her tür ürün hatta artık kıyafetlerimizde bile bunlar kullanmaya başlandı giyilebilir teknoloji diyoruz artık bunların geri dönüşümü çok daha hayati bir noktaya geldi. Bu bizim aynı zamanda hammadde bağımlılığımızı da azaltacak önemli bir neden olacak. Dünyada yaşanan sıkıntılar ve fırsatlar aynı zamanda ülkemiz için geçerli. Toplanan elektronik atık miktarı dünyada hala çok sınırlı yüzde 22’lerde Türkiye’de de bu oran yine düşük ama bunun artırılmasına yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın faaliyetleri var. Sıfır atık projesi ile de bu yönde bir farkındalık sağlandı. Ama özellikle Ar-Ge çalışmalarına, geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren firmalara daha çok destek verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada yine ülkemizde maden aramasıyla ya da bunların üretimi ile ilgili faaliyette bulunan bildiğimiz Maden Tetik Arama (MTA) kurumumuzun da içinde olduğu bir projede elektronik atıklardan metallerin kazanımı yönelik bazı faaliyetler yapıldığını da biliyoruz. Bunlar çok olumlu gelişmeler" dedi.
Arsin’e 62 milyonluk makyaj
06 Ocak 2026 Salı - 12:39 Arsin’e 62 milyonluk makyaj Trabzon’un Arsin ilçesinde Sahil Parkı Onarım Projesi ile ilçenin sahil bandı modern, estetik ve işlevsel bir yapıya kavuşturulacak. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Arsin ilçesinin en önemli sosyal yaşam alanlarından biri olan sahil parkı için düğmeye bastı. 62 milyon TL’ye ihalesi yapılan ve sözleşme süreci tamamlanan Arsin Sahil Parkı Onarım Projesi kapsamında, park alanında yenileme çalışmaları başlatılacak. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülecek proje ile sahil parkı modern, estetik ve işlevsel bir yapıya kavuşturulacak, parkın doğu bölümünde yer alan meydana salıncaklı pergola yapılacak. Ayrıca, etkinlik köprüsü tamamen yenilenecek, üzeri kapatılacak ve köprü üzerine 8 adet piknik masası yerleştirilecek. Mevcut plak taş döşemeler kaldırılarak park genelinde baskı asfalt uygulaması yapılacak. Toplam 5 bin 807 metrekarelik meydan alanının bin 212 metrekaresi, 41 araçlık otopark olarak düzenlenecek. Park alanında zemini traverten taşlarla kaplanacak sanat sokağı oluşturulacak. Mevcut oturma bankları yenilenecek, kırık ve çatlak bölümler onarılarak yeniden boyanacak. Çakıl kaplı alanlar ise kaldırılarak yeşil alanlara dönüştürülecek. Bisiklet ve yürüyüş yolları da proje kapsamında tamamen yenilenecek. Bin 707 metre uzunluğundaki bisiklet yolu ile bin 438 metre uzunluğundaki yürüyüş yolu baskı asfaltla kaplanacak. Parka ayrıca 11’li bisiklet park alanı, fotoğraf çekim noktaları, akrilik zeminli sokak oyun alanları ve 2 adet çeşme yapılacak. Restoran önünde bulunan mevcut taş döşemeli otopark alanı da baskı asfaltla kaplanarak daha modern bir görünüme kavuşturulacak. Hami Mandıralı’nın heykeli dikilecek Park içerisinde özel bir alana Trabzonspor’un efsane isimlerinden Arsinli futbolcu Hami Mandıralı’nın heykeli yapılacak. Anıtın çevresi, ziyaretçilerin rahatça gezip fotoğraf çekebileceği şekilde düzenlenecek. Parkta 24 adet çatılı piknik masası ve barbekü alanı da yer alacak. Dere kenarındaki korkuluklar yenilenecek, mevcut 3 çocuk oyun alanı baştan sona elden geçirilecek. Ayrıca engelsiz çocuk oyun alanı inşa edilecek. Amfi alanındaki ahşap döşemeler değiştirilecek, alanın üzerine güneş ve yağmurdan koruyucu üst örtü yapılacak. Amfinin arkasında daha önce tırmanma alanı olarak kullanılan bölüm ise yeşil alana dönüştürülecek. Parkın simgelerinden olan çelik köprü tamamen yenilenecek. Çelik aksamlar zımparalanıp boyanacak, ahşap döşemeler değiştirilecek ve köprü üzeri kapatılarak orta bölümüne 8 adet piknik masası yerleştirilecek. Park içerisindeki güvenlik amirliği ve tuvalet binası da yenilenecek. Önümüzdeki günlerde yapımına başlanılacak olan çalışmaların 2026 sonuna kadar bitirilmesi hedefleniyor.
