Yerel Haberler
Trabzon
22 Şubat 2026 Pazar - 10:27 Karadeniz’in öne çıkan tatlıları arasında yerini alan Laz böreği ve gocaman gerdanı Ramazan’da daha çok ilgi görüyor Doğu Karadeniz Bölgesi’nde açılan yufkaların arasında konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği her Ramazan ayında sofraları süslüyor. Adını yöre insanından alan ve iftar sofralarının vazgeçilmezi olan börek görünümlü tatlı olarak da hafızalara kazınan Laz böreği, Ramazan ayında sofraları süslüyor. Kendisine has lezzeti ile dikkat çeken, yufkaların arasına konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği hem ismi ile şaşırtıyor hem de lezzeti ile kendine hayran bırakıyor. Özellikle Ramazan ayında hafif bir tatlı olması ile de vatandaşların ilgi gösterdiği Laz böreğinin sırrı ise doğal ürünler kullanılması. Evinde yaptığı Laz börekleri ile Trabzon’da ismini duyurduktan sonra açtığı işletmesinde Laz böreği imal ederek yörede Laz böreğinin tanıtımında önemli rol oynayan Nejla Keresteci, Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirterek tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanında yapılmaya başlanan Laz böreğine olan ilginin her geçen gün arttığını ifade eden Keresteci, "Laz böreği genellikle Ramazan ayında daha fazla tercih ediliyor. Oldukça hafif bir tatlı olduğu için beğenilerek tüketiliyor. Günümüzde Türkiye’nin her tarafında yapılmaya başlandı. Malzemelerimiz ağırlıklı olarak süt ürünlerinden oluşuyor. Çok özenle hazırlanan bir tatlıdır. Sevgiyle ve titizlikle yapılırsa ortaya çok güzel bir lezzet çıkar; aksi durumda aynı lezzeti yakalamak mümkün olmaz. Yaklaşık 30 yıldır bu sektördeyiz. Laz böreğine olan ilgi her geçen gün artıyor. Ramazan ayında da diğer zamanlarda da yoğun talep görüyor. İlimize dışarıdan gelen turistler de beğenerek tüketiyor. Ürünlerimizi hem yurt içine hem de yurt dışına gönderiyoruz. İzmir’de de bir şubemiz bulunuyor ve orada da büyük ilgi görüyor. Türkiye’nin her tarafına gönderim yapıyoruz. En fazla sipariş ise Almanya’dan geliyor" dedi. Laz böreği ile birlikte yine bölgeye özgü bir tatlı çeşidi olan gocaman gerdanının da Ramazan’da tercih edildiğini kaydeden Keresteci, "Yöremizde yetişen fındık ve tereyağı ile yapılan bir tatlıdır. Yöresel ismi gocaman gerdanıdır. Büzülerek hazırlandığı için bu isimle anılır. Lezzetli ve hafif bir tatlıdır; ağır değildir. Ramazan ayında da tüketilir, ancak yılın her döneminde tercih edilebilecek bir üründür. Laz böreği ile birlikte sıkça tercih edilmekte ve beğenilmektedir" diye konuştu. "Daha fazla tanıtılmalı" Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirten Keresteci, tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade ederek, "Laz böreği çok ilgi görüyor ve beğeniliyor; ancak hala duymayan insanlar var. Bu nedenle daha fazla tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Daha çok ön plana çıkarırsak ilginin ve beğeninin artacağına inanıyorum" dedi. Mesleğe ilk başladığı yıllarda çalışanlarına sadece "Oklava tutabiliyor musunuz?" sorusunu yönelttiğini zamanla işin inceliklerinin daha iyi anlaşıldığını belirten Keresteci, "İşe ilk başladığım zamanlarda çalışanlara ’Oklava tutabiliyor musunuz?’ diye sorardım; bu benim için yeterliydi. Yıllar geçtikçe işin zorluğu daha iyi anlaşılıyor. Şimdi ise hamurdan anlayan biri olsun istiyorum. Çok şey bilmelerine gerek yok; her şeyi ben öğretiyor ve gösteriyorum. Sürekli işin başındayım, şubeler arasında sürekli dolaşarak süreci yakından takip ediyorum" şeklinde konuştu.
