Yerel Haberler
Tunceli
Tunceli’de muhtarlara “İhmal ve istismarın önlenmesi” eğitimi
10 Ağustos 2024 Cumartesi - 12:35 Tunceli’de muhtarlara “İhmal ve istismarın önlenmesi” eğitimi Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Nazımiye ve Mazgirt ilçe merkez ve köy muhtarlarına “İhmal ve istismarın önlenmesi” ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kurumsal hizmetlerinin anlatıldığı eğitimler verildi. Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen eğitimlerde Bakanlığın çocuk, genç, kadın, engelli, şehit yakını ve gaziler ve ailelerine verdiği hizmet modelleri detaylı şekilde anlatıldı. Eğitimlerde ayrıca vatandaşların ihtiyaç duyacağı hizmet modelinden hızlıca yararlanmaları, koruyucu ve önleyici hizmet modelinin geliştirilmesi, iş birliğinin etkin şekilde yürütülmesi konusunda bilgilendirme yapıldı. Katılımcılarla çocukların ihmal ve istismardan korunması amacıyla fikir alışverişinde bulunulan eğitimlere ilişkin bilgi veren Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Seyfettin Özdemir, “Müdürlüğümüze bağlı olan 3 Sosyal Hizmet Merkezi ve muhtarlarımızın iş birliği ile ulaşmadığımız tek bir hane tek bir birey kalmayana kadar beraber çalışacağız. Muhtarlarımızın aktaracağı bilgiler ile engelli, yaşlı ve çocuklarımıza en hızlı şekilde ulaşıp en uygun Sosyal Hizmet Modelini uygulayacağız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak ailelerimizin ve bireylerin sosyal yaşamlarını ve refah seviyelerini yükseltmek amacıyla tüm kamu kurum ve personelleri ile geniş kapsamlı toplantılar ve eğitimleri yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Tunceli’de 16 Aile Sağlığı Merkezinde sağlık hizmeti veriliyor
07 Ağustos 2024 Çarşamba - 11:45 Tunceli’de 16 Aile Sağlığı Merkezinde sağlık hizmeti veriliyor Tunceli genelinde 16 Aile Sağlığı merkezinde 31 hekim ve 31 aile sağlığı elemanı ile birinci basamak sağlık hizmeti veriliyor. Aile Sağlığı Merkezleri hakkında bilgi veren Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran, Aile Sağlığı Merkezlerinin birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunulduğu, sağlığın teşviki, koruyucu sağlık hizmetleriyle teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin bir arada verildiği, bireylerin hizmete kolayca ulaşabildikleri düşük maliyetli etkin ve yaygın sağlık hizmeti sunumu olduğunu söyledi. Dr. Duran, ’’Aile Sağlığı Merkezlerinde aile hekimi ve aile sağlığı çalışanları tarafından birinci basamak sağlık hizmetlerinden bireye yönelik koruyucu tanı, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetleri verilmektedir. Aile hekimi, anne karnındaki bebekten ailenin en yaşlı bireyine kadar ailenin bütün fertlerinin sağlığından ve her türlü sağlık sorunlarından sorumludur. Sorumluluğunu üstlendiği kişinin hastalıklardan korunması için gerekli tedbirleri alır, hastalık halinde bilgi ve tecrübesi çerçevesinde tedaviyi gerçekleştirir. Aile hekimlerinin hizmet verdiği aile sağlığı merkezlerinde poliklinik hizmetleri ve koruyucu sağlık hizmetleri verilmektedir. Birinci basamak doktoru aynı zamanda sağlık hizmetlerinin bütünüyle kurulumundan sorumlu doktordur. Çözüm, uzmanlık veya özel donanım gerektiren sağlık problemlerinde yapacağı danışmanlık hizmetiyle kişiyi diğer uzman hekimlere, diş hekimlerine veya ikinci; üçüncü basamak sağlık kurumlarına yönlendirerek koordinatör görevi üstlenir. Hastaya verilen hizmetleri izler ve hizmet birimleri arasında koordinasyon sağlar. Bu da birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri arasında bir iletişim ve denge oluşturur. Dolayısıyla aile hekimi kendisine kayıtlı kişilerin aynı zamanda sağlık danışmanı, sağlık konularında onlara yol gösteren ve haklarını savunan kişi konumundadır’’ dedi. Merkezlerinde verilen hizmetlere değinen Dr. Duran, “Aile Sağlığı Merkezlerimize aile planlamasından çocuk bakımı ve aşı uygulamalarına, sağlıklı beslenmeden bulaşıcı hastalıklara kadar her konuda başvuruda bulunabilir, birçok sağlık hizmetini ücretsiz olarak alabilirsiniz’’ diye konuştu.
