Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Tunceli
Tunceli’de anne ayı ve yavruları görüntülendi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:31:44
Tunceli’nin Pülümür ilçesinde anne ayı ve yavruları görüntülendi. Ayı ailesi bir süre sonra Pülümür Çay’ında yüzerek gözden kaybolurken o anlar ise kameraya yansıdı. Tunceli’nin Pülümür ilçesinde, son dönemde bölgenin sembollerinden biri haline gelen boz ayılar ilçe merkezine yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta görüntülendi. Anne ayı ve yavrusunun, dağlık alandan inerek yol kenarında beslendiği anlar kameralara yansıdı. Bir süre sonra kara yoluna çıkan ayılar, dikkatli şekilde yolu geçerek karşıya ulaştı. O anlar, yoldan geçen sürücüler tarafından ilgiyle izlendi. Görüntülerde ayrıca ayıların Pülümür Çayı’nı yüzerek geçtiği anlar da yer aldı. Doğal yaşamın dikkat çeken bu anları, Tunceli’nin yaban hayatı zenginliğini bir kez daha ortaya koydu.
28 Nisan 2026 Salı - 18:58
Tunceli’de boğulma tehlikesi geçiren çocuğu kurtaran polisler ödüllendirildi
Tunceli’de boğulma tehlikesi geçiren kuş çocuğunu kurtaran 2 polis memuru Vali Şefik Aygöl tarafından başarı belgesi ile ödüllendirdi. Edinilen bilgilere göre, aileleriyle birlikte vakit geçiren polis memurları, suda çırpınan çocuğu fark ederek anında harekete geçti. Polisler, kısa sürede suya girerek çocuğu güvenli şekilde kıyıya çıkardı. Olayın ardından sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen çocuk, büyük bir faciadan son anda kurtarıldı. Polis memurlarının sergilediği soğukkanlılık ve profesyonel müdahale, çevrede bulunan vatandaşlar tarafından da takdirle karşılandı. Tunceli Valisi Şefik Aygöl, örnek davranışlarından dolayı polis memurlarını tebrik ederek başarı belgesi ile ödüllendirdi. Valilik tarafından yapılan açıklamada, özellikle yaz aylarında su seviyesinin yüksek olduğu, akıntının güçlü ve tabanın riskli olduğu bölgelerde suya girmenin ciddi tehlikeler barındırdığına dikkat çekildi. Açıklamada ayrıca, vatandaşların can güvenliğini riske atmamaları için bu tür alanlarda yüzmekten kaçınmaları, çocukların ise mutlaka gözetim altında tutulması gerektiği vurgulandı. Yetkililer, küçük bir dikkatsizliğin büyük üzüntülere yol açabileceğini belirterek, herkesi daha duyarlı ve tedbirli olmaya davet etti.
28 Nisan 2026 Salı - 17:00
Tunceli-Ovacık yolu ulaşıma kapanacak
Tunceli-Ovacık yolunda sürdürülen çalışmalar kapsamında güzergahta kontrollü patlatma gerçekleştirileceği ve yolun bir süre trafiğe kapatılacağı bildirildi. Tunceli-Ovacık yolunda sürdürülen genişletme çalışmaları kapsamında yolun 32’nci kilometresinde yürütülen çalışmalar çerçevesinde ikinci kontrollü patlatmanın, yarın sabah 08.00’da gerçekleştirileceği bildirildi. Yetkililer, patlatma sonrası yapılacak temizlik çalışmaları nedeniyle söz konusu güzergahın 2 veya 3 gün süreyle trafiğe kapatılacağını aktarıldı. Bu süre zarfında sürücülerin mağduriyet yaşamaması için Ovacık yönüne gidecek sürücülerin Çiçekli-Demirkapı-Hozat istikametini kullanmaları önerildi. Yetkililer, sürücülere trafik işaretlerine dikkat etmeleri hususunda uyarılarda bulunurken, Çalışmaların, yol güvenliğini artırmak ve ulaşım konforunu yükseltmek amacıyla sürdürüldüğü ifade edildi.
