Yerel Haberler
Tunceli
08 Mart 2026 Pazar - 10:58 Tunceli’de yönetimde kadın imzası Emniyetten teknik kurumlara, sosyal hizmetlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar birçok alanda kadın yöneticiler Tunceli’nin yönetiminde aktif rol alıyor. Tunceli’de kadınlar, kamu yönetiminden güvenlik hizmetlerine, sosyal destek çalışmalarından teknik kurumlara kadar birçok alanda etkin görevler üstlenerek kentin yönetiminde söz sahibi oluyor. Kent genelinde birçok kurumun başında kadın yöneticiler bulunurken, emniyet teşkilatında da önemli görevlerde kadın personelin tercih edilmesi dikkat çekiyor. Kentte; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Zabıta Müdürlüğü, Karayolları 86’ncı Bölge Şefi ve İl Özel İdaresi, 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Tunceli İl Müdürlüğü ile Kızılay İl Başkanlığı gibi kurumların başında kadın isimler yer alıyor. Kadınların kentin güvenliği, sosyal yapısı ve yönetiminde üstlendikleri rol, Tunceli’de kadınların kamusal alandaki etkinliğini ortaya koyuyor. "Kadınlarımız hayatımızın her anında olduğu gibi hizmetlerimizin de her anındalar" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Tunceli Valisi Şefik Aygöl de kadınların şehir yönetimindeki yerinin önemine dikkat çekti. Vali Aygöl, "Ülkemizde bir ilk çalışma yapıldı, Asayiş Şube Müdürü olarak bir kadın müdürümüzü tercih ettik, Ahlak Büro Amiri olarak da kadın personel tercih ettik. Kadınların ülkede olduğu kadar Tunceli’de de çok kıymetli bir yönü var. Kadınlarımız çok kıymetli, çok değerli. Sadece emniyette, asayişte kadınlarımız etkin olarak ön planda değil. Şehrimizin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürümüz bir kadın, Zabıta Müdürümüz bir kadın, teknik bir kurum olan Karayolları Müdürümüz bir kadın, İl Özel İdaremizin teknik konularına bakan Genel Sekreter Yardımcımız bir kadın. Açıkçası kadınlarımız hayatımızın her yerinde hem başarılı bir şekilde çalışıyor, hem de bu şehrin güvenliği, imarı ve yapımında bize destek veriyor. Ayrıca bugün belediyemizin güvenliğini kadın özel güvenlik görevlilerimiz sağlamakta. İşin özü; kadınlarımız hayatımızın her anında olduğu gibi hizmetlerimizin de her anındalar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yeniden tebrik ediyorum" dedi.
08 Mart 2026 Pazar - 10:39 Tunceli’de yönetimde kadın imzası Emniyetten teknik kurumlara, sosyal hizmetlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar birçok alanda kadın yöneticiler Tunceli’nin yönetiminde aktif rol alıyor. Tunceli’de kadınlar, kamu yönetiminden güvenlik hizmetlerine, sosyal destek çalışmalarından teknik kurumlara kadar birçok alanda etkin görevler üstlenerek kentin yönetiminde söz sahibi oluyor. Kent genelinde birçok kurumun başında kadın yöneticiler bulunurken, emniyet teşkilatında da önemli görevlerde kadın personelin tercih edilmesi dikkat çekiyor. Kentte; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Zabıta Müdürlüğü, Karayolları 86’ncı Bölge Şefi ve İl Özel İdaresi, 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Tunceli İl Müdürlüğü ile Kızılay İl Başkanlığı gibi kurumların başında kadın isimler yer alıyor. Kadınların kentin güvenliği, sosyal yapısı ve yönetiminde üstlendikleri rol, Tunceli’de kadınların kamusal alandaki etkinliğini ortaya koyuyor. "Kadınlarımız hayatımızın her anında olduğu gibi hizmetlerimizin de her anındalar" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Tunceli Valisi Şefik Aygöl de kadınların şehir yönetimindeki yerinin önemine dikkat çekti. Vali Aygöl, "Ülkemizde bir ilk çalışma yapıldı, Asayiş Şube Müdürü olarak bir kadın müdürümüzü tercih ettik, Ahlak Büro Amiri olarak da kadın personel tercih ettik. Kadınların ülkede olduğu kadar Tunceli’de de çok kıymetli bir yönü var. Kadınlarımız çok kıymetli, çok değerli. Sadece emniyette, asayişte kadınlarımız etkin olarak ön planda değil. Şehrimizin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürümüz bir kadın, Zabıta Müdürümüz bir kadın, teknik bir kurum olan Karayolları Müdürümüz bir kadın, İl Özel İdaremizin teknik konularına bakan Genel Sekreter Yardımcımız bir kadın. Açıkçası kadınlarımız hayatımızın her yerinde hem başarılı bir şekilde çalışıyor, hem de bu şehrin güvenliği, imarı ve yapımında bize destek veriyor. Ayrıca bugün belediyemizin güvenliğini kadın özel güvenlik görevlilerimiz sağlamakta. İşin özü; kadınlarımız hayatımızın her anında olduğu gibi hizmetlerimizin de her anındalar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yeniden tebrik ediyorum" dedi.