22 Şubat 2026 Pazar - 10:21 Karadeniz’in öne çıkan tatlıları arasında yerini alan Laz böreği ve gocaman gerdanı Ramazan’da daha çok ilgi görüyor Doğu Karadeniz Bölgesi’nde açılan yufkaların arasında konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği her Ramazan ayında sofraları süslüyor. Adını yöre insanından alan ve iftar sofralarının vazgeçilmezi olan börek görünümlü tatlı olarak da hafızalara kazınan Laz böreği, Ramazan ayında sofraları süslüyor. Kendisine has lezzeti ile dikkat çeken, yufkaların arasına konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği hem ismi ile şaşırtıyor hem de lezzeti ile kendine hayran bırakıyor. Özellikle Ramazan ayında hafif bir tatlı olması ile de vatandaşların ilgi gösterdiği Laz böreğinin sırrı ise doğal ürünler kullanılması. Evinde yaptığı Laz börekleri ile Trabzon’da ismini duyurduktan sonra açtığı işletmesinde Laz böreği imal ederek yörede Laz böreğinin tanıtımında önemli rol oynayan Nejla Keresteci, Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirterek tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanında yapılmaya başlanan Laz böreğine olan ilginin her geçen gün arttığını ifade eden Keresteci, "Laz böreği genellikle Ramazan ayında daha fazla tercih ediliyor. Oldukça hafif bir tatlı olduğu için beğenilerek tüketiliyor. Günümüzde Türkiye’nin her tarafında yapılmaya başlandı. Malzemelerimiz ağırlıklı olarak süt ürünlerinden oluşuyor. Çok özenle hazırlanan bir tatlıdır. Sevgiyle ve titizlikle yapılırsa ortaya çok güzel bir lezzet çıkar; aksi durumda aynı lezzeti yakalamak mümkün olmaz. Yaklaşık 30 yıldır bu sektördeyiz. Laz böreğine olan ilgi her geçen gün artıyor. Ramazan ayında da diğer zamanlarda da yoğun talep görüyor. İlimize dışarıdan gelen turistler de beğenerek tüketiyor. Ürünlerimizi hem yurt içine hem de yurt dışına gönderiyoruz. İzmir’de de bir şubemiz bulunuyor ve orada da büyük ilgi görüyor. Türkiye’nin her tarafına gönderim yapıyoruz. En fazla sipariş ise Almanya’dan geliyor" dedi. Laz böreği ile birlikte yine bölgeye özgü bir tatlı çeşidi olan gocaman gerdanının da Ramazan’da tercih edildiğini kaydeden Keresteci, "Yöremizde yetişen fındık ve tereyağı ile yapılan bir tatlıdır. Yöresel ismi gocaman gerdanıdır. Büzülerek hazırlandığı için bu isimle anılır. Lezzetli ve hafif bir tatlıdır; ağır değildir. Ramazan ayında da tüketilir, ancak yılın her döneminde tercih edilebilecek bir üründür. Laz böreği ile birlikte sıkça tercih edilmekte ve beğenilmektedir" diye konuştu. "Daha fazla tanıtılmalı" Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirten Keresteci, tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade ederek, "Laz böreği çok ilgi görüyor ve beğeniliyor; ancak hala duymayan insanlar var. Bu nedenle daha fazla tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Daha çok ön plana çıkarırsak ilginin ve beğeninin artacağına inanıyorum" dedi. Mesleğe ilk başladığı yıllarda çalışanlarına sadece "Oklava tutabiliyor musunuz?" sorusunu yönelttiğini zamanla işin inceliklerinin daha iyi anlaşıldığını belirten Keresteci, "İşe ilk başladığım zamanlarda çalışanlara ’Oklava tutabiliyor musunuz?’ diye sorardım; bu benim için yeterliydi. Yıllar geçtikçe işin zorluğu daha iyi anlaşılıyor. Şimdi ise hamurdan anlayan biri olsun istiyorum. Çok şey bilmelerine gerek yok; her şeyi ben öğretiyor ve gösteriyorum. Sürekli işin başındayım, şubeler arasında sürekli dolaşarak süreci yakından takip ediyorum" şeklinde konuştu.