28 Nisan 2026 Salı - 16:01
Kırmızı bültenle aranan Umut Altaş’ın babası, ifadesinde oğlunun tehdidinden bahsetmemiş
Gülistan Doku soruşturmasında kırmızı bültenle aranan firari Umut Altaş’ın tutuklu olan babası Celal Altaş ile WhatsApp konuşmaları ortaya çıkarken, tutuklu bulunan baba Altaş’ın oğlunun kendisini tehdit ettiği yazışmaları jandarmaya söylemediği ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheliden 12’si tutuklanırken, 3’ü hakkında adli kontrol kararı verilmişti. ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş hakkında da Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı. Tunceli Cumhuriyet Savcılığı’nın olayla ilgili soruşturması sürerken, kırmızı bültenle aranan Umut Altaş’ın tutuklu babası Celal Altaş ile 9 Ocak 2026 tarihinde WhatsApp konuşmaları ortaya çıkmıştı. Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Celal Altaş’ın uzun yıllar turizm acentesinin bulunduğu ve ardından son 1,5 yıldır bir kafe işlettiği gelirini ise ifadesinde 100 bin TL olarak bildirdiği öğrenildi. 1992 yılında evlenen ve 2 çocuğu bulunan Altaş’ın evlendikten 10 yıl sonra boşandığı ve boşanmasın rağmen eşiyle aynı evde ikamet ettiği ifadesinde yer aldı. Altaş’ın Artuklu Mahallesi’ndeki iş yerinin ise yaşanan olaylardan dolayı kapalı olduğu görüldü. Umut Altaş’ın 9 Ocak 2026’da WhatsApp üzerinden babası Celal Altaş’a, "Sen öyle kolay sanıyorsun demi. Yaptıklarınızın bir bedeli olmayacak. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum. Bırak rol yapmayı sen susturuyordun ya, kim yer bu numaraları, sen herkesi kendin gibi salak görüyorsun, öteceğim her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak" dediği ortaya çıkmıştı. Baba Celal Altaş’ın ifadesinde bu konuşmalarda hiç bahsetmediği belirlendi. Jandarmadaki ifadesinde Celal Altaş oğluyla mesajlaşmalarına değinmeyerek "O dönem başka kullandığım numara yoktur. Oğlum Umut Altaş ile yurtdışına gittikten sonra WhatsApp üzerinden şu an hafızamda olmayan fakat telefonumda ‘Umut Baba’ diye kayıtlı numara üzerinden yaklaşık 4-5 ay öncesine kadar görüşüyorduk, 4-5 aydır da numaraya ulaşılamıyor ve görüşmüyoruz, çünkü Umut’un ABD’de uyuşturucuya bulaştığını düşünüyorum. ABD’deki diğer oğlum Sidar ile sık sık görüşüyorum ama Umut’un durumunu o da bilmiyor ve haber alamıyormuş. Umut Tunceli’de iken de uyuşturucu madde kullanıyormuş. Ben görmedim ama ABD’ye gittikten sonra arkadaşlarından duymuştum" dedi. "Bana para gönderin ben tehdit ediliyorum, yüklü miktarda para lazım" Altaş ifadesinde devamında ise "Bu olayla ilgili hiçbir şekilde olaya iştirakim veya yardımım yoktur. Umut konusunda da kendisi ile defalarca ABD’de iken telefonla konuştuğumuzda sordum, bana ‘tanımıyorum, bilgim yok, bir şeye de tanık olmadım’ dedi. Fakat yine bir gün yaklaşık yine 3-4 ay evvel oğlum ile telefonla koştuğumuzda ısrarlı bir şekilde bir şeye tanık oldun mu bir şey biliyor musun diye sorduğumda ‘Mustafa Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum’ demişti. Başka bir konuşmada ise ‘Bana para gönderin ben tehdit ediliyorum, yüklü miktarda para lazım’ demişti. Hatta bu konuşma esnasında sinirle telefonu kapattı. Para istemesini uyuşturucu almak için olabilir ama neden tehdit edildiğini anlamadım. Ben de oğlum somut bir şey gördün mü tanık oldun mu diye sorduğumda sadece bunları söylemişti" diyerek kendisini savundu. Öte yandan 3 Şubat 2025 tarihinde iş yerine gelen jandarma ekipleriyle yaptığı görüşme esnasında tedirgin, heyecanlı tavırlar sergilediğinin yönünde tespitler yapıldığı ve bu tavırların kendisine sorulması üzerine Altaş, "Oğlumun böyle bir olaya karışmış olma ihtimalinin vermiş olduğu heyecanla bu tür hareketler sergilemiş olabilirim ama ben farkında değildim. Bu görüşmeden sonra, böyle bir durum olup olmadığını öğrenmek amaçlı Tuncay Sonel’i aramayı düşündüm fakat sonradan suç teşkil edebileceğini değerlendirerek aramadım. Ama oğlum ile defalarca konu üzerine yukarıda belirttiğim üzere WhatsApp üzerinden telefonla konuştum" ifadelerini kullandı.
