Yerel Haberler
Tunceli
Tuncelili üreticiler tağşiş ballardan şikayetçi
21 Ekim 2024 Pazartesi - 09:40 Tuncelili üreticiler tağşiş ballardan şikayetçi Tunceli’nin yüksek yaylalarında bin bir çiçekten elde edilen ve hiçbir katkı maddesi barındırmayan organik bal üretimi yapan arıcılar, piyasadaki tağşiş (katkılı) ballardan şikayetçi. Üreticiler denetimlerin artırılmasını isterken tüketicileri de sağlığa zararlı katkılı ballardan uzak durmaları konusunda uyarıyor. Tunceli İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan, birlik olarak üretilen ballar üzerinde Hacettepe Üniversitesi ile ortak çalışma yaptıklarını söyledi. 2-3 yıllık bu çalışmayla coğrafyanın balının özelliklerini, içeriğini ortaya koymaya çalıştıklarını ve bir coğrafi işaretleme çalışması başlattıklarını kaydeden Doğan, ’’Coğrafi işaret belki Türkiye’nin birçok ilinde var ama biz o farkı ortaya koyduk. Balımız, coğrafi işaret almış ballardan çok daha farklı bir değerle tasdik edildi. Bu bizim için çok önemli. Yani bir balın Munzur balı olabilmesi için taşıması gereken değerleri içerik analizleriyle ortaya koyduk. Tunceli’de bin civarında arıcı 90 bin kovan arıyla yıllık yaklaşık 600 ton bal üretimi gerçekleştiriyor. Ülke genelinde son 2 yıldır sezon arıcılar için kötü geçiyor. Arıcılar emeğinin karşılığını alamıyor. Bunun kabahati bizde de var. Örneğin arı ırklarını kendi elimizde sürekli değiştiriyoruz olmamız bir kusur, küresel iklim değişikliği de malum. Küresel iklim değişikliği bizim kabahatimizle buluşunca verimsizlikle sonuçlanıyor emeğimiz’’ dedi. ’’Arıcılar üvey evlat muamelesi görüyor’’ Arıcılık ve hayvancılık faaliyetleri arasında bir denge olması gerektiğine vurgu yapan Doğan, “Bakanlıkla yaptığımız planlamalarda arıcılar biraz daha üvey evlat muamelesi görüyorlar. Türkiye’nin mevcut koşullarda hayvancılık anlamında yarışması mümkün değilken arıcılıkta dünyanın en büyük ikinci ülkesi konumunda. Son 2 yılda Bakanlık yeni düzenlemeler yaptı. Örneğin Arıcılar Birliğinin talepleriyle noktalama işaretleri yapılacak. Yani iki arılık arasındaki mesafeden oradan flora çeşitliliğine kadar arıların daha doğru yerleştirilmesi sağlanacak. Yine mera kanununda belirtildiği üzere meraların dinlendirilmesi gerekiyor. Örneğin bir mera ya da yayla dinlendirildikten sonra oraya arıcı gitmiş olsa hem arı orada müthiş verim alacak hem de doğanın yenilenmesine katkısı olacak. Bizim için mera kanununun doğru uygulanması kafidir aslında’’ diye konuştu. ’’Esnaf bal satıyorsa analiz raporunun olması gerek’’ Tağşiş balların Türkiye’de olduğu gibi Tunceli’de de bulunduğunu kaydeden Tunceli İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan, "Bir ürünün kaynağının belirtilmesi gerekir. Türkiye’de bir etiket mevzuatı var. Plastik bir kutuya 2 kilogram bal koydum, ben verirsem bu adam arıcıdır anlaşılır ama bunu bir market rafında gördüğünüzde bunu anlamak için bir de uğraşmak lazım. Bizim ballarımızda o ürünün kime ait olduğunu belirten işletme numarası var. Anadolu’da petekli bal yemek bir kültürdür ancak en azından üzerinde işletmenin numarası olsun. Bunun tüketiciye de güven veren bir biçime geçmesi gerekir. Bu yıl arıcımızla yaptığımız çalışmada petekli bal yokken esnafta dolu, karakovan balı yokken bakıyorsunuz dolu. Bu gibi tağşiş ürünlerin varlığı kötü. Sakaroz oranı yüksek ballar tüketiciye bizim balımız gibi sunuluyor. Bir esnaf bal satıyorsa bir analiz raporunun da olması gerekiyor. İlimizde de Türkiye’de de arıcılar birliği bu işin garantörüdür. Sağlıklı balı size ulaştırmakla bizler mükellefiz. Lütfen analizi yapılmış ya da tanıdığınız bir üreticiden balınızı alın. Hakiki bal kristalize olabilir. Balın uygun