Göğsüne bıçak saplanan ve başı taşla ezilen Pınar Kaynak davasında ikinci kez karar çıktı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:24 Göğsüne bıçak saplanan ve başı taşla ezilen Pınar Kaynak davasında ikinci kez karar çıktı Trabzon’da yaklaşık 9 yıl önce ormanlık alanda göğsüne bıçak saplanmış ve başı taşla ezilmiş halde bulunan 24 yaşındaki Pınar Kaynak’ın öldürülmesine ilişkin dava, yıllar sonra Yargıtay’ın kararı bozmasıyla yeniden görüldü. İkinci kez görülen davanın karar duruşmasında sanık Mustafa Gülyüz nitelikli cinsel saldırı ve cebirle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından 25 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılırken, cinayetle suçlanan diğer sanık Necati Parmak beraat etti. Olay, 15 Ağustos 2017 tarihinde Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Çukurçayır Mahallesi’nde meydana geldi. 24 yaşındaki 1 çocuk annesi Pınar Kaynak, ormanlık alanda göğsüne bıçak saplanmış ve başı taşla ezilmiş halde ölü bulundu. Cinayetin aydınlatılması için Trabzon İl Jandarma Komutanlığı ve Ortahisar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından özel bir ekip kuruldu. Olay yerindeki tüm deliller titizlikle incelenirken, Kaynak’ın cep telefonunun kayıp olduğu tespit edildi. Jandarma ekipleri, kayıp cep telefonunun sinyallerini inceleyerek, telefonun Mustafa Gülyüz’e ait bir hat üzerinden sinyal verdiğini belirledi. Bunun üzerine harekete geçen ekipler, Kocaeli’nde bulunan Mustafa Gülyüz’ü gözaltına alarak Trabzon’a getirdi. Gülyüz, ifadesinde cep telefonunu Pazarkapı’da bir yerden aldığını ve İstanbul’da sattığını iddia etti. Ancak jandarmada alınan DNA örnekleri Ankara Jandarma Kriminal Komutanlığı’na gönderildi. Yapılan incelemede, Pınar Kaynak’ın üzerinden alınan sperm örneğiyle Mustafa Gülyüz’ün DNA’sının birebir uyuştuğu belirlendi. Tornavida üzerinde kan izleri bulundu Yeniden sorgulanan Mustafa Gülyüz, Pınar Kaynak ile rızaya dayalı ilişkiye girdiğini ancak öldürmediğini savundu. Gülyüz, ifadesinde olay günü Necati Parmak’ın evinde oturduklarını, akşam markete Parmak’a ait minibüsle gittiklerini ve dönüşte Pınar Kaynak’ı araca aldıklarını ileri sürdü. Bu beyan üzerine Necati Parmak’ın evinde ve aracında arama yapıldı. Daha önce yapılan otopside, Pınar Kaynak’ın göğüs bölgesinde tornavida ile zorlanma izleri tespit edildiği ortaya çıktı. Parmak’ın evinde bulunan bir tornavida üzerinde yapılan incelemede kan izleri bulundu. Elde edilen delillerin ardından Mustafa Gülyüz ve Necati Parmak, "canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme" ve "cinsel saldırı" suçlamalarıyla adliyeye sevk edildi. 2 kişi de tutuklanarak Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Güvenlik gerekçesiyle sanıklar daha sonra farklı illerdeki cezaevlerine nakledildi. İlk karar: müebbet Davanın 8 Mart 2022 tarihinde görülen karar duruşmasında cumhuriyet savcısı, tutuksuz sanıklar N.B. ve A.K.’nin beraatını, tutuklu sanıklar Mustafa Gülyüz ve Necati Parmak’ın ise "canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "hırsızlık" suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların çelişkili ifadeleri, maktul üzerinde Mustafa Gülyüz’e ait sperm örnekleri, maktulün tırnakları ve boynunda sanığa ait DNA izleri, Necati Parmak’ın olaydan sonra Mustafa Gülyüz ile tekrar görüştüğünün tespit edilmesi, maktulün zorla araca