Bu bitki, dünyada sadece Tunceli’nin 2 köyünde var
06 Ağustos 2024 Salı - 13:11 Bu bitki, dünyada sadece Tunceli’nin 2 köyünde var Tunceli’de bilim adamları tarafından yapılan arazi çalışmalarında yeni bir bitki türü tespit edildi. Mattiastrum (Çarşak otu) cinsi yeni türe Mattiastrum pulumurense (Pülümür Çarşağı) ismi verilirken, bitkiye ilişkin bilgiler Turkish Journal of Botany Dergisi’nde yayımlandı. Tunceli’nin Pülümür ilçesinde 2017 yılından bu yana var olan türleri kayıt altına almak ve yeni türlerin varlığını tespit amacıyla çalışmalar yürütülüyor. Bilim insanları tarafından yapılan çalışmalarda dünyada sadece Pülümür ilçesine bağlı 2 köyde yayılış gösteren bitki tespit edildi. Pülümür Çarşağı ismi verilen bitkiye ilişkin detaylar bilim insanları Aslı Doğru Koca, Mustafa Gökmen, Gülderen Yılmaz ve Mehmet Yavuz Paksoy tarafından Turkish Journal of Botany Dergisi’nin Temmuz sayısında yayımlandı. Bitkinin tespiti çalışmalarında yer alan Munzur Üniversitesi Tunceli Meslek Yüksekokulu Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Bölümünden Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, çok küçük bir alanda yayılış gösteren bitkinin madencilik ve aşırı otlatma nedeniyle neslinin tehdit altında olduğunu söyledi. Paksoy, "Bu çalışmalar sonucunda Boraginaceae (Hodangiller) familyasına ait Çarşak otu olan yeni bir türü keşfettik. Bitkimizin yayılışı Pülümür’ün Karagöz ve Şampaşakaraderben köyü olmak üzere sadece iki lokalde bilinmektedir. Onun dışında bitkinin yayılışını tespit edemedik. Yani hem Türkiye hem dünya için sadece Pülümür’de iki köyde yayılışı olan bir bitkiden bahsediyoruz. Latince ismi Mattiastrum pulumurense, Türkçesi ise Pülümür Çarşağı şeklinde belirlendi" dedi. Bitkinin bin 800 ila 2 bin rakımda yayılış gösterdiğini ifade eden Doç. Dr. Paksoy, "Şampaşakaraderbent bölgesinde step diyebileceğimiz bölgede Karagöz köyünde ise taşlık, çalılık steplerde yayılışı var. Popülasyonu aşırı zengin değil. Küçük taş ve kaya parçalarının arasında öbek oluşturan küçük popülasyonlar mevcut. Bu yüzden bitki zarar görme tehlikesi altında. Çünkü bölgede madencilik faaliyetleri yapılmaktadır. Bitkinin yetişmiş olduğu toprak maden toprağı olarak kullanılacağından bitkimizin nesli tehdit altındadır. Bu yüzden bu faaliyetlerin durdurulması veyahut başka bölgelere kaydırılması gibi seçenekler ya da bu bitkiyi koruma altına alabilecek faaliyetler yapılmalıdır. Çok geniş alanlarda yayılış gösteren bir bitki değil. Ayrıca tohumdan üremesi de çok geç olan bir bitki. Yayılışının olduğu bölgenin toprağı tahrip edildiği anda bitkinin nesli tehlike altına giriyor. Şampaşakaraderbent tarafında da aşırı otlatma var. Karagöz’de de maden faaliyeti var. Hem otlatma hem de maden baskısı altında olduğu için bitkimizin nesli tehlike altına girebilir. Bu nedenle duyarlı davranmamız gerekiyor" diye konuştu. Yeni türün 4 bilim insanının ortak çalışmasıyla Turkish Journal of Botany Dergisi’nin Temmuz sayısında yayımlandığını ifade eden Paksoy, Tunceli’nin bitki çeşitliliğinin zenginliğine de vurgu yaptı. "Tunceli’deki bitki türleri 2 bini bulacak" Daha önce yapılan çalışmalarda Tunceli genelinde 922 bitkinin tespit edildiğini dile getiren Munzur Üniversitesi Tunceli Meslek Yüksekokulu Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Bölümünden Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, "Daha önceki çalışmalarda tüm Tunceli’de 922 bitki olduğu literatüre geçmişti. Ama bizim yaptığımız çalışmada Pülümür ilçesinde bulduğumuz tür sayısı 957 ve bunlardan 115’i endemik içlerinde 5 bitki de lokal endemik. Çalışmalarımız devam ediyor. 2023-2024 yılında topladığımız bitkiler bu listeye dahil edilmedi şu an için. Teşhisleri yapıldıktan sonra bu bitkileri de ekleyeceğiz listemize. Sırf bu çalışmadan yola çıkarak diğer ilçeleri de katarsak 2 bine yakın bitkiye ulaşacağımız rahatlıkla düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Pülümür’ün bitkileri kitaplaştırıldı Tunceli’nin bitki çeşitliliği açısından en zengin ilçelerinden olan Pülümür ilçesinde yer alan bitkiler "Pülümür’ün Bin Bir Çeşit Bitkisi" ismiyle kitaplaştırıldı. İlçede bu anlamda yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi veren Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, "Pülümür ilçemiz bitki çeşitliliği ve özel konumu itibarıyla öne çıkan bir ilçe. Biz de bununla ilgili 4 sene önce bir çalışma başlattık. Ankara Kırsal Çevre ve Orman Sorunları Araştırma Derneği ile ortaklaştırdığımız bu çalışmayı en son kitaplaştırdık. Bu çalışma ciddi bir emek gerektiriyor. En kuytu yerlere varıncaya kadar ulaşılmaya çalışıldı. Yeterli mi değil. Bu çalışma sonunda 2 bin civarında bitkiye ulaşılabileceği söyleniyor. Çalışma bölgede öne çıkan çiçek balı açısından da önem arz ediyor. Bitkilerin korunması, kayıt altına alınması açısından önemli olan bu çalışmalarımız devam edecek" dedi.