Trabzonspor 2026 yılına moralsiz girdi
06 Ocak 2026 Salı - 10:47 Trabzonspor 2026 yılına moralsiz girdi Turkcell Süper Kupa yarı final maçında Galatasaray’a 4-1 mağlup olan Trabzonspor, 2026 yılına moralsiz başladı. Bordo-mavililer, büyük maçlardaki galibiyet hasretini de 15 maça çıkardı. Turkcell Süper Kupa yarı final müsabakasında Galatasaray ile Trabzonspor Gaziantep’te karşı karşıya geldi. Gaziantep’e sakat ve eksik oyuncuların fazlalığı ile giden bordo-mavililer, sahadan 4-1 mağlup ayrılarak kupaya veda ederken, 2026 yılına ise moralsiz bir giriş yaptı. Trabzonspor’un son 2 yıldır büyük maçlarda yüzü gülmedi. 2024 ve 2025 yıllarında Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray’a karşı maç kazanamayan bordo-mavililer, yaklaşık 800 gündür İstanbul’un üç büyüklerine karşı oynadığı resmi mücadelelerde galip gelemedi. Karadeniz temsilcisi, 2026 yılının ilk günlerinde de bu hasretini sürdürerek, üç büyüklere karşı olan galibiyet hasretini 15 maça çıkardı. Fatih Tekke 7 maçta 1 beraberlik aldı Trabzonspor, Fatih Tekke yönetiminde geçen sezon Fenerbahçe ile deplasmanda oynadığı karşılaşmadan 4-1’lik yenilgiyle ayrıldı. Daha sonrasında Galatasaray’a ligde 2-0, Ziraat Türkiye Kupası finalinde ise 3-0 mağlup oldu. Bu sezon da Karadeniz ekibi, Tekke idaresinde deplasmanda Fenerbahçe’ye 1-0 kaybederken, Galatasaray ile golsüz beraberi kaldı. Lig’de Beşiktaş ile sahasında 3-3 berabere kalan Trabzonspor, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde sarı-kırmızılı takıma 4-1 mağlup oldu ve Fatih Tekke ile büyük maç kazanamama serisini 7 maça çıkardı. Trabzonspor’un son iki yıldaki derbi kabusu 2026 Galatasaray: 4 - Trabzonspor: 1 (Turkcell Süper Kupa yarı finali) 2025 15.02.2025: Beşiktaş : 2 - Trabzonspor: 1 06.04.2025: Fenerbahçe: 4 - Trabzonspor: 1 10.05.2025: Trabzonspor: 0 - Galatasaray: 2 14.05.2025: Galatasaray: 3 - Trabzonspor: 0 (Türkiye Kupası finali) 14.09.2025: Fenerbahçe: 1 - Trabzonspor: 0 01.11.2025: Galatasaray: 0 - Trabzonspor: 0 14.12.2025: Trabzonspor: 3 - Beşiktaş: 3 2024 21.01.2024: Trabzonspor: 1 - Galatasaray: 5 04.02.2024: Beşiktaş: 2 - Trabzonspor: 0 17.03.2024: Trabzonspor: 2 - Fenerbahçe: 3 23.05.2024: Beşiktaş: 3 - Trabzonspor: 2 (Türkiye Kupası finali) 15.09.2024: Trabzonspor: 1 - Beşiktaş: 1 03.11.2024: Trabzonspor: 2 - Fenerbahçe: 3 16.12.2024: Galatasaray: 4 - Trabzonspor: 3
Beklenen Gürcistan hamsisi gelmeyince tezgahlar buzhane hamsisine kaldı
06 Ocak 2026 Salı - 09:16 Beklenen Gürcistan hamsisi gelmeyince tezgahlar buzhane hamsisine kaldı Karadeniz’de bugünlerde hamsi avında belirgin bir düşüş yaşanırken, özellikle 1 Ocak itibariyle Türk balıkçılar tarafından Gürcistan karasularında başlayan hamsi avı şu ana kadar beklentileri karşılamadı. Balıkçılar bugünlerde Türk karasularında azalışa geçen hamsi avında umutlarını Gürcistan’dan gelecek hamsiye bağlamıştı. Ancak Gürcistan’dan beklenen hamsinin gelmediği belirten balıkçılar geçtiğimiz yıl da Gürcistan’dan istenilen hamsinin gelmediğini hatırlattı. Balıkçılar, bu sezon da durumun değişmediğini ifade ederek şu anda satılan hamsilerin buzhane hamsisi olduğunu belirterek gönül rahatlığıyla tüketilebileceğini söylediler. Balıkçı esnaflarından Adem Kaygusuz, yaptığı açıklamada "Gürcistan’dan beklenen hamsi gelmedi. Şu anda orada hamsi avı yapılıyor ancak gümrük giderlerinin pahalı olması nedeniyle buraya gönderilemiyor. Geçen sene de Gürcistan’dan hiç hamsi gelmemişti. Şu an sattığımız hamsiler teknelerde şoklanmış hamsiler. Vatandaşlara bu hamsileri gönül rahatlığıyla tüketmelerini tavsiye ediyorum; buzhane kokusu bile yok. Şu an bölgemizdeki sularda hiç hamsi yok. Belki İğneada taraflarında çok az miktarda vardır ancak buraya gelecek durumda değil. İstavrit ise günlük olarak geliyor ve tam yenecek kıvamda. Bu sene palamut yoktu, hamsi boldu" dedi. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış ise bu günlerde bol miktarda istavrit geldiğini ifade ederek "Gürcistan’dan hâlâ hamsi gelmedi ve piyasadaki hamsiler şoklu hamsilerden oluşuyor. Şu anda hamsi yok denecek kadar az, ancak bol miktarda istavrit geliyor. Havalar yavaş yavaş düzeldikçe diğer balık çeşitleri de tezgâhlarda yerini almaya başlayacak. Şu an istavritin yanı sıra barbun, mezgit, levrek, tirsi, karagöz, somon ve çupra çeşitlerimiz mevcut. Balık çeşitleri yavaş yavaş artıyor. Bölgemizdeki sularda hamsi avı neredeyse yok. Zaten hamsi göç balığı olduğu için bundan sonra geleceğini de pek tahmin etmiyorum" diye konuştu.
Büyükşehir Belediyesi on binlerce hayata dokundu
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:42 Büyükşehir Belediyesi on binlerce hayata dokundu Trabzon Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği hizmet ve desteklerle şehir genelinde binlerce aileye ve on binlerce vatandaşa ulaştı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nca yürütülen çalışmalar kapsamında, şehir genelinde on binlerce aile ve bireye sosyal destek sağlandı. Kart 61 hizmetinden her ay 21 bin 840 kişi yararlandı. Temel ihtiyaçların karşılanmasına katkı sunan bu uygulama, dar gelirli vatandaşlar için önemli bir destek mekanizması oldu. 2025 yılında, 15 metreküp su indiriminden 9 bin 662 aile, emeklilere yüzde 50 indirimli su hizmetinden ise 24 bin 2 aile faydalandı. Yaşlı, engelli ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik evde sıcak yemek hizmeti kapsamında bin 669 aileye her gün sıcak yemek ulaştırıldı. Yıl boyunca 2 bin 79 eve de temizlik hizmeti sunuldu. Engelsiz hizmetlerle günlük yaşam kolaylaşıyor Engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları azaltmaya yönelik hizmetler kapsamında Engelsiz Taksi uygulaması ile 2 bin 405 sefer gerçekleştirildi. Hareket kabiliyetini artırmaya yönelik desteklerde ise Engelli Araç Tamir Atölyesi aracılığıyla 748 araç bakım ve onarımdan geçirildi. Engelli bireylere 223 manuel ve 157 akülü araç yardımı yapıldı. Ayrıca yürüteç, koltuk değneği, beyaz baston ve engelli tuvaleti gibi ihtiyaçları kapsayan medikal malzeme yardımı çerçevesinde 52 kişiye destek sağlandı. Eğitim ve sosyal gelişimi desteklemek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında Engelsiz Yaşam Akademisi’nde 52, Gazipaşa Özel Bireyler Okulu’nda ise 27 özel gereksinimli kursiyer eğitim aldı. Engelli bireyler için sürdürülen öğle yemeği hizmeti kapsamında ise yıl boyunca 17 bin 658 öğün yemek ikram edildi. Başkan Genç: "Trabzon’da dayanışmayı büyüteceğiz" Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, sosyal belediyeciliği merkeze alan hizmet anlayışını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, "Özel bireylerimizin ve dezavantajlı vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran, ihtiyaç sahiplerine doğrudan dokunan sosyal desteklerimizi 2025 yılı boyunca daha da güçlendirdik. Hiç kimseyi yalnız ve geride bırakmayan bir anlayışla çalışıyoruz. Bir şehrin, en zayıfını kucakladığı kadar güçlü olduğu görüşünü benimsiyoruz. Ekonomik, sosyal ve insani tüm desteklerimizi 2026 yılında da imkanlarımız doğrultusunda artırarak sürdüreceğiz. Trabzon’umuzda dayanışma kültürünü büyütmeye ve her zaman hemşehrilerimizin yanlarında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Asmasu Şelalesi’ne yürüdüler