bindirilerek olay yerine götürülmesi gerekçeleriyle iki sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz sanıklar N.B. ve A.K. hakkında ise beraat kararı verildi. Yargıtay bozdu, dosya yeniden görüldü Karar duruşmasından yaklaşık 4 yıl sonra Yargıtay, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını bozdu. Dosya yeniden Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Yeniden yapılan yargılama sonunda mahkeme Necati Parmak’ın nitelikli kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı ve birden fazla kişiyle birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından ayrı ayrı beraatına, Mustafa Gülyüz’ün ise Pınar Kaynak’a karşı işlediği nitelikli cinsel saldırı suçundan 18 yıl, cinsel amaçla cebir, tehdit ve hileyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 7 yıl 6 ay olmak üzere toplam 25 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. "Yaramız yeniden açılmış gibi" Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına katılan baba Mehmet Kaynak, yarasının tekrar açıldığını belirterek, "Yargıtay kararı bozdu. Avukat aracılığıyla tekrar dilekçemizi vereceğiz. Necati Parmak’ın tahliyesine karar verildi. Bu saatten sonra yargı aşamasını bekleyeceğiz. Yıllardır devam ediyor. Bir an önce sonuçlanmasını istiyoruz. Yaramız yeniden açılmış gibi. Üzgünüm" dedi. "Yeter artık, yorulduk. Bu cinayetin bir an önce çözülmesini istiyoruz" Pınar Kaynak’ın kardeşi İsmail Kaynak ise adalet istediklerini kaydederek, "Necati Parmak DNA tutmadığı kararıyla serbest bırakıldı. Kaç sene oldu halen daha devam ediyor. Bir cinayet çözülemedi. Artık adalete inanmıyoruz. Kan ağlıyoruz. Evimizde huzur yok. Psikolojimiz bozuldu. Aile bağlarımız koptu. Yeter artık, yorulduk. Bu cinayetin bir an önce çözülmesini istiyoruz. Ölen benim ablam. Cinayeti bir kişinin işlemiş olabileceğine inanmıyorum. Bunun arkasında başka birileri de var. Kim ne duyduysa, ne biliyorsa polise başvursun. Artık yorulduk. Ömrümüz burada geçiyor. Artık kimse susmasın. Kadınlar ve çocuklar ölmesin. Artık adalet istiyoruz" şeklinde konuştu. Avukat Onay: "Verilen kararın yerinde olmadığı kanaatindeyiz" Avukat Selahattin Onay da, hukuki mücadelenin sona ermediğini vurgulayarak, "Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, dosya kapsamındaki sanıklardan M.G. hakkında daha önce kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Sanık hakkında yeniden yapılan yargılama neticesinde sanık M.G. hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 18 yıl hapis cezasına, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Diğer sanık N.P. yönünden ise nitelikli kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçları bakımından beraat kararı verilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki deliller, tanık anlatımları ve sanık beyanları arasındaki açık çelişkiler birlikte değerlendirildiğinde özellikle beraat kararları yönünden eksik ve yetersiz bir inceleme yapıldığı kanaatindeyiz. Bazı kritik delillerin yeterince tartışılmadığı ve maddi gerçeğin tam anlamıyla ortaya konulamadığı açıktır. Bu nedenle verilen kararın yerinde olmadığı kanaatindeyiz. Hukuki mücadelemiz burada sona ermiş değildir. Müvekkillerimiz adına kararın hukuka aykırı ve eksik yönlerine karşı itiraz ve başvuru yollarını sonuna kadar kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririm" ifadelerini kullandı.