kapalı rafta kalması, kristalize olsa bile tüketilmesi ya da insanların bir seferde çok bal almak yerine tükettikçe almaları daha yerinde olacaktır’’ şeklinde konuştu. Üreticiler emeklerinin karşılığını alamamaktan şikayetçi Tağşiş ballar yüzünden emeklerinin karşılığını alamadıklarını anlatan arıcılar, denetimlerin artırılması gerektiğini belirtti. Pülümür’de faaliyet gösteren Hemgen Bal Kooperatifi Başkanı Murat Ateş, ilçede birçok ailenin arıcılıkla geçimini sağladığını ifade ederek, ’’İlçemizdeki arıcıların yüzde 90’ı, 95’i çok kaliteli bal üretiyor fakat emeklerinin karşılığını alamıyorlar. Bunun en önemli sebebi piyasadaki ucuz ballar. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bizlerden 4-5 defa numune alarak analiz yapıyor. Fakat dışarıda etiketsiz, bandrolsüz balların satıldığını görüyoruz. Bunların denetlenmesini talep ediyoruz” dedi. Son 18 yılı organik olmak üzere 39 yıldan beridir arıcılık yaptığını aktaran Nurettin Özgürel ise ’’Piyasada merdiven altı dediğimiz balları görünce çok üzülüyoruz. Bizler bu kadar emek veriyoruz. Tüketicilere sesleniyorum her ilde arıcılar birliği, İl, İlçe Tarım ve Orman müdürlükleri var bunlar bizi denetliyor. Bal almak istiyorsanız bu kuramlara ulaşın bunlar size doğru bilgi verecek, doğru yerden bal almanızı sağlayacaklar. Ben üretici olarak yılın 11 ayı uğraşıyorum. Tüketicilerin bu ucuz merdiven altı ballara rağbet etmesi gerçekten çok üzücü” diye konuştu.
Çocuklar teknolojik oyunlara savaş açtı, futbol kursuna akın etti
20 Ekim 2024 Pazar - 10:17 Çocuklar teknolojik oyunlara savaş açtı, futbol kursuna akın etti Eğitimdeki başarılarıyla dikkat çeken Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde yaşayan çocuklar, teknolojik oyunlara adeta savaş açarak ilçede açılan futbol kursunda keyifli zaman geçiriyor. Yıllarca birçok futbol kulübünde profesyonel futbol oynayan eski futbolcu Barış Gürgül, tecrübesini ve birikimini memleketi olan Çemişgezek ilçesindeki çocuklara aktarmaya başladı. Açılan futbol kursunda 6 ile 15 yaş arasındaki çocuklar, tablet ve dijital bağımlılıktan uzak şekilde hem spor yapıyor, hem de futbol öğreniyor. Futbol kursuna katılan öğrencilerin velileri de, saha dışında çocuklarının futbol kabiliyetini izleyerek keyifli anlar yaşıyor. Tablet ve telefonla uğraşmaktan ötürü artık sıkıldığını ve bu sebeple kitap okumaya ve futbola yöneldiğini belirten 7 yaşındaki Bilge Yıldırım, "Tabletten, telefondan sıkıldığım için artık kitap okumaya ve futbol kursuna başlamaya karar verdim" dedi. İyi çalışarak ileride iyi bir futbolcu olacağını dile getiren 7 yaşındaki Ediz Kılıç, "Telefondan sıkıldım. Futbol kursuna yazıldım. Ronaldo gibi futbol oynamak istiyorum. Hocamız şu an bize antrenman yaptırıyor. İyice çalışarak iyi oyuncular olacağız" şeklinde konuştu. Uzun zamandır futbol eğitimi aldığını belirten Tuğrul Yiğit Saran ise, "Spora ilgi duyuyorum. Spor konusunda futbolu çok seviyorum. Çağımızda bir sürü teknolojik şeyler var. Artık onlarla oynamaktan bıktık ve doğal yaşama geri dönmek istiyoruz. Spor yapıp eğlenmeyi seçiyoruz. Çemişgezek ilçemize de böyle bir imkan geldiğinden dolayı, böyle bir kulüp açıldığından dolayı, değerlendirmek istedik. Hemen yazıldım. Hedefim olan Ronaldinho gibi bir Barcelona’da oynamak istiyorum" diye konuştu. Bilgi ve birikimini memleketindeki çocuklara aktarmak için futbol kursu açan, eski profesyonel futbolcu Barış Gürgül, "Ben 1974 Elazığ doğumluyum. Fırat Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü mezunuyum. Okulun yanında yıllarca profesyonel futbol oynadım. Ülkemizin birçok takımında futbol oynadım. Şu an Elazığ’da da Beşiktaş’ın resmi futbol okulumuz var. Çemişgezek