05 Ocak 2026 Pazartesi - 11:25 Asmasu Şelalesi’ne yürüdüler Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği tarafından Trabzun’un Araklı ilçesindeki Aytaş Asmasu Şelalesi’ne doğa yürüyüşü ve gezi programı düzenledi. 10 km’lik Doğa Yürüyüşü 5 saatte tamamlanırken, doğa severler yürüyüşten büyük zevk aldıklarını belirttiler. Yaptıkları yürüyüş ile ilgili bilgi veren Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz "Trabzon’un Araklı ilçesi Karadere Vadisi’nin önemli doğa güzelliği ile ön plana çıkan ve Aytaş Asmasu Şelalesi ile de son yıllarda Trabzon doğa turizminin gözdelerinden birisi olan bölgeye bir gezi düzenledik. Asmasu’dan başlayarak köyün içerisine yürüyerek gezme şansı elde ettik bölge bizim daha önceki yıllarda geziler düzenlediğimiz özellikle doğa yürüyüşü için çok özel bir coğrafya. Kara meşe ormanları, mezra alanı ve köye giderken tarihi taş duvarlı mahalleleri, insan emeğiyle oluşturulmuş tarihi bahçeleri ile birlikte özgür bir saha çok muhteşem bir doğa yürüyüş rotasını bünyesinde barındırıyor. Bu alan 10 kilometrelik belki Trabzon’un en güzel orman içi doğa yürüyüş yollarından biriydi. Aynı şekilde Asmasu Şelalesi’de 120 metre yüksekliği ile bölgenin görsel olarak en muhteşem ve hırçın yıl boyu 12 ay aktif suyu bulunması itibari ile de önemli bir şelalesi aslında. Araklı Trabzon’un nitelikli yüksek şelaleler açısından en zengin bölgesi konumundadır" dedi. "Şelalenin çevresine kesinlikle müdahale edilmemesi gerekiyor" "Asmasu gibi dört tane daha farklı bölgelerde yine şelaleleri bulunuyor ama bunların en yakın ve en bilineni Asmasu Şelalesi" diyen Erüz "Asmasu Şelalesi ile Çatak mevki arasında turizm amaçlı bir yol genişleme çalışması yapılmış ama yapılan çalışma turizm amacı ile yapılmış olsa da doğaya saygılı bir hareket bir düzenleme yapılmadığı için yolun üst kotunda yarmalarla yolun hemen altındaysa dolgularla birlikte hem ağaçların yıkılmasına hem de yamaçta moloz olarak iler ki dönemde akmalara sebep olacak bir yapı ortaya çıkarmış. Doğa turizminde yolun çok geniş olması değil olabildiğince dar ama nitelikli doğa ile iç içe, yarmalarla kendini göstermeyen olabildiğince alt üst kotuyla birbirine uyumlu bir şekilde olması tercih edilir. Dar olması değil mümkünse bakımlı olması yeterlidir, asfalt olması şart değildir. Gideceğimiz destinasyon göreceğimiz tarihi mekana araçla gitmek gibi bir algı oluşmuş, bu doğru değil. Çünkü araçta dibine kadar gittiğiniz yeri bir süre sonra tüketirsiniz, bozarsınız, kirletirsiniz. Bizim bölgemizdeki bir çok alanda da bunu görüyoruz. Bu tür alanlarda yol çalışması yapılırken mutlaka Jeoloji Mühendisleri Odası ve diğer ilgili uzmanlardan görüş alınması gerekiyor. Yanlış planlanan yol çalışması Asmasu Şelalesi yamaçlarında büyük heyelanlara, akmalara ve bozulmaya sebep olur. Yamaçlara kesinlikle dokunulmaması, oraya bir şey yapılacaksa ahşap yollarla birlikte oraya gidilmesi, kesinlikle makineli müdahaleden kaçınılması gerekiyor aksi durumda Asmasu Şelalesi’ni kaybederiz" diye konuştu.