09 Temmuz 2024 Salı - 13:06
Dünyada her yıl yaklaşık 59 bin kişi kuduz nedeniyle hayatını kaybediyor
Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Merkez Toplum Sağlığı Merkezinde görevli Uzm. Dr. Gülnaz Ulusoy, dünyada her yıl yaklaşık 59 bin kişinin kuduz nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dr. Ulusoy, herhangi riskli bir hayvan teması sonrası hemen hastaneye gidilmesini gerektiğini belirtti. Tunceli Merkez Toplum Sağlığı Merkezinde görevli Uzm. Dr. Gülnaz Ulusoy, kedi, köpek ısırıkları, kuduz hastalığı ve kuduz aşısı hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kuduzun insanlık tarihinin en eski hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Uzman Dr. Ulusoy, “Ülkemizde kuduza yakalanmak ihtimali olan hayvan türleri kedi, köpek, sığır, koyun, keçi, at, eşek gibi evcil hayvanlar ile birlikte kurt, tilki, çakal, domuz, ayı, sansar, kokarca, gelincik gibi yaban hayvanlarıdır. Türkiye’de hayvan türlerine göre 1997 ile 2017 yılları arasında tespit edilen kuduz vakaları en fazla sırasıyla köpek, tilki, sığır, koyun, keçi ve kedilerde görülmüştür. Vakaların çoğu Asya ve Afrika ülkelerinde görülmektedir. Ülkemizde yılda ortalama bir veya iki kuduz vakası görülmektedir. Kuduz riskli teması olanlara temas sonrası aşı uygulanmalıdır. Erken ve önerilere göre uygulanan temas sonrası aşı yüzde yüz etkilidir. Kuduza yakalanma ihtimali olan hayvanların ısırıkları yeri ne olursa olsun kuduz için risk oluşturur. İnsan vücudun herhangi bir yerinde bulunan açık yaranın salya ile teması ve hayvanın tırmalaması kuduz riskli temas olarak kabul edilir. Temas sonrası aşılamaya olabildiğince erken başlanmalıdır. Aşılamada, temasın olduğu ilk gün sıfırıncı gün olarak kabul edilmektedir. Sıfırıncı, üçüncü ve yedinci günde bir doz ile 14 ile 28. günler arasında birer doz olmak üzere toplam 4 doz aşı uygulanır. Ya da yine sıfırıncı günde 2 doz, 7 ve 21. günlerde birer doz olmak üzere 4 doz aşı uygulanır. Önceden aşılanmış olanlar için tekrar kuduz riskli teması olursa daha önce herhangi bir nedenle tam doz aşılaması yapılan sağlıklı kişilere geçen süreye bakılmaksızın belgeyle kanıtlanmış kuduz antikor titresi yeterli bulunanlara; daha önceden en az iki aralıklı doz yapılmış olan ve bunu belgeleyen immün sistemi normal bireylere sıfır ve üçüncü günde olmak üzere topam2 doz aşı yapılır’’ dedi. ’’İyi yara bakımı önemli’’ Temas sonrası kuduz aşısı gerektirmeyen durumlardan da bahseden Uzm. Dr. Ulusoy, ’’Ülkemizde ve dünyada güncel verilerle fare, sıçan, sincap, hamster, kobay, tavşan, yabani tavşan ısırıklarında insana kuduz geçişi gösterilmemiştir. Bu nedenle hayvan sağlığı ile ilgili kurumlar özel bir veri bildirmedikçe bu tür hayvan ısırıklarında aşı gerekmez. Yine güncel verilerle ülkemizde eve giren yarasaların ısırığı veya evde yarasa bulunması durumunda yine soğukkanlı hayvanlar olan yılan, kertenkele, kaplumbağa gibi hayvanlar tarafından ısırılma ile kümes hayvanı ısırıklarında aşı gerektirmez. Sağlam derinin yalanması, hayvana dokunma veya besleme aşı gerektirmez. Bilinen ve halen sağlam bir kedi veya köpek tarafından on günden daha önce ısırılma veya temas durumunda aşı gerekmez. Daha sonra kuduz olduğu anlaşılan bir hayvanı beslemiş olmak, sağlam derinin hayvanın kan, süt, idrar veya