ilçemizde de futbol kursu açmamız için bir talep oldu. Burada da çocuklara eğitim vermemiz için, kendi memleketimiz olduğu için elimizden geleni yapacağız. Çocuklarımızı yetiştirmeye bakacağız. Çocuklarımız derslerinde olduğu gibi futbol konusunda da çok yetenekliler. Çocukların dersteki başarılarına ödül olarak burada futbol eğitimi vereceğiz. Çocukların başarılı olacağına inanıyorum. Çocuklarımız eğitimde çok başarılı. Çemişgezek olarak ders olarak çok iyi olduklarından dolayı futbolda da, sporda da iyi olduklarını düşünüyoruz. Şu anda Çemişgezek’te kursumuzu başlattık. Bugün itibarıyla spor okulumuzu 3 grup halinde başlatacağız. 6 yaşından 15 yaşına kadar her yaştan öğrencimiz var. Biliyorum çok yetenekli çocuklar var. Bunlara elimizden geleni yapacağız, yetiştireceğiz. İnşallah buradan da Arda’lar neden çıkmasın. Spor bildiğiniz gibi araç değil amaçtır. Çocuklarımızın biliyorsunuz tablet, teknoloji, televizyon. Hep bununla yoğun şekilde ilgileniyorlar. Amacımız burada çocukları sahalara çekmek. Bu alışkanlıklarından uzak tutmak. Eminim spora başladıktan sonra çocuklar sporla daha da iç içe olacaklar. Kötü alışkanlıklardan uzak duracaklar" dedi.
Başkan Küçük: "YEDAM, bağımlı birey ve yakınlarına ücretsiz psikolojik ve sosyal destek veriyor"
17 Ekim 2024 Perşembe - 13:08 Başkan Küçük: "YEDAM, bağımlı birey ve yakınlarına ücretsiz psikolojik ve sosyal destek veriyor" Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nin (YEDAM) bağımlı bireylere ve bağımlı bireylerin yakınlarına ücretsiz psikolojik ve sosyal destek hizmeti verdiğini belirten Yeşilay Tunceli Şube Başkanı Ali Ekber Küçük, toplamda 107 YEDAM’ın bulunduğunu söyledi. Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) hakkında bilgi veren Ali Ekber Küçük, YEDAM hakkında bilgi verdi. Küçük, "İlimizde 2021 yılında YEDAM açıldı. YEDAM’ın ilk adımları 2015 yılında atılmıştır. Tamamı bağımlılık alanında çalışan uzman psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan ekibi, bağımlı bireylere ve bağımlı bireylerin yakınlarına ücretsiz psikolojik ve sosyal destek hizmeti veriyor. Türkiye genelinde ve KKTC’de olmak üzere toplam 107 YEDAM bulunmaktadır. Danışanların bağımlılık türünü değerlendiriyor ve derecesini saptıyor. Alkol, tütün, madde, kumar ve internet ile ilgili sorunlar yaşayan kişilere ücretsiz psikolojik ve sosyal destek sağlanarak yeniden hayata kazandırılmaları için yardımcı oluyor. Arındırılan bireyin zararlı alışkanlıklara tekrar başlamaması için yöntemler öğreterek danışanları evlerinde ziyaret edip, gidişatı takip ediyor” dedi. Hizmetlerde gizliliğe önem verildiğini hatırlatan Küçük, “Gizlilik ilkesine büyük önem veriliyor ve görüşmelerde elde edilen bilgiler, kesinlikle başka kişi veya kurumlarla paylaşılmıyor. Türkiye’nin her yerinde 115 YEDAM Danışma Hattı üzerinden ücretsiz olarak da ulaşılabiliyor. 115 YEDAM Danışma Hattı kurulduğu günden bugüne 1 milyonun üzerinde çağrı almıştır. 2015 yılı ile 9 Eylül 2024 tarihleri arasında YEDAM’ın danışma hattını arayan sayısı 1 milyon 234 bin 228 kişidir. Görüşme sayısı 328 bin 649, sosyal destek hizmet sayısı 130 bin 97, sosyal etkinlik sayısı 4 bin 411 ve YEDAM Atölye’ye katılan sayısı ise 4 bin 307’dir” diye konuştu. Küçük, “Bağımlılıklarından kurtulmak isteyenlere cesaret vermesi ve ilham verici olması için ’Renklerini Yeniden Kazananlar’ kitabı hazırlandı. YEDAM’da tedavi gören bir bağımlı annesinin ’Oğluma hayatın renklerini tekrar kazandırdığınız için teşekkür ederim’ notuyla gönderdiği çiçekten ilhamla adını alan kitapta, YEDAM’a başvurarak bağımlılığın çıkmazından kurtulan danışanların kurgulanmış hikayeleri yer alıyor" şeklinde konuştu.
Tunceli’de, tarımsal üretim planlama bilgilendirme toplantısı
17 Ekim 2024 Perşembe - 09:42 Tunceli’de, tarımsal üretim planlama bilgilendirme toplantısı Tunceli’de tarımsal üretim bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Tunceli’de, 2025-2027 yıllarında yapılacak bitkisel üretime yönelik desteklemeler ile diğer bazı tarımsal desteklemelere ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı doğrultusunda Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, il merkezi ve ilçelerde ilgili kurum ve kuruluşlar ile üreticilere yönelik bilgilendirme toplantıları düzenleniyor. Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde il merkezinde bu amaçla gerçekleştirilen toplantıya, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Tarım Havzaları Daire Başkanı Ergin Toprak, Hayvancılık Genel Müdürlüğü Kanatlı ve Arıcılık Daire Başkanı İslam Köse, İl Tarım ve Orman Müdürü Yavuz Suat Pala, oda, birlik temsilcileri ve üreticiler katıldı. Toplantıda tarımsal desteklerin ilk defa 3 yıllık olarak hazırlandığı ve üretim döneminden önce açıklanarak üreticiler için gelecek yılların öngörülebilir olmasının sağlandığı, planlı üretim kapsamında üretim yapan üreticilere temel desteğe ilave destek verileceği, bu üreticilerin mazot maliyetinin yüzde 100’ü ve gübre maliyetinin yüzde 50’sinin karşılanacağı, Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu tarafından süt havzası olarak belirlenen illerin içinde olan Tunceli’de, yem bitkisi üreten çiftçilere destek katsayısının yüzde 50’si kadar ilave planlı üretim desteği verileceği aktarıldı. Oda, birlik ve üreticilerin sorunlarının çözümüne ilişkin çalışmaların yapılacağının belirtildiği bilgilendirme toplantılarının devam edeceği kaydedildi.
Tunceli’de 2 gün sürecek ’Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli’ sempozyumu başladı
16 Ekim 2024 Çarşamba - 17:53 Tunceli’de 2 gün sürecek ’Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli’ sempozyumu başladı Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tunceli Valiliği, Munzur Üniversitesi ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından düzenlenen ve 2 gün sürecek olan ’Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli’ sempozyumu, Munzur Üniversitesi Yerleşkesinde başladı. Sempozyuma, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden çok sayıda akademisyen katılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tunceli Valiliği, Munzur Üniversitesi ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli’ sempozyumu, Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir, akademisyenler, belediye başkanları, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin katılımıyla başladı. Sempozyumun açılışında konuşan Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, sempozyumda sadece inancın değil kentin örf, adet, ağırlama, uğurlama, dili gibi bir muhteva olsun istediklerini ve bunların bir bölümünün de içerikte yer aldığını söyledi. Sempozyuma yönelik tek tipleştirme eleştirilerine değinen Vali Tekbıyıkoğlu, “Tam tersi biz bütün zenginliğiyle yaşasın istiyoruz. Dünya çok büyük bir tehditle karşı karşıya, herkes tek tipleşiyor. Benim çocukluğumda ki Ankara’da büyümeme rağmen hamburger, pizza satan yer yoktu. Şimdi her kes aynı şeyi yemeye başladı. İnsanlar aynı şeyi giymeye başladı. Bundan yüz yıl önceki zenginliğimizi, renklerimizi işin açıkçası dünya kaybediyor. Biz zenginliklerimizi, kimliklerimizi muhafaza etmek durumundayız” dedi. Kentin kültürel DNA’sına vurgu yapan Vali Tekbıyıkoğlu, “Türkiye’nin hiçbir yerinde koçbaşı, atbaşı mezar taşları kalmamışsa ve Tunceli’de hala kullanılıyorsa Türkistan bölgesinde bunlar varsa bunlar kültürel DNA’dır. Biz bunların hepsini ortaya çıkarmak için bu yola çıktık. Sözü olan varsa elbette ki söylesin ama bilimsel araştırmalar neyse bunları ortaya koyacağız. İnşallah renklerimizi kaybetmeyeceğiz. Biz burada aslında dünyanın tek tipleştirilmesine karşı koyuyoruz” diye konuştu. Sempozyum hazırlıklarının 6 aylık bir geçmişi olduğunu kaydeden Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker ise, “Bu sürede cevher hazırlama kısmı, bugün çok değerli bilim insanlarımızın sunacağı 53 bildiri ile saflaştırma kısmı ve sonrasında zenginleştirilip materyal haline getirilme kısmı oluşturulacaktır. Bu materyal güzel bir kültürün hazinesi olacaktır. Önemli olan bunu genç nesillere tarih olarak eğitim olarak anlatabilmektir” şeklinde konuştu. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir de gençlere seslenerek, “Hiç kimse sizin soyunuzu, atanızı, ceddinizi, geldiğiniz yeri atanızdan, babanızdan, dedenizden daha iyi bilemez. Sadece Tunceli’de değil Anadolu’nun, Türkiye’nin her yerinde Alevi-Bektaşi topluluklarının Horasan’dan geldiklerini ifade ettiğini bir araştırmacı olarak yüzlerce kere duydum. O nedenle Horasan dediğimiz kavram kutlu bir coğrafya olarak yüz yıllardan beri Alevi-Bektaşi toplumunun belleğinde yaşayan güçlü bir koddur. Sonradan ilan edilmiş, üretilmiş bir isim değildir. Çünkü bununla ilgili yüzlerce vesikamız var ve bunu bu semada, Tunceli’de milyonlarca kere tekrarlandığını biliyoruz. Bunu savunan da savunmayan da biliyor. Kendi atalarından, dedelerinden sözlü kültürle günümüze aktardığı bilgilere itibar edip önem vereceğiz ve ilerleyeceğiz. Kendi çocuklarımıza da bunu anlatacağız. Horasan kavramının kökenini hep birlikte bir sonraki nesle aktaracağız” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından sunumlara geçildi. 2 gün sürecek olan sempozyum kapsamında çok sayıda akademisyen çeşitli sunumlar gerçekleştirecek.
Tunceli’de operasyon: 27 güvenlik personelini şehit eden terörist yakalandı
16 Ekim 2024 Çarşamba - 10:07 Tunceli’de operasyon: 27 güvenlik personelini şehit eden terörist yakalandı Tunceli’de jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda 27 güvenlik görevlisini şehit edilmesi, 22’si jandarma 13’ü TSK personeli olmak üzere 35 güvenlik görevlisi ile 2 vatandaşın yaralanmasıyla sonuçlanan 20 terör olayının şüphelisi PKK-KCK terör örgütü mensubu şüpheli yakalandı. Tunceli İl Jandarma Komutanlığı ekipleri önemli bir operasyona imza attı. Ekipler tarafından yapılan operasyonda, 27 güvenlik görevlisini şehit edilmesi, 22’si jandarma 13’ü TSK personeli olmak üzere 35 güvenlik görevlisi ile 2 vatandaşın yaralanmasıyla sonuçlanan 20 terör olayının şüphelisi PKK-KCK terör örgütü mensubu Ahmet Kalker kod isimli M.A. yakalandı. İl Jandarma Komutanlığı’nda işlemleri tamamlanan ve adliyeye sevk edilen şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan yurt dışında bulunan, terör örgütüne üye olma suçundan aranan PKK, KCK ve YPG terör örgütü mensubu C.A.’nın ikna edilerek ülkeye dönmesinin sağlandığı ve adli işlemlerin sürdüğü bildirildi. Operasyon hakkında bilgi veren Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, “Jandarma teşkilatımız çok önemli bir operasyona imza attı. 1995 ve 2000 yılları arasında ilimizde 25’i jandarma 2’si TSK personeli olmak üzere 27 güvenlik görevlimizin şehit edilmesi olayına karışan 22’si jandarma 13’ü TSK personeli olmak üzere 35 güvenlik görevlimiz ile 2 vatandaşımızın yaralanması ile sonuçlanan 20 terör olayının şüphelisi PKK-KCK terör örgütü mensubu Ahmet Kalker kod isimli M.A. isimli terörist düzenlenen operasyon ile yakalandı ve mahkemece tutuklandı. Bununla beraber yurt dışında bulunan, terör örgütüne üye olma suçundan aranan C.A. isimli PKK, KCK, YPG terör örgütü mensubu ikna edildi. 8 Ekim 2024 tarihinde ülkeye dönmesi sağlandı ve adli işlemler başladı” dedi.