Dünyada her yıl yaklaşık 59 bin kişi kuduz nedeniyle hayatını kaybediyor
09 Temmuz 2024 Salı - 13:06 Dünyada her yıl yaklaşık 59 bin kişi kuduz nedeniyle hayatını kaybediyor Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Merkez Toplum Sağlığı Merkezinde görevli Uzm. Dr. Gülnaz Ulusoy, dünyada her yıl yaklaşık 59 bin kişinin kuduz nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dr. Ulusoy, herhangi riskli bir hayvan teması sonrası hemen hastaneye gidilmesini gerektiğini belirtti. Tunceli Merkez Toplum Sağlığı Merkezinde görevli Uzm. Dr. Gülnaz Ulusoy, kedi, köpek ısırıkları, kuduz hastalığı ve kuduz aşısı hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kuduzun insanlık tarihinin en eski hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Uzman Dr. Ulusoy, “Ülkemizde kuduza yakalanmak ihtimali olan hayvan türleri kedi, köpek, sığır, koyun, keçi, at, eşek gibi evcil hayvanlar ile birlikte kurt, tilki, çakal, domuz, ayı, sansar, kokarca, gelincik gibi yaban hayvanlarıdır. Türkiye’de hayvan türlerine göre 1997 ile 2017 yılları arasında tespit edilen kuduz vakaları en fazla sırasıyla köpek, tilki, sığır, koyun, keçi ve kedilerde görülmüştür. Vakaların çoğu Asya ve Afrika ülkelerinde görülmektedir. Ülkemizde yılda ortalama bir veya iki kuduz vakası görülmektedir. Kuduz riskli teması olanlara temas sonrası aşı uygulanmalıdır. Erken ve önerilere göre uygulanan temas sonrası aşı yüzde yüz etkilidir. Kuduza yakalanma ihtimali olan hayvanların ısırıkları yeri ne olursa olsun kuduz için risk oluşturur. İnsan vücudun herhangi bir yerinde bulunan açık yaranın salya ile teması ve hayvanın tırmalaması kuduz riskli temas olarak kabul edilir. Temas sonrası aşılamaya olabildiğince erken başlanmalıdır. Aşılamada, temasın olduğu ilk gün sıfırıncı gün olarak kabul edilmektedir. Sıfırıncı, üçüncü ve yedinci günde bir doz ile 14 ile 28. günler arasında birer doz olmak üzere toplam 4 doz aşı uygulanır. Ya da yine sıfırıncı günde 2 doz, 7 ve 21. günlerde birer doz olmak üzere 4 doz aşı uygulanır. Önceden aşılanmış olanlar için tekrar kuduz riskli teması olursa daha önce herhangi bir nedenle tam doz aşılaması yapılan sağlıklı kişilere geçen süreye bakılmaksızın belgeyle kanıtlanmış kuduz antikor titresi yeterli bulunanlara; daha önceden en az iki aralıklı doz yapılmış olan ve bunu belgeleyen immün sistemi normal bireylere sıfır ve üçüncü günde olmak üzere topam2 doz aşı yapılır’’ dedi. ’’İyi yara bakımı önemli’’ Temas sonrası kuduz aşısı gerektirmeyen durumlardan da bahseden Uzm. Dr. Ulusoy, ’’Ülkemizde ve dünyada güncel verilerle fare, sıçan, sincap, hamster, kobay, tavşan, yabani tavşan ısırıklarında insana kuduz geçişi gösterilmemiştir. Bu nedenle hayvan sağlığı ile ilgili kurumlar özel bir veri bildirmedikçe bu tür hayvan ısırıklarında aşı gerekmez. Yine güncel verilerle ülkemizde eve giren yarasaların ısırığı veya evde yarasa bulunması durumunda yine soğukkanlı hayvanlar olan yılan, kertenkele, kaplumbağa gibi hayvanlar tarafından ısırılma ile kümes hayvanı ısırıklarında aşı gerektirmez. Sağlam derinin yalanması, hayvana dokunma veya besleme aşı gerektirmez. Bilinen ve halen sağlam bir kedi veya köpek tarafından on günden daha önce ısırılma veya temas durumunda aşı gerekmez. Daha sonra kuduz olduğu anlaşılan bir hayvanı beslemiş olmak, sağlam derinin hayvanın kan, süt, idrar veya dışkısıyla temas etmiş olması; pişmiş etini yemek, kaynatılmış veya pastörize edilmiş sütünü içmek veya bu sütle yapılan süt ürünlerini tüketmek aşı gerektirmez. Kuduz hastasına rutin bakım yapan, riskli teması olmayan sağlık personeline aşı gerekmez. Kedi temaslarında çıplak derinin hafifçe sıyrılması yani deri altına geçmeyen yaralanmalar, kanama olmadan küçük tırmalama veya zedelenme şeklinde yaralanmaya sebep olan durumlarda aşı gerekmez. Son 6 ay içinde tam doz kuduz aşısı uygulanmış kişilerde aşı gerekmez. İyi bir yara bakımı kuduz virüsü geçişini azaltmadaki en etkili yöntemdir. Mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır. Tam yaralanmalarda yara yeri derhal bol akan bir su ve sabunla iyice yıkanmalıdır’’ diye konuştu. Dr. Ulusoy, herhangi bir riskli hayvan ile temas sonrası hastaneye gidilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.