dışkısıyla temas etmiş olması; pişmiş etini yemek, kaynatılmış veya pastörize edilmiş sütünü içmek veya bu sütle yapılan süt ürünlerini tüketmek aşı gerektirmez. Kuduz hastasına rutin bakım yapan, riskli teması olmayan sağlık personeline aşı gerekmez. Kedi temaslarında çıplak derinin hafifçe sıyrılması yani deri altına geçmeyen yaralanmalar, kanama olmadan küçük tırmalama veya zedelenme şeklinde yaralanmaya sebep olan durumlarda aşı gerekmez. Son 6 ay içinde tam doz kuduz aşısı uygulanmış kişilerde aşı gerekmez. İyi bir yara bakımı kuduz virüsü geçişini azaltmadaki en etkili yöntemdir. Mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır. Tam yaralanmalarda yara yeri derhal bol akan bir su ve sabunla iyice yıkanmalıdır’’ diye konuştu. Dr. Ulusoy, herhangi bir riskli hayvan ile temas sonrası hastaneye gidilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
09 Temmuz 2024 Salı - 11:10
Tunceli’de şiddetli rüzgar hayatı felç etti
Tunceli’de şiddetli rüzgar nedeni ile bazı ağaçlar kırılırken, sebze bahçelerini kullanılamaz hale getirdi. Dün öğle saatlerinden itibaren etkili olan sağanak yağış ve dolu yerini şiddetli fırtınaya bıraktı. Rüzgar nedeni ile bazı ağaçlar köklerinden sökülürken, domates, biber ve fasulye bahçeleri de kullanılamaz hale geldi. Kent genelinde yağışların süreceği belirtildi.
08 Temmuz 2024 Pazartesi - 20:20
Tunceli’de sürüye yıldırım isabet etti: 16 koyun telef oldu
Tunceli’nin Ovacık ilçesinde koyun sürüsüne yıldırım isabet etmesi sonucu 16 küçükbaş hayvan telef oldu. Olay, Ovacık ilçesinde bulunan Mercan Dağları Deve Çukuru Yaylası’nda meydana geldi. Çemişgezek ilçesi Payamdüzü köyünden koyunlarını Ovacık ilçesindeki yaylaya götüren Celal Takmaz, koyunlarını yaylada otlattığı esnada sağanak başladı. Sağanak ile birlikte çakan yıldırımın koyun sürüsüne isabet etmesi sonucu 16 küçükbaş hayvan telef oldu. Hayvan sayısının az olduğunu, birçoğunun da telef olduğunu kaydeden Celal Takmaz, yetkililerden yardım istedi. Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri olay yerinde inceleme yaptı.
08 Temmuz 2024 Pazartesi - 17:35
Yazın ortasında Tunceli’yi dolu vurdu
Tunceli’nin Pülümür ilçesinde bastıran sağanak ve dolu yağışı hayatı olumsuz etkiledi. Pülümür ilçesine bağlı Derindere köyünde yağmur ve dolu etkili oldu. Temmuz ayında yağan dolu ve sağanak şaşkınlığa neden oldu. Hayatın olumsuz etkilendiği yağış nedeni ile bahçe ve tarlalar da ürün kaybı meydana geldi. Kentte dün akşam saatlerinden beri aralıklarla sağanak devam ediyor.
08 Temmuz 2024 Pazartesi - 16:54
Tunceli’de trafo patladı, FEDAŞ işçisi yaralandı
Tunceli’de, Fırat Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinde (FEDAŞ) çalışan bir kişi, tamir etmek istediği trafonun patlaması sonucu yaralandı. Tunceli-Pülümür-Erzincan karayolu Nazımiye yol ayrımı bölgesinde bulunan kum ocağındaki trafoda meydana gelen arızaya müdahale eden Fırat Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi çalışanı Şahin M. (40) trafonun patlaması sonucu yaralandı. Arkadaşlarının haber vermesi üzerine olay yerine giden 112 ekipleri tarafından ambulansla alınan Şahin. M. Tunceli Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Şahin M.’nin genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken kazaya ilişkin inceleme başlatıldı.