Fatih Tekke: "Zorlu bir süreç bizi bekliyor"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 00:09 Fatih Tekke: "Zorlu bir süreç bizi bekliyor" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, her maçın zor geçtiğini belirterek, Trendyol Süper Lig’de konumlarını belirleyecek önemli bir sürece gireceklerini söyledi. Ziraat Türkiye Kupası A Grubu 3. hafta maçında Trabzonspor, evinde Fethiyespor’u 3-0 mağlup etti. Karşılaşmanın sonunda düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, her maçın kendileri için zor geçtiğini belirterek, "Morale ihtiyacı olan oyuncuların gol atması da sevindirici. Oyun hakkında çok fazla konuşmaya gerek yok. Topa sahip olan takım bizdik. Orta bir kalite farkı da var. Rakibimize fazla fırsat vermedik ama tek fırsatı gole çevirdiler. Allah’tan gol geçerli olmadı. Her maç zor bizim için oluyor. İkinci yarı da ise yaptığımız değişikliklerle iyi şeyler oldu diyebilirim. Yetenekli oyuncularımızın biraz daha sorumluluk almaları gerekiyor" dedi. Tecrübeli oyunculardan öz güvenlerini yukarı çıkartacak aksiyonlar beklediklerini belirten Tekke, "Kupa da yolumuza devam ediyoruz. Ama zorlu bir sürecimiz var. Sakat oyuncularımızda var. Özellikle hafta Bazı bölgelerde sorunlarımız da var. Dolayısıyla zor bir süreç bizi bekliyor. Burada bu oyuncularımın herkesin bence eğer senede bir periyotta tam destek gerekiyorsa, bence bu 5 haftalık, periyotta buna desteği ortaya koymak gerekiyor. Ligin seyrinde yerimizi tayin edecek bir 5 haftaya giriyoruz. Dolayısıyla herkesten beklentim Trabzonspor’un faydası için yapılabilecek neyse onu yapmak" ifadelerini kullandı. Fatih Tekke, transfer çalışmalarıyla ilgili olarak ise son güne kadar bu çalışmanın devam edeceğini ihtiyaçlarını giderecek net oyuncular üzerinde durduklarını belirtti.
Sait Karafırtınalar: "Oyun olarak kendimizi geliştireceğiz"
03 Şubat 2026 Salı - 23:37 Sait Karafırtınalar: "Oyun olarak kendimizi geliştireceğiz" Fethiyespor Teknik Direktörü Sait Karafırtınalar, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada, ligde istedikleri noktada olmadıklarını belirterek oyun anlamında gelişmek istediklerini söyledi. Ziraat Türkiye Kupası A Grubu 3. haftasında Fethiyespor deplasmanda Trabzonspor’a 3-0 mağlup oldu. Fethiyespor Teknik Direktörü Sait Karafırtınalar, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Karafırtınalar, maç öncesi oyuncularıyla yaptıkları planlamaya değinerek, "Buraya gelirken oyuncularıma iki seçenek sundum. Ya savunma yapacaktık ya da oyun oynayacaktık. Savunma yapmayı tercih ettik çünkü geniş alanları savunamıyoruz, bu bir gerçek" dedi. Maçın büyük bölümünde savunma planına sadık kaldıklarını ifade eden Karafırtınalar, "60-65 dakika boyunca bunu uyguladık. Biz pozisyon bulamadık ama rakibe de pozisyon vermedik. Gol verilmeyince ister istemez bir moral bozukluğu oldu, sonrasında da golleri yedik" diye konuştu. Lig durumuna da değinen tecrübeli teknik adam, "Ligde sağlıklı bir yerde değiliz. Oyun olarak kendimizi daha fazla geliştirip, oyun oynamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Ziraat Türkiye Kupası’nın hedef değil hayal olduğunu vurgulayan Karafırtınalar, "Kupa bizim hayalimizdi, hedefimiz değildi. Burada oyuncularım neler yapabildiklerini gördüler" şeklinde konuştu.
Trabzon’da yedikleri tost sonrası hastanelik olan aile konuyu yargıya taşıyor
03 Şubat 2026 Salı - 11:36 Trabzon’da yedikleri tost sonrası hastanelik olan aile konuyu yargıya taşıyor Trabzon’un Yomra ilçesinde bir zincir restoranda yedikleri tost sonrası rahatsızlanarak hastanelik olan ve yapılan denetimde, işletmede son tüketim tarihi geçmiş ürün tespit edilen Çolak çifti, yaşadıkları sürecin ardından konuyu mahkemeye taşıma kararı aldı. Trabzon’un Arsin ilçesinde yaşayan ve ata tohumu yetiştiriciliği ile tanınan Fatih Çolak (43) ile eşi Leman Banu Çolak (44), Yomra ilçesinde bulunan MADO isimli zincir restoranda tost yedikten bir süre sonra mide bulantısı ve rahatsızlık şikâyetleri yaşamaya başladı. Bunun üzerine aile hekimine başvuran Çolak çifti, verilen ilaçların ardından evlerine döndü. Ancak Leman Banu Çolak’ın gece saatlerinde rahatsızlığının artması üzerine Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuruldu. Sabah saatlerine kadar tedavi gören Çolak, taburcu edildikten kısa süre sonra şikâyetlerinin yeniden artması üzerine bu kez Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi’ne gitti. Burada tedavi altına alınan Çolak, yapılan müdahalenin ardından taburcu edildi. Yaşanan olayın ardından Çolak ailesi, ilgili kurumlara şikayette bulundu. Şikayet üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri tarafından işletmede inceleme başlatıldı. Yapılan denetimlerde, restoranda son tüketim tarihi geçmiş ürün kullanıldığı tespit edildi. Bakanlık tarafından Fatih Çolak’a yapılan yazılı geri dönüşte, gıda güvenliğine ilişkin denetimlerin 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında yürütüldüğü belirtilerek, "İlgili kayıtlı başvurunuza istinaden 28 Ocak 2026 tarihinde işletmede resmi kontrol gerçekleştirilmiştir. Yapılan denetimde iş yerinde son tüketim tarihi geçmiş ürün tespit edilmiş olup, işletmeye gerekli yasal işlemler uygulanmıştır" ifadelerine yer verildi. "Hafıza kaybı yaşadım" Yaşanan sürecin ardından sağlıklarına kavuşan Çolak ailesi, olayla ilgili olarak MADO isimli zincir restorandan herhangi bir şekilde aranmadıklarını belirterek konuyu yargıya taşıyacaklarını ifade etti. Tanınmış ve temiz bir yerde yemek istediklerini belirten Leman Banu Çolak, "Normalde dışarıda yemek yemeyi tercih etmiyoruz ama o gün acil bir işimiz vardı. Tanınmış, bilindik ve temiz bir yerde yemek yiyelim dedik. Tost yemiştik. 2-3 saat sonra rahatsızlandım. Aile hekimime gittim. Orada ilaç aldım ancak yeterli olmadı. Gece saatlerinde hastaneye gittik. O zamanları hiç hatırlamıyorum. Eve geldikten sonra tekrar başka bir hastaneye gittik. Yine serum ve ilaçlar aldım. Hafıza kaybı da yaşadım. İlk gittiğim hastaneyi hatırlamıyorum. Eşimde rahatsızlanınca ilk gün Tarım ve Orman Bakanlığı’nı aradık. Sağ olsun onlar denetime gitti. Yapılan incelemede son kullanma tarihi geçmiş ürün tespit edildi. Yediğimiz tosttan zehirlendiğimiz bu şekilde tespit edildi. O günden beri firma bizimle iletişime geçmedi. Bundan sonrası için mahkeme sürecimiz olacak" dedi. Fatih Çolak: "Bizim için zor bir süreçti" Eşinin zehirlenmeden kaynaklı kısa süreli hafıza kaybı yaşadığını vurgulayan Fatih Çolak, "Acil durumdan kaynaklı yemek yiyelim dedik. Tost yemek istedik. Yemekten yaklaşık 3 saat sonra eşim mide bulantısı, kusma, karın ağrısı gibi şikayetleri nedeniyle aile hekimine gittik. Aile hekimi gıda zehirlenmesi olabileceğini söyledi. İlaçları kullandık. Gece saatlerinde eşimden halsizlik oldu. Yattığı yerden kalkamaz hale geldi. Böyle olmaz diyerek hastaneye gittik. Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sabah saatlerine kadar ilgilendiler. Eşim kendini toparlayınca taburcu olduk. Sonrasında yine fenalaştı. Bu sefer KTÜ Farabi Hastanesi’ne gittik. Burada da tedavi uyguladılar. Konuşmamızda ilk gittiğimiz hastaneyi hatırlamadığını anladım. Bizim için zor bir süreçti" şeklinde konuştu. "Marka olan bir yer tercih edelim dedik, meğerse yanlış düşünmüşüz" "Bizim bir beklentimiz yoktu ama belki arayıp özür dilerler diye bekledik. Mantıklı bir açıklama beklemiştik. Hiçbir şekilde bizimle iletişime geçen olmadı" diyen Çolak, "Bu olmasın istiyoruz. Toplum adına bunlar artık cesaret edemesin istiyoruz. İşletmelerin bu konuda dikkatli olmasını istiyoruz. Çok basit önlemler. Kimse son kullanma tarihi geçmiş ürünü çocuğuna yedirmez. Kendi çocuğuna yedirmeyeceği ürünü müşterilerine yedirmesi de vicdani olarak beni üzüyor. İnşallah işletmeler gerekli dersleri çıkartılar. Eşimin ilaç içmesi gerekiyordu. Bu nedenle hızlı bir şekilde hazırlanabilecek bir ürün yiyelim dedik. Merdiven altı dedikleri işletmeleri değil de marka olan bir yer tercih edelim dedik. Meğerse yanlış düşünmüşüz. İnsanlar markalara güvenebilsinler istiyoruz. Bizi en çok üzen işletmenin bize geri dönüş yapmaması. Bu haberler ilk çıktığında marka isminin çıkmasını özellikle istemedim. Bizim bir beklentimiz yoktu ama belki arayıp özür dilerler diye bekledik. Mantıklı bir açıklama beklemiştik. Hiçbir şekilde bizimle iletişime geçen olmadı" ifadelerini kullandı. "Gerekli bütün yasal adımları atacağız" Konuyu mahkemeye taşıyacaklarını kaydeden Çolak, "Bu konuya duyarlılık göstermek ve adli olarak yürütmek bizim için gerekli olan bir şey değil. Bu toplum adına gerekli olan bir durum. Bizim başımıza gelen geldi. Çok şükür atlattık. Bundan sonra ki süreçte insanların başına gelmemesi için haliyle bunun bedeli olması gerekiyor. Sürekli medyaya yansıyan zehirlenme vakaları oluyor. Bu haberler gördükleri halde işletmelerin önlem almadığını görmüş olduk. Bunları görünce bu işi bu halde bırakamayız. Bu sektörde hizmet veren kötü niyetli işletmelerin kendilerine çeki düzen vermesi için gerekli bütün yasal adımları atacağız" dedi.
Akçaabat Belediyesi’nden Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine kumanya desteği
03 Şubat 2026 Salı - 09:42 Akçaabat Belediyesi’nden Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine kumanya desteği Trabzon’un Akçaabat ilçe belediyesi, Ramazan ayında ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik sosyal destek çalışmalarını artırdı. Ramazan ayının manevi iklimine uygun olarak dar gelirli vatandaşlara kumanya desteği sağlanırken, başvuruların değerlendirilmesinin ardından uygun görülen vatandaşların belediye kartlarına bakiye yükleniyor. Vatandaşlar Ramazan kumanyalarını yüklenen bakiye ile temin edebiliyor. Ramazan ayı boyunca devam eden uygulama kapsamında sosyal yardım başvuruları değerlendirilerek uygun görülen vatandaşlara destek sağlanıyor. İhtiyaç sahibi vatandaşlar, kartlarına yüklenen bakiye ile iftarlık ve sahurluk temel gıda ürünlerinin yer aldığı kumanyalarını kolaylıkla alabiliyor. Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Ramazan ayının toplumsal dayanışma ve paylaşma kültürünü güçlendiren bir dönem olduğunu belirterek "Ramazan ayı; bereketin, paylaşmanın ve gönüllerin birbirine daha sıkı bağlandığı müstesna bir dönemdir. Bu ayda hemşehrilerimizin yanında olmak, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza destek olmak bizler için bir sorumluluk olduğu kadar gönülden bir vazifedir. Başvuruların değerlendirilmesinin ardından kartlara yüklenen bakiye ile Ramazan kumanyalarını temin etmelerini sağlıyoruz. Böylece Ramazan’ın bereketini paylaşmış oluyoruz" dedi. Başkan Ekim, belediyenin sosyal destek çalışmalarının sadece Ramazan ayıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz sadece Ramazan ayında değil yılın tamamında ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin yanındayız. Bazen bir alışveriş kartı, bazen sıcak yemek desteğiyle sessiz sedasız, kimseyi incitmeden ve rencide etmeden gerekli yardımları ulaştırıyoruz. Amacımız; paylaşmak, dayanışmak, gönüllere dokunmak ve hiçbir vatandaşımızı yalnız hissettirmemektir." Başkan Ekim, Ramazan ayı boyunca kumanya desteğinin devam edeceğini, sosyal destek çalışmalarının ise yıl içinde ihtiyaçlara göre düzenli şekilde sürdürüleceğini sözlerine ekledi.