07 Temmuz 2024 Pazar - 00:05
Tunceli’de otluk alanda yangın
Tunceli’nin Mazgirt ilçesinde otluk alanda yangın çıktı. Alevler rüzgarın etkisiyle yayılırken, ekiplerin müdahalesi sürüyor. Mazgirt ilçesine bağlı Aşağıoyumca köyü Köseoğlu mezrasında gece saatlerinde otluk alanda henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Alevleri gören vatandaşların haber vermesi üzerine bölgeye Orman işletme ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Rüzgarın etkisi ile yayılan yangına müdahale devam ediyor.
06 Temmuz 2024 Cumartesi - 20:22
Seyir halindeki araca kaya isabet etti: 1 ölü, 2 yaralı
Tunceli’de kayanın düştüğü araçta bulunan 1 kişi hayatını kaybederken 2 kişi yaralandı.
06 Temmuz 2024 Cumartesi - 12:05
Tunceli’de otluk ve ağaçlık alanda yangın
Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde otluk ve ağaçlık alanda çıkan yangın söndürüldü. Çemişgezek ilçe merkezi, tarihi Urartu mağaralarının karşısında yer alan ağaçlık ve otluk alanda, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangını gören vatandaşların il müdahaleyi yapmasının ardından ihbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın nedeni ile 10 dönüm alan zarar görürken, olayın çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.
06 Temmuz 2024 Cumartesi - 11:42
Tunceli’de otluk ve ağaçlık alanda yangın
Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde otluk ve ağaçlık alanda çıkan yangın söndürüldü. Çemişgezek ilçe merkezi, tarihi Urartu mağaralarının karşısında yer alan ağaçlık ve otluk alanda, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangını gören vatandaşların il müdahaleyi yapmasının ardından ihbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın nedeni ile 10 dönüm alan zarar görürken, olayın çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.
05 Temmuz 2024 Cuma - 15:09
Dr. Karataş, yılan ve akrep sokmasında yapılması gerekenleri anlattı
Tunceli Devlet Hastanesi acil hekimi Dr. Celal Oktay Karataş, yılan ve akrep sokmasında yapılması ve yapılmaması gerekenler hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Tunceli Devlet Hastanesinde görevli acil hekimi Dr. Celal Oktay Karataş, özellikle yaz aylarında artan yılan ısırıkları ve akrep sokmalarında yapılması gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu. Yılan ve akrep zehrinin etkilerinin türlerine, etkilenen bölgenin konumu ve kişinin metabolik yapısına göre değişiklik gösterdiğini belirten Dr. Karataş, ’’Yılan ısırığına ve akrep sokmasına maruz kaldığımızda öncelikli olarak panik yapmamalı, nabzımızı hızlandıracak aktivitelerden kaçınmalıyız. Bu yapacağımız aktiviteler nabzı hızlandıracağından dolayı zehrin etkisinin daha çabuk görülmesine neden olabilecektir. Yılan ısırığı ve akrep sokmasından etkilenen bölgenin kalp seviyesinin alt kısmında tutularak su ve sabunla yıkanması gerekir. Etkilenen bölgeyi 8-10 santim yüksekliğindeki bölgeden bandaj uygulaması yapmalıyız. Bu yaptığımız bandaj uygulaması dolaşımı tamamıyla kesmemeli. Yapılan yanlışlardan biri dolaşımı tamamıyla etkileyecek şekilde turnike uygulaması yapılmasıdır. Bu yapılan uygulama etkilenen bölgenin alt kısmındaki dokunun nekrozuna neden olmaktadır. Bu yüzden aşırı sıkacak şekilde olmayacak şekilde bandaj uygulaması yeterli olacaktır’’ dedi. Zehirlenen bölgenin emilmesi veya kesilmesinin sakıncalarına vurgu yapan Dr. Celal Oktay Karataş, “Sıklıkla yapılan bir başka hataya değinecek olursak zehirlenen bölgenin emilerek o zehri çıkarma işlemi ve kesilerek o bölgeden zehri atma işlemi. Bu işlemlerden öncelikli olarak zehri emerek bir diğer kişinin çıkarmaya çalışması kişinin ağzında minimal da olsa bir yara varsa o kişinin de zehirlenmesine yol açacaktır. Diğer yanlış ise kesilen bölgenin temizlenmeye çalışılması, kesim bölgesinden sonra zehrin dolaşıma daha hızlı katacak ve kişinin zehirlenme sürecini hızlandıracaktır. Bu hataları yapmamayı öneriyoruz’’ diye konuştu. Bandaj uygulamasının ardından yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Dr. Karataş, “Son olarak bandaj uygulaması yapıldıktan sonra bölgede kalan 8-10 santimlik kısma buz uygulamasının yapılması dolaşımı biraz daha yavaşlatacaktır. Bu işlemleri yaptıktan sonra 112 ile irtibata geçip en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız” ifadelerini kullandı.
05 Temmuz 2024 Cuma - 10:44
Batıdan doğuya turizm göçü
Ege kıyılarındaki yoğunluktan bunalan 50 kişilik grup, İzmir’den Tunceli’nin Çemişgezek ilçesine gelerek Tağar çayı suyunda yüzüp sakinliğin keyfini çıkardı. İzmir’de ’Buz Adam’ diye anılan doğasever, dağcı Ali Hıdır Öz’ün organizasyonu ile bir araya gelen grup, Ege sahillerindeki yoğunluktan dolayı yaklaşık bin 500 kilometre uzaklıktaki Çemişgezek’e gelerek, sadece basından gördükleri ilçenin tarihi ve doğal yerlerini gezdi. Grup, daha sonra ilçede bulunan Tağar çayı kıyısında plaja dönüştürülen alanda zaman geçirdi. Turistler, Tağar çayı kıyısında yöre yöre oyunlar sergileyerek, bölgenin yöresel ürünlerinin ve coğrafi işaretli dutunun tadına baktı. Bodrumun kalabalığından sıkılıp Tunceli’nin yolunu tuttular Geziyi organize eden ‘Buz Adam’ lakaplı dağcı Ali Hıdır Öz, "Şimdi biz arkadaşlarla bir araya geldik. Tatile gidelim dedik. Arkadaşlar dedi ki tatile nereye gidelim, İzmirliyiz dedik. Bodrum’a gidelim. Baktık ki Bodrum’un taşı toprağı hepsi kapalı olmuş, sahiller insan dolu. Sonra karar verdik dedik ki kardeşim biz gidelim Çemişgezek’te yüzelim. Bugün Çemişgezek’te yüzeceğiz. Hem doğanın derinliği güzelliği, hem de nehirdeki mutluluğumuz her şeye bedel. Bütün arkadaşlara tavsiye ederim. Burası serin, doğanın güzelliği, tarihi yapılar, güzel yerleri var. Bütün arkadaşlarımız da burada. Yüzüyorlar, su topu oynuyorlar. Arkadaşlarımızın burada çok memnun kaldıklarını düşünüyorum. Bütün doğaseverlerin Tunceli’yi ve özellikle bu sahili, nehri görüp yüzmelerini tavsiye ediyorum" dedi. "İlçe bizi çok şaşırttı" Çemişgezek gezisinin kendisini mutlu ettiğini aktaran Zekeriya Gümüş, "Ben Aydın’dan gelerek bu bölgeyi ziyaret ediyorum. Bu ziyaret çerçevesinde hem tarihi mekanları, doğasını, folklorik öğelerini ve ilçelerdeki bir takım gelişmeleri de yerinde izliyoruz. Ziyaretimizden memnunuz. Çemişgezek ilçesi ve çevresi gerçekten şaşırtıcı. En önemlisi coğrafi özellikleri. Folklorik özelliklerini zaten uzaktan biliyoruz. Burada da görüldüğü gibi insanlar nehirde yüzüyorlar. Güneşleniyorlar. Sporlarını yapıyorlar. Yine karşıdaki tarihi, doğal yapıları gördük. Gerçekten ilginç ve güzel. En önemlisi de turistik bir yer olmuş artık burası. Yani buranın mutlaka bilinmesi ve gezilmesi açısından önemli bir yer" diye konuştu. Ege sularından sonra Çemişgezek sularında yüzmenin keyfini çıkardılar Ege sularından sonra Çemişgezek’in serin sularında yüzmenin keyif verici olduğunu söyleyen Gülden Topbaş, "Ben İzmir’den geliyorum. Bugün Çemişgezek’teyiz. Çok keyif aldığımız bir gün oldu. Üç gündür buradayız aslında ama sanırım en çok burada keyif aldık. Ben doğma büyüme İzmirliyim. Tüm Ege sularında yüzdüm. Ama Çemişgezek Tağar çayı bambaşkaydı. Bence herkesin buraları görmesi, doğayı, tabiatı içinde, buz gibi sularında yüzmesi gerekiyor. Çok keyifliydi gerçekten" şeklinde konuştu. Sevil Gök Bozkurt ise, "Ben İzmir Tire’den geliyorum. 50 kişilik bir grupla geldik. Gezip gördük. Tunceli’ye geldiğimde gerçekten hayal kırıklığına uğramadım. Nefis bir doğayla karşılaştık. Tertemiz akan nehirleri gördük. Tağar çayındayız, Çemişgezek’teyiz. Çemişgezek benim beklediğimden daha da büyük ve daha farklı bir ilçe. Özellikle coğrafi yapısı çok farklı. Jeolojik yapısı çok farklı. Birazdan gideceğiz, gezeceğiz, tarihi yapıları da göreceğiz. Selçuklulardan kalma Yelmaniye Camisi’ne de gittik. Bugün de Tağar çayı kıyısındayız. Buz gibi bir suya girdik, eğlendik" ifadelerine yer verdi. "Hiç bilmediğimiz bir yerde günlerimiz harika geçiyor" İzmir’den Çemişgezek’e gelen jeoloji mühendisi Tülin İçözü, "Bu geziyi aslında çoktandır planlıyordum. Hakikaten fırsatını yakaladım ve geldim. Buranın özellikle jeolojisi, doğal güzellikleri beni büyüledi. Bizim başka jeoparklarımız var Kula gibi, İda Madra Jeoparkı gibi ama buranın da Tunceli’nin bütün ilçeleri ve güzellikleriyle beraber son derece çekici bir jeolojik yapısı var. Bilimsel kapsamda jeopark haline gelmesi çok sevindirici olur. Ben çok beğendim. Çemişgezek gerçekten şaşırtıcı ve son derece özgün. Ve dediğim gibi tarihi, jeolojisi ve insanlarıyla son derece sıcakkanlı, dostane yapıları var. Herkesi buraya bekliyoruz" dedi. Manisa’dan Çemişgezek’e gelen Huriye Deniz ise, "Şu an harika bir yerdeyiz. Çok değişik bir coğrafya. Bizim Ege’ye benzemiyor. Her şey farklı. Dağlar farklı, ağaçlar farklı, insanlar farklı. Kültürler çok değişik, çok hoş yani. Hiç bilmediğimiz bir ortamın içindeyiz ama günlerimiz harika geçiyor. Çok güzel" diye konuştu.
05 Temmuz 2024 Cuma - 10:15
Sadece Tunceli’de yetişiyor: Toplamanın cezası 387 bin lira
Dünya üzerinde sadece Tunceli’de yetişen Tunceli dağ sarımsağını (Allium Tuncelianum) toplamanın cezası 387 bin 141 lira. Tunceli doğasında bulunan ve doğal çiçek soğanları sınıfında yer alan Tunceli dağ sarımsağı endemik bir tür olmasından ötürü “Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabında” zarar görebilir bitkiler sınıfında yer alıyor. Doğadan kontrolsüz şekilde sökülerek pazarlanması nedeniyle nesli tehlike altında olan Tunceli dağ sarımsağının milli park, tabiat parkı, tabiatı koruma alanları gibi korunan alanlar ile meralardan doğal çiçek soğanı sökümü yasaklanmış durumda. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğinin sağlanması bakımından nesli tehdit veya nadir bitki ve hayvan türlerinin korunması kapsamında 2872 sayılı Çevre Kanunuyla ticareti de yasaklanan Tunceli dağ sarımsağını toplayanlara 387 bin 141 lira idari para cezası uygulanıyor. Tunceli dağ sarımsağının diğer sarımsak ve soğanlardan ayıran özellik çiçek açıp tohum bağlaması. Bu nedenle en kolay çoğalma metodu ancak tohumla gerçekleşebiliyor. Özellikle çiçeklenme dönemlerinde sökülmesi Tunceli dağ sarımsağının neslinin tehlikeye düşmesine ya da yok olmasına neden olabilir. Tunceli dağ sarımsağının pazara yönelik toplanması ve satılmasının yasak olduğunu belirten yetkililer, ürünün perakende ve toptan satışının yapılmasına izin verilmeyeceğinin bilinmesi önemli olduğunu